T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 266
KARAR NO : 2016 / 305
KARAR TR : 09.05.2016
ÖZET: Davacı şirketin Aydın Şubesine ilişkin olarak Aydın Belediyesince düzenlenen 2013/4 dönemine ait katı atık toplama ücretinin iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :Denizbank A.Ş. Vekilleri :Av. H.K. & Av. N.O. Davalı : AydınBüyükşehir Belediye Başkanlığı Vekilleri :Av. A.S.Ö. & Av. Ö.D.K. (İdari Yargıda) Av. F.D. (AdliYargıda) O L A Y : Davacı vekili, davadilekçesinde özetle; Aydın Büyükşehir BelediyeBaşkanlığınca, davacı Denizbank A.Ş.’nin AydınŞubesi hakkında düzenlenen 2013/4 dönemine ilişkin sufaturası ile 1.000 TL katı atık toplama ücretininistendiğini; çöp toplama hizmetinin belediyenin asli vezorunlu görevleri arasında yer aldığını, istenenücretin yasal dayanağının bulunmadığını,bu işlemlere dayanak oluşturan belediye meclis kararıylabelirlenmiş bir tarifenin kendilerine tebliğ edilmediğinibelirterek; 11.04.2013 tarihli, 2013/4 dönemine ilişkin 02.05.2013son ödeme tarihli 1.145,96 TL bedelli işlemin iptali ile bundanböyle haksız ve hukuka aykırı olarak “Evsel KatıAtık Toplama Bedeli” alınmaması istemiyle idari yargıyerinde dava açmıştır. Aydın 1. İdare Mahkemesi:07.02.2014 gün ve E:2013/716 K:2014/114 sayı ile, “ (…) AydınBelediye Meclisi'nin 20.11.2012 tarih ve 302 sayılı kararı ile,2013 Mali Yılı Gelir - Ücret Tarifesinin belirlendiği, butarife içerisinde belediye sınırları ve mücavir alansınırları içinde bulunan ve belediye tarafındankatı atık toplama, taşıma ve bertaraf tesisi hizmetlerindenyararlanan konut, işyeri, resmi kurum ve diğer şekillerde kullanılanbinalardan alınacak katı atık ücretlerininbelirlendiği tarifeye de yer verildiği, söz konusu tarifenin 9.maddesinde, özel ve resmi bankalardan alınacak ücretin KDV dahilaylık 1.000 TL olarak belirlendiği, bu kapsamda davacıdan 2013/4dönem katı atık ücretinin istenilmesi üzerinegörülmekte olan davanın açıldığıanlaşılmaktadır. Olayda söz konusu katıatık ücretinin dayanağı tarifenin iptali istemiyleMahkememizin E:2013/290 sayılı dosyasında açılandavada, 25.12.2013 tarih ve K:2013/1467 sayılı kararla dava konusuişlemin iptaline karar verilmiş bulunmaktadır. Bu durumda, hukukaaykırılığı yargı kararıyla saptanan tarifeyedayalı olarak davacıdan 1.000 TL katı atık ücretiistenilmesine yönelik dava konusu işlemde hukuka uyarlıkbulunmamaktadır. (…)” şeklindeki gerekçe ile davakonusu işlemin iptaline karar vermiş; karara davalı vekilinceitiraz edilmiştir. Aydın Bölge İdareMahkemesi:21.05.2014 gün ve E:2014/1349 K:2014/1453 sayı ile, “(…) İdarelerin kamu gücünü kullanarak tektaraflı olarak tesis ettikleri kesin ve yürütülmesi zorunluişlemlere karşı açılan davalar idari yargıyerlerinde görülmektedir. Davacı ile davalı idarearasındaki ilişkide ise abonelik ilişkisi belirleyici bir unsurolup davacıdan talep edilen katı atık bedeli idare ile kişiarasında abonman sözleşmesi ile kurulan özel hukukilişkisi çerçevesinde ve hizmetkarşılığında maliyet-kar esasına göreidarece belirlenen tarifeye dayanılarak alınan bir ücretolduğu hususu dikkate alındığında davacıdan sufaturası ile birlikte talep edilen bu ücrete ve ödenmesiüzerine geri alınması istemiyle açılan davaya adliyargı yerinde bakılması gerekmektedir. (…)” şeklindekigerekçe ile davalı idarenin itirazının kabulüne,Aydın 1. İdare Mahkemesinin 07.02.2014 gün E:2013/716 K:2014/114sayılı kararının 2577 sayılı Yasa’nın45/4. maddesi uyarınca bozulmasına, davanın görevyönünden reddine karar vermiş; karara karşıdavacı vekilinin karar düzeltme talebi de aynı Mahkemece15.10.2014 gün ve E:2014/2130 K:2014/2241 sayı ile reddedilmekleidari yargı kararı kesinleşmiştir. Davacı vekili bu kezaynı istemle adli yargı yerinde dava açmıştır. Aydın 2. Asliye HukukMahkemesi: 15.04.2015 gün ve E:2014/1265 K:2015/472 sayı ile;“ (…) katı atık su bedellerinin Atık Su YapıYönetmeliğince davalı Belediyece tahsil edildiği, kanundandoğan bir alacak olduğu, söz konusu işlemin hukuka uygunlukdenetiminin idari yargı tarafından denetlenmesi gerektiği, özelhukuk ilişkisinden kaynaklanan taraflar arasında birsözleşme olmadığı, uyuşmazlığınidari yargıda çözümlenmesi gerektiğinden (…) ”şeklindeki gerekçe ile dava dilekçesinin adli yargıyolu şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermiş;karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi:10.02.2016 gün ve E:2015/16506 K:2016/1536 sayı ile, Hukuk UsulüMuhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun ile eklenen Ek 4.madde gereğince HUMK’nun 427. maddesi uyarınca temyize konubölümünün 2.080,00 TL yi geçmemesi durumunda kararkesindir. Somut olayda temyize konu olan tutar, bu düzeyeulaşmadığından davacının temyiz incelemeisteğinin reddine karar vermiş; karar kesinleşmiştir. Davacı vekili idari ve adliyargı yerlerince verilmiş olan görevsizlik kararlarınedeniyle oluştuğunu ileri sürdüğü olumsuzgörev uyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvurudabulunmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, YusufZiyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, SüleymanHilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ınkatılımlarıyla yapılan 09.05.2016 günlütoplantısında: İLKİNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacının istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usuleilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacı şirketinAydın Şubesine ilişkin olarak Aydın Belediyesince düzenlenen2013/4 dönemine ait katı atık toplama ücretinin iptaliistemiyle açılmıştır. 03/07/2005 gün ve 5393sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin Yetkileri veİmtiyazları’’ başlıklı 15. maddesinin (d)bendinde, özel kanunları gereğince belediyeye ait vergi, resim,harç, katkı ve katılma paylarının tarh, tahakkuk vetahsilini yapmak; vergi, resim ve harç dışındakiözel hukuk hükümlerine göre tahsili gereken doğal gaz,su, atık su ve hizmet karşılığı alacaklarıntahsilini yapmak veya yaptırmak belediyenin yetki ve imtiyazlarıarasında sayılmıştır. 2464 sayılı BelediyeGelirleri Kanunu’nun ‘’Ücrete Tabi İşler’’başlıklı 97.maddesinde; “Belediyeler bu Kanundaharç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerinisteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet(...) için belediye meclislerince düzenlenecek tarifeleregöre ücret almaya yetkilidir. Belediye'ye tekel olarak verilmişişler kendi özel hükümlerine tabidir.’’hükmü yer almakta olup, kanuna 15.7.1993 günlü Resmi Gazetedeyayımlanan 3914 sayılı Kanunla eklenen ve "ÇevreTemizlik Vergisi" başlığını taşıyanmükerrer 44.maddesinde de; belediye sınırları vemücavir alanlar içinde bulunan ve belediyelerin katı atıktoplama ile kanalizasyon hizmetlerinden yararlanan konut, işyeri vediğer şekillerde kullanılan binaların çevre temizlikvergisine tabi olduğu, çevre temizlik vergisinin katıatıklar için maddedeki tarifeye göre hesaplanacağı,belediyelerin, atık su ile ilgili olarak da, katı atıklarlailgili tarifede yer alan bina gruplarını topluca veya ayrıayrı dikkate almak suretiyle su tüketim bedelini aşmamaküzere meclislerince belirlenecek miktarda çevre temizlik vergisialacakları, atık su ile ilgili çevre temizlik vergisinin sutüketim bedeli ile birlikte tarh ve tahakkuk etmişsayılacağı ve bu bedel ile birlikte tahsil edileceği, su vekanalizasyon hizmetleri ayrı bir kanunla düzenlenmiş bulunanbelediyelerde ise atık su bedellerinin tahsiline ilişkinuygulamanın kendi kanunlarındaki hükme bağlıolduğu hükmüne yer verilmiştir. Belediye, belde sakinlerininmahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarınıkarşılamak üzere kurulan ve karar organı seçmenlertarafından seçilerek oluşturulan, idarî ve malîözerkliğe sahip kamu tüzel kişisini ifade etmektedir. Böyleolmakla birlikte, bu kuruluşun kişilere sağladığıhizmete ilişkin işlem ve eylemlerinin yargısal denetiminiyapacak yargı düzenini belirleyebilmek için, işlem ya daeylemin özel hukuk ilişkilerinden veya kamusal yetkilerinkullanılmasından doğup doğmadığına bakmakgerekir. Dosyaların incelenmesinden;Aydın Belediye Meclisinin 20.11.2012 tarih ve 302 sayılıkararı ile, 2013 Mali Yılı Gelir-Ücret Tarifesininbelirlendiği; bu tarife içerisinde belediyesınırları ve mücavir alan sınırlarıiçinde bulunan ve belediye tarafından katı atık toplama,taşıma ve bertaraf tesisi hizmetlerinden yararlanan konut,işyeri, resmi kurum ve diğer şekillerde tarifenin 9. maddesinde,özel ve resmi bankalardan alınacak ücretin KDV dahil aylık1.000 TL olarak tespit edildiği; bu kapsamda Hasan EfendiMahallesi’nde faaliyette bulunan ve 230 nolu su aboneliği olandavacı Denizbank A.Ş.’nin Aydın Şubesine 2013/4dönemine ilişkin olarak gönderilen faturada 1.000 TL katıatık ücreti talep edildiği; söz konusu ücretindavacı şirket tarafından ihtirazi kayıtla 18.04.2013tarihinde ödendiği anlaşılmıştır. Uyuşmazlığınçözüme kavuşturulabilmesi için iptali istenilen katıatık ücretinin vergi, resim, harç vebenzeri mali yükümlülük olupolmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Su abonesi olmayan kişihakkında İSKİ Tarifeler Yönetmeliğihükümlerine göre tahakkuk ettirilen atık su bedelineilişkin faturanın iptali istemiyle açılan bir davada;İSTANBUL 3. VERGİ MAHKEMESİ’nce, dava konusu bedelinvergi, resim, harç benzeri mali yüküm olduğu kabuledilmek suretiyle işin esası hakkında verilen kararıtemyizen incelemekte olan DANIŞTAY DOKUZUNCU DAİRESİtarafından, iş yerinde yer altı suyunun kullanılmasınedeniyle İSKİ tarafından istenen atık su bedelinin vergi,resim, harç benzeri mali yükümlülük olmayıp,akdi nitelik taşıdığı kanaatinevarıldığından bahisle temyiz incelemesi ertelenerek, 2247sayılı Yasa’nın 20. maddesine göre görevliyargı yerinin belirlenmesi için başvuruda bulunulmasıüzerine, UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ;14.10.1991 gün ve E:1991/29, K:1991/29 sayı ile, gerek 2560sayılı Yasa’nın 23. maddesi gerekse buna dayanılarakçıkarılan İSKİ TarifelerYönetmeliği’nin 5,16 ve 17. maddelerinde,İSKİ’ye ait kanalizasyonu kullananlardan atık su bedelinintarifeye göre alınacağının açıkçabelirtildiği ve bunun taraflar arasında bir sözleşmeyedayandırılacağının hükmebağlandığı, buyurucu nitelikteki bu hükmünsözleşme yapılmaksızın atık su üretenleri desözleşme yapmakla yükümlü kıldığı,bu hükme uymayanların sözleşme yapma durumundaolmaları nedeniyle atık su bedeli ödemektenkaçınmalarına olanak bulunmadığı,sözleşmeden kaçınmanın söz konusu bedelinödenmesinden kurtulma sonucunu doğurmayacağı vebunların da sözleşmeli sayılmalarınıngerektiği, öte yandan Yasa ve Yönetmelik ileöngörülen usul ve esaslara göre İSKİtarafından düzenlenen tarifelerle tespit edilen atık subedelinin Anayasa’nın 73. maddesindeöngörüldüğü biçimde kanunla konulan vergi,resim, harç ve benzeri bir mali yükümlülükolduğundan söz edilemeyeceği, bu itibarla, atık su bedeli,vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükolmayıp, özel hukuk alanındaki alacak- borçilişkisini içeren abonman sözleşmesine dayalı veidarece düzenlenen bir tarife uyarınca alınan bir bedelolduğundan, bu konuyla ilgili anlaşmazlığınçözümünün adli yargının görevinegirdiği gerekçesiyle ve Anayasa Mahkemesi’nin 14.2.1991gün ve E:1990/18, K:1991/4 sayılı kararındayazılı gerekçede de bu görüşün kabuledildiğinden bahisle, Danıştay Dokuzuncu Dairesi’nceyapılan başvurunun KABULÜ ile uyuşmazlık konusudavanın ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesigerektiğine karar vermiştir. (Bu karar 26.11.1991 tarih ve 21063sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.) Anılan UyuşmazlıkMahkemesi kararında atıfta bulunulan ANAYASA MAHKEMESİ’nin8.5.1991 tarih ve 20865 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan14.2.1991 gün ve E:1990/18, K:1991/4 sayılı kararında,atık sular karşılığı alınacak bedelinniteliği sorunu ayrı bir başlık altında elealınmış ve aynen “Vergi benzeri maliyükümlülüklerin en belirgin özellikleri (...)genellikle, bir kamu hizmeti karşılığında kamugücüne dayanılarak tek taraflı yükletilmeleri,harç ve resme göre, daha çok ücretgörünümünde olmalarıdır. Atık su bedeli,kullanılmış suların uzaklaştırılmasıkarşılığında yapılacak bir tarifeye ve abonmansözleşmesine göre alınmaktadır. Başka bir deyişle,idareyle kişi arasında sözleşmeyle alacak- borçilişkisi doğmakta, ödenecek miktar İSKİ ile kişiarasında abonman sözleşmesiyle özel hukuk ilişkisikurulmasından sonra yapılan hizmetkarşılığında maliyet- kâr esasına görebelirlenmektedir. Ödemenin hukuksal dayanağı, kamugücüne değil, tarifeye ve iki taraf arasında yapılanabonman sözleşmesine dayanmaktadır. Nitekim, ödemelerinyapılmaması durumunda İSKİ alacağını, AmmeAlacaklarının Tahsili Hakkındaki Yasa’ya göredeğil, özel hukuk ilişkisi içinde ilgili Yasa’yagöre alacaktır. Abone ile İstanbul Su ve Kanalizasyonİdaresi (İSKİ) arasında yapılan abonmansözleşmesi, daha çok “tip” sözleşmegörünümündedir. Hizmetten yararlanan kişinin,sözleşmeyi idareyle birlikte düzenlemesi yerine katılımı(iltihakı) söz konusudur. Ancak bu durum, idareyle kişiarasında kurulan özel hukuk ilişkisini, kamu hukukuilişkisine dönüştürmez. Çünkü,birçok durumda hizmetin tekel niteliği ve çok kişiyegötürülme zorunluluğu, işin, çoğunlukla, tipsözleşmelerle ve kişilerin katılımıylagerçekleşebilmesini olanaklı kılmaktadır.(...)” “Açıklanannedenlerle, atık suların uzaklaştırılmasıkarşılığında alınan ücretlerin vergi, resim,harç benzeri mali yükümlülük olarak kabul edilmemesigerekir” denilmiştir. UyuşmazlıkMahkemesinin Konya 4.Asliye Hukuk Mahkemesi ile Konya Vergi Mahkemesiarasında çıkmış olan bir hükümuyuşmazlığı ile ilgili olarak 16.6.2003 gün,E:2002/57,K: 2003/34 sayılı kararı ve İzmir 3.VergiMahkemesi ile İzmir 11.Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaçıkmış olan bir hükümuyuşmazlığı ile ilgili olarak 02.04.2007 gün,E:2004/127,K:2007/31 sayılı kararı ile vermiş olduğukararında, su ve kanalizasyon hizmetleri ayrı bir kanunla düzenlenmiş bulunanbüyükşehir belediyeleri bakımından, atık subedelinin tahsiline ilişkin davaların görüm veçözümünde adli yargı yerinin, TarifelerYönetmeliği ile buna dayanan tarife kararlarınınyargısal denetiminde idare mahkemelerinin görevli bulunduğunakarar vermiştir. Yukarıdabelirtilen Anayasa Mahkemesi ile Uyuşmazlık Mahkemesikararlarındaki “atık su bedelinin, vergi benzeri maliyükümlülük olmayıp, idareyle kişi arasındaabonman sözleşmesiyle kurulan özel hukuk ilişkisiçerçevesinde ve hizmet karşılığındamaliyet-kâr esasına göre idarece belirlenen tarifeye dayanılarakalınan bir ücret olduğu” yolundaki kabulünsonuçları itibarıyla: idarenin faaliyet alanıyla ilgiliolarak yürürlüğe koyduğu yönetmelik ile bunadayanan tarife kararlarının yargısal denetiminin idariyargı yerinde -idare mahkemeleri; abonman sözleşmesine dayananbir alacak- borç ilişkisi kapsamındaki atık su bedelinintahsiline ilişkin davaların ise adli yargı yerindegörülüp çözümlenmesi gerekmekte olup, uygulamabu doğrultuda istikrar kazanmıştır. Halböyle iken, 15.7.1993 tarih ve 3914 sayılı Belediye GelirleriKanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un1. maddesiyle 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’na eklenenMükerrer 44.madde ile, katı atık ve atık su ileilgili “çevre temizlik vergisi” ihdas edilmesi ve yasalsüreç tamamlandıktan sonra da 1.1.1994 tarihinden itibarenuygulamaya geçilmesi üzerine katı atık ve atık suile ilgili uyuşmazlıkların, belediye ayrımıgözetilmeksizin vergi kapsamına alındığıgerekçesiyle vergi mahkemelerinde bakılaraksonuçlandırılması ve diğer taraftan tahsilatailişkin uyuşmazlıkların da ücret kapsamında adliyargı yerinde çözümlenmesine devam edilmesi nedeniyle,uyuşmazlığın çözümlenebilmesi içinanılan Yasanın mükerrer 44. maddesinin incelenmesigerekmiştir. 2464sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 3914 sayılıKanun’la eklenen Mükerrer 44. maddesinin birincifıkrasında, “Belediye sınırları ve mücaviralanlar içinde bulunan ve belediyelerin katı atık toplama ilekanalizasyon hizmetlerinden yararlanan konut, iş yeri ve diğerşekillerde kullanılan binalar, çevre temizlik vergisinetabidir.” hükmü yer almış; aynı maddenin onikinci fıkrasında, “Belediyeler, atık su ile ilgili olarakda; katı atıklarla ilgili tarifede yer alan bina gruplarınıtopluca veya ayrı ayrı dikkate almak suretiyle ve su tüketimbedelini aşmamak üzere meclislerince belirlenecek miktardaçevre temizlik vergisi alırlar. Atık su ile ilgiliçevre temizlik vergisi, su tüketim bedeli ile birlikte tarh vetahakkuk etmiş sayılır ve bu bedel ile birlikte tahsil edilir.Su ve kanalizasyon hizmetleri ayrı bir kanunla düzenlenmişbulunan belediyelerde ise, atık su bedellerinin tahsiline ilişkinuygulama kendi kanunlarındaki hükümlere tabidir.”denilmiş ve son fıkrasında da, bu maddenin uygulanmasınailişkin usul ve esasların, İçişleri ve ÇevreBakanlıklarının görüşleri alınmak suretiyleMaliye Bakanlığı tarafından belirleneceğineişaret edilmiştir. AnılanYasa maddesine ilişkin “Belediye Gelirleri KanunundaDeğişiklik Yapılması Hakkında KanunTasarısı” Genel Gerekçesinde (BaşbakanlıkKanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğü;10.6.1993-Sayı: B.02.0.KKG/101-530/04937), çevre temizlikvergisinin, belediyelerin içinde bulunduğu malisıkıntılara acil ve kısa vadeli bir çözümolmak üzere getirildiği belirtilmiş; madde gerekçelerindeise on ikinci fıkra hakkında, “Belediyeler, belediyemeclislerince yapılacak tarifeler üzerinden su tüketim bedeliniaşmamak üzere, kanalizasyon hizmetlerinden yararlananlardanbelirlenecek miktarlarda ayrıca çevre temizlik vergisi alacaklar,su tüketim bedeli ile birlikte tarh ve tahakkuk ettirilecek bu vergi subedeli ile birlikte tahsil olunacaktır. Ancak su ve kanalizasyonhizmetleri ayrı bir kanunla düzenlenmiş bulunan belediyelerde,atık su bedellerinin tahsiline ilişkin uygulama kendikanunlarındaki hükümlere tabi olacaktır.”denilmiştir. Bunagöre, yasa koyucu tarafından, mali sıkıntıiçinde bulunan belediyelere, katı atıklarıntoplanması ve atık suların uzaklaştırılmasıhizmetleri karşılığında gelir sağlamakamacıyla, acil ve pratik bir çözüm olarak çevretemizlik vergisi ihdas edilmiştir. Burayakadar yapılan açıklamalar ışığında;su ve kanalizasyon hizmetleri 2560 sayılı İSKİ Kanunu iledüzenlenen büyükşehir belediyelerinin, atık su bedeliuygulaması bakımından 2464 sayılı Belediye GelirleriKanunu’nun 3914 sayılı Kanun’la eklenen Mükerrer 44.maddesi ile getirilen çevre temizlik vergisi düzenlemesinindışında kaldığı, buna karşın su vekanalizasyon hizmetleri özel bir kanun ile düzenlenmeyenbelediyelerin ise atık su bedeli uygulaması bakımından 2464sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 3914 sayılıKanun’la eklenen Mükerrer 44. maddesi ile getirilen çevretemizlik vergisi düzenlemesi kapsamında kaldığı, buhususun yukarıda bahsedilen gerek Anayasa Mahkemesi, gerekse deUyuşmazlık Mahkemesi kararlarında da açıkçavurgulandığı, bununla birlikte taraflar arasında şayetabonelik ilişkisi var ise, katı atık ve/veya atık subedelinin vergi benzeri mali yükümlülük olmayıp,idareyle kişi arasında abonman sözleşmesiyle kurulanözel hukuk ilişkisi çerçevesinde ve hizmetkarşılığında maliyet-kâr esasına göreidarece belirlenen tarifeye dayanılarak alınan bir ücretolduğu hususuna da vurgu yapıldığıanlaşılmakla, bu bağlamda su ve kanalizasyon hizmetleriözel bir kanun ile düzenlenmeyen belediyeler bakımındankatı atık ve/veya atık su bedelinin vergi benzeri mali biryükümlülük mü, yoksa özel hukuk ilişkisinedayalı bir ücret mi olduğu hususunun belirlenmesindeABONELİK İLİŞKİSİNİN belirleyici olduğuanlaşılmıştır. 27.10.2010gün, 27742 sayılı AtıksuAltyapı Ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri TarifelerininBelirlenmesinde Uyulacak Usul Ve Esaslara İlişkinYönetmeliğin ''Tanımlar'' başlıklı 4.maddesinin1-a fıkrasında ''Abone'' tanımı yapılmışolup, buna göre, Abone: Su ve atık su ve katı atık hizmetlerindenfaydalanan ve/veya faydalanacak gerçek veya tüzel kişiyi ifadeetmekte, ''Abonelik'' başlıklı 10.maddesinde ise, ''Atık sualtyapı yönetimlerinin hizmet vermekle yükümlüolduğu tüm gerçek ve tüzel kişilerin aboneolması zorunludur'' hükmü yer almaktadır. Belirtilen yasaldüzenlemeler ve ilgili mahkeme kararları da dikkatealındığında; davalı Aydın Belediyesitarafından, Aydın Belediye Meclisinin 20.11.2012 gün ve 2012/302sayılı kararına istinaden davacı şirketin AydınŞubesi adına katı atık ücreti ödenmesineilişkin işlemin, gerek Belediye tarafından tesis edilmişolması ve Uyuşmazlık Mahkemesinin yukarıda işaretedilen 16.6.2003 tarihli 2002/57 E; 2003/34 K. sayılı ve 2.4.2007tarihli 2004/127 E; 2007/31 K. sayılı hükümuyuşmazlığın giderilmesine ilişkin kararlarındaaçıklandığı üzere bu işlemin vergi, resim,harç ve benzeri mali yükümlülük mahiyetini taşımaması,gerekse de taraflar arasında adı geçen iş yerinin suaboneliğine tabi bir abonelik ilişkisi bulunduğunun kabulügerektiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, sözkonusu ücretin idareyle kişi arasında abonmansözleşmesiyle kurulan özel hukuk ilişkisiçerçevesinde ve hizmet karşılığındamaliyet-kâr esasına göre idarece belirlenen tarifeyedayanılarak alınan bir ücret olduğuanlaşılmıştır. Belirtilen durumlarkarşısında, davalı Belediye tarafından katıatık toplama bedelinin ödenmesine ilişkin işlemin iptaliistemiyle açılan davanın adli yargı yerindegörülmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle,davanın görüm ve çözümü adli yargıyerinin görevine girdiğinden Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin15.04.2015 gün ve E:2014/1265 K:2015/472 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Aydın 2. AsliyeHukuk Mahkemesinin 15.04.2015 gün ve E:2014/1265 K:2015/472sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,09.05.2016 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy