T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 237
KARAR NO : 2016 / 280
KARAR TR : 09.05.2016
ÖZET: Emekli Sandığı emeklisi olan davacıya 07.10.2008 tarihinde yapılan tedavisi neticesinde takılan ve bedeli davacı tarafından ödenen ilaçlı stent bedelinin iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile ilaçlı stent bedelinin yasal faiziyle birlikte geri ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : H.D. Vekili : Av. Ş.A.M. Davalı : Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı Vekili :Av. N.G. & Av.R.E. (İdariYargıda) Av. Z.V.A. (AdliYargıda) OL A Y : Davacı vekili, davadilekçesinde özetle; davacının Emekli Sandığıiştirakçisi olduğunu, 07.10.2008 tarihinde ÇağHastanesi Kardiyoloji kliniğine yatışyaptığını, Lad’ye Perkutan ve Kroner kalprahatsızlığından dolayı 3,5 mm x 24 mm’lik Endeavorilaçlı stend takıldığını, 23.10.2008tarihli dilekçesi ile teşhis ve tedavi belgeleri doğrultusundatedavi harcamalarının tarafına ödenmesi istemiyledavalı kuruma başvuruda bulunduğunu, Ankara Sosyal Güvenlikİl Müdürlüğünün 02.02.2009 tarih ve 2380 sayılıyazısı uyarınca, Sağlık Uygulama Tebliğigereğince hasta katılım payları ve farkfaturalarının ödenmediğinden bahisle talebininreddedildiğini belirterek; davacının tedavi giderininödenmemesine ilişkin idari işlemin iptali ile tedavi bedeli olan4.500,00 TL’nin fatura tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ilebirlikte ödenmesi istemiyle idari yargıda dava açmıştır. Ankara 11.İdare Mahkemesi:09.11.2009 tarih ve E:2009/426 K:2009/1547sayılı kararında özetle; Emekli Sandığıiştirakçilerine yönelik sağlık giderleri vetıbbi malzeme bedellerinin kullanılmasına ilişkin 5434sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun Geçici139.maddesinin 5510 sayılı Kanun’un 106. maddesi ile 01.10.2008tarihinde yürürlükten kalktığı, EmekliSandığı iştirakçileri de dahil olmak üzeresosyal güvenlik kurumları iştirakçilerine ilişkinsağlık giderlerine ilişkin düzenlemelere 5510sayılı Kanun’da yer verildiği, 5510 sayılıKanun’un 101. maddesi uyarınca da, Kanunda aksine bulunmayan hallerdeKanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgiliuyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceğibelirtildiği; bu durumda, 5510 sayılı Kanun’un 101.maddesinde görev konusuna ilişkin düzenlemeyapılmış olması, 01.10.2008 tarihinden sonra 5510sayılı Kanun uyarınca çıkarılan SağlıkUygulama Tebliğinde belirtilen usul ve esaslara göre sağlıkgiderlerinin ödenmesi ve sağlık giderlerine ilişkin olarakçıkan uyuşmazlıkların idari yargıdagörüleceğine ilişkin 5510 sayılı Kanun’dabir hüküm bulunmaması nedeniyle, 01.10.2008 tarihinden sonradoğan ilâçlı stent bedelinin ödenmesineilişkin uyuşmazlığın görüm veçözümünde adli yargı (iş mahkemesi)görevli bulunduğu gerekçesi ile 2577 sayılıKanun’un 15/1-a bendi uyarınca davanın görevyönünden reddine karar vermiş; karara karşıdavacı vekili esastan davalı vekili ise vekalet ücretiyönünden itiraz etmiştir. AnkaraBölge İdare Mahkemesi:24.02.2010 gün ve E:2010/1151 K:2010/1352sayılı kararında; itiraz talebinin kabulü ile Ankara 11.İdare Mahkemesince verilen 09.11.2009 gün ve E:2009/426 K:2009/1547sayılı kararın vekalet ücretine ilişkinkısmın bozulmasına, A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 500TLvekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareyeverilmesine karar vermiş; karar kesinleşmiştir. Davacıvekili bu kez, aynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır. Ankara13. İş Mahkemesi:29.12.2011 gün ve E:2010/346 K:2011/969sayılı kararı ile davanın reddine karar vermiş; karartaraf vekillerince temyiz edilmiştir. Yargıtay21. Hukuk Dairesi:21.05.2013 gün ve E:2012/4053 K:2013/10495sayılı kararı ile, davacı vekilinin temyizitirazlarını kabul ederek davanın reddine ilişkinhükmün araştırmaya yönelik olarak, davalı Kurumvekilinin temyiz itirazlarının ise incelenmeksizin bozulmasınakarar vermiştir. Ankara13. İş Mahkemesi:03.06.2015 gün ve E:2013/384 K:2015/599sayılı kararında Yargıtay bozma ilamına uyarakyaptığı yargılama sonucu; davacınınaçıkça 01.10.2008 den önce Emekli Sandığıiştirakçisi olduğu, davanın idari yargıdagörülmesi gerektiği, görevin kamu düzeniniilgilendiren hallerden olup, yargılamanın her aşamasındaresen incelenmesi gerektiği gerekçesi ile yargı yolunun caizolmaması sebebiyle davanın usulden reddine karar vermiş; karardavacı vekilince temyiz edilmiştir. Yargıtay21. Hukuk Dairesi: 19.10.2015 gün ve E:2015/14983 K:2015/18706sayılı kararı ile hükmün onanmasına kararvermiş; karar kesinleşmiştir. Davacıvekili idari ve adli yargı yerlerince verilmiş olan görevsizlikkararları nedeniyle oluştuğunu ileri sürdüğüolumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesiistemiyle başvuruda bulunmuştur. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan09.05.2016 günlü toplantısında: İLK İNCELEME:Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacının istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği veusule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet SavcısıHalil İbrahim ÇİFTÇİ ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, Emekli Sandığı emeklisi olan davacıya07.10.2008 tarihinde yapılan tedavisi neticesinde takılan ve bedelidavacı tarafından ödenen ilaçlı stent bedeli4.500,00 TL’nin tarafına iadesi istemiyle yapılanbaşvurunun reddine ilişkin Ankara Sosyal Güvenlik İlMüdürlüğünün 02.02.2009 tarih ve 2380sayılı işleminin iptali ile 4.500,00 TL tutarındakiilaçlı stent bedelinin yasal faiziyle birlikte ödenmesinekarar verilmesi istemiyle açılmıştır. Dava dosyalarının incelenmesinden; Emekli Sandığıemeklisi olan davacının 07.10.2008 tarihindeki tedavisi neticesindeilaçlı stent takıldığı, 07.05.2009 tarihlifaturaya göre davacının bu tedavi nedeniyle 4.500,00 TLödemek zorunda kaldığı, davacı tarafından stentleilgili bedelin tarafına ödenmesi talebiyle davalı idareyemüracaat edildiği, bu müracaatın 02.02.2009 tarihinde reddiüzerine, ret işleminin iptali ile stent fatura bedelinin davalıidareden faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle davaaçıldığı anlaşılmıştır. 31.5.2006 tarihve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlarkapsamındaki hizmet akdine göre ücretleçalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendi hesabınaçalışanlar (Bağ-Kur’lular), tarımda kendiadına ve hesabına çalışanlar (TarımBağ-Kur’luları), tarım işlerinde ücretleçalışanlar, (Tarım sigortalıları), devletmemurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabitutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hakve hükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarakgörev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerinidiğer sigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta4/c maddesi) hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonrakabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510sayılı Kanunda düzenlemeler yapılmış veanılan Kanuna eklenen Geçici 1 nci ve Geçici 4 ncümaddelerle, 5754 sayılı Kanunun yürürlüğegirdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4ncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaolanlar (memurlar ile diğer kamu görevlileri) ile bunların dulve yetimleri hakkında, bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre işlem yapılacağıhüküm altına alınmıştır. 5754 sayılıKanunun kimi hükümlerinin iptali istemiyle açılan davaAnayasa Mahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E: 2008/56, K:2011/58sayılı kararı ile reddedilmiştir. 5510sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yer alan “…bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E:2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı:28184) davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılı Kanun’unyürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamugörevlileri olarak çalışmaya başlayanlar ise 5510sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacak ve haklarında5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılı Kanun’unöngördüğü kural ve esaslar uygulanacak; ihtilafhalinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyet gösterenve yaptığı, tesis ettiği işlem ve muameleler idariişlem sayılamayacak bir sosyal güvenlik kurumununvarlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır. 5754sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıyla çalışmaktaolan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emeklisıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göre emekli, dulve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar vediğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesis edeceğiişlem ve yapacağı muameleler idari işlem niteliğinikorumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda da evvelce olduğugibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir. Bu bakımdan5510 sayılı Kanunun yürürlüğünden sonra,prim esasına dayalı yani sistemin içeriği ve Kanunkapsamındaki iş ve işlemlerin niteliği gözönünde bulundurulduğunda, itiraz konusu kuralla,yargılamanın bütünlüğü ve uzman mahkemeolması nedeniyle Kanun hükümlerinin uygulanması ile ortayaçıkan uyuşmazlıkların çözümündeiş mahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır…” Yukarıdasözü edilen mevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesikararının birlikte değerlendirilmesinden, 5510 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce memur vediğer kamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar, dahaönce olduğu üzere 5434 sayılı Kanunhükümlerine tabi olacakları gibi bunların emeklilikleribakımından da aynı Kanun hükümlerinin uygulanmayadevam edileceği; ancak, bu Kanunun yürürlüğegirmesinden sonra memur ve diğer kamu görevlisi olarakçalışmaya başlayanların ise 5510 sayılıKanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanun hükümlerine tabisigortalı sayılacağı ve haklarında 5434sayılı Kanun’un değil 5510 sayılı Kanun’unöngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğiaçıktır. Kaldıki; T.C. Anayasası’nın 158.maddesindeki“…diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındakigörev uyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’ninkararı esas alınır ” hükmü uyarınca AnayasaMahkemesi kararının bu uyuşmazlığınçözümünde esas alınacağıtartışmasızdır. Bu durumda, 5510sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önceiştirakçi sıfatıyla çalışmakta olanmemurlar ve diğer kamu görevlileri ile emekli sıfatıyla5434 sayılı Kanun’a göre emekli, dul ve yetimaylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğer kamugörevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem veyapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idarieylem” niteliğini korumaya devam edeceği,dolayısıyla, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilen idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları kapsamında bulunan, 5754 sayılı Kanun'un yürürlüğegirdiği tarihten önce devlet memuru olarak emekli olan davacıtarafından açılan davanın, görüm veçözümünün idari yargı yerindegörüleceği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Ankara 11. İdare Mahkemesinin 09.11.2009 gün ve E:2009/426K:2009/1547 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Ankara 11. İdare Mahkemesinin 09.11.2009gün ve E:2009/426 K:2009/1547 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 09.05.2016 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy