T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 255
KARAR NO : 2016 / 296
KARAR TR : 9.5.2016
ÖZET: Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi istemiyle açtığı rücuen tazminat davasının, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :A.S.A.Ş.
Vekilleri : Av.İ. K., Av.A. H. V.
Davalı : Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekilleri : Av.F.Y., Av.D. G.Ç.
O L A Y : Davacıvekili dilekçesinde; müvekkili Şirkete sigortalı bulunan 65... 202 plakalı aracın, 11.10.2010 tarihinde Van-Bitliskarayolu Adilcevaz ilçesi yakınlarında tek taraflı maddihasarlı trafik kazası nedeniyle hasarauğradığını, tamirinin ekonomik olmadığıdikkate alınarak aracın pert edildiğini; araç sahibinesigorta poliçesi kapsamında 23.11.2010 tarihinde 25.000.00 TLödeme yapıldığını, kasko sigorta poliçesisigortasından yararlanan kişinin bu poliçeden doğantüm haklarını müvekkil şirkete devrettiğini; müvekkilişirketin bu araçtan sovtaj bedeli olarak 12.500.00 TL para aldığını;trafik kaza tutanağına göre; bu kazanın, yolçalışması yapan idarenin yol üzerinde asfalt zeminibozarak mucur dökmesi ve yolda gelişi güzelbırakmış olduğu mucur yığınlarındandolayı meydana geldiğini; sigortalının, aracıylaseyir halinde iken trafik akışına engel olacak şekildeherhangi bir işaret levhası olmaksızın aniden asfalt yolunbiterek mucur dökülmüş yolu fark etmeyerek bunlarınaracı savurması neticesinde kaza yaptığını; kazadakusurun tamamının, yolun bakım ve onanırımdan sorumluolan idareye verildiğini; zararın ödenmesi içinyaptıkları başvurunun reddedildiğini; Anayasanın 125.maddesinin son fıkrasına göre, İdarenin ister kusurlu isterkusursuz olsun, kendi işlem ve eylemlerinden doğan zararlarıtazmin etmekle yükümlü olduğunu; davalı idareninyapım ve bakımından sorumlu olduğu yollara ilişkin gereklitedbirleri almak zorunda olduğunu ancak bozuk yol tamirini yapmayarak,yoldaki trafiğin akışını engelleyen malzemelerikaldırmayarak bu görevini ihmal ettiğini; davahaklarının TTK’nun 1301.maddesinin 1.fıkrasınagöre sigortacıya geçtiğini; müvekkil şirketinmeydana gelen kaza nedeni ile kasko sigortası poliçesinden dolayıödemiş olduğu toplam paranın 25.000,00 TL. olduğunu, fakatburada, sovtaj bedelinden elde ettiği miktardan sonra tahsiledemediği zararın bir kısmı olan 9.375,00 TL miktarınödenmesini istediklerini ifade ederek; davalı idarenin müvekkilinetazminat ödenmeyeceğine ilişkin işleminin iptaline,müvekkiline, ödemiş olduğu zararlarının karşılığıolarak 9.375,00 TL tazminatın davalı idareden ödeme tarihi olan23.11.2010 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte tahsiline kararverilmesi istemiyle 22.2.2011 tarihinde idari yargı yerinde davaaçmıştır.
VAN3.İDARE MAHKEMESİ: 31.5.2011 gün ve E: 2011/702, K:2011/294sayı ile, Karayolları GenelMüdürlüğünün görev ve yetkilerinidüzenleyen 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 7'incimaddesi hükmüne yer verildikten sonra; 19.01.2011 gün ve 27820sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Kanunun 14. maddesi ile değişik 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun görevli ve yetkilimahkemeleri düzenleyen 110'uncu maddesinde; "İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları,adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleriuygulanır..." hükmünün yer aldığı, bumadde hükmünün yasanın Resmi Gazetedeyayımlandığı tarih itibariyle yürürlüğegirdiği; olayda; yukarıda yer verilen Yasa uyarınca kazanınmeydana geldiği yolun yapım ve bakımçalışmalarını yapma yönünden sorumlubulunan ve bu itibarla davacılar tarafından 2918 sayılıYasadan kaynaklanan bir sorumluluk davası biçimindeKarayolları Genel Müdürlüğüne karşıaçılan davanın 2918 sayılı Yasanın 110 maddesiuyarınca Mahkemelerince esasının inceleme görev veyetkisinin bulunmadığı, davanın görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu; görülmekte olan davanın, 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu'nun görevli ve yetkili mahkemeleridüzenleyen 110'uncu maddesinde 6099 sayılı Kanunun 14. maddesiile yapılan değişikliğin yürürlüğegirdiği 19.01.2011 tarihinden sonra 22.02.2011 tarihinde görevsizyargı yerinde açıldığı gerekçesiyle;davanın 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüYasasının 15/1-a. maddesi hükmü uyarınca görevyönünden reddine karar vermiş; temyiz edilmesi üzerineDanıştay 8.Dairesince, 2.12.2011 gün ve E:2011/7079, K:2011/6282sayı ile onanan; karar düzeltme istemi de aynı Dairece,23.5.2012 gün ve E:2012/3377, K:2012/3376 sayı ile reddedilengörevsizlik kararı kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle, 6.7.2012 tarihinde adli yargı yerindedava açmıştır.
Van 2.AsliyeHukuk Mahkemesi; 25.3.2014 gün ve E:2012/328, K:2014/244 sayı ile,uyuşmazlığın esasını inceleyerek, davanınreddine karar vermiş; temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17.HukukDairesi; 2.4.2015 gün ve E: 2014/25219, K:2015/5271 sayı ile, kamuhizmeti görmekle yükümlü olan davalı KarayollarıGenel Müdürlüğünün, kamu hizmetisırasında verdikleri iddia olunan zararlardan dolayı özelhukuk hükümlerine tabi olmadığı; olayın idarikarar ve eylemlerden doğan zararlar niteliğinde bulunduğundan,zararın ödetilmesi isteklerinin 11.2.1959 günlü ve 17/15sayılı YİBK Kararı'nın 2.bendi hükmünce, tamyargı davasının konusunu oluşturduğu; budavaların ise 2577 Sayılı İYUK'nun 2.maddesihükmü uyarınca, idare aleyhine, idari yargı yerinde tamyargı davası olarak açılmasının gerektiği;2918 sayılı KTK'nun hukuki sorumluluğuna ilişkin 85 ve onuizleyen maddelerinde araç işletenin sorumluluğunundüzenlendiği, idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan sorumluluğununbu yasa kapsamı dışında tutulduğu; somut olayda,davalının, yol çalışması nedeniyle gerekliönlemleri almadığı, trafik işaretleme velevhalarını eksik yaptığı ileri sürülerek,Karayolları Genel Müdürlüğü hakkında hizmetkusuruna dayanılarak dava açılmış olduğu; budurumda uyuşmazlığın İdari Yargınıngörev alanında kaldığı; 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun 19.maddesinden bahisle; mahkemece, açıklananYasa hükmü doğrultusunda işlem yapılarakUyuşmazlık Mahkemesine başvurulması ve eldeki işin incelenmesininUyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye değin ertelenmesigerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasınındoğru görülmediği gerekçesiyle; davacıvekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün bozulmasınakarar vermiştir.
VAN2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 3.3.2016 gün ve E:2015/455, K:2016/88sayı ile, Mahkemece bozmaya uyma kararı verilmiş, Yargıtaykararındaki gerekçeler doğrultusunda; yargı yoluyönünden mahkemenin görevsizliğine, dava dosyasındagörevli yargı merciinin belirlenmesi için UyuşmazlıkMahkemesine başvurulmasına, eldeki dosyanın incelenmesininUyuşmazlık Mahkemesi tarafından görevli yargı merciyerinin belirlenmesine kadar ertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan9.5.2016 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; Olaykısmında belirtildiği üzere, tarafları, konusu vesebebi aynı olan davada; idari yargı yerince adli yargı yeriningörevli olduğu gerekçesiyle verilmiş vekesinleşmiş bir görevsizlik kararı bulunmakta olup, bununüzerine kendine gelen davayı inceleyen adli yargı yerinin sahipolduğu seçenekler ile verdiği karar bakımından birdeğerlendirme yapılması gerekmektedir.
1-2247sayılı Yasa’nın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuzgörev uyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargımercilerinden en az ikisinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olandavada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdiklerikararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir.
Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıca ilgili makamlarcaileri sürülebilir” hükmüne göre, idaremahkemesinin kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerineadli yargı yerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bukararın kesinleşmesi halinde, olumsuz görevuyuşmazlığı doğmuş olacak; hukuk alanındadoğmuş bulunan bu uyuşmazlığın giderilmesi istemiise, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilecektir.
2- 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesindeki “Adli, idari,askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler.” hükmüne göre ise, adliyargı yeri, davaya bakma görevinin daha önce görevsizlikkararı veren idari yargı yerine ait olduğunu belirtengerekçeli bir karar ile doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvurukararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu daihtiva etmesi gerekir.
Yasakoyucu,14. maddeye göre hukuk alanında olumsuz görevuyuşmazlığı doğması halinde her iki yargımerciince işten el çekilmiş olduğundan başvurmairadesini davanın taraflarına bırakmış iken, buyönteme nazaran daha kısa zamanda çözümeulaşılmasını amaçladığı 19. maddeile, daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciindensonra davayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmedendoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurmaolanağını tanımıştır.
Olayda, adliyargı yerince, öncelikle görevsizlik kararı verilip kararnumarası alınmakla birlikte, bununla yetinilmemiş vegörevli merciin belirtilmesi için re’sen UyuşmazlıkMahkemesine başvurulmasına da karar verilmiştir.
Bu haliyle, Van2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce re’sen yapılan başvuru, 2247sayılı Yasa’da öngörülen yöntemeuymamaktadır.
Ancak, adlive idari yargı yerleri arasında olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargı dosyasıile idari yargı dosyasının bir örneğinin songörevsizlik kararını veren Mahkemece UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve sonuçta usule ilişkin başkabir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda meydana gelen tek taraflı trafik kazasında sigortalıaracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigortaşirketinin, zararın bir kısmının davalı idarecegiderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminatdavasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafik güvenliğiniilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri belirlemekolduğu; “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, buKanunun trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri bunların uygulamasını vedenetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetkive sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun, “Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde;“ Karayolları Genel Müdürlüğününbu Kanunla ilgili görev ve yetkileri şunlardır:
a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.)
d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak,
g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)
j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek,
k)Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır.
(Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüneyer verilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; davacı sigorta şirketine kaskosigorta poliçesi ile sigortalanan 65 …202 plakalı aracın11.10.2010 tarihinde karayolunda seyir halinde iken 965-11 Kontrol KesimNumaralı Adilcevaz-Ahlat Devlet Karayolu'nun 9+100 kilometresinde tektaraflı trafik kazasına maruz kaldığı; anılankaza nedeniyle oluştuğu ileri sürülen zararlarıkarşılayan davacı şirket tarafından, Türk TicaretKanunu'nun 1301. maddesine dayalı olarakkarşıladığı zararın, maddi zararınoluşmasında kusurlu olduğundan bahisle davalıKarayolları Genel Müdürlüğü'nden tazminiistemiyle dava açıldığıanlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeriidari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davaların görülmesive çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların,özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşlarıve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, davanın görüm ve çözümündeadli yargı yeri görevli olduğundan, Van 2.Asliye HukukMahkemesi’nce yapılan başvurunun reddi ile, aynı Mahkemeceayrıca verilen 3.3.2016 gün ve E:2015/455, K:2016/88 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
SO N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Van 2. Asliye HukukMahkemesi’nin BAŞVURUSUNUN REDDİ ile aynı Mahkemeceayrıca verilen 3.3.2016 gün ve E:2015/455, K:2016/88 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 9.5.2016gününde, Üye Süleyman Hilmi AYDIN’ın KARŞIOYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Mehmet
AKBULUT
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Yüksel
DOĞAN
KARŞI OY
UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/580 K:2015/592sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 9.5.2016
ÜYE
Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy