T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 123
KARAR NO : 2016 / 259
KARAR TR : 09.05.2016
ÖZET: Davacı ile davalı Belediye arasında Kentsel Dönüşüm Projesi çerçevesinde imzalanan arsa ve tesis karşılığı konut sözleşmesi gereğince 1. Etap’ta bulunan konutlardan verilmesi gerekirken başka etapta yer alan ve daha düşük değere sahip konutlardan daire tahsisi yapılması ve buna mukabil proje dağıtım payı da ödenmemiş olması ayrıca tesis edilen konutun da hali hazırda teslim edilmemesi nedenleri ile davacının uğramış olduğu zararların tazmini istemi ile açılan davada, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin bir kamu hizmetinin yürütülmesi kapsamında, idarece matbu şekilde hazırlanan ve idareye tek taraflı fesih gibi üstün yetkiler tanıyan idari bir sözleşme niteliğinde olduğu anlaşılmakla; davanın, 2577 sayılı Kanun’un 2/1. Maddesi kapsamında İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :D.Y.
Vekilleri :Av H.K. & Av.F.K.
Davalı :Ankara BüyükşehirBelediyesi Başkanlığı
Vekili :Av.E.S.B.
OL A Y : Davacıvekili, dava dilekçesinde özetle; davalı Ankara Büyükşehir BelediyesiBaşkanlığı’nın 4 Mart 2004 tarihve 5104 sayılı "Kuzey Ankara Kentsel DönüşümProjesi Kanunu" ve bu Kanuna dayanarak çıkarılmışdüzenleyici işlemler çerçevesinde kamu gücükullanarak davacıya imzalattığı sözleşmedekiedimini gereği gibi yerine getirmediğini vesözleşmede vaat ettiği bölge yerine "ticarispekülasyon ve rant odaklı" keyfi projelendirme ve proje tadilatlarıyapmak suretiyle sözleşmede taahhüt ettiğinden başkabir bölgede bulunan ve eşit konumda bulunan diğer halsahiplerine verdiği dairelerden çok düşükdeğerde olan bir daireyi adil olmayan bir kura işlemi ile davacıyaverdiğini, bu şekilde davacıya verilen ile davacıylaeşit konumda bulunan Hak Sahiplerine verilen daireler arasındafahiş değer farkı oluştuğunu, davacıya bu nedenledeğer farkını dengeleyecek "değer düzeltmeişlemi" yahut "şerefiye payı" ödemesinin deyapılmadığını,nitekim davacı ile eşitkonumda olan Hak Sahiplerine dairelerinin bitmiş olarak teslim edilmesinerağmen davacıya verilen dairenin inşaatının halendevam ettiğini, davacının bu şekilde de zararauğradığını;
Davacıile davalı arasında 4 Mart 2004 tarih ve 5104 sayılı"Kuzey Ankara Kentsel Dönüşüm Projesi Kanunu" vebu Kanuna dayanarak çıkarılmış düzenleyiciişlemlere dayanılarak 2005 tarihinde "İmarlı Arsa veTesis Sözleşmesi (Alacaklı)" başlıklı belgeninimzalandığını; bu belgenin davalı Belediye tarafındaniçeriği kamu gücü kullanılarak tek yanlı ve tipsözleşme olarak belirlenmiş olan "kelepçelemesözleşmeleri" niteliğinde bir sözleşmeolduğunu; Hak Sahiplerinin sözleşmenin içeriğikonusunda pazarlık etme gücü olmadığını ve sözleşmeninakdedilmemesi halinde Hak Sahibinin sözleşmeye konutaşınmazının kamulaştırılmasınınsöz konusu olduğunu bu nedenle davacının busözleşmeyi kamu gücüne dayanan kamulaştırmatehdidi ve proje ile ilgili kamu kurumuna güvenden istifade edenkapsamlı, yoğun ve yanıltıcı tanıtınıçalışmalarının etkisi altındaimzaladığını;
Sözleşmenin"Hak Sahibi Dursun Yavuz' un Taahhütleri" başlıklı1. maddesine göre: Davacının Müvekkil Ankara İliKeçiören İlçesi Şenyuva Mahallesi 3857 metrekarealanlı 32279 ada 5 parselinde kayıtlı 237 metrekare hissesinisözleşmenin imzalanmasını müteakip 30 güniçinde Davalı Belediye'ye devredecek, eksik arsa bedelini 24 aytaksitle ödemeyi ve Kuzey Ankara Girişi KentselDönüşüm Projesi İmar Planı ve buna dayalıolarak kamulaştırma işlemleriyle ilgili olarak iptal veya bedelartırım davaları açmamayı, Davalı Belediye'ninvermeyi taahhüt ettiği konut kendisine teslim edilinceye kadar devretmemeyive/veya başkasına satmamayı taahhüt ettiğini ve zorunluolarak imzaladığı sözleşmeden doğan ediminisüresi içinde yerine getirdiğini; bunakarşılık, Davalı Belediyenin; Sözleşmenin"Ankara Büyükşehir Belediyesinin Taahhütleri “başlığınıtaşıyan 2. Maddesi gereğince "AnkaraBüyükşehir Belediye Başkanlığı 1. A'da tapukaydı belirtilen taşınmaz karşılığındaMüvekkil Davacıya 1/1000 ölçekli Kuzey Ankara Girişikentsel Dönüşüm Projesi İmar Planındagösterilen 1. Etap konut adalarında üretilecek 100 metrekarelikdairelerden 1 (Bir) adet daireyi anahtar teslim vermeyi taahhüt ettiğini,Davalı Belediye tarafından 22 Ocak 2012 günündenbaşlamak üzere 23 Ocak 2012 Pazar günü 80 m21ik ve 24 Ocak2012 Pazartesi günü 100 m21ik ve 25 Ocak 2012 Salıgünü 120 m21ik hak sahibi konutlarının Ankara 51. Noterihuzurunda kura çekimleri yapıldığını; bu kurasonucunda davacıya, sözleşme hazırlığıaşamasında "1. Etap Proje Alanı" olarakgösterilen bölgenin dışında, projenin ilk halinde HakSahibi İnşaat alanı olarak belirlenmemiş bir bölgedeinşa edilmekte olan "Kuzey Ankara, 3. Etap, 3 T Blok No: 1"adresindeki daire isabet ettiğinin bildirildiğini, kur'asonucunda davacıya verilen dairenin SözleşmeHazırlığı aşamasında gerek basın yayınortamında "ilan yoluyla" gerekse Davalı Belediye yetkilerininbizzat "yer göstermesi suretiyle" ve sözleşmeimzalanması sırasında müvekkile vaat edilen bölgedeinşa edilen dairelerden olmadığını;
Siyasive ticari rant odaklı yönetilen projenin bu aşamasında kuraişlemi 80, 100 ve 120 metrekarelik konutlar ve bu konutların haksahipleri arasında 3 grupta yapılması gerekirken; hak sahipleriarasında eşitliğe aykırı alt gruplandırmalar yapıldığını;Hak Sahiplerinin, kendi aralarında "Keçiörenliler"ve “Altındağlılar” olarak altayrımlara tabi tutulduğunu; Keçiören grubu hak sahiplerive bu gruba tahsis edilen konutların sabah, Altındağ grubu iseöğleden sonra ayrı kuraya tabi tutulduğunu; bu iki alt gruptakuraya tabi tutulan konutlar arasında iki üç kata varanfahiş değer farklılığının olduğunu;esasen bu değer farklılığının projenin dahatasarım aşamasında bilerek yaratıldığını; yapılan kura işleminin iptali için Ankara 12. İdareMahkemesinde 2012/240 E. Sayılı dosyasında davaaçıldığını ve Mahkemece reddedildiğiniancak halen Danıştay incelemesinde olduğunu vesonuçlanmadığını;
DavalıBelediye Başkanlığının kamu gücünükötüye kullanarak kendi hazırladığı vebirçok hak sahibi ile birlikte müvekkile deimzalattığı Sözleşmede vaat ettiği 1 Etap'tainşa edilen ortalama nitelikteki konutlardan değil, bahçekatında, kazan dairesinin yanında 3 odası istinat duvarınabakan karanlık ve rutubetli konutlardan birini davacıya vererekedimini gereği gibi ifa etmediğini, sözleşmeyeaykırı davrandığını;
Ayrıcadavalı Belediye Başkanlığı’nınsözleşmede vaat ettiği bölgede inşa ettiği birdaireyi davacıya vermiş olsaydı dahi, metrekare olarakeşdeğer iki bağımsız bölüm arasındamuhtelif değişkenlerin etkisiyle "proje dağıtımdeğeri (şerefiye)" farkı oluşması nedeni ile eşithak sahipleri arasında dağıtım eşitliğininsağlanabilmesi için dağıtılan her bir daireninrayice uygun "proje dağıtım değeri"nin belirlenmesive sonra, kendisine yüksek proje dağıtım değerinesahip daire çıkan hak sahiplerinden alınıp bu bedelin davacıgibi düşük fiyatlı daire çıkanlara"şerefiye payı olarak" verilmesi, ya da bu farkınBelediye tarafından ödenmesi suretiyle Hak Sahiplerinin "ProjeDağıtım Paylarının denkleştirilmesigerektiğini; davalı BelediyeBaşkanlığı’nın hukukun en temel ilkesi olan"eşitlik" ilkesinin ve inşaat sektöründeörfün, bilimin gereği olan "Denkleştirmeİşlemini" yapmadığını ve buşekilde davacının da içinde bulunduğu bir grupHak Sahibini zarara soktuğunu; ayrıca davacıya kura ileverilen dairenin oturulamayacak kadar kötü durumda olduğunu; dairenininşaat ve tesisatında imalat ve estetik kusurlarınbulunduğunu, tüm bu nedenlerle davacının 90.000TL-100.000 TL arasında zararının meydana geldiğinibelirterek;
DavalıBelediyenin sözleşmeye aykırı ifa; Projeçerçevesinde müvekkile düşmesi gereken "projedağıtım payı"nın tespit edilerek, Eşit HakSahiplerine verdiği dairelerin değerleri arasında fark veteslimde gecikme/eşitsizlik nedeniyle oluşan zararlarıntespitine; fazlaya İlişkin dava ve talep hakkı saklı kalmaküzere, davalı Belediyenin verdiği bilgi veya tahkikat sonucualacağın miktarı tam ve kesin olarak belirlenebilmesininmümkün hale geldiği anda artırılmak üzere şimdilikDavalı Belediyenin sözleşmeye aykırı ifa ve EşitHak Sahiplerine verdiği dairelerin değerleri arasında farknedeniyle oluşan zarara karşılık 9.000 (Dokuz bin)Türk Lirasının kura tarihi olan 25 Ocak 2012 tarihinden itibarenyasal faiziyle birlikte davalı Belediyeden alınarak davacıyaverilmesine ve teslimde gecikme nedeniyle oluşan zarar nedeni ile 999(Dokuz Yüz Doksan Dokuz) Türk Lirasının oluştuğutarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıBelediyeden alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi istemi ileadli yargı yerinde 25.07.2014 tarihinde davaaçmıştır.
Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi : 07.04.2015 gün ve 2014/409 Esas, 2015/166 Karar sayılı kararında aynen “ 2577 sayılı idariYargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde; idari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları ihlal edilenlertarafından açılan tam yargı davaları, idari davatürleri arasında sayılmıştır. İdarelerin 3194 sayılı imar Kanunuuyarınca tek yanlı irade açıklamaları ile tesisettikleri, genel ve düzenleyici imar planları, kentseldönüşüm ve gelişim projeleri, 2981 sayılıYasa uyarınca tek yanlı irade açıklamaları ile tesisettikleri, genel ve düzenleyici ıslah imar planları ve buplanlara dayanılarak tesis edilen parselasyon, kamulaştırma,ruhsat, tahliye, arsa payı tahsisi gibi bireysel işlemlerin,"idari işlem"; bu imar planı uyarınca yapmak zorundaoldukları program ve uygulamaları bunun için gerekli zamandagerçekleştirmemden; yani, bu konudaki hareketsizliklerinin de,idari eylem niteliği taşıdığı açıktır. Bu durumda, idarenin yürütmekleyükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarakuygulamaya koyduğu Kentsel Dönüşüm ve GelişimProjesinin uygulanması sırasında idarece kamu gücünedayanılarak, re'sen ve tek yanlı şekilde tesis edilen arsapayı tahsis işlemi nedeniyle açılan davanın, imarhukuku ilkeleri ve 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanunukapsamında idari yargı yerince çözümlenmesigerekmektedir. Dava konusu taşınmazın söz konusu projekapsamında kaldığı, uyuşmazlığıntaraflar arasında imzalanan İmarlı Arsa ve TesisSözleşmesi uyarınca; davacıya kura ile verilen konutunsözleşmede belirlenen yerden olmadığı ve teslimdegecikme olduğu iddiasına dayandığı dikkate alındığında;davanın, 2577 sayılı Kanun'un 2/1-b maddesinde yer alan idarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanzarar görenler tarafından açılan tam yargıdavaları kapsamında olduğu açıktır. Bu nedenledavanın idari yargı yerinde çözümlenmesigerekmektedir. Nitekim Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü'nün 2.6.2014 gün ve 2014/279-626sayılı karar ile, 14.7.2014 gün ve 2014/712-768 sayılıkararları da açılacak bu tür davalarda İdariYargının görevli olduğu belirtilmişbulunmaktadır. HMK.nun 114/1-b md.si gereğince yargı yolununcaiz olması dava şartıdır. HMK.nun 115/1. md.sine göremahkeme dava şartlarının mevcut olupolmadığını, davanın her aşamasındakendiliğinden araştırır. HMK.nun 115/2. md.sine görede, mahkeme dava şartı noksanlığını tespit edersedavanın usulden reddine karar verir. Eldeki davanın idari yargıyerinde görülmesi gerekmekte olup dava şartıyokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.” şeklindeki gerekçe ile davanın yargı yolunun caizolmaması nedeniyle 6100 sayılı HMK’nun 114-b ve115.maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle reddinekarar verilmiş ve karar, taraflarcatemyiz edilmeksizin karara şerh edildiği üzere 27.05.2015tarihinde kesinleşmiştir. Davacıvekili bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır. Ankara 10.İdare Mahkemesi; 15.02.2016 gün ve 2015/1743 Esas sayılı kararında;” 2576 sayılı Bölge İdareMahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluş veGörevleri Hakkında Kanunun, "İdare MahkemelerininGörevleri" başlıklı 5.maddesinde, "İdareMahkemelerinin, Vergi Mahkemelerinin görevine giren davalarla ilk derecedeDanıştay'da çözümlenecek olanlardışındaki, a)iptal davalarını, b)tam yargıdavalarını, c)Tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davaları. d)diğer kanunlarlaverilen işleri çözümler" hükmübulunmaktadır. İptal davasına konu idari işlemler, idareninkamu gücüne dayalı olarak idare hukuku alanındabaşkaca kişi veya organların iradesine gerekolmaksızın uygulama kabiliyetine haiz ve tek yanlı iradebeyanı ile hukuk aleminde sonuç yaratan işlemlerdir.İdarelerin kamu gücüne dayanarak ve tek yanlı olarak icraetmediği, özel hukuk ilişkileri içerisindeyürüttüğü bir takım hizmetleri debulunmaktadır. Bu tür hizmetlerde, karşılıklı veeşit irade beyanıyla yapılan sözleşmelergereğince özel hukuk hükümleriuygulandığından, sözleşmelerin icrasısırasında kaynaklanan uyuşmazlıklar idariyargının görev alanı dışındakalmaktadır. Dava dosyasının incelenmesinden; Kuzey AnkaraKentsel Dönüşüm Projesi kapsamında imzalanansözleşmeye bağlı olarak teslim edilmesi gereken konutungeç teslim edildiği, sözleşmeye aykırı olarakeşit hak sahiplerine verilen dairelerin değerleri arasındakifarktan kaynaklanan şimdilik 9.999,00 TL'nin tazmini istemiyleaçılan davanın, taraflarında arasında imzalananözel hukuk sözleşmesinden kaynaklandığı, bukapsamda imzalanan sözleşmeden kaynaklananuyuşmazlığın adli yargının görevalanına girdiği sonucuna varılmıştır.” şeklindeki gerekçesiile davanın adli yargının görev alanına girdiğinibelirterek, 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 19.maddesihükümleri uyarınca görevli yargı merciininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderilmesine, Uyuşmazlık Mahkemesi’nce karar verilinceyekadar davanın ertelenmesine karar vererek dosya Mahkememizegönderilmiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan09.05.2016 günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanansorumluluk davasında adli ve idari yargı yerleri arasında 2247sayılı Kanunun 19.maddesinde öngörülen biçimdegörev uyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının son görevsizlik kararını veren mahkemece,adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyle UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Birgül YİĞİT’in, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacı ile davalıBelediye arasında Kentsel Dönüşüm Projesiçerçevesinde imzalanan arsa ve tesis karşılığıkonut sözleşmesi gereğince 1. Etap’ta bulunan konutlardanverilmesi gerekirken başka etapta yer alan ve daha düşükdeğere sahip konutlardan daire tahsisi yapılması ve buna mukabilproje dağıtım payı da ödenmemiş olması ayrıcatesis edilen konutun da hali hazırda teslim edilmemesi nedenleri iledavacının uğramış olduğu zararların datazmini istemi ile açılmıştır. 03.07.2005tarih ve 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun “Kentseldönüşüm ve gelişim alanı”başlıklı 73. maddesinde; “(Değişik: 17/6/2010–5998/1md.) Belediye, belediye meclisi kararıyla; konut alanları, sanayialanları, ticaret alanları, teknoloji parkları, kamu hizmetialanları, rekreasyon alanları ve her türlü sosyal donatıalanları oluşturmak, eskiyen kent kısımlarınıyeniden inşa ve restore etmek, kentin tarihi ve kültüreldokusunu korumak veya deprem riskine karşı tedbirler almakamacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim projeleriuygulayabilir. Bir alanın kentsel dönüşüm vegelişim alanı olarak ilan edilebilmesi için yukarıdasayılan hususlardan birinin veya bir kaçınıngerçekleşmesi ve bu alanın belediye veya mücavir alansınırları içerisinde bulunması şarttır.Ancak, kamunun mülkiyetinde veya kullanımında olan yerlerdekentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilanedilebilmesi ve uygulama yapılabilmesi için ilgili belediyenintalebi ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığınınteklifi üzerine Bakanlar Kurulunca bu yönde karar alınmasışarttır.” denilmek sureti ile Belediye, belediye meclisikararıyla; konut alanları, sanayi alanları, ticaret alanları,teknoloji parkları, kamu hizmeti alanları, rekreasyon alanlarıve her türlü sosyal donatı alanları oluşturmak,eskiyen kent kısımlarını yeniden inşa ve restoreetmek, kentin tarihi ve kültürel dokusunu korumak veya deprem riskinekarşı tedbirler almak amacıyla kentseldönüşüm ve gelişim projelerinin uygulanabileceğibelirtilmiştir. AynıKanunun Aynı Maddesinin 2. Fıkrasında “ Kentseldönüşüm ve gelişim proje alanı olarak ilanedilecek alanın; üzerinde yapı olan veya olmayan imarlıveya imarsız alanlar olması, yapı yükseklik veyoğunluğunun belirlenmesi, alanınbüyüklüğünün en az 5 en çok 500 hektararasında olması, etaplar halinde yapılabilmesihususlarının takdiri münhasıran belediye meclisininyetkisindedir. Toplamı 5 hektardan az olmamak kaydı ile projealanı ile ilişkili birden fazla yer tek birdönüşüm alanı olarak belirlenebilir. “ denilmeksureti ile kentsel dönüşüm projesi kapsamındaalınacak bölgenin ne şekilde belirleneceğiaçıklanmıştır. AynıKanunun Aynı Maddesinin 3. ve 4. Fıkralarında; “Büyükşehir belediye ve mücavir alansınırları içinde kentsel dönüşüm vegelişim projesi alanı ilan etmeye büyükşehirbelediyeleri yetkilidir. Büyükşehir belediye meclisince uygungörülmesi halinde ilçe belediyeleri kendisınırları içinde kentsel dönüşüm vegelişim projeleri uygulayabilir. Büyükşehirbelediyeleri tarafından yapılacak kentsel dönüşümve gelişim projelerine ilişkin her ölçekteki imarplanı, parselasyon planı, bina inşaat ruhsatı, yapıkullanma izni ve benzeri tüm imar işlemleri ve 3/5/1985 tarihli ve3194 sayılı İmar Kanununda belediyelere verilen yetkilerikullanmaya büyükşehir belediyeleri yetkilidir.” denilmeksureti ile de kentsel dönüşüm projesinin esasenBüyükşehir BelediyesiBaşkanlığı’nın yetkisinde olduğu ancakBüyükşehir belediye meclisince uygun görülmesi halindeilçe belediyelerinin kendi sınırları içindekentsel dönüşüm ve gelişim projeleriuygulayabilecekleri belirtilmek sureti ile yetkili kurumlar belirlenmiştir. Aynı Maddenin5. Fıkrasında; “ Kentsel dönüşüm vegelişim proje alanlarında bulunan yapılarınboşaltılması, yıkımı vekamulaştırılmasında anlaşma yolu esastır. Kentseldönüşüm ve gelişim projesi kapsamında bulunan gayrimenkulsahipleri ve belediye tarafından açılacak davalar,mahkemelerde öncelikle görüşülür ve karara bağlanır.“denilmek sureti ile bu projelerin uygulanması sırasında ortayaçıkacak uyuşmazlıkların öncelikli olarakanlaşma yolu ile çözüleceği, mümkünolmaması halinde belediyeler tarafından konunun yargıönüne taşınacağı belirtilmiştir. AynıMaddenin 8. Fıkrasında; “Kentsel dönüşüm vegelişim alanı ilan edilen yerlerde belediyelere ait gayrimenkullerile belediyelerin anlaşma sağladığı veyakamulaştırdıkları gayrimenkuller üzerindeki inşaatlarıntamamı belediyeler tarafından yapılır veyayaptırılır. Belediye ile anlaşma yapmayan veya belediyecekamulaştırılmasına gerek duyulmayan gayrimenkulsahiplerinden proje alanında kendilerine 3194 sayılı Kanunun 18inci maddesine göre ayrı ada ve parselde imar hakkıverilmemiş olanlar kamulaştırmasız el atma davasıaçabilir. “ denilmek sureti ile uzlaşma yolu ilegayrimenkulüne el konulan malik ile uzlaşma sağlanamayan malikyönünden ayrıma gidilmiş ve uzlaşma sağlananmaliğe ait taşınmaz üzerindeki inşaatlarıntamamının Belediye Başkanlığı tarafındanyapılacağı açıkça belirtilmiştir. AynıMaddenin 12. Fıkrasında; “Belediye, kentseldönüşüm ve gelişim projelerinigerçekleştirmek amacıyla; imar uygulaması yapmaya, imaruygulaması yapılan alanlardaki taşınmazlarındeğerlerini tespit etmeye ve bu değer üzerinden hak sahiplerinedağıtım yapmaya veya hasılatpaylaşımını esas alan uygulamalar yapmaya yetkilidir. “denilmek sureti ile de kentsel dönüşüm alanıkapsamında yürütülecek imar faaliyetlerinin ilgiliBelediyelerce gerçekleştirileceği düzenlenmiştir. Maddeninson fıkrasında “Kentsel dönüşüm vegelişim projesi kapsamındaki işler, kamu idareleriyle 75 incimadde çerçevesinde ortak hizmet projeleriaracılığıyla gerçekleştirilebilir. Bu Kanunun konusu ile ilgili hususlarda Başbakanlık Toplu Konutİdaresine 2985 sayılı Kanun ve diğer kanunlarla verilenyetkiler saklıdır.” Denilmek sureti ile de, kentseldönüşüm projesine ilişkin maddenin uygulanmasınailişkin detaylı usulün, uygulama yönetmeliği ile elealınacağı belirtilmiştir. Aynı Kanunun işaret ettiği 2985 sayılı Toplu KonutKanunu'nun " İskan sahalarının tespiti,kamulaştırma ve kadastro " başlıklı 4.maddesinde; " (Değişik: 5/5/2004 – 5162/2 md.) (Değişikbirinci fıkra: 24/7/2008-5793/7 md.) Başkanlık, gecekondudönüşüm projesi uygulayacağı alanlarda veyamülkiyeti kendisine ait arsa ve arazilerde veya valiliklerce toplu konutiskan sahası olarak belirlenen alanlarda çevre ve imarbütünlüğünü bozmayacak şekilde her türve ölçekteki planlar ile imar planlarını yapmaya,yaptırmaya ve tadil etmeye yetkilidir. Bu planlar;büyükşehir belediye sınırları içerisindekalan alanlar için büyükşehir belediye meclisitarafından, il ve ilçe belediye sınırları ilemücavir alanları içerisinde kalan alanlar için ilgilibelediye meclisleri tarafından, beldelerde ve diğer yerlerde ilgilivalilik tarafından, planların belediyelere veya valiliğe intikalettiği tarihten itibaren üç ay içerisinde aynen veyadeğiştirilerek onaylanır. Belediyeler ve valilik tarafındanüç ay içerisinde onaylanmayan planlar Başkanlıktarafından re’sen onaylanır. Belediyeler, valilik veyaBaşkanlık tarafından onaylanan bu planlar; askı, ilan veitiraza dair kararlar da dahil olmak üzere 3194 sayılı İmarKanunu hükümlerine göre belediyeler ve ilgili kamukurumları tarafından yapılacak tüm işlemlerBaşkanlık tarafından re’sen yapılmak suretiyleyürürlüğe konur. Başkanlık kanundaki görevleri çerçevesindegerçek ve tüzel kişilere ait arazi ve arsaları vebunların içerisinde veya üzerinde bulunan her türlüeklenti ve yapıları kamulaştırmaya yetkilidir.Başkanlık tarafından yapılacak kamulaştırmalar,4.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki iskânprojelerinin gerçekleştirilmesi amaçlıkamulaştırma sayılır.” hükmüne yerverilmiştir. Dosya kapsamında yapılan incelemede; davaya konu 32279 Ada 58Parselin Kuzey Ankara Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamındakaldığı, Ankara Büyük Şehir BelediyesiMeclisi’nin 15.04.2005 gün ve 1025 sayılı kararı ileAltındağ- Keçiören ilçesi hudutlarıdahilinde kalan ve 5104 sayılı Kanun gereğince KuzeyAnkara Girişi Kentsel Dönüşüm Projesi (Protokol Yolu) tespit edilen, anılan kanunlasınırları belirlenen alan içersinde kalanşahıslara ait hisse ve taşınmazların 4650sayılı Kanun ile değişik 2942 sayılı Kanunkapsamında hukuki işlemlerin yapılmasına kararverildiği; bu kapsamda davacıya uzlaşma davetiyesigönderildiği ancak davacının bu davete icabet etmemesinedeni ile 13.12.2013 gün ve 2977 sayılı tutanakla durumuntespit edildiği, ancak daha sonra davacı ileuzlaşıldığı ve taraflar arasında 05.08.2005tarihli imarlı arsa ve tesis sözleşmesinin imzalandığı, sözleşme gereğincedavalının davacıya 237 m2 liktaşınmazı için 100 m2 lik bir adet konut verme,davacının da eksik kalan m2 bedeli olarak 286,00 TLödeme taahhüdü altına girdikleri, davalınındavacıya 2005 yılı için aylık 200 TL kirayardımı yapmasınınkararlaştırıldığı tespit edilmiştir. Butespitler ışığında, davacınıntaşınmazının Kuzey Ankara Projesi KentselDönüşüm Projesi alanında kaldığı,davalı idare tarafından yürütülen faaliyetlerçerçevesinde davacı ile konutkarşılığı hisse devri konusundaanlaşıldığı ancak davacının daha sonra 1.Etap’ta bulunan konutlardan verilmesi gerekirken başka etaptayer alan ve daha düşük değere sahip konutlardan dairetahsisi yapılması ve buna mukabil proje dağıtımpayı da ödenmemiş olması, ayrıca tesis edilenkonutun da hali hazırda teslim edilmemesi nedenleri ile davalıaleyhine Eşit Hak Sahiplerine verdiği dairelerin değerleriarasında fark nedeniyle oluşan 9.000 (Dokuz bin) TürkLirası zararın, kura tarihi olan 25 Ocak 2012 tarihinden itibarenyasal faiziyle birlikte davalı Belediyeden tazminine; yine taahhüt edilen dairenin teslimde gecikilmesi nedeniyle oluşan999 (Dokuz Yüz Doksan Dokuz) Türk Lirası zararın, oluştuğu tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birliktedavalı Belediyeden tazminine karar verilmesi istemi ile ilk olarakadli yargı yerinde dava açtığı, Ankara 18. AsliyeHukuk Mahkemesi’nin Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamındakalan taşınmaz nedeni ile taraflar arasında çıkanuyuşmazlığın idari yargı yerinde görülmesigerektiğini belirterek görevsizlik kararı verdiği,davacının bunun üzerine idari yargı yerinde davaaçtığı, ancak Ankara 10.İdare Mahkemesi’nin,dava konusu uyuşmazlığın taraflar arasında imzalanansözleşmeden kaynaklanması nedeni ile davanın adliyargı yerinde görülmesi gerektiğini belirterekdosyanın 2247 sayılı Kanun’un 19. Maddesi kapsamındamahkememize gönderilmesine karar verdiğianlaşılmıştır. Bu itibarla görevli yargıyerinin belirlenebilmesi için, uyuşmazlığa konusözleşmenin, idari sözleşme niteliğinde olupolmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Birsözleşmenin idari nitelikte kabul edilebilmesi içintaraflarından birinin idare olması, bir kamu hizmetininyürütülmesi ya da böyle bir hizmetinyürütülmesine katılınması amacı ileyapılmış olması, bu nedenle idareye özgü birdüzenlenişe ihtiyaç duyulması, idareye özel hukuksözleşmelerindekini aşan, tek yanlı fesih, denetleme,ceza verme gibi bazı üstünlük veayrıcalıkların tanınmış olmasıgerekmektedir. ( Metin Günday, İdare Hukuku, İmajYayınları, Ankara, 2013,s. 186). Dava konusu sözleşme buaçıdan ele alındığında, davalı idaretarafından davaya konu sözleşmenin Kuzey Ankara KentselDönüşüm Projesinin (Protokol Yolu) ifasıkapsamında imzalandığı yani bir kamu hizmetinin yürütülmesiamacı ile imzalandığı, sözleşmenin 1. Maddesindedavalı Ankara Büyükşehir BelediyesiBaşkanlığı’na tek taraflı fesih yetkisinintanındığı, davacıdan kamulaştırmaişlemlerinin iptali ya da bedel artırımı içindava açma yoluna müracaat etmeyeceği konusunda taahhütalındığı, söz konusu sözleşmenin davalıidare tarafından matbu şekilde hazırlanan ve hissesahiplerinin uzlaşmaya daveti neticesinde uzlaşılması ileimzalanan bir sözleşme niteliğinde olduğu, bu itibarlasözleşmenin idari sözleşmenin tümunsurlarını taşıdığı sonucunaulaşılmıştır. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2/1-cbendinde “(Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkindavalar” ın idari yargının görev alanınagirdiğinin açıkça belirtildiği, bu itibarla idarinitelikteki sözleşmeye aykırıdavranıldığı iddiası ile açılan tazminatdavasının 2577 sayılı Kanun’un ilgilihükümleri gereğince idari yargı yerinde görülmesigerektiği kanaatine varılmıştır. Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü idariyargı yerinin görevine girdiğinden, Ankara 10.İdareMahkemesi’nin 15.02.2016 gün ve 2015/1743 Esas sayı ile 2247sayılı Kanun’un 19. Maddesi gereğinceyaptığı başvurunun reddine karar verilmesi gerekmiştir. S O N UÇ : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Ankara 10.İdare Mahkemesi’nin 15.02.2016gün ve 2015/1743 Esas sayı ile 2247 sayılı Kanun’un19. Maddesi gereğince yaptığı BAŞVURUNUN REDDİNE,09.05.2016 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy