T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 201
KARAR NO : 2016 / 263
KARAR TR : 9.5.2016
ÖZET: 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun 40. madde-sinin birinci fıkrasının (l) bendi uyarınca verilen idari para cezasına karşı yapılan itirazın, ürün-lerin toplattırılarak bilgi verilmesine ilişkin işlem hakkında ayrıca idari yargı yerinde dava açılmış olsa dahi, Kabahatler Kanunu’nun 3 ve 27/1. maddesi hükümleri uyarınca ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı :P. S. Mamulleri Sanayi A.Ş. Vekili :Av. Tuğba Sayalı Davalı : İzmirValiliği O L A Y : İzmirValiliği Gıda, Tarım ve Hayvancılık İlMüdürlüğü’nün 23.1.2014 gün ve22771739-000/3507 sayılı kararı ile, Mardin Gıda,Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü kontrol görevlilerince 8.7.2013 tarihinde, Mardin Yolu üzeri TuğlaFab. Yanı Midyat/Mardin adresinde faaliyet gösteren Matiat TurizmPet. Ürn. Mak. San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı işletmedeyapılan denetimde, davacı firma tarafından üretilen “P.S. Salgı Balı (Parti No:180513, STT:18.5.2014)” isimliüründen alınan numunenin Konya Gıda Kontrol LaboratuarMüdürlüğünde yapılan analizi sonucunda“Balda protein ve ham bal delta C13 değerleri arasındaki fark,C4 şeker oranı (%)” yönünden Türk GıdaKodeksi Bal Tebliğine uygun olmadığının tespitedilmesi ve davacı firmanın bu tespite itirazıüzerine, numunenin Ankara Gıda Kontrol LaboratuarMüdürlüğünde yapılan analizi sonucunda“Balda protein ve ham bal delta C13 değerleri arasındaki fark,C4 şeker oranı (%)” yönünden Türk GıdaKodeksi Bal Tebliğine uygun olmadığının tespitedildiğinden bahisle, davacı adına, 5996 sayılı VeterinerHizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve YemKanunu’nun 24. maddesinin dördüncüfıkrasına aykırı olarak faaliyetinisürdürdüğü gerekçesiyle, 5996 sayılıKanun’un 40. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendiuyarınca 12.801 TL idari para cezası verilmiş; İzmir Valiliği Gıda, Tarım ve Hayvancılıkİl Müdürlüğü’nün 23.1.2014 gün ve22771739-000/3504 sayılı kararı ile, yukarıda bahsedilen ürünlerinyazının tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisindepiyasadan toplattırılması ve Müdürlüğe bilgiverilmesi hususu davacıya bildirilmiştir. Davacı vekili, İzmir Valiliği Gıda, Tarımve Hayvancılık İlMüdürlüğü’nün 23.1.2014 gün ve22771739-000/3507 sayılı kararı ile verilen idari paracezasının iptali istemiyle adli yargı yerine itirazdabulunmuştur. İZMİR 3. SULH CEZA HAKİMLİĞİ: 4.11.2014gün ve D. İş. No:2014/6 sayı ile, davacıadına verilen idari para cezası ile birlikte ayrıca ürünün toplatılması kararı da verildiği,bu durumda 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27/8.maddesi uyarınca davanın çözümünün idariyargı yerine ait olduğu gerekçesiyle davanın görevyönünden reddine karar vermiş, yapılan itiraz İzmir 4.Sulh Ceza Hakimliğince kesin olarak reddedilmiştir. Davacı vekili, bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır. İzmir 3. İdare Mahkemesi, 18.2.2015 gün ve E:2014/1938,K:2015/170 sayılı kararı ile, davacı tarafından idaripara cezasının mı yoksa idari para cezasıylabirlikte ürünün toplatılması kararınında iptalinin istenip istenmediğinin açık ve net olarakanlaşılamadığı, bu nedenle ürününtoplatılması kararının da iptali isteniyorsa bununaçıkça belirtilerek yeniden dava açılmaküzere dava dilekçesinin reddine karar vermiş, davacıvekili bu kez, İzmir Valiliği Gıda, Tarım veHayvancılık İl Müdürlüğü’nün23.1.2014 gün ve 22771739-000/3507 sayılı kararı ile23.1.2014 gün ve 22771739-000/3504 sayılı kararınıniptali istemiyle idari yargı yerinde yeniden davaaçmıştır. İZMİR 3. İDARE MAHKEMESİ; 25.2.2016 gün ve E:2015/513 sayıile, 5996 sayılı Kanun uyarınca verilen idari paracezası ile idari tedbir kararının iptali isteminiiçeren davanın çözümünün 5326sayılı Kabahatler Kanunu ve 5996 sayılı Kanun uyarıncaadli yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle, 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulmasına, dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine ve uyuşmazlığın incelenmesininUyuşmazlık Mahkemesinin kararına kadar ertelenmesine karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan9.5.2016 günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; UyuşmazlıkMahkemesi Genel Kurulunun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1sayılı İlke Kararında, “2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun bütünüyle incelenipdeğerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanması yönünden 2nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ‘ceza uyuşmazlıkları’ibaresinden, savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adliceza mahkemeleri arasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiği sonucunavarılmaktadır. Uygulanması idari organlara bırakılancezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlar hakkındayapılan itirazlar ya da açılan davalar ‘cezadavası’ olarak nitelendirilemezler. İdari niteliklerindendolayı bu davalara ilişkin görev ve hükümuyuşmazlıklarının Uyuşmazlık Mahkemesinin HukukBölümünde incelenip çözümlenmesigerektiği…” açıkça belirtilmiştir. Budurum göz önüne alındığında, olaybölümünde yazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası da teminedilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından “idari para cezası”yönünden oluşan görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın adli yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 5996sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı,Gıda ve Yem Kanunu’nun 24. maddesinin dördüncüfıkrasına aykırı olarak faaliyetinisürdürdüğü gerekçesiyle, davacı adına5996 sayılı Kanun’un 40. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendi uyarınca verilen idari para cezasının iptaliistemiyle açılmıştır. 5996sayılı “Veteriner Hizmetleri, BitkiSağlığı, Gıda ve Yem Kanunu”nun, “Gıdave yemde izlenebilirlik ve etiketleme, sunum ve reklâm ile tüketicihaklarının korunması” başlığıaltında düzenlenen 24. maddesinde, “(1) Gıda veya yemişletmecileri izlenebilirliği sağlamak amacıyla,üretim, işleme ve dağıtımın tümaşamalarında, sorumluluğundaki gıda veya yemin, gıdaveya yeme ilave edilecek her türlü maddenin ve gıdanın eldeedildiği hayvanın takibinin yapılabilmesi için, birsistem oluşturmak ve talep hâlinde bu bilgileri Bakanlığasunmak zorundadır. (2) Piyasaya arzedilecek gıda ve yem, izlenebilirliği sağlamak amacıyla,uygun şekilde etiketlenmek veya Bakanlıkça belirlenecek bilgive belgelerle uygun şekilde tanımlanmak zorundadır. (3) Gıda ileilgili özel mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla,gıdanın ve yemin şekli, görünümü,ambalajı, kullanılan ambalaj malzemesi, tasarlanma ve sergilenme şekli, her tür yazılı veyagörsel basın aracılığı ile sunulan bilgidâhil, etiketlenmesi, tanıtımı, reklâmı vesunumu tüketiciyi yanıltıcı şekilde yapılamaz. (4) Gıda veyemde taklit ve tağşiş yapılamaz. (5) Bu maddeninuygulanması ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkçaçıkarılacak yönetmelik ile belirlenir” denilmiş; “Gıdave yem ile ilgili yaptırımlar” başlığıaltında düzenlenen 40. maddesinde ise, “Gıda ve yem ileilgili yaptırımlar aşağıda belirtilmiştir: (…….) l) 24üncü maddenin dördüncü fıkrasınaaykırı olarak taklit ve tağşiş yapanlara onbinTürk Lirası idarî para cezası verilir, taklit vetağşiş edilmiş ürünlere el konulur vemülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir. (…..)”hükmü yer almıştır. Olayda, dava, 5996 sayılı Kanun’un 40. maddesinin birincifıkrasının (l) bendi uyarınca verilen idari paracezasının iptali istemiyle açılmış olup, 5996sayılı Kanun’da idari para cezasına karşıkanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Öteyandan, 30.3.2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun3 üncü maddesini değiştiren 6.12.2006 günlü, 5560sayılı Yasa’nın 31. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun; a) İdariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde, b) Diğergenel hükümleri, idari para cezası veya mülkiyetin kamuyageçirilmesi yaptırımını gerektiren bütünfiiller hakkında, uygulanır”denilmiş; AnılanKanun’un birinci maddesinde, “Bu Kanunda; toplum düzenini,genel ahlâkı, genel sağlığı, çevreyi veekonomik düzeni korumak amacıyla; a)Kabahatlere ilişkin genel ilkeler, b)Kabahatler karşılığında uygulanabilecek olan idariyaptırımların türleri ve sonuçları, c)Kabahatler dolayısıyla karar alma süreci, d)İdari yaptırıma ilişkin kararlara karşı kanunyolu, e)İdari yaptırım kararlarının yerine getirilmesineilişkin esaslar, Belirlenmiş ve çeşitli kabahatlertanımlanmıştır” denilerek Kanunun amaçve kapsamı belirlenmiş; ikinci kısmında yer alan 32ila 43. maddelerinde, Türk Ceza Kanunu kapsamı dışındakalan çeşitli kabahatler sayılarak, bu eylemlereyaptırımlar öngörülmüştür. Aynı Kanun’un 2. maddesinde, “kabahat” deyiminden, kanununkarşılığında idari yaptırımuygulanmasını öngördüğühaksızlığın anlaşılacağı; 16.maddesinde, kabahatler karşılığında uygulanacak olanidari yaptırımların “idari para cezası” ve“idari tedbirler”den ibaret bulunduğu; “idaritedbirler”in de mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgilikanunlarda yer alan diğer tedbirler olduğu belirtilmiştir. Kanun’un “Mülkiyetin kamuya geçirilmesi” başlıklı 18.maddesinde de: “(1) Kabahatin konusunu oluşturanveya işlenmesi suretiyle elde edilen eşyanın mülkiyetininkamuya geçirilmesine, ancak kanunda açık hükümbulunan hallerde karar verilebilir. (2)Mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin karar,eşyanın; a)Kullanılmaz hale getirilmesi, b)Niteliğinin değiştirilmesi, c) Ancak belli bir surette kullanılması, Koşullarından birinin yerine getirilmesine bağlı olarakbelli bir süre geciktirilebilir. Belirlenen süre zarfındakoşulun yerine getirilmemesi halinde eşyanın mülkiyetininkamuya geçirilmesine karar verilir. (3)Mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin kararkesinleşinceye kadar ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafındaneşyaya elkonulabileceği gibi; eşya, kişilerinmuhafazasına da bırakılabilir. (4)Eşyanın mülkiyeti, kanunda açık hükümbulunan hallerde ilgili kamu kurum ve kuruluşuna, aksi takdirde Devletegeçer. (5)Eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilebilmesiiçin fail hakkında idari para cezası veya başka bir idariyaptırım kararı verilmiş olması şartdeğildir. (6) Kaim değerin mülkiyetinin kamuya geçirilmesinede karar verilebilir. (7)Mülkiyeti kamuya geçirilen eşya, başka suretledeğerlendirilmesi mümkün olmazsa imha edilir. (8)Mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin karar,kesinleşmesi halinde yerine getirilir” denilmiş; “Başvuru yolu” başlıklı 27.maddesinin birinci fıkrasında, “idari para cezası vemülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idariyaptırım kararına karşı, kararın tebliğiveya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş güniçinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halindeidari yaptırım kararı kesinleşir.” ; 27. maddesine, 5560 sayılı Kanunile eklenen sekizinci fıkrasında ise; idari yaptırım kararının verildiği işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren kararların da verilmiş olmasıhalinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukukaaykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciindegörüleceği kurala bağlanmış, bu maddenin gerekçesinde de buhükümle, Kabahatler Kanunu'ndaki düzenlemelerin ortaya çıkardığıbağlantı sorununa çözüm getirilmesininamaçlandığı ifade edilmiştir. 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren bu düzenlemeyegöre, Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı ancak;idari yaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiylebirlikte idari yargı merciinde görüleceğianlaşılmaktadır. Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nce,idari para cezası yönünden oluşan olumsuz görevuyuşmazlıklarının çözümünde, idari para cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ileilgili olarak idari yargının görev alanına girenkararın da verilmiş olması ve dosya içeriğinden bukararın idari yargı yerinde dava konusu edildiğininanlaşılması halinde; idari paracezasına ilişkin kararın hukukaaykırılığı iddiasının da, idari yargı yerindegörüleceği sonucuna varılarak, idari yargı yerinceverilen görevsizlik kararlarının kaldırılmasına karar verilmiştir. Somut olayda, idari paracezasına konu işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak mülkiyetin kamuyageçirilmesi amacıyla “bahsedilen ürünlerinyazının tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisindepiyasadan toplattırılması ve Müdürlüğe bilgiverilmesi” işleminin idariyargı yerinde dava konusu edildiği anlaşılmış isede; yukarıda anlatıldığı şekilde, söz konusu yaptırımın kabahatlerkarşılığında uygulanacak olan ilgili kanununda yeralan diğer tedbirler içindesayılan yaptırımlardan biri olduğu ve bukarara karşı 5996 sayılı Kanun’da kanun yolunailişkin bir düzenlemeye yer verilmediğigözetildiğinde, oluşan olumsuz görevuyuşmazlığının çözümünde, “ürünlerinyazının tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisindepiyasadan toplattırılması” işleminin iptali istemiyleidari yargı yerinde açılan davanın bir önemininbulunmadığı, davanın adli yargı yerindegörüleceği açıktır. Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görevkonusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerinin varlığıhalinde, mahkemece görevsizlik kararı verilemeyeceğiaçıktır. Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen ve dava konusu edilen idaripara cezasının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 5996sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı,Gıda ve Yem Kanunu’nda da idari para cezasına itiraz konusunda görevlimahkemenin gösterilmediği anlaşılmıştır. Budurumda, Kabahatler Kanunu’nun 3. maddesinde belirtildiğiüzere, idari yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde uygulanacak olması nedeniyle,görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasahükümleri dikkate alınacağından, idari paracezasına karşı açılan davanın görümve çözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, İzmir 3. İdare Mahkemesi’nce yapılanbaşvurunun kabulü ile, İzmir 3. Sulh CezaHakimliği’nce verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle İzmir 3. İdare Mahkemesi’nce yapılanBAŞVURUNUN KABULÜ ile, İzmir 3. Sulh Ceza Hakimliğinin4.11.2014 gün ve D.İş.No:2014/6 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 9.5.2016 günündeOYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy