T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2016/200 KARAR NO : 2016/240 KARAR TR : 11.4.2016 ÖZET : Türk Telekomünikasyon A.Ş.’de çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle başka kuruma nakledilen davacının, maaş nakil ilmuhaberinin düzeltilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :Y.K. Vekili :Av.B.Y. Davalı :TürkTelekomünikasyon A.Ş. Vekili :Av. C.S. O L A Y : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı kurum nezdindeçalışmakta iken; kurumun 14.11.2005 tarihindeözelleştirilmesinden sonra başka kuruma nakledildiğini;ancak bu nakil sırasında maaş nakil ilmuhaberinin 4046sayılı yasanın 22.maddesi ve 406 sayılı yasanınEk 29.maddesine uygun düzenlenmemesi nedeni ile zararauğradığını belirterek; maaş nakil ilmuhaberinedava konusu artış ve zamların düzenleme tarihi bazalınarak yeniden tespitine ve davacının davalı kurumdaçalıştığı sürelerde hak ettiği;ancak, kendisine ödenmeyen ve davalı kurumun hatalı maaşnakil bildirimi nedeniyle davacının halençalıştığı kurumda eksik aldığıtutarların yıllar itibariyle değişen ek ödeme ve dengetazminatlarının ve buna bağlı olarak değişenmaaş tutarına eklenen ikramiye tutarı farkının fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 700,00TL’sinin ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek enyüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiile adli yargıda dava açmıştır. Ankara 16. İş Mahkemesi: 07.05.2013 günve 2011/914 Esas, 2013/311 Karar sayılı kararı ile aynen: “Danıştay İdari DavaDairelerinin 07.04.2011 gün ve 2011/55-205 sayılıkararlarında, belirtildiği ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'ncedebenimsenen gerekçelere göre, özelleştirmeden öncestatü hukuku hükümlerine tabi davacı niteliğindekipersonel özelleştirme sonrasında belirli birsüreliğine davalı ile Özel Hukuk hükümlerine tabiolarak iş sözleşmesi kapsamındaçalıştırılmakta, nakledildikten sonranakledildiklerinde tekrar statü hukukuna girmektedir. Davacınıniş sözleşmesi ile çalıştığıdönemde davalı şirkete davacının ücreti konusundaartış oranının kamudaki memur maaş artışoranında olacağı yönündeyükümlülük getirildiği, 406 sayılı yasahükümleri uyarınca, davalı şirkete hak sahibipersoneli, Devlet Personel Başkanlığı'na bildirmesi,bildirimle beraber personelin nakledileceği kamu kurumundayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaşnakil ilmühaberi düzenlenmesi, personelin ilişiğininkesilmesi gibi işlemlerin yaptırılması, bu işlemlerinbirer idari işlem niteliğinde oldukları, idari işlemlerleilgili uyuşmazlıkların ise İdari Yargı yerindeçözümlenmesi gerekmektedir. Yargıtay 22.Hukuk Dairesi'nin 2012/27396 esas 2012/26405 karar sayılıilamında da belirtildiği üzere, 6100 sayılı kanunun"Esastan Sonuçlanmayan Davalarda Yargılama Gideri"başlığı altındaki 331. maddenin 2.fıkrasında "görevsizlik, yetkisizlik veya göndermekararlarından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmesihalinde, yargılama giderlerinin o mahkeme hükmeder. Görevsizlik,yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya başka birmahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanınaçıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumuntespiti ile davacıyı yargılama giderleri ödemeye mahkumeder" hükmü gereğince, yargı yolu sebebiyle verilenred kararlarında da bu hükmün uygulanacağıİçtihadı karşısında yargılama giderlerihüküm altına alınmamıştır. Yukarıdaaçıklanan gerekçeler göre, yargı yolunun caizolmaması nedeniyle, davanın usulden reddine.” şeklindeki gerekçesi ile yargı yolunun caizolmaması nedeniyle, davanın usulden reddine kararvermiş, verilen karar davalı vekili tarafından temyizedilmiştir. Yargıtay22.Hukuk Dairesi:08.07.2013 gün ve 2013/18931 Esas, 2013/16925 Karar sayılıkararı ile hükmün onanmasına karar vermiş, verilen karar08.07.2013 tarihinde kesinleşmiş, karara bu şekilde şerhedilmiştir. Davacıvekili bu kez; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakkaydıyla, davalı kurumdan geçiş yapan davacınınmaaş nakil ilmühaberinin 4046 sayılı Yasa’nın22. maddesi ve 406 sayılı Yasa’nın Ek 29. maddesine uygundüzenlenmemesi nedeniyle maaş nakil ilmühaberinin iptaledilerek, davacının işveren davalı kurumdaçalıştığı sürelerde hak ettiği ancakkendisine ödenmeyen ve davalı kurumun hatalı maaş nakilbildirimi nedeniyle davacının halen çalıştığıkurumunda eksik maaş almasına sebep olduğu tutarların,yıllar itibari ile değişen ek ödeme ve dengetazminatlarının ve buna bağlı olarak değişenmaaş tutarına uygulanan ikramiye tutarları farkınınfazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıylaödemesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek en yüksek faiziile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi ile idari yargıda davaaçmıştır. Ankara14.İdare Mahkemesi: 21.03.2014 gün ve 2014/93 Esas, 2014/244 Kararsayılı kararı ile; 2577 sayılı Kanun’un 15/1-bbendi uyarınca davanın süre aşımıyönünden reddine karar vermiş, verilen karara davacı vekilitarafından itiraz edilmiştir. AnkaraBölge İdare Mahkemesi 4.Kurul’u: 17.06.2015gün ve 2015/2268 Esas, 2015/4196 Karar sayılı kararı ile; “…2576sayılı Yasanın 7/1-a maddesi kapsamında konusu para olanişlem niteliğinde bulunmayan, Türk Telekom A.Ş. GenelMüdürlüğü’nün özelleştirmekapsamına alınması nedeniyle 4046 sayılıKanun’un 22.maddesi hükümlerine göre, anılan eködemelerinin davacının sabitlenen maaşına eklenmesiisteminden kaynaklanan uyuşmazlık hakkında Mahkeme heyetincekarar verilmesi gerekirken tek hakim tarafından verilen itiraza konukararda bu yönü ile usule uygunluk bulunmamaktadır…”şeklindeki gerekçesi ile mahkeme kararınınbozulmasına hükmetmiştir. Ankara14.İdare Mahkemesi: 03.03.2016 gün ve 2015/2960 Esassayılı ara kararında özetle; Uyuşmazlıkta,davalı Türk Telekomünikasyon A.Ş.’nin kamukuruluşu niteliği taşımamasıkarşısında, idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan sözetmenin olanaksız olduğunu, uyuşmazlığınözel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümününadli yargının görevinde bulunduğunu, NitekimUyuşmazlık Mahkemesi’nin 04.07.2011 tarih ve E:2011/147,K:2011/178 sayılı kararın da bu yönde olduğunu gerekçegöstererek, 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 19.Maddesi hükümleri uyarınca görevli yargı merciininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderilmesine, Uyuşmazlık Mahkemesi’nce karar verilinceyekadar davanın ertelenmesine karar vererek dosya Mahkememizegönderilmiştir. İNCELEME VEGEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Zafer TURANLI, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve YükselDOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan 11.4.2016günlü toplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinden 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; idari ve adli yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 19.maddesindeöngörülen biçimde görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının, son görevsizlik kararını veren mahkemece,adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyle UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Birgül YİĞİT’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, TürkTelekom A.Ş.'nde tekniker olarak çalışmakta iken kurumunözelleştirilmesi nedeni ile başka kuruma atanandavacının, nakle esas düzenlenen maaş nakil ilmuhaberindegösterilemeyen tazminatların eklenmesi sureti ile maaş nakililmuhaberinin yeniden düzenlenmesi ve dava konusu hatalı işlemnedeni ile uğradığı tüm zararların en yüksekfaizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyleaçılmıştır. 1953tarih ve 6145 sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta,Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta vetelgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Posta İşletmesiGenel Müdürlüğü’nce (P.İ),telekomünikasyon hizmetleri ise, “Türk TelekomünikasyonAnonim Şirketi (Şirket)” tarafındanyürütülecek şekilde yenidenyapılandırılmıştır. 27.1.2000 tarih ve 4502 sayılıYasa’nın 1. maddesi ile, 406 sayılı Yasa’nın 1.maddesine eklenen dokuzuncu fıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun veözel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamuİktisadi Teşebbüslerinin kuruluş, teşkilât vefaaliyetleri ile ilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece,Türkiye Büyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987tarihli ve 3346 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısındanfazlası kamuda kaldığı sürece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır.16.7.1965 tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamudüzeniyle sıkıyönetim ve seferberlik hallerindetelekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkinözel kanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarakkadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir. Öte yandan;406 sayılı Yasa’nın 4502 sayılı Yasa iledeğişik 2. maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birincicümlesinde, “Türk Telekom; telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanunve görev sözleşmesi çerçevesinde tekel olarakyürütür” denildikten sonra, anılan (c) bendininbirinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenenüçüncü cümlede, “Ancak, TürkTelekom’daki kamu payı %50’nin altınadüştüğünde, Türk Telekom’un tüm tekelhakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmışolur” denilmiş; 4502 sayılı Yasa’nınGeçici 3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)” bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır. Budüzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde,telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal veuluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003tarihine kadar “tekel” olarak yürütmekle görevlikılınan ve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunanTürk Telekom’un, tekel kapsamında kamu hizmetiyürüten, ancak kuruluş yasasındaki son düzenlemelerile kendine özgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamupayı %50’nin altına düşünceye kadar kamukuruluşu niteliğini taşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır. Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’dekitamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, BakanlarKurulu’nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi (TürkTelekom)’nin % 55 Oranındaki Hissesinin Blok OlarakSatışına İlişkin Nihai Devir İşlemlerineDair Kararın Yürürlüğe Konulması HakkındaKarar”ı uyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse SatışSözleşmesi ile (6.550.000.000 USD. bedelle) OjerTelekomünikasyon A.Ş.’ne satılmıştır. Bu süreceparalel olarak Türk Telekom personelinin durumu incelendiğinde: TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233 sayılıKHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan 4502sayılı Yasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılıYasa’ya eklenen Ek 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelinstatüsü: Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği aslive sürekli görevler telekomünikasyon alanında sekizyıl tecrübeye sahip ve en az dört yıllık yükseköğrenim görmüş bir genel müdür ile kadro,unvan, derece ve sayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten itibaren yüzseksen gün içerisindeBakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen kadrolarda istihdam edilen personeleliyle yürütülür. Bu personel hakkında bu Kanundaöngörülen hükümler saklı kalmak üzere 399sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleriuygulanır. Bunların dışında kalan personel işmevzuatı uyarınca istihdam edilir. İş mevzuatınagöre istihdam edilenlere ilişkin kayıt ve şartlarYönetim Kurulu tarafından tayin olunur” hükmüne yerverilmiş; bu bent hükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarlayapılan değişiklikler sonucunda; “a) Personelinstatüsü: (Ek ibare: 12.5.2001-4673/6. md.) Türk Telekomdaki kamupayı %50’nin altına düşünceye kadar, TürkTelekom Yönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devletmemurluğuna atanabilme genel şartlarına sahip olma ve en azdört yıllık yüksek öğrenim görmeşartları aranır. (Mülga ikinci veüçüncü cümle: 16.6.2004-5189/12 md.) Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur” hükmünü almış; aynı maddenin(b) bendinin ikinci paragrafında da iş mevzuatına tabi olanTürk Telekom çalışanlarının aylıkücretlerinin kendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulutarafından tespit olunacağı kuralabağlanmıştır. 406sayılı Yasa’nın anılan Ek 22.maddesi uyarınca,Türk Telekom A.Ş. Genel Müdürlüğü’neait asli ve sürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010(Mükerrer) sayılı R.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve2000/331 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan listede:merkez teşkilatı için 100 ve taşra teşkilatıiçin 100 (6 Bölge Müdürü, 12 BölgeMüdür Yardımcısı ve 82 İl Telekom Müdürü)kadro ihdas edilmiş; öte yandan, aynı Yasa maddesininverdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan “TürkTelekomünikasyon A.Ş. Kapsam Dışı PersonelYönetmeliği” adı altındaki düzenleme,Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407 sayılı kararıylakabul edilmek suretiyle yürürlüğe konulmuştur. Kanunla, Kurumdagörev yapan personelden asli ve sürekli görev yapacakolanları kadro unvanı itibariyle belirlemek konusunda BakanlarKurulu'na yetki verildiği açıktır. Bu yetki 4502sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği29.1.2000 tarihi ile 5189 sayılı Kanun’unyürürlüğe girdiği 2.7.2004 tarihleri arasındageçerli olmuştur. Anayasa’nın128. maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler,memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür”denilmiştir. 406sayılı Yasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398sayılı Kanun’la değişik birinci fıkrasında,“Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamu payınınyüzde ellinin altına düşmesi durumunda; Türk Telekomdaek 22 nci maddenin (a) bendinin bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri uyarınca belirlenen asli vesürekli görevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabiolarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasakoyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. Olayda,davalının hisse devir (14.11.2005) tarihinde davalı kurumnezdinde tekniker olarak çalışmakta iken, 406 sayılıYasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adı Devlet PersonelBaşkanlığı’na bildirilen ve sonrasındabaşka bir kamu kurumu emrine atanan davacı tarafından, maaşnakil ilmühaberinin yanlış olduğunun tespiti ile almaktanmahrum kaldığı ek ödenekler nedeni ileuğradığı zararın tazmini istemiyle; Ankara16.İş Mahkemesi’ne davaaçıldığı; Ankara 16. İşMahkemesi’nin 07.05.2013 gün ve 2011/914 Esas, 2013/311 Kararsayılı kararı ile davanın görev nedeni ile reddinekarar verdiği, kararın davalı vekili tarafından temyizedildiği, Yargıtay 22.Hukuk Dairesi’nin 08.07.2013 gün ve2013/18931 Esas, 2013/16925 Karar sayılı kararı ile onamakararı verildiği, kararın bu şekildekesinleştiği, bunun üzerine İdare Mahkemesi’nde davaaçıldığı, Ankara 14.İdare Mahkemesi’nin21.03.2014 gün ve 2014/93 Esas, 2014/244 Karar sayılıkararı ile davanın süre aşımı yönündenreddine karar verildiği, davacı vekilinin itirazı üzerineAnkara Bölge İdare Mahkemesi 4. Kurul’un 17.06.2015 gün ve2015/2268 Esas, 2015/4196 Karar sayılı kararı ile bozmakararı verildiği, Ankara 14.İdare Mahkemesi’nin 03.03.2016gün ve 2015/2960 Esas sayılı kararı ile 2477sayılı kanunun 19. Maddesi koşullarına uygun olarakdosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine kararverildiği anlaşılmaktadır. Mahkememizceyapılan değerlendirme neticesinde; 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu’nun “İdari Dava Türlerive İdari Yargı Yetkisinin Sınırı”başlıklı 2. maddesinin değişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik: 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemler hakkındayetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Buna göre,iptali istenilen işlemin tesis edildiği ve davanınaçıldığı tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz etmek olanaksız olduğundan,uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilennedenlerle, Ankara 14. İdare Mahkemesi’nin başvurusununkabulü ile Ankara 16. İş Mahkemesi’nin 07.05.2013 günve 2011/914 Esas, 2013/311 Karar sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Ankara 14. İdare Mahkemesi’nin BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile Ankara 16. İş Mahkemesi’nin 07.05.2013 günve 2011/914 Esas, 2013/311 Karar sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 11.4.2016 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Zafer TURANLI Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy