T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 158
KARAR NO : 2016 / 206
KARAR TR : 11.4.2016
ÖZET: 2547 sayılı Kanun’un 35. maddesi uyarınca araştırma görevlisi olarak davalı Üniversite adına yüksek lisans ve doktora eğitimi yapmak amacıyla Orta Doğu Teknik Üniversitesinde görevlendirilen davacının, lisansüstü eğitimini yapabilmesi için davalı üniversite lehine yüklendiği mecburi hizmet yükümlülüğü ve kefalet senedinin iptali istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : Dr.T.A. Davalı : Van YüzüncüYıl Üniversitesi Rektörlüğü Vekili : Av. S.Ş. & Av.H.K. OL A Y : Davacı vekilidava dilekçesinde özetle; Van Yüzüncü YılÜniversitesi Rektörlüğü’nün, 26.06.2013gün ve 13666 sayılı yazısı ile bildirilen, mecburihizmet ve tazminat borcunun kaldırılmasına yöneliktalebinin reddedildiğine dair verilen idari kararın iptaline kararverilmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır Davalı idare vekili cevap dilekçesindeözetle; taahhüt ve kefalet senedinin davacı ve kefilleritarafından tek taraflı olarak imzalanıp idareye karşıtaahhütte bulunulduğunu, taraflar arasında yüklenme vekefalet senedinden doğan alacak borç ilişkisi nedeniyleözel hukuk hükümlerine göre adli yargınıngörevli olduğunu ve Uyuşmazlık Mahkemesi’nin09.04.2012 gün ve E:2012/6, K:2012/66 sayılı kararınıgerekçe göstererek görev itirazında bulunulmuştur. Van 3. İdare Mahkemesi: 13.01.2015 gün ve 2013/1166Esas sayılı kararında; “…2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin l/afıkrasında; idari işlemler hakkında yetki, şekil,sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları idari dava türleri arasındasayılmıştır. Öncelikle dava konusuişlemin hukuki niteliğinin ortaya konabilmesiaçısından, davacının verdiği ve müteselsilkefilleri ile birlikte imzaladığı taahhütname vekefaletnamenin bir bütün olarak incelenip değerlendirilmesizorunludur. 2547 sayılıYükseköğretim Kanunu'nun 35. maddesinin 2. ve 3.fıkralarında düzenlenen bir üniversitede görev yapanöğretim elemanın kadrosunun başka bir üniversiteyenakledilmesindeki amacın, ilgililerin akademik gelişiminisağlamak olduğu, kumruların bu gelişimin maliyetleriniüstlenirken öğretim elemanlarının gelişimsürecinde elde ettikleri bilgi ve tecrübelerinin, hizmetgötürdükleri üniversiteye veya üniversiteöğrencilerine yansıtılmasını gözetmek vesağlamak durumunda oldukları dikkate alındığında,idarelerce bu hizmet yansımasını ve kamu yararını gerçekleştirmekiçin başka bir kurumda görevlendirdiği veya kadrosuylanaklettiği öğretim elemanlarının geridönüşünü sağlamak üzere önlemleralabileceği, bunun için ilgili yönetmelikte kişileremecburi hizmet yükümlülüğü veya taahhütnameve kefalet senedi imzalatmak şeklinde yaptırımlaröngören düzenlemeler yapılabileceğinin yargıkararlarıyla kabul edildiği; nitekim 2547 sayılıYasanın 35. maddesinde belirtilen kamusal yararın elde edilmesineyönelik olmaları nedeniyle bu hükme dayanılarakçıkartılan Yönetmelikte hukuka aykırılıkbulunmadığı, ayrıca, taahhütname ve kefalet senedininilgili idarelerce kamu gücüne dayalı, tek taraflı irade iledüzenlendiği ve ilgililerine hizmet gereğinin bir koşuluolarak imzalattırıldığı hususlarının,Danıştay idari Dava Daireleri Kurulu'nun 15.11.2002 günlüve E:2002/557; K:2002/809 sayılı kararı ile hükmebağlandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, 2547 sayılıYasanın 35. maddesi uyarınca başka bir üniversitedeöğretim üyesi yetiştirme programı kapsamındaeğitim yapmak üzere görevlendirilmesindeki amaç gözönüne alındığında, davacınıntaahhüt ve kefalet senedini idare ile eşit düzeyde olarak,isteği ve özgür iradesi ile imzaladığınınkabulü mümkün olmadığı gibi, bu senedin ihtivaettiği yaptırımların, kamu hukuku düzenlemeleri vehizmet gereklerine dayandığı gerçeğikarşısında, senedin icrası aşamasında ortadaözel hukuk alanını ilgilendiren biruyuşmazlığın varlığından söz etmeyeolanak bulunmadığından, idarece kamu gücünedayanılarak ve tek yanlı irade ile kurulan taahhüt ve kefaletsenedinde yer alan yaptırımların uygulanmasına ilişkinişlemin iptali isteminden doğan uyuşmazlığınçözümünde idari yargı yerinin görevliolduğu sonucuna ulaşıldığından, davalıidarenin davanın adli yargıda çözümlenmesi gerektiğiniileri sürerek yaptığı görev itirazı yerindegörülmemiştir…” gerekçesiyle görevitirazının reddi ile İdare Mahkemesinin görevliolduğuna karar vermiştir. Davalı idarevekilinin olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılması yolundaki dilekçesi üzerine davadosya örneği Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı’na gönderilmiştir. Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı:13.05.2015 gün ve 2015/93096 sayılı yazısında: “…Konununçözümü için uyuşmazlığıntemelini oluşturan işlemin incelenmesi gerekmektedir. Dava konusuuyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşmeden diğerbir ifadeyle yüklenme ve kefalet senedinde yer alan borçtankaynaklanmaktadır. 2547 sayılı YükseköğretimKanununun öğretim elemanı yetiştirmeye ilişkin 35.maddesinde: "Yükseköğretim kurumlan; kendilerinin ve yenikurulmuş ve kurulacak diğer yükseköğretimkurumlarının ihtiyacı için yurt içinde vedışında, kalkınma planı ilke ve hedeflerine veYükseköğretim Kurulunun belirteceği ihtiyaca ve esaslaragöre öğretim elemanı yetiştirirler./ Öğretimelemanı yetiştirilmesi amacıyla üniversitelerinaraştırma görevlisi kadroları, araştırma veyadoktora çalışmaları yaptırmak üzere başkabir üniversiteye, Yükseköğretim Kurulunca geçiciolarak tahsis edilebilir. Bu şekilde doktora veya tıpta uzmanlıkveya sanatta yeterlik payesi alanlar, bu eğitimin sonundakadrolarıyla birlikte kendi üniversitelerine dönerler./ Yurtiçi veya yurt dışında yetiştirilen öğretimelemanları, genel hükümlere göre bağlıoldukları yükseköğretim kurumlarında mecburihizmetlerini yerine getirmek zorundadırlar. Buyükümlülüğü yerine getirmeyenlere,yükseköğretim kurumlarında görev verilmez. Özelkanunlarla getirilen mecburi hizmet çalışmaları buhüküm dışındadır.” hükümleri yeralmaktadır. Olayda, davacıÇukurova Üniversitesinde doktora eğitimi içingörevlendirilmeden önce yüklenme ve kefalet senedi ile mecburihizmet süresi dolmadan görevden çekilmişsayıldığında, mecburi hizmetine tekabül edenödemelerin tümünü eksik kalan mecburi hizmetleorantılı olarak yüzde elli fazlası ve yasal faizi ilebirlikte ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir. Söz konusuyüklenme ve kefalet senedi ile üniversiteye karşı mecburihizmet yükümlülüğü ya da parasalkarşılığı taahhüt edilmek suretiyleüniversite ile öğretim görevlisi arasında,tarafların karşılıklı hak veyükümlülüklerini içeren bir sözleşmeilişkisi kurulduğu açıktır. Bu yükümlülüğüniptali istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işleminiptali istemiyle de davanın açıldığıanlaşılmaktadır. Bu nedenle, taahhüt vekefalet senedinin davacı ve kefilleri tarafından tek taraflıolarak imzalanarak idareye karşı taahhütte bulunulmasıkarşısında, davacı tarafından mecburi hizmet yükümlülüğüile taahhüt ve kefalet senedinin iptali istemiyle açılan davanıngörüm ve çözümünde adli yargı yeriningörevli olduğu sonucuna varılmıştır. UyuşmazlıkMahkemesinin, 30/12/2013 tarihli ve 2013/1820-2024; 30/12/2013 tarihli ve2013/1621-1834; 02/06/2014 tarihli ve 2014/667-706 sayılı örnekkararlarında da bu hususun açıkçavurgulandığı görülmektedir…”şeklindeki gerekçesiyle 2247 sayılı Kanun'un 10. ve 13.maddeleri gereğince, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına, dosyanın UyuşmazlıkMahkemesi Başkanlığına gönderilmesine karar verilerek olumlugörev uyuşmazlığı çıkarmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, YusufZiyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, SüleymanHilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ınkatılımlarıyla yapılan 11.4.2016 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME: Başvuru yazısı vedosya örneği üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, davalı idarevekilinin anılan Yasanın 10/2 maddesinde öngörülenyönteme uygun olarak yaptığı görevitirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süreiçinde başvuruda bulunması üzerine YargıtayCumhuriyet Başsavcısı’nca, 10. maddedeöngörülen biçimde olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır.Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Birgül YİĞİT’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın davada adli yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 2547 sayılıKanun’un 35. maddesi uyarınca araştırma görevlisiolarak davalı Üniversite adına yüksek lisans ve doktoraeğitimi yapmak amacıyla Orta Doğu Teknik Üniversitesinde görevlendirilendavacının, lisansüstü eğitimini yapabilmesiiçin davalı üniversite lehine yüklendiği mecburihizmet yükümlülüğü ve kefalet senedinin iptaliistemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkinişlemin iptaline ilişkindir. 2547 sayılı YükseköğretimKanunu’nun, “Öğretim elemanı yetiştirme”başlıklı 35. maddesinde “Yükseköğretimkurumları; kendilerinin ve yeni kurulmuş ve kurulacak diğeryükseköğretim kurumlarının ihtiyacı içinyurt içinde ve dışında, kalkınma planı ilke vehedeflerine ve Yükseköğretim Kurulunun belirteceği ihtiyacave esaslara göre öğretim elemanı yetiştirirler. (Ek fıkralar: 17/8/1983-2880/18 md.)Öğretim elemanı yetiştirilmesi amacıylaüniversitelerin araştırma görevlisi kadroları,araştırma veya doktora çalışmalarıyaptırmak üzere başka bir üniversiteye, YükseköğretimKurulunca geçici olarak tahsis edilebilir. Bu şekilde doktora veyatıpta uzmanlık veya sanatta yeterlik payesi alanlar, bu eğitiminsonunda kadrolarıyla birlikte kendi üniversitelerine dönerler. Yurtiçi veya yurt dışında yetiştirilen öğretimelemanları, genel hükümlere göre bağlıoldukları yükseköğretim kurumlarında mecburihizmetlerini yerine getirmek zorundadırlar. Buyükümlülüğü yerine getirmeyenlere,yükseköğretim kurumlarında görev verilmez. Özelkanunlarla getirilen mecburi hizmet çalışmaları bu hükümdışındadır.” hükmüne yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; Van YüzüncüYıl Üniversitesinde araştırma görevlisi olarakgörev yapmakta iken, 2547 sayılı YükseköğretimKanunu'nun 35.maddesi uyarınca 26.08.2002 tarihinde araştırmagörevlisi olarak davalı Van Yüzüncü YılÜniversitesi adına lisansüstü eğitim yapmakamacıyla Ortadoğu Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsündegöreve başlayan davacının, davalırektörlüğe mecburi hizmetyükümlülüğünün kaldırılmasıve doktora eğitimi öncesinde/döneminde imzalamışolduğu taahhüt ve kefalet senedinin iptal edilerek tarafınabildirilmesi istemi ile yaptığı başvurunun, davalı Rektörlük’ün05.07.2013 tarih ve 25130427/907-99/4517 sayılı yazı cevabıile 2547 sayılı Kanun’un 35.maddesinde yer alan düzenlemeile araştırma görevlisi kadrosunda lisansüstüeğitim yapan adı geçenin Kamu Kurum ve KuruluşlarıncaPersonel Kanunları ve diğer Özel Kanunlarda yer alanhükümlere göre okutulan öğrenci statüsündeolmaması nedeni ile 657 sayılı Kanunun ek 35.maddesindetaahhütname ve kefaletname senedinin iadesi mecburi hizmetyükümlülüğününkaldırılmasının mümkün bulunmadığınıbelirterek; reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılandavanın açıldığıanlaşılmaktadır. Olayda, davacının lisansüstüeğitim için Orta Doğu Teknik Üniversitesindegörevlendirilmeden önce 29.07.2002 tarihli kefalet senedi ile; mecburihizmet süresi dolmadan hizmetinde bulunduğu YüksekÖğretim Kurumu ve mecburi hizmetinin devredildiği kurumtarafından görevden çekilmişsayıldığında mecburi hizmetine tekabül edenödemelerin tamamının ve % 50 fazlası ile ayrıca buödemelere ilişkin sarf tarihinden itibaren hesaplanacak yasal vs.vergi ve kanuni ödemelerle birlikte Yüzüncü YılÜniversitesi emrine nakden ve defaten ödemeyi kabul ve taahhütetmiştir. Söz konu yüklenme ve kefalet senedi ile,Üniversiteye karşı mecburi hizmetyükümlülüğü ya da parasalkarşılığı taahhüt edilmek suretiyleÜniversite ile araştırma görevlisi arasında,tarafların karşılıklı hak veyükümlülüklerini içeren bir sözleşmeilişkisi kurulduğu açıktır. Bu duruma göre, taahhütve kefalet senedinin davacı ve kefilleri tarafından tek taraflıolarak imzalanarak idareye karşı taahhütte bulunulmasıkarşısında, davacı tarafından senedin iptali veödemesi yapılan senet bedellerinin iadesi istemiyleaçılan davanın görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınbaşvurusunun kabulü ile davalı Rektörlük vekiliningörev itirazının reddine ilişkin Van 3. İdare Mahkemesi’nin13.01.2015 gün ve 2013/1166 Esas sayılı görevlilik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle YargıtayCumhuriyet Başsavcısı’nın BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile davalı Rektörlük vekilinin görevitirazının reddine ilişkin Van 3. İdare Mahkemesi’nin13.01.2015 gün ve 2013/1166 Esas sayılıGÖREVLİLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 11.4.2016 günündeOY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy