T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 871
KARAR NO : 2016 / 190
KARAR TR : 11.4.2016
ÖZET: Davacının, müteveffa eşinin 1980-1984 yılları arasında atanmak suretiyle Belediye Başkanı olarak görev yaptığından bahisle, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun değişik ek 68. maddesi ile 5272 ve 5393 sayılı Kanunlar uyarınca makam ve görev tazminatı ödenmesi istemiyle açtığı davanın, İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :S. K.
Vekili :Av. U.T.
Davalı :Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
Vekili : Av. S. Y.
O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin eşimüteveffa Y. K.’ın, Çankırı İli, Bayramörenİlçesinde 02.10.1980-25.03.1984 tarihleri arasındaSıkıyönetim Komutanlığının kararı ileatanmak suretiyle 3 yıldan fazla belediye başkanlığıyapması nedeniyle, mülga 5434 sayılı Kanunun ek 68. incimaddesi uyarınca belediye başkanlarına ödenen makam vegörev tazminatından yararlanmak için 15. 01.2010 tarihlidilekçe ile davalı kuruma başvurduklarını, ancakdavalı kurumun 12.02.2010 tarihli yazısı ile; müvekkilinineşinin “02.10.1980-25.03.1984 tarihleri arasında 2303sayılı Kanun gereği belediye başkanı olarakgörevlendirildiği süreçte asıl memuriyet göreviuhdesinde olmak üzere atanma ile yürütmüş olduğuBelediye Başkanlığı görevinden dolayı, belediyebaşkanları için öngörülen ek gösterge,makam ve görev tazminatı ödenmesi mümkündeğildir..” demek suretiyle taleplerinin reddedildiğini; DanıştayOn Birinci Daire kararları ile İdare Mahkemelerinin kararlarındave 5434 Sayılı mülga Emekli sandığı Kanununun ek68. maddesinin değişik şeklinde de açıkça belirtildiğigibi, makam ve buna bağlı olarak görev tazminatınınödenebilmesi için, makam tazminatı ile yüksek hakimliktazminatı ödenmesini gerektiren görevlerde iki yılbulunduktan sonra emekliye ayrılmanın yeterli sayıldığını, belediye başkanlığı görevinin vekaleten veyaasaleten yürütülmüş olması konusunda her hangibir ayırım yapılmadığını; bu nedenledavalı kurumun ileriye sürdüğü gerekçede hukukiisabet bulunmadığını ifade ederek; davalı kurumbünyesinde hizmet veren Kamu Görevlileri Emeklilikİşlemleri Daire Başkanlığı’nın“görev ve temsil tazminatı ödenmesi“ talebininreddine ilişkin.12.02.2010 Tarih ve B.13.2.SGK.0.10.02.00 01/41-455-033sayılı kararının iptaline; müvekkilin yasalhakkı olan makam tazminatı ve buna bağlı olarak görevtazminatının 5272 ve 5393 Sayılı Yasalarınyürürlüğe girdiği 01.01.2005 tarihinden bugünekadar geriye dönük olarak tüm alacaklarının yasalfaizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle 11.3.2010 tarihindeidari yargı yerinde dava açmıştır.
ANKARA1.İDARE MAHKEMESİ: 4.11.2011 gün ve E:2010/360, K:2011/1821sayı ile, “(…) 29.09.1980 tarih ve 17120 sayılıResmî Gazete’de yayımlanan ve 12.09.1980 tarihindengeçerli olmak üzere yayımı tarihindeyürürlüğe giren 2303 sayılı Kanunun 18.08.1981tarih ve 2508 sayılı Kanunla değişik Geçici 3.maddesinde, görevden alınan belediye başkanları yerinefiilen görevli veya emekli kamu görevlileri veya serbest mesleksahipleri veya görevden alınmış bulunan belediyebaşkanları arasından SıkıyönetimKomutanlarının istemlerine uygun olarak il merkezlerinde İçişleriBakanlığı’nca, il merkezi olmayan yerlerde valilerce atamayapılacağı ve gerektiğinde bunların aynı usulledeğiştirileceği; mahalli mülki amirleridışında, belediye başkanlığına atanan kamugörevlisinin asıl hizmetinden izinli sayılacağı vebaşkanlık hizmeti sona erdiği zaman asli görevinedöneceği belirtilmekte; 5434 sayılı TürkiyeCumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun Ek 68. maddesinin 1.fıkrasında “Makam tazminatı ile Yüksek Hakimlik vetemsil veya görev tazminatı ödenmesini gerektiren görevlerdebulunanlardan, 10/10/1984 tarihli ve 3056 sayılı Kanunun 36 ncımaddesine göre istihdam edilenlere, Başbakanlıkta da makamtazminatı ödenmesini gerektiren görevlerde en az 6 ayçalışmış olmaları kaydıyla butazminatlardan yüksek olanı esas alınarak ödemeyapılır. Makam veya yüksek hakimlik tazminatıödenmesini gerektiren görevlerde toplam en az iki yıl bulunmadanveya bu görevlerde hiç bulunmadan emekliye ayrılanlara ise, enaz altı ay süreyle bulundukları en üst görevleriiçin belirlenen görev tazminatı veya hizmet yıllarıitibarıyla belirlenen görev tazminatından yüksek olanıödenir. Bu halde de iki yıllık süreyi doldurmaşartı aranır. Ancak bu tazminatların ölenlerin dul veyetimlerine ödenmesinde iki yıl görev şartıaranmaz.” kuralına yer verilmekte, anılan maddeye 5393sayılı Kanunun 85. maddesiyle eklenen 4. fıkrada da“Sandıkça emekli aylığı bağlananbüyükşehir belediye başkanlarına 7000, il belediyebaşkanlarına 6000, ilçe ve ilk kademe belediyebaşkanlarına 3000, diğer belediye başkanlarına 1500gösterge rakamı üzerinden, bu maddede belirtilen usûl veesaslar dâhilinde makam tazminatı, buna bağlı olaraktemsil veya görev tazminatı ödenir. Bu tazminatlar ilgililereödendikçe iki ay içinde faturasıkarşılığında Hâzineden tahsil olunur. Birincifıkrada öngörülen iki yıllık süreninhesabında iştirakçi olup olmadıklarınabakılmaksızın belediye başkanı olarak geçensürelerin tamamı dikkate alınır.” hükmüneyer verilmektedir.
5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanununun “5434 sayılı Kanuna İlişkinGeçiş Hükümleri” başlıklıGeçici 4. maddesinin 11. fıkrasında “Bu Kanununyürürlük tarihinden önce, seçimler neticesindebelediye başkanı olarak görev yapmış olup, bu Kanununyürürlük tarihinden önce 5434 sayılı Kanunun buKanunla yürürlükten kaldırılan ek 68 inci maddesinegöre makam tazminatı ve buna bağlı olarak temsil veyagörev tazminatı ödenenler hariç olmak üzere, sosyalgüvenlik kanunlarına göre emeklilik veya yaşlılıkaylığı almakta olanlardan; 5434 sayılı Kanunun bu Kanunlayürürlükten kaldırılan 39 uncu maddesine göreaylık bağlanması şartlarını haiz olanlara, buKanunun yürürlük tarihinden itibaren, bu kişilerden buKanunun yürürlük tarihi itibarıyla 5434 sayılıKanunun bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 39 uncumaddesine göre aylık bağlanması şartlarınıhaiz olmayanlara ise bu şartları haiz oldukları tarihtenitibaren 5434 sayılı Kanunun bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan ek 68 inci maddesinde belirtilen şartlar da dikkatealınarak, emsali belediye başkanının almakta olduğumakam tazminatı ve buna bağlı olarak temsil veya görevtazminatı tutarı, almakta oldukları emeklilik veyayaşlılık aylıklarına ilâve edilmek suretiyleödenir. Bu Kanunun yürürlük tarihinden önceseçimler neticesinde belediye başkanı olarak görev yapmışolup, bu Kanuna göre sigortalı iken yaşlılıkaylığı bağlananlardan; 5434 sayılı Kanunun buKanunla yürürlükten kaldırılan 39 uncu maddesinegöre aylık bağlanması şartlarını haizolanlara bu Kanunun geçici 2 nci ve geçici 4 üncümaddeleri hükümleri de dikkate alınarak bu fıkradabelirtilen şartlar dahilinde söz konusu tazminatlar aylıklarınailâve edilmek suretiyle ödenir. Bu Kanunun yürürlüktarihinden önce seçimler neticesinde belediye başkanıolarak görev yapmış olanlardan ölenlerin bu Kanunun 32 ncimaddesinde belirtilen şartlara sahip olmaları halinde, 5434sayılı Kanunun bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan ek 68 inci maddesinde belirtilen şartlar da dikkatealınarak, hak sahiplerine bu Kanunun 34 üncü, geçici 1inci, geçici 2 nci ve geçici 4 üncü maddeleri hükümlerinegöre söz konusu tazminatlar bu Kanunun yürürlüktarihinden önce ölenler için bu Kanununyürürlük tarihinden itibaren, bu Kanunun yürürlüktarihinden sonra ölenler için ise ölüm tarihindenitibaren ölüm aylıklarına eklenmek suretiyle ödenir.Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceseçimler neticesinde belediye başkanı olarak görevyapmış olanlardan; malûllük aylığı almaktaolanlar ile malûllük aylığına hak kazanacaklar5434 sayılı Kanunun bu Kanunla yürürlükten kaldırılan39 uncu maddesinde belirtilen aylık bağlamaya ilişkinşartlar dikkate alınmaksızın yukarıda belirtilentazminat haklarından yararlandırılır. Bu fıkrayagöre tazminat tutarları ödendikçe Hâzineden tahsiledilir.” hükmü; “UyuşmazlıklarınÇözüm Yeri” başlıklı 101. maddesinde ise“Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür.”hükmü yer almaktadır.
Davadosyasının incelenmesinden; davacının, müteveffaeşi Y. K.’ ın 02.10.1980- 25.03.1984 tarihleri arasındaSıkıyönetim Komutanlığı’nınkararı ile atanmak suretiyle Çankırı İliBayramören İlçe Belediye Başkanı olarak görevyaptığı gerekçesiyle makam ve görev tazminatıödenmesi için 15.01.2010 tarihli dilekçe ile yaptığıbaşvurunun, 12.02.2010 tarih ve B.13.2.SGK.0.10.02.00.01/41.455.033sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu BaşkanlığıSosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü KamuGörevlileri Emeklilik İşlemleri DaireBaşkanlığı işlemi ile, makam tazminatına hakkazanabilmek için tazminatı gerektiren kadroya asaleten atanmakgerektiği, eşinin ise belediye başkanlığıgörevini asıl memuriyet görevi uhdesinde olmak üzereyürüttüğü gerekçesiyle reddedildiği vebakılmakta olan davanın işbu işlemin iptali ve 01.01.2005tarihinden itibaren hak ettiği makam ve görev tazminatlarınınyasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesi istemiyleaçıldığı anlaşılmaktadır.
31.05.2006tarihinde yayımlanan 5510 sayılı Kanunun“Yürürlükten KaldırılanHükümler” başlıklı 106. maddesinin 8.fıkrası gereğince, 5434 sayılı TürkiyeCumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun Ek 68. maddesiyürürlükten kaldırılmış,“Yürürlük” başlıklı 108. maddesinin(d) bendi gereğince de uygulama tarihi 2008 yılı Ekim ayıbaşı olarak belirlenmiştir.
Bu durumda,uyuşmazlığın, davacının belediyebaşkanları için öngörülen makam ve görevtazminatı ödenmesi istemiyle yaptığı 15.01.2010tarihli başvurusunun reddine ilişkin işlemin tesis edildiği12.02.2010 tarihinde yürürlükte bulunan 5510 sayılıKanunun Geçici 4. maddesinin 11. fıkrası hükmüuyarınca çözümlenmesi gerekeceği açıkolup, bu sebeple dava konusu uyuşmazlığın, 5510 sayılıKanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili biruyuşmazlık olduğu görüldüğünden,Kanunun 101. maddesi gereğince, bu uyuşmazlığıngörüm ve çözümünde iş mahkemeleriningörevli olduğu ve Mahkememizin görevinde olmayan davanın buyönden reddi gerektiği sonucunaulaşılmıştır.
Açıklanannedenlerle; Mahkememizin görevinde olmayan davanın, 2577sayılı Kanunun 15/1-a maddesi uyarınca görevyönünden reddine…” karar vermiş; temyiz edilmesiüzerine Danıştay 11.Dairesinin 20.11.2012 gün veE:2012/191, K:2012/7651 sayılı kararıyla onanan ve karardüzeltme isteminde bulunulmayan görevsizlik kararıkesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı somut olay nedeniyle; davalı idarenin haksızolarak uyguladığı işlemin iptaline, müvekkilinin yasalhakkı olan makam tazminatı ve buna bağlı görevtazminatı olarak şimdilik 1000 TL’nin 5393 SayılıYasanın yürürlüğe girdiği 01.01.2005 tarihinden01.10.2008 tarihine kadar geriye dönük olarak tüm alacaklarınınyasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle 25.12.2013tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır.
ANKARA16.İŞ MAHKEMESİ: 3.4.2014 gün ve E:2013/1865, K:2014/434sayı ile, “(…)1.8.2008 tarihindeyürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar veGenel Sağlık Sigortası Kanununun 101 maddesinde bu kanundaaksine hüküm bulunmayan durumlarda bu kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceğibelirtilmiştir.
Aynıtür uyuşmazlıklarla ilgili, Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümünün 2013/790 Esas 2013/1270 Karar sayılıkarında da belirtildiği üzere, bu kanununyürürlük tarihten önce doğmuş bulunan 5434sayılı Kanunun uygulanmasından kaynaklananuyuşmazlıkların çözümünün idari yargınıngörevine girdiği anlaşıldığından, yargıyolu yanlışlığı nedeniyle dava dilekçesininreddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekildehüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:1-Yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle, dava dilekçesininusulden reddine,
2-Kararkesinleştiğinde dosyanın görevuyuşmazlığının çözülmesi içinuyuşmazlık mahkemesine gönderilmesine…” karar vermiş; temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10.H.D.nce 18.6.2014 gün veE:2014/12988, K:2014/15104 sayı ile onanan karar kesinleşmiş vedava dosyası Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, YusufZiyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, SüleymanHilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ınkatılımlarıyla yapılan 11.4.2016 günlütoplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasanın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, olaykısmında belirtildiği üzere, tarafları, konusu venedeni aynı olan davada; idari yargı yerince adli yargı yeriningörevli olduğu gerekçesiyle verilmiş bir görevsizlikkararı bulunmakta olup, bunun üzerine kendine gelen davayıinceleyen adli yargı yerinin sahip olduğu seçenekler ileverdiği karar bakımından bir değerlendirmeyapılması gerekmektedir.
1- 2247sayılı Yasanın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuzgörev uyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargımercilerinden en az ikisinin tarafları konusu ve sebebi aynı olandavada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdiklerikararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir.
Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanın taraflarıncave ceza davalarında ise ayrıca ilgili makamlarca ilerisürülebilir.” hükmüne göre, idare mahkemesininkesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine adli yargıyerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bu kararınkesinleşmesi halinde, olumsuz görev uyuşmazlığıdoğmuş olacak; hukuk alanında doğmuş bulunan buuyuşmazlığın giderilmesi istemi ise, ancak davanıntaraflarınca ileri sürülebilecektir.
2- 2247sayılı Yasanın 19. maddesindeki “Adli, idari, askeriyargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine kendine gelen bir davayı incelemeye başlayanveya incelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlik kararıveren merciin görevli olduğu kanısına varırsa,gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işinincelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değinerteler.” hükmüne göre ise, adli yargı yeri, davayabakma görevinin daha önce görevsizlik kararı veren idariyargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli bir karar iledoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvurukararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu daiçermesi gerekir.
Yasakoyucu,14. maddeye göre olumsuz görev uyuşmazlığıdoğması durumunda her iki yargı merciince işten elçekilmiş olduğundan başvurma istencini davanıntaraflarına bırakmış iken, bu yönteme oranla dahakısa zamanda çözüme ulaşılmasınıamaçladığı 19. madde ile, daha önce görevsizlikkararı veren yargı merciinden sonra davayı inceleyen yargımerciine, işten el çekmeden doğrudan UyuşmazlıkMahkemesine başvurma olanağınıtanımıştır.
Olayda, adliyargı yerince, davada idari yargının görevli olduğubelirtilerek görevsizlik kararı verilmekle birlikte, bununlayetinilmemiş ve kararın kesinleşmesinden sonra re’senUyuşmazlık Mahkemesine başvurulmuştur.
Bu haliyle, Ankara16.İş Mahkemesince re’sen yapılan başvuru, 2247sayılı Yasa’da öngörülen yöntemeuymamaktadır.
Ancak, adlive idari yargı yerleri arasında olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, İş Mahkemesince,2247 sayılı Yasa’nın 14, 15 ve 19. maddelerindeöngörülen durumun aksine, adli yargı kararınınkesinleşme durumu açıklığa kavuşturulmadan veönceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası teminedilmeden Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulduğugörülmekte ise de; idari yargı dava dosyasınınMahkemesinden istenildiği ve sonuçta usule ilişkin herhangibir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleriarasında doğan görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in,davanın çözümünde idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın davada idari yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacının,müteveffa eşinin 1980-1984 yılları arasında Çankırıİli, Bayramören İlçesinde, atanmak suretiyle BelediyeBaşkanı olarak görev yaptığından bahisle, 5434sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nundeğişik ek 68. maddesi ile 5272 ve 5393 sayılı Kanunlaruyarınca makam ve görev tazminatı ödenmesi istemiyle yaptığıbaşvurunun reddine ilişkin işleminin iptali ile Yasalarınyürürlüğe girdiği 01.01.2005 tarihinden bugünekadar geriye dönük olarak tüm alacaklarının yasalfaizi ile birlikte ödenmesi istemiyleaçılmıştır.
Dosyalarınincelenmesinden; davacının müteveffa eşinin, Çankırıİli, Bayramören İlçesinde 02.10.1980 - 25.03.1984tarihleri arasında SıkıyönetimKomutanlığının kararı ile atanmak suretiyle Belediyebaşkanı olarak görev yaptığıanlaşılmaktadır.
Davacı,5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 631sayılı KHK ile değişik 68. Maddesi gereğinceödenmesi gereken makam ve görev tazminatının ödenmesitalebinin davalı kurum tarafından reddedilmesi üzerine; gerekliödemenin yapılması için idari yargıyayaptığı başvurunun görev nedeniyle reddedilmesininardından adli yargıya başvurmuştur.
5434 sayılı T.C. Emekli SandığıKanunu’nun (5510 sayılı kanunun 106. maddesi ilemülga) Ek 68.maddesinde; “(Değişikmadde: 24/11/1994 - 4049/7 md.)
(Değişik fıkra: 23/02/1995 - KHK - 547/13md.) Makam tazminatı ile Yüksek Hakimlik ve temsil veya görevtazminatı ödenmesini gerektiren görevlerde bulunanlardan,10/10/1984 tarihli ve 3056 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinegöre istihdam edilenlere, Başbakanlıkta da makam tazminatıödenmesini gerektiren görevlerde en az 6 ayçalışmış olmaları kaydıyla butazminatlardan yüksek olanı esas alınarak ödemeyapılır. (Ek cümle: 04/07/2001 - 631 S.KHK/1. md.) Makam veyayüksek hakimlik tazminatı ödenmesini gerektiren görevlerdetoplam en az iki yıl bulunmadan veya bu görevlerde hiçbulunmadan emekliye ayrılanlara ise, en az altı ay süreylebulundukları en üst görevleri için belirlenen görevtazminatı veya hizmet yılları itibarıyla belirlenengörev tazminatından yüksek olanı ödenir. Bu halde deiki yıllık süreyi doldurma şartı aranır. (Ekcümle: 12/02/2000 - 4505/3 md.) Ancak bu tazminatların ölenlerindul ve yetimlerine ödenmesinde iki yıl görev şartıaranmaz.
(...)
(Ek fıkra:07/12/2004 - 5272 S.K./86.mad)Sandıkça emekli aylığı bağlananbüyükşehir belediye başkanlarına 7000, il belediyebaşkanlarına 6000, ilçe belediye başkanlarına 3000,diğer belediye başkanlarına 1500 gösterge rakamıüzerinden, bu Maddede belirtilen usul ve esaslar dahilinde makamtazminatı, buna bağlı olarak temsil veya görevtazminatı ödenir. Bu tazminatlar ilgililere ödendikçe ikiay içinde faturası karşılığında Hazinedentahsil olunur. Birinci fıkrada öngörülen ikiyıllık sürenin hesabında iştirakçi olupolmadıklarına bakılmaksızın belediye başkanıolarak geçen sürelerin tamamı dikkate alınır.
(Ek fıkra: (12/02/2000 - 4505/3 md.) Temsil vegörev tazminatları; yönetim ve denetim kurulu üyelikleridahil olmak üzere kamu kesiminde her ne suretle olursa olsun aylıkveya ücret alıp almadıklarına bakılmaksızıngörev alanlara bu durumları devam ettiği süreceödenmez. Tazminattan yararlanırken, yararlanma şartlarınıkaybedenler en geç bir ay içinde durumu Türkiye CumhuriyetiEmekli Sandığı Genel Müdürlüğünebildirirler. Bu durumun ortaya çıktığı tarihi takipeden ay başından itibaren tazminat ödenmesine son verilir.Zamanında bildirimde bulunmayanlara ödenen tazminat kanuni faizi ilebirlikte geri alınır.(...)
Bu tazminatlar, ölenlerin 5434 sayılı Kanunun67 nci maddesinde belirtilen aylığa müstehak dul ve yetimlerine68 inci maddesindeki oranlar üzerinden ödenir.
Bu ödemeler, T.C. Emekli Sandığıncaödenmesini müteakip iki ay içinde Genel Bütçeyegiren kurumlardan ayrılanlar için Hazineden, diğerleriiçin son kurumlarından faturasıkarşılığında tahsil edilir.(...) denilmiş;1.1.2007 tarihinde; maddenin “Bu tazminatlar, ölenlerin 5434sayılı Kanunun 67 nci maddesinde belirtilen aylığamüstehak dul ve yetimlerine 68 inci maddesindeki oranlar üzerindenhesaplanır.” şeklindeki beşinci fıkra metni ile“Bu ödemeler, T.C. Emekli Sandığınca ödenmesinimüteakip iki ay içinde Genel Bütçeye giren kurumlardanayrılanlar için Hazineden, diğerleri için sonkurumlarından faturası karşılığında tahsiledilir.” şeklindeki son fıkra metni yürürlüktenkaldırılmıştır.
Diğer taraftan, 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanununun “5434 sayılı Kanuna ilişkingeçiş hükümleri” başlıklı Geçici4. maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanununyürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 8/6/1949tarihli ve 5434 sayılı Kanuna göre; aylık, tazminat, harpmalûllüğü zammı, diğer ödemeler veyardımlar ile 8/2/2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1 incimaddesine göre ek ödeme verilmekte olanlara, bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil5434 sayılı Kanunda kendileri için belirtilmiş olanşartları haiz oldukları müddetçe bunlarınödenmesine devam olunur. Ancak, 5 ilâ 10 yıl arasındafiili hizmet süresi olan iştirakçilerden dolayı dul veyetim aylığı almakta olanların, aylık ve diğerödemeleri, bu Kanunun 32 nci, 34 üncü ve 37 nci maddelerindekişartları haiz oldukları müddetçe devamedilir.” hükmüne, aynı maddenin beşincifıkrasında ise; “ Bu madde kapsamına girenlerinaylıklarının bağlanması, artırılması,azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptanödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğerödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında buKanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri dedahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlemyapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkatealınır. (Ek cümle: 16/06/2010-5797 S.K/10. md.) Ancak, Polis Akademisinde öğrenim görmekteolan öğrencilerin yetim aylıkları bu öğrenimlerisüresince kesilmeksizin ödenmeye devam edilir.”hükmüne yer verilmiştir.
31.5.2006 tarih ve 5510 sayılı SosyalSigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 506, 1479, 2925,2926 ve 5434 sayılı Kanunlar kapsamındaki hizmet akdinegöre ücretle çalışanlar (Sosyal Sigortalılar),kendi hesabına çalışanlar (Bağ-Kur’lular),tarımda kendi adına ve hesabına çalışanlar(Tarım Bağ-Kur’luları), tarım işlerindeücretle çalışanlar, (Tarım sigortalıları),devlet memurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabitutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hakve hükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarakgörev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerinidiğer sigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta4/c maddesi) hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonrakabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510sayılı Kanunda düzenlemeler yapılmış ve anılanKanuna eklenen Geçici 1 nci ve Geçici 4 ncü maddelerle, 5754sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4 ncü maddesininbirinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olanlar (memurlarile diğer kamu görevlileri) ile bunların dul ve yetimlerihakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerinegöre işlem yapılacağı hüküm altınaalınmıştır. 5754 sayılı Kanunun kimihükümlerinin iptali istemiyle açılan dava AnayasaMahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E: 2008/56, K:2011/58 sayılıkararı ile reddedilmiştir.
5510 sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yeralan “…bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgiliortaya çıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E:2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı:28184) davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeye dayandırmıştır:“…5754 sayılı Kanunun yürürlüğegirmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisi olarakçalışmakta olanlar, evvelce olduğu gibi 5434 sayılıKanun hükümlerine tabi olacaklar ve bunların emeklileribakımından da aynı Kanun hükümleri uygulanmaya devamedecek; ancak 5754 sayılı Kanun’unyürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamugörevlileri olarak çalışmaya başlayanlar ise 5510sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacak ve haklarında5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılı Kanun’unöngördüğü kural ve esaslar uygulanacak; ihtilafhalinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte, artıkSosyal Sigortacılık esasına göre faaliyet gösteren veyaptığı, tesis ettiği işlem ve muameleler idariişlem sayılamayacak bir sosyal güvenlik kurumununvarlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır. 5754sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devamedecektir… Bu bakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkan uyuşmazlıklarınçözümünde iş mahkemeleriningörevlendirilmesinde Anayasa’ya aykırılıkgörülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyal güvenlikmevzuatının uygulanmasından doğan idari işlem ve idarieylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idari yargınıngörevinin devam edeceği açıktır…”
Yukarıda sözü edilen mevzuathükümlerinin ve Anayasa Mahkemesi kararının birliktedeğerlendirilmesinden, 5510 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisiolarak çalışmakta olanlar, daha önce olduğuüzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğiaçıktır.
Kaldı ki; T.C. Anayasası’nın158.maddesindeki “…diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır ” hükmüuyarınca Anayasa Mahkemesi kararının buuyuşmazlığın çözümünde esasalınacağı tartışmasızdır.
Bu durumda, 5510 sayılı Yasanınyürürlüğe girmesinden önce iştirakçisıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğerkamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılıKanuna göre emekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar veayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ilerideemekliliğe hak kazanacaklar yönünden Sosyal GüvenlikKurumunca tesis edilen işlem ve yapacağı muamelelerin“idari işlem” ve “idari eylem” niteliğinikorumaya devam edeceği, dolayısıyla, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilenidari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları kapsamında bulunan, 5754sayılı Yasanın yürürlüğe girdiğitarihten önce, Emekli Sandığı iştirakçisiolarak görev yapan davacının müteveffa eşinin 1980-1984 tarihleri arasında Belediye Başkanı olarakgörevlendirilmesinden dolayı, makam ve görevtazminatından yararlandırılması istemiyle davacıvekilince yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptaliile yoksun kalınan tazminat tutarının yasal faiziyle birlikteödenmesine karar verilmesi istemiyle açtığıdavanın; 5434 sayılı Kanunhükümleri dikkate alınarak çözümekavuşturulacağı gözetildiğinde; idari yargı yerindegörüleceği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Ankara 16.İş Mahkemesinin yönteme aykırıbaşvurusunun kabulü ile Ankara 1.İdare Mahkemesiningörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Ankara 16.İş Mahkemesi’ninyönteme aykırı BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Ankara1.İdare Mahkemesinin 4.11.2011 gün ve E:2010/360, K:2011/1821sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,11.4.2016 gününde OY BİRLİĞİ İLEKESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Mehmet
AKBULUT
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Yüksel
DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy