T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2016 / 198 KARAR NO : 2016 / 238 KARAR TR : 11.4.2016 ÖZET: Davacıların taşınmazına yol yapılmak suretiyle kamulaştırmasız el atıldığı ve bu şekilde davacıların zararına yol açıldığı belirtilerek; meydana geldiği iddia olunan zararın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi istemiyle açılan davada, taşınmazın birkısmına fiilen el atılmış olmasına karşın, görev uyuşmazlığının taşınmazın el atılmayan kısmı bakımından çıktığı anlaşılmakla, bu yönüyle görülen davaya konu uyuşmazlığın imar planından kaynaklanan tazminat davaları kapsamında İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacılar :1- C.D. 2- F.T. 3- F. K. 4- B. G. Vekili :Av. H. U. Davalılar :1- Osmangazi Belediye Başkanlığı (HemAdli Hem İdari Yargıda) Vekili : Av. E. T. (AdliYargıda) 2- BursaBüyükşehir Belediye Başkanlığı (İdariYargıda) O L A Y : Davacılar vekili OsmangaziBelediye Başkanlığı’nı davalı olarakgöstermek suretiyle mahkemeye sunduğu dava dilekçesinde;“Müvekkilim Bursa İli, Osmangazi İlçesi, YunuseliMah, 7495 Ada 4 Parsel Nolu taşınmazın malikidir. Osmangazi Belediyesi sınırlarıiçerisinde olan bu taşınmaz üzerinden davalıidarelerce yol geçirilmiş, kamu alanı halinegetirilmiştir. El konulan bu yer tarafımca dayanılan tapukapsamı içerisinde olup, el koyma kamusal hizmete tahsisamaçlı ve kalıcı niteliktedir. Söz konusutaşınmaz Osmangazi Belediye sınırlarıiçerisinde yer almaktadır. İmara açık bölgeiçerisinde bulunan bu yer yoğun yapılaşmanın mevcutolduğu bölgede olup, oldukça değerlidir. Müvekkilim malikbulunduğu bu taşınmaz, mevcut imar planında yol ve kamualanı olarak gözükmektedir. Davalı idareninkamulaştırma ya da acele kamulaştırma kararı almadanarsadan yol geçirmiş bulunması haksız ve yasal dayanaktanyoksundur. Bu nedenle tazminat talebi zorunluluğu hasılolmuştur. El atılan kısmındışında kalabilecek ve fiilen kullanımımümkün olmayacak bir kısım mevcut ise bu kısmında bedel karşılığında davalı idarelerebırakılmasını talep etmekteyiz. NETİCE ve TALEP:Yukarıda açıklanan nedenlerle; A-) Davamızınkabulü ile fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik32.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasalfaizi ile birlikte davalıdan tahsiline, B-) Yargılama giderleri veücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini bilvekale arzve talep ederim.” demek suretiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır. Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi: 17.12.2012 gün ve E:2009/515,K:2012/781 sayılı kararı ile özetle; “Bursa İli,Osmangazi İlçesi, Yunuseli Mahallesi, 7496 Ada 1 parsel ile ilgili davanınHUSUMET YÖNÜNDEN REDDİNE, Bursa İli, Osmangaziİlçesi, Yunuseli Mahallesi, 7521 ada 2 parsel ile ilişkinolarak 219.636,00 TL kamulaştırmasız el atmatazminatının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birliktedavalı idareden tahsili ile tapudaki paylarına göredavacılara verilmesine, Tapu kaydındaki mevcuthacizlerin aynen bedele yansıtılmasına, Bursa İli, Osmangaziİlçesi, Yunuseli Mahallesi, 7521 ada 2 parseldeki davacılaraait payların İPTALİ ile davalı OSMANGAZİBELEDİYESİ adına TAPUYA KAYIT VE TESCİLİNE,”şeklinde karar vermiştir. İşbu kararakarşı davalı Osmangazi Belediye Başkanlığıvekilince yapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 18.Hukuk Dairesi 31.10.2013 gün ve E:2013/12204, K:2013/14315sayılı ilamı ile; “Dava, idare tarafından imaruygulama planına göre kamu hizmetine tahsis edilen dava konusutaşınmazın bu durumu nedeniyle kullanım hakkınınkısıtlanmasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Taşınmazın fiilenel atılmayan bölümü yönünden yapılanincelemede; Uygulama ve öğretide;kamu idarelerinin kamu hizmetlerinin yürütülmesisırasında tek yanlı irade açıklamalarıyla kamuhukuku esaslarına dayanarak ilgililerin hukuki durumlarınıetkileyecek şekilde yaptıkları işlemlerin idari işlem,görev ve yetki alanlarına giren konularda hukuka uygun olarakyaptığı fiiller ile bu görevleriyle ilgili hareketsizkalmaları idari eylem olarak tanımlanmakta olup, somut olaydaidarenin icra yetkisini hukuka aykırı olarak kullanması olaraknitelendirilebilecek fiili el atma durumu söz konusuolmadığından 3194 sayılı imar Kanunu'nun ilgilimaddeleri uyarınca tek yanlı idari işlemle düzenlenen imarplanları ve bu planlara dayanılarak yapılan işlemlerinidari nitelik taşıdığı, söz konusu imarplanlarının zamanında uygulamaya geçirilmemesi durumu daidari eylem olarak kabul edilmektedir. Yukarıdaaçıklanan uyuşmazlıklarla ilgili olarakaçılan davalarda, görev itirazında bulunulması veolumlu görev uyuşmazlığı çıkmasıüzerine durum Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından değerlendirilmişve 09.04.2012 gün 2011/238E.-2012/63K. ve 2012/41 E- 2012/77 K.sayılı kararlarında fiili el atmanınbulunmadığı durumlarda idari yargı yerinin görevlibulunduğuna oybirliği ile karar verilmiştir. Ayrıca 11.06.2013 tarihindeyürürlüğe giren 6487 sayılı Yasa ile 2942sayılı Kamulaştırma Kanununun değiştirilenGeçici 6. maddesinin 10. fıkrasında da “Uygulama imarplanlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmaksuretiyle veya ilgili kanunların uygulamasıyla tasarrufukısıtlanan taşınmazlar hakkında, 03/05/1985 tarihli ve3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idaribaşvuru ve işlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda davaaçılabilir. Bu madde hükümleri kararabağlanmamış veya kararı kesinleşmemiş tümdavalara uygulanır." hükmü getirilmiştir. Bu nedenle; davacınınmülkiyet hakkına getirilen kısıtlamanın, dava konusutaşınmazın, genel ve düzenleyici bir işlem olan imarplanıyla kamu hizmetine özgülenmesinden ve bu plandaöngörülen kamulaştırma işlemlerininzamanında yapamamasından kaynaklandığının kabulüile idari işlem ve eylemden doğan zarara ilişkin davanın2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunuhükümleri uyarınca idari yargı yerindeçözümlenmesi gerektiğinden 6100 sayılı HukukMuhakemeleri Kanununun 114/1-b ve 115/2. maddeleri uyarınca dava konusutaşınmazın hukuken el atılan kısmıyönünden davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken,yazılı şekilde hüküm kurulması, Taşınmazın fiilenel atılan kısmı yönünden yapılan incelemede ise; Dosyadaki yazılara,kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektiricinedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlikgörülmemesine göre sair temyiz itirazları yerindedeğildir. Ancak; 11.06.2013 tarihindeyürürlüğe giren 6487 sayılı Yasa ile 2942sayılı Kamulaştırma Kanununun değiştirilenGeçici 6. maddesinin 7 ve 13. fıkralarında getirilen “Bumadde kapsamında açılan davalarda mahkeme ve icraharçları ile her türlü vekalet ücretleri bedeltespiti davalarında öngörülen şekilde maktu olarakbelirlenir." ve “.... bu fıkra kapsamında kalantaşınmazlar hakkında açılan ve kesinleşmeyendavalarda da uygulanır.” düzenlemelerikarşısında, davacılar lehine maktu vekalet ücretitakdir edilmesi ile maktu karar ve ilam harcı alınmasıgerektiğinin düşünülmemesi, Doğrugörülmemiştir. Bu itibarla yukarıdaaçıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızınyazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyizitirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ilehükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA,”şeklinde karar vermiştir. Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi: Yargıtay’ınbozma ilamına uyduktan sonra 30.04.2015 gün ve E:2015/7, K:2015/193sayılı kararı ile özetle; “Dava konusu Bursaİli. Osmangazi ilçesi, Yunuseli Mahallesi, 7496 ada 1 parsel ileilgili davanın husumet yönünden reddine dair önceki kararlailgili Yargıtay'ca bir bozma olmadığından kesinleşmişolan bu hususta tekrar karar verilmesine yer olmadığına, Bursa İli, Osmangaziİlçesi, Yunuseli Mahallesi, 7521 ada 2 parselde fiilen elatılan Harita Mühendisi bilirkişi B. B.'ın 08/05/2012tarihli krokisinde A harfi ile gösterilen 5325.04 m2’likbölümden: Davacı F.K.'ın11681/1797077 pay karşılığı 16.268.00TL, Davacı F.T.'ın11681/1797077 pay karşılığı 16.268.00 TL. Davacı C.D.'nun11682/1797077 pay karşılığı 16.269.00 TL, Davacı B.G.'in11687/1'/97077 pay karşılığı 16.276,00 TL,kamulaştırmasız el atma tazminatının dava tarihindenitibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılaraverilmesine, Bu bölüm ile ilgilifazlaya ait talebin reddine, Dava konusu Bursa İli,Osmangazi İlçesi, Yunuseli Mahallesi, 7521 ada 2 parselde fiilen elatılan Harita Mühendisi Bekir Belhan’ın 08/05/2012 tarihlikrokisinde A harfi ile gösterilen 5325.04 m2’lik bölümitibariyle, Davacı F.K.'ın11681/1797077 pay Davacı F.T.'ın11681/1797077 pay Davacı C.D.'nun11682/1797077 pay Davacı B.G.’in11687/1797077 payın adlarından İPTALİ ile davalı OSMANGAZİBELEDİYESİ adına TAPUYA KAYIT VE TESCİLİNE, 4-Bursa İli, Osmangaziİlçesi, Yunuseli Mahallesi, 7521 ada 2 parselde fiilen elatılmayan Harita Mühendisi bilirkişi B. B.’ın08/05/2012 tarihli krokisinde B harfi ile gösterilen 12645,73 m2’likbölümdeki davacıların paylan ile ilgili davanınİdare Mahkemesi görevli olması nedeniyle YARGI YOLU BAKIMINDANREDDİNE,” şeklinde karar vermiştir. İşbu kararakarşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay18. Hukuk Dairesi 12.11.2015 gün ve E:2015/16769, K:2015/16442sayılı ilamı ile özetle; “2942 sayılıKamulaştırma Kanunu’nun 6487 sayılı Kanunladeğiştirilen Geçici 6.maddesinin onikinci veonüçüncü fıkraları 13.03.2015 tarihli ResmiGazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 13.11.2014 tarih, 2013/95 Esas,2014/176 Karar sayılı kararıyla iptal edildiğinden;04.11.1983 tarihinden sonra el atılan taşınmazlaryönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyleaçılan davalarda, mahkeme ve icra harçları ile hertürlü vekalet ücretinin nispi olarak uygulanmasıyönünde getirilen yasal düzenleme ve temyize gelendavalının sıfatı dikkate alınarak mahkemece nispiharç yerine maktu harca hükmedilmesi ve dava konusutaşınmazın tapu kaydında davacılar hissesinde yer alanhaczin bedele yansıtılmamış olması doğrudeğil ise de, bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayapılmasını gerektirmediğinden gerekçelikararın hüküm bölümünün (2) numaralıfıkrasının 7. satırının sonuna "Dava konusutaşınmazın tapu kaydında yer alan hacizlerin hissesindehaciz bulunan davalı B.G., F.K. ve F. T. için tespit edilen bedeleyansıtılmasına” ibaresinin yazılması, (7)numaralı fıkrasının hükümden tamamençıkartılarak yerine “7-Harçlar Yasasıuyarınca alınması gereken 4.445,68 TL harcın ilk karar ilebirlikte davalı idareden tahsil edilen 9.827,98 TL harçtan mahsubuile fazla yatırılan 5.382,30 TL'nin talep halinde davalı idareyeiadesine, davacı tarafından yatırılan 3.218,40 TLharcın talep halinde davacılara iadesine” ibaresininyazılması, (7) numaralı fıkradan sonra gelen ve maddi hatasonucu yeniden (7) numara verilen fıkranın (8) ilenumaralandırılarak bu fıkradan sonra gelen “8,9,10”numaralı fıkraların “9,10,11" olaraknumaralandırması suretiyle 6100 sayılı HMK.ya 6217sayılı Kanunla eklenen Geçici 3. madde gözetilerekHUMK.nun 438. maddesi uyarınca hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmişbu şekli ile ONANMASINA,” şeklinde karar vermiş ve kararkesinleşmiştir. Davacılar vekili OsmangaziBelediye Başkanlığı ile Bursa BüyükşehirBelediye Başkanlığı’nı davalı olarakgöstermek suretiyle mahkemeye sunduğu dava dilekçesinde“Bursa İli, Osmangazi İlçesi, Yunuseli Mahallesi, 7521ada 2 parsel sayılı taşınmazda müvekkillerimizinhissesi mevcuttur. Müvekkilimiz adınaBursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2009/515 E. sayısı ilegörülen Kamulaştırmasız El Koymadan KaynaklıTazminat Davasında yerel mahkemece davanın kabulüne kararverilmiş, temyiz incelemesi neticesinde mahkeme karan Yargıtay 18.Hukuk Dairesinin 2013/12204 E. 2013/14315 K. sayılı ve 31.10.2013günlü ilamının “dava konusu taşınmazınfiilen el atılmayan bölümleri yönünden davanın görümve çözüm yerinin idari yargı olduğu”gerekçesi ile BOZULMUŞTUR. Bozma sonrası 2015/7 E.sayısını alan dava dosyasında yerel mahkemece dava konusutaşınmazın fiilen el atılan kısımlarıyönünden davanın kabulüne, harita bilirkişisi raporundakrokide B harfi ile gösterilen 12.645,73 m2 lik bölümyönünden davaya bakma görevinin idari yargıda olmasısebebiyle bu kısım yönünden yargı yolubakımından davanın reddine karar verilmiştir. Söz konusu karar,Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 2015/16769 Esas, 2015/16442 Kararsayılı ve 12.11.2015 günlü karan ile ONANMIŞTIR. Davaya konu olantaşınmaz, Rekreasyon + Spor Tesisi Alanında kalmakta olup,içinde bulunduğu bölge ile ilgili uygulama imarplanının onay tarihinden itibaren 5 yıldan fazla birsürenin geçmiş olmasına karşılık davakonusu taşınmaz kamulaştırılmamış veya plandeğişikliği yapılarak malikleretaşınmazından tasarruf etme imkanı da verilmemiştir. Müvekkillerin hissedarıolduğu parselin, imar planında Rekreasyon + Spor Tesisi Alanıolarak ayrılması nedeniyle bu parselde artıkyapılaşmaya gidilemeyeceğinden, müvekkillerin tasarrufhaklarının kısıtlandığıaçıktır. Buna rağmen, ilk imar planınınonayından itibaren 5 yıldan fazla bir süre geçmişolmasına karşın davalı idarece 5 yıllık imarprogramının hazırlanmadığı vekamulaştırma yapılmadığı gibi, ne zamankamulaştırma yapılabileceği konusunda tarafımızaherhangi bir bilgi de verilmediğinden müvekkillere ait parselinmülkiyet hakkından yararlanma olanaklarınınkalmadığı görülmektedir. SONUÇ VE İSTEM:Yukarıda arz ve izah ettiğimiz üzere davamızınkabulü ile, Uzun yıllar programaalınmayan imar planının fiilen hayata geçirilmemesinedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalıidarece, pasif ve suskun kalınarak ve işlem tesisi edilmemek suretiyletaşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin eyleminin,mülkiyet hakkının özüne dokunan ve onu ortadankaldıran bir niteliğe sahip bulunan kamulaştırmasız elkoyma olgusunun varlığıyla davalı idare müvekkilintaşınmazına kamulaştırmasız el koymuşbulunmaktadır. Bu nedenle, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmakkaydıyla 120.000,00 TL kamulaştırmasız el atma nedeniyletazminatının adli yargı dava açma tarihi olan 05.11.2009tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardanalınarak davacılara ödenmesine, Yargılama giderleri veücreti vekaletin davalılara tahmiline karar verilmesini vekaleten arzve talep ederiz.” demek suretiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır. Bursa 3. İdare Mahkemesi: 03.03.2016 gün ve E:2016/133sayı ile; “2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi'ninKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un“Yargı Mercilerinin Uyuşmazlık MahkemesineBaşvurmaları" başlıklı 19. maddesinde,"Adli, idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veyakesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelenbir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargımercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevliolduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ilegörevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurur ve elindeki işin incelenmesini UyuşmazlıkMahkemesinin karar vermesine değin erteler. Yargı merciince,önceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası datemin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte davadosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir."hükmü yer almaktadır. Dava dosyasınınincelenmesinden; davacı vekili tarafından aynı istemle Bursa 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/7 Esasına kayden açılandavada, anılan Mahkemenin 30/04/2015 gün ve E:2015/7, K:2015/193 sayılıkararıyla, taşınmazın hukuken el atılankısmı nedeniyle oluştuğu ileri sürülentazminat isteminin görüm ve çözümünde idariyargının görevli olması nedeniyle davanın reddinekarar verildiği, 07/02/2016 tarihinde kayda giren dilekçeylebakılan davanın açıldığıanlaşılmaktadır. 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanununun 2. maddesinde, idari dava türleri;"idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu vemaksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları ve tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerindendoğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar" olaraktanımlanmış, aynı Yasanın 15/1-a maddesinde, idariyargının görev alanına girmeyip adli veya askeriyargının görev alanına giren davalarınreddedileceği hükme bağlanmıştır. Belediyelerin 3194sayılı imar Kanunu 8. maddesi ve 18. maddesinin verdiği yetkiile arazi ve arsalar üzerinde imar planlarınınhazırlanması ve yürürlüğe konulması, arazive arsa düzenlemesi gibi faaliyetleri kapsamında yaptıklarıimar planlarından kaynaklanan işlemlerin tek yanlı ve kamugücüne dayanan irade açıklamaları ile tesis edilengenel ve düzenleyici işlemler olduğu bu yönü ile deidari eylem ve işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarınidari yargı yerlerinde çözümlenmesi gerekliği tartışmasızdırBuna karşılık, Belediyece, KamulaştırmaKanunu’nda öngörülen usul ve yöntemlere uygun idarinitelikte uygulama işlemleri yapılmaksızın, dava konusu taşınmazınbir kısmına fiilen el atması karşısında, idareninbu eyleminin kamulaştırmasız el atma niteliğinitaşıdığı açıktır Öte yandan, İdareninyürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetineilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeye göre meydanagetirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesi gibitesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımısırasında kişilere verdiği zararların tazminiistemiyle açılacak davaların görüm veçözümünün, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafındanaçılacak tam yargı davaları kapsamında yargısaldenetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi birayni hakka müdahalede bulunulduğu, özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men’i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesineve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerinde çözümleneceği,yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmişbulunmaktadır. Nitekim, yukarıda belirtilengenel kabul doğrultusundaki Yargıtay İçtihadıBirleştirme Kurulunun 11/2/1959 günlü, E:1958/17, K:1959/15sayılı kararının 3. bölümünde,“istimlaksiz el atma halinde amme teşekkülü istimlakKanununa uygun hareket etmeden ferdin malım elinden almışolması sebebiyle kanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. Vebu bakımdan dava Medeni Kanun hükümlerine giren mülkiyetetecavüzün önlenmesi veya haksız il neticesinde meydanagelen zararın tazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliyemahkemesinin vazifesi içindedir” görüşüne yerverilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden,uyuşmazlık konusu taşınmazın bir kısmına(5.325,04 m2'lik kısmına) fiilen el atıldığıanlaşılmaktadır. Bu durumda, idarenin dava konusutaşınmaza kamulaştırmasız el atmasındandoğan zararın tazminine yönelik bulunan davanın,taşımaza fiilen el atılması karşısında,haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünün adliyargı yerinin görevine girdiği anlaşılmaktadır. Nitekim; kısmen fiili elatmanın kısmen de hukuki el atmanın mevcut olduğu birtaşınmaza ilişkin benzer bir uyuşmazlıktaUyuşmazlık Mahkemesi'nce verilen 01/06/2015 gün ve E:2015/471 veK:2015/473 sayılı kararda da, hukuki ve fiili el atma nedeniyleoluşan zarar kalemi ayrımı yapılmaksızın uyuşmazlığıngörüm ve çözümünde tümüyle adliyargı yerinin görevli olduğuna karar verildiğigörülmektedir. Açıklanan nedenlerle;davanın adli yargının görev alanına girdiğisonucuna varıldığından, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi'negönderilmesine, dosya incelemesinin Uyuşmazlık Mahkemesi'ncekarar verilinceye kadar ertelenmesine,” şeklinde kararvermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, YusufZiyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, SüleymanHilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ınkatılımlarıyla yapılan 11.4.2016 günlü toplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı yasa’nın 19.maddesindeöngörülen biçimde görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının, son görevsizlik kararını veren mahkemece,adli yargına ilişkin evraklar da temin edilmek suretiyle UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Selim Şamil KAYNAK’ın, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacılarınhissedar oldukları Bursa İli, Osmangazi İlçesi, YunuseliMahallesi, 7521 ada 2 parsel sayılı taşınmaza,davalılar tarafından, imar planında “Yol ve kamualanı” olarak ayrılmak suretiyle, elatıldığı iddiası ile meydana geldiği belirtilenzararın tazmini istemiyle açılmıştır. Dava dosyalarında mevcutbilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; mahkemeye sunulan bilirkişi raporunda;“dava konusu Bursa İli, Osmangazi İlçesi, Yunuseli Mah. 7521ada 2 numaralı parselin ekli olarak sunulan krokisinde (A) harfi ileişaretli 5.325,04 m2’lik kısmının etrafı telörgü ile çevrilerek inşaat atıklarıdöküm alanı, stabilize malzeme döküm ve toprakdepolama alanı olarak kullanıldığı, bu suretle fiilenel atıldığı, (B) ile işaretli 12.645,73 m2’likbölüm halen boş arsa halinde bulunduğu, belirtilmişolup, İdari Yargı yerinde açılan davanın konusu,davaya konu taşınmazın el atılmayan kısmınailişkin bulunmaktadır. 3194 sayılı İmarKanunu’nun “Planların hazırlanması veyürürlüğe konulması” başlıklı 8.maddesinde; “Planların hazırlanmasında veyürürlüğe konulmasında aşağıdabelirtilen esaslara uyulur. a)Bölge planları; sosyo - ekonomik gelişme eğilimlerini,yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri,faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımınıbelirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını,gerekli gördüğü hallerde Devlet PlanlamaTeşkilatı yapar veya yaptırır. b)İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmarPlanından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevredüzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediyesınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulamaimar planları ilgili belediyelerce yapılır veyayaptırılır. Belediye meclisince onaylanarakyürürlüğe girer. (Değişik dördüncücümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Bu planlar onay tarihinden itibarenbelediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde veilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlıolarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlaraitiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediyemeclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisionbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. Belediyeve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacakplanlar valilik veya ilgilisince yapılır veyayaptırılır. Valilikçe uygungörüldüğü takdirde onaylanarakyürürlüğe girer. (Değişiküçüncü cümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Onaytarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilan yerinde ve ilgiliidarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlıolarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlaraitiraz edilebilir. İtirazlar valiliğe yapılır, valilikitirazları ve planları onbeş gün içerisinde inceleyerekkesin karara bağlar. Onaylanmışplanlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usulleretabidir. Kesinleşenimar planlarının bir kopyası, Bakanlığagönderilir. İmarplanları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgili idareleringörevidir. Belediye Başkanlığı ve mülkiamirlikler, imar planının tamamını veya birkısmını kopyalar veya kitapçıklar haline getiripçoğaltarak tespit edilecek ücretkarşılığında isteyenlere verir. c)(Ek: 3/7/2005-5403/25 md.) Tarım arazileri, Toprak Koruma ve AraziKullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsalamaç dışında kullanılmak üzereplânlanamaz.” hükmüne yer verilmiştir. Davaya konu olayda;davacıların hissedar oldukları Bursa İli, Osmangaziİlçesi, Yunuseli Mahallesi, 7521 ada 2 parsel sayılıtaşınmaza, davalılar tarafından, imar planında“Yol ve kamu alanı” olarak ayrılmak suretiyle, hukuken elatıldığı iddiası ile meydana geldiği belirtilenzararın tazminine yönelik bulunan davanın, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde yer alan"İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları" kapsamında idari yargı yerinceçözümlenmesi gerekmektedir. Öte yandan,taşınmazın imar planında “dere mutlak korumaalanı”nda kalması nedeniyle taşınmaz üzerindekitasarruf yetkisinin kısıtlanması nedenine dayalı olarakdavacının Asliye Hukuk Mahkemesi nezdindeaçtığı tazminat davasında, bu Mahkemece 4.11.1983günlü, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nunGeçici 6 ncı maddesinin kimi fıkralarının iptaliistemiyle Anayasa Mahkemesine yapılan itiraz başvurusunda; AnayasaMahkemesi 25.9.2013 tarih ve E: 2013/93, K: 2013/101 sayılıkararında ”… Davacının mülkü üzerindetasarruf etme hakkının kısıtlanması, idarenin bireyleminden değil, idari bir işlem niteliğinde olduğutartışmasız olan imar planından kaynaklanmaktadır.Olayda, idarenin fiili el koyma niteliği taşıyan bir eylemihenüz bulunmamakta, aksine kanunen yapması gerekenkamulaştırma işlemlerini yapmamak biçiminde tezahüreden bir eylemsizliği söz konusudur. Öte yandankamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi içintaşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesi vetaşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olmasıgerekmektedir. Oysa, mahkemede görülen davaya konu olayda olduğugibi imar kısıtlamalarında taşınmaz zilyetliğimalikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikin ilgili mevzuattankaynaklanan bazı kısıtlamalara maruz kalması sözkonusu olmaktadır. Sonuç olarak, davacınıntaşınmazının imar planlarında “dere mutlakkoruma alanı” nda bırakılması nedeniyle, tasarrufhakkının kısıtlanmasınınkamulaştırmasız el atma sonucu olduğu ve tasarrufhakkının kısıtlanması sebebiyle doğanzararın ancak idari yargıda açılacak bir tam yargıdavasına konu edilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır.Dolayısıyla bakılmakta olan dava, itiraz başvurusunda bulunanmahkemenin görev alanına girmemektedir. Nitekim, Anayasanın 158.maddesi ile, adli, idari ve askeri yargı mercileri arasındakigörev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarakçözümlemeye yetkili kılınan UyuşmazlıkMahkemesinin istikrar bulmuş içtihatları da buyöndedir…” gerekçesiyle, Asliye Hukuk Mahkemesinceyapılan itiraz başvurusu, başvuran mahkemenin yetkisizliğinedeniyle oybirliğiyle reddedilmiştir. Yine taşınmazıimar planında “spor alanı” olarak ayrılandavacının Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı tazminatdavasında, davalı idarelerin görev itirazları nedeniyleDanıştay Başsavcılığıncaçıkartılan olumlu görevuyuşmazlığında, Uyuşmazlık Mahkemesi’nceolumlu görev uyuşmazlığı talebinin kabulü ileilgili Asliye Hukuk Mahkemesinin görevlilik kararının kaldırılmasıyolunda verilen karar nedeniyle, anayasal haklarının ihlaledildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine yapılan bireyselbaşvuru üzerine, Anayasa Mahkemesi İkinciBölümünce 18.9.2013 tarihinde verilen kararda (Başvuru No:2013/1586) “…Mahkemenin gerekçesi ve başvurucununiddiaları incelendiğinde, iddiaların özününUyuşmazlık Mahkemesi tarafından delillerindeğerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının yorumlanmasındaisabet olmadığına ve esas itibariyle yargılamanınsonucuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.Yargılama, Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından usulşartlarına ve hukuka uygun olarak gerçekleştirilmişolup, başvurucu derece mahkemelerinde kendi delillerini veiddialarını sunma fırsatını bulmuş ve bunlarUyuşmazlık Mahkemesi’nce gereği gibi değerlendirilmiştir…Açıklanan nedenlerle, adil yargılanma hakkının ihlaledildiği iddialarının kanun yolu şikayeti niteliğindeolduğu, Uyuşmazlık Mahkemesi kararının bariz bir şekildekeyfilik de içermediği anlaşıldığından,başvurunun, diğer kabul edilebilirlik koşullarıyönünden incelenmeksizin ‘açıkça dayanaktanyoksun olması’ nedeniyle kabul edilemez olduğuna kararverilmesi gerekir…” gerekçesiyle, davacınınbaşvurusu oybirliğiyle reddedilmiştir. (Resmi Gazete,30.10.2013, Sayı:28806) Son olarak, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun30.10.2013 tarih ve E.2013/603, K.2013/1503 sayılı kararıyla,imar planındaki kısıtlamalardan kaynaklanan ‘hukuki elatmalardan’ kaynaklanan tazminat istemli davaların idariyargının görevinde olduğu hüküm altınaalınmıştır. Açıklanan nedenlerle,Bursa 3. İdare Mahkemesince yapılan başvurunun reddine kararverilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Davanınçözümünde İDARİ YARGI YERİNİNgörevli olduğuna, bu nedenle Bursa 3. İdare Mahkemesinceyapılan BAŞVURUNUN REDDİNE, 11.4.2016 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy