T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2015 / 660 KARAR NO : 2016 / 189 KARAR TR : 11.4.2016 ÖZET: Davacının, davalılardan TCDD Genel Müdürlüğü 2. Bölge Behiçbey Malzeme Müdürlüğü emrinde uzman teknisyen olarak çalışırken, diğer davalı Karabük Demir Çelik Sanayi ve Ticaret A.Ş.nin Fabrikasından alınacak malzemelerin kontrolü için görevlendirildiği, bu görevin ifası için fabrikada kontrol hizmetinde iken bir duvarın önünden geçerken aniden ray parçasının kendisine çarpması sonucu hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı iddia olunan olayda, davacının yaralanmasından dolayı uğradığı ileri sürülen maddi ve manevi zararın yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :M.G. Vekili :Av. K.K. Davalılar :1- Karabük Demir Çelik Sanayi ve Tic. A.Ş. Vekili : Av. H.Y. 2- TCDDGenel Müdürlüğü Vekili : Av. G. K. İhbar Olunan: Ergo Sigorta A.Ş. Vekili : Av. A. E. O L A Y :Davacı vekili davadilekçesinde; “Davacı müvekkil M. G., davalılardanTCDD Genel Müdürlüğü 2. Bölge BehiçbeyMalzeme Müdürlüğü emrinde uzaman teknisyen olarakçalışmakta iken çalıştığıkuruma diğer davalı Kardemir A.Ş. Fabrikasındanalınacak malzemelerin kontrolü içingörevlendirilmiş; anılan görevin ifası için12.10.2009 tarihinde Kardemir A.Ş. fabrikasında kontrol hizmetindeiken bir duvarın önünden geçerken aniden bir rayparçasının kendisine çarpması sonucu basittıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve hayati tehlike geçirecekşekilde ağır yaralanmıştır. Müvekkil, anılan kazasonrası üretral bölgesinden ağır yaralanmış,keza femur kırığı, ön kol kırığı,vücudunun çeşitli bölgelerinde ezici yaralanmalar meydanagelmiştir. Yaralanma ve kırıkları sebebiyle uzun sürebir dizi operasyon geçiren müvekkil halen de tam şifabulamadığı gibi üretral bölgedekirahatsızlığı sebebiyle idrara çıkmagüçlüğü çekmekte; yine kol veparmaklarında işlev-kavrama kaybı bulunmaktadır. Kaza sonrası, KarabükCumhuriyet Başsavcılığınca kaza hakkındaaçılan soruşturma sonucu Karabük 2. Sulh CezaMahkemesi’nin 2010/335. E. sayılı dosyasında davalıçalışanları olan gerçek kişi cezai sorumlularhakkında kamu davası açılmış ve mahkumiyetkararı verilmiştir. Anılan ceza dosyasıkapsamında; kazanın, oluşumundan davalı tüzelkişiler ile çalışanların kusur durumlarıbelirlenmiştir. Davalı çalışanlarınınkusurlarından dolayı davalılar işveren olarak da kendikusurları ile birlikte sorumlu olduklarından kusurlarıgözetilerek işbu davamızın açılması, buanlamda; a)Müvekkilin işkazası sebebiyle uğradığı maddi zararlar (işgücü kaybı) dolayısıyla, fazlaya dair talep ve davahaklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000 TLmaddi tazminatın, b)Müvekkilin ağırve hayati tehlikeye maruz kalacak şekilde yaralanması ilesonuçlanan kaza sebebiyle, ağır elem ve acı duyduğu,kendisi ve ailesinin olağan yaşamının dahisürdürmesinde zorluk yaşamasından dolayıçektiği acı ve sıkıntılarınınbulunduğu her türlü izahtan vareste olduğundanuğradığı manevi zararlar karşılığıolarak 50.000 TL manevi tazminatın. Davalılardanmüşterek ve müteselsil şekilde ve her iki tazminattalebimize kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz uygulanaraktazminine ve müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve davaediyoruz. SONUÇ ve İSTEM:Açıklanan ve re’sen gözetilecek nedenlerle, davanınkabulüne; 1-Fazlaya dair talep ve dava haklarımız şimdiliksaklı kalmak kaydı ile 10.000.-TL. maddi tazminatın, 50.000.-TL.manevi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasalfaizleriyle birlikte davalılardan müştereken vemüteselsilen tahsiline, davacı müvekkile ödenmesine, 2-Yargılama giderleriile vekalet ücretinin davalılar üzerindebırakılmasına dair karar verilmesini, vekil olarak saygı iledileriz.” demek suretiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır. Davalılardan TCDD vekilidosyaya sunduğu 16.07.2013 günlü cevap dilekçesindeözetle; davacının işçiolmadığını, olay tarihinde 399 sayılı KHKkapsamında uzman teknisyen olarakçalıştığını, olayın işkazası olmadığını belirterek görevitirazında bulunmuştur. Ankara 7. İş Mahkemesi: 10.07.2014 gün veE:2013/1002, K:2014/816 sayılı kararı ile özetle; “…davacınınişçi olmadığı, uzman teknisyen olarakçalıştığı, sözleşmeli personel olarakçalıştığı anlaşılmakla davadilekçesinin görev yönünden reddine, mahkememizingörevsizliğine, nöbetçi Ankara Asliye Hukuk Mahkemesiningörevli olduğuna karar vermek gerekmiştir.” demek suretiyledavanın görev yönünden reddine, kararkesinleştiğinde talep edilmesi halinde dosyanın yetkili AnkaraNöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine kararvermiş ve karar kesinleşmiştir. Bu aşamadan sonradavacı vekili 16.7.2014 havale tarihli dilekçesi ile dosyanınyetkili Ankara Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesinitalep etmiş, söz konusu dava dosyası Ankara 8. Asliye HukukMahkemesinin 2014/503 Esas sırasına kaydedilmiştir. Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesi: 24.03.2015 gün veE:2014/503 sayılı kararı ile özetle; davalı TCDD GenelMüdürlüğü vekilinin görev itirazınınreddine karar vermiştir. Davalı TCDD GenelMüdürlüğü vekilinin 17.11.2014 havale tarihlidilekçesinde, 13.11.2014 tarihli duruşmada görev itirazıreddedildiğinden bahisle, uyuşmazlıkçıkartılması için başvuruda bulunulmasıüzerine dilekçe, dava dosyası ile birlikte DanıştayBaşsavcılığı’na gönderilmiştir. DanıştayBaşsavcısı;“TCDD Genel Müdürlüğü Ankara 2. BölgeBehiçbey Malzeme Müdürlüğünde uzman teknisyenolarak görev yapmakta olan davacının, kuruma alınmasıgereken malzemenin kontrolü için görevlendirildiğiKarabük Demir Çelik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketininfabrika sahasında aniden çarpan ray parçasındanyaralanması nedeniyle uğranıldığı ilerisürülen 10.000.- lira maddi ve 50.000.-lira manevi tazminatınolay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı idarelerdentahsili istemiyle açılan davada, davalılardan TCDD GenelMüdürlüğünce davanın görüm veçözümünün İdari Yargınıngörevine girdiği ileri sürülerek görev itirazındabulunulmuş ve itirazın reddi üzerine olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasıistenilmiş olmakla gereği düşünüldü: 28.10.1984 tarih ve 18559sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Türkiye Cumhuriyeti DevletDemiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü(TCDD) Ana Statüsünün "Amaç ve Kapsam"başlıklı l'inci maddesi, "Bu Ana Statününamacı; 8.6.1984 tarih ve 233 sayılı Kamu İktisadiTeşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamehükümlerine tabi olarak ve söz konusu Kanun HükmündeKararname çerçevesinde faaliyette bulunmak üzereTürkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi GenelMüdürlüğü adı altında teşkil olunanKamu İktisadi Kuruluşunun hukuki bünye, amaç ve faaliyetkonuları, organları ve teşkilat yapısı, müessese,bağlı ortaklık ve iştirakleri ile bunlar arasındakiilişkileri ile ilgili diğer hususları düzenlemektir."hükmünü taşımakta; "Hukuki Bünye"başlıklı 3'üncü maddesinde, bu Ana Statü ileteşkil olunan TCDD İşletmesinin, sermayesinin tamamıDevlete ait, tüzel kişiliğe sahip, faaliyetlerinde özerk vesorumluluğu sermayesiyle sınırlı bir "Kamuİktisadi Kuruluşu" olduğuna ve 233 sayılı KHK ilebu Ana Statü hükümleri saklı kalmak üzere özelhukuk hükümlerine tabi bulunduğuna işaret edilmekte;4'üncü maddesinde, sayılan kuruluşun amaç vefaaliyet konularının tamamına yakınının"tekel" kapsamında işler olduğu belirtilmekte;kuruluşu, yönetimi ve denetimi konularında 233 sayılıKHK hükümlerine paralel düzenlemelere yer verilmektedir. Öte yandan; 399sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Personel RejimininDüzenlenmesi ve 233 sayılı Kanun Hükmünde KararnameninBazı Maddelerinin Yürürlükten KaldırılmasınaDair Kanun Hükmünde Kararnamenin 3'üncü maddesinin (a)bendinde, teşebbüs ve bağlı ortaklıklarda hizmetlerinmemurlar, sözleşmeli personel ve işçiler eliyle gördürüleceği,belirtilmiştir. Buna göre, TCDDİşletmesinin, tekel kapsamında kamu hizmeti yürüten,tüzel kişiliğe sahip bir kamu kurumu; kurumçalışanlarının da kamu personeli olduğutartışmasızdır. 233 sayılı KHK ve Ana Statüile özerk bir tarzda ve ekonomik gereklere uygun olarakkârlılık ve verimlilik ilkeleri doğrultusundayönetilmesi amacıyla işletmenin iktisadi faaliyetleribakımından özel hukuk hükümlerine tabikılınmış olması, onun kamu hizmetiyürütmesine ve kamu kurumu niteliğine engel teşkil etmemektedir. Yürütmekleyükümlü bulunduğu kamu hizmetinin sunulmasısırasında yeterli denetimin yapılmaması, gerekliönlemlerin alınmaması nedeniyle oluşacak zararlardandolayı tazminle sorumlu olan idareye karşı, açılacakdavaların; Anayasanın 125'inci maddesinin son fıkrasındayer alan, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararıödemekle yükümlü olduğu kuralı ile 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2’ncimaddesinin l’inci fıkrasının (b) bendindeki, idari eylemve işlemlerden dolayı kişisel hakları ihlal edilenlertarafından açılan tam yargı davalarına idariyargı yerlerinde bakılacağı yolundaki düzenlemeuyarınca, İdari Yargının görevinde bulunmaktadır. Dosyanın incelenmesinden;399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinegöre, TCDD Genel Müdürlüğü ileimzalamış olduğu sözleşmeli personel hizmet sözleşmesindeyer alan koşullar çerçevesinde davalı idarede uzmanteknisyen olarak çalışan davacının, 12.10.2009tarihinde Karabük Demir Çelik Sanayi ve Ticaret AnonimŞirketinden, Kuruma alınacak olan "2000 ton U1C 49,430 Kg/mray" isimli eşyanın bulunduğu yerde kontrolüiçin görevlendirildiği, görevini ifa etmek üzerekamu personeli olarak fabrika binasına giden davacının birduvarın önünden geçerken aniden bir rayparçasının çarpması sonucunda ağıryaralandığı, işgöremezlik zararından dolayıdavalı Karabük Demir Çelik Sanayi ve Ticaret AnonimŞirketi ile TCDD Genel Müdürlüğünün birliktesorumlu olduğu nedenine dayalı olarak işbu davanınaçıldığı anlaşılmaktadır. Bu bakımdan; KarabükDemir Çelik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketiözelleştirilse bile; kamu personeli olan davacınıngörevli olarak gittiği sırada yaralandığıgözönüne alındığında; davalı idareninhizmet kusuru bulunduğu öne sürülerekuğranıldığı iddia edilen zararın tazminiistemiyle TCDD Genel Müdürlüğüne karşıaçılan davada, idari yargı görevli iken davalı idareyönünden uyuşmazlıkta adli yargının görevliolduğu yolunda verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir. SONUÇ:Açıklanan nedenle, davanın, davacınınuğradığı zararın davalı idare tarafındankarşılanması istemine ilişkin kısmıyönünden 2247 sayılı Yasanın 10’uncu maddesiuyarınca, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına ve dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine” şeklinde karar vermiştir. Başkanlıkça,2247 sayılı Yasa’nın 13. maddesine göre YargıtayCumhuriyet Başsavcısı’nın da yazılıdüşüncesi istenilmiştir. Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı:“Dava dosyasının incelenmesinde; davacının TCDD GenelMüdürlüğü 2. Bölge Behiçbey MalzemeMüdürlüğü emrinde uzman teknisyen olarakçalışırken, çalıştığıkuruma Karabük Demir Çelik Sanayi ve Ticaret A.Ş.(KARDEMİR) Fabrikasından alınacak malzemelerin kontrolüiçin görevlendirildiği ve bu görevi yerine getirirken birduvarın önünde aniden bir ray parçasınınkendisine çarpması sonucu basit müdahale ile giderilemeyecekve hayati tehlike geçirecek şekilde üretral bölgesindenağır yaralandığı, yine femurkırığı, ön kol kırığı,vücudunun çeşitli bölgelerinde ezici yaralanmalar meydanageldiği, yaralanmalar nedeniyle uzun bir tedavi süreci yaşadığı,kol ve parmaklarında işlev - kavrama kaybı bulunduğu, kazanedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararlarınınyasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle Ankara 8. Asliye HukukMahkemesinde açılan tazminat davasında, davalı idareceyapılan görev itirazının anılan mahkemenin 24/03/2015tarih ve 2014/503 Esas sayılı kararı ile reddedilmesiüzerine olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılması isteminde bulunulduğuanlaşılmıştır. Bilindiği gibiAnayasanın 125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylemve işlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlü olduğu kurala bağlanmış; 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-b.maddesinde, idari eylem ve işlemlerden dolayı hakları ihlaledilenler tarafından açılan tam yargı davaları,idari dava türleri arasında sayılmıştır. Öte yandan, 28.10.1984tarihli ve 18559 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan"Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesiGenel Müdürlüğü (TCDD) AnaStatüsü"nün "Amaç ve Kapsam" kenarbaşlıklı 1. maddesinde; "Bu Ana Statünün amacı;8.6.1984 tarih ve 233 sayılı Kamu İktisadiTeşebbüsleri Hakkında kanun Hükmünde KararnameHükümlerine tabi olarak ve söz konusu Kanun HükmündeKararname çerçevesinde faaliyette bulunmak üzereTürkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi GenelMüdürlüğü adı altında teşkil olunanKamu İktisadi Kuruluşu'nun hukuki bünye, amaç ve faaliyetkonuları, organları ve teşkilat yapısı, müessese,bağlı ortaklık ve iştirakleri ile bunlar arasındakiilişkileri ile ilgili diğer hususları düzenlemektir."hükümlerine yer verilmiştir. Aynı Statünün"Hukuki Bünye" kenar başlıklı 3. maddesinde ise"1- Bu Ana Statü ile teşkil olunan TCDD; TüzelKişiliğe sahip, faaliyetlerinden özerk ve sorumluluğusermayesiyle sınırlı bir Kamu İktisadi Kuruluşu'dur./2- Kuruluş KHK, bu Ana Statü hükümleri saklı kalmak üzereözel hukuk hükümlerine tabidir./ 3- Kuruluş, Genel MuhasebeKanunu ile Devlet İhale Kanunu Hükümlerine veSayıştay'ın denetime tabi değildir./ 4- Kuruluş'unMerkezi Ankara'dadır. Kuruluş'un Merkezi koordinasyon KuruluKararı ile değiştirilebilir./ 5- Kuruluş'un sermayesi 500Milyar TL.sı olup, tamamı Devlete aittir. Kuruluş'un sermayesiilgili Bakanlığın teklifi üzerine Koordinasyon KuruluKararı ile değiştirilir. / 6-Kuruluş'un ilgili olduğuBakanlık, Ulaştırma Bakanlığıdır. /Kuruluş'un ilgili olduğu Bakanlık,Başbakanlığın teklifi veCumhurbaşkanlığı'nın onayı iledeğiştirilebilir." hükümleri düzenlenmiştir. Yine Statünün 4.maddesinde de, yukarıda bahsi geçen kuruluş amaç vefaaliyet konularının tamamına yakınının"tekel" kapsamında işler olduğu belirtilmekte; kuruluşu,yönetimi ve denetimi konularında 233 sayılı Kamuİktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun HükmündeKararname hükümlerine paralel düzenlemelere yer verilmekte olup;buna göre, TCDD İşletmesinin, tekel kapsamında kamu hizmetiyürüten, tüzel kişiliğe sahip bir kamu kurumuolduğu sonucu doğmaktadır. Uyuşmazlık Mahkemesininbir çok kararında da vurgulandığı üzere; 233sayılı Kamu iktisadi Teşebbüsleri Hakkında KanunHükmünde Kararname ve Ana Statü ile özerk bir tarzda veekonomik gereklere uygun olarak kârlılık ve verimlilik ilkeleridoğrultusunda yönetilmesi amacıyla, işletmenin iktisadifaaliyetleri bakımından özel hukuk hükümlerine tabikılınmış olması, onun kamu hizmetiyürütmesine ve kamu kurumu niteliğine engel teşkiletmemektedir. İdareninyürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetineilişkin olarak yerine getirdiği işlemler sırasındakişilere verdiği zararların tazmini istemiyleaçılacak davaların görüm veçözümünde, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları muhtel olanlar tarafından açılacak tam yargıdavaları kapsamında yargısal denetim yapan idari yargıyerleri görevli bulunmaktadır. Olayda, kamu kurumu olan ve kamuhizmeti yürüten TCDD İşletmesinin veözelleştirilmiş olan KARDEMİR A.Ş.'nin güvenlikönlemlerini almaması nedeniyle zarar doğduğu ve birliktesorumlu oldukları öne sürülmektedir. Buna göre, davalılardanKARDEMİR A.Ş. özelleştirilmiş olsa da, kamu personelistatüsünde bulunan davacının zararının kamuhizmetinin yürütülmesi sırasında doğmasınedeniyle idarenin hizmet kusuruna dayanılmış olmasıkarşısında, tekel niteliğinde kamu hizmetiyürüten TCDD İşletmesinin bu hizmetiyürüttüğü sırada kişilere verdiğizararın tazmini istemiyle açılan davada, hizmet kusuru veyabaşka nedenle idarenin sorumluluğu bulunupbulunmadığının saptanmasını gerektirmektedir. Buhususların saptanması ise idare hukuku ilkelerine göreyapılabileceğinden, 2577 sayılı Yasa'nın 2/1-b.maddesi kapsamında bulunan tam yargı davasınıngörüm ve çözümünde idari yargı yerleri görevlidir. Bu nedenle, DanıştayBaşsavcılığının 2247 sayılı Kanunun 10.maddesi gereğince yapmış olduğu başvurunun kabulüile Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24/03/2015 tarih ve 2014/503 esassayılı görevlilik kararınınkaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir.” şeklindeyazılı düşünce vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, YusufZiyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, SüleymanHilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ınkatılımlarıyla yapılan 11.4.2016 günlütoplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; davalılardan TCDDGenel Müdürlüğü vekilinin anılan Yasanın10/2 maddesinde öngörülen yönteme uygun olarakyaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1.maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunmasıüzerine Danıştay Başsavcısı’nca, davanın,davacının uğradığı zararın davalı TCDDGenel Müdürlüğü tarafındankarşılanması istemine ilişkin kısmıyönünden, 2247 sayılı yasanın 10. maddesindeöngörülen biçimde olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Selim ŞamilKAYNAK’ın, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacının,davalılardan TCDD Genel Müdürlüğü 2. BölgeBehiçbey Malzeme Müdürlüğü emrinde uzmanteknisyen olarak çalışırken,çalıştığı kuruma diğer davalıKarabük Demir Çelik Sanayi ve Ticaret A.Ş. (KARDEMİR)Fabrikasından alınacak malzemelerin kontrolü içingörevlendirildiği, bu görevin ifası için fabrikadakontrol hizmetinde iken bir duvarın önünden geçerkenaniden bir ray parçasının kendisine çarpmasısonucu hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmasındandolayı uğranıldığı ileri sürülen 10.000TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın, yasal faizi ile birliktedavalılardan tahsili istemiyle açılmıştır. Tazminat davasınınkonusunu oluşturan kazaya ilişkin olarak düzenlenen ve Ankara 8.AsliyeHukuk Mahkemesinin E:2014/503 sayılı dosyasına sunulan 19.02.2015tarihli Bilirkişi Kurulu Raporunda; “Davalı KarabükDemir Çelik Sanayi ve Tic. A.Ş. (KARDEMİR), olayınmeydana geldiği fabrikadır. Davalı ile TCDD GenelMüdürlüğü 2. BölgeMüdürlüğü arasında 14.09.2009 tarih ile C50 nolusözleşme imzalanmış, sözleşme kapsamında2.000 ton 900 A kalitesinde S49 (49,43 kg/m) 36 metrelik delikli rayın12.10.2009 tarihi itibariyle üretim, test ve kontrolleri için MadenYüksek Mühendisi C.U., 29. YBO MüdürYardımcısı F.S. ve Reyon Şefi M. G. görevlendirilmiştir.Davacı uzman teknisyen M. G., rayların sayımından ve teslimalınmasından sorumlu bulunmaktadır. Olay günüdavalı KARDEMİR A.Ş. yetkilileri (O. K.) tarafından TCDDheyetine; ray ve profil haddehanesinin nasıl işlediği, holiçinde ray üretiminin devam ettiği, tavan vinçleri ilemalzeme taşındığı için tavan vinçleri veyüklerin altına girilmemesi gerektiği, güvenli bir seyiriçin holün zeminine çizilmiş iki kalın sançizgi ile sınırlandırılanyürüyüş güzergahının dışınaçıkılmaması gerektiği, role yollarınayaklaşmanın tehlikeli ve yasak olduğu anlatılmışolunmasına rağmen, gün içerisinde yapılançalışmaların tamamlanması sonrasındadönüşe geçildiğinde, M. G.holde heyettenayrılarak sola dönmesi gerekirken sağ tarafına dönmesiile birlikte heyete refakat eden H. K.’ın arkasındanyanlış yöne gittiğinden dolayı bağırarakuyarmasına rağmen yoluna devam etmesi sırasında olaymeydana gelmiştir. Davalı KARDEMİR A.Ş.; söz konusuolayda, heyetin daha güven içinde fabrikada olan seyri ile ilgiliiş organizasyonunda yetersiz kalmış, gerekli koordinasyonusağlayamamış, heyetin güvenli bir seyir içinholün zeminine çizilmiş iki kalın sarı çizgiile sınırlandırılan yürüyüşgüzergahının dışınaçıkılmamasını sağlayamamış,davacının girmiş olduğu yolda çalışmasırasında 60x60 (cm x cm) ebatlarındaki pencereninönünden geçişleri önlemek üzere zorunlu olarakseyyar bariyer ile kapatılması gereken bariyerinkapatılmasını sağlayamamış olması yanısıra denetim ve gözetim görevlerini objektif olarak yerinegetirmemesi neticesinde olayın meydana gelmesine sebep olduğundankusurludur. Davalı T.C. DevletDemiryolları Genel Müdürlüğü, davacınıngörev yaptığı 2. BölgeMüdürlüğünün bağlı olduğukurumdur. Dosya kapsamından KARDEMİR A.Ş’yegönderilen heyetin iş güvenliği eğitimi aldığınadair her hangi bir belgenin bulunmaması ve görev yerlerininçok tehlikeli işler sınıfında yer almasınarağmen görevleri sırasında uymaları gereken kurallarayönelik yazılı talimatların verilmesi gerekirkenbunların yapılmaması nedeniyle olayın meydana gelmesinesebep olduğundan kusurludur. Davacı M.G., TCDD GenelMüdürlüğü 2. BölgeMüdürlüğünde uzman teknisyen olarakçalışmaktadır. Davacı, olay tarihinde KARDEMİRA.Ş tarafından üretilen rayların üretim, test vekontrolleri için oluşturulan heyette raylarınsayımından ve teslim alınmasından sorumlubulunmaktadır. Olay günü davalı KARDEMİR A.Ş.yetkilileri (O. K.) tarafından TCDD heyetine dolayısıyladavacıya; ray ve profil haddehanesinin nasıl işlediği, holiçinde ray üretiminin devam ettiği, tavan vinçleri ilemalzeme taşındığı için tavan vinçleri veyüklerin altına girilmemesi gerektiği, güvenli bir seyiriçin holün zeminine çizilmiş iki kalın sarı çizgiile sınırlandırılan yürüyüşgüzergahının dışınaçıkılmaması gerektiği, role yollarınayaklaşmanın tehlikeli ve yasak olduğu anlatılmışolunmasına rağmen, gün içerisinde yapılançalışmaların tamamlanması sonrasındadönüşe geçildiğinde, davacının holdeheyetten ayrılarak sola dönmesi gerekirken sağ tarafınadönmesi ile birlikte heyete refakat eden H. K.’ınarkasından yanlış yöne gittiğinden dolayıbağırarak uyarmasına rağmen yoluna devam etmesisırasında meydana gelen olayda; kurallara uygun hareket etmemesi,kendi sağlığı ve güvenliği için hertürlü şartlara karşı alabileceği tedbirlerolmasına rağmen almaması ve ihmalkâr davranması,kişisel güvenliğini korumaması, gerekli özenigöstermemesi yanı sıra tedbirsiz ve dikkatsiz davranmasısonucunda yaralanması ile neticelenen olayın meydana gelmesine sebepolduğundan kusurludur. VI-SONUÇ VE KANAAT:Değerlendirme ve kusur analizi bölümündeaçıklanan nedenlerden dolayı dava konusu olayda; 1-Davalı Karabük DemirÇelik Sanayi ve Tic. A.Ş. (KARDEMİR)’in % 60 (YüzdeAltmış) oranında KUSURLU olduğu, 2-Davalı T.C. DevletDemiryolları Genel Müdürlüğü 2. BölgeMüdürlüğünün % 10 (Yüzde On) oranındaKUSURLU olduğu, 3-Davacı M. G.’in % 30(Yüzde Otuz) oranında KUSURLU olduğu,” belirtilmiştir. 28.10.1984 tarih ve 18559sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Türkiye Cumhuriyeti DevletDemiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü(TCDD) Ana Statüsünün "Amaç ve Kapsam"başlıklı l'inci maddesi, "Bu Ana Statününamacı; 8.6.1984 tarih ve 233 sayılı Kamu İktisadiTeşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamehükümlerine tabi olarak ve söz konusu Kanun HükmündeKararname çerçevesinde faaliyette bulunmak üzereTürkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi GenelMüdürlüğü adı altında teşkil olunanKamu İktisadi Kuruluşunun hukuki bünye, amaç ve faaliyetkonuları, organları ve teşkilat yapısı, müessese,bağlı ortaklık ve iştirakleri ile bunlar arasındakiilişkileri ile ilgili diğer hususları düzenlemektir."hükmünü taşımakta; "Hukuki Bünye"başlıklı 3'üncü maddesinde, bu Ana Statü ileteşkil olunan TCDD İşletmesinin, sermayesinin tamamıDevlete ait, tüzel kişiliğe sahip, faaliyetlerinde özerk vesorumluluğu sermayesiyle sınırlı bir "Kamuİktisadi Kuruluşu" olduğuna ve 233 sayılı KHK ilebu Ana Statü hükümleri saklı kalmak üzere özelhukuk hükümlerine tabi bulunduğuna işaret edilmekte;4'üncü maddesinde, sayılan kuruluşun amaç vefaaliyet konularının tamamına yakınının"tekel" kapsamında işler olduğu belirtilmekte;kuruluşu, yönetimi ve denetimi konularında 233 sayılıKHK hükümlerine paralel düzenlemelere yer verilmektedir. Öte yandan; 399sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Personel RejimininDüzenlenmesi ve 233 sayılı Kanun Hükmünde KararnameninBazı Maddelerinin Yürürlükten KaldırılmasınaDair Kanun Hükmünde Kararnamenin ‘’İstihdamŞekilleri’’ başlıklı 3'üncümaddesinin (a) bendinde, teşebbüs ve bağlıortaklıklarda hizmetlerin memurlar, sözleşmeli personel veişçiler eliyle gördürüleceği, ‘’SosyalGüvenlik’’ başlıklı 12’nci maddesinde,Sözleşmeli statüde istihdam edilecek personelin 5434sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa tabi olduğuhüküm altına alınmıştır. Buna göre, TCDDİşletmesinin, tekel kapsamında kamu hizmeti yürüten,tüzel kişiliğe sahip bir kamu kurumu; kurumçalışanlarının da kamu personeli olduğutartışmasızdır. 233 sayılı KHK ve Ana Statüile özerk bir tarzda ve ekonomik gereklere uygun olarakkârlılık ve verimlilik ilkeleri doğrultusundayönetilmesi amacıyla işletmenin iktisadi faaliyetleribakımından özel hukuk hükümlerine tabikılınmış olması, onun kamu hizmetiyürütmesine ve kamu kurumu niteliğine engel teşkiletmemektedir. Yürütmekleyükümlü bulunduğu kamu hizmetinin sunulması sırasındayeterli denetimin yapılmaması, gerekli önlemlerinalınmaması nedeniyle oluşacak zararlardan dolayı tazminlesorumlu olan idareye karşı, açılacak davaların;Anayasanın 125'inci maddesinin son fıkrasında yer alan, idareninkendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlü olduğu kuralı ile 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanununun 2’nci maddesininl’inci fıkrasının (b) bendindeki, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları ihlal edilenler tarafındanaçılan tam yargı davalarına idari yargı yerlerindebakılacağı yolundaki düzenleme uyarınca, İdariYargının görevinde bulunmaktadır. Dosyanın incelenmesinden;399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinegöre, TCDD Genel Müdürlüğü ileimzalamış olduğu sözleşmeli personel hizmet sözleşmesindeyer alan koşullar çerçevesinde davalı idarede uzmanteknisyen olarak çalışan davacının, 12.10.2009tarihinde Karabük Demir Çelik Sanayi ve Ticaret AnonimŞirketinden, Kuruma alınacak olan "2000 ton U1C 49,430 Kg/mray" isimli eşyanın bulunduğu yerde kontrolüiçin görevlendirildiği, görevini ifa etmek üzerekamu personeli olarak fabrika binasına giden davacının birduvarın önünden geçerken aniden bir rayparçasının çarpması sonucunda ağıryaralandığı, işgöremezlik zararından dolayıdavalı Karabük Demir Çelik Sanayi ve Ticaret AnonimŞirketi ile TCDD Genel Müdürlüğünün birliktesorumlu olduğu nedenine dayalı olarak işbu davanınaçıldığı anlaşılmaktadır. Yukarıda anlatımıyapılan mevzuat hükümleri ve dosya kapsamı birliktedeğerlendirildiğinde, TCDD Genel Müdürlüğü2. Bölge Behiçbey Malzeme Müdürlüğüemrinde uzman teknisyen olarak çalıştığıdönemde, Karabük Demir Çelik Sanayi ve Ticaret AnonimŞirketine görevli olarak gittiği sırada yaralanandavacı tarafından, meydana gelen olayda, davalıların kusurubulunduğu öne sürülerek, zararın davalılardantazmini istemiyle açılan davada, davacınınuğradığı iddia olunan zararın davalı TCDD GenelMüdürlüğünden tazmini istemine ilişkinkısım bakımından, idari yargının görevliolduğu kanaatine varılmıştır. Belirtilen nedenlerle, DanıştayBaşsavcısı’nın davanın, davacınınuğradığı iddia olunan zararın davalı TCDD GenelMüdürlüğü tarafından karşılanmasıistemine ilişkin kısmı yönünden başvurusununkabulü ile, Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesince, davalılardan TCDDGenel Müdürlüğü yönünden verilen 24.03.2015gün ve E:2014/503 sayılı görevlilik kararınınkaldırılması gerekmiştir. SONUÇ: Davanınçözümünde İDARİ YARGI YERİNİNgörevli olduğuna, bu nedenle DanıştayBaşsavcısı’nın davanın, davacınınuğradığı iddia olunan zararın davalı TCDD GenelMüdürlüğü tarafından karşılanmasıistemine ilişkin kısmı yönünden BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile, Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesince, davalılardan TCDDGenel Müdürlüğü yönünden verilen 24.03.2015gün ve E:2014/503 sayılı GÖREVLİLİK KARARININKALDIRILMASINA, 11.4.2016 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy