T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 199
KARAR NO : 2016 / 239
KARAR TR : 11.4.2016
ÖZET: Davacı şirkete kasko sigortası ile sigortalı bulunan araçta; yoldaki münferit yol çökmesi nedeniyle meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sonucu araçta oluşan hasar sebebiyle araç sahibine ödenen hasar bedelinin, olayda kusuru bulunan davalılardan müştereken ve müteselsilen rucuen tazmini istemi ile açılan davanın, 2918 sayılı Kanun’un 110. Maddesi gereğince, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :Y.K. Sigorta A.Ş. Vekili :Av.H.B. & Av.M.G. Davalılar :1.Karayolları Genel Müdürlüğü Vekili :Av.H.K.Ö. & Av.F.Y. 2.İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Vekili :Av. M.B. & Av.H.D.S. O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacışirkete kasko sigortası ile sigortalı bulunan 34…..plakalı araçta, 27.02.2012 tarihinde sürücü A.A.’ınsevk ve idaresinde iken yoldaki münferit yol çökmesindendolayı bu çökmeye düşmesi neticesinde hasargördüğünü, olay sonrası KTK gereğince kazatespit tutanağı tutulduğunu ve sürücüye alkolmuayenesi yapıldığını, raporlar sonucu hasardosyasının tekemmülü üzerine davacı şirketesigortalı bulunan 34….. plakalı araçtaki toplam 1.898,00TL olan hasar bedelinin davacı şirket tarafından 08.03.2012tarihinde sigortalısına ödendiğini, olay nedeni ileyapılan ödeme sonrası davacı şirket tarafından10.04.2012 tarihinde davalılardan Karayolları GenelMüdürlüğünden ihtaren talep edildiği, ancakdavalı idare tarafından reddedilerek, sorumluluğun İstanbulBüyükşehir Belediye Başkanlığına aitolduğunun ifade edildiğini, bu nedenle ilgili idareye husumetyönelttiklerini belirterek; fazlaya dair hakları saklı olmakkaydıyla, 1.898,00 TL hasar tazminatının 08.03.2012 ödemetarihinden itibaren işleyecek TC Merkez Bankası kısa Vadelikrediye uygulanan avans faizi ile birlikte kusurlu sorumlu davalılardanmüştereken ve müteselsilen rucuen tahsiline karar verilmesiistemi ile idari yargı yerinde dava açmıştır. İstanbul8.İdare Mahkemesi: 16.07.2012 gün ve 2012/1155 Esas, 2012/1565Karar sayılı kararı ile; “2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 14.maddesinin 3/a fıkrasında,dilekçelerin görev yönünden inceleneceği belirtildiktensonra 15/1-a maddesinde de, 3/a bendine göre adli ve askeriyargının görevli olduğu konularda açılandavaların reddine karar verileceği hükmebağlanmıştır. 2576sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri VeVergi Mahkemelerinin Kuruluşu Ve Görevleri Hakkında Kanun'un 5.maddesinin 1. fıkrasında da; İdare Mahkemelerinin, VergiMahkemelerinin görevine giren davalar ile Danıştay daçözümlenecek olanlar dışındaki iptal davalarıile tam yargı davalarını, tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartmaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinin birininyürütülmesi için yapılan idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar ve kanunlarla verilen diğerişleri çözümleyeceği hükmebağlanmıştır. Uyuşmazlıklailgili bir başka düzenleme olan 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu'nun 110.maddesinde "İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir." hükmüne yerverilmiştir. Davadilekçesi ve eklerinin incelenmesinden, davacı şirketnezdinden kasko sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan 34……plaka sayılı aracın sürücü A.A.'ın sevk veidaresinde Cemal Gürsoy Caddesi, Tuzla istikametine doğru seyirhalinde iken yoldaki münferit yol çökmesinden dolayıaraçta hasar meydana geldiği ve söz konusu hasarıntazmini istemiyle görülen davanınaçıldığı anlaşılmaktadır. 2918sayılı Yasa'nın 110.maddesinde yer alan hükümnedeniyle öncelikle görevli yargı yerinin belirlenmesigerekmektedir. 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 1.maddesiyleTürkiye Cumhuriyeti Anayasası ile görevlendirilmiş, adli,idari ve askeri yargı mercileri arasındaki görev vehüküm uyuşmazlıklarını kesin olarakçözmeye yetkili ve bu kanunla kurulup görev yapanbağımsız bir yüksek mahkeme olan UyuşmazlıkMahkemesinin bu konudaki kararlarının irdelenmesi de yararlıolacaktır. 18.06.2012gün ve 28327 sayılı Mükerrer Resmi Gazete'deyayımlanan Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarınabakıldığında, köprüde trafik kazası yaparakyaşamını yitiren şahsın yakınlarıtarafından, yolun ve köprünün yol bakım, onarımve yapımının uygun olmadığı, hiçbirişaretlemenin bulunmadığı, bu eksiklerin oluşan kazayabüyük ölçüde sebebiyet verdiği, kazanınhizmet kusuru nedeniyle meydana geldiği ileri sürülerekaçılan tazminat davasında çıkan görevuyuşmazlığı sonucu Uyuşmazlık Mahkemesi'nin04.06.2012 gün ve E:2012/107, K:2012/134 sayılı kararı ile"2918 sayılı Yasanın 110.maddesinin 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe girdiği gözetildiğinde,göreve ilişkin hükmün bu tarihten önce idariyargı yerinde açılmış olan davalarauygulanmayacağı açıktır. Bu durumda, görevmaddesinin yürürlük tarihi olan 19.1.2011 tarihinden önce(14.5.2010 tarihinde) idari yargı yerinde açılmışolan iş bu davanın idari yargı yerinde çözümlenmesigerektiği"ne karar verilmiş, yine resmi bir aracın yoldabulunan logar kapağına çarpması nedeniyle hasarauğraması sonucu açılan dava sonucundaçıkarılan görev uyuşmazlığı sonucuMahkemenin, 04.06.2012 gün ve E:2012/101, K:2012/133 sayılıkararı ile "2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğindemeydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan davanınadli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğine kararverilmiştir. Budurumda, yukarıda aktarılan ve kesin olan Uyuşmazlık Mahkemesikararları ve 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğindemeydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan davanınadli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.” şeklindeki gerekçesi ile davanın2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının15/1-a. maddesi hükmü uyarınca görev yönündenreddine karar vermiş, verilen karara davacı ve davalılardanKarayolları Genel Müdürlüğü vekilitarafından itiraz edilmiştir. İstanbulBölge İdare Mahkemesi: 19.12.2012 gün ve 2012/19718 Esas,2012/21846 Karar sayılı kararı ile; onama kararıvermiş, davacı ve davalılardan Karayolları GenelMüdürlüğü vekili tarafından karar düzeltmetalebinde bulunulmuş, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi25.09.2013 gün ve 2013/12247 Esas, 2013/12163 Karar sayılıkararı ile karar düzeltme talebinin reddine karar vermiş,verilen karar bu şekilde kesinleşmiştir. Davacıvekili bu kez aynı taleplerle; adli yargı yerinde davaaçmıştır. İstanbul 24.Asliye Hukuk Mahkemesi: 28.03.2014 gün ve 2013/582 Esas, 2014/137 Kararsayılı kararı ile aynen: “Talep, cevap, İstanbul 8. İdare Mahkemesinin2012/1155 - 1565 esas karar sayılı dosyası ile dosyadakitüm bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde, görevsiz idariyargı yerinde görevli adli yargı düzeni için öngörülen sürede açılan maddi tazminatdavasının İstanbul 8. İdare Mahkemesinin 16/07/2012 tarih2012/ 1155-1565 E.K sayılı görevsizlik kararının25/09/2013tarihinde kesinleştiği anlaşılmış olup,idari yargıda görevsizlik kararı ile sonuçlanandavanın, ne şekilde ve hangi sürede adli yargıda ikameedileceği konusunda HMK da bir düzenleme bulunmamakta ise de; kanunboşluğunun kıyas yoluyla doldurulması gereğindenhareketle adli yargı mahkemeleri arasındaki göreve ilişkinuyuşmazlıklarda başvurulan HMK 20 maddesinin somut olaya kıyasenuygulanması gerektiği, sözü edilen düzenlemedegörevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 2haftalık hak düşürücü süre içerisindegörevsizlik kararı veren Mahkemeye dosyanın görevlimahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde davanınAçılmamış Sayılmasına karar verileceğininön görüldüğü, buna göre davacıtarafça 25/09/2013 tarihinde kesinleşen İdare Mahkemesikararından sonra 2 haftalık hak düşürücüsüre geçtikten sonra, 04/11/2013 tarihindeaçtığı bu davanın Açılmamışsayılmasına” şeklindeki gerekçesi ile davanınaçılmamış sayılmasına karar vermiş, verilenkararı davacı vekili temyiz etmiştir. Yargıtay 17.Hukuk Dairesi:07.10.2015 gün ve 2015/9536 Esas, 2015/10260 Karar sayılıkararı ile: “…2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluşu veİşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesinde "Adli, idari,askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler. Yargı merciince, öncekigörevsizlik kararına ilişkin dava dosyası da teminedilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte davadosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir."düzenlemesi yer almaktadır. Yukarıdaki açıklamalarışığında mahkemece, somut durumda uygulanma yeribulunmayan adli yargı mahkemeleri arasındaki göreve ilişkinuyuşmazlıklarda başvurulan (Uyuşmazlık Mahkemesi14.01.2013 tarih ve 2012/130 Esas, 2013/4 Karar) HMK. nın 20. maddesikıyasen uygulanarak, idare mahkemesinin görevsizlikkararının kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süresiiçerisinde açılmayan davanınaçılmamış sayılmasına karar verilmesidoğru bulunmamış, 27.02.2012 kaza tarihinden itibaren 2918 sayılıKTK.nın 109. maddesinde öngörülen zamanaşımısüresi içerisinde 04.11.2013 tarihinde yeniden harçalınarak açılan davada, idari yargının görevliolduğu nazara alınarak 2247 sayılı Yasanın 19.maddesi gereğince işlem yaparak UyuşmazlıkMahkemesine başvurması ve sonucuna kadar davayı ertelemesigerekirken yazılı olduğu şekilde verilen hükmün bozulmasıgerekmiştir.” şeklindeki gerekçesi ile hükmünbozulmasına karar vermiştir. İstanbul 24.Asliye Hukuk Mahkemesi: 02.03.2016gün ve 2016/46 Esas sayılı ara kararı ile aynen: “…Davalılarkamu tüzel kişisidir. İstemin ileri sürülüşve olayın gerçekleşme biçimine göre davanınanılan davalılara yöneltilmesinin nedeni iledavalıların hizmet kusuruna ilişkindir. 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Yasası’nın 2/1-b maddesigereğince bu tür istemlerin tam yargı davası olarak idariyargı yerinde açılacak davada ileri sürülmesigerekir. Bu sebeple uyuşmazlığınçözümünde idari yargı yerinin görevliolduğu anlaşıldığından, Yargı yolubakımından Mahkememizin görevsizliği nedeni ilegörevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulmasına karar verilmiştir.” şeklindekigerekçesi ile davada idari yargının görevalanına girdiğini belirterek, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun’un 19.maddesi hükümleri uyarıncagörevli yargı merciinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine, UyuşmazlıkMahkemesi’nce karar verilinceye kadar davanın ertelenmesine kararvererek dosya Mahkememize gönderilmiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan11.4.2016 günlü toplantısında: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanansorumluluk davasında adli ve idari yargı yerleri arasında 2247sayılı Kanunun 19.maddesinde öngörülen biçimde görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının son görevsizlik kararını veren mahkemece, idariyargı dosyası da temin edilmek suretiyle UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığı anlaşıldığındangörev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Birgül YİĞİT’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı UğurtanALTUN’un adli yargı, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacı şirketekasko sigortası ile sigortalı bulunan 34…… plakalıaraçta; 27.02.2012 tarihinde Cemal Gürsel caddesi Tuzlaistikametine doğru seyir halinde iken yoldaki münferit yolçökmesinden dolayı bu çökmeye düşmesinedeniyle meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sonucuoluşan hasar sebebiyle araç sahibine ödenen hasar bedelinin olaydakusuru bulunan davalılardan müştereken ve müteselsilen rucuentazmini istemi ile açılmıştır. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşlarıve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapımve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu belirtilmiştir. Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Dosyanınincelenmesinden; davanın, olay tarihinde Cemal Gürsel caddesi Tuzlaistikametine doğru seyir halindeki araçta yoldaki münferit yolçökmesinden dolayı bu çökmeye düşmesi nedeniylemeydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sonucu oluşanzararın, olayda kusuru bulunan davalılardan müştereken vemüteselsilen rucuen tazmini istemi ile İstanbul 8.İdareMahkemesi’nde açıldığı, İstanbul8.İdare Mahkemesi’nin 16.07.2012 gün ve 2012/1155 Esas,2012/1565 Karar sayılı kararı ile davayı görevyönünden reddettiği, davacı ve davalılardanKarayolları Genel Müdürlüğü vekilininitirazı üzerine İstanbul Bölge İdareMahkemesi’nin19.12.2012 gün ve 2012/19718 Esas, 2012/21846 Kararsayılı kararı ile onama kararı verdiği, davacı vedavalılardan Karayolları Genel Müdürlüğüvekilinin karar düzeltme talebinde bulunduğu, İstanbulBölge İdare Mahkemesi’nin 25.09.2013 gün ve 2013/12247Esas, 2013/12163 Karar sayılı kararı ile karar düzeltmetalebinin reddine karar verdiği, kararın bu şekildekesinleşmesi üzerine bu kez İstanbul 24.Asliye HukukMahkemesi’nde dava açıldığı, İstanbul24.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 28.03.2014 gün ve 2013/582 Esas,2014/137 Karar sayılı kararı ile süre yönünden davanınaçılmamış sayılmasına karar verdiği,davacı vekilinin temyiz talebinde bulunduğu, Yargıtay17.Hukuk Dairesi’nin 07.10.2015 gün ve 2015/9536 Esas, 2015/10260Karar sayılı kararı ile görev yönünden bozmakararı verdiği, İstanbul 24.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 02.03.2016 gün ve 2016/46 Esassayılı ara kararı ile davada idariyargının görevli olduğu belirtilerek; 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesi Kanunu’nun 19.maddesi gereğincegörevli yargı yerinin belirlenmesi amacı ile dosyanınMahkememize gönderildiği anlaşılmıştır. 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.) Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısiyle 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir. Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden İstanbul 24.Asliye HukukMahkemesi’nin başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir. S O N UÇ : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle İstanbul 24.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin BAŞVURUSUNUNREDDİNE, 11.4.2016 gününde, Üye Süleyman HilmiAYDIN’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN KARŞI OY UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.9.2015 gün ve E:2015/670, K:2015/671, 28.09.2015gün ve E:2015/580, K:2015/592 sayılı kararındabelirtmiş olduğum düşünce doğrultusundasayın çoğunluğun görüşünekatılamıyorum.11.4.2016 ÜYE Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy