T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016/184
KARAR NO : 2016/226
KARAR TR : 11.04.2016
ÖZET : Vatani görevini yapmakta iken sol bacağını kaybetmesi nedeniyle 2330 sayılı Kanun gereğince malulen emekli olan davacının, sağlık kurulu raporuna dayalı sol dizaltı deniz ve banyo protezi bedelinin davalı kurumca karşılanmaması nedeni ile ödemek zorunda kaldığı 44.876,00 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemiyle açtığı davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : A.H.
Vekili : Av. A. E.
Davalı : Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı
Vekili :Av. Z. Ö.
O L A Y :Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilininkamu personeli olmadığını askerliğini er olarakyaparken terör sonucu yaralandığını ve gaziolduğunu, müvekkiline sol diz altı amputasyonu (diz ve dizaltından bacağın kazanılmış yokluğu)tanısı konulduğunu müvekkilinin bacağınınyokluğu nedeni ile sol diz altı amputasyonu için hastanınsol dizaltı deniz ve banyo protezi kullanmasının uygunolacağına Sağlık Bakanlığı İzmirBozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından verilenSağlık Kurulu raporu ile karar verildiğini, bunun üzerinemüvekkilinin Asil Ortopedi isimli firmadan protezini teslimaldığını, Protez bedelinin 44.876,00 TL olduğunu,müvekkilinin protez bedelinin tahsili sebebi ile Sosyal GüvenlikKurumu Başkanlığı İzmir Sosyal Güvenlik İlMüdürlüğüne müracaat ettiğini fakatkendisine gelen 16/01/2013 tarihli yazıda hiçbir gerekçebelirtilmeden ödenmesinin uygun olmadığınınyazılı olduğunu beyanla davanın kabulü ile faturatarihinden itibaren yasal faizi ile müvekkilinin ödediği protez bedelinin44.876,00 TL ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıKurumdan tahsiline karar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
İZMİR9. İŞ MAHKEMESİ: 13.11.2014 gün ve E:2013/64, K:2014/773sayı ile, davanın idari işlem ve idari eylem niteliğindeolduğu ve davanın çözüm yerinin idari yargıolduğu gerekçesiyle yargı yolunun caiz olmaması nedeniyledavanın usulden reddine karar vermiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
İZMİR3. İDARE MAHKEMESİ: 25.2.2016 gün ve E:2014/1942 sayıile, Kamu personelinin sağlık hizmetlerinin 14/01/2010 tarihiitibariyle Sosyal Güvenlik Kurumuna devredilmesi sonucunda 5510sayılı Kanun, kamu personeli ve bunların emeklileriyönünden 14/1/2010 tarihi itibariyle bütünüyleuygulanabilir hale gelmiş olup; kamu personeli ve emeklilerinin 14/1/2010tarihine kadar (bu tarih dahil) almış olduğu sağlıkhizmetlerinin bedelinin ödenmemesinden kaynaklananuyuşmazlıkların, kamu personeli ve emeklileri yönündenayrım yapılmaksızın idari yargıda; bu tarihten sonra,yani kamu personelinin ve emeklileri hakkında 5510 sayılıKanunun bütünüyle uygulanmaya başlamasından sonrakisüreçte ortaya çıkan uyuşmazlıkların,düzenleyici işlemler hariç aynı Kanunun 101. maddesiuyarınca adli yargı yerinde görülmesi gerektiği, budurumda, uyuşmazlık konusu protezin 15.1.2010 tarihinden sonra11.10.2012 tarihinde satın alınmış olması nedeniyle,protez bedelinin ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılandavanın görüm ve çözümünün adliyargı yerlerinin görevinde olduğu sonucunavarıldığı gerekçesiyle davanın adliyargının görev alanına girdiğine, 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un 19. Maddesihükümleri uyarınca görevli yargı merciininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık mahkemesinegönderilmesine, Uyuşmazlık Mahkemesi’nce karar verilinceyekadar davanın ertelenmesine karar vererek dosya Mahkememizegönderilmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan11.04.2016 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdareMahkemesi’nce anılan Yasa’nın 19. maddesindeöngörülen usul ve yönteme uygun biçimdebaşvuruda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Usuleilişkin herhangi bir noksanlık görülmediğinden uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
I-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-HakimGülşen AKAR PEHLİVAN’ın, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın davada idari yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, askerliğiniyapmakta iken çatışmada yaralanan ve sol dizaltıamputasyonu tanısı konulması sonrasında sol dizaltıdeniz ve banyo protezi takılan ve 2330 sayılı Yasa uyarıncavazife malulü olan davacının ödediği 44.876,00 TL tutarındakiprotez bedelinin, fatura tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdantahsili istemiyle açılmıştır.
Dosyalar kapsamında yapılan incelemede; davacının,celp döneminin 2004 Şubat ve terhis tarihinin 28.5.2005 olduğu; askerliğinier olarak yaparken Güneydoğu Terörle Mücadele gazisiolduğu; çatışmada yaralanarak sol bacağınıkaybeden davacıya sol diz altı amputasyonu (diz ve diz altındanbacağın kazanılmış yokluğu) tanısıkonulduğu, 2330 sayılı Yasa uyarınca vazifemalullüğü aylığı bağlandığıbu nedenle kullanımı uygun bulunan sol dizaltı deniz ve banyoprotezi bedelinin davalı kurum tarafından karşılanmasıgerektiği halde, protez bedelinin tahsili amacıyla davalı kurumtarafından istenen tüm belgeleri eksiksiz bir şekildehazırlayarak Sosyal Güvenlik Kurumu’na müracatınakarşın davalı kurum tarafından hiçbir gerekçegösterilmeksizin ödeme talebinin reddedildiğini ilerisürerek; protez bedeli olan 44.876,00 TL’nin, faturatarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı kurumdan tahsiliistemiyle dava açılmıştır.
31.5.2006 tarih ve 5510 sayılı SosyalSigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 506, 1479, 2925,2926 ve 5434 sayılı Kanunlar kapsamındaki hizmet akdinegöre ücretle çalışanlar (Sosyal Sigortalılar),kendi hesabına çalışanlar (Bağ-Kur’lular),tarımda kendi adına ve hesabına çalışanlar(Tarım Bağ-Kur’luları), tarım işlerindeücretle çalışanlar, (Tarım sigortalıları),devlet memurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabitutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hakve hükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarakgörev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerini diğersigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta 4/c maddesi)hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonra kabul edilen17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510 sayılı Kanundadüzenlemeler yapılmış ve anılan Kanuna eklenenGeçici 1 inci ve Geçici 4 üncü maddelerle, 5754sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesininbirinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olanlar (memurlarile diğer kamu görevlileri) ile bunların dul ve yetimlerihakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerinegöre işlem yapılacağı hüküm altınaalınmıştır. 5754 sayılı Kanunun kimihükümlerinin iptali istemiyle açılan dava AnayasaMahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E: 2008/56, K:2011/58 sayılıkararı ile reddedilmiştir.
5510 sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yeralan “…bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgiliortaya çıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E:2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı:28184) davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılı Kanun’unyürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamugörevlileri olarak çalışmaya başlayanlar ise 5510sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacak ve haklarında5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılı Kanun’unöngördüğü kural ve esaslar uygulanacak; ihtilafhalinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyet gösterenve yaptığı, tesis ettiği işlem ve muameleler idariişlem sayılamayacak bir sosyal güvenlik kurumununvarlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır. 5754sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıyla çalışmaktaolan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emeklisıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göre emekli, dulve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar vediğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesis edeceğiişlem ve yapacağı muameleler idari işlem niteliğinikorumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda da evvelce olduğugibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir. Bu bakımdan5510 sayılı Kanunun yürürlüğünden sonra,prim esasına dayalı yani sistemin içeriği ve Kanunkapsamındaki iş ve işlemlerin niteliği gözönünde bulundurulduğunda, itiraz konusu kuralla,yargılamanın bütünlüğü ve uzman mahkemeolması nedeniyle Kanun hükümlerinin uygulanması ile ortayaçıkan uyuşmazlıkların çözümündeiş mahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idari işlemve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır…”
Yukarıda sözü edilen mevzuathükümlerinin ve Anayasa Mahkemesi kararının birliktedeğerlendirilmesinden, 5510 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisiolarak çalışmakta olanlar, daha önce olduğuüzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğiaçıktır.
Kaldı ki; T.C.Anayasası’nın 158.maddesindeki “…diğermahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır ” hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesikararının bu uyuşmazlığınçözümünde esas alınacağıtartışmasızdır.
Bu durumda, 5510sayılı Yasanın yürürlüğe girmesindenönce iştirakçi sıfatıyla çalışmaktaolan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emeklisıfatıyla 5434 sayılı Kanuna göre emekli, dul ve yetimaylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğerkamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem veyapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idarieylem” niteliğini korumaya devam edeceği,dolayısıyla, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilen idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları ve tam yargı davaları kapsamında bulunan, 5754sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden öncedevredilen T.C. Emekli Sandığı GenelMüdürlüğünden 2330 sayılı Kanunkapsamında aylık alan davacı tarafından sağlıkkurulu raporu ile temini gerekli görülen sol dizaltıdeniz ve banyo protezi bedelinin tahsili için açılandavanın, görüm ve çözümünün idariyargı yerinde görüleceği sonucunavarılmıştır.
Açıklanannedenlerle, İzmir 3. İdare Mahkemesi’nin başvurusunun reddigerekmiştir.
S O N UÇ : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle İzmir 3. İdare Mahkemesi’ninBAŞVURUSUNUN REDDİNE, 11.04.2016 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Mehmet
AKBULUT
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Yüksel
DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy