T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 191
KARAR NO : 2016 / 232
KARAR TR : 11.4.2016
ÖZET : 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanu-nu’nun 48/5 ve 44/1-b. maddeleri uyarınca verilen idari para cezası ile sürücü belgesi geri alma tutanağına karşı yapılan itirazın, aynı Kanun’un 112. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle ADLİ YARGI YERİNDE çözümlen-mesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :F. B.
Vekili :Av. A. K.
Davalı :Van Valiliği, Van İl Emniyet Müdürlüğü
O L A Y : VanValiliği Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünceyapılan denetim sırasında, alkollü araçkullandığı ve sürücü belgesini yanındabulundurmadığından bahisle, davacı adına 6.2.2015gün ve HA-394476 seri-sıra sayılı Trafik İdari ParaCezası Karar Tutanağı düzenlenerek, davacıya 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48/5 ve 44/1-b. maddeleri uyarınca toplam olarak 1.798,00 TL idari para cezasıverilmiş, aynı birim tarafından sürücü belgesigeri alma tutanağı düzenlenmiştir.
Davacı vekili, idari paracezasının iptali ile sürücü belgesinin iadesiistemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
VAN 1. İDARE MAHKEMESİ:30.12.2015 gün ve E:2015/307, K:2015/1990 sayı ile; 2918sayılı Kanun’un 112. maddesinde yapılan yenidüzenleme uyarınca ve Uyuşmazlık Mahkemesinin konuile ilgili kararları emsal alınarak davanınçözümünün adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar vermiş,verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir.
Davacı vekil, bu kezaynı istemle adliyargı yerine itirazda bulunmuştur.
VAN 1. SULH CEZAHAKİMLİĞİ; 1.3.2016 gün ve D.İş:2016/622sayı ile; 5326 sayılı Yasanın 27/8. maddesinegöre idari yaptırım kararının verildiğiişlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idariyargının görev alanına giren kararın da verilmişolması nedeniyle Yargıtay ve Danıştay kararları emsalgösterilerek yapılan başvuru konusunda karar vermegörevinin idari yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlikkararı ile dosyanın görevuyuşmazlığının çözümlenmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine de kararvermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan11.4.2016 günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre;
UyuşmazlıkMahkemesi Genel Kurulu’nun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1sayılı İlke Kararında, “2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanunun bütünüyle incelenip değerlendirilmesinden, buKanunun uygulanması yönünden 2 nci maddesinin ikincifıkrasında yer alan, ‘ceza uyuşmazlıkları’ibaresinden, savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığın mahkumiyetineya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli cezamahkemeleri arasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği...”açıkça belirtilmiştir. Bu durumgözetildiğinde, olay bölümünde yazılıbaşvuru konusu görev uyuşmazlığının HukukBölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Olaykısmında belirtildiği üzere tarafları, konusu vesebebi aynı olan davada; idari yargı yerince adli yargı yeriningörevli olduğu gerekçesiyle verilmiş vekesinleşmiş bir görevsizlik kararı bulunmakta olup, bununüzerine kendine gelen davayı inceleyen adli yargı yerinin sahipolduğu seçenekler ile verdiği karar bakımından birdeğerlendirme yapılması gerekmektedir.
1- 2247 sayılıYasanın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuz görevuyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargımercilerinden en az ikisinin tarafları konusu ve sebebi aynı olandavada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdiklerikararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir.
Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıca ilgili makamlarcaileri sürülebilir.” hükmüne göre, idaremahkemesinin kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerineadli yargı yerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bukararın kesinleşmesi halinde, olumsuz görevuyuşmazlığı doğmuş olacak; hukuk alanındadoğmuş bulunan bu uyuşmazlığın giderilmesi istemiise, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilecektir.
2- 2247sayılı Yasanın 19. maddesindeki “Adli, idari, askeriyargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı merciidavada görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler ” hükmüne göre ise, adliyargı yeri, davaya bakma görevinin daha önce görevsizlikkararı veren idari yargı yerine ait olduğunu belirtengerekçeli bir karar ile doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurma olanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvurukararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesince kararverilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu da ihtivaetmesi gerekir.
Yasakoyucu,14. maddeye göre hukuk alanında olumsuz görevuyuşmazlığı doğması halinde her iki yargımerciince işten el çekilmiş olduğundan başvurmairadesini davanın taraflarına bırakmış iken, buyönteme nazaran daha kısa zamanda çözümeulaşılmasını amaçladığı 19. maddeile, daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciindensonra davayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmedendoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağını tanımıştır.
Olayda,adli yargı yerince, görevsizlik kararı verilmekle birlikte,görevli merciin belirtilmesi için dava dosyasınınre’sen Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine de kararverildiği anlaşılmıştır.
Bu haliyle,her ne kadar 2247 sayılı Yasada öngörülen yöntemeuymamakta ise de, davanın taraflarınca başvurudabulunulmadığı gözetilerek, verilen görevsizlikkararı tebliğ edilmeden Sulh Ceza Mahkemesince re’senyapılan başvurunun 2247 sayılı Yasanın 19. maddesikapsamında olduğunun kabulü ile UyuşmazlıkMahkemesinin önüne gelmiş bulunan görevuyuşmazlığının çözümekavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerek UyuşmazlıkMahkemesinin kuruluş amacına uygun olacağından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN’un adliyargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın idari yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 2918 sayılıYasa’nın 48/5 ve 44/1-b. maddeleri uyarınca verilen idaripara cezası ile sürücü belgesi geri almatutanağının iptal edilmesi istemiyleaçılmıştır.
13.10.1983 tarih ve 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanunu’nun 48. maddesinin beşinci fıkrasında(Değişik:8/1/2003 - 4785/3 md), “Yönetmelik ile belirtilen miktarlarınüzerinde alkollü araç kullandığı tespit edilensürücülerin, suçun işlendiği tarihten itibarengeriye doğru beş yıl içinde; birinci defasındasürücü belgeleri altı ay süreyle geri alınırve haklarında 265 300 000 lira para cezası uygulanır.İkinci defasında sürücü belgeleri iki yıl süreylegeri alınır ve haklarında 332 600 000 lira para cezasıuygulanır ve bu sürücüler SağlıkBakanlığınca, esas ve usulleri Sağlık veİçişleri Bakanlıklarıncaçıkarılacak yönetmelikte gösterilensürücü davranışlarını geliştirmeeğitimine tabi tutulurlar, eğitimi başarıylatamamlayanların belgeleri süresi sonunda iade edilir. Üçveya üçten fazlasında ise, sürücü belgeleribeş yıl süreyle geri alınır ve altı aydanaşağı olmamak üzere hafif hapis cezası ile birlikte532 600 000 lira hafif para cezası uygulanır. Ayrıca,psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesine tabitutulurlar. Bu değerlendirme ve muayene sonrasında uygungörülenlere, geri alma süresi sonunda sürücübelgeleri iade edilir. Psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatriuzmanı muayenesinin yapılmasına dair esas ve usulleryönetmelikte gösterilir” denilmekte iken, maddenin beşincifıkrası,“Yapılan tespit sonucunda 0.50 promilinüzerinde alkollü olarak araç kullandığı tespitedilen sürücüler hakkında,fiili bir suçoluştursa bile,700 Türk Lirası idari para cezası verilir vesürücü belgesi altı ay süreyle gerialınır.Hususi otomobil dışındaki araçlarıalkollü olarak kullanan sürücüler bakımındanpromil alt sınırı 0.21 olarak uygulanır.Alkollü olarakaraç kullanma nedeniyle sürücü belgesi geri alınankişiye,son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriyedoğru beş yıl içinde;ikinci defasında 877 TürkLirası idari para cezası verilir ve sürücü belgeleri ikiyıl süreyle,üç veya üçten fazlasındaise,1.407 Türk Lirası idari para cezası verilir vesürücü belgeleri her seferinde beşer yıl süreylegeri alınır.Sürücü belgelerinin herhangi bir nedenlegeçici olarak geri alınmış olması halinde belirtilensüreler, geçici alma süresinin bitiminde başlar”şeklinde 24.5.2013 tarihli 6487 sayılı Kanun’un19.maddesiyle yeniden düzenlenmiş, maddeye aynı Kanunla;
“Sürücü belgeleriningeçici geri alma işlemleri bu Kanunun 6 ncı maddesindesayılan görevliler tarafından yapılır ” denilmeksuretiyle de onikinci fıkra eklenmiştir.
Anılan Kanun’un, “Trafik zabıtasınıngörev ve yetki sınırı ile genel zabıtanın trafikhizmetlerini yürütmeye ilişkin yetkisi” başlığı altında düzenlenen 6. maddesinde ise,“Trafik zabıtası ve genel zabıtanın görev veyetki sınırı;
a)Trafikzabıtası:
Trafikzabıtası görevi sırasında karşılaştığıacil ve zorunlu hallerde genel zabıta görevi yapmakla dayetkilidir.
Mülkiidare amirlerince, emniyet ve asayiş bakımından zorunlugörülen haller dışında, trafik zabıtasınagenel zabıta görevi verilemez, araç, gereç ve özelteçhizatı trafik hizmetleri dışındakullanılamaz.
b)Genel Zabıta:
Trafik zabıtasınınbulunmadığı veya yeterli olmadığı yerlerde polis;polisin ve trafik teşkilatının görev alanıdışında kalan yerlerde de jandarma, trafik eğitimi almışsubay, astsubay ve uzman jandarmalar eliyle yönetmelikte belirtilen esasve usullere uygun olarak trafiği düzenlemeye ve trafiksuçlarına el koymaya görevli ve yetkilidir”hükmü yer almıştır.
“Adres değişikliklerinin bildirilmesi vesürücü belgelerinin taşınmasızorunluluğu” başlığı altındadüzenlenen 44. maddesinde ise, “Sürücü belgesisahipleri:
a) İkamet adresi değişikliklerini belgeyiveren kuruluşa otuz gün içinde bildirmek,
b) Araç kullanırken sürücübelgelerini yanlarını bulundurmak ve yetkililerin heristeyişinde göstermek,
Zorundadırlar” denilmiştir.
Uyuşmazlık Mahkemesi,2918 sayılı Yasa’nın 116. maddesi kapsamındaaraç tescil plakasına göre düzenlenenlerdışında trafik zabıtasınca uygulanan idari paracezalarına karşı açılan davaları; buuygulamanın idari ceza kapsamında bulunması; Yasada idaricezalarla ilgili davalarda görevli yargı yeriniaçıkça belli eden bir hükme yer verilmemesi; 12.7.2013tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesi ile yapılandeğişiklikten önceki hali ile, bu Yasada gösterilenadli cezalara hükmetmekle görevli mahkemeye işaret eden 112.maddeye de herhangi bir atıfta bulunulmamış olmasıkarşısında ve göreve ilişkin genel ilkelere göreidari yargının görev alanında görmüştür.
1.6.2005 tarihinde 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun yürürlüğegirmesi üzerine Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nce, sözü edilen Kanun’undiğer kanunlarda düzenlenen idari yaptırımlar ile bunlarakarşı yapılacak itirazlara ilişkin görev hükümleriüzerindeki etkisinin incelenmesi sonucunda: diğer kanunlardadüzenlenen idari yaptırımın, dayanağı olanyasanın amacı dikkate alınarak; Kabahatler Kanunu’nun 1.,2., 16. ve 19. maddelerinde belirtilen koşullarıtaşıması, 27. maddenin (1) numaralı bendindebelirtilen idari yaptırımlardan olması halinde, idari paracezaları ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkinolanlarına karşı 1.6.2005 tarihinden sonra yapılacakitirazlarda sulh ceza mahkemelerinin genel görevlikılındığına ve bu nedenle doğan görevuyuşmazlıklarında adli yargı yerinin görevlibulunduğuna karar verilmiştir.
Daha sonra, 30.3.2005tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 3 üncümaddesini değiştiren 6.12.2006 günlü, 5560 sayılıYasa’nın 31. maddesinde, “(1)Bu Kanunun;
a) İdari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri,diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde,
b) Diğer genelhükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuyageçirilmesi yaptırımını gerektiren bütünfiiller hakkında,
uygulanır.”denilmiştir.
Aynı Kanunun 27. maddesine,5560 sayılı Kanun ile eklenen sekizinci fıkrada ise; idariyaptırım kararının verildiği işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren kararların da verilmiş olmasıhalinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukukaaykırılık iddialarının, bu işlemin iptalitalebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceği kuralabağlanmış, bu maddenin gerekçesinde de buhükümle, Kabahatler Kanunu'ndaki düzenlemelerin ortayaçıkardığı bağlantı sorununa çözümgetirilmesinin amaçlandığı ifade edilmiştir.
19.12.2006 tarihindeyürürlüğe giren bu düzenlemeye göre, Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemeningösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı ancak; idariyaptırım kararının verildiği işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren kararların da verilmiş olmasıhalinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukukaaykırılık iddialarının, bu işlemin iptalitalebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceğianlaşılmaktadır.
2918 sayılıKanun’un Adli Kovuşturma ve Cezaların Uygulanmasıbaşlıklı Dokuzuncu Kısım’a dahil “BuKanundaki suçlarla ilgili davalara bakacak mahkemeler ve yetkileri” başlığı altında düzenlenen 112.maddesinin ilk paragrafında; sürücü belgeleriningeçici olarak geri alınması hariç olmak üzere buKanundaki hafif para cezasını veya bu kanundaki hafif hapiscezasını, belgelerin geri alınması ve iptali veyaişyerlerinin kapatılması cezasını gerektirensuçlarla ilgili davalara trafik mahkemelerinde, bunlarınbulunmadığı yerlerde yetki verilen sulh ceza mahkemelerindebakılacağı ifade edilmiş; böyleliklesürücü belgelerinin geçici olarak geri alınmasınailişkin uygulamalar, trafik ve sulh ceza mahkemelerinin görevidışında tutulmuş iken;12.7.1013 tarihli 6495sayılı Kanun’un 20.maddesiyle yapılan değişiklikile, maddenin başlığı, “Sürücübelgelerinin geri alınmasında ve iptalinde yetki”;şeklinde, madde ise, “Bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılangörevlilerin ve trafik tescil kuruluşlarınınyetkilendirildiği haller hariç olmak üzere,sürücü belgelerinin geri alınmasına ve iptaline sulhceza mahkemeleri karar verir.
Bu Kanunun 51 inci maddesininihlali ve 118 inci maddesinin ikinci ve üçüncüfıkralarında yazılı “100 ceza puanınıdoldurmak” eylemi nedeniyle sürücü belgelerinin gerialınmasına yine bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılangörevliler yetkilidir.
Sürücübelgelerinin geçici olarak geri alınması veya iptaline dairverilen kesinleşmiş mahkeme kararı örnekleri,sürücülerin sicillerine işlenmek üzere mahkemelerceilgili trafik birimlerine gönderilir.
Bu Kanuna göregörülen davalar, diğer kanunlara göre görülendavalarla birleştirilemez.
……. ” denilerekyeniden düzenlenmiştir.
5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun “Saklı tutulan hükümler”başlığını taşıyan 19. maddesinde ise,“(1) Diğer kanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için;
a) Bir meslek ve sanatınyerine getirilmemesi,
b) İşyerininkapatılması,
c) Ruhsat veya ehliyetin gerialınması,
d) Kara, deniz veya hava nakilaracının trafikten veya seyrüseferden alıkonulması,
gibi yaptırımlarailişkin hükümler, ilgili kanunlarda bu Kanunhükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadarsaklıdır” denilmiştir.
Sürücübelgelerinin geçici olarak geri alınmasına ilişkin karar,2918 sayılı Kanun’un 12.7.2013 tarih ve 6495 sayılıKanun’un 20.maddesi ile yapılan değişiklikten önceki112. maddesi ve 5326 sayılı Kanun uyarınca incelendiğinde,2918 sayılı Kanun’un, bu Kanun’daki suçlarlailgili davalara bakacak mahkemeler ve yetkilerinin düzenlendiği 112.maddesi uyarınca, sürücü belgelerinin geçici olarakgeri alınmasına ilişkin davaların sulh ceza mahkemeleriningörevine dahil edilmediği ve 5326 sayılı Kanun’un 19.maddesinde, diğer kanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için ehliyetin gerialınmasına ilişkin hükümlerin geçici istisnalariçinde sayıldığı dikkatealındığında; sürücü belgeleriningeçici olarak geri alınmasına ilişkin davalara bakmagörevinin idare mahkemesine ait olduğu kuşkusuzdur.
Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nce, idari para cezasıyönünden oluşan olumsuz görevuyuşmazlıklarının çözümünde, idaripara cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ileilgili olarak idari yargının görev alanına girenkararın da verilmiş olması ve dosya içeriğinden bukararın idari yargı yerinde dava konusu edildiğininanlaşılması halinde; idari para cezasına ilişkinkararın hukuka aykırılığıiddiasının da, idari yargı yerinde görüleceğisonucuna varılarak, idari yargı yerince verilen görevsizlikkararlarının kaldırılmasına kararverilmiştir.
Somut olayda, idari paracezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ile ilgiliolarak sürücü belgesi geri alma tutanağı dadüzenlendiği ve idari yargı yerinde dava konusu edildiğianlaşılmış ise de; 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun “Saklı tutulan hükümler”başlığını taşıyan 19. maddesinde,“diğer kanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için, ….. ehliyetingeri alınması, …….gibi yaptırımlarailişkin hükümler, ilgili kanunlarda bu Kanunhükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadarsaklıdır” denilerek, ilgili kanununda, bu Kanunhükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadarsaklı tutulan, başka bir deyişle, belirtilen istisnalariçinde sayılan yaptırımlardan biri olan “ehliyetingeri alınması”na ilişkin hükmün, 12.7.2013 tarihve 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesiyle, 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun 112. maddesinde yapılandeğişiklik ile yukarıda belirtilen şekilde yenidendüzenlendiği ve bu karara karşı kanun yoluna ilişkinbir düzenlemeye yer verilmediği gözetildiğinde, oluşanolumsuz görev uyuşmazlığınınçözümünde, sürücü belgesi geri almatutanağının iptali istemiyle idari yargı yerindeaçılan davanın bir öneminin bulunmadığı,davanın adli yargı yerinde görüleceğiaçıktır.
Görev kuralları kamudüzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflariçin bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yenibir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişede etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğin yürürlüğegirmesinden sonra açılacak davalarda uygulanacağına dairintikal hükümlerinin varlığı halinde, mahkemecegörevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır.
Diğer taraftan, davagörevsiz mahkemede açılmış, bu sıradayapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme odava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme, artıkgörevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli halegeldiği için) davaya bakmaya devam etmesi gerekir.
İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen trafik para cezası vesürücü belgesi geri alma tutanağının 5326sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu, 12.7.2013 tarih ve 6495sayılı Kanun’un 20.maddesiyle 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanunu’nun 112. maddesinde yapılan değişiklik ilemaddenin yeniden düzenlendiği ve bu karara karşı kanunyoluna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği gibi idari paracezasına karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye deyer verilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda,Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümleridikkate alınacağından, idari para cezası vesürücü belgesi geri alma tutanağına karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Van 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 19. madde kapsamındagörülen başvurusunun reddi ile, ayrıca aynıHakimlikçe verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Van 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 19.madde kapsamındagörülen BAŞVURUSUNUN REDDİ ile, ayrıca aynıHakimlikçe verilen 1.3.2016 gün ve D.İş:2016/622sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 11.4.2016 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy