T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 220
KARAR NO : 2016 / 257
KARAR TR : 11.04.2016
ÖZET: 2918 sayılı Yasa’dan kaynaklanan sorumluluk davasının ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R
Davacı : A.Sigorta A.Ş.
Vekilleri :Av. N.Ö. & Av.A.A.
Davalı : Karayolları GenelMüdürlüğü
Vekilleri : Av. K.Ş. & Av. A.Ş. (Adli Yargıda)
Av. D.Ç. I. (İdariYargıda)
O L A Y : Davacı vekili, davadilekçesinde özetle; davacı sigorta şirketininsigortalısı M.E.Y.’ın maliki olduğu 27 RV 187 plakasayılı aracın 25.02.2012 tarihinde C.K.’ün sevk veidaresinde Divriği istikametinden Arapgir istikametine seyir halindeiken D-260-18 nolu Arapgir-Divriği Devlet yolunun 23 Km. geldiğinde aracın hızlı olması, zeminin ıslak olması vedavalı Karayolları tarafından karayoluna serilmek üzereyolun ortasına dökülmüş bulunan kumyığınını geç fark etmesi nedeniyle yoldançıkarak tek taraflı ve yaralanmalı kazanın meydanageldiğini, davalı kurumun 2918 sayılı KarayollarıTrafik Yönetmeliğinin 19/B maddesini ihlal ettiğini belirterek;fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.948,00 TLrücuen tazminatın davalıdan tahsili istemiyle adli yargıyerinde dava açmıştır.
MALATYA 2. ASLİYE HUKUKMAHKEMESİ: 17.09.2013 gün ve E:2013/195 K:2013/443 sayılıkararı ile,davanın kısmen kabulü ile, 10.150,00 TL'nin, ödemetarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdantahsili ile davacıya ödenmesine; bu hususta fazlaya dair talebinreddine dair karar vermiş ve verilen bu karar taraf vekillerince temyizedilmiştir.
YARGITAY 17. HUKUKDAİRESİ:16.09.2014 gün ve E:2014/15124 K:2014/11858sayılı kararında; “…davalı KarayollarıGenel Müdürlüğü'nü hizmet kusuru nedeniyle davaetmiştir. Kamu hizmeti görmekle yükümlü olandavalı kamu hizmeti sırasında verdiği zararlardandolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildir.İdari karar ve eylemlerden doğan zararlar niteliğinde bulunanzararın ödetilmesi istekleri 11.2.1959 günlü ve 17/15sayılı Yargıtay İçtihatı BirleştirmeKararında değinildiği üzere tam yargıdavasının konusunu oluşturur. Bu davaların ise 2577Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 2. maddesihükmünce idari yargı yerinde açılması gerekir.Yargı yolu dava şartlarından olup mahkemece resen incelenmesi vedava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddi gerekirken,işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesidoğru görülmemiştir…” şeklindekigerekçe ile davalı Karayolları GenelMüdürlüğünün temyiz itirazlarınınkabulüyle hükmün bozulmasına, bozma nedenine göredavacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yerolmadığına dair karar vermiştir.
MALATYA 2. ASLİYE HUKUKMAHKEMESİ:19.03.2015 gün ve E:2014/2008 K:2015/488 sayılıkararı ileYargıtay bozma ilamına uyarak, bozma ilamındakigerekçelerle görevsizlik kararı vermiş; karar temyiz edilmeksizinkesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kezaynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır.
MALATYA İDARE MAHKEMESİ:06.08.2015 gün ve E:2015/1121 K:2015/1063 sayılı kararında;“…2577Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14.maddesinin3/a bendinde, dilekçelerin görev ve yetki yönündeninceleneceği belirtilmiş; 15.maddesinin l/a bendinde de, 14.maddenin3/a bendine göre adli ve askeri yargının görevli olduğukonularda açılan davaların görev yönündenreddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
19.01.2011 günlü ve27820 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Tebligat Kanunu veBazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un110.maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun110.maddesinde değişikliğe gidilerek, işleteni veya sahibiDevlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, buKanundan doğan sorumluluk davalarının, adli yargıdagörüleceği kurala bağlandıktan sonra, yine aynıKanun'un 15.maddesi ile 2918 sayılı Kanuna Geçici 21.maddeeklenerek, bu Kanunun 110'uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmünün yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmayacağı belirtilmiştir.
Dava dilekçesi veeklerinin incelenmesinden, davacı şirketin kaskosigortalısı olan 27 RV 187 plaka sayılı araçsürücüsünün 25.02.2012 tarihinde Divriği -Arapgir istikametinde seyir halindeyken yolda bulunan kumyığınına çarpması sonucu meydana gelen tektaraflı yaralamalı maddi hasarlı trafik kazası sonucuoluşan ve sigortalıya ödenen hasar bedelinin davalıidarenin kusur oranına isabet eden 10.948,00 TL'likkısmının kazanın oluşumunda davalı idareninkusurlu olduğu iddiasıyla Malatya 2.Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinderücuen tazminat davası açtığı, bu davanıngörev yönünden reddedilmesi ve bu kararın 10.07.2015tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine anılan maddizarar miktarının 15.08.2012 tarihinden itibaren işletilecekyasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle bakılandavanın açıldığıanlaşılmaktadır.
Yukarıdaalıntısı yapılan 2918 sayılı Kanun'un110.maddesinde, 6099 Kanun'un14.maddesiyle yapılan değişiklikle2918 saydı Kanundan kaynaklanan uyuşmazlıklarıngörüm ve çözümünde adli yargınıngörevli olduğunun belirtilmesi, anılan Kanuna yine 6099sayılı Kanunun 15.maddesiyle eklenen geçici 21. maddesinde de,değişikliğin yürürlüğe girmesinden önceidari yargıda ve AYİM'de açılmış olan davalardaanılan hükmün uygulanmayacağınınöngörülmesi karşısında, anılan kanundeğişikliğinin yürürlüğe girdiği19.01.2011 tarihinden itibaren 2918 sayılı Kanununuygulanmasından kaynaklanan tazminat davalarının idaremahkemelerinde çözüme bağlanmasına olanakbulunmadığından ve iş bu davadakiuyuşmazlığın da, davalı idarenin 2918 sayılıKanun uyarınca bir sorumluluğunun bulunupbulunmadığından kaynaklanması nedeniyle davanınesasına girilerek karar verilmesine yasal olarak olanakbulunmamaktadır…” şeklindeki gerekçe iledavanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun15/1-a maddesi hükmü uyarınca görev yönündenreddine karar vermiş, karara davalı vekilince itiraz edilmişolup, Malatya Bölge İdare Mahkemesinin 05.02.2016 gün ve E:2015/2372K:2016/210 sayılı kararı ile itirazın reddine, kararınonanmasına karar vermiş ve karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili idari ve adliyargı yerlerince verilmiş olan görevsizlik kararlarınedeniyle oluştuğunu ileri sürdüğü olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvurudabulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, YusufZiyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, SüleymanHilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ınkatılımlarıyla yapılan 11.04.2016 günlütoplantısında:
İLKİNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacının istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği veusule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN’un adli yargı,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, sigortalı aracınuğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin,zararın idarece giderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminat davasıdır.
2918 sayılıKarayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninisağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öte yandan 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dosyalarınincelenmesinden; davacı şirketin kasko sigortalısı olan 27RV 187 plaka sayılı araç sürücüsünün25.02.2012 tarihinde Divriği-Arapgir istikametinde seyir halindeyken yoldabulunan kum yığınına çarpması sonucu meydanagelen tek taraflı yaralamalı maddi hasarlı trafik kazasısonucu oluşan ve sigortalıya ödenen hasar bedelinin idareninkusur oranına isabet eden 10.948,00 TL’lik kısmınınödenmesi istemiyle Karayolları GenelMüdürlüğü aleyhine dava açıldığıanlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110uncu maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılanitiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi,şu gerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir:“… Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimikararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklı kılındığıve bunun söz konusu davaların adli yargıdagörüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın 158 incimaddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle, AnayasaMahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısiyle 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılı Yasanın19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ileAnayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında,can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenininsağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikleilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Malatya 2. Asliye HukukMahkemesinin 19.03.2015 gün ve E:2014/2008 K:2015/488 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Malatya 2. Asliye HukukMahkemesinin 19.03.2015 gün ve E:2014/2008 K:2015/488 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 11.04.2016 gününde, Üye SüleymanHilmi AYDIN’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN KARŞI OY UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/580 K:2015/592sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 11.04.2016 ÜYE Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy