T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2016 / 217 KARAR NO : 2016 / 256 KARAR TR : 11.4.2016 ÖZET: 2918 sayılı Yasadan kaynaklanan sorumluluk davasının ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : A.A.Türk Sigorta Şirketi Vekilleri :Av. H. L. P. & Av. Di. P. (İdari Yargıda) Av. K. A. & Av. D. M. (AdliYargıda) Davalı :Amasya İl Özel İdaresi Vekili : Av. N. K. (İdariYargıda) O L A Y :Davacıvekili dava dilekçesinde özetle; davacı sigortaşirketinin kasko sigorta poliçesiyle sigortaladığı75 .. 872 plakalı aracın 27.07.2011 tarihinde meydana gelen trafikkazasında uğradığı hasar nedeniyle sigortalıyaödenen 20.750,00 TL hasar tazminatından sovtaj bedeli olan 7.158,00TL’nin indirimi sonrasında kalan 13.592,00 TL zarardan davalıidarenin kusuruna tekabül ettiği iddia edilen 3.398,00 TL’ninidareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ilebirlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle idari yargı yerindedava açmıştır. Samsun 1. İdare Mahkemesi: 16.2.2012gün ve E:2012/137, K:2012/126 sayı ile özetle; davada adli yargıyerinin görevli olduğundan bahisle davanın görevyönünden reddine karar vermiştir. İşbu karara karşıyapılan itiraz başvurusu üzerine Samsun Bölge İdareMahkemesi 29.5.2012 gün ve E:2012/197, K:2012/190 sayılıkararı ile özetle; itiraz isteminin reddine, itiraz konu kararınonanmasına karar vermiş, davacı vekilinin süresiiçerisinde mahkemeye sunduğu karar düzeltme istemlidilekçesi üzerine Samsun Bölge İdare Mahkemesi 20.9.2012gün ve E:2012/422, K:2012/278 sayılı ilamı ile özetle;karar düzeltme isteminin reddine karar vermiş ve kararkesinleşmiştir. Davacı vekili aynı istemle bukez adli yargı yerinde dava açmıştır. Amasya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi: 6.6.2014gün ve E:2012/632, K:2014/267 sayılı kararı ileözetle; davanın kısmen kabul kısmen reddine kararvermiştir. İşbu karara karşıyapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesi20.10.2014 gün ve E:2014/17639, K:2014/13839 sayılı ilamıile özetle; “somut olayda, davacı, Amasya İl Özelİdaresini hizmet kusuru nedeniyle dava etmiştir. Kamu hizmetigörülmekle yükümlü olan davalı İl Özelİdaresi kamu hizmeti sırasında verdiği zararlardandolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildir. İdarenin karar ve eylemlerindendoğan zararın ödetilmesi istekleri 11.2.1959 günlü ve17/15 sayılı Yargıtay İçtihadı BirleştirmeKararında da değinildiği üzere tam yargıdavasının konusunu oluşturmaktadır. Bu davaların ise2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun2.maddesi hükmünce idari yargı yerinde açılarakgörülmesi gerekir. Yargı yolu dava şartlarından olupmahkemece re’sen incelenmesi ve dava dilekçesinin yargı yolubakımından reddi gerekirken, davanın esasına girilerekyazılı biçimde karar verilmesi doğrugörülmemiştir.” şeklindeki gerekçesiylehükmün bozulmasına karar vermiştir. Amasya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi:Yargıtay’ın bozma ilamına uyduktan sonra 29.4.2015gün ve E:2015/334, K:2015/852 sayılı kararı ileözetle; davada idari yargı yerinin görevli olduğundanbahisle davanın görev yönünden reddine kararvermiştir. İşbu karara karşıyapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesi16.11.2015 gün ve E:2015/10965, K:2015/12162 sayılı ilamıile özetle; hükmün onanmasına karar vermiş, taraflarınkarar düzelteme isteminde bulunmamaları üzerine kararkesinleşmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, YusufZiyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, SüleymanHilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ınkatılımlarıyla yapılan 11.4.2016 günlü toplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; 2918 sayılıYasa’dan kaynaklanan sorumluluk davasında idari ve adli yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14.maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, davacı vekilinin istemiüzerine, adli yargı dosyasının son görevsizlikkararını veren mahkemece, idari yargı dosyası da teminedilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Selim Şamil KAYNAK’ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN’un davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davanın, trafik kazasınedeniyle araçta meydana gelen maddi zararın rücuen tazminiistemiyle açıldığı anlaşılmaktadır. 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninisağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir. Öte yandan 2918 sayılıYasanın 19.01.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. 2918 sayılı Kanunun 110 uncumaddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3. AsliyeHukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şugerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir:“… Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimikararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargı ayrımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevli olacaktır.Bu durumda, idari yargının görev alanına giren biruyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.) Anayasa’nın 158 incimaddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla meydana gelen zararıntazmini istemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır. Açıklanan nedenlerledavanın görüm ve çözümü adli yargıyerinin görevine girdiğinden, Amasya 3.Asliye HukukMahkemesi’nce verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. SONUÇ: Davanınçözümünde ADLİ YARGI YERİNİN görevliolduğuna, bu nedenle Amasya 3.Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 29.4.2015gün, E:2015/334,K:2015/852 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 11.4.2016 gününde Üye SüleymanHilmi AYDIN’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN KARŞI OY UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/580, K:2015/592sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılmıyorum. ÜYE SüleymanHilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy