T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016/170
KARAR NO : 2016/216
KARAR TR : 11.04.2016
ÖZET: 29.9.1980-7.5.1981 tarihleri arasında Konya İli, Bozkır Belediye Başkanı olarak görev yapan davacı tarafından, 5434 sayılı Kanun'un ek 68. maddesi uyarınca makam ve görev tazminatından yararlandırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 15.11.2012 tarih ve 46.536.053 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı : H.K. Vekili : Av. D.Ç. Davalı : Sosyal GüvenlikKurumu Başkanlığı Vekili : Av. K.A. O L A Y : Davacı davadilekçesinde özetle; 29.9.1980-7.5.1981 tarihleri arasındaKonya İli, Bozkır Belediye Başkanı olarak görev yaptığınedeniyle, 5434 sayılı Kanun'un ek 68. maddesi uyarınca makam vegörev tazminatından yararlandırılması istemiyle yaptığıbaşvurunun reddine ilişkin 15.11.2012 tarih ve 46.536.053sayılı işlemin iptali istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır. ANKARA 5. İDAREMAHKEMESİ :12.12.2012 gün ve E:2012/1788, K:2012/2747 sayı ile,davacının 5434 sayılı Kanun'un ek 68. maddesi uyarıncamakam ve görev tazminatından yararlandırılmak istemiyle28.9.2012 tarihinde davalı idareye başvurduğu, dava konusu15.11.2012 tarih ve 46.536.053 sayılı işlemle reddedildiği,davacının başvurusundan önce, 1.10.2008 tarihi itibariyle5434 sayılı Kanun'un yürürlüktenkalktığı ve anılan tarihten itibaren 5510 sayılıKanun'un ilgili maddesinin yürürlüğe girdiği, 5510sayılı Kanun'un geçici 4. maddesinde belediyebaşkanlarına makam ve görev tazminatınınödenebilmesi için; 5434 sayılı Kanun'un 39. ve Ek 68.maddelerine atıf yapıldığı görülmeklebirlikte, uyuşmazlığın idareye başvuru ve işlemtarihinde yürürlükte bulunan 5510 sayılı Yasa'nıngeçici 4. maddesi uyarınca çözümlenmesigerektiği, 5434 sayılı Kanun'un 1.10.2008 tarihinden itibarenyürürlükten kalkan maddelerinin doğrudan davacıyauygulanma olanağı bulunmadığı ve anılan Kanun'un101. maddesinde de bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgiliortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerindegörüleceğinin kurala bağlandığı göz önünealındığında; 5510 sayılı Kanun'unuygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlığıngörüm ve çözüm yerinin adli yargı olduğuanlaşılmakta olduğu gerekçesiyle, davanın 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının15/1-a. maddesi hükmü uyarınca görev yönündenreddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Davacı aynı istemleadli yargı yerinde dava açmıştır. Konya 3 İş Mahkemesi : 3.6.2014 gün ve E:2013/114,K:2014/363 sayı ile, davacının 29.09.1980 tarihinden itibarenBozkır belediye başkanlığı görevineatandığı, atama ile bu görevi 05.05.1981 tarihine kadaryürüttüğü, seçimle belediye başkanlığıgörevini yürütmemiş olduğunun belirlendiği; 5434sayılı Kanunda asıl görevleri ile ilişiğikesilmeden vekaleten veya görevlendirme sureti ile belediyebaşkanlığı yürütenlere makam veya temsil tazminatıödeneceğine dair herhangi bir hükmün mevcut olmadığı;08.05.2008 tarih 26870 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5754sayılı Kanun’un 68. Maddesi ile değişik 5510sayılı kanunun geçici 4. Maddesi hükmüne göreyalnızca seçimler neticesinde belediyebaşkanlığı olarak görev yapmış olanlaramakam tazminatı ödeneceği öngörülmüş olduğundandavacı atanma ile bu görevi yürütmüşolduğundan makam tazminatına ilişkin hükümlerdenyararlanmasına imkan bulunmayan davanın reddine karar vermiş, bukarar davacı vekilince temyiz edilmiştir. Yargıtay 21 Hukuk Dairesi : 30.9.2015 gün ve 2014/21297,K:2015/17239 sayı ile, davacının 5434 sayılı Kanunkapsamında İl Özel İdare memuru olarakçalışırken 29/09/1980 tarihinde Bozkır BelediyeBaşkanlığına atandığı ve 1997 yılındaemekli olduğu, 5434 sayılı Kanun’un hükümlerinegöre çözülmesi gerektiği ve çözümününidari yargının görev alanına girdiği gözetilerek6100 sayılı HMK'nın 114/1-b maddesine göre davaşartı olan "yargı yolunun caiz olmaması"nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken işinesasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesinin usul veyasaya aykırı olduğu gerekçesiyle hükmünbozulmasına karar vermiştir. KONYA 3 İŞMAHKEMESİ :24.12.2015 gün ve E:2015/408, K:2015/669 sayı ile, bozmakararına uyarak, davalı Sosyal Güvenlik Kurumuna karşıaçılan alacak davasının, davacınınatandığı görev gereği 5434 Sayılı Kanunhükümlerinde kaldığıanlaşıldığından yargı yolunun caiz olmamasınedeniyle davanın usulden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir. Davacı vekili, idari ve adliyargı yerlerince verilmiş olan görevsizlik kararlarınedeniyle oluştuğunu ileri sürdüğü olumsuzgörev uyuşmazlığının giderilmesi istemiylebaşvuruda bulunmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, YusufZiyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, SüleymanHilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ınkatılımlarıyla yapılan 11.04.2016 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli ve idari yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacının istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderildiği veusule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. I-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN’ın,davanın çözümünde idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın davada idari yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 29.9.1980-7.5.1981tarihleri arasında Konya İli, Bozkır Belediye Başkanıolarak görev yapan davacı tarafından, 5434 sayılıKanun'un ek 68. maddesi uyarınca makam ve görev tazminatındanyararlandırılması istemiyle yapılan başvurunun reddineilişkin 15.11.2012 tarih ve 46.536.053 sayılı işleminiptali istemiyle açılmıştır. 5434 sayılı T.C.EmekliSandığı Kanununun, 5510 sayılı Kanunun 106. maddesi ile ilga edilen 12.maddesinde; “Bukanunla tanınan haklardan aşağıda (I) işaretlifıkrada yazılı yerlerde çalışanlardan,Türk uyruğunda olmak ve 18 yaşını bitirmişbulunmak şartıyla, (II) işaretli fıkrada gösterilenlerfaydalanırlar” denildikten sonra, maddenin (II) işaretlifıkrasının (e) bendinde, “İller daimi komisyonüyeleri ile seçilmiş veya tayin edilmiş belediyebaşkanları (Emeklilik hakkı tanınan bir vazifede evvelcebulunmuş olmaları şartıyla)” hükmüne; aynı maddeye 1.3.1971 tarih 1377 sayılı kanun ileeklenen fıkranın (n) bendinde; “MADDE 1. - 5434sayılı T. C. Emekli Sandığı Kanununun«sandıktan faydalanacaklar» hakkındaki 12 nci maddesineaşağıdaki (n) bendi eklenmiştir : n) Emekliliğe tabigörevlerde bulunmadan illerin daimî komisyon üyeliğineseçilenlerle, emeklilikle veya Sosyal Sigortalarla ilgilenmeden belediyebaşkanlığına veya T. B. M. M. üyeliğineseçilenler, seçimlerden itibaren 6 ay içinde yazı ilesandığa müracaat ederek emeklilikle ilgilenmelerini istedikleri veemekli keseneklerini ödedikleri takdirde, kesenekkarşılıkları da ilgili kurumlardan alınmaksuretiyle” 5434 sayılı Kanuna tabi alacaklarıhükmüne yer verilmiş; anılan (n) bendinde daha sonrayapılan değişiklik ile; “(Ek: 1/3/1971-1377/1 md.;Değişik: 3/7/2005-5393/85 md.) Sosyal güvenlikkuruluşlarına tâbi görevlerde bulunmadan veya bukuruluşlara tâbi olarak çalışmakta iken illerindaimi komisyon üyeliğine veya belediyebaşkanlığına seçilen ve atananlar ile Sandıktanveya diğer sosyal güvenlik kuruluşlarından emekli,yaşlılık veya malûllük aylığı almaktaiken belediye başkanlığına seçilen ve atananlar,istekleri üzerine istek dilekçelerinin Sandıkkayıtlarına geçtiği tarihi takip eden aybaşından itibaren emekli kesenekleri kendilerince, karşılıklarıkurumlarca ödenmek ve emekli aylıkları Sandıklailgilendirildikleri tarihten itibaren kesilmek suretiyle,” Sandıklailgilendirme konusunda düzenleme yapılmıştır. Anılan Yasaldüzenlemelere göre; seçilmiş veya tayinedilmiş belediye başkanlarının emeklilik hakkıtanınan bir görevde önceden bulunmuş olmalarıkoşuluyla isteklerine bakılmaksızın iştirakçiolarak 5434 sayılı kanuna tabi olacakları; emekliliğe tabigörevlerde bulunmadan, emeklilikle veya Sosyal Sigortalarla ilgilenmedenBelediye Başkanlığına seçilenlerin, Kanununyürürlük tarihinden önce seçilmiş ise, Kanununyürürlük tarihinden itibaren (6) ay içinde, sonraseçilmişlerse, seçildikleri tarihten itibaren (6) ayiçinde yazı ile müracaat etmeleri halinde 5434sayılı kanuna tabi olacakları öngörülmüş; daha sonra, bu süre içinde müracaat etmemiş olanlar 2012sayılı Kanunla, Kanunun yürürlük tarihindenitibaren (6) aylık bir müracaat süresi dahatanınmış; 2161 sayılı kanun ile de müracaatsüresi kaldırılarak görevde iken müracaat edenlerin5434 S.K.a tabi olmaları imkanının getirildiği;yukarıda alıntısı yapılan 5393 sayılı Yasaile yapılan değişiklik ile de, Sandıkla ilgilendirmekonusundaki düzenlemeye son halinin verildiğigörülmüştür. Öte yandan, 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanununun, 5434 sayılı Kanuna ilişkin geçişhükümlerini düzenleyen Geçici 4. maddesinde,“(…)Bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten önceiştirakçiliği sona erenlerden tahsis talebinde bulunacaklarile bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce5434 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsis talebindebulunanlardan işlemleri devam edenler hakkında, bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlemyapılır. (…)Bu Kanunda aksine bir hükümbulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanununyürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendikapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanunhükümlerine tabi olarak çalışmış olup buKanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c)bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ilebunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlemyapılır. (Ek cümle: 11/10/2011-KHK-666/5 md.) Bufıkra kapsamına girenlerden 375 sayılı KanunHükmünde Kararnamenin ek 10 uncu maddesi kapsamındabulunanların emekli kesenekleri ile kurumkarşılıklarının hesabında, işgal ettiklerikadrolar için ilgili mevzuatında belirlenen unsurlar esasalınır. (…)Bu madde kapsamınagirenlerin aylıklarının bağlanması,artırılması, azaltılması, kesilmesi, yenidenbağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya veborçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ileemeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddeninuygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleriayrıca dikkate alınır.(…) düzenlemesine yerverilmiştir. Dosyanınincelenmesinden, davacının Konyaİli, Bozkır İlçesinde Özel idaremüdürü olarak görev yaparken mülga 2303sayılı Kanuna istinaden 29.09.1980 tarihinden itibaren Bozkırilçe belediye başkanlığına atandığı,07.05.1981 tarihinde ilçeye kaymakam atanması sonucunda bugörevi kaymakam'a devir ettiği, yıllar sonra Özel idaremüdürlüğünden emekli olduğu, 08.05.2008 tarih29870 sayılı resmi gazetede yayınlanarakyürürlüğe giren 5754 sayılı kanun 68. maddesi iledeğişik 5510 sayılı kanun geçici maddesine göregörev ve makam tazminatının tarafına ödenmesini talepettiği, ancak davalı kurumun talebini kabul etmediğini beyanla davalıkurumun işleminin iptali istemiyle davanınaçılmış olduğu anlaşılmaktadır. 31.5.2006 tarihve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlarkapsamındaki hizmet akdine göre ücretleçalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendi hesabınaçalışanlar (Bağ-Kur’lular), tarımda kendiadına ve hesabına çalışanlar (TarımBağ-Kur’luları), tarım işlerinde ücretleçalışanlar, (Tarım sigortalıları), devletmemurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik ve sağlıkhizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabi tutmuş, beşfarklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hak vehükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarakgörev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerinidiğer sigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta4/c maddesi) hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonrakabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510sayılı Kanunda düzenlemeler yapılmış veanılan Kanuna eklenen Geçici 1 nci ve Geçici 4 ncümaddelerle, 5754 sayılı Kanunun yürürlüğegirdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4ncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaolanlar (memurlar ile diğer kamu görevlileri) ile bunların dulve yetimleri hakkında, bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre işlem yapılacağıhüküm altına alınmıştır. 5754 sayılıKanunun kimi hükümlerinin iptali istemiyle açılan davaAnayasa Mahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E: 2008/56, K:2011/58sayılı kararı ile reddedilmiştir. 5510sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yer alan “…bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E:2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı:28184) davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılı Kanun’unyürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamugörevlileri olarak çalışmaya başlayanlar ise 5510sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacak ve haklarında5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılı Kanun’unöngördüğü kural ve esaslar uygulanacak; ihtilafhalinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıyla çalışmaktaolan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emeklisıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göre emekli, dul veyetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar vediğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesis edeceğiişlem ve yapacağı muameleler idari işlem niteliğinikorumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda da evvelce olduğugibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir… Bubakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır…” Yukarıdasözü edilen mevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesikararının birlikte değerlendirilmesinden, 5510 sayılıKanunun yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önceolduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğiaçıktır. Kaldıki; T.C. Anayasası’nın 158.maddesindeki“…diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındakigörev uyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’ninkararı esas alınır ” hükmü uyarınca AnayasaMahkemesi kararının bu uyuşmazlığınçözümünde esas alınacağıtartışmasızdır. Bu durumda, 5510 sayılı Kanun'unyürürlüğe girmesinden önce iştirakçisıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğerkamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılıKanuna göre emekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar veayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ilerideemekliliğe hak kazanacaklar yönünden Sosyal GüvenlikKurumunca tesis edilen işlem ve yapacağı muamelelerin“idari işlem” ve “idari eylem” niteliğinikorumaya devam edeceği, dolayısıyla, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilenidari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları kapsamında bulunan, 5754 sayılı Kanun'unyürürlüğe girdiği tarihten önce EmekliSandığına tabi personel olan davacının belediyebaşkanı olarak görev yaptığı dönemiçin makam ve görev tazminatı verilmesi istemiyleyaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptaliistemiyle açtığı davanın 5434 sayılı Kanunhükümleri bağlamında çözümleneceğigözetildiğinde, açılan davanın görüm veçözümünde, idari yargının görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Ankara 5. İdare Mahkemesinin 12.12.2012 gün veE:2012/1788, K:2012/2747 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara 5.İdare Mahkemesinin 12.12.2012 gün ve E:2012/1788, K:2012/2747sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,11.04.2016 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy