T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016/172
KARAR NO : 2016/218
KARAR TR : 11.04.2016
ÖZET : Davacı tarafından, askerlik görevini yaparken yanlış teşhis ve tedavi sonucunda işgücünün kaybı neticesinde meydana gelen maddi ve manevi zararların tahsili istemiyle açılan davanın ASKERİ İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :M.K.
Vekili :Av. Ü.T.
Davalı :Milli Savunma Bakanlığı
Vekili :Av. Z.D.
O L A Y : Davacı vekili davadilekçesinde; müvekkilinin askerlik hizmetini yerine getirirkenortaya çıkan bir rahatsızlığı ile ilgilitıbbi hizmetin kötü işlemesine bağlı olarakaskerliğe elverişliliğini kaybettiğini ve malul halegeldiğini, askerlik hizmeti sırasında birçok kez doktoragitmiş olmasına rağmen hastalığı hakkındadoğru teşhis konulamayarak ısrarla yanlış teşhisve tedavi yöntemlerinin uygulanmış olmasınınmüvekkilinin rahatsızlığının artmasınasebebiyet verdiğini, kamu ajanı niteliğinde olandoktorların yapmış olduğu sağlık hizmetininkötü ve yanlış uygulamasından dolayı ortayaçıkan bu durumdan idarenin sorumluluğunun olmasıgerektiğini, bu suretle maddi ve manevi zararının ortayaçıktığını ileri sürerek fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00- TL. maddi ve 10.000,00TL. manevi tazminatın yasal faizi ile beraber ödenmesine kararverilmesi istemiyle askeri idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ASKERİ YÜKSEKİDARE MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRESİ: 24.12.2014 gün ve E:2014/844,K:2014/1952 sayı ile, davacının 1602 sayılı Kanunun20’nci maddesi kapsamında asker kişi olduğu, ancak davakonusu zararının, askeri hastanedeki tıbbi tedavide ihmal,gecikme veya hata sonucu oluşup oluşmadığınıntıp ilminin verileri doğrultusunda ortaya konulacağı, buhaliyle söz konusu uyuşmazlığınçözümünde askerlik hizmetinin gereklerinin bir önemiolmadığı, dolayısıyla zararı oluşturaneylemin askeri hizmete ilişkin olmadığı, bu nedenlegörevsizlik kararı verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatinevarıldığı gerekçesiyle davada genel idariyargının görevli olduğunu belirtip davanın görevyönünden reddine karar vermiş, davalı idare vekilitarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
Askeri Yüksek İdareMahkemesi İkinci Dairesi:10.6.2015 gün ve E:2015/989, K:2015/941 sayı ile, davalıidarenin kararın düzeltilmesi istemini içerendilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerin yerindegörülmemesi, taleplerinin kararda karşılanmışolması, düzeltilmesi istenen kararda çelişkiolmadığı gibi kararın kanuna ve usule uygun bulunmasınedeniyle karar düzeltme isteminin reddine karar vermiş ve bu kararkesinleşmiştir.
Davacı vekili aynıistemle bu kez idari yargı yerinde dava açmıştır.
TEKİRDAĞ İDAREMAHKEMESİ:29.1.2016 gün ve E:2015/1057 sayı ile, dava konusu olayda, askerkişiyi ilgilendirme ve askeri hizmete ilişkin bulmaşartlarının her ikisinin de birliktegerçekleştiği sonucuna varıldığından,davanın Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin görevinegirdiği; 2247 sayılı Kanun’un 19.maddesiuyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi içindosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesizorunluluğu doğduğu gerekçesiyle, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için dosyanın Askeri Yüksek İdare Mahkemesiİkinci Daire Başkanlığı'nda bulunan dava dosyasıda temin edilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesineve dosyanın incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesince bu konudakarar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, YusufZiyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, SüleymanHilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ınkatılımlarıyla yapılan 11.04.2016 günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; askeri idari yargı veidari yargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın19.maddesinde öngörülen biçimde görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargı dosyasının,son görevsizlik kararını veren mahkemece, askeri idariyargı dosyası da temin edilmek suretiyle UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliğiile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN’ın,davanın çözümünde askeri idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Danıştay SavcısıYakup BAL ile AYİM Savcısı Yusuf ŞEKER’in davadaaskeri idari yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, Tekirdağ İlindeaskerlik görevini ifa etmekteyken geçirdiğirahatsızlık nedeniyle terhis edilen davacı tarafından,rahatsızlığına zamanında müdahaleedilmediğinden hastalığının ilerlemesinde idareninkusursuz sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla maddi ve manevizararların tahsili istemiyle açılmıştır.
Anayasa’nın 125.maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerindendoğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kuralabağlanmış olup, idari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları ihlâl edilenler tarafındanaçılacak tam yargı davalarının görüm veçözümünün idari yargı yerlerinin görevinegirdiği tartışmasızdır.
Anayasa’nın 157.maddesinde, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin, askeri olmayanmakamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren veaskeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğanuyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derecemahkemesi olduğu; ancak, askerlikyükümlülüğünden doğanuyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olmasışartının aranmayacağı belirtilmiş; 1602sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun25.12.1981 tarih ve 2568 sayılı Yasa ile değişik 20.maddesinin birinci fıkrasında, “Askeri Yüksek İdareMahkemesi Türk Milleti adına; askeri olmayan makamlarca tesisedilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmeteilişkin idari işlem ve eylemlerden doğanuyuşmazlıkların ilk ve son derece mahkemesi olarak yargıdenetimini ve diğer kanunlarda gösterilen, görevleri yapar.Ancak, askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda;ilgilinin asker kişi olması şartı aranmaz”denilmiştir.
Buna göre, AskeriYüksek İdare Mahkemesi’nin bir davaya bakabilmesi içindava konusu idari işlem veya eylemin “asker kişiyiilgilendirmesi” ve “askeri hizmete ilişkinbulunması” koşullarının birliktegerçekleşmesi gerekmektedir.
1602 sayılıYasa’nın 20. maddesinin ikinci fıkrasında, TürkSilahlı Kuvvetlerinde görevli bulunan veya hizmettenayrılmış olan subay, askeri memur, astsubay, askeriöğrenci, uzman çavuş, uzman jandarma çavuş,erbaş ve erler ile sivil memurlar asker kişi sayılmaktadır.
Davacının 1602sayılı Yasa’nın 20. maddesinde sayılan askerkişilerden olduğu ve bu nedenle dava konusu eylemin asker kişiyiilgilendirdiği kuşkusuzdur.
Dava konusu eylemin askerihizmete ilişkin olup olmadığına gelince:
Bir idari eylemin “askerihizmete ilişkin bulunması”, eylemin kanun ve nizamlarınTürk Silahlı Kuvvetlerine tanıdığı yetki vegörevlerin yerine getirilmesi amacına yönelik olması,askeri nitelikteki idari eylemin ise, askeri kural ve gerekler çerçevesindeyürütülen askeri hizmet sırasındaki bir hareket, tutumveya meydana gelen ya da getirilen bir olay olarak tanımlanmasımümkündür. Bu durumda bir idari eylemin “asker kişiyiilgilendirmesi” için; davacının asker kişiolması, idari eylemin asker kişilerce tesis edilmiş olmasıve idari eylemin bir asker kişiye yönelmiş bulunmasıgerekmektedir.
Bu kapsamda bir işlem veyaeylem askeri makamlarca, asker şahıslar hakkında tesisedilmiş ya da uygulanmış olsa bile, bu işlem veya eyleminaskeri makamlar dışındaki bir başka kamu kurum ya da kuruluşuncakendi personeli hakkında tesis edilmiş olan işlem veya eylemden,nitelik yönünden herhangi bir farkı bulunmuyorsa, bu işlemAskeri hizmete ilişkin bir işlem veya eylem olmayıp buişlem veya eyleme ilişkin davaların görüm veçözüm yerinin de AYİM değil genel idari yargıyeri olması gerekir. Başka bir anlatımla bir idari işlemveya eylemin askeri hizmete ilişkin olabilmesi ve yargısaldenetiminin AYİM’de yapılabilmesi için, işlem veyaeylemin yargısal denetiminde askerlik mesleğinin gerekleriniyakından bilmenin önem taşıması gerekmektedir.Açılan iptal ya da tam yargı davasında, asker kişihakkında tesis edilen işlem veya eylemden doğan dava ve onunçözümüyle varılacak sonuç ile aynıdurumdaki sivil kişi hakkında aynı işlem veya eylemdendoğan dava ve onun çözümüyle varılacak sonucunfarklı olmaması halinde, davanın çözüm yeriAYİM değil Genel İdari Yargıdır.
Dosyanın incelenmesinden; askerlikhizmetini yerine getirirken ortaya çıkan birrahatsızlığı ile ilgili tıbbi hizmetin kötüişlemesine bağlı olarak askerliğe elverişliliğinikaybettiğini ve malul hale geldiğini,askerlik hizmetisırasında birçok kez askeri hastanede doktora gitmişolmasına rağmen hastalığı hakkında doğruteşhis konulamayarak ısrarla yanlış teşhis ve tedaviyöntemlerinin uygulanmış olmasının müvekkilinin rahatsızlığınınartmasına sebebiyet verdiğini, kamu ajanı niteliğinde olandoktorların yapmış olduğu sağlık hizmetininkötü ve yanlış uygulamasından dolayı ortayaçıkan bu durumdan idarenin sorumluluğunun olmasıgerektiğini, bu suretle maddi ve manevi zararının ortayaçıktığını ileri sürerek fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalıdantahsili istemiyle davanın açılmış olduğuanlaşılmaktadır.
4.1.1961 tarih ve 211sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç HizmetKanunun 12 nci maddesinin (c) bendinde “askeri hastaneler” inaskeri kurum oldukları açıkça hükümaltına alınmakta; anılan Kanunun “Sağlıkİşleri” başlıklı Bölümdedüzenlenen 57-70/B maddelerinde ise Türk Silahlı Kuvvetlerindeyürütülecek “sağlık hizmeti”nin anaesasları ortaya konulmaktadır. Bu meyanda, dava konusubakımından önem taşıyan bazı düzenlemeleregöz atılmasında yarar bulunmaktadır:
Madde 57- Türk SilahlıKuvvetleri sağlık işlerinde, askerlerin fizik ve moraldurumlarının takibi ile koruyucu ve askeri sağlıkhizmetlerinin yürütülmesi esastır. 31/5/2006 tarihli ve5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu hükümleri saklıdır.
Bu hizmetin yerinegetirilmesinden kıta komutanları, karargah veya askeri kurum amirleriile bunların tabipleri sorumludur…
Madde 58- …(3.fıkra)Askeri sağlık hizmetleri; göreve uyarlık veelverişlilik kontrolleri ile periyodik veya zorunlu kontrolleri,sağlık raporu kontrolünü, tıbbi tehditlerinönlenmesini ve ortadan kaldırılmasını, tahliye,tedavi, sağlık lojistiği ve askeri sağlığailişkin diğer ihtiyaçları kapsar
Madde 62- Hastalananöğrenciler ile erbaş ve erler, hastalıklarınıamirlerine derhal haber vermeye mecburdur. Hasta; vizite zamanındakıt’a, karargah veya askeri kurum tabibine, mesai saati haricinde venöbetçi tabibe gösterilir. Hastalar, acil hallerde,doğrudan en yakın askeri veya sicil sağlık teşkilinegönderilir veya ulusal acil sağlık sistemindenyararlandırılır.
Amirler hastalanmışolmakla birlikte bu durumu bildirmediği tespit edilenleri, muayene vetedaviye ya da 59 uncu madde kapsamında kontrole göndermeyeyetkilidir.
Üst basamak sağlıksunucularına sevk edilen öğrenciler ile erbaş ve erler,muayene ve tedavilerinin safahat ve sonuçlarını bizzat veyabaşka bir vasıta ile amirlerine ve kıta, karargah veya askerikurum tabibine bildirirler. Muayene ve tedavi sonucunun Türk SilahlıKuvvetlerindeki görevlere uyarlık bakımından takibi,gerekiyorsa 59 uncu madde kapsamında kontrolü sağlanmaksuretiyle, kıta komutanları, karargah veya askeri kurum amirleri ilebunların tabipleri tarafından yapılır…
Madde 63- Görevlioldukları kıta, karargah veya askeri kurumun bulunduğu yerdenbaşka bir yerde hastalanan subay, astsubay, uzman jandarma, sivil personelve askeri öğrenciler ile erbaş ve erler; hastalıklarını,bulunduğu mahaldeki en yakın kıta komutanlığınaya da karargah veya askeri kurumun amirliğine haber verir. Bu kıtakomutanı ya da karargah veya askeri kurumun amiri, hastaların muayeneve tedavisinin yapılabileceği en yakın askeri veya sivilsağlık hizmet sunucularına sevk edilmesini sağlar vehastanın kıta, karargah veya kurumuna ve mahallin garnizonkomutanlığına haber verilir. Garnizon komutanlığıya da kıta, karargah veya askeri kurumun bulunmadığıyerlerde hastalananlar, bulundukları yerdeki sivil sağlık hizmetsunucularına müracaat ederler. Bunlar, durumları ile tedavisafahat ve sonuçlarını amirlerine mümkün olan enkısa sürede bildirirler.
İzindeyken hastalanan subay,astsubay, uzman jandarma, uzman erbaşlar ile sivil personel birincifıkrada yazılı esaslara tabi olmadan tercihlerine göreaskeri veya sivil sağlık hizmet sunucularına müracaatedebilirler. Bunlar, durumları ile tedavi safahat vesonuçlarını mümkün olan en kısa süredeamirlerine bildirirler. İzindeyken hastalanan uzman erbaşlarhariç erbaş ve erler ile öğrenciler hakkında birincifıkra hükümleri uygulanır.
Madde 64- Acil vakalarda hasta,en yakın askeri veya sivil sağlık hizmet sunucusunamüracaat eder ve durumunu mümkün olan en kısa süredeamirine bildirir.
211 sayılı TürkSilahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununun “askerisağlık hizmeti” ile ilgili yukarıda işaret edilendüzenlemeleri dışında, gerek anılan Kanun (211 sk.) gerek1111 sayılı Askerlik Kanunu, 1076 sayılı Yedek Subaylar veYedek Askeri Memurlar Kanunu, 926 sayılı Türk SilahlıKuvvetleri Personel Kanunu, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu, 3466sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 4678 sayılı TürkSilahlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay veAstsubaylar Hakkında Kanun ve 6191 sayılı SözleşmeliErbaş ve Er Kanununun, ilgili hükümleri uyarınca, BakanlarKurulu’nun 8.10.1986 tarih ve 86/11092 sayılı kararı ileyürürlüğe konulan “Türk Silahlı KuvvetleriSağlık Yeteneği Yönetmeliği” (RG.24.11.1986,Sayı:19291) ile Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli askerive sivil personel ile askerlik göreviyle yükümlüvatandaşların Silahlı Kuvvetlerdeki görevlere uyarlıkbakımından sağlık yeteneklerini tespit etmek vebarışta ve savaşta yapılacak sağlıkişlemleri düzenlenmiştir. Anılan Yönetmeliğe ekli“Hastalık ve Arızalar Listesi”nde Türk SilahlıKuvvetlerinde görevli general, amiral, üstsubay, subay, astsubay,uzman jandarma, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve er, askeriöğrenci, yedek subay adayları, yükümlüler veerlerin sağlık yeteneklerine göregruplandırıldıkları görülmüş vesağlık bakımından bunlara yapılacak işlemlerbelirtilmiştir. Yönetmeliğin “AskerliğeElverişli Olmayan Erler Hakkında Yapılacakİşlem” başlıklı 15 nci maddesi ise “Askerealındıktan sonra asker hastanelerinin sağlıkkurullarından ‘Askerliğe Elverişli Değildir’kararı alan erler, raporlarının onaylanmasını beklemeküzere bu hastaneler tarafından yerli kayıtlı bulunduğuaskerlik şubesi emrine gönderilir. Ayrıca durum silahaltında bulunanların birliklerine duyurulur. Terhis işlemleri,raporları ilgili makamlarca onaylanıp askerlik şubesinegeldikten sonra ilgili yönergeye göre yapılır.‘Askerliğe Elverişli Değildir’ kararı alanlargerektiğinde ilgili makamlarca yeniden asker hastanelerininsağlık kurullarına muayeneye gönderilerek alacaklarıson rapor kararına göre, ilgili yönerge gereğinceişlem görür. ‘Askerliğe ElverişliDeğildir’ kararı alanlar emsalinin kanunda yazılıyaş sınırı dışına çıkma tarihinekadar Milli Savunma Bakanlığı’nca gerektiğinde tekrarmuayene ettirilerek alacakları son rapor kararına göreişlem görür.” hükmünüöngörmektedir. Geçici hastalıkları vearızaları tespit edilen yükümlü, er ve erbaşlarayapılacak işlemler de aynı Yönetmeliğin 16 ncımaddesinde yer almakta ve bu işlemlerin ertesi yıla bırakma,sevki geciktirme ve hava değişimi olduğu; bu işlemlerigerektiren hastalık ve arızaların bu Yönetmeliğinekindeki “Arızalar Listesi” nin (c) dilimlerindegösterildiği belirtilmektedir.(Hemen ifade etmek gerekir kianılan Yönetmelik ve belirtilen hükümleri olay tarihiitibariyle yürürlükte olan metinler olup; 12 Kasım 2015tarih ve 29530 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve butarihte yürürlüğe giren “Türk SilahlıKuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği” ile24.11.1986 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Türk SilahlıKuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliğiyürürlükten kaldırılmış ve yerinianılan yönetmelik almakla birlikte; yeni Yönetmelikdüzenlemesi de yukarıda açıklanan hükümlereparalel bulunmaktadır.)
17.11.1983 tarih ve 2955sayılı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanunu’nun“Tanımlar” başlıklı 3 ncü maddesinde,Gülhane Askeri Tıp Akademisinin; GenelkurmayBaşkanlığının kuruluşunda, bilimselözerkliğe sahip, Türk Silahlı Kuvvetlerinin sağlıkbirimleri alanında en yüksek danışma organı olan,Türk Silahlı Kuvvetlerine muvazzaf askeri tabip ve gerektiğindediğer sağlık bilimleri alanında askeri personelyetiştiren, kendisine ve bünyesindeki Askeri TıpFakültesine enstitü, yüksekokul ve benzeri kuruluşlar,eğitim hastaneleri ile diğer eğitim ve öğretimkurumları bağlanabilen ve GenelkurmayBaşkanlığının gerek gördüğüsağlıkla ilgili eğitim ve öğretimi de yaptıranbir yükseköğretim kurumu olduğu ifade edilmektedir.Aynı Kanunun “Görevler” başlıklı 7nci maddesinde de, Gülhane Askeri Tıp Akademesinin görevleriarasında “…(i) silahlı kuvvetler mensuplarıyla 211sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç HizmetlerKanunu’nda ve diğer kanunlarda askeri kurumlarda tedavileriöngörülen kişilerin her türlü muayene vetedavilerini yapmak” sayılmıştır.
Yukarıda işaret edilenmevzuat hükümlerinden de açıkça anlaşılacağıüzere, Türk Silahlı Kuvvetlerinde kıt’a tabipleri,revirler, askeri hastaneler, eğitim hastaneleri ve Gülhane AskeriTıp Akadamesi (GATA) eliyle yürütülen “sağlıkhizmetleri”, askeri hizmetin bir parçası olup,Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 9.2.1998 tarih ve E.1998/1, K.1998/3sayılı kararında da işaret edildiği üzere“… askeri hizmetle birlikte yürüyen ve ona bitişiknitelikte olan…” bir hizmet mesabesinde olduğundan, tam yargıdavasını doğuran “ hatalı sağlık hizmetisunulduğu” na ilişkin iddiaya dair değerlendirmeyapılırken eylemin “askeri hizmete ilişkin”bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Yine UyuşmazlıkMahkemesi’nin 8.3.1978 tarih ve E.1978/2, K.1978/8 sayılıkararında “… her şeyden önce bir askeri hastaneraporuna dayanılması ve bir asker kişinin emeklilikişleminin iptali sonucu doğuracak bir davanın askeriişlemle ilişkili olduğu kuşkusuzdur…” denilmeksuretiyle, bir idari işlem ya da eylemin kökeninde“askeri” nitelikli bir faaliyet bulunması halinde,“askeri hizmete ilişkinlik” unsurunun gerçekleştiğikabul edilmiştir. Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 27.12.1999tarih ve E.1999/58, K.1999/57 sayılı kararında da, GATA’dayürütülen sağlık hizmeti konusunda şu değerlendirmedebulunulduğu görülmektedir: “… Silahlı Kuvvetlermensuplarıyla 211 sayılı TSK İç HizmetKanunu’nda ve diğer kanunlarda askeri kurumlarda tedavileriöngörülen kişilerin her türlü muayene vetedavilerini yapmak gibi başlıca görevleri olan GülhaneAskeri Tıp Akademisinde ve bünyesindeki hastanedeyürütülen faaliyetler, sağlık hizmetleri almaklabirlikte, askeri niteliği itibariyle kuşkusuz askeri hizmeteilişkin bulunmaktadır…”
UyuşmazlıkMahkemesi’nin yeni tarihli kararlarında da aynı vurgununyapıldığı görülmektedir. 4.12.2013 tarih veE.2012/37, K.2013/166 sayılı kararda “… Askeri hastanelerceve Gülhane Askeri Tıp Akademisince sunulan sağlıkhizmetinin icrası sırasında, fiilen statüde bulunan askerkişiler yönünden doğan zararların askeri idariyargının görev alanında olduğutartışmasızdır. Keza, bu asker kişilerdensözkonusu askeri sağlık hizmeti sırasında maruzkaldıkları idari eylemler nedeniyle statüdenayrıldıktan sonra ortaya çıkan veya gelişenzararlarda da askeri idari yargının görevli olmaya devamedeceği ve (asker kişiyi ilgilendirme) şartınınvarlığını koruyacağı şüphesizdir…”denilmiş; 24.12.2012 tarih ve E.2012/265, K.2012/285 sayılıkarar ile 24.12.2012 tarih ve E:2012/577, K.2012/472 sayılı karardada, GATA’da tedavi gören iki erin, sunulan sağlık hizmetinedeniyle zarara uğradıkları iddiasiyleaçtıkları tam yargı davalarında, adliyemahkemelerinin kendilerini görevli görmesi (görevlilikkararı vermeleri) sonrasında Askeri Yüksek İdare MahkemesiBaşsavcısınca çıkartılan olumlu görevuyuşmazlıklarında, davada askeri idari yargının(AYİM’in) görevli olduğu sonucuna varılarak,anılan adli yargı görevlilik kararlarıkaldırılmıştır.
Askeri sağlıkhizmetlerinin sunulması nedeniyle uğradığı önesürülen zararlar nedeniyle açılan tam yargıdavalarında Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin, istikrarlı biçimdebu tür eylemlerin “askeri hizmete ilişkinlik” unsurunutaşıdığını benimseyerek kararlar verdiği;nitekim bir kararında, er statüsündeki bir davacı ileilgili olarak “… Davacının ihtiyaçları vetüm özlük hakları devlet tarafından yerine getirilener rütbesinde bir Silahlı Kuvvetler mensubu olmakla,dışarıda kendi insiyatifi ile tedavi olarak ve uygunilaçları kullanabilmek durumunda bir kişiolmadığı, sağlığının korunması vetedavisi konusunda yetkinin tamamen idareye ait olduğu, tedaviesnasında uygun aşının bulunmaması ve yan etkisibulunan bir aşının uygulanmasında idarenin hizmet kusurununbulunduğu, davacının zararlarının idarecekarşılanması gerektiği sonucunaulaşılmıştır…” denildiği (AYİM.2.D.nin 7.6.2000 tarih ve E.1998/892, K.2000/371); GATA’dageçirdiği ameliyatı sonrası vefat eden bir erinyakınlarının açtığı tam yargıdavasında, uzun yıllar istikrarlı biçimdesürdüğü içtihatından dönerek davanıngörev yönünden reddine karar vermeyi takiben, vaki karardüzeltme istemi üzerine bu istemi kabul ederek, esastan davayıgören kararında “… Davalı idarenin karardüzeltme istemleri üzerine yapılan incelemede;Uyuşmazlık Mahkemesi’nce verilip istikrar kazanmışçok sayılı karar, Askeri Yüksek İdareMahkemesi’nce bu tür davalara Mahkememizin kurulduğu 1972yılından 2002 yılına kadar bakılmışolması ve uygulamanın yerleşip istikrar bulmasıkarşısında, 1602 sayılı AYİM Kanununun 20 ncimaddesinde bir davaya Askeri Yüksek İdare Mahkemesindebakılabilmesi için gerekli görülen tümşartların bir arada gerçekleştiği sonucunaulaşıldığından, davalı idarenin kararındüzeltilmesi isteminin kabulüyle, davanın görevyönünden reddine ilişkin Mahkememizin 20 Mart 2002 gün veE: 2000/1147, K: 2000/591 sayılı kararının kaldırılmasınave davaya kalındığı yerden devam edilmesine karar verilerekdavanın esasına geçilmiştir…”(AYİM.2.D.nin 29.9.2004 tarih ve E.2002/712, K.2004/626 sayılıkararı, AYİM Dergisi, Sayı:20, Kitap:2, s.1142-1145; benzermahiyetteki diğer bir karar için bkz.AYİM.2.D.nin 6.10.2004tarih ve E.2002/735, K.2004/703 sayılı kararı, age. S.1135/1138)denilmek suretiyle uzun yıllara dayalı istikrarlıiçtihadın sürdürüldüğügörülmektedir.
Davanın somutunda,AYİM’in görev yönünden red kararlarındakigerekçelerin, askeri sağlık hizmetinin zahiri sonucuna(tıbbi tedaviye/operasyona) bakılarak serdedildiği, erstatüsündeki davacının, belirtilen mevzuattaöngörülen kimi haller (acil durumlar) dışındaKıt’a ve kurum amirlerinin sevki olmadan, birinci basamakKıt’a tabipleri ya da revirlerin sevkleri bulunmadan askerihastaneler (ve GATA) dışında sivil sağlıkkuruluşlarından sağlık hizmeti alınmasınınsöz konusu edilemeyeceği gerçeğinin yanı sıra,“askerliğe elverişli değildir”, “ Türk SilahlıKuvvetlerinde görev yapamaz” vb. salt askeri nitelikli işlemlertesisinin verilen askeri sağlık hizmetleriyle doğrudanbağlantılı, onunla birlikte yürütülen ve onabitişik mahiyeti gözetildiğinde, bu hususların anılankararda gözardı edildiği, GATA’nın ve askerihastanelerin belli ölçüde sivil yurtdaşlara dasağlık hizmeti sunulmasının belirtilen bu hususlarladoğrudan bir bağlantısının olmadığı,sivil kişilere sağlık hizmeti sunulmasında sadece biratıfet söz konusu olup, yukarıda işaret edilen askerihizmete ilişkin işlemlerin ve prosedürlerin bunlaryönünden söz konusu bulunmadığı,dolayısıyla bunların uğradıkları zarariddiaları nedeniyle açacakları tam yargıdavalarını genel idari yargının göreceğinin tabiiolduğu ve asker kişilerle mukayese edilmesinin isabetlibulunmadığı, dolayısıyla sunulan askerisağlık hizmeti sırasında zararauğranıldığı iddiasıyla açılan tamyargı davasında “askeri hizmete ilişkinlik”unsurunun gerçekleştiği ve bu davanın AYİM’ingörevine girdiği sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle,Tekirdağ İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, AskeriYüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesinin 24.12.2014 gün veE:2014/844, K:2014/1952 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
SONUÇ: Davanınçözümünde ASKERİ YÜKSEK İDAREMAHKEMESİ’NİN görevli olduğuna, bu nedenleTekirdağ İdare Mahkemesi’nin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile,Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesinin 24.12.2014gün ve E:2014/844, K:2014/1952 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 11.04.2016 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Mehmet
AKBULUT
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Yüksel
DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy