T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 142
KARAR NO : 2016 / 198
KARAR TR : 11.04.2016
ÖZET: Vatani görevini yapmakta iken sağ bacağını kaybetmesi nedeniyle 2330 sayılı Kanun gereğince malulen emekli olan davacının, aktif yüksek enerji depolayan nitro sporcu koşu protez bedelinin davalı kurumca karşılanmaması nedeni ile ödemek zorunda kaldığı paranın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemiyle açtığı davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : H.K. Vekili : Av. A.E. Davalı : Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı Vekili :Av. A.G. (Adli Yargıda) Av. B.Y. (İdari Yargıda) OL A Y : Davacı vekili, davadilekçesinde özetle; kamu personeli olmayandavacının askerliğini er olarak yaparken terör sonucuyaralandığını ve gazi olduğunu, davacıya sağdiz altı ampütasyonu (diz ve diz altından bacağınkazanılmış yokluğu) tanısı konulduğunu,davacının bacağının yokluğu nedeni ile sağdiz altı ampütasyonlu hastanın Aktif Yüksek EnerjiDepolayan Nitro Sporcu Koşu Protezi kullanmasının uygunolacağının Sağlık Bakanlığı İzmir BozyakaEğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından verilensağlık kurulu raporu ile karar verildiğini, bunun üzerinedavacının Asil Ortopedi isimli firmadan protezini teslimaldığını, protez bedelinin 99.876,00 TL olduğunu,davacının protez bedelinin tahsili istemi ile Sosyal GüvenlikKurumu Başkanlığı İzmir Sosyal GüvenlikMüdürlüğüne müracaat ettiğini, fakatkendisine gelen 09.04.2013 tarihli yazıda hiçbir gerekçebelirtilmeden ödenmesinin uygun olmadığınınbildirildiğini belirterek; protez bedeli olan 99.876,00 TL’nindavalı kurumdan tahsili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır. İZMİR1. İŞ MAHKEMESİ : 13.02.2014 gün ve E:2013/355K:2014/97 sayılı kararında; “…5510 sayılıSosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 73.maddesine, 04/07/2012 tarih, 6353 sayılı Yasanın 84. maddesiyleeklenen fıkra; "3713 sayılı Kanuna göre aylık bağlanmışmaluller, 5434 sayılı Kanunun 56 ncı maddesi veya 2330sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e)ve (f) bentlerinde sayılanlardan 3713 sayılı Kanunkapsamına giren olaylar sebebiyle aylık bağlananlar ile 3713sayılı Kanun kapsamına girmese dahi başkasınınyardımı ve desteği olmaksızın yaşamak içingereken hareketleri yapamayacak derecede malul olan vazife ve harp malullerininsağlık kurulu raporuyla ihtiyaç duydukları hertürlü ortez/protez ve diğer iyileştirici araç vegereçler herhangi bir kısıtlama getirilmeksizin Kurumcakarşılanır. 72 nci maddede belirtilen usullere görebedelleri karşılanacak olan bu kapsamdaki ürünler garantisüresi içerisinde veya aynı amaca yönelik yeniürün talepleri Kurum tarafından belirlenen usul ve esaslaragöre karşılanır." düzenlemesini getirmiştir. Uyuşmazlık,münhasıran 5510 sayılı Yasa kapsamındaki birdüzenlemeden kaynaklandığı için, aynıYasanın 101. Maddesi uyarınca mahkememiz görevi kapsamındakaldığı kabul edilerek, davanın esasıyönünden yapılan incelemeyle sonucavarılmıştır. Bedelinintahsili talep edilen aktif enerji depolayan nitro sporcu koşu protezinin,yasal düzenlemeye uygun olarak davacının ihtiyaçduyduğu bir protez olup olmadığı konusunda yapılanaraştırma kapsamında, aktif enerji depolayan nitro sporcukoşu protezinin kişinin günlük yaşam ve meslekifaaliyetini sürdürmesine yardımcı olacak bir protezolmadığı; sporcu protezi olarak nitelenen bu protezin,davacının iş göremezlik öncesi yaşamındasürdürdüğü bir sportif faaliyetlebağlantısının ortaya konulmadığı;türü sayılamayacak çokluktaki spor dallarınayönelik üretilmiş ve üretilebilecek protezlerden biri olanbu protezin davacıya sağlanması gereğinin kabulünün;diğer tüm spor dalları için üretilen protezlerin desağlanması gibi bir sonuca yol açacağı;davacının koşu sporuyla ilgisini ortaya koyan bir kanıtyokken dava konusu edilen tutarın ödenmesine olanakbulunmadığı ve bu durumun da konuya ilişkin yasaldüzenlemede dile getirilen 72. Maddedeki usule göre incelemeyapılması gereğinden doğduğu dikkate alınarak;davanın temeldeki tespit istemi içeren niteliği vedavacının konumu gözetildiğinde maktu vekalet ücretinehükmedilmesi gerektiği sonucuna varılarak davanın reddinekarar vermek gerekmiş…” şeklindeki gerekçe iledavanın reddine karar vermiş ve bu karar taraf vekillerince temyizedilmiştir. YARGITAY 10.HUKUK DAİRESİ:11.09.2014 gün ve E:2014/8335 K:2014/17127sayılı kararında; “…6100 sayılı HukukMuhakemeleri Kanunun l'inci maddesine göre mahkemelerin görevi, ancakkanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamudüzenindendir. Anılan Kanunun 114/1-b maddesi gereğinceyargı yolunun caiz olması dava şartı olup, 115'incimaddesine göre Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını,davanın her aşamasında kendiliğindenaraştırır. Taraflar da dava şartınoksanlığını her zaman ileri sürebilirler. 5510sayılı Kanunun 10l'inci maddesine göre, “Bu Kanunda aksinehüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklariş mahkemelerinde görülür.” 5434 sayılıKanunun sağlık yardımlarına ilişkinhükümleri 5510 sayılı Kanunun 106/8'inci maddesiyleyürürlükten kaldırılmıştır. Ancak, 5510sayılı Kanunun Geçici 4'üncü maddesinde, bu Kanundaaksine bir hüküm bulunmadığı taktirde;iştirakçi iken bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarih itibariyle bu Kanunun 4/1-c maddesi kapsamına almanlar,bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434sayılı Kanun hükümlerine tabi olarakçalışmış olup bu Kanunun 4/1-c maddesine tabi olarakyeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul veyetimleri hakkında bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre işlem yapılacağıbelirtilmiştir. Statühukukuna tabi olanlarla ilgili uyuşmazlıklarınçözümünde görevli mahkemenin (yargı yolunun)5510 sayılı Kanunun 101 ve geçici 4'üncümaddesindeki düzenlemeler birlikte değerlendirilerek belirlenmesigerekir. 5510sayılı Kanunun 101'inci maddesinde yer alan “...bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E:2010/65, K: 2011/169 sayılı karanyla (RG. 25.1.2012, Sayı:28184)iptal istemini reddetmekle birlikte, söz konusu kararı somut olaydakiuyuşmazlığa ışık tutacak şekilde“...5754 sayılı Kanunun yürürlüğegirmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisi olarakçalışmakta olanlar, evvelce olduğu gibi 5434sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar ve bunlarınemeklileri bakımından da aynı Kanun hükümleriuygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılı Kanun’unyürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamugörevlileri olarak çalışmaya başlayanlar ise 5510sayılı Kanunun 4/1-c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacak ve haklarında5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılı Kanun’unöngördüğü kural ve esaslar uygulanacak; ihtilafhalinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte, artıkyapılan, tesis edilen işlem ve muameleler idari işlemsayılamayacak bir sosyal güvenlik kurumununvarlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır. 5754sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlem niteliğinikorumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda da evvelce olduğugibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir. Bu bakımdan5510 sayılı Kanunun yürürlüğünden sonra,prim esasına dayalı yani sistemin içeriği ve Kanunkapsamındaki iş ve işlemlerin niteliği gözönünde bulundurulduğunda, itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılı Kanun’unyürürlüğe girmesinden önce statüde bulananmemurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyal güvenlikmevzuatının uygulanmasından doğan idari işlem ve idarieylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idari yargınıngörevinin devam edeceği açıktır...” gerekçesinedayandırmıştır. 5510sayılı Kanunun 101 ve geçici 4'üncü maddeleri ileAnayasa Mahkemesi kararının birlikte değerlendirilmesinden, 5510sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden öncememur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmaktaolanlar ile bunların emeklileri ve hak sahipleri yönünden, dahaönce olduğu üzere 5434 sayılı Kanunhükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak, 5510sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memurve diğer kamu görevlisi olarak çalışmayabaşlayanların ise 5510 sayılı Kanunun 4/1-c maddesiuyarınca, bu Kanun hükümlerine tabi sigortalısayılacağı ve haklarında 5510 sayılı Kanununöngördüğü kural ve esaslar uygulanıpuyuşmazlığın da adli yargı yerinde (işmahkemesinde) çözümleneceğianlaşılmaktadır. Kaldı ki; T.C.Anayasası’nın 158'inci maddesindeki “...diğermahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır” hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesi kararınınbu uyuşmazlığın çözümünde esasalınacağı tartışmasızdır. Bu durumda, 5510sayılı Yasanın yürürlüğe girmesindenönce iştirakçi sıfatıyla çalışmaktaolan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emeklisıfatıyla 5434 sayılı Kanuna göre emekli, dul ve yetimaylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğerkamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem veyapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idarieylem” niteliğini korumaya devam edeceğinden bunlarıniptali için açılan davaların çözümyerinin İdari yargı yeri olduğu açıktır.Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 05.12.2012 gün 2012/251 E, 263 Ksayılı; 24.12.2012 gün 2012/536E, 433K sayılıkararları da bu yöndedir. Somut olayda;5434 sayılı Kanun kapsamında iştirakçi olarakmaluliyet aylığı alan davacının, 5510 sayılıKanun'un geçici 4'üncü maddesinde değişiklik getiren5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce mevcut statüsünde bulunduğu göz önündebulundurularak ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-bmaddesine göre dava şartı olan "yargı yolunun caizolmaması" nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesigerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekildekarar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olun bozmanedenidir…” şeklindeki gerekçe ile hükmünbozulmasına karar vermiştir. İZMİR1. İŞ MAHKEMESİ:10.10.2014 gün ve E:2014/614 K:2014/679sayılı kararında bozma ilamına uyarak bozma ilamındabelirtilen gerekçeler ile dava dilekçesinin görevyönünden reddi ile mahkemenin görevsizliğine kararvermiş ve bu karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. YARGITAY 10.HUKUK DAİRESİ:05.03.2015 gün ve E:2014/25667 K:2015/3693sayılı kararında; “…Mahkemece bozma kararmauyulmasına karar verilmiştir. Bozma kararına uyulmakla, bozmakararı lehine olan taraf yararına usûlîkazanılmış hak doğar ve mahkemece de bozma kararıdoğrultusunda karar verilmesi gerekir. (09.05.1960 gün ve 21/9sayılı İBK) O hâlde mahkemece bozma kararınauyulduğuna göre, bozma kapsamı doğrultusunda inceleme vearaştırma yapılarak karar verilmesi gerekir. Bozmailâmında, idare mahkemesinin görevli olduğundan bahisledavanın yargı yolu bakımından reddi gerektiğibelirtilmesine rağmen Mahkemece, dava dilekçesinin görevyönünden reddine karar verilmesi usûl ve yasayaaykırı olup bozma sebebidir. Diğertaraftan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun114'üncü maddesinde dava şartları “...a) Türkmahkemelerinin yargı hakkının bulunması, b) Yargıyolunun caiz olması, c) Mahkemenin görevli olması, ç)Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkilibulunması.” sayılmış olup, Kanun'un “Esastansonuçlanmayan davada yargılama gideri”başlıklı 331 'inci maddesinin 2'nci fıkrası ileyargılama giderlerine “Görevsizlik, yetkisizlik veyagönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devamedilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkemehükmeder...” düzenlemesi bulunduğundan ve 6100sayılı Kanun düzenlemesine göre, esastansonuçlanmayan davada yargılama gideri başlıklı 331'inci maddesinde “Yargı yolunun caiz olması”açıkça düzenlenmediğinden, Mahkemece harç,vekalet ücreti ve yargılama giderine karar verilmesi gerekirkenyazılı şekilde hüküm kurulması, ayrıcadosyanın idari yargı yerine gönderilmesi gerektiğinehükmedilmesi usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki; buhususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasınıgerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6217 sayılıKanunun 30'uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'naeklenen geçici 3'üncü madde atfıyla uygulanmakta olan1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 438'inci maddesigereğince düzeltilerek onanmalıdır…”şeklindeki gerekçe ile hükmün düzeltilerekonanmasına karar vermiş ve verilen bu hükmün ardındankarar kesinleşmiştir. Davacıvekili bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır. İZMİR5. İDARE MAHKEMESİ : 18.02.2016 gün E:2015/1047 sayıile vermiş olduğu gönderme kararında “…2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 19.maddesinde; “Adli,idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veyakesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelenbir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargımercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevliolduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir kara ilegörevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurur ve elindeki işin incelenmesini UyuşmazlıkMahkemesinin karar vermesine kadar erteler. Mahkemenin gerekçelikararı dava dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilir.” hükmü yer almıştır. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde,idari dava türleri sayılmış olup; 2576 sayılıKanunun 5. maddesinde ise; İdare Mahkemelerinin, Vergi Mahkemeleriningörevine giren davalarla, ilk derecede Danıştay'daçözümlenecek olanlar dışındaki a)İptaldavalarını, b) Tam yargı davalarını, c) Tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanidari sözleşmelerden dolayı taraflar arasındaçıkan uyuşmazlıklara ilişkin davaları, d) Diğerkanunlarla verilen işleri çözümleyeceği ifadeedilmiştir Davacı vediğer hak sahiplerinin Yasayla düzenlenecek genel sağlıksigortası kapsamına alınacakları tarihe kadar,hastalanmaları halinde resmi veya özel sağlık kurum veyakuruluşlarında muayene ve tedavilerinin yapılacağınıkurala bağlayan 5434 sayılı Emekli SandığıKanunu'nun Geçici 139. maddesi, 1/10/2008 tarihindeyürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar veGenel Sağlık Sigortası Kanununun 106. maddesi ileyürürlükten kaldırılmıştır. Ancak, 5502sayılı Sosyal Güvenlik Kanununun 1. maddesinin 2.fıkrasında; bu Kanun ile Kuruma görev ve yetki veren diğerKanunların (5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu,506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu, 1479 sayılıBağ-Kur Kanunu) hükümlerini uygulamak üzere kamu tüzelkişiliğini haiz Sosyal Güvenlik Kurumunun kurulduğubelirtilmiş, 5510 sayılı Kanunun Geçici 12. maddesinin 2.fıkrasında yer alan "Kamu idarelerinin sağlıkhizmetlerinin sağlanmasına ilişkin görevleri,yürürlükten kaldırılan kanunlardaki hak veyükümlülükler çerçevesinde ilgili kayıtve işlemler Kurum tarafından devralınan tarihe kadar devam eder.Devir süreci üç yıl içinde tamamlanır."kuralı uyarınca Maliye Bakanlığınca çıkarılanve 31 /12/2009 tarih ve 27449 (5. Mükerrer) sayılı ResmiGazete'de yayımlanan "Kamu Personelinin SağlıkHizmetlerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna Devrine İlişkinTebliğ" ile de kamu personelinin 14/1/2010 tarihine kadar (bu tarihdahil) almış olduğu sağlık hizmetlerinin kamupersonelinin kurumlan tarafından karşılanacağı, butarihten sonraki sağlık hizmetlerinin ise, kamu personelininsağlık hizmetlerinin devredildiği Sosyal Güvenlik Kurumuncakarşılanacağı kurala bağlanmıştır. Dosyanınincelenmesinden, askerlik görevini yaparken yaralanarak sağbacağını kaybeden ve 3713 sayılı TerörleMücadele Kanunu kapsamında vazife malulü sayılandavacının 2013 yılında aldığı protezbedelinin ödenmemesi üzerine, fatura bedeli olan 99.876,00 TL'nindavalı Kurumdan tahsili talebiyle İzmir 1. İş Mahkemesi'ndealacak davası açtığı, anılan Mahkemenin10.10.2014 tarihli, E:2014/614, K:2014/679 sayılı kararı ileuyuşmazlığın çözümünün idariyargının görev alanı kapsamındakaldığından dava dilekçesinin görevyönünden reddine karar verildiği, kararın Yargıtaykararı ile onanarak kesinleşmesi üzerine fatura bedeli olan 99.876,00TL nin fatura tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikteödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır. Kamupersonelinin sağlık hizmetlerinin 14/01/2010 tarihi itibariyle SosyalGüvenlik Kurumuna devredilmesi sonucunda 5510 sayılı Kanun, kamupersoneli ve bunların emeklileri yönünden 14/1/2010 tarihiitibariyle bütünüyle uygulanabilir hale gelmiş olup; kamupersoneli ve emeklilerinin 14/1/2010 tarihine kadar (bu tarih dahil)almış olduğu sağlık hizmetlerinin bedelininödenmemesinden kaynaklanan uyuşmazlıkların, kamu personelive emeklileri yönünden ayrım yapılmaksızın idariyargıda; bu tarihten sonra, yani kamu personelinin ve emeklilerihakkında 5510 sayılı Kanunun bütünüyleuygulanmaya başlamasından sonraki süreçte ortayaçıkan uyuşmazlıkların, düzenleyiciişlemler hariç aynı Kanunun 101. maddesi uyarınca adliyargı yerinde görülmesi gerekmektedir. Bu durumda,uyuşmazlık konusu protezin 15/01/2010 tarihinden sonra satınalınmış olması nedeniyle bedelinin ödenmemesineilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanıngörüm ve çözümünde adli yargınıngörevli olduğu sonucuna varıldığındandavanın görev yönünden reddi gerekmektedir…” şeklindekigerekçe ile davanın adli yargının görev alanınıgirdiğine, 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 19.Maddesi hükümleri uyarınca görevli yargı merciininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine, Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadardavanın ertelenmesine karar vererek dosya Mahkememizegönderilmiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan11.04.2016 günlü toplantısında: İLK İNCELEME:Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesinceanılan Yasa’nın 19. maddesinde öngörülen usul veyönteme uygun biçimde başvuruda bulunulduğuanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkgörülmediğinden esasının incelenmesine oy birliğiile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, vatanigörevini yapmakta iken sağ bacağını kaybetmesinedeniyle 2330 sayılı Kanun gereğince malulen emekli olandavacının, aktif yüksek enerji depolayan nitro sporcu koşuprotez bedelinin davalı kurumca karşılanmaması nedeni ileödemek zorunda kaldığı 99.876,00 TL’nin yasal faiziile birlikte davalıdan tahsili istemiyleaçılmıştır. Dosyalar kapsamında yapılan incelemede;davacının askerliğini er olarak yaparken GüneydoğuTerörle Mücadele gazisi olduğu; çatışmadayaralanarak sağ bacağını kaybeden davacıya sağdiz altı amputasyonu (diz ve diz altından bacağınkazanılmış yokluğu) tanısı konulduğu, bunedenle davacının kullanımı uygun bulunan nitro sporcukoşu protezi bedelinin davalı kurum tarafındankarşılanması gerektiği halde, davacının protezbedelinin tahsili amacıyla davalı kurum tarafından istenentüm belgeleri eksiksiz bir şekilde hazırlayarak Sosyal GüvenlikKurumuna müracatına karşın davalı kurumtarafından hiçbir gerekçe gösterilmeksizin ödemetalebinin reddedildiğini ileri sürerek; protez bedeli olan 99.876,00TL’nin fatura tarihinden itibaren davalı kurumdan tahsili istemiyledava açılmıştır. Mahkememizin, 02.03.2016 gün ve E:2016/142sayılı yazısı ile, uyuşmazlığınincelenebilmesi için 2330 sayılı Kanun ile vazife malulüaylığı bağlanan davacının bu yasaya görehangi tarihte vazife malulü sayıldığı,aylığın hangi tarihte bağlandığı hususundakibilgi ve belgeler Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı,Kamu Görevlileri Emeklilik Dairesi Başkanlığındansorulmuş; 09.03.2016 gün ve 3.694.681 sayılı cevabiyazıdan, davacının emeklilik sicil dosyasınıntetkikinden davacıya askerlik görevini yaparken engelli hale gelmesinedeniyle 01.12.1998 tarihinden itibaren, 3713 sayılı Kanunkapsamında değerlendirilmek suretiyle 5434 ve 2330 sayılıKanunlara göre 4.derecede Türk Silahlı Kuvvetleri VazifeMalullüğü aylığı bağlandığıanlaşılmıştır. 31.5.2006 tarih ve 5510 sayılı SosyalSigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 506, 1479, 2925,2926 ve 5434 sayılı Kanunlar kapsamındaki hizmet akdinegöre ücretle çalışanlar (Sosyal Sigortalılar),kendi hesabına çalışanlar (Bağ-Kur’lular),tarımda kendi adına ve hesabına çalışanlar(Tarım Bağ-Kur’luları), tarım işlerinde ücretleçalışanlar, (Tarım sigortalıları), devletmemurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabitutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hakve hükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarakgörev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerinidiğer sigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta4/c maddesi) hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonrakabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510sayılı Kanunda düzenlemeler yapılmış veanılan Kanuna eklenen Geçici 1 inci ve Geçici 4üncü maddelerle, 5754 sayılı Kanununyürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birincifıkrasının (c) bendi kapsamında olanlar (memurlar ilediğer kamu görevlileri) ile bunların dul ve yetimlerihakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerinegöre işlem yapılacağı hüküm altınaalınmıştır. 5754 sayılı Kanunun kimihükümlerinin iptali istemiyle açılan dava AnayasaMahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E: 2008/56, K:2011/58 sayılıkararı ile reddedilmiştir. 5510 sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yeralan “…bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgiliortaya çıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E:2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı:28184) davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisiolarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğu gibi 5434sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar ve bunlarınemeklileri bakımından da aynı Kanun hükümleriuygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılı Kanun’unyürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamugörevlileri olarak çalışmaya başlayanlar ise 5510sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacak ve haklarında5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılı Kanun’unöngördüğü kural ve esaslar uygulanacak; ihtilafhalinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir.Bu bakımdan 5510 sayılı Kanunun yürürlüğündensonra, prim esasına dayalı yani sistemin içeriği ve Kanunkapsamındaki iş ve işlemlerin niteliği gözönünde bulundurulduğunda, itiraz konusu kuralla,yargılamanın bütünlüğü ve uzman mahkemeolması nedeniyle Kanun hükümlerinin uygulanması ile ortayaçıkan uyuşmazlıklarınçözümünde iş mahkemelerinin görevlendirilmesindeAnayasa’ya aykırılık görülmemiştir. Ancak,yukarıda açıklandığı üzere 5754sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce statüde bulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ileilgili sosyal güvenlik mevzuatının uygulanmasındandoğan idari işlem ve idari eylem niteliğindekiuyuşmazlıklarda idari yargının görevinin devamedeceği açıktır…” Yukarıda sözü edilen mevzuathükümlerinin ve Anayasa Mahkemesi kararının birliktedeğerlendirilmesinden, 5510 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önceolduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından da aynıKanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak, buKanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı ve haklarında5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılı Kanununöngördüğü kural ve esasların uygulanacağıdolayısıyla ihtilafların da adli yargı yerindeçözümleneceği açıktır. Kaldı ki; T.C.Anayasası’nın 158.maddesindeki “…diğermahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır ” hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesikararının bu uyuşmazlığınçözümünde esas alınacağıtartışmasızdır. Bu durumda, 5510sayılı Yasanın yürürlüğe girmesindenönce iştirakçi sıfatıyla çalışmaktaolan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emeklisıfatıyla 5434 sayılı Kanuna göre emekli, dul ve yetimaylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğerkamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem veyapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idarieylem” niteliğini korumaya devam edeceği,dolayısıyla, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilen idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları ve tam yargı davaları kapsamında bulunan,5754 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesindenönce devredilen T.C. Emekli Sandığı GenelMüdürlüğünden 2330 sayılı Kanunkapsamında aylık alan davacı tarafındansağlık kurulu raporu ile temini gerekli görülen aktifenerji depolayan nitro sporcu koşu protezi bedelinintahsili için açılan davanın, görüm veçözümünün idari yargı yerindegörüleceği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, İzmir 5. İdare Mahkemesinin başvurusunun reddi gerekmiştir. S O N UÇ : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle İzmir 5. İdare MahkemesininBAŞVURUSUNUN REDDİNE, 11.04.2016 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy