T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 152
KARAR NO : 2016 / 201
KARAR TR : 11.4.2016
ÖZET : 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu uyarınca verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :A. A. San.Dış.Tic.Ltd.Şti.
Vekili :Av. C. G.
Davalı :Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı
1.Bölge Müdürlüğü
O L A Y :Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı1.Bölge Müdürlüğünce yapılan denetimsırasında, 34 ….. plaka sayılıaraçla yetki belgesi olmadan yük/eşyataşımacılığı faaliye-tinde bulunduğundanbahisle, davacı adına, 17.3.2012 gün ve UBK-A 422870seri-sıra sayılı idari para cezası karar tutanağıdüzenlenerek, davacıya 4925 sayılı KarayoluTaşıma Kanunu’nun 26/a. maddesi uyarınca 2.426,00 TLidari para cezası verilmiştir.
Davacıvekili, idari para cezasının iptali istemiyle adli yargıyerine itirazda bulunmuştur.
BAKIRKÖY 1. SULH CEZA MAHKEMESİ: 25.3.2013 gün ve D.İş: 2013/738, K:2013/738 sayı ile, 4925sayılı Karayolu Taşıma Kanunu uyarınca verilen idaripara cezalarına karşı yapılan itirazların,Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarına göre çözümlenmesininidari yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlikkararı vermiş, verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir.
Davacıvekilinin istemi üzerine, dava dosyası 3.6.2013 gün veD.İş:2013/738 sayılı yazı ile İstanbul Bölgeİdare Mahkemesine gönderilmiştir.
İstanbul2. İdare Mahkemesince, 17.7.2013 gün ve E:2013/1455, K:2013/1600sayılı karar ile, 4925 sayılı Kanun’da, bu Kanunuyarınca verilen idari para cezalarına karşı kanun yoludüzenlenmediğinden, Kabahatler Kanunu’na göre davanınçözümünün adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle davanın görev yönünden reddine kararverilmiş ve karar kesinleştikten sonra, davacıvekilinin, İstanbul 2. İdare Mahkemesi’ne verdiğidilekçe ile, Bakırköy 1. Sulh Ceza Mahkemesiile İstanbul 2. İdare Mahkemesi kararları arasındaoluşan olumsuz görev uyuşmazlığınıngiderilmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesini talep etmesi üzerine, Mahkememize gönderilen davadosyasında, Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 11.11.2013 günve E:2013/1599,K:2013/1747 sayılı kararı ile, Hukuk MuhakemeleriKanunu ya da İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda, yargı yolunudeğiştiren görevsizlik kararı verilmesi durumunda,görevli olduğundan bahisle farklı bir yargı düzenindeyer alan mahkemeye dava dosyasının gönderilebilmesine olanaktanıyan bir düzenlemenin bulunmadığı, görevliolduğu işaret edilen yargı yerine, bu yargı yerininuyguladığı usul kurallarına uygun olarak yeniden davaaçılmasının zorunlu bulunduğuaçıklanarak, 2247 sayılı Yasa’nın 15.maddesine göre yapılan başvurunun incelenebilmesi içinöncelikle yargı yerinde usulüne göreaçılmış bir davanın bulunması gerektiğigerekçesiyle, olayda idare mahkemesine hitaben yazılmışdilekçeyle açılmış bir davabulunmadığından, 2247 sayılı Yasada öngörülenkoşulları taşımayan başvurunun aynı Yasanın27. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi üzerine;
Bukez, davacı vekili idari para cezasının iptali istemiyle idariyargı yerinde dava açmıştır.
İstanbul 5.İdare Mahkemesi, Mahkemenin 17.7.2013 gün ve E:2013/1455, K:2013/1600sayılı kararı ile, aynı konuda verilmiş vekesinleşmiş görevsizlik kararı bulunduğugerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine karar vermiş,yapılan itiraz üzerine, İstanbul Bölge İdare MahkemesiDördüncü Kurul 6.5.2014 gün ve E:2014/6349, K:2014/9031sayılı kararı ile, itirazın kabulüne kararınbozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanınMahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
İSTANBUL 5.İDARE MAHKEMESİ: 28.11.2014 gün ve E:2014/1871, K:2014/2324sayı ile, 4925 sayılı Kanun’da, bu Kanun uyarıncaverilen idari para cezalarına karşı kanun yolu düzenlen-mediğinden,Kabahatler Kanunu’na göre davanınçözümünün adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle davanın görev yönünden reddine kararvermiş, yapılan itiraz üzerine, kararın İstanbulBölge İdare Mahkemesi Dördüncü Kurulun 17.3.2015gün ve E:2015/3205, K:2015/4832 sayılı kararı ile onanmasınakarar verilmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan11.4.2016 günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre:
UyuşmazlıkMahkemesi Genel Kurulu’nun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1sayılı İlke Kararında, “2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanunun bütünüyle incelenip değerlendirilmesinden, buKanunun uygulanması yönünden 2 nci maddesinin ikincifıkrasında yer alan, ‘ceza uyuşmazlıkları’ibaresinden, savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığın mahkumiyetineya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli cezamahkemeleri arasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği...”açıkça belirtilmiştir. Bu durumgözetildiğinde, olay bölümünde yazılıbaşvuru konusu görev uyuşmazlığının HukukBölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak,davacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece, adli yargı dosyası da teminedilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderildiği veusule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 4925sayılı Kanun’un 26. maddesine göre verilen idari paracezasının kaldırılması istemiyleaçılmıştır.
4925sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’nun 5. maddesinde,taşımacılık, acentelik ve taşıma işlerikomisyonculuğu ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliğiyapılabilmesi için Bakanlıktan yetki belgesialınmasının zorunlu olduğu, idari para cezalarıbaşlıklı 26. maddesinde, bu Kanun’un 5 inci maddesinegöre yetki belgesi almadan taşıma işinde faaliyettebulunanlara bin Türk lirası idari para cezası verileceğidüzenlenmiş; 30. maddesinde, para cezalarına karşıtebliğ tarihinden itibaren otuz gün içerisinde yetkili idaremahkemesine itiraz edilebileceği, itiraz üzerine verilenkararların kesin olduğu öngörülmüşken, bumadde, önce 23.1.2008 gün ve 5728 sayılı Kanun’un520. maddesiyle, “BuKanunda belirtilen idarî para cezasını gerektiren fiillerinişlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde aynınitelikteki fiili üç defa işlediği tespit edilengerçek ve tüzel kişilere, işlediği fiillerincezalarının toplamının on katı idarî paracezası verilir ve taşıt şoförünün yurtiçi ve yurt dışı taşımalardasürücü mesleki yeterlilik belgesi ile varsa uluslararasısürücü sertifikası bir yıl süreyle askıyaalınır” şeklinde değiştirilmiş;daha sonra 25.6.2009 gün ve 5917 sayılı Kanun’un 47.maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.5917 sayılı Kanun hükümleri 10.7.2009 tarihindeyürürlüğe girmiştir.
4925sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’nda 12.7.2013 günve 6495 sayılı Kanun’un 32. maddesiyle 6.2.2014 gün ve6518 sayılı Kanun’un 60. maddesiyle ve son olarak 27.3.2015gün ve 6639 sayılı Kanun’un 35. maddesiyle değişiklikleryapılmış, bu haliyle de idari para cezasına karşıkanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Öteyandan; 30.3.2005 gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun6.12.2006 gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesiyledeğiştirilen 3. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun;
a)İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde,
b)Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında,
uygulanır”;Kanunun “Başvuru yolu” başlıklı 27.maddesinin 1. fıkrasında ise "idari para cezası vemülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idariyaptırım kararına karşı, kararın tebliğiveya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş güniçinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halindeidari yaptırım kararı kesinleşir" düzenlemeleriyer almıştır.
Budüzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır.
Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görevkonusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır.
Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir.
İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen idari para cezasının5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu, 4925 sayılıKarayolu Taşıma Kanunu’nda da idari para cezasına itirazkonusunda görevli mahkemenin gösterilmediğianlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesinde belirtildiğiüzere, idari yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle,görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasahükümleri dikkate alınacağından, idari para cezasınakarşı açılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Bakırköy 1. Sulh Ceza Mahkemesince verilen görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Bakırköy 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 25.3.2013 gün ve D.İş:2013/738, K:2013/738 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,11.4.2016 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Mehmet
AKBULUT
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Yüksel
DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy