T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2015 / 950 KARAR NO : 2016 / 123 KARAR TR : 14.3.2016 ÖZET: 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu'nun 7 nci maddesine aykırı olarak deniz dolgu işlemi yapıldığından bahisle çıkarılan kum, çakıl, taş ve benzeri malzemelerin müsaderesine ve söz konusu alanın eski haline döndürülmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :İstanbul Valiliği (İl Gıda Tarım veHayvancılık Müdürlüğü) Vekili : Av. O. A. Davalı : Ö.İnşaat A.Ş. Vekili : Av. H. K. (İdariYargıda) O L A Y : Davacı vekili davadilekçesinde; “Müdürlüğümüz suürünleri kontrol görevlilerince 30.05.2012 tarihinde MarmaraSahilde ordu evinin civarında, 1380 sayılı Su ÜrünleriKanununun 7. Ve Su Ürünleri Yönetmeliğinin 7.maddesineaykırı olarak deniz dolgu faaliyeti yapıldığıtespit edilmiştir. Deniz dolgu inşaatının faili olaraktespit edilen Ö. İnşaat A.Ş. hakkında 1380sayılı Kanunun 36.maddesinin (b) bendi gereği idari paracezası uygulanmıştır. 1380 sayılı Kanununsöz konusu idari para cezasının yasal dayanağınıoluşturan 36.maddesi (b) bendi “7.maddede belirtilen fiilleri ilgilimercilerden izin almaksızın yapanlara, fiilin iç sulardagerçekleşmesi halinde bir milyar lira denizlerde vuku bulmasıhalinde ise iki milyar lira idari para cezası verilir.Çıkarılan kum, çakıl, taş ve benzerimaddelerin zapt ve mahkemece müsaderesi ile ilmi ve teknikbakımlardan istihsal yerlerinin eski şeklindedöndürülmesinin mümkün olduğu durumlarda,masrafları yapanlara ait olmak üzere eski şeklinedöndürülmesine karar verilir.” şeklindedüzenlenmiştir. 1380 sayılı Kanunun7.maddesi gereği, çıkarılan kum, çakıl,taş vb. maddelerin zapt ve müsaderesine karar verilip, sözkonusu alanın eski hale iadesi yönünde karar verilmesini,bilgilerinize arz ederim.” demek suretiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır. Kartal 4.Sulh Ceza Mahkemesi: 6.11.2012 gün ve E:2012/682D.İş sayı ile özetle; “Müsadere kurumuTCK’nın 54.ve 55.maddelerinde düzenlenmiş olupsuçun işlenmesi ile elde edilen veya suçun konusuoluşturan yada suçun işlenmesi için sağlanan maddimenfaatler ile ortaya çıkan ekonomik kazançlarınayrıca kasıtlı bir suçun işlenmesindekullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen yadasuçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine kararverileceği hüküm altına alınmıştır. Müsaderenin konusunu“suçtan” meydana gelen bir eşya oluşturduğunagöre suç olmaktan çıkarılan ve“kabahat” olarak adlandırılan eylemlere ilişkinolarak aynı güvenlik tedbiri ön görülmemiş“mülkiyetin kamuya geçirilmesi” tedbirine KabahatlerKanununda ayrıca yer verilmiştir. Bu tedbir ile ilgilihükümler Kabahatler Kanununun 18.maddesinde yer almaktadır. Müsadereden farklıolarak mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin karar idarinitelikte bir karar olup kabahatin konusunu oluşturan yada kabahatinişlenmesi sureti ile elde edilen eşya bu tedbirin konusunuoluşturacaktır. Müsadereye CMK’nın 256 ve devamımaddeleri uyarınca adli makamlar tarafından karar verilecekkenmülkiyetin kamuya geçirilmesi tedbirine ise idari makamlartarafından karar verilecektir. Talep yazısınagöre kabahat eylemi nedeni ile Ö. İnşaat A.Ş.hakkında idari para cezasının da düzenlenmişolduğu ve bu haki ile eylemin kabahat olarak kabul edildiğianlaşıldığından talebin de mülkiyetin kamuyageçirilmesi tedbirine hükmedilmesi şeklindeyapılması gerekmekte olup bu durumda da idari mahkemelerin talebideğerlendirmesi gerekeceğinden mahkememizin görevsizliğinekarar verilmesi gerekmiştir.” şeklindeki gerekçesi iledavanın görev yönünden reddine karar vermiş ve kararkesinleşmiştir. Davacı vekili aynıistemle bu kez idari yargı yerinde dava açmıştır. İstanbul 4. İdareMahkemesi:4.1.2013 gün ve E:2012/2457, K:2013/15 sayılı kararı ile“Dava, 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu'nun 7 ncimaddesine aykırı olarak deniz dolgu işlemiyapıldığından bahisle çıkarılan kum,çakıl, taş ve benzeri malzemelerin müsaderesine vesöz konusu alanın eski haline döndürülmesine kararverilmesi istemiyle açılmıştır. 1380 sayılı SuÜrünleri Kanunu'nun 'İstihsal yerlerindekideğişiklikler' başlıklı 7 nci maddesinde, "Genel,katma va özel bütçeli idareler ile Devletin ve kamu iktisaditeşebbüslerinin, hüküm ve tasarrufu altında bulunan suürünleri üreme ve istihsal yerlerinin doldurulması,kurutulması, kısmen veya tamamen şeklinindeğiştirilmesi veya buralardan kum, çakıl, taşçıkarılması, taş, toprak, moloz ve benzerimaddelerin dökülmesi gibi üreme ve istihsale olumsuz tesiredebilecek teşebbüslerde bulunulmadan önce Tarım Orman veKöyişleri Bakanlığının mütalaasınadayalı olarak ilgili mercilerden izin alınması zorunludur."kuralına yer verilmiş; aynı Kanunun 'Muhakeme usulü'başlıklı 32 nci maddesinde, "Bu Kanunda yer alan mahkemeceyerine getirilecek görevler zaruret görülmeyen hallerde sulhceza mahkemelerince onbeş gün içerisinde evrak üzerindeninceleme yapılarak karara bağlanır." hükmü yeralmış ve 36 nci maddesinin (b) bendinde ise; "7 nci maddedebelirtilen fiilleri ilgili mercilerden izin almaksızın yapanlara,fiilin içsularda gerçekleşmesi halinde bir milyar lira,denizlerde vuku bulması halinde ise iki milyar lira idari para cezasıverilir. Çıkarılan kum, çakıl, taş ve benzerimaddelerin zapt ve mahkemece müsaderesi ile İlmî ve teknikbakımlardan istihsal yerlerinin eski şeklinedöndürülmesinin mümkün olduğu durumlarda,masrafları yapanlara ait olmak üzere eski şeklinedöndürülmesine karar verilir." hükmüdüzenlenmiştir. Yukarıda metniyazılı mevzuat hükümlerinden açıkçaanlaşılacağı üzere, 1380 sayılı SuÜrünleri Kanunu'nda mahkemece yerine getirilecek görevlerin sulhceza mahkemelerince karara bağlanması gerekmektedir. Buna göre, 1380sayılı Kanun'un 36 nci maddesinde belirtilen 'müsadere'kararının sulh ceza mahkemesince verilmesi gerektiğinden, 1380sayılı Kanun kapsamındaki 'müsadere' talebinden kaynaklanandava konusu uyuşmazlığın görüm veçözümü sulh ceza mahkemesinin görevindebulunmaktadır. Öte yandan, davadilekçesinde yer verilen 'deniz dolgu alanının eski halinedöndürülmesi' talebi, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 2 nci maddesinde hükme bağlanan'İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sinirinindışında kaldığından, mezkur talebin incelenmeside olanaklı değildir. Açıklanan nedenlerle2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının15/1-a. maddesi hükmü uyarınca davanın görevyönünden reddine,” şeklindeki gerekçesiyledavanın görev yönünden reddine karar vermiştir. İşbu kararakarşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Danıştay10. Dairesi 16.4.2015 gün ve E:2013/2202, K:2015/1885 sayılıilamı ile özetle; “Dosyanın incelenmesinden, Maltepe SahilDüzenlemesi İnşaat İşi kapsamında deniz dolgufaaliyetinde bulunan davalı şirket tarafından suürünleri istihsal yerinden çıkarılan maddelerinmüsaderesi ile maddelerin çıkarıldığıistihsal yerinin eski şekline döndürülmesine kararverilmesi istemiyle önce adli yargıda davaaçıldığı, bu davanın Kartal 4. Sulh CezaMahkemesinin 2012/682 değişik iş sayılı kararıylauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu gerekçesiyle görevyönünden reddine hükmedildiği, kararınkesinleşmesi üzerine de bakılmakta olan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır. 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun “Yargı mercilerinin uyuşmazlıkmahkemesine başvurmaları" başlıklı 19. maddesinde"Adli, idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veyakesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelenbir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargımercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevliolduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ilegörevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurur ve elindeki işin incelenmesini UyuşmazlıkMahkemesinin karar vermesine değin erteler. Yargı merciince,önceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası datemin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte davadosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir."kuralları bulunmaktadır. Bu durumda, idare Mahkemesince,Kartal 4. Sulh Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararı nedeniylekendisine gelen uyuşmazlığın çözümününadli yargının görevinde bulunduğu sonucunaulaşılması üzerine, görevli yargı yerininbelirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulması ve bakılmakta olan davanın daUyuşmazlık Mahkemesinin vereceği karara kadar ertelenmesigerekirken, uyuşmazlığınçözümünün adli yargının görevindebulunduğu gerekçesiyle davanın görev yönündenreddedilmesinde hukuki isabet bulunmadığı sonucunaulaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49.maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüyle İstanbul 4.İdare Mahkemesinin 4.1.2013 tarihli, E:2012/2457; K:2013/15sayılı kararının BOZULMASINA, dosyanın yeniden birkarar verilmek üzere anılan Mahkemeye gönderilmesine, 16.4.2015tarihinde oybirliğiyle karar verildi.” şeklindeki gerekçesiylehükmün bozulmasına karar vermiştir. İstanbul 4. İdareMahkemesi:Danıştay’ın bozma ilamına uyduktan sonra 26.10.2015gün ve E:2015/1376 sayılı Ara Kararında; “DavacıİSTANBUL VALİLİĞİ (İL GIDA, TARIM VE HAYVANCILIKMÜDÜRLÜĞÜ) vekili AV. OLCAY ASLAN tarafından 1380sayılı Su Ürünleri Kanunu'nun 7 nci maddesineaykırı olarak deniz dolgu işlemiyapıldığından bahisle çıkarılan kum,çakıl, taş ve benzeri malzemelerin müsaderesine kararverilmesi istemiyle Ö. İNŞAAT A.Ş.'na karşıaçılan davada Mahkememizin 04.01.2013 tarih ve E.2012/2457,K.2013/15 sayılı kararının Danıştay OnuncuDairesinin 16.04.2015 gün ve E.2013/2202, K.2015/1885 sayılıkararıyla bozulması üzerine işin gereği görüşüldü: Kartal 4. Sulh Ceza Mahkemesinin06.11.2012 gün ve 2012/682 Değişik İş sayılıkararıyla verilen görevsizlik kararının ardındandosyanın Mahkememize gönderildiği, Mahkememizin 04.01.2013gün ve E.2012/2457, K.2013/15 sayılı kararı ile görevyönünden davanın reddine karar verildiği, Mahkememizkararının Danıştay 10. Dairesinin 16.04.2015 gün veE:2013/2202, K:2015/1885 sayılı kararıyla görevliyargı yerinin belirlenmesi için Uyuşmazlık MahkemesineBaşvurulması gerektiği gerekçesiyle bozulması nedeniyle,2247 Sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un 19. maddesi uyarıncagörevli yargı merciinin belirlenmesi için UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderilmesine, dosyanın gönderilebilmesiiçin Kartal 4. Sulh Ceza Mahkemesinin (İstanbul Anadolu 3. SulhCeza Hakimliği) 2012/682 Değişik İş sayılıdava dosyasının ivedilikle DYS üzerinde Mahkememizegönderilmesinin istenilmesine,” şeklinde karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve YükselDOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan 14.3.2016günlü toplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı Kanunun 19.maddesindeöngörülen biçimde görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının mahkemece, adli yargı dosyası da temin edilmeksuretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim İsmail SARI’nın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 1380 sayılı Su ÜrünleriKanunu'nun 7 nci maddesine aykırı olarak deniz dolgu işlemiyapıldığından bahisle çıkarılan kum,çakıl, taş ve benzeri malzemelerin müsaderesine vesöz konusu alanın eski haline döndürülmesine kararverilmesi istemiyle açılmıştır. Dosyanın incelenmesinden;davacı idarenin su ürünleri kontrol görevlilerince30.05.2012 tarihinde Marmara Sahilde ordu evinin civarında, 1380sayılı Su Ürünleri Kanununun 7. Ve Su ÜrünleriYönetmeliğinin 7.maddesine aykırı olarak deniz dolgufaaliyeti yapıldığı tespit edildiği, işbu denizdolgu inşaatının faili olarak tespit edilen Ö.İnşaat A.Ş. hakkında 1380 sayılı Kanunun36.maddesinin (b) bendi gereği idari para cezasıuygulandığı, 1380 sayılı Kanunun söz konusu idaripara cezasının yasal dayanağını oluşturan36.maddesi (b) bendi “7.maddede belirtilen fiilleri ilgili mercilerdenizin almaksızın yapanlara, fiilin iç sulardagerçekleşmesi halinde bir milyar lira denizlerde vuku bulmasıhalinde ise iki milyar lira idari para cezası verilir.Çıkarılan kum, çakıl, taş ve benzerimaddelerin zapt ve mahkemece müsaderesi ile ilmi ve teknikbakımlardan istihsal yerlerinin eski şeklindedöndürülmesinin mümkün olduğu durumlarda,masrafları yapanlara ait olmak üzere eski şeklinedöndürülmesine karar verilir.” şeklindedüzenlendiği ve 1380 sayılı Kanunun 7.maddesi gereği,çıkarılan kum, çakıl, taş vb. maddelerin zaptve müsaderesine karar verilip, söz konusu alanın eski haleiadesi yönünde karar verilmesi istemiyleaçılmıştır. 22.3.1971 tarih ve 1380Sayılı Su Ürünleri Kanunu’nun “Şümul”başlıklı 1.maddesinde “Bu Kanun su ürünlerininkorunması, istihsali ve kontrolüne dair hususları ihtivaeder” denilmekte; “Tarifler” başlıklı2.maddesinde “Bu kanunda geçen terimlerin tarifleriaşağıdadır: Su ürünleri: Denizlerdeve içsularda bulunan bitkiler ile hayvanlar ve bunlarınyumurtalarıdır.... İstihsal yerleri: Suürünlerini istihsale elverişli olan ve içinde veyaüzerinde herhangi bir istihsal vasıtası kurulabilen,kullanılabilen su sahalarıdır. İçsular:Göller,suni göller, lagünler, baraj gölleri, bentler,regülatörler, kanallar, arklar, akarsular, mansaplar, üretme veyetiştirme yerleridir.” hükmü yer almakta;“İstihsal yerlerindeki değişiklikler”başlıklı 7.maddesinde “Genel, katma ve özelbütçeli idareler ile Devletin ve kamu iktisadi teşebbüslerininhüküm ve tasarrufu altında bulunan su ürünleriüreme ve istihsal yerlerinin doldurulması, kurutulması,kısmen veya tamamen şeklinin değiştirilmesi veya buralardankum, çakıl, taş çıkarılması, taş,toprak, moloz ve benzeri maddelerin dökülmesi gibi üreme veistihsale olumsuz tesir edebilecek teşebbüslerde bulunulmadanönce Tarım Orman ve KöyişleriBakanlığının mütalaasına dayalı olarakilgili mercilerden izin alınması zorunludur.” denilmekte;“Muhakeme Usulü” başlıklı 32.maddesinde“Bu Kanunda yer alan mahkemece yerine getirilecek görevler zaruretgörülmeyen hallerde sulh ceza mahkemelerince onbeş güniçerisinde evrak üzerinden inceleme yapılarak kararabağlanır.” hükmü yer almakta; “Cezalar”başlıklı 36.maddesinde “....(b) 7 nci maddede belirtilenfiilleri ilgili mercilerden izin almaksızın yapanlara, fiiliniçsularda gerçekleşmesi halinde bir milyar lira, denizlerdevuku bulması halinde ise iki milyar lira idarî para cezasıverilir. Çıkarılan kum, çakıl, taş ve benzerimaddelerin zapt ve mahkemece müsaderesi ile ilmî ve teknikbakımlardan istihsal yerlerinin eski şeklinedöndürülmesinin mümkün olduğu durumlarda,masrafları yapanlara ait olmak üzere eski şeklinedöndürülmesine karar verilir.” denilmektedir. 30.3.2005 tarih ve 5326Sayılı Kabahatler Kanununun 16.maddesinde, kabahatlerkarşılığında uygulanacak olan idariyaptırımların “İdari para cezası” ve“idari tedbirler” den ibaret bulunduğu; “idaritedbirler” in de “mülkiyetin kamuya geçirilmesi”ve “ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirler” olduğubelirtilmiştir. Anılan Kanunun“Mülkiyetin kamuya geçirilmesi” başlıklı18.maddesinde de: “(1) Kabahatin konusunuoluşturan veya işlenmesi suretiyle elde edilen eşyanınmülkiyetinin kamuya geçirilmesine, ancak kanunda açıkhüküm bulunan hallerde karar verilebilir....” denilmektedir. Görüldüğüüzere, 1380 sayılı Kanunda, bu kanuna aykırı fiillerinvarlığı halinde idarece idari para cezası verilmesiöngörülmesine karşın, gerek istihsal vasıtalarınıngerek davanın somutunda olduğu gibi ilgili merciden izinalmaksızın içsulardan veya denizlerdençıkarılan kum, çakıl, taş ve benzerimaddelerin yetkili mahkemeye (Sulh Ceza Mahkemesine) yapılacak talepüzerine bu yargı yerinin kararıyla zapt ve müsaderesininöngörüldüğü, 1380 Sayılı Kanundaki buözel düzenleme karşısında 5326 SayılıKanunun 18.maddesinde belirtilen “eşyanın mülkiyetininkamuya geçirilmesine” idari mercilerce karar verilebilmesinehukuken imkan bulunmadığı, diğer bir deyişledavalı şirket tarafından haksız biçimde çıkartıldığıileri sürülen kum, taş, çakıl vb. maddelerin zapt vemüsaderesinde idari mercilerin değil adli yargı yerinin (SulhCeza Mahkemesinin) görevli olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca gerek mülga 1412sayılı CMUK’nun ‘’ Müsadere Talebinin Mercii‘’ başlıklı 392.maddesinde; ‘’ Ceza Kanununun36 ncı maddesi ile diğer maddelerine ve hususi kanunlarhükmüne göre belirli eşyanın müsaderesi veyaimhası yahut kullanımdan kaldırılması gerekli olanhallerde, kamu davası açılmamış veya kamudavası açılmış olup da esasla beraber bu hususta birkarar verilmemişse bu tedbirlerin her türlü takiplerdenayrı olarak alınması için Cumhuriyet savcısıveya davacı tarafından yapılacak talep esas davayıgörmekle yetkili mahkemeye verilir. Suç mevzuu olmayıpmünhasıran müsadereye tabi bulunan eşyanınmüsaderesine sulh hakimi tarafından duruşmayapılmaksızın, karar verilir. Bu karar aleyhine alakadarlaracele itiraz yoluna müracaat edebilirler. ‘’ hükmü,gerekse de 5271 sayılı CMK’nun ‘’ Suç KonusuOlmayan Eşyanın Müsaderesi ‘’başlıklı 259. maddesinde; ‘’ Suç konusuolmayıp sadece müsadereye tâbi bulunan eşyanınmüsaderesine sulh ceza hâkimi tarafından duruşmayapılmaksızın karar verilir. ‘’hükmünün yer alıyor oluşu karşısında,somut olayda olduğu gibi suç konusu olmayıp sadecemüsadereye tabi bulunan eşyanın müsaderesine Sulh CezaHakimi tarafından duruşma yapılmaksızın kararverileceği anlaşılmıştır. Öte yandanYargıtay Ceza Genel Kurulu önüne gelen bir dosyada,Kurulun 3.11.2009 gün ve E:2009/7-183, K:2009/257 sayılıkararında da, “……idari yaptırım gerektiren birsuç işlendiğinin ileri sürülmesikarşısında, bu suçun işlenmesine bağlıolarak kamu davası açılamaması nedeniyle, Yasadakiözel düzenleme nazara alınarak zoralım kararıistendiği açıktır. Zoralımına karar verileneşya ise, bizatihi kendisi suç teşkil eden ve zoralımatabi eşya niteliğinde değildir. Bu nedenle 1380 sayılıYasanın 32. maddesindeki, “zaruret görülmemesi”koşulu ile zoralım konusundaki genel hükümler de gözetilerek,duruşma açılarak yargılama yapılmalı vesonucuna göre hukuki durum belirlenmelidir. Yerel mahkemece yasaldüzenlemelerin hatalı yorumlanması suretiyle duruşmaaçılmadan, evrak üzerinde yapılan inceleme ilezoralım kararı verilmesi isabetsiz ve yasaya aykırıdır.” denilmekte olup; davada adli yargının görevliolduğuna işaret edilmektedir. Açıklanan nedenlerle,İstanbul 4. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Kartal4. Sulh Ceza Mahkemesince (İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hakimliği) verilengörevsizlik kararının kaldırılmasına kararverilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Davanın çözümündeADLİ YARGI YERİNİN görevli olduğuna, bu nedenle İstanbul4. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Kartal 4. SulhCeza Mahkemesince (İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hakimliği) verilen 6.11.2012gün ve E:2012/682 D.İş sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 14.3.2016 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy