T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016/133
KARAR NO : 2016/176
KARARA TR : 14.03.2016
ÖZET: Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi istemiyle açtığı rücuen tazminat davasının, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : Z. Sigorta A.Ş
Vekili : Av. A.Ç.
Davalı : İstanbul Beylikdüzü BelediyeBaşkanlığı
Vekili : Av. İ.C.D.
O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde özetle; , davacı şirketekasko poliçesi ile sigortalı 34 EJ 4727 plaka sayılıaracın 25/07/2012 tarihinde Yakuplu Mahallesi, Hürriyet BulvarıKaymakamlık istikametinden E-5 istikametine seyir halinde iken yolüzerindeki su akıntısı nedeniyle meydana geldiği ilerisürülen maddi hasarlı trafik kazası sonucu oluşanhasar bedeli 7.430,25 TL'nin dava tarihinden itibarenyürütülecek yasal faizi ile birlikte davalı idaredenrücuen tahsili istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
İSTANBUL9. İDARE MAHKEMESİ: 5.8.2014 gün ve E:2014/1464, K:2014/1353sayı ile, tazminat davasına konu uyuşmazlığın2918 Sayılı Kanun ile davalı idareye yüklenengörevlerin gereği gibi yerine getirilmediği iddiasından,başka bir ifadeyle, 2918 Sayılı Kanunun uygulanmasından kaynaklandığınıngörüldüğü, bu durumda, davalı idarenin gereklitedbirleri almadığı iddiasından kaynaklananuyuşmazlığın görüm veçözümünün 2918 Sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 110. maddesi hükmü uyarınca adliyargının görev alanına girdiği sonucunavarıldığı gerekçesiyle, davanın 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15/1-amaddesi hükmü uyarınca görev nedeniyle reddine kararvermiş, bu karara davalı idare vekilince itiraz edilmiştir.
İstanbulBölge İdare Mahkemesi Dördüncü Kurul: 9.12.2014gün ve E:2014/24198, K:2014/25811 sayı ile, itiraz konusu idareMahkemesi kararında Kanunda sayılan bozma nedenlerininbulunmadığı anlaşıldığından ve itirazdilekçesinde ileri sürülen iddiaların da söz konusukararın bozulmasını sağlayacak niteliktegörülmediğinden itirazın reddi ile onanmasına kararvermiş, davalı idare vekili karar düzeltme istemindebulunmuştur.
İstanbulBölge İdare Mahkemesi Dördüncü Kurul: 15.4.2015gün ve E:2015/6229, K:2015/7358 sayı ile, kararın karardüzeltme yolu ile incelenebilmesinin 2577 sayılı idariYargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesinde yazılısebeplerden birinin varlığı ile mümkünolacağı; karar düzeltme dilekçesinde ilerisürülen sebepler bunlardan hiçbirineuymadığından yerinde bulunmayan istemin reddine kararvermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacıvekili aynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
BÜYÜKÇEKMECE 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ : 17.12.2015 gün ve E:2015/152 sayıile, dava dilekçesindeki açıklama veuyuşmazlığın niteliğine göre mahkemeleriningörevsiz olduğuna, idare mahkemesinin görevli olduğununtespitine, İstanbul 9. İdare Mahkemesinin 05/08/2014 gün ve2014/1464 esas, 2014/1353 karar sayılı kararı ile daha öncegörev yönünden dava red edilip karar kesinleştiğindenve böylece olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığından2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluşu veİşleyişi Hakkında Kanunun 19. Maddesi uyarıncauyuşmazlığın giderilmesi için dosyanınİdare Mahkemesi dosyası ile birlikte Uyuşmazlık MahkemesiBaşkanlığına gönderilmesine karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan14.03.2016 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, adliyargı dosyasının Mahkemece, ekinde idari yargı dosyasıile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
I-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülşen AKARPEHLİVAN’ın, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ve Raportör-HakimTaşkın ÇELİK’in sözlüaçıklamaları ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN’un davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava,sigortalı aracın uğradığı hasarı ödeyensigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi isteminden ibaretbulunan bir rücuen tazminat davasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsadığıve bu kanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde,yapım ve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzenive güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu belirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden, dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesisonucunda davacı şirkete kasko-poliçesi ile sigortalıaracın olay tarihinde Yakuplu Mahallesi, Hürriyet BulvarıKaymakamlık istikametinden E-5 İstikametine seyir halinde iken yolüzerindeki su akıntısı nedeniyle meydana gelen maddihasarlı trafik kazası sonucu oluşan hasar bedelinin davatarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birliktedavalı idareden rücuen tahsili istemiyle davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110uncu maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılanitiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi,şu gerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir:“… Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarındada belirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgili olarakyeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynıyargı yolunda çözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında,can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenininsağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesininbaşvurusunun reddi gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİ YARGININgörevli olduğuna, bu Büyükçekmece 3. Asliye HukukMahkemesinin 17.12.2015 gün ve E:2015/152 sayılı BAŞVURUSUNUNREDDİNE, 14.03.2016 gününde Üye Süleyman HilmiAYDIN’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN KARŞI OY UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.9.2015 gün ve E:2015/670, K:2015/671sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 14.03.2016 ÜYE Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy