T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 121
KARAR NO : 2016 / 165
KARAR TR : 14.03.2016
ÖZET: 2918 sayılı Yasa’dan kaynaklanan sorumluluk davasının ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : M.D. Vekili :Av.H.G. Adli Yargıda Davalılar : 1-M. Genel Sigorta A.Ş. Vekili : Av. T.Ç. 2-Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanlığı Vekili : Av.M.Z.Y. 3-E.K. Vekili : Av.O.K. 4-İ.Y.Y. İdari Yargıda Davalı : GaziantepBüyükşehir Belediye Başkanlığı Vekili : Av.E.K. O L A Y : Davacı vekili, davadilekçesinde özetle; 20/03/2010 tarihinde davalı İ.Y. Y.’ınsevk ve idaresindeki, diğer davalı E.K. adına kayıtlı27 ET 946 plaka sayılı otomobilin seyir halinde iken yol ile ilgiliaydınlatmanın olmaması, yolun bittiğine,kapatıldığına dair hiçbir uyarıcıişaret ve trafik levhasının bulunmaması nedeniyle, hafifraylı sistem için yapılan kavşağı tam ortadankesen yaklaşık 2 m boyundaki istinat duvarını fark etmeyiparacın ön kısmı ile çarparak yaralamalı vemaddi hasarlı kazanın meydana geldiğini; kazada davacınınağır yaralandığını, 25 gün hastanedeyattığını, trafik kazası tespit tutanağındadavalılardan Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin aslikusurlu, araç sürücüsünün tali kusurlugösterildiğini, otomobilin arka sol koltuğunda yolcu olarak bulunandavacının kusura katılımının söz konusuolmadığını, davacının bir markette aylıkortalama 800,00 TL maaşla işçi olarakçalıştığını, bu kaza nedeniyledavacının uzun bir süreçalışamadığını, bu süre boyuncakazancından olduğunu, davacının tedavi için hastanedehayati tehlike ile yatarken tedavi sırasında ve sonrasında birgözünü kaybetmesi ile çok büyük ve derinacılar çektiğini, uzun süreli psikolojik şokolduğunu, bu acıyı atlatamadığını, halenbekar olup 26 yaşında genç bir insan olan davacınınbir gözünün ömür boyunca bir daha görmemesidüşüncesinin davacıyı çok derinüzüntülere sevk ettiğini, bu acının maddiyatlaölçülemeyeceğini, dava konusu aracın davalısigorta şirketine 16/09/2009-2010 arası geçerli 3871667numaralı poliçe ile sigortalı bulunduğunu beyanla;fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacınınçalışma gücünü kaybetmesinden doğan maddizararı olarak şimdilik 1.000,00 TL’nin, manevi tazminat olarakda 100.000,00TL’nin olay tarihinden itibaren yasal faizi iledavalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemiyle adliyargıda dava açmıştır. Davacıvekili 06.11.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile, talep etmişoldukları 1.000,00 TL lik maddi tazminatı 121.876,00 TLartırarak toplam 122.876,00 TL olarak ıslah etmiştir. GAZİANTEP2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ:11.03.2013 gün ve E:2011/239K:2013/145 sayılı kararında; “…davalı GaziantepBüyükşehir BelediyeBaşkanlığı’nın kamu tüzel kişisiolduğu, davalı Belediye hakkındaki davanın hizmet kurusunadayandığı, bu nedenle meydana gelen zararlardan dolayıidareye karşı idari yargı yerinde tam yargı davasıaçılması gerektiği…” şeklindekigerekçe ile davalı Büyükşehir Belediyesihakkında açılan dava yönünden mahkemenin yargıyolu itibariyle görevsiz olduğundan dava dilekçesinin reddine,davacı tarafından diğer davalılar hakkındaaçılan davanın ise kısmen kabulüne karar vermişve verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. YARGITAY17. HUKUK DAİRESİ:29.01.2015 gün ve E:2013/15533 K:2015/1227sayılı kararı ile, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere,mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerintartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasayaaykırı bir yön bulunmamasına göre, davacıvekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarınınreddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün onanmasına kararvermiş ve karar kesinleşmiştir. Davacı vekili bu kez 92.157TL maddi ve 50.000 TL manevi olmak üzere toplam 142.157 TL tazminatistemiyle Gaziantep Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı aleyhine idari yargı yerinde davaaçmıştır. GAZİANTEP 2. İDARE MAHKEMESİ:21.01.2016gün ve E:2015/496 sayılı gönderme kararında;“…2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesinde;“Adli, idari, askeri yargı mercilerinden birinin kesin veyakesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelenbir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargımercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevliolduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ilegörevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurur ve elindeki işin incelenmesini UyuşmazlıkMahkemesinin karar vermesine değin erteler. Yargı merciince,önceki görevsizlik kararma ilişkin dava dosyası da teminedilerek gerekçeli başvuru karan ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesine gönderilir” hükmüne yer verilmiştir. 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanununun "idari dava türleri ve idariyargı yetkisinin sınırlan" başlıklı 2.maddesinde idari dava türleri belirtilmiştir. Bu davalar; idariişlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları ve tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalarolarak belirlenmiştir. Dava dosyasınınincelenmesinden; 20.03.2010 tarihinde İlhan YılmazYıldırım'ın sevk ve idaresindeki 27 ET 946 plakasayılı araç ile Gaziantep Nijemingen BulvarındanPancarlı Kavşağı istikametine seyir halinde iken AbdulkadirAkarsu Bulvarına giriş yaptığı sırada, hafifraylı sistem için yapılan kavşağı ortadan kesenistinat duvarına çarpması sonucu oluşan yaralamalıve maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davcının solgözünün görme yetisini kaybetmesi, sol elmacıkkemiğinin kırılması ve sol gözünün üstkısmında kalıcı yara izi kalması sonucu maddi vemanevi zararlarının karşılık fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak üzere 101.000,00 TL'nin tazminine kararverilmesi istemiyle aralarında Gaziantep BüyükşehirBelediyesi'nin de bulunduğu davalılara karşı adliyargıda açılmış olan davada, Gaziantep 2.AsliyeHukuk Mahkemesi'nin 11.03.2013 tarih ve E:2011/239, K2013/145 sayılıkararıyla davalı Gaziantep Büyükşehir Belediyesiyönünden açılan davada, idari yargınıngörevli olduğu gerekçesiyle davanın görevyönünden reddedilmesi üzerine bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır. 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanunun amacınınKarayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tümkonularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu;“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri bunların uygulamasını vedenetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetkive sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun Karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülen kavşaklarave yerlere trafik ışıklı işaretleri, işaretlevhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafikbirimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir. Öte yandan, 2918sayılı Yasa'nın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasa'nın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteniveya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafıkkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araçkazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110.maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir. Belediye aleyhine idaremahkemesinde açılan başka bir tazminat talepli tam yargıdavasında, İdare Mahkemesi 2918 sayılı Yasa'nın 110.maddesinin 1. fıkrasının birinci ve ikinci cümlelerininAnayasaya aykırı olduğu kanısına varmış,İdare Mahkemesinin bu iki cümlenin iptali istemiyleyaptığı başvuruyu inceleyen Anayasa Mahkemesi 08.12.2011gün ve E:2011/124, K:2011/160 sayı, 08.11.2012 gün ve E:2012/l18, K:2012/170 sayı ve 28.5.2013 gün ve E:2013/59, K:2013/68sayılı aynı içerikli kararlan ile; “2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesininbirinci fıkrasında, bu Kanun’dan doğan sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiöngörülmektedir. İtiraz başvurusunda bulunan mahkemeise idare mahkemesi olup davaya bakmakta görevli ve yetkili mahkemedeğildir. Başvurunun Mahkeme’nin yetkisizliği nedeniylereddi gerekir.” kararına varmıştır. Bu açıklamalarışığında, 2918 sayılı Yasa'nın19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin benzer bir konuda İdare Mahkemesi’nin davayabakmakla görevli bulunmadığı yolundaki kararlarıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininKarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıylaoluşan trafik kazası nedeniyle açılacak sorumlulukdavalarının görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğu; meydana gelen zararın tazminiistemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır. Nitekim; UyuşmazlıkMahkemesinin (Hukuk Bölümü) 30.11.2015 tarih ve 2015/753K:2015/771 sayılı kararı da bu doğrultudadır…”şeklindeki gerekçe ile davanın adli yargınıngörev alanına girdiği sonucunavarıldığından, 2247sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca dava dosyasının adliyargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine, dosyanın incelenmesinin UyuşmazlıkMahkemesince karar verilene kadar ertelenmesine karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan14.03.2016 günlü toplantısında: İLKİNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdareMahkemesince anılan Yasa’nın 19. maddesindeöngörülen usul ve yönteme uygun biçimdebaşvuruda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Usuleilişkin herhangi bir noksanlık görülmediğinden esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN’un adli yargı,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazasınedeniyle meydana gelen maddi ve manevi zararın tazmini istemiyleaçılmış tazminat davasına ilişkindir 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir. Öte yandan 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araçkazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Dava dosyalarında mevcutbilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; 20.03.2010 tarihinde İ. Y.Y.'ınsevk ve idaresindeki 27 ET 946 plaka sayılı araç ile GaziantepNijemingen Bulvarı’ndan Pancarlı Kavşağıistikametine seyir halinde iken Abdulkadir Akarsu Bulvarı’nagiriş yaptığı sırada, hafif raylı sistemiçin yapılan kavşağı ortadan kesen istinatduvarına çarpması sonucu oluşan yaralamalı ve maddihasarlı trafik kazası neticesinde davcının solgözünün görme yetisini kaybetmesi, sol elmacıkkemiğinin kırılması ve sol gözünün üstkısmında kalıcı yara izi kalması sonucu maddi vemanevi zararlarının tazminine karar verilmesi istemiyle davanınaçıldığı anlaşılmaktadır. 2918 sayılı Kanunun 110uncu maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılanitiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi,şu gerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir: “…Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların,özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın 158 inci maddesininson fıkrasında “ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesininkararı esas alınır.” denilmektedir. AnayasaMahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilen kararı,yasa koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adliyargının görevine verebileceğine, dolayısiyle 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumluluk davalarınınadli yargıda görülmesi düzenlemesinin Anayasa’yaaykırı bulunmadığına dair olup, esas itibariylegörev konusunda verilmiş bir karardır ve Anayasa’nın158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememiz olmak üzerediğer yargı organları bakımından da uyulmasızorunlu bir karar mesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,Gaziantep 2.İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile,Gaziantep 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.03.2013 gün ve E:2011/239K:2013/145 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Gaziantep2.İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Gaziantep 2.AsliyeHukuk Mahkemesinin 11.03.2013 gün ve E:2011/239 K:2013/145sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,14.03.2016 gününde, Üye Süleyman Hilmi AYDIN’ınKARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN KARŞI OY UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.9.2015 gün ve E:2015/670, K:2015/671sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşüne katılamıyorum.14.03.2016 ÜYE Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy