T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 149
KARAR NO : 2016 / 186
KARAR TR : 14.3.2016
ÖZET: Davalılardan Türk Telekom A.Ş.’de çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle kamu kurumuna nakledilen davacının, hak ettiğini ileri sürdüğü kıdem tazminatının ödenmesi istemiyle açtığı davanın, anılan Şirkete ilişkin kısmının, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :R. T.
Vekilleri : Av.B. S., Av. E. K.
Av. Ş.K.,Av. F.K.
Davalılar :1-Başbakanlık Özelleştirme İdaresiBaşkanlığı
Vekili :Av. C.D.
2-Türk Telekom A.Ş. Genel Müdürlüğü
Vekilleri : Av. C.E.B., Av. F. T.,Av.E.K.
O L A Y :Davacı vekilidilekçesinde; müvekkilinin, 9.6.1993 tarihinden Türk Telekomözeleştirilinceye kadar “İş Mevzuatına tabikapsamdışı personel” olarakçalıştığını; Kurumunözelleştirilmesi nedeniyle 4046 sayılı Yasanın 22.Maddesi uyarınca Osmaniye Korkut Ata Üniversitesine 29.05.2006tarihinde 657 sayılı Yasaya tabi memur olarakyerleştirildiğini; müvekkilinin Türk Telekom ile olanhizmet ilişkisi, 4046 sayılı yasa gereği zorunlu olarak sonbulduğu için, Türk Telekom’daçalıştığı süreyi kapsayan kıdemtazminatına hak kazanmış bulunduğunu; buna göre TürkTelekom’da işe başladığı 9.6.1993 tarihinden,kamu kurumuna yerleştirildiği 29.05.2006 tarihine kadar 12 yıl 11ay 21 gün çalışmasına karşılık hakettiği kıdem tazminatının 22.233,76-TL olduğunu; kıdemtazminatının ödenmesi talebiyle BaşbakanlıkÖzelleştirme İdaresi Başkanlığınayaptıkları 10.03.2015 tarihli başvurunun; anılanİdarenin 17.03.2015 tarihli ve 40353213-201.02/1619 sayılıişlemi ile reddedildiğini ifade ederek; fazlaya dair haklarısaklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin hak ettiği kıdemtazminatı olan 22.233,76 TL’nin, iş sözleşmesininsona erdirildiği 29.05.2006 tarihinden itibaren mevduata uygulanacak enyüksek mevduat faizi ile ödenmesi taleplerinin reddine dairBaşbakanlık Özelleştirme İdaresiBaşkanlığı’nın 17.03.2015 tarihli ve40353213-201.02/1619 sayılı işlemin iptaline karar verilmesiistemiyle 8.5.2015 tarihinde idari yargı yerinde davaaçılmıştır.
Adana 2. İdare Mahkemesi, 11.05.2015gün ve E:2015/872 sayılı ara kararı ile, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 15. maddesinin1/c bendi uyarınca Başbakanlık Özelleştirmeİdaresi Başkanlığı yanında TürkTelekomünikasyon A.Ş.’nin de hasım mevkiinealınmasına karar vermiştir.
Davalılardan TürkTelekomünikasyon A.Ş.’nin vekili, süresindeverdiği cevap dilekçesinde, davanın adli yargının görevalanına girdiğini öne sürerek görev itirazındabulunmuştur.
ADANA 2. İDAREMAHKEMESİ: 25.06.2015 gün ve E:2015/872 sayı ile;“(...)Özelleştirilmesinden önce davalı kuruluşile kapsam dışı personeli arasında çıkanuyuşmazlıkların çözümü görevininidari yargıya ait olduğu konusunda tartışmabulunmamaktadır.
Hisselerin fiilendevredildiği ve Telekomünikasyon Kurumu ile Türk Telekomarasında imzalanan ‘‘Telekomünikasyon HizmetlerininYürütülmesine İlişkin İmtiyazSözleşmesinin imzalandığı 14/11/2005 tarihinden sonraise, hisselerinin yüzde elliden fazlası özel hukuk tüzelkişisine geçen Türk Telekom kamu kuruluşu niteliğinikaybetmiştir.
Belirtilen tarihten sonra, kuralolarak, Türk Telekom personelinin kamu personeli ve işlemlerininidari işlem sayılamayacağı, bir özel hukuk tüzelkişisi olan Türk Telekom'a karşı idari yargıda davaaçılamayacağı açıktır.
Ancak, 406 sayılıYasa'nın Ek 29. maddesinin, 5398 sayılı Kanun'un 14. maddesi iledeğişik birinci fıkrasında, özelleştirme tarihiitibarıyla Türk Telekom'da çalışmakta olanpersonelin haklarının korunması amacıyla, hukukistatülerini ve kamu kurumlarına nakil olanaklarınıbelirleyen bazı özel düzenlemelere yer verilmiş; bu kapsamdadavalı kuruluşa da memur olarak nakledilecek personele ilişkinbazı görevler yüklenmiştir. Bu görevlerkapsamında 406 sayılı Yasa hükümleri uyarıncadavalı şirket tarafından, hak sahibi personelinin devletpersonel başkanlığına bildirmesi, bildirim ile beraberpersonelin nakledileceği kamu kurumunda yararlanacağı parasalhaklara esas olmak üzere memur maaş nakil ilmühaberidüzenlenmesi, personelin ilişiğinin kesilmesi gibi işlemlerbulunmaktadır. Anılan madde, kıdem tazminatına ilişkindüzenlemeler de içermektedir.
406 sayılıYasa'nın Ek 29. maddesi gereğince davalı kuruluştarafından yürütülecek işlemler, idare hukukualanında hukuki sonuçlar doğurmakta ve ilgili personelinnakledilecekleri kurumdaki statülerini, özlük ve parasalhaklarını belirlemekte esas alınmaktadır, Aynı Yasahükmünden doğan parasal hak talepleri de, nakle tabi personelin,kamu görevlisi statüleriyle çalıştıklarıdöneme ilişkin olan ve bu statülerine bağlıödemelerdir.
Söz konusu işlemler veödemelerden kaynaklanan uyuşmazlıklar, içerikleriitibarıyla idare hukukunun uygulanmasından doğmuş olmaklaberaber, bir özel hukuk tüzel kişisi olan davalışirketçe tesis edilmiş veya ödenecek olmalarınedeniyle idari yargının görevinde olup olmadığıayrıca değerlendirilmelidir.
Yukarıda değinilen Yasahükmü gereğince, davalı şirkete, nakle tabi personelinnakil süreci ve bu nakil sürecinde hak ettikleri parasal haklarıile ilgili olarak bazı kamusal görev ve yetkiler verildiğiaçıktır. Bu görev ve yetkiler nedeniyle davalışirketin, herhangi bir özel hukuk tüzel kişisindenfarklı bir hukuki statü içinde bulunduğuanlaşılmaktadır.
Benzer durumdaki özel hukuktüzel kişileri ile ilgili olarak Danıştay tarafındanverilen kararlarda, kamusal ayrıcalıklar veyükümlülüklerle donatılan veya kamu kesimi ile,diğer özel hukuk tüzel kişilerinden farklı birilişkisi bulunan tüzel kişilerin bazı işlemlerinin,nitelikleri esas alınmak suretiyle idari işlem olarak kabuledildiği ve idari yargıda dava konusu edilmesinin olanaklıolduğunun belirtildiği görülmektedir. Örneğin,davalı kuruluş gibi özelleştirilen veözelleştirilmesinden sonra da, nakle tabi personele ilişkinolarak bazı görevleri ve yetkileri bulunan Petrol Ofisi A.Ş.'desözleşmeli personel olarak çalışmakta iken nakletabi personel statüsüne girenlerin, iş sonu tazminatlarınınyasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle,özelleştirmeden sonra açtıkları davalar idariyargıda incelenmiş ve karara bağlanmıştır.(Örneğin, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun24/05/2007 günlü, E:2005/2031, K:2007/1038 sayılıkararı bu konuya ilişkindir.) Özelleştirilen ve nakle tabipersoneli ile arasında kıdem tazminatı ödenmesi konusundauyuşmazlıklar yaşayan TÜPRAŞ'a karşıözelleştirilmesinin ardından açılan davalarda da,idari yargı görevli görülmüştür.(Örneğin, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun30/01/2013 günlü, E:2010/2881, K:2013/262 sayılıkararı bu yöndedir.)
Bu durumda, kamu kurumlarınanakil hakkı bulunan personel ile ilgili olarak bazı kamusalgörevler yüklenen ve yetkileri bulunan davalı şirketin,belirtilen görevleri kapsamında tesis ettiği işlemler veyapacağı ödemelerden kaynaklanan uyuşmazlıklarınidari yargının görevinde bulunduğu sonucuna varılmaktaolup, bu nedenle davalı idarenin görev itirazı yerindegörülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı idareningörev itirazının reddine, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun 12. maddesi uyarınca kararın tebliğindenitibaren 15 gün içinde, uyuşmazlıkçıkarılmasını istemeye yetkili YargıtayCumhuriyet Başsavcılığına sunulmak üzerehazırlanacak iki nüsha dilekçenin MahkememizBaşkanlığına verilebileceğinin tebliğine…”karar vermiştir. Davalılardan Türk TelekomünikasyonA.Ş.’nin vekili tarafından, süresi içindeverilen dilekçe ile olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılması istemiyle başvuruda bulunulmasıüzerine dilekçenin onaylı örneği, dava dosyasınınonaylı örneği ile birlikte Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı’na gönderilmiştir. YARGITAY CUMHURİYETBAŞSAVCISI; “(…)Bilindiği gibi, telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31/12/2003 tarihine kadar"tekel" olarak yürütmekle görevli kılınan veçoğunluk hisseleri kamuya ait bulunan Türk Telekom'un, tekelkapsamında kamu hizmeti yürüten, ancak kuruluşyasasındaki son düzenlemeler ile kendine özgü statüyesahip olan ve sermayesindeki kamu payı %50'nin altınadüşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır. Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.'dekitamamı Hâzineye ait bulunan hisselerden %55'i, Bakanlar Kurulu'nun25/07/2005 tarih ve 2005/9146 sayılı "TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Türk Telekom)'nin. %55oranındaki Hissesinin Blok Olarak Satışınaİlişkin Nihai Devir İşlemlerine Dair KararınYürürlüğe Konulması Hakkında Karar"ıuyarınca, 14/11/2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesiile Ojer Telekomünikasyon A.Ş.'ne satılmıştır. Anayasa'nın 128. maddesinde,"Devletin, kamu İktisadî teşebbüsleri ve diğerkamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göreyürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetleriningerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar vediğer kamu görevlileri eliyle görülür"hükmü yer almaktadır. 406 sayılıYasa'nın Ek 29. maddesinin 03.07.2005 tarih ve 5398 sayılıKanunla değişik birinci fıkrasında, "Türk Telekomhisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellinin altınadüşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin (a)bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen asli ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22/01/1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır..." hükmü yer almaktadır. Olayda, davalının hissedevir (14.11.2005) tarihinde çalışmakta iken 406sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılıYasa’nın 22. maddesine göre adı Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilen ve sonrasında kamu kurumuemrine atanan davacı tarafından; iş akdininözelleştirilme nedeniyle feshedilmiş olmasından dolayıhak etmiş olduğu kıdem tazminatının işsözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren mevduata uygulanacaken yüksek faiz ile birlikte ödenmesi istemiyle davaaçılmıştır. Öte yandan, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun"İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı" başlıklı 2. maddesinindeğişik (1) numaralı bendinde: "a) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, b) İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel haklan doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları, c) Tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkindavalar." idari dava türleri olarak sayılmış olup;kural olarak, idari yargıda ancak Devlete ve kamu tüzelkişilerine karşı açılan davalara bakılabilir. Dolayısıyla,davanın açıldığı tarihte davalılardanTürk Telekom A.Ş.'nin özel hukuk tüzel kişisiolması karşısında, ortada idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz edilemeyeceğinden, daha önce davalı şirkettegörev yapmış olan davacı ile özelleştirilenkuruluş arasındaki uyuşmazlık konusu davanın,Türk Telekom A.Ş. yönünden özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde, adli yargıyerinin görevli olduğu düşünülmektedir. KARAR : Yukarıdaaçıklanan nedenlerle 2247 sayılı Kanunun 10 ve 13.maddeleri gereğince, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına, dosyanın UyuşmazlıkMahkemesi Başkanlığına gönderilmesine…”karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ünBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, YusufZiyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, SüleymanHilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ın katılımlarıylayapılan 14.3.2016 günlü toplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; davalılardan TürkTelekomünikasyon A.Ş.’nin vekilinin anılan Yasanın10/2 maddesinde öngörülen yönteme uygun olarakyaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1.maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunması üzerineYargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nca, anılan Kurumyönünden 10. maddede öngörülen biçimde olumlugörev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır.Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı UğurtanALTUN ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davalı şirkettegörev yapmakta iken, 406 sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesine göre adı DevletPersonel Başkanlığına bildirilen, sonrasında KamuKurumu emrine atanan davacı tarafından; hak ettiğini ilerisürdüğü 22.233,76 TL kıdem tazminatının,iş sözleşmesinin sona erdirildiği 29.05.2006 tarihindenitibaren mevduata uygulanacak en yüksek mevduat faizi ile ödenmesiisteminin reddine ilişkin Başbakanlık Özelleştirmeİdaresi Başkanlığı’nın 17.03.2015 tarihlive 40353213-201.02/1619 sayılı işlemin iptaline karar verilmesiistemiyle açılmıştır. 1953 tarih ve 6145 sayılı Yasa ile, TürkiyeCumhuriyeti Posta, Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924tarih ve 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994tarih ve 4000 sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesiile, posta ve telgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Postaİşletmesi Genel Müdürlüğü’nce(P.İ), telekomünikasyon hizmetleri ise, “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Şirket)” tarafındanyürütülecek şekilde yenidenyapılandırılmıştır. 27.1.2000 tarih ve 4502 sayılıYasa’nın 1. maddesi ile, 406 sayılı Yasa’nın 1.maddesine eklenen dokuzuncu fıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun veözel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamu İktisadiTeşebbüslerinin kuruluş, teşkilât ve faaliyetleri ileilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısındanfazlası kamuda kaldığı sürece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır.16.7.1965 tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamudüzeniyle sıkıyönetim ve seferberlik hallerindetelekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkinözel kanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarakkadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir. Öte yandan; 406sayılı Yasa’nın 4502 sayılı Yasa iledeğişik 2. maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birincicümlesinde, “Türk Telekom; telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanun vegörev sözleşmesi çerçevesinde tekel olarakyürütür” denildikten sonra, anılan (c) bendininbirinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenenüçüncü cümlede, “Ancak, TürkTelekom’daki kamu payı %50’nin altınadüştüğünde, Türk Telekom’un tüm tekelhakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmışolur” denilmiş; 4502 sayılı Yasa’nınGeçici 3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)” bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır. Bu düzenlemeler birliktedeğerlendirildiğinde, telekomünikasyon şebekeleriüzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva edentelefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar “tekel” olarak yürütmeklegörevli kılınan ve çoğunluk hisseleri kamuya aitbulunan Türk Telekom’un, tekel kapsamında kamu hizmetiyürüten, ancak kuruluş yasasındaki son düzenlemelerile kendine özgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamupayı %50’nin altına düşünceye kadar kamukuruluşu niteliğini taşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır. Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’dekitamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, BakanlarKurulu’nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi (TürkTelekom)’nin % 55 Oranındaki Hissesinin Blok OlarakSatışına İlişkin Nihai Devir İşlemlerineDair Kararın Yürürlüğe Konulması HakkındaKarar”ı uyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse SatışSözleşmesi ile (6.550.000.000 USD. bedelle) OjerTelekomünikasyon A.Ş.’ne satılmıştır. Bu sürece paralel olarakTürk Telekom personelinin durumu incelendiğinde: Türk Telekom A.Ş., 4502sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve 23948 sayılıResmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğegirdiği dikkate alındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle233 sayılı KHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan 4502 sayılıYasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılı Yasa’ya eklenenEk 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelin statüsü:Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekligörevler telekomünikasyon alanında sekiz yıl tecrübeyesahip ve en az dört yıllık yüksek öğrenimgörmüş bir genel müdür ile kadro, unvan, derece vesayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksengün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenenkadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bupersonel hakkında bu Kanunda öngörülen hükümlersaklı kalmak üzere 399 sayılı Kanun HükmündeKararname hükümleri uygulanır. Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur” hükmüne yer verilmiş; bu benthükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarla yapılandeğişiklikler sonucunda; “a) Personelin statüsü: (Ekibare: 12.5.2001-4673/6. md.) Türk Telekomdaki kamu payı%50’nin altına düşünceye kadar, Türk TelekomYönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğunaatanabilme genel şartlarına sahip olma ve en az dörtyıllık yüksek öğrenim görme şartlarıaranır. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle:16.6.2004-5189/12 md.) Bunların dışında kalan personeliş mevzuatı uyarınca istihdam edilir. İşmevzuatına göre istihdam edilenlere ilişkin kayıt veşartlar Yönetim Kurulu tarafından tayin olunur”hükmünü almış; aynı maddenin (b) bendinin ikinciparagrafında da iş mevzuatına tabi olan Türk Telekomçalışanlarının aylık ücretlerininkendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafından tespitolunacağı kurala bağlanmıştır. 406 sayılıYasa’nın anılan Ek 22. maddesi uyarınca, Türk TelekomA.Ş. Genel Müdürlüğü’ne ait asli vesürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010 (Mükerrer)sayılı R.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve 2000/331sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan listede: merkezteşkilatı için 100 ve taşra teşkilatıiçin 100 (6 Bölge Müdürü, 12 BölgeMüdür Yardımcısı ve 82 İl TelekomMüdürü) kadro ihdas edilmiş; öte yandan, aynıYasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan“Türk Telekomünikasyon A.Ş. Kapsam DışıPersonel Yönetmeliği” adı altındaki düzenleme,Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407 sayılı kararıylakabul edilmek suretiyle yürürlüğe konulmuştur. Kanunla, Kurumda görev yapanpersonelden asli ve sürekli görev yapacak olanları kadrounvanı itibariyle belirlemek konusunda Bakanlar Kurulu'na yetkiverildiği açıktır. Bu yetki 4502 sayılı Kanun’unyürürlüğe girdiği 29.1.2000 tarihi ile 5189sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği2.7.2004 tarihleri arasında geçerli olmuştur. Anayasa’nın 128.maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler,memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörülür” denilmiştir. 406 sayılıYasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398 sayılıKanun’la değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen asli ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasakoyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. Olayda, davalının hisse devir (14.11.2005) tarihindebu kuruluşta çalışmakta iken 406 sayılıYasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilen ve sonrasında kamu kurumu emrine atanan davacıtarafından; hak ettiğini ileri sürdüğü kıdemtazminatının ödenmesi istemiyle yapılan başvurusununreddine ilişkin işlemin iptali ve ödenmeyen kıdemtazminatının ödenmesi istemiyle 8.5.2015 tarihinde davaaçıldığı; idare mahkemesince husumet mevkiinealınan davalılardan Türk Telekomünikasyon A.Ş.yönünden olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemler hakkındayetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları, b) İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c) (Değişik:18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Buna göre, iptali istenilenişlemin tesis edildiği ve dava açıldığıtarihte davalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliğitaşımayan Türk Telekomünikasyon A.Ş.'nin olmasıkarşısında, idari yargı yetkisi kapsamında,anılan kurum yönünden açılmış bir idaridava bulunduğundan sözetmek olanaksız olduğundan;uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen nedenlerle,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınbaşvurusunun kabulü ile Adana 2. İdare Mahkemesince,davalılardan Türk Telekomünikasyon A.Ş. yönünden verilen25.06.2015 gün ve E:2015/872 sayılı görevlilik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile davalılardan TürkTelekomünikasyon A.Ş.’nin görev itirazınınreddine ilişkin Adana 2.İdare Mahkemesince, anılan Şirketyönünden verilen 25.06.2015 gün ve E:2015/872 sayılıGÖREVLİLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 14.3.2016 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy