T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 147
KARAR NO : 2016 / 185
KARAR TR : 14.03.2016
ÖZET: 2918 sayılı Yasa’dan kaynaklanan sorumluluk davasının ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : E. Sigorta A.Ş. Vekilleri :Av. G.U.K. & Av. S.S.D. Davalılar :1-AntalyaBüyükşehir Belediye Başkanlığı Vekili : Av. A.G.M. (Adli Yargıda) 2-Manavgat Belediye Başkanlığı O L A Y : Davacı vekili, davadilekçesinde özetle; davacı sigorta nezdinde 10652604 nolukasko sigorta poliçesi ile sigortalanan maliki Birlik Gıdaİnş.Tur.İth.İhr.Tic.ve San. A.Ş.sürücüsü R.C. olan 07 LA 337 plakalı aracın,10.04.2013 tarihinde Antalya İli, Manavgat İlçesi SeydilerKöyü istikametinden Doğançam Köyü istikametineseyir halinde iken Doğançam köyünde bulunanköprüye geldiğinde Antalya Büyükşehir Belediyesiveya Manavgat Belediyesi sorumluluğunda bulunan köprünün çökmesisonucunda hasara uğradığını, olayın meydanageldiği köprünün bakım ve onarımının buiki belediyeden birine ait olduğunu, kusur ve hasar bedeli konusundamakine mühendisi bilirkişi marifeti ile dosya üzerinden bilirkişiincelemesi yapılmasını, hasar bedelinden sorumlu idarenintespiti ile kusurundan kaynaklanan köprü çökmesisonucunda doğan hasar bedelini ödeyen davacı şirketin4.562,00 TL alacağının hasar bedelini ödeme tarihi olan26.07.2013 tarihinden itibaren T.C.Merkez Bankasının kısa vadelikredilere uyguladığı en yüksek avans faizi ile birliktehasardan sorumlu idareden tahsili istemiyle idari yargıda davaaçmıştır. ANTALYA 2. İDAREMAHKEMESİ: 28.11.2014 gün ve E:2014/1657 K:2014/1606 sayılıkararında; “…2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu'nun 19.1.2011 tarihli, 27820 sayılı Resmi Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıKanun'un 14. maddesiyle değiştirilen 110. maddesinde,"İşleteni veya sahibi devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorlu araçkazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir.”', geçici 21. maddesindede, "Bu kanunun 110. maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek idareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz. ”hükmüne yer verilmiştir. Olayda, davacı şirketinsigortaladığı aracın seyri sırasındaüzerinden geçtiği köprünün çökmesisonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Bu zararşirketçe karşılanmış olup rücuandavalı idareden istenmektedir. 2918 sayılı Kanun'un110. maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle yapılanitiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi,26.12.2013 tarihli, E:2013/68, K:2013/165 sayılı kararıylaanılan kuralı “...2918 sayılı Kanun’datanımlanan karayolu şeridi üzerindeki araç trafiğindenkaynaklanan sorumlulukların, özel hukuk alanına girdiğikonusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdaretarafından kamu gücünden kaynaklanan bir yetkininkullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynıkarayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden, bunedenle aynı tür risk üreten araçlar arasındaözel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren birneden de yoktur." şeklinde özetlenebilecek bir gerekçeyleAnayasa'ya aykırı görmemiş ve iptal isteminireddetmiştir. (R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954) Bu durumda, 2918 sayılıKanun'un 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin yukarıdaaktarılan kararı gözetildiğinde, bahsi geçen kanunmaddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı; dolayısıylaoluşan trafik kazası nedeniyle açılacak sorumlulukdavalarının görüm ve çözümünde adli yargınıngörevli olduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyleaçılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır. Nitekim UyuşmazlıkMahkemesi'nin istikrar kazanmış kararlan da (örn. 1.4.2014tarihli, E:2014/458, K:2014/489 sayılı kararı) buyöndedir…” şeklindeki gerekçe ile davanın2577sayılı Kanunun 15/1-a maddesi uyarınca görevyönünden reddine dair verilen karara davacı vekilince itirazedilmiş olup, Antalya Bölge İdare Mahkemesinin 07.04.2015gün ve E:2015/990 K:2015/1151 sayılı kararı ilehükmün onanması sonrasında idare mahkemesince verilen kararkesinleşmiştir. Davacı vekili bu kezaynı istemle adli yargı yerinde dava açmıştır. ANTALYA 3. ASLİYETİCARET MAHKEMESİ:27.05.2015 gün ve E:2015/518 K:2015/429sayılı kararında; “…uyuşmazlıkla ilgilidavaya bakmaya görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu,görev kusurunun kamu düzenine ilişkin olup resengözetilmesi gerektiği ve yanı zamanda görev unsurunun davaşartlarından oluşu da gözetilerek, göreve ilişkindava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usuldenreddine…” şeklindeki gerekçe ile davanıngöreve ilişkin dava şartı noksanlığınedeniyle HMK’nın 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca usuldenreddine karar vermiş, verilen karar davalı AntalyaBüyükşehir Belediye Başkanlığı vekilitarafından temyiz edilmiştir. YARGITAY 17. HUKUKDAİRESİ:22.10.2015 gün ve E:2015/13862 K:2015/11100sayılı kararında; “… kamu hizmeti görmekleyükümlü olan idareler, kamu hizmeti sırasındaverdikleri zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabideğildirler. Kamu tüzelkişilerinin yasalar tarafındankendilerine verilen görev ve yetkilerin kullanılmasısırasında oluşan zararlar, niteliği itibariyle hizmetkusurundan kaynaklanan zararlar olup, bu zararların tazmini amacıylahizmet kusurlarına dayalı olarak İdari Yargılama UsulüHakkındaki Kanun'un 2. maddesi hükmü uyarınca idariyargı yerinde tam yargı davası ikame edilmesi gerekmektedir. Görev kuralları kamudüzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re'sen) dikkatealınması zorunludur. 0 halde mahkemece, adli yargınınyargı yolu bakımından görevsiz bulunması nedeniyledava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesigerekirken yazılı olduğu biçimde hükümkurulması doğru görülmemiştir…”şeklindeki gerekçe ile hükmün bozulmasına kararvermiştir. ANTALYA 3. ASLİYETİCARET MAHKEMESİ:14.01.2016 gün ve E:2016/19 K:2016/10sayılı kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyarak bozmailamında belirtilen gerekçelerle dava dilekçesininyargı yolu bakımından görevsizlik nedeniyle reddine kararvermiş ve verilen bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Davacı vekili idari ve adliyargı yerlerince verilmiş olan görevsizlik kararlarınedeniyle oluştuğunu ileri sürdüğü olumsuzgörev uyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvurudabulunmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan14.03.2016 günlü toplantısında: İLKİNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacının istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği veusule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın,davanın çözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN’un adli yargı,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, sigortalı aracınuğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin,zararın idarece giderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuentazminat davasıdır. 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsadığıve bu kanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde,yapım ve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzenive güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu belirtilmiştir. Öte yandan 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araçkazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Davadosyalarında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; davacışirketin sigortaladığı 07 LA 337 plakalı aracın10.04.2013 tarihinde Seydiler Köyü istikametindenDoğançam Köyü istikametine seyir halinde ikenköprünün çökmesi sonucu hasarauğradığı, uğranıldığı iddia olunan4.562,00 TL zararın davalılardan tazmini istemiyle davanınaçılmış olduğu anlaşılmaktadır. 2918 sayılı Kanunun 110uncu maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılanitiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi,şu gerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir:“… Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimikararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın 158 incimaddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle, AnayasaMahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesinin kararı esas alınır.” denilmektedir. AnayasaMahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilen kararı,yasa koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adliyargının görevine verebileceğine, dolayısiyle 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılı Yasanın19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ileAnayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.01.2016 gün ve E:2016/19K:2016/10 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Antalya 3. AsliyeTicaret Mahkemesinin 14.01.2016 gün ve E:2016/19 K:2016/10sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,14.03.2016 gününde, Üye Süleyman Hilmi AYDIN’ınKARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN KARŞI OY UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.9.2015 gün ve E:2015/670, K:2015/671sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayın çoğunluğungörüşüne katılamıyorum.14.03.2016 ÜYE Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy