T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2016 / 96 KARAR NO : 2016 / 144 KARAR TR : 14.3.2016 ÖZET: Taşınmazın imar planında İçme Suyu Mutlak Koruma alanında kalması ve 5 yıldan fazla kamulaştırılmaması nedeniyle oluştuğu ileri sürülen maddi zarar tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : E. S. O. Vekilleri :Av. Ö. E. (Adli Yargıda) Av. İ. Ç. (İdariYargıda) Davalılar : 1-Tarsus BelediyeBaşkanlığı Vekilleri : Av. A. Ö. & Av. E. S. S.& Av. M. E.S. 2-MESKİ Genel Müdürlüğü Vekilleri : Av. M. D. (AdliYargıda) Av. G. Ç. (İdari Yargıda) O L A Y : Davacı vekili davadilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki bulunduğu Mersinİli, Tarsus İlçesi, Akçakocalı Köyü, 415parsel sayılı taşınmazın Berdan Baraj GölüMutlak Koruma Alanı olarak kamu yararı kararı alındığını,aradan 25 yıl geçmesine rağmen kamulaştırmayapılmadığını, taşınmaza fiili birmüdahale olmadığını, üzerinde davalıya aitherhangi bir yapı bulunmadığını, müvekkilinintaşınmazı Berdan Baraj Gölü Mutlak Koruma Alanıolarak tahsis edildiğinden mülkiyet hakkını tam olarakkullanamadığını, 4721 sayılı TMK 683.maddesinegöre malik, eşyayı hukuka aykırı olarak elindebulunduran yada eşyaya el koyan kişilerden onun geri verilmesiniisteyebileceğini, ayrıca hukuka aykırı olarakzilyetliğe yapılan el atmaların önlenmesini,taşkınlıkların giderilmesini de isteme hakkına sahipolduğunu, uzun yıllar programa alınmayankamulaştırmadan kaynaklanan kamu yararı karının fiilenhayata geçirilmemesi nedeni ile kamulaştırma yapmayandavalı idarelerin müvekkilinin taşınmazınüzerindeki tasarruf hakkını belirsiz bir süre içinkullanılamaz hale getirdiğini, müvekkilinintaşınmazdan mülkiyet hakkının özüne uygunşekilde yararlanma olanağınınkalmadığını belirterek fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak kaydıyla kamulaştırma yapılmadan elatılan taşınmaza ilişkin 10.000,00 TL ile, 1.000,00 TLecrimisilin kamu alacakları için öngörülen enyüksek faizi ile birlikte sorumlu oldukları oran gözetilerekdavalılardan tahsiline karar verilmesi istemiyle adli yargı yerindedava açmıştır. Tarsus 1. Asliye Hukuk Mahkemesi: 25.9.2013 gün veE:2013/162, K:2013/400 sayılı kararı ile özetle; “Dava,taşınmaz mala fiilen el atılmadığı halde idaretarafından 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 7. ve 8. maddeleriuyarınca düzenlenen imar uygulama planına göre kamuhizmetine tahsis edilen taşınmaz malın bu durumu nedeniylekullanım hakkının kısıtlanmasına dayalıtazminat istemine ilişkin olup, dava konusu taşınmazailişkin olarak yapılan kamulaştırma sonucutaşınmazın Berdan Baraj Gölü Mutlak KorumaAlanına isabet etmiş olduğu, ancak taşınmazailişkin herhangi bir kamulaştırma işlemininyapılmadığı anlaşılmış olup, 3194Sayılı İ.K'nu uyarınca kamu gücükullanılarak tek yanlı irade ile yapılan imar planı ve bunadayalı imar uygulaması sonucu uğrandığı iddia edilenzararın tazminine yönelik açılan davanın 2577Sayılı İYUK'nun 2.maddesinin birinci fıkrasının(b) bendinde yer alan "idari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları" kapsamında idareyargı yerince çözümlenmesi gerektiğindenmahkememizin görevsizliğine dava dilekçesinin görevnedeniyle reddine karar verilmiştir.” demek suretiyle davanıngörev yönünden reddine karar vermiş, tarafların temyizetmemesi üzerine karar kesinleşmiştir. Davacı vekili aynıistemle bu kez idari yargı yerinde dava açmıştır. Mersin 2.İdare Mahkemesi: 24.4.2014 gün ve E:2014/511,K:2014/394 sayılı kararı ile özetle; “2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 4001sayılı Kanunla değişik 5.maddesinin 1. fıkrasında, her idari işlem aleyhineayrı ayrı dava açılacağı ancak, aralarındamaddi veya hukuki yönden bağlılık yada sebep - sonuçilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı birdilekçe ile de dava açılabileceği kuralıöngörülmüş, aynı Yasanın 14.maddesinin 3/gbendinde; dilekçenin 3 ve 5. maddesine uygun olup olmadıklarıyönünden inceleneceği ve 15. maddesinin l/d bendinde; bu husustaYasaya aykırılık bulunursa otuz gün içinde 3 ve 5.maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlarıtamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceğikuralları yer almış anılan Kanunun 3622 sayılıKanunla değişik 15.maddesinin 5.fıkrasında ise; yenidenverilen dilekçelerde aynı yanlışlıklaryapıldığı takdirde davanın reddedileceğikuralı yer almıştır. Dava dilekçesi veeklerinin incelenmesinden; aralarında maddi veya hukuki yöndenbağlılık yada sebep - sonuç ilişkisi bulunmadığındanMersin İli, Tarsus ilçesi, Akçakocalı KöyüKızıltapur Mevkii 415 sayılı parselin içme suyumutlak koruma alanı içinde olması ve 5 yıldan fazla sürekamulaştırılmaması nedeniyle oluşan 10.000,00 TL maddizararın tazmini istemiyleayrı anılan taşınmazın 2007 yılındanitibaren kullanılmaması nedeniyle oluşan 1.000,00-TL maddizararın tazmini istemiyle ayrı dilekçelerle davaaçılması gerekirken tek dilekçeyle dava açıldığıanlaşılmakla dava dilekçesinin 2577 sayılıYasanın 5/1. maddesine uygun olmadığısonucuna ulaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle,2577 sayılı Yasanın 5.maddesi hükmüne uygun bulunmayandava dilekçesinin, aynı Yasanın 15.maddesinin l/d bendiuyarınca bu kararın bildirim tarihinden itibaren 30 güniçinde belirtilen noksanlıklar tamamlanarak iki ayrı davaaçılmak üzere REDDİNE,” şeklinde karar vermişve karar kesinleşmiştir. Davacı vekili “davalılar tarafındankamulaştırma işlemi yapılmadan yaklaşık sekiz yıl önceiçme suyu mutlak koruma alanı içerisine alınan veYargıtay uygulamaları çerçevesinde fiilen elkonulmuş kabul edilen Mersin İli, Tarsus İlçesi,Akçakocalı Köyü Kızıltapur Mevkii 415 Parsel No’lu 8.589,00 m2yüzölçümlü taşınmaz için mahkemecebedel belirlendikten sonra İYUK m. 16/4 uyarınca düzeltme,ıslah ve ek dava açma hakkımız (Fazlaya İlişkinTalep Hakkımız) Saklı Kalmak kaydıyla şimdilikecrimisil karşılığı olarak 1000 TL ’nin fiilenel kovma tarihinden (2007)itibaren KamuAlacakları için öngörülen en yüksek oranda faizi ilebirlikte davalı idareden tahsil edilerek tarafımızaödenmesine karar verilmesi”istemiyle yeniden idari yargı yerinde dava açmıştır. Mersin 2. İdare Mahkemesi: 17.6.2015 gün veE:2014/1237, K:2015/914 sayılı kararı ile özetle; davada adliyargı yerinin görevli olduğundan bahisle davanın görevyönünden reddine karar vermiş ve karar kesinleşmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve YükselDOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan 14.3.2016günlü toplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14.maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, davacı vekilinin istemiüzerine, idari yargı dosyasının son görevsizlikkararını veren mahkemece, adli yargı dosyası da teminedilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim İsmail SARI’nın, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın davada idari yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacının malikiolduğu Mersin İli, Tarsus İlçesi, AkçakocalıKöyü Kızıltapur Mevkii 415 sayılı parseliniçme suyu mutlak koruma alanı içinde olması ve 5yıldan fazla süre kamulaştırılmaması nedeniyleoluşan 10.000,00-TL maddi zarar ile anılan taşınmazın2007 yılından itibaren kullanılmaması nedeniyle oluşan1.000,00-TL maddi zararın tazminine karar verilmesi istemiyleaçılmıştır. 3194 sayılı İmarKanunu’nun “Planların hazırlanması veyürürlüğe konulması” başlıklı 8.maddesinde; “Planların hazırlanmasında ve yürürlüğekonulmasında aşağıda belirtilen esaslara uyulur. a)Bölge planları; sosyo - ekonomik gelişme eğilimlerini,yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri,faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımınıbelirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını,gerekli gördüğü hallerde Devlet PlanlamaTeşkilatı yapar veya yaptırır. b)İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmarPlanından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevredüzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediyesınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulamaimar planları ilgili belediyelerce yapılır veyayaptırılır. Belediye meclisince onaylanarakyürürlüğe girer. (Değişik dördüncücümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Bu planlar onay tarihinden itibarenbelediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde veilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eşzamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içindeplanlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediyemeclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisionbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. Belediyeve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacakplanlar valilik veya ilgilisince yapılır veyayaptırılır. Valilikçe uygungörüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğegirer. (Değişik üçüncü cümle: 8/8/2011-KHK-648/21 md.) Onay tarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilanyerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyleeş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresiiçinde planlara itiraz edilebilir. İtirazlar valiliğeyapılır, valilik itirazları ve planları onbeş güniçerisinde inceleyerek kesin karara bağlar. Onaylanmış planlardayapılacak değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir. Kesinleşenimar planlarının bir kopyası, Bakanlığagönderilir. İmar planları alenidir.Bu aleniyeti sağlamak ilgili idarelerin görevidir. BelediyeBaşkanlığı ve mülki amirlikler, imarplanının tamamını veya bir kısmını kopyalarveya kitapçıklar haline getirip çoğaltarak tespitedilecek ücret karşılığında isteyenlere verir. c)(Ek: 3/7/2005 - 5403/25 md.) Tarım arazileri, Toprak Koruma ve AraziKullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsal amaçdışında kullanılmak üzereplânlanamaz.” hükmü; Aynı Kanun'un 18.maddesinde, “İmar hududu içinde bulunan binalı veyabinasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerininmuvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile,kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerlebirleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veyaparsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyetiesaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescilişlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilenyerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıdabelirtilen yetkiler valilikçe kullanılır. Belediyeler veya valiliklercedüzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsalarındağıtımı sırasında bunlarınyüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenlemedolayısıyla meydana gelen değer artışlarıkarşılığında "düzenleme ortaklıkpayı" olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye görealınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabitutulan arazi ve arsaların düzenlemeden öncekiyüzölçümlerinin yüzde kırkınıgeçemez. (Değişiküçüncü fıkra: 3/12/2003-5006/1 md.) Düzenlemeortaklık payları, düzenlemeye tâbi tutulan yerlerinihtiyacı olan Milli Eğitim Bakanlığına bağlıilk ve ortaöğretim kurumları, yol, meydan, park, otopark,çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol gibiumumî hizmetlerden ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başkamaksatlarla kullanılamaz. Düzenleme ortaklıkpaylarının toplamı, yukarıdaki fıkrada sözügeçen umumi hizmetler için, yeniden ayrılması gerekenyerlerin alanları toplamından az olduğu takdirde, eksik kalanmiktar belediye veya valilikçe kamulaştırma yolu iletamamlanır. Herhangi bir parselden bir miktarsahanın kamulaştırılmasının gerekmesi halindedüzenleme ortaklık payı, kamulaştırmadan arta kalansaha üzerinden ayrılır. Bufıkra hükümlerine göre, herhangi bir parselden bir defadanfazla düzenleme ortaklık payı alınmaz. Ancak, buhüküm o parselde imar planı ile yeniden bir düzenlemeyapılmasına mani teşkil etmez…” hükmü yeralmıştır. Dava dosyasında bulunanOrman ve Su İşleri Bakanlığı Devlet Suİşleri Genel Müdürlüğü 6. BölgeMüdürlüğü’nün, Tarsus 1. Asliye Hukuk Mahkemesitarafından dava konusu 415 parsel sayılıtaşınmazın kamulaştırma bedelinin ödenipödenmediği, ödenmiş ise ödendiğine dairbelgelerin istenmesi üzerine verdiği 22.05.2013 gün ve 294899sayılı cevabi yazıda“Müdürlüğümüzce yapılan incelemeneticesinde; Akçakocalı Köyünde kayıtlı bulunan223 parsel numaralı taşınmazın 6547 m2’likkısmının inşaat idaremiz tarafından yapılanBerdan Barajı Göl Sahasında kalması nedeniylekamulaştırıldığı, taşınmaz malikininrızai ferağ vermesiyle ifrazen 414 ve 415 parsel numaralıtaşınmazlara ayrıldığı, 414 parsel numaralı taşınmazınDSİ Genel Müdürlüğü adına tesciledildiği tespit edilmiştir. 415 parsel numaralı taşınmazınkamulaştırmasıyla ilgili ise, arşivimizde herhangi birbilgi ve belgeye rastlanılmamıştır.” denilmiştir. Söz konusu dava dosyasıüzerinde yapılan incelemede; 15.05.2013 günlü HaritaYüksek Mühendisi Mustafa Ersin Bahar’ın TeknikRapor’unda; dava konusu parselin ne 1/1000’lik Plan içindene de Belediye Mücavir Sınırları içerisinde yer almadığı,söz konusu parsele herhangi bir fiili el koymanın söz konusuolmayıp, Berdan Baraj Gölü Mutlak Koruma Alanıiçerisinde yer aldığı, şahıslarınparsellerini mevcut halleriyle kullanmaya devam ettikleri belirtilmiş,ayrıca davacı vekilinin 25.09.2013 tarihli ön incelemeduruşma tutanağında; dava konusu taşınmaza fiili birel atmanın olmadığı ancak taşınmazın korumaaltına alındığından kullanımlarınınengellendiği ifade edildiği anlaşılmıştır. Belirtilen duruma göre,davaya konu taşınmazın belediyece düzenlenen Berdan BarajGölü Mutlak Koruma Alanında kalmış olduğu,taşınmaza gerek teknik raporda belirtildiği üzere gereksede davacı vekilinin ön inceleme duruşma tutanağındakibeyanına göre davalı idarelerce fiilen elatılmadığı anlaşılmakla, Yönetmelik, imarplanı ve buna dayalı imar uygulaması sonucundauğranılan zararın tazminine yönelik bulunan davanın,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-bmaddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları" kapsamında idariyargı yerince çözümlenmesi gerekmektedir. Öte yandan,taşınmazın imar planında “dere mutlak korumaalanı” nda kalması nedeniyle taşınmaz üzerindekitasarruf yetkisinin kısıtlanması nedenine dayalı olarakdavacının Asliye Hukuk Mahkemesi nezdindeaçtığı tazminat davasında, bu Mahkemece 4.11.1983günlü, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nunGeçici 6 ncı maddesinin kimi fıkralarının iptaliistemiyle Anayasa Mahkemesine yapılan itiraz başvurusunda; AnayasaMahkemesi 25.9.2013 tarih ve E: 2013/93, K: 2013/101 sayılıkararında ”… Davacının mülkü üzerindetasarruf etme hakkının kısıtlanması, idarenin bireyleminden değil, idari bir işlem niteliğinde olduğutartışmasız olan imar planından kaynaklanmaktadır.Olayda, idarenin fiili el koyma niteliği taşıyan bir eylemihenüz bulunmamakta, aksine kanunen yapması gerekenkamulaştırma işlemlerini yapmamak biçiminde tezahüreden bir eylemsizliği söz konusudur. Öte yandankamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi içintaşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesi vetaşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olmasıgerekmektedir. Oysa, mahkemede görülen davaya konu olayda olduğugibi imar kısıtlamalarında taşınmaz zilyetliğimalikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikin ilgili mevzuattankaynaklanan bazı kısıtlamalara maruz kalması sözkonusu olmaktadır. Sonuç olarak, davacınıntaşınmazının imar planlarında “ dere mutlakkoruma alanı” nda bırakılması nedeniyle, tasarrufhakkının kısıtlanmasınınkamulaştırmasız el atma sonucu olduğu ve tasarrufhakkının kısıtlanması sebebiyle doğan zararınancak idari yargıda açılacak bir tam yargı davasınakonu edilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır. Dolayısıylabakılmakta olan dava, itiraz başvurusunda bulunan mahkemeningörev alanına girmemektedir. Nitekim, Anayasanın 158. maddesiile, adli, idari ve askeri yargı merciileri arasındaki görev vehüküm uyuşmazlıklarını kesin olarakçözümlemeye yetkili kılınan UyuşmazlıkMahkemesinin istikrar bulmuş içtihatları da buyöndedir…” gerekçesiyle, Asliye Hukuk Mahkemesinceyapılan itiraz başvurusu, başvuran mahkemenin yetkisizliğinedeniyle oybirliğiyle reddedilmiştir. Yine taşınmazıimar planında “spor alanı” olarak ayrılandavacının Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığıtazminat davasında, davalı idarelerin görev itirazlarınedeniyle Danıştay Başsavcılığıncaçıkartılan olumlu görevuyuşmazlığında, Uyuşmazlık Mahkemesi’nceolumlu görev uyuşmazlığı talebinin kabulü ileilgili Asliye Hukuk Mahkemesinin görevlilik kararınınkaldırılması yolunda verilen karar nedeniyle, anayasalhaklarının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesineyapılan bireysel başvuru üzerine, Anayasa Mahkemesi İkinciBölümünce 18.9.2013 tarihinde verilen kararda (Başvuru No:2013/1586) “…Mahkemenin gerekçesi ve başvurucununiddiaları incelendiğinde, iddiaların özününUyuşmazlık Mahkemesi tarafından delillerin değerlendirilmesindeve hukuk kurallarının yorumlanmasında isabetolmadığına ve esas itibariyle yargılamanın sonucunailişkin olduğu anlaşılmaktadır. Yargılama,Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından usul şartlarına vehukuka uygun olarak gerçekleştirilmiş olup, başvurucuderece mahkemelerinde kendi delillerini ve iddialarını sunmafırsatını bulmuş ve bunlar UyuşmazlıkMahkemesi’nce gereği gibi değerlendirilmiştir…Açıklanan nedenlerle, adil yargılanma hakkının ihlaledildiği iddialarının kanun yolu şikayeti niteliğindeolduğu, Uyuşmazlık Mahkemesi kararının bariz birşekilde keyfilik de içermediği anlaşıldığından,başvurunun, diğer kabul edilebilirlik koşullarıyönünden incelenmeksizin ‘açıkça dayanaktanyoksun olması’ nedeniyle kabul edilemez olduğuna kararverilmesi gerekir…” gerekçesiyle, davacınınbaşvurusu oybirliğiyle reddedilmiştir. (Resmi Gazete,30.10.2013, Sayı:28806) Son olarak, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun30.10.2013 tarih ve E.2013/603, K.2013/1503 sayılı kararıyla,imar planındaki kısıtlamalardan kaynaklanan ‘hukuki elatmalardan’ kaynaklanan tazminat istemli davaların idariyargının görevinde olduğu hüküm altınaalınmıştır. Açıklanan nedenlerle,davanın görüm ve çözümünde idariyargı görevli bulunduğundan, Mersin 2. İdare Mahkemesinceverilen görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. SONUÇ: Davanınçözümünde İDARİ YARGI YERİNİNgörevli olduğuna, bu nedenle Mersin 2. İdare Mahkemesinceverilen 17.6.2015 gün ve E:2014/1237, K:2015/914 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 14.3.2016gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy