T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 82
KARAR NO : 2016 / 134
KARAR TR : 14.03.2016
ÖZET: Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi istemiyle açtığı rücuen tazminat davasının, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : A.A.T.Sigorta Şti
Vekili : Av. B.O.
Davalı : Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekili : Av. U.N.Ş.
O L A Y : Davacı vekili davadilekçesinde özetle; davacı şirket bünyesinde kasko sigortalı06 BZ 6246 plakalı aracın 26.6.2011 tarihinde Erzurum şehiriçi Palandöken Kavşağında seyir halinde ikenkavşakta bulunan trafik ışıklarınınarızalı olmasından dolayı hasara maruzkaldığını, sürücü B.K.'ın sevk veidaresindeki 25 LA 949 plakalı aracın Fatih Sultan MehmetBulvarını takiben Palandöken Kavşağında seyirhalinde iken kavşakta bulunan trafik ışıklarınınarızalı olmasından dolayı kırmızıışığın yanmadığı, Atatürkbulvarı istikametine ok yeşil ışığınyandığı sırada araçsürücüsünün Kars istikametine direk devamettiğini, Atatürk Caddesinde 06 BZ 6246 plakalı araca sağön taraftan çarptığını, yaralanmalı maddihasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda25 LA 949 plakalı araç sürücüsünün KTK'nun52/1-a maddesini ihlal ettiğini, 06 BZ 6246 plakalı aracınKTK'nun 57/1 -d maddesini ihlal ettiğini, trafik tanzim işaretlerindemeydana gelen arızadan dolayı sorumluluk alanı Karayolları12. Bölge Müdürlüğü olan kuruluşun isekazanın oluşumundaki illiyet bağından dolayı birinci derecedenkusurlu olduğunu, kaza sonrası müvekkili sigorta şirketitarafından sigortalı aracın hasarının 09/07/2011tarihinde 8.304,00 TL olarak ödendiğini, kusur oranına istinaden6.228,00 TL'lik meblağın ise davalı kurumdan ödemetarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte defalarcatalep ettiğini, ancak davalı kurumun vermiş olduğu cevabiyazıda ilgili kusuru kabul etmediğini ileri sürerek, 6.228,00TL'nin ödeme tarihi olan 09/07/2011 tarihinden itibaren işleyecekyasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemiyle adli yargıyerinde dava açmıştır.
Erzurum1.Asliye Hukuk Mahkemesi: 19.12.2013 gün ve E:2011/535, K:2013/1049 sayıile, davanın Kısmen Kabulü ile 4.982,40 TL alacağındavalının temerrüdüne, davaya ilişkin tebliğevrakları dosya bulunmadığından dava tarihinden itibarenişleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıyaverilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermiş, bu karar davalıKarayolları Genel Müdürlüğü vekilitarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay17. Hukuk Dairesi : 10.4.2014 gün ve E:2014/6270, K:2014/5592sayı ile, davalının sorumluluğunda olduğu iddia edilenkavşaktaki trafik ışıklarının arızalıolması nedeniyle meydana gelen maddi hasarlı kazada davacıyasigortalı araçta meydana gelen hasar bedeli davacıtarafından sigortalısına ödendikten sonra, ödenenbedelin davalı Karayolları GenelMüdürlüğü'nden rucuen istenmiş olduğu, davanınhizmet kusuruna dayandırıldığı; kamu hizmetigörmekle yükümlü olan idarelerin, kamu hizmetisırasında verdikleri zararlardan dolayı özel hukukhükümlerine tabi olmadığı; kamu tüzel kişilerininyasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerinkullanılması sırasında oluşan zararlar niteliğiitibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup, bu zararlarıntazmini amacıyla hizmet kusurlarına dayalı olarak İdariYargılama Usulü Hakkındaki Kanun'un 2. maddesi hükmüuyarınca idari yargı yerinde tam yargı davası ikameedilmesi gerektiği; yargı yolu kuralları kamu düzenineilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re’sen) dikkatealınmasının zorunlu olduğu halde mahkemece, adli yargınınyargı yolu bakımından görevsiz bulunması nedeniyledava dilekçesinin yargı yolu yönünden reddine kararverilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimdehüküm kurulması doğru görülmediğinden,açıklanan nedenle hükmün bozulmasına kararvermiştir.
ERZURUM1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 13.10.2014 gün ve E:2014/803,K:2014/624 sayı ile, Kamu hizmeti görmekle yükümlüolan idareler, kamu hizmeti sırasında verdikleri zararlardandolayı özel hukuk hükümlerine tabi olmadıkları, kamutüzel kişilerinin yasalar tarafından kendilerine verilengörev ve yetkilerin kullanılması sırasında oluşanzararların niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlarolduğu, bu zararların tazmini amacıyla hizmet kusurlarına dayalıolarak İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun'un 2. maddesihükmü uyarınca idari yargı yerinde tam yargıdavası ikame edilmesi gerektiği; yargı yolu kuralları kamudüzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re’sen)dikkate alınmasının zorunlu olduğu, mahkemelerinin (adliyargının) yargı yolu bakımından görevsizbulunması nedeniyle dava dilekçesinin usulden reddine karar vermekgerektiği gerekçesiyle dava dilekçesinin usuldenreddine, mahkemelerinin görevsizliğine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kezaynı istem ile idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ERZURUM 2. İDARE MAHKEMESİ: 29.12.2015 gün ve E:2015/1327sayı ile, dava konusu uyuşmazlığın 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun uygulanmasınailişkin bir tazminat davası olduğu, anılan Kanunun 110.maddesi uyarınca davanın görüm veçözümünde adli yargı mercilerinin görevliolduğu gerekçesiyle adli yargının görev alanınagiren davanın 2577 sayılı Yasa’nın 14/3-a ve 15/1-amaddeleri uyarınca görev yönünden reddi gerektiğinden,2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi’nin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bukonuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesinekarar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE : Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan14.03.2016 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idariyargı dosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyasıile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
I-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN’ın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ve Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in sözlü açıklamaları iledosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı UğurtanALTUN’un davada adli yargının, DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın ise idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,sigortalı aracın uğradığı hasarı ödeyensigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi isteminden ibaretbulunan bir rücuen tazminat davasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri bunlarınuygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları vebunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bu kanununkarayollarında uygulanacağı belirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dava dosyasında mevcut bilgive belgelerin incelenmesi sonucunda; davacı Şirkete sigortalıvasıtanın geçirdiği trafik kazası neticesindehasarlandığı, bahis konusu olay neticesinde vasıtada maddihasarın meydana geldiği; tespit edilen hasar bedelinin sigortalıvasıta sahibine ödendiği, olayın meydana gelişindedavalı idarenin yol kusurunun tespit edildiği, meydana gelen hasarnedeniyle sigortalısına tazminat ödeyen şirketin kusurnispetine göre avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemiyledavanın açılmış olduğuanlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargı kollarındagörülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanantüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsigeçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri, bunlarınuygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları vebunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğu dolayısıyla, Erzurum 2. İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Erzurum 1. Asliye HukukMahkemesi’nin 13.10.2014 gün ve E:2014/803, K:2014/624sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Erzurum 2. İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Erzurum 1. Asliye HukukMahkemesinin 13.10.2014 gün ve E:2014/803, K:2014/624 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 14.3.2016 gününde, ÜyeSüleyman Hilmi AYDIN’ın KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Mehmet
AKBULUT
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Yüksel
DOĞAN
KARŞI OY
UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/580 K:2015/592sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 14.3.2016
ÜYE
Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy