T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 154
KARAR NO : 2016 / 188
KARAR TR : 14.03.2016
ÖZET: 2547 sayılı Kanun’un 35. maddesi uyarınca araştırma görevlisi olarak davalı Üniversite adına yüksek lisans ve doktora eğitimi yapmak amacıyla Çukurova Üniversitesinde görevlendirilen davacının, lisansüstü eğitimini yapabilmesi için davalı üniversite lehine yüklendiği mecburi hizmet yükümlülüğü ve kefalet senedinin iptali istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : B.K. Vekili :Av. T.U. Davalı : Van YüzüncüYıl Üniversitesi Rektörlüğü Vekili : Av. H.K. OL A Y : Davacı vekilidava dilekçesinde özetle; Van Yüzüncü YılÜniversitesi Rektörlüğü’nün, 11.12.2014gün ve 8044 sayılı yazısı ile bildirilen, mecburihizmet ve tazminat borcunun kaldırılmasına yöneliktalebinin reddedildiğine dair verilen idari kararın iptaline kararverilmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır Davalı idare vekili cevap dilekçesindeözetle; taahhüt ve kefalet senedinin davacı ve kefilleritarafından tek taraflı olarak imzalanıp idareye karşıtaahhütte bulunulduğunu, taraflar arasında yüklenme vekefalet senedinden doğan alacak borç ilişkisi nedeniyleözel hukuk hükümlerine göre adli yargınıngörevli olduğunu ve Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 04.06.2013gün ve E:2013/770, K:2013/939 sayılı kararınıgerekçe göstererek görev itirazında bulunulmuştur. VAN 2. İDAREMAHKEMESİ:15.04.2015 gün ve E:2015/18 sayılıgörevlilik kararında; “…2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin l/a fıkrasında;idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları idari dava türleri arasındasayılmıştır. Öncelikle dava konusuişlemin hukuki niteliğinin ortaya konabilmesiaçısından, davacının verdiği ve müteselsilkefilleri ile birlikte imzaladığı taahhütname vekefaletnamenin bir bütün olarak incelenip değerlendirilmesizorunludur. Bu kapsamda; 2547 sayılıYükseköğretim Kanunu'nun 35. maddesinin 2. ve 3.fıkralarında düzenlenen bir üniversitede görev yapanöğretim elemanın kadrosunun başka bir üniversiteyenakledilmesindeki amacın, ilgililerin akademik gelişiminisağlamak olduğu, kumruların bu gelişimin maliyetleriniüstlenirken öğretim elemanlarının gelişimsürecinde elde ettikleri bilgi ve tecrübelerinin, hizmetgötürdükleri üniversiteye veya üniversiteöğrencilerine yansıtılmasını gözetmek vesağlamak durumunda oldukları dikkate alındığında,idarelerce bu hizmet yansımasını ve kamu yararınıgerçekleştirmek için başka bir kurumdagörevlendirdiği veya kadrosuyla naklettiği öğretimelemanlarının geri dönüşünü sağlamaküzere önlemler alabileceği, bunun için ilgiliyönetmelikte kişilere mecburi hizmet yükümlülüğüveya taahhütname ve kefalet senedi imzalatmak şeklindeyaptırımlar öngören düzenlemeleryapılabileceğinin yargı kararlarıyla kabul edildiği;nitekim 2547 sayılı Yasanın 35. maddesinde belirtilen kamusalyararın elde edilmesine yönelik olmaları nedeniyle bu hükmedayanılarak çıkartılan Yönetmelikte hukukaaykırılık bulunmadığı, ayrıca,taahhütname ve kefalet senedinin ilgili idarelerce kamu gücünedayalı, tek taraflı irade ile düzenlendiği ve ilgililerinehizmet gereğinin bir koşulu olarakimzalattırıldığı hususlarının, Danıştayidari Dava Daireleri Kurulu'nun 15.11.2002 günlü ve E:2002/557;K:2002/809 sayılı kararı ile hükmebağlandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, 2547 sayılıYasanın 35. maddesi uyarınca başka bir üniversitedeöğretim üyesi yetiştirme programı kapsamındaeğitim yapmak üzere görevlendirilmesindeki amaç gözönüne alındığında, davacınıntaahhüt ve kefalet senedini idare ile eşit düzeyde olarak,isteği ve özgür iradesi ile imzaladığınınkabulü mümkün olmadığı gibi, bu senedin ihtivaettiği yaptırımların, kamu hukuku düzenlemeleri vehizmet gereklerine dayandığı gerçeğikarşısında, senedin icrası aşamasında ortadaözel hukuk alanını ilgilendiren biruyuşmazlığın varlığından söz etmeyeolanak bulunmadığından, idarece kamu gücünedayanılarak ve tek yanlı irade ile kurulan taahhüt ve kefaletsenedinde yer alan yaptırımların uygulanmasına ilişkinişlemin iptali isteminden doğan uyuşmazlığınçözümünde idari yargı yerinin görevliolduğu sonucuna ulaşıldığından, davalıidarenin davanın adli yargıda çözümlenmesigerektiğini ileri sürerek yaptığı görevitirazı yerinde görülmemiştir…”gerekçesiyle görev itirazının reddi ile görevlilikkararı vermiştir. Davalı idarevekilinin olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılması yolundaki dilekçesi üzerine davadosya örneği Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı’na gönderilmiştir. YARGITAY CUMHURİYETBAŞSAVCILIĞI: “…Konununçözümü için uyuşmazlığıntemelini oluşturan işlemin incelenmesi gerekmektedir. Dava konusuuyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşmeden diğerbir ifadeyle yüklenme ve kefalet senedinde yer alan borçtankaynaklanmaktadır. 2547 sayılı YükseköğretimKanununun öğretim elemanı yetiştirmeye ilişkin 35.maddesinde: "Yükseköğretim kurumlan; kendilerinin ve yenikurulmuş ve kurulacak diğer yükseköğretimkurumlarının ihtiyacı için yurt içinde vedışında, kalkınma planı ilke ve hedeflerine veYükseköğretim Kurulunun belirteceği ihtiyaca ve esaslaragöre öğretim elemanı yetiştirirler./ Öğretimelemanı yetiştirilmesi amacıyla üniversitelerinaraştırma görevlisi kadroları, araştırma veyadoktora çalışmaları yaptırmak üzere başkabir üniversiteye, Yükseköğretim Kurulunca geçiciolarak tahsis edilebilir. Bu şekilde doktora veya tıpta uzmanlıkveya sanatta yeterlik payesi alanlar, bu eğitimin sonundakadrolarıyla birlikte kendi üniversitelerine dönerler./ Yurtiçi veya yurt dışında yetiştirilen öğretimelemanları, genel hükümlere göre bağlıoldukları yükseköğretim kurumlarında mecburihizmetlerini yerine getirmek zorundadırlar. Buyükümlülüğü yerine getirmeyenlere,yükseköğretim kurumlarında görev verilmez. Özelkanunlarla getirilen mecburi hizmet çalışmaları buhüküm dışındadır.” hükümleri yeralmaktadır. Olayda, davacıÇukurova Üniversitesinde doktora eğitimi içingörevlendirilmeden önce yüklenme ve kefalet senedi ile mecburihizmet süresi dolmadan görevden çekilmişsayıldığında, mecburi hizmetine tekabül edenödemelerin tümünü eksik kalan mecburi hizmetleorantılı olarak yüzde elli fazlası ve yasal faizi ilebirlikte ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir. Söz konusuyüklenme ve kefalet senedi ile üniversiteye karşı mecburihizmet yükümlülüğü ya da parasalkarşılığı taahhüt edilmek suretiyleüniversite ile öğretim görevlisi arasında,tarafların karşılıklı hak veyükümlülüklerini içeren bir sözleşmeilişkisi kurulduğu açıktır. Buyükümlülüğün iptali istemiyle yapılanbaşvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dedavanın açıldığıanlaşılmaktadır. Bu nedenle, taahhüt vekefalet senedinin davacı ve kefilleri tarafından tek taraflıolarak imzalanarak idareye karşı taahhütte bulunulmasıkarşısında, davacı tarafından mecburi hizmet yükümlülüğüile taahhüt ve kefalet senedinin iptali istemiyle açılandavanın görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. UyuşmazlıkMahkemesinin, 30/12/2013 tarihli ve 2013/1820-2024; 30/12/2013 tarihli ve2013/1621-1834; 02/06/2014 tarihli ve 2014/667-706 sayılı örnekkararlarında da bu hususun açıkçavurgulandığı görülmektedir…”gerekçesiyle 2247 sayılı Kanun'un 10. ve 13. maddelerigereğince, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına, dosyanın UyuşmazlıkMahkemesi Başkanlığına gönderilmesine karar verilerek olumlugörev uyuşmazlığıçıkarmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan14.03.2016 günlü toplantısında: İLK İNCELEME:Başvuruyazısı ve dosya örneği üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi gereğince yapılan incelemeyegöre, davalı idare vekilinin anılan Yasanın 10/2 maddesindeöngörülen yönteme uygun olarak yaptığıgörev itirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilensüre içinde başvuruda bulunması üzerineYargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nca, 10. maddedeöngörülen biçimde olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın davada adli yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 2547sayılı Kanun’un 35. maddesi uyarınca araştırmagörevlisi olarak davalı Üniversite adına yüksek lisansve doktora eğitimi yapmak amacıyla ÇukurovaÜniversitesinde görevlendirilen davacının,lisansüstü eğitimini yapabilmesi için davalıüniversite lehine yüklendiği mecburi hizmetyükümlülüğü ve kefalet senedinin iptali istemiyleyaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptalineilişkindir. 2547 sayılı YükseköğretimKanunu’nun, “Öğretim elemanı yetiştirme”başlıklı 35. maddesinde “Yükseköğretimkurumları; kendilerinin ve yeni kurulmuş ve kurulacak diğeryükseköğretim kurumlarının ihtiyacı içinyurt içinde ve dışında, kalkınma planı ilke vehedeflerine ve Yükseköğretim Kurulunun belirteceği ihtiyacave esaslara göre öğretim elemanı yetiştirirler. (Ek fıkralar: 17/8/1983-2880/18 md.)Öğretim elemanı yetiştirilmesi amacıylaüniversitelerin araştırma görevlisi kadroları,araştırma veya doktora çalışmalarıyaptırmak üzere başka bir üniversiteye,Yükseköğretim Kurulunca geçici olarak tahsis edilebilir.Bu şekilde doktora veya tıpta uzmanlık veya sanatta yeterlikpayesi alanlar, bu eğitimin sonunda kadrolarıyla birlikte kendiüniversitelerine dönerler. Yurtiçi veya yurt dışında yetiştirilen öğretimelemanları, genel hükümlere göre bağlıoldukları yükseköğretim kurumlarında mecburihizmetlerini yerine getirmek zorundadırlar. Buyükümlülüğü yerine getirmeyenlere,yükseköğretim kurumlarında görev verilmez. Özelkanunlarla getirilen mecburi hizmet çalışmaları buhüküm dışındadır.” hükmüne yerverilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; Van YüzüncüYıl Üniversitesinde araştırma görevlisi olarakgörev yapmakta iken, 2547 sayılı YükseköğretimKanunu'nun 35.maddesi uyarınca davalı idare adınaÇukurova Üniversitesinde lisansüstü eğitim yapmaküzere görevlendirilen davacının; söz konusu eğitimtamamlandıktan ve davalı idarede 4 yıl 3 ayçalıştıktan sonra Yüzüncü YılÜniversitesinden Çukurova Üniversitesine geçiştalebinde bulunduğu, ancak davalı idarenin 14.11.2014 tarihliyazısında davacının 1 yıl 7 ay mecburi hizmetyükümlülüğün kaldığını vebunun parasal karşılığının 30.147,49 TLolduğunun belirtildiği, davacının mecburiyetten bumiktarı kabul ederek 12 eşit taksitte ödenebilecek şekildeödeme planı oluşturulduğunu, bu durumun hukukaaykırı olduğunu belirterek; mecburi hizmet ve kefalet senetlerininiptali istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkinişlemin iptali istemiyle bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır. Olayda, davacının lisansüstüeğitim için Çukurova Üniversitesindegörevlendirilmeden önce 27.10.2004 tarih 16412 yevmiye noluyüklenme ve kefalet senedi ile; mecburi hizmet süresi dolmadanhizmetinde bulunduğu Yüksek Öğretim Kurumu ve mecburihizmetinin devredildiği kurum tarafından görevdençekilmiş sayıldığında mecburi hizmetinetekabül eden ödemelerin tamamının ve % 50 fazlası ileayrıca bu ödemelere ilişkin sarf tarihinden itibarenhesaplanacak yasal vs. vergi ve kanuni ödemelerle birlikteYüzüncü Yıl Üniversitesi emrine nakden ve defatenödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir. Söz konu yüklenmeve kefalet senedi ile, Üniversiteye karşı mecburi hizmetyükümlülüğü ya da parasalkarşılığı taahhüt edilmek suretiyleÜniversite ile araştırma görevlisi arasında,tarafların karşılıklı hak veyükümlülüklerini içeren bir sözleşmeilişkisi kurulduğu açıktır. Bu duruma göre, taahhütve kefalet senedinin davacı ve kefilleri tarafından tek taraflıolarak imzalanarak idareye karşı taahhütte bulunulmasıkarşısında, davacı tarafından senedin iptali veödemesi yapılan senet bedellerinin iadesi istemiyleaçılan davanın görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınbaşvurusunun kabulü ile davalı Rektörlük vekiliningörev itirazının reddine ilişkin Van 2. İdare Mahkemesinin15.04.2015 gün ve E:2015/18 sayılı görevlilik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle YargıtayCumhuriyet Başsavcısı’nın BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile davalı Rektörlük vekilinin görevitirazının reddine ilişkin Van 2. İdare Mahkemesinin15.04.2015 gün ve E:2015/18 sayılı GÖREVLİLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 14.03.2016 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy