T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016/93
KARAR NO : 2016/142
KARAR TR : 14.03.2016
ÖZET: Davacıların çocuklarının koyun otlatırken gittiği taş ocağında oyun oynarken bulduğu dinamitin patlaması nedeniyle yaralanması sonucunda uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açılan davanın, Karayolları Genel Müdürlüğü yönünden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunundaki tam yargı davası kapsamında, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacılar : 1- H.A.
2- M.A.
3- S.A.
Vekili : Av. T.D.
Davalılar : Adli Yargıda
1- CE-SAİnş.Tic.San.A.Ş.
2- Karayolları GenelMüdürlüğü
Vekili : Av. M.B.
İdariYargıda
Karayolları GenelMüdürlüğü
O L A Y :Davacılar vekili, dava dilekçesinde; müvekkillerinden SerkanAydemir’in 25/8/2003 tarihinde Ağrı İli, Hamurİlçesi, Kale mahallesinde bulunan ve Karayolları BölgeMüdürlüğüne ait, 6-7 yıldan beri faaliyet gösterentaş ocağına arkadaşı İbrahim Keskin ile koyunotlatmak için gittiklerini; S.A.ile arkadaşının taşocağında oynadıkları esnada patlamamış dinamitlokumu buldukları ve bu dinamitlerle oynamaları üzerinedinamitlerin ateş alması sonucu yaralandıklarını,davalıların güvenlik önlemlerini almamaları veçalışma sonrası alanın temizliğininyapılmaması nedeniyle Serkan Aydemir'in çalışmakabiliyetinin eksildiğini, bu nedenle davalı kurumun hatalıolması nedeniyle müvekkilinin yaralanmasından dolayıfazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıylamaddi ve manevi olmak üzere toplam 3000.000,00 TL tazminatın olaytarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilenve müştereken davalılardan tahsili ile davacılaraödenmesine karar verilmesini talep ederek, adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Ağrı2.Asliye Hukuk Mahkemesi: 7.2.2013 gün ve E:2006/45, K:2013/27 sayıile, Davaya konu olayda tarafların kusuruna ilişkin bilirkişiraporu aldırılmış, kusur oranları yüzdesel olaraktespit edilmiş, ATK dan davacı Serkan’ın maluliyetdurumuna ilişkin rapor aldırılmış, ardından dosyahesap bilirkişisine gönderilmiş gerekli hesaplamalaryaptırılmış, tüm raporlar incelendiğindetümünün hüküm kurmaya yeterli içerik venitelikte olduğu, denetime elverişli olduğu anlaşılmış,hükme esas alınması gerektiği vicdani kanaatinevarılmış, hal böyle olunca davacılardan H.A.ile M.A.yönündendava dilekçesinde belirtildiği üzere ayrı ayrı100'er TL maddi tazminat taleplerinin kabul için gerekli yasalşartlar somut olayda gerçekleşmediğinden,çocuklarının beden bütünlüğündemeydana gelen zarardan ötürü maddi tazminata hakkazanmadıklarından reddine, davacı S.A.yönünden isedava dilekçesi ile 100 TL olarak talep edilen ve daha sonra ıslahdilekçesi ile 50.000 TL daha artırılan talebin taleplebağlılık ilkesi uyarınca ispatlanan davanınkabulüne karar verilmiştir; manevi tazminat talepleriyönünden ise davacının bedenbütünlüğünün ihlal edilmesi ve belli bir orandamaluliyetinin oluşması sebebiyle YİBK 22/06/1966 tarihliiçtihadında belirtilen unsurlarda dikkate alınarak davacıSerkan için TMK 4. Madde uyarınca 9.000 TL, davacılarHüseyin ve Makbule’nin de bu olaydan ötürü manevizararlarının oluştuğu söz götürmezolduğundan bu davacılar için de ayrı ayrı 3.500 'erTL manevi tazminata hükmedilmiş; davacılar H.A.ile M.A.yönündentalep edilen 100,00 TL maddi tazminat talebinin ayrı ayrı reddine,davacı S.A.yönünden maddi tazminat talebinin kısmenkabulü ile 50.100,00 TL maddi tazminatın davalılardan ayrıayrı ve müteselsilen tahsili ile davacıya, verilmesine, fazlayailişkin talebin reddine, davacılar Hüseyin ve Makbuleiçin ayrı ayrı 3.500,00’şer TL manevitazminatın davalılardan müteselsilen ve müşterekentahsili ile davacılara ayrı ayrı verilmesine, fazlayailişkin talebin reddine, davacı S.A.için 9.000,00TL manevitazminatın davalılardan müteselsilen ve müşterekentahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine kararvermiş, bu karar davacılar ve davalılardan KarayollarıGenel Müdürlüğü vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay4. Hukuk Dairesi : 24.2.2014 gün ve E:2013/6628, K:2014/2918sayı ile, Karayolları GenelMüdürlüğünün faaliyetlerinin kamu hizmetikapsamında olduğu, zararın kamu hizmeti kapsamındakifaaliyetler nedeni ile meydana geldiği, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu 2. maddesi hükmünce bu davanınkonusunun bir tam yargı davası konusu olduğu; tam yargıdavalarının ise idari yargıda görülmek zorundaolduğu; bu koşulun HMK’nun 114 md.de düzenlenen davaşartlarından olduğu, re’sen gözetilebileceğigibi yargılamanın her aşamasında taraflarca da ilerisürülebileceği, buna göre, dava dilekçesininyargı yolu bakımından reddedilmesi gerekirken esastanincelenmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle temyizolunan kararın bozulmasına, bozma nedenine göre davalı KarayollarıGenel Müdürlüğünün ve davacılarındavalı idareye yönelik diğer temyiz itirazlarınınşimdilik incelenmesine yer olmadığına,davacıların diğer davalı Ce-Şa İnş. Tie.San. AŞ'ye yönelik tüm temyiz itirazlarının reddinekarar vermiştir.
AĞRI2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 2.10.2014 gün ve E:2014/324,K:2014/411 sayı ile, bozma kararına uyarak, 6100 sayılıHMK’nun 114/1-b maddesi dalaleti ile 115/2 maddesi gereğindedavanın davalı Karayolları GenelMüdürlüğü bakımından usulden reddine kararvermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacılarvekili bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ERZURUM 2.İDARE MAHKEMESİ : 30.12.2015 gün ve E:2015/214 sayıile, davaya konu kazanın işletmeci firma tarafından etraftabulunan patlayıcıların gereği gibi toplanıp muhafazaedilmemesi sonucu meydana geldiği; ruhsat sahibi Karayolları12.Bölge Müdürlüğünün taşocağındaki faaliyetle ya da buranın düzenlenmesiyle ilgilibir görevinin bulunmaması hasebiyle kamu hizmeti ile illiyetbağı kurulabilen, idari işlem, eylem veya sözleşmedenkaynaklanan ve tazmin edilmesi gereken idareye atfı kabil bir kusurun veyakusursuz sorumluluğun bulunmadığınınanlaşıldığı, Taş ocağı mahallini terkederken çevreye dağılmış patlayıcımaddelerin bulunup bulunmadığını kontrol ederek varsa bunlarıtoplayıp kaldırması gerekirken, bu hususta dikkatsiz veözensiz davranarak kazanın meydana gelmesine sebep olan kusurlu vesorumlu taş ocağı işletmecisi firma ile birliktedavalı idarenin özel hukuk hükümlerinden kaynaklanan birsorumluluğu varsa ancak bu kapsamda adı geçen firma ilebirlikte davalı idareye karşı adli yargı yerinde davaaçılması ve davanın adli yargı merciindegörülmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığıgerekçesiyle; adli yargının görev alanına girendavada mahkemelerinin görevli olmadığına, 2247sayılı Kanunun 19'uncu maddesi uyarınca görevli yargıyerinin belirlenmesi için dosyanın UyuşmazlıkMahkemesi'ne gönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konudaUyuşmazlık Mahkemesi'nce karar verilinceye kadar ertelenmesine kararvermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan14.03.2016 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, Karayolları GenelMüdürlüğü yönünden görev uyuşmazlığıesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
I-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN’ın,davanın çözümünde idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ve Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in sözlü açıklamaları iledosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı UğurtanALTUN ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davadaidari yargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacılarınçocukları Serkan Aydemir’in koyun otlatırken gittiğitaş ocağında oyun oynarken bulduğu dinamitin patlamasınedeniyle yaralanması sonucunda uğranıldığı ilerisürülen maddi ve manevi zararın tazmini istemiyleaçılmıştır.
Anayasa’nın125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem veişlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüolduğu kurala bağlanmış; 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b. maddesinde, idari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idaridava türleri arasında sayılmıştır
6100 sayılıHukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 3. maddesinde, her türlü idarieylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerinyol açtığı vücut bütünlüğününkısmen veya tamamen yitirilmesine yahut kişininölümüne bağlı maddi ve manevi zararlarıntazminine ilişkin davalara asliye hukuk mahkemelerinin bakacağıhükmüne, geçici 1. maddesinde ise, bu Kanunun yargı yoluve göreve ilişkin hükümlerinin, Kanununyürürlüğe girmesinden önceki tarihteaçılmış olan davalarda uygulanmayacağıhükmüne yer verilmiş, bu Kanunun 3. maddesinin (1) numaralı fıkrasının birincicümlesinin iptali amacıyla açılan davada, AnayasaMahkemesi, 16.2.2012 tarih ve E:2011/35, K:2012/23 sayılıkararıyla; dava konusu kuralla, sadece kişinin vücutbütünlüğüne verilen maddi zararlar ile bunabağlı manevi zararların ve ölüm nedeniyle oluşanmaddi ve manevi zararların tazmini konusunun kapsamaalındığı ve bu tazminat davalarına bakmagörevinin asliye hukuk mahkemelerine verildiği; buna göre,aynı idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğudiğer sebeplerden kaynaklanan zararların kapsamaalınmadığı; sorumluluk sebebi aynı olsa da buzararların tazmini davalarının idari yargıdagörülmeye devam edeceği; bu durumda, idarenin aynıyapı içinde aldığı kararın birbölümünün idari yargıda birbölümünün adli yargıda görülmesininyargılamanın bütünlüğünübozacağı; ayrıca iki ayrı yargı kolundagörülen davalarda, idarenin sorumluluğu, bu sorumluluğunkapsamı, idarenin tazmin yükümlülüğükonularında farklı sonuçlara ulaşabileceği; esasenidare hukukunda var olan hizmet kusuru ve kusursuz sorumlulukkavramlarının, kişilerin gördüğüzararların tazmininde kullanılan ve kişilerin idarekarşısında korunma kapsamını genişleten kavramlarolduğu; idare hukukunda, idarenin hiçbir kusuru olmasa da sosyalrisk, terör eylemleri, fedakarlığın denkleştirilmesigibi kusursuz sorumluluğa ilişkin kavramlara dayanılarakkişilerin uğradığı zararların tazmin edilmesininmümkün olduğu; özel hukuk alanındaki kusursuzsorumluluk hallerinin ise belirli konular için düzenlendiği vesınırlı olduğu; idarenin idare hukuku esaslarınadayanarak tesis ettiği tartışmasız bulunan eylem veişlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerdenkaynaklanan zararlara ilişkin davaların idari yargı yerlerindegörülmesi gerektiği; bu nedenle, yukarıda belirtildiğigibi, aynı idari eylem, işlem veya sorumluluk sebebinden kaynaklananzararların tazminine ilişkin davaların farklı yargıyerlerinde görülmesinde kamu yararı ve haklı nedenolduğunun söylenemeyeceği gerekçesiyle iptaline kararvermiştir.
İdareninyürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetineilişkin olarak, kişilere verdiği zararların tazminiistemiyle, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları muhtel olanlar tarafından açılacak davalarıngörüm ve çözümünün, iptal ve tamyargı davaları kapsamında yargısal denetim yapan idariyargı yerine ait olduğu yerleşik yargısaliçtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.
Davadosyasının incelenmesinden; Mağdur Serkan Aydemir’in; 1989doğumlu olduğu ve olay tarihinde 14 yaşında bulunduğu,Atatürk Ün. Tıp Fak. Adli Tıp Kurumu tarafındandüzenlenmiş olan 03.11.2003 tarih ve 2273 sayılı rapordamuayene sonuçları ve düzenlenmiş olan raporlardan;“Yüzünde ve sağ gözünde yanık izleri,sağ el baş ve orta parmağında kanamalı lezyon bulunduğu,sol el 1 ve 2. parmak distal phalanax ampute-3.parmak lasere-sağ elbaş ve 3.parmakta laserasyonlar bulunduğu, sol el1.parmağın flango-falangial eklemde sol el 2. parmağındistal falanksta ampute olduğu-3. parmakta distal falanksta fleksiyon kaybıve 2 cm.lik skatris tespit edildiği” nin belirtilmişolduğu, olay sırasındamağdurun yanında olan arkadaşı İbrahim HakkıKeski’nin 1987 doğumlu olduğu ve olay tarihte 16yaşında bulunduğu, dava dosyası ve eki 2004/315 Esas noludosya münderecatının incelenmesi sonucunda; 25.08.2003 olaytarihli “Olay Tutanağı” ile “Olay Yeriİnceleme Raporu” ve Bomba Uzmanları tarafındandüzenlenmiş olan “İnceleme ve İmha Raporu”ndan;İbrahim Hakkı Keski’nin beyan ve gösterdiklerinden; ocaktaS.A.ile adi kapsül ve dinamit lokumları buldukları,gömdükleri yerden 4 adet dinamit lokumuçıkarılmış ve delillerin toplanmışolduğu, olay yerinden; beyaz poşet, 4 adet sağlam-1 adetaçılmış dinamit lokumu, beyaz renkli kristalpatlayıcı madde, 3 adet sağlam adi infilak kapsülü,patlamış kapsül parçaları toplandığı,toplanan delillerden; 4 adet sağlam-1 adet açılmışdinamit lokumunun beyaz renkli bir tür dinamit, yine beyaz renkli kristalpatlayıcı maddenin de olayda çocuklar tarafından dinamitlokumları açılarak dağıtılmışaynı tür dinamit, 3 adet sağlam kapsülünalüminyum dış kaplı adi standart infilak kapsülüolduğunun anlaşıldığının ve ayrıcataşla ezilmiş 3-4 adet kapsül parçalarıbulunduğunun, olay yerine bunların ne şekilde ve kimlertarafından bırakıldığınınanlaşılamadığının belirtilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda, yasaldüzenlemeler ve dosyadaki belgeler birliktedeğerlendirildiğinde, taşınmazın idare vemuhafazası ile yükümlü bulunan idarenin bu göreviniyerine getirdiği sırada kişilere verdiği zararıntazmini istemiyle açılan davada, kamu hizmetinin yöntemine vehukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin; davalı idarenin ruhsat sahibi olupişletme yükümlülüğü bulunan, kazanınvukubulduğu taş ocağının kamu yararına uygunşekilde işletilip işletilmediğinin; hizmet kusuru ya dabaşka bir nedenle idarenin sorumluluğu bulunupbulunmadığının yargısal denetiminin, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2.maddesinde “idari dava türleri” arasında sayılan“idari işlem ve eylemlerden dolayı zarara uğrayanlartarafından açılacak tam yargı davası”kapsamında, idari yargı yerlerince yapılacağıaçıktır.
Belirtilen durumkarşısında, Karayolları GenelMüdürlüğü yönünden davanıngörüm ve çözümü idari yargı yeriningörevine girdiğinden, Erzurum 2. İdare Mahkemesi’nin başvurusununreddi gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Erzurum 2. İdare Mahkemesinin 30.12.2015gün ve E:2015/214 sayılı BAŞVURUSUNUN REDDİNE,14.03.2016 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Mehmet
AKBULUT
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Yüksel
DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy