T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2016 / 33 KARAR NO : 2016 / 69 KARAR TR : 15.02.2016 ÖZET: Davacının müteveffa oğlunun askerliğe elverişsiz hale gelip terhis edilmesine neden olan ruhi rahatsızlığının askere sevkine engel olduğu halde, davalı idare ajanlarının kusurlu ve ihmali davranışları sonucu askere sevkinin yapıldığı ve askerlik koşullarının bu rahatsızlığın ilerlemesine yol açarak, sonuçta terhis sonrası intiharına neden olduğu iddiasının değerlendirilmesinde “askeri hizmete ilişkinlik” unsurunun dikkate alınması gerekliliği karşısında; bu nedenle uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararların tazmini istemiyle açılan davanın ASKERİ İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : F.A. Vekili : Av. A. Ç. Davalı : Milli SavunmaBakanlığı Vekili : Av. Z. Ç. O L A Y : Davacıvekili dava dilekçesinde özetle; davacının oğlu İ.A.'ninaskerliğini yapmakta iken askerliğine son verilmesinden sonrapsikotik bozukluk rahatsızlığı sebebiyle 19.3.2011tarihinde intihar ettiğini, intihar şeklinin davacıyıçok üzdüğünü, toplumda rencide olduğunu,psikolojik rahatsızlığın askerden önce debulunduğunu, ancak ısrarlı davranılarak oğlunun askerealındığını, askerliğe alınıpaskerliğe elverişli değildir raporu neticesinde oğlununpsikolojik rahatsızlığınınarttığını, sağlık raporuna rağmen askerealınmamış olması durumunda rahatsızlığıgelişmeyip olayın meydana gelmeyeceğini, davacınınölenin desteğinden yoksun kaldığını belirterekfazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 200.000,00 TL madditazminat ile 200.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 400.000,00TL tazminatın ölümtarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tarafınaödenmesine karar verilmesi istemiyle adli yargı yerindedava açmıştır. ANKARA 7. ASLİYE HUKUKMAHKEMESİ:2.5.2012 gün ve E:2011/579, K: 2012/205 sayı ile, davalınınolayda tam kusurlu bulunduğu yönündeki iddiasıkapsamında davanın idarenin kusuru ile davacınınoğlunun intihar etmesinden dolayı maddi ve manevi tazminat talebi istendiğinden,olayda davalı idarenin davacının oğlu ile ilgiliyaptığı idari tasarruflar nedeniyle maddi ve manevi tazminattalep edildiğinden bu yöndeki davanın AYİM'desonuçlandırılması gerektiği gerekçesiyle,yargı yolu nedeniyle davanın reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir. Davacı vekili bu kez, aynıistemle Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde davaaçmıştır. ASKERİ YÜKSEK İDAREMAHKEMESİ 2. DAİRESİ : 7.5.2014 gün ve E:2013/1634,K:2014/769 sayı ile, Davacının maddi ve manevi tazminat isteminidava dilekçesinde de açıkça belirttiğiüzere çocuğunun ölümü dolayısıylaonun desteğinden yoksun kalması ile oğlununölümünün kendisinde yarattığı acı veıstıraba” dayandırdığı, dava konusu eyleminmahiyeti hakkında dosyada ayrıntılı bilgi ve belgebulunmamakla birlikte; davacı yakını İ.A.’nin,terhisinden yaklaşık bir yıl sonra intihar etmek suretiyle vefatettiği iddiası bulunulan olayda, müteveffa İ.A.’ninintihar ettiği tarih itibariyle 1602 Sayılı Kanunundeğişik 20 nci maddesinde sayılan asker kişilerdenolmadığı, intihar eyleminin de askerlik hizmet vekoşullarıyla ilişkili olduğuna dair bir bilgi ve belge debulunmadığı, bu hale nazaran uyuşmazlığınaskeri idari yargı yerinde görümü için yasalkoşul sayılan “eylemin asker kişiyi ilgilendirme”koşulunun bu dava yönünden gerçekleşmediğianlaşılmakla davaya bakma görevinin Askeri Yüksekİdare Mahkemesine ait olmadığı, uyuşmazlığakonu edilen davanın görüm ve çözümünde Genelidari Yargı olduğu sonucuna varıldığıgerekçesiyle davanın görev yönünden reddine kararvermiş, bu karar kesinleşmiştir. Davacı vekili, aynıistemle idari yargı yerinde dava açmıştır. ANKARA 18. İDAREMAHKEMESİ: 23.12.2015 gün ve E:2014/1121 sayı ile, davacının oğlunun "Kronik Nitelik KazanmışPsikotik Bozukluk" rahatsızlığı mevcut iken askerealındığı akabinde sağlık yönünden"Askerliğe elverişli değildir" kararına binaenerken terhis edildiği, terhis sonrasında ise intihar ettiği,davacılar tarafından ise intihar eyleminde askerlik süresincetedavisinin aksatılması yada yetersiz tedavi uygulanmasınınetkisinin bulunduğu iddiasıyla destekten yoksun kalma sebebinedayanılarak işbu tazminat davasınınaçıldığı anlaşıldığından,neticede tamamen askerlik hizmetine dayandırılan ve askerlikyükümlülüğü kapsamında asker kişi olmaşartı aranmayacak durumdaki işbu davanın çözümündeAYİM'in görevli olduğu sonucuna varıldığıgerekçesiyle; Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'nin görevalanına giren davada Mahkemelerinin görevliolmadığına, 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun 19.maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi içindosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosyaincelemesinin bu konuda uyuşmazlık mahkemesince karar verilinceyekadar ertelenmesine karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve FikretERES’in katılımlarıyla yapılan 15.02.2016günlü toplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece,ekinde adli ve askeri yargı dosyası ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği, davacının maaşalacağının yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesiyolundaki başvurusu yönünden usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN’ın,davanın çözümünde askeri idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN, Danıştay SavcısıYakup BAL ile AYİM Savcısı Hüsnü ERCAN’ındavada askeri idari yargının görevli olduğu yolundakisözlü ve yazılı açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacının oğlu İ.A.’ninaskere gitmeden önce ve askerlikten ayrılma sonrası“Kronik nitelik kazanmış psikotik bozukluk”rahatsızlığı sonucu intihar ettiği nedeniyle idareninkusurundan kaynaklandığı iddiası ve müvekkilininuğradığı maddive manevi zararın ölüm tarihinden itibaren işleyecek yasalfaizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Anayasa’nın 157.maddesinde, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin, askeri olmayanmakamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren veaskeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğanuyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derecemahkemesi olduğu; ancak, askerlikyükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklardailgilinin asker kişi olması şartınınaranmayacağı belirtilmiş; 1602 sayılı AskeriYüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun 25.12.1981 tarih ve 2568sayılı Yasa ile değişik 20. maddesinin birincifıkrasında, “Askeri Yüksek İdare Mahkemesi TürkMilleti adına; askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile,asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idariişlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların ilk ve sonderece mahkemesi olarak yargı denetimini ve diğer kanunlardagösterilen, görevleri yapar. Ancak, askerlikyükümlülüğünden doğanuyuşmazlıklarda; ilgilinin asker kişi olmasışartı aranmaz” denilmiştir. Buna göre, AskeriYüksek İdare Mahkemesi’nin bir davaya bakabilmesi içindava konusu idari işlem veya eylemin “asker kişiyiilgilendirmesi” ve “askeri hizmete ilişkinbulunması” koşullarının birliktegerçekleşmesi gerekmektedir. 1602 sayılıYasa’nın değişik 20. maddesinde, Türk SilahlıKuvvetlerinde görevli bulunan veya hizmetten ayrılmış olansubay, askeri memur, astsubay, askeri öğrenci, uzman çavuş,uzman jandarma çavuş, erbaş ve erler ile sivil memurlar askerkişi sayılmaktadır. Davacınınçocuğunun 1602 sayılı Yasa’nın 20. maddesindesayılan asker kişilerden iken dava konusu eylemin asker kişiyiilgilendirdiği ve eylemden dolayı zarar görenin asker kişiolduğu tartışmasızdır. Dava konusu eylemin askerihizmete ilişkin olup olmadığına gelince: İdari eylemin “askerihizmete ilişkin bulunması”, eylemin kanun ve nizamlarınTürk Silahlı Kuvvetlerine tanıdığı yetki vegörevlerin yerine getirilmesi amacına yönelik olmasıanlamını taşımaktadır. Askeri nitelikteki idari eylemide, askeri kural ve gerekler çerçevesindeyürütülen askeri hizmet sırasındaki bir hareket, tutumveya meydana gelen ya da getirilen bir olay olarak tanımlamakolanaklıdır. Bir idari eylemin askerkişiyi ilgilendirmesi koşuluna üç değişik anlamvermek mümkündür: Bunlar, “davacının askerkişi olması”, “idari eylemin asker kişilerce tesisedilmiş olması” ve “idari eylemin bir askerkişiye yönelmiş bulunması”dır. Görevli Mahkemesi’ninbelirlenebilmesi açısından, dava konusu olayın hukukiniteliğinin belirlenmesi; bunun sonrasında dava konusu olay ilemülki görev arasında uygun illiyet bağınınbulunup bulunmadığı, yine aynı şekilde dava konusuolay ile askeri görev arasında uygun illiyet bağınınbulunup bulunmadığı hususlarınınaçıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden;davacının oğlu müteveffa İ.A.’nin sonyoklaması esnasında askerliğe elverişli olduğuna kararverilmesi üzerine 04.09.2008 tarihinde askerliğine karar alındığı,06.07.2009 tarihinde eğitim birliğine sevk edilerek 09.07.2009tarihinde birliğine katıldığı, eğitimbirliğindeki süreyi tamamlamayı müteakip İzmirNarlıdere Ege Ordu Kh. Des.Grp. Loj.Des. Bkm.Brl. GeriDes.BI.K.lığı emrine katıldığı, GATA HaydarpaşaHastanesinin 21.10.2009 tarihli raporu ile 3 ay hava değişimiverildiği ve 30.11.2009 tarihinde İzmir Menemen’dekibirliğine tertip edildiği, Etimesgut Asker Hastanesinin 18.01.2010tarihli raporu ile 3 ay hava değişimi verildiği, kontrolmuayenesi neticesinde Etimesgut Asker Hastanesinin 14.04.2010 tarih ve 1581sayılı raporu ile “Kronik Nitelik Kazanmış PsikotikBozukluk” tanısı ile “Barışta ve SeferdeAskerliğe Elverişli Değildir” kararı verilerek terhisedildiği, terhisinden sonra 18.03.2011 tarihinde intihar ederekyaşamına son verdiği, davacının,müteveffanın intiharına sebebiyet verenrahatsızlığının ilerlemesinde askerlik hizmetininetkisinin olduğunu ileri sürerek maddi ve manevizararlarının karşılanması için 06.09.2011tarihinde davalı idareye müracaatta bulunduğu, bumüracaatın süresinde cevap verilmeyerek zımnen reddedilmesiüzerine davacı tarafından Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesindeaçtığı davanın bu mahkemenin 02.05.2012 tarihlikararı ile yargı yolu nedeniyle reddedildiği ve davanın reddinedair kararın onanmak suretiyle 10.09.2013 tarihinde kesinleşmesiüzerine davacıya fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakkoşuluyla 200.000,00 TL. maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın19.03.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber ödenmesiistemiyle işbu davanın açılmış olduğuanlaşılmaktadır. 211 sayılı TürkSilahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu’nun 58 ncimaddesinin 3. fıkrası “…Askeri sağlıkhizmetleri; göreve uyarlık ve elverişlilik kontrolleri ileperiyodik veya zorunlu kontrolleri, sağlık kontrolünü,tıbbi tehditlerin önlenmesini ve ortadankaldırılmasını, tahliye, tedavi, sağlıklojistiği ve askeri sağlığa ilişkin diğerihtiyaçları kapsar.” hükmünüöngörmekte; aynı Kanun’un 59 ncu maddesinde “subay,astsubay, uzman jandarma, sivil personel, askeri öğrenciler, erbaşve erler ile bunların adayları, yönetmelikle belirlenen usulve esaslar çerçevesinde sağlıkaçısından; göreve uyarlık ve elverişlilikile periyodik veya zorunlu kontrollere yada sağlık kontrolünetabi tutulabilir.” denilmekte; Kanunun 62 nci maddesinin 2.fıkrasında ise “Amirler, hastalanmış olmakla birliktebu durumu bildirmediği tespit edilenleri muayene ve tedaviye ya da 59 ncumadde kapsamında kontrole göndermeye yetkilidir.”hükmü yer almaktadır. Anılan Kanuna dayanılarakçıkartılan İç HizmetYönetmeliği’nin 288 nci maddesinde “ Erbaş veerlerin kıt’a, karargah ve askeri kurumlara katılışve ayrılışlarında genel sağlık muayeneleriyapılır. Bu muayeneler; ilk altı aylık devredeüç ayda bir, bundan sonraki devrede altı ayda bir olmaküzere tekrarlanır…” denilmekte; aynıYönetmeliğin 289 ncu maddesinde ise “Erbaş ve erlerimuayeneye sevk etmekten, sağlık fişlerinintutulmasından kıta kumandaları sorumludur.”hükmü yer almaktadır. 1076, 1111, 211, 926, 3269, 4678 ve 6191Sayılı Kanunlar gereğince hazırlanan ve olay tarihiitibarı ile yürürlükte olan Türk SilahlıKuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin(RG.24.11.1986, Sayı:19291) “YükümlülerinSağlık Muayeneleri” üst başlıklıİkinci Bölümünde yer alan “İlk SağlıkMuayenesi” başlıklı 5 nci maddesinde“Yükümlülerin ilk sağlık muayeneleri AskerlikKanunu gereğince son yoklama sırasında askerlik şubelerindetoplanan askerlik mercilerindeki iki tabip (birisi sivil olabilir)tarafından aşağıdaki şekilde yapılır: Ruh ve beden durumları ileiç organları dikkatle gözden geçirilir, nabızsayılır, kan basıncı ölçülür,çıplak olarak belirlenen boy ve kilolar tespit edilir. Soluk almave vermedeki göğüs genişlikleri ve muayene sonunda bulunanhastalık ve arızalar kaydedilir. Muayeneler sonunda kararverilmeyenlerle gözlem altında bulunmaları gerekenler enyakın askeri hastaneye gönderilir.” denilmekte;“Gruplandırma başlıklı 6 ncı maddesi ise“Askerlik çağına giren yükümlüler,askerlik yoklamasında veya askeri hastanelerin sağlık kurullarında,askerliğe elverişli olanlar ve askerliğe elverişliolmayanlar olmak üzere gruplandırılır…”hükmünü taşımakta; “Askerliğeelverişli olmayan erler hakkında yapılacak işlem”başlıklı 15 nci maddesinde “Askere alındıktansonra asker hastanelerinin sağlık kurullarında“Askerliğe Elverişli Değildir” kararı alanerler, raporlarının onaylanmasını beklemek üzere buhastaneler tarafından yerli kayıtlı bulunduğu askerlikşubesi emrine gönderilir. Ayrıca durum silah altındabulunanların birliklerine duyurulur. Terhis işlemleri, raporlarıilgili makamlarca onaylanıp askerlik şubesine geldikten sonra ilgiliyönergeye göre yapılır…” hükmü yeralmakta ve “Hastalık ve arızaları devamlı olacaklarayapılacak işlem” başlıklı 24 ncü maddesi“Hastalık ve arızaları devamlı ve her türlüaskerlik görevine engel olacak durumda olan yükümlülerleerlere, bu yönetmeliğin 6 ncı maddesine göre işlemyapılır.” hükmünü amir bulunmaktadır. Davanın somutunda,davacının oğlunun ruhi rahatsızlığınedeniyle askeri hastanece hakkında düzenlenen “askerliğeelverişli değildir” raporunu müteakip terhis edilmesindenyaklaşık bir yıl sonra intihar ettiği açıkolmakla birlikte; davacının somut iddiasının, gerçekteaskere sevkten önce mevcut olan bu ruhi rahatsızlığınedeniyle ilgili sağlık mevzuatı uyarınca askerealınmaması gerekirken, komutan ve amirlerinin ihmali, askerisağlık hizmetinin iyi işlememesi nedeniyle askere sevkten sonraruhi rahatsızlığın giderek artması sonucu askerlik hizmetininbu rahatsızlığı arttırıcı etkidebulunduğu, nihayet onun intiharına neden olduğu şeklindeolması karşısında, eylemin “askeri hizmeteilişkinlik” unsurunun bünyesindebarındırdığı ve bir asker kişiye yöneleneylemin hukuki denetiminde, yukarıda işaret edilen askeri mevzuathükümlerinin ve askeri hastanelerce verilen sağlık kuruluraporlarının irdelenmesi gerektiği gerçeğikarşısında; eylemin genel idari yargı yerinde değil,askeri idari yargı yerinde görülmesi gerektiği kanaatinevarılmıştır. Belirtilen durumlara göre veolayda Anayasa’nın 157. ve 1602 sayılı Yasa’nın20. maddelerinde öngörülen, idari eylemin asker kişiyiilgilendirmesi ve askeri hizmete ilişkin bulunmasıkoşulları birlikte gerçekleştiğinden, davanıngörüm ve çözümü Askeri Yüksek İdareMahkemesi’nin görevine girmektedir. Açıklanan nedenlerle, Ankara18. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, AskeriYüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesince verilengörevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. SONUÇ: Davanınçözümünde ASKERİ İDARİ YARGIYERİNİN görevli olduğuna, Ankara 18. İdare Mahkemesininbaşvurusunun kabulü ile, Askeri Yüksek İdare Mahkemesiİkinci Dairesince verilen 7.5.2014 gün ve E:2013/1634, K:2014/769sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,15.02.2016 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Fikret ERES
Full & Egal Universal Law Academy