T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 36
KARAR NO : 2016 / 72
KARAR TR : 15.02.2016
ÖZET: 5754 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanuna tabi kamu görevlisi olan davacının, çocuğunun İstanbul ilinde tedavi gördüğü süre içinde kendisinin de İstanbul’da kalması gerektiği nedeniyle tarafına yol ve gündelik gideri ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :İ.Y. Vekili :Av. S. B. Davalı :Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Vekili :Av. T.M. O L A Y :Davacı dava dilekçesinde özetle; çocuğununİstanbul ilinde tedavi gördüğü süre içindekendisinin de İstanbul’da kalması gerektiği nedeniyletarafına yol ve gündelik gideri ödenmesi istemiyle yapılanbaşvurunun reddine ilişkin 26.01.2012 tarih ve 312650sayılı işlemin iptali istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır. MARDİNİDARE MAHKEMESİ: 19.3.2012 gün ve E:2012/364, K:2012/448sayı ile özetle; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve GenelSağlık Sigortası Kanunu'nun 65. maddesinde, yerleşimyerleri dışında görülen tedavilerde ödenecek yolgideri, gündelik ve refakatçi giderlerinin usul ve esaslarınındüzenlendiği, aynı Kanun'un 101. maddesinde de "Bu Kanundaaksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklariş mahkemelerinde görülür." hükmüne yerverildiği, davanın 5510 sayılı Kanun'unuygulanmasından kaynaklandığının anlaşıldığı,yukarıda yer verilen mevzuat hükmü uyarınca davanıniş mahkemelerinin görev alanına girdiği sonucunaulaşıldığı gerekçesiyle, davanın, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının15/1-a. maddesi hükmü uyarınca, görev yönündenreddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Davacı bukez aynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır. Mardin 1.Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) : 18.4.2013gün ve E:2012/276, K:2013/151 sayı ile, “celp edilen kayıtve belgeler ile rapordan, davacının kurum sigortalısıolduğu, kendisinin ve bakmakla yükümlü oğlu O.M.Y.'ınbu sebeple genel sağlık sigortalısı olduğu,davacının oğlu ile ilgili olarak 27/06/2011 günüİstanbul'a sevk edildiği, davacının oğlu ile ilgilihastaneye 30/06/2011 tarihinde başvurduğu, kurum tarafından sevkedayalı yol giderlerinin ödenmediği, ödememegerekçesinin üç iş günü içinde sevkedilen sağlık kuruluşuna başvurulmaması olarakbelirtildiği anlaşılmıştır. 5510 sayılıYasa’nın Yol Gideri, Gündelik ve RefakatçiÖdemeleri Başlıklı 65. Maddesinde; "Hekimin veyadiş hekiminin muayene veya tedavi sonrası tıbbengöreceği lüzum üzerine genel sağlık sigortalısıve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlıkhizmetinden yararlanmaları için muayene ve tedavi edildikleriyerleşim yeri dışına yapılan sevkinde, ayaktatedavilerde kendisinin ve bir kişi ile sınırlı olmaküzere refakatçisinin gidiş ve dönüş yol giderive gündelikleri; yatarak tedavilerde ise gidiş ve dönüştarihleri için gündelikleri ile yol gideri kurumcakarşılanır." "Kuramca sağlık hizmetlerininsağlanabilmesi için genel sağlık sigortalısı vebakmakla yükümlü olduğu kişiler sevk zincirikurallarına uygun hareket etmek zorundadır." hükmüdüzenlenmiştir. Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) 5.2.Maddesi (ç) bendinde; "Sevkin yapıldığıgün dahil üç iş günü içinde sevk edilensağlık hizmeti sunucusuna müracaat edilmişolunması" yol gideri ödenmesi için şart koşulmuştur.Kurum tarafından davacının yol giderleri talebi SUT 5.2/çhükmü gerekçe gösterilerek reddedilmiştir. Her nekadar SUT düzenlemesinde bu şekilde bir hüküm var ise de5510 sayılı Yasa’nın 65. Maddesinde bu şekildesınırlayıcı bir hüküm bulunmamaktadır.Ayrıca davacının oğlunun tedavisine 4. günde başlandığı,sağlık kuruluşuna başvurduğuanlaşılmıştır. Tedavi ile sevk edilenbranşın aynı olması, kişinin sevk belgesindeyazılan hastalığın tedavisiniyaptırdığını kanıtlamaktadır. Yasada yeralmayan sınırlayıcı bir hükmün SUT ilegetirilmesi ve sonrasında kişinin Anayasa tarafından korumaaltına alınan sağlık güvencesinin ortadankaldırılması hukuk düzeni açısından hukukaaykırıdır. Bu nedenle kurumun ödememe gerekçesiyerinde olmadığı kanaatine varılmakla davanınkısmen kabulüne” karar vermiştir. Davalı SosyalGüvenlik Kurumu Başkanlığı vekili kararı temyizetmiştir. Yargıtay21. Hukuk Dairesi : 15.5.2014 gün ve E:2013/13239, K:2014/13833sayı ile, 5510 sayılı Yasa'nınyürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden önceEmekli Sandığı iştirakçisi olan ve davacınınbakmakla yükümlü olduğu oğlunun tedavi giderlerinintahsiline ilişkin istemin çözümünün idariyargının görev alanına girdiği gözetilerek, 6100sayılı HMK'nın 114/1-b maddesine göre dava şartıolan "yargı yolunun caiz olmaması" nedeniyle davanınusulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerekkarar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğugerekçesiyle temyiz itirazlarının kabulü ilehükmün bozulmasına karar vermiştir. MARDİN1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ : 14.10.2014 gün ve E:2014/317,K:2014/420 sayı ile, Yargıtay bozma ilamına uyularakdavanın idari yargının görev alanına girdiği gerekçesive 6100 HMK 114/1-b maddesine göre dava şartı olan yargıyolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine kararvermiştir. DavalıSosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili kararıtemyiz etmiştir. Yargıtay21. Hukuk Dairesi : 12.5.2015 gün ve E:2015/232, K:2015/10680sayı ile, bozma ilamına uyarak, davanın idariyargının görev alanına girdiği için usuldenreddine karar verildiği, Mahkemelerince, davacının talebininusulden reddedilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu,davalı için ayrı vekalet ücretine karar verilmemişolmasının usul ve yasaya aykırı olduğu; ne var ki buyanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılıH.M.K.'nın 370/2 maddesi hükmü uyarınca hükmünbozulmayarak düzeltilerek onanmasına, açıklanannedenlerle hüküm fıkrasına bir bend daha eklenerekdavalı SGK kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT'negöre 1.500.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarakdavalıya verilmesine sözcüklerinin yazılmasına,hükmün düzeltilmiş bu şekli ile onanmasına kararvermiş, bu karar kesinleşmiştir. Davacı,adli ve idari yargı yerlerince verilmiş olan görevsizlikkararları nedeniyle oluştuğu öne sürülen olumsuzgörev uyuşmazlığının giderilmesi istemiylebaşvuruda bulunmuştur. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve FikretERES’in katılımlarıyla yapılan 15.02.2016günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; 2247sayılı Yasa’nın 14.maddesinde öngörülenbiçimde, idari yargı ile adli yargı arasında olumsuzgörev uyuşmazlığı doğduğu,davacının istemi üzerine, adli yargı dosyasınınson görevsizlik kararını veren mahkemece, idari yargı kararınınkesinleşme şerhli örneği de temin edilmek suretiyleUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkinherhangi bir noksanlık bulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN’ın,davanın çözümünde idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacınınçocuğunun İstanbul ilinde tedavi gördüğüsüre içinde kendisinin de İstanbul’da kalması gerektiğinedeniyle tarafına yol ve gündelik gideri ödenmesi istemiyleyapılan başvurunun reddine ilişkin 26.01.2012 tarih ve 312650sayılı işlemin iptali istemidir. 31.5.2006 tarih ve 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlarkapsamındaki hizmet akdine göre ücretleçalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendi hesabınaçalışanlar (Bağ-Kur’lular), tarımda kendiadına ve hesabına çalışanlar (TarımBağ-Kur’luları), tarım işlerinde ücretleçalışanlar, (Tarım sigortalıları), devletmemurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabitutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hakve hükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarakgörev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerinidiğer sigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta4/c maddesi) hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonrakabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510sayılı Kanunda düzenlemeler yapılmış veanılan Kanuna eklenen Geçici 1 nci ve Geçici 4 ncümaddelerle, 5754 sayılı Kanunun yürürlüğegirdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4ncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaolanlar (memurlar ile diğer kamu görevlileri) ile bunların dulve yetimleri hakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerinegöre işlem yapılacağı hüküm altınaalınmıştır. 5754 sayılı Kanunun kimihükümlerinin iptali istemiyle açılan dava AnayasaMahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E: 2008/56, K:2011/58 sayılıkararı ile reddedilmiştir. 5510 sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yeralan “…bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgiliortaya çıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E:2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı:28184) davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlileri olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesis edeceğiişlem ve yapacağı muameleler idari işlem niteliğinikorumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda da evvelce olduğugibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir… Bubakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceği açıktır…” Dosyanın incelenmesinden, Davacının 657sayılı Yasaya tabi olarak Mardin Devlet Hastanesinde görevyapmakta olduğu; reşit olmayan oğlununrahatsızlığı nedeniyle 27.6.2011 gün ve 1822213protokol numaralı Diyarbakır İstanbul yönlü tedavisevki nedeniyle tedavi giderinin ödenmesi için davalı kurumolan Mardin Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü’neverdiği 5.1.2012 günlü dilekçesi ilebaşvurduğu; Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı Mardin Sosyal Güvenlik İlMüdürlüğünün 26.1.2012 gün ve 312650sayılı yazısı ile sevklerine 3 işgününü geçirmiş olduklarından dolayıödeme yapılamayacağının bildirildiği, davacıtarafından bu işlemin iptali istemiyle davaaçıldığı anlaşılmıştır. Yukarıda sözü edilen mevzuathükümlerinin ve Anayasa Mahkemesi kararının birliktedeğerlendirilmesinden, 5510 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisiolarak çalışmakta olanlar, daha önce olduğuüzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğiaçıktır. Kaldı ki; T.C.Anayasası’nın 158.maddesindeki “…diğermahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır ” hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesikararının bu uyuşmazlığınçözümünde esas alınacağıtartışmasızdır. Bu durumda, 5510 sayılı Yasa’nınyürürlüğe girmesinden önce iştirakçisıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğerkamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılıKanuna göre emekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar veayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ilerideemekliliğe hak kazanacaklar yönünden Sosyal GüvenlikKurumunca tesis edilen işlem ve yapacağı muamelelerin“idari işlem” ve “idari eylem” niteliğinikorumaya devam edeceği, dolayısıyla, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilenidari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları kapsamında bulunan, 5754sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiğitarihte devlet memuru olan davacı tarafından açılandavanın, görüm ve çözümünün idariyargı yerinde görüleceği sonucunavarılmıştır. Açıklanannedenlerle, Mardin İdare Mahkemesinin 19.3.2012 gün ve E:2012/364,K:2012/448 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde İDARİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Mardin İdare Mahkemesinin 19.3.2012gün ve E:2012/364, K:2012/448 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 15.02.2016 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Fikret ERES
Full & Egal Universal Law Academy