T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 69
KARAR NO : 2016 / 103
KARAR TR : 15.2.2016
ÖZET : 1-Hukuk uyuşmazlıklarında, adli yargı yerince görevsizlik kararı verildikten sonra, dava dosyası gönderilmekle idari yargı yerinde dava açılmış sayılmayacağı;
2- 2247 sayılı Yasada öngörülen koşulları taşımayan BAŞVURUNUN, aynı Yasanın 27. maddesi uyarınca REDDİ gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :M. Genel Sigorta A.Ş.
Vekili :Av. A.E.
Davalı :Sultangazi Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü
Vekili :Av.M. K.
O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili sigorta şirketi ileİGDAŞ arasında ‘Ticari Paket Sigorta Poliçesiakdedilerek, 29/08/2014 tarihinde Sultangazi Belediyesi'ne ait yapılankaldırım çalışması sırasındaİGDAŞ'a zarar verildiğini, bu hasara binaen müvekkilişirket tarafından sigortalısı İGDAŞ'a 320.09 TLhasar tazminatı ödendiğini; söz konusu ödemeninrücuen tahsili talebine ilişkin 21/01/2015 tarihinde İstanbulSultangazi Belediyesi Fen İşleriMüdürlüğü'ne ihtarname çekildiğini,11/02/2015 tarihinde bu taleplerine itiraz edildiğini; SultangaziBelediyesi tarafından İGDAŞ’a zarar verildiği vedolayısıyla bu zarar tutanaklarca sabit olduğundan, kendisine busebeple ödenen 320.09 TL hasar bedelinin ve ödenme tarihindenitibaren yasal faiz oranı ile birlikte karşılanmasınısağlamak üzere dava açma zorunluluğu doğduğunuifade ederek; 320.09 TL. tazminatın müvekkili sigorta şirketininsigortalıya yaptığı ödeme tarihinden itibaren T.CMerkez Bankası avans faizi, yargılama giderleri, vekalet ücretiile birlikte davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesi istemiyle2.4.2015 tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır.
İSTANBULANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ; 3.11.2015 gün veE:2015/81, K: 2015/414 sayı ile, “(…) Dava rücuentazminat davasıdır.
TürkTicaret Kanunun 4. maddesi Ticaret Mahkemelerinin görevinidüzenlemiş olup, buna göre bir davanın Ticaret Mahkemesindegörülebilmesi için tarafların tacir veuyuşmazlığın da her iki tarafın ticariişletmesiyle ilgili olması veya uyuşmazlık konusununTicaret Kanununda düzlenmiş bulunması gerekir.
Somut olayda,davalı Belediye olup tacir değildir. Uyuşmazlık konusu dahaksız fiil nedeniyle oluşan zararın tahsiline ilişkinolduğu ve bu hususun da Borçlar Kanununda düzenlendiğianlaşıldığına göre mahkememizin görevsizolduğu, haksız fiili yapanın idare (Belediye) olmasınedeniyle, idareye karşı haksız eylem nedeniyleaçılacak tazminat davalarının İdari YargılamaUsulü Kanununa göre tam yargı davası ile idare mahkemesindeaçılması gerektiğinden görevli mahkemenin deİdare Mahkemesi olduğundan görevsizlik kararı vermekgerekmekle aşağıda hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığıüzere;
Dava dilekçesiningörev nedeniyle reddine, MAHKEMEMİZİNGÖREVSİZLİĞİNE,
Görevlimahkemenin İSTANBUL İDARE MAHKEMESİ olduğuna,
Davacı tarafçadosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının kararkesinleştiğinde talep halinde taraflara iadesine,
HMK 20.Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra 2 haftalıksüre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın yetkili vegörevli İSTANBUL İDARE MAHKEMESİNEGÖNDERİLMESİNE, belirtilen süre içinde dosyanıngönderilmesi için talepte bulunmaması halinde davanınAÇILMAMIŞ SAYILMASINA…” karar vermiş, bu karartemyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Davacıvekili 3.12.2015 tarihli dilekçesiyle, Mahkemece görevsizlikkararı verilerek dosyanın İstanbul İdare Mahkemesinegönderilmesine karar verildiğini ifade ederek, dosyanınİstanbul İdare Mahkemesine gönderilmesini talep etmiş;bunun üzerine İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesince; 4.12.2015gün ve E:2015/81 sayılı yazı ekinde dava dosyasıİstanbul BİM Vezne ve Ön Bürosuna gönderilmiştir.
İSTANBUL12. İDARE MAHKEMESİ; 1.12.2015 gün ve E: 2015/1494 sayıile, “(…) 2247 sayılı Yasa’nın 14. maddesindeyer alan, “Olumsuz görev uyuşmazlığınınbulunduğunun ileri sürülebilmesi için adli, idari veyaaskeri yargı mercilerinden en az ikisinin tarafları, konusu ve sebebiaynı olan davada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yoldaverdikleri kararların kesin veya kesinleşmiş olmasıgerekir.
Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıca ilgili makamlarcaileri sürülebilir.” hükmüne göre, idari yargıyerinin kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine adliyargı yerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bu kararınkesinleşmesi halinde, olumsuz görev uyuşmazlığıdoğmuş olacak; hukuk alanında doğmuş bulunan buuyuşmazlığın giderilmesi istemi ise, ancak davanıntaraflarınca ileri sürülebilecektir.
2247sayılı Yasa’nın 19. maddesindeki “Adli, idari,askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesi'nin kararvermesine değin erteler.” hükmüne göre ise, adliyargı yeri, davaya bakma görevinin daha önce görevsizlikkaran veren idari yargı yerine ait olduğunu belirten gerekçelibir karar ile doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesi’nebaşvurma olanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvurukararının, görev konusunda UyuşmazlıkMahkemesi’nce karar verilmesine değin işin incelenmesininertelenmesi hususunu da ihtiva etmesi gerekir.
Yasa koyucu,14. maddeye göre hukuk alanında olumsuz görevuyuşmazlığı doğması halinde her iki yargımerciince işten el çekilmiş olduğundan başvurmairadesini davanın taraflarına bırakmış iken, buyönteme nazaran daha kısa zamanda çözümeulaşılmasını amaçladığı 19. madde iledaha önce görevsizlik kararı veren yargı merciinden sonradavayı inceleyen yargı merciie, işten el çekmedendoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurmaolanağını tanımıştır.
2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun14.maddesinin 3.bendinde, dava dilekçelerinin görev ve yetki, idarimerci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin veyürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı,süre aşımı, husumet ve 3 ve 5.maddelere uygun olupolmadıkları yönlerinden sırasıyla incelenerek,aynı Yasa’nın 15.maddesinin l/a bendinde ise adliyargının görevli olduğu konularda, açılandavanın görev yönünden reddine karar verileceğibelirtilmiştir.
13.10.1983tarih ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 10.Maddesinde "Bu Kanunla belediyelere verilen görevler il veilçe trafik komisyonları ve mahalli trafik birimleri ileişbirliği yapılarak yürütülür,
a)Kuruluş
Her belediyebaşkanlığı bünyesinde, hizmet kapasitesigözönünde tutularak İçişleriBakanlığınca tespit edilecek ölçülere ve genelhükümlere göre, belediye trafik şubemüdürlüğü, şefliği veya memurluğukurulur.
b)Görevve yetkiler
1-Yapımve bakımından sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmak,
2-Gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmak,
3-Karayoluyapısında ve üzerinde yapılacakçalışmalarda gerekli tedbirleri almak, aldırmak vedenetlemek,
4-Karayolundatrafik için tehlike teşkil eden engelleri gece veyagündüze göre kolayca görülebilecek şekildeişaretlemek veya ortadan kaldırmak,
5-Yolyapısı veya işaretleme yetersizliği yüzündentrafik kazalarının vukubulduğu yerlerde, yetkililerce teklifedilen tedbirleri almak,
6-Çocuklariçin trafik eğitim tesisleri yapmak veya yapılmasınısağlamak,
7-Bu Kanun vebu Kanuna göre çıkarılan yönetmeliklerle verilendiğer görevleri yapmak." hükmüne yer verilmiştir.
AynıKanunun 19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de,“Bu Kanunun 110. maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden, davacı sigorta şirketininsigortalısı olan İGDAŞ'ın servis kutusuna davalıidare tarafından verilen zarar nedeniyle oluştuğu önesürülen 320,09-TL maddi zararın sigortalıya ödemetarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte rücuen tazminiistemiyle görülen davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110. maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “... Anayasa Mahkemesi’nin dahaönceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihselgelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda ’dan yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü, haklıneden ve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucutarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memurolmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir...” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158. maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110. maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığınadair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmiş bir karardırve Anayasa’nın 158. maddesi uyarınca, yargı organlarıbakımından uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri, bunlarınuygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları vebunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Mahkememizin görevsizliğine, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişHakkında Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargıyerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine…” kararvermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve FikretERES’in katılımlarıyla yapılan 15.2.2016günlü toplantısında: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, 2247 sayılı Yasa’daöngörülen koşulları taşımayanbaşvurunun reddi gerektiği yolundaki raporu ve dosyadaki belgelerokunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın başvurunun reddi gerektiğiyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ;
Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;
2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 19.maddesinde, “Adli,idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veyakesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelenbir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargımercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevliolduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ilegörevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurur ve elindeki işin incelenmesini UyuşmazlıkMahkemesinin karar vermesine değin erteler.
(Değişikikinci fıkra: 23/7/2008 – 5791/9 md.) Yargı merciince,önceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası datemin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte davadosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir” denilmiştir.Aynı Yasanın 27. maddesinde ise, Uyuşmazlık Mahkemesinin,uyuşmazlık çıkarmaya veya görevuyuşmazlıklarına ilişkin istemleri önce şekil vesüre açısından inceleyeceği; yöntemine uymayanveya süresi içinde ileri sürülmemiş istemleri reddedeceğikuralına yer verilmiştir.
Öte yandan;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Görevsizlik veyayetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler”başlıklı 20.maddesinin 1.fıkrasında; “ (1) Görevsizlik veya yetkisizlik kararıverilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği andakesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarakkesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanunyoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararınıntebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı verenmahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkilimahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde, bu mahkemecedavanın açılmamış sayılmasına karar verilir.”hükmüne yer verilmiş; 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 'İdari davalarınaçılması' başlıklı 3. maddesinde; idaridavaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesibaşkanlıklarına hitaben yazılmış imzalıdilekçelerle açılmasıöngörülmüş; aynı Kanunun 9. maddesinde;çözümlenmesi Danıştay’ın idare ve vergimahkemelerinin görevlerine girdiği halde adli ve askeri yargıyerlerine açılmış bulunan davaların görevnoktasından reddi halinde bu husustaki kararların kesinleşmesiniizleyen günden itibaren otuz gün içinde görevlimahkemelerde dava açılabileceği hükme bağlanmış;Yasanın “İlk inceleme üzerine verilecek karar” başlıklı15.maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde; “ 1.(Değişik bent: 05/04/1990 - 3622/6 md.) Danıştay veya idareve vergi mahkemelerince yukarıdaki maddenin 3 üncüfıkrasında yazılı hususlarda kanunaaykırılık görülürse, 14 üncü maddenin;a) 3/a bendine göre adli ve askeri yargının görevliolduğu konularda açılan davaların reddine; idariyargının görevli olduğu konularda ise görevli veyayetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev veya yetkiyönünden reddedilerek dava dosyasının görevli veyayetkili mahkemeye gönderilmesine, (…) karar verilir”denilmiştir.
Dosyanın,2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarıncaincelenmesinden:
Hukukuyuşmazlıklarında, görevli veya yetkili olmayan mahkemeyeaçılan davanın görev veya yetki yönündenreddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeyegönderilmesi, ancak aynı yargı düzeni içinde yeralan mahkemeler arasında olanaklı olup; bu hususa ilişkin 6100sayılı H.M.K’nın 20. (1086 sayılıH.U.M.K.’nun 27.) maddesiyle 2577 sayılı İ.Y.U.K.’nun 15. maddesinin 1. fıkrası (a) bendinin ikinci cümlesinde yeralan “görev” kuralları, aynı yargı düzeniiçindeki mahkemelerin işbölümü esasınailişkin düzenlemelerdir. Oysa yargı yolunu değiştirengörevsizlik kararı verilmesi durumunda, görevli olduğundanbahisle farklı bir yargı düzeninde yer alan mahkemeye davadosyasının gönderilebilmesine olanak tanıyan birdüzenleme bulunmamaktadır.
Göreveilişkin kararın, işbölümü esasına göreveya yargı yolu bakımından verilmiş olması farklısonuçlar doğurmaktadır. Şöyle ki;işbölümü esasına göre verilen görevsizlikkararı sonucu dava dosyasının görevli mahkemeyegönderilmesi durumunda, dava başvuru tarihi itibariyle görevlimahkemede açılmış sayılmaktadır. Yargıyolunu değiştiren görevsizlik kararı verilmesi durumundaise, görevli olduğu işaret edilen yargı yerine, bu yargıyerinin uyguladığı usul kurallarına uygun olarak yenidendava açılması zorunlu bulunmaktadır.
Olayda, idaremahkemesine hitaben yazılmış dilekçeyleaçılmış bir dava bulunmadan, İstanbul Anadolu 8.Asliye Ticaret Mahkemesin kararı sonrasında davacı vekilinintalebi üzerine, anılan Mahkemece bir üst yazı ekinde davadosyası İstanbul Bölge İdare İdare Mahkemesine gönderilmişve dava dosyası kendisine tevzi edilen idari yargı yerince, kendisinegelen adli yargı yerine ait dava dosyası üzerinden inceleme yapılarakUyuşmazlık Mahkemesine başvuruda bulunulmuş olup,yukarıda yapılan açıklamalara göre,İ.Y.U.K.’nun 3 ve 9. maddelerinde öngörülenşekilde usulüne uygun olarak idari yargı yerineaçılmış bir dava bulunduğundan söz etmekolanaksızdır.
2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre, adli, idari,askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı merciince, davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, önceki görevsizlik kararınailişkin dava dosyası da temin edilerek, dava dosyalarının gerekçeli başvuru kararı ile birlikte görevli merciin belirtilmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesi ve elindeki işin incelenmesininUyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değin ertelenmesinekarar verilmesi gerekmektedir. Ancak, başvuru koşullarınınincelenebilmesi için öncelikle, yargı yerinde usulünegöre açılmış bir dava bulunması gerektiğitartışmasızdır.
Avrupaİnsan Hakları Mahkemesi İkinci Dairesinin 14.10.2008 tarihliMesutoğlu –Türkiye kararında (Başvuru No: 36533/04);asliye hukuk mahkemesine açılan tazminat davasında bumahkemece davanın görev yönünden reddine,başvuranların kararın kesinleşmesinden itibaren 10 güniçinde dava açmaları halinde dava dosyasınınyetkili idare mahkemesine gönderilmesine karar verildiği,davacıların öngörülen süredebaşvurmaları üzerine yine bu mahkemece dava dosyasınınilgili idare mahkemesine gönderildiği, İdare Mahkemesince demahkemelerine İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerinegöre davacılar tarafından açılan bir davanınmevcut olmadığı gerekçesiyle davanın usuldenreddedildiği, temyiz edilen bu kararın Danıştay’caonandığı, davacıların adil yargılanmahaklarının ihlali iddiasıyla Avrupa İnsan HaklarıMahkemesine (AİHM’ne) başvurdukları, AİHM 2.Dairesince yapılan incelemede ise davanın somutunda İdariYargılama Usulü Kanununun 9 uncu maddesinin uygulamasınınçok katı biçimde ve aşırı şekilcigerçekleşmesi nedeniyle, başvuranların mahkemeyeerişim haklarının ve dolayısıyla Avrupa İnsanHakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 6/1 nci maddesininihlal edildiği sonucuna varıldığıgörülmektedir. Mahkememizce konuya ilişkin idari yargıiçtihatları üzerinde yapılan araştırmada;Danıştay 6. Dairesi uygulamasında AİHM’nin temasedilen kararına işaretle, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlikkararı sonrası davacının 30 günlük süreiçerisinde başvurarak dosyanın görevli idare mahkemesinegönderilmesini talep etmesi halinde, Asliye Hukuk Mahkemesine yaptığıbaşvuru tarihinin görevli İdare Mahkemesine başvurma tarihiolarak kabulü gerektiğinin belirtildiğianlaşılmaktadır. (Dnş. 6. D.nin 27.9.2012 tarih veE.2012/4525, K.2012/4622 sayılı kararı.) Danıştayİdari Dava Daireleri Kurulunun 31.5.2007 tarih ve E.2006/4713,K.2007/1302sayılı kararında ise “… ilgililerin süresiiçinde adli yargı yerine verdikleri ve dosyanın idariyargı merciine gönderilmesi istemini içerendilekçelerin ‘dilekçe reddi’ kararı verilerekdava dilekçesi durumuna getirilmek suretiyle işinesasının incelenmesine geçilmesi hukuken olanaklı ise de,adli yargı yerinin kendiliğinden dava dosyasını idariyargı yerine göndermesi halinde, dosya mahkemenin esasınakaydedilerek davanın incelenmesine geçilemeyecektir. Davadadavacının yazılı bir istemi olmaksızındoğrudan idari yargı merciine dosyanın 2577 sayılıYasanın 9/1. maddesi hükmü karşısında esasakaydedilmeyerek veya esasa hataen kaydedilmiş ise dosya kaydınınkapatılarak mahkemesine iadesi gerekmektedir…” denilmektedir.
Davanınsomutunda, İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesince verilengörevsizlik kararı, Mahkeme kararının işaret etmesi vedavacı vekilinin talebi üzerine Mahkemece İstanbul İdareMahkemesine gönderilmiş; ancak bu mahkemece usulü yöndenbir karar (dilekçe reddi) verilmeyip, davada görevsiz olduğudüşüncesiyle, görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesinekarar verilmiştir. 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 3. ve 9. maddeleri uyarınca idari yargıyerlerinde bizzat dava açma, davacıların uymak zorundaolduğu emredici bir hüküm olduğu gibi, 492 sayılıHarçlar Kanununun ilgili hükümleri ve tarifelerigereğince böyle bir davanın harca tabi olduğu izahtanvarestedir. İlgili mevzuatında gerekli değişiklikyapılmadığı sürece, bu yasalyükümlülüklerin ihmali ve Avrupa İnsan HaklarıMahkemesinin anılan kararının Mahkememizce doğrudanuygulanması suretiyle, benzer bütün davaların buşekilde sonuçlandırılması mümküngörülmemiştir.
Bu durumda,ortada idare mahkemesine hitaben yazılmış dilekçeyleaçılmış bir dava bulunmadığından, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesinde öngörülenkoşullar gerçekleşmemiştir.
Açıklanannedenlerle, 2247 sayılı Yasada öngörülenkoşulları taşımayan başvurunun, aynı Yasanın27. maddesi uyarınca reddi gerekmiştir.
S O N UÇ : 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesindeöngörülen koşulları taşımayan BAŞVURUNUN, aynı Yasanın 27. maddesi uyarınca REDDİNE,15.2.2016 gününde, Üye Süleyman Hilmi AYDIN’ınKARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Mehmet
AKBULUT
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Fikret
ERES
KARŞI OY
2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 1. maddesinde,“Uyuşmazlık Mahkemesi; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasıile görevlendirilmiş, adli, idari ve askeri yargı mercileriarasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkilive bu kanunla kurulup görev yapan bağımsız bir yüksekmahkemedir” ve 27. maddesinde, “Uyuşmazlık Mahkemesi,uyuşmazlık çıkarmaya veya görevuyuşmazlıklarına ilişkin istemleri önce şekil vesüre açısından inceler; yöntemine uymayan veyasüresi içinde ileri sürülmemiş istemlerireddeder" denilmiştir.
Öteyandan; 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu’nun 3. maddesinin birinci fıkrasında (Değişik:10/6/1994-4001/2 m.d.), “İdari davalar, Danıştay,İdare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitabenyazılmış imzalı dilekçelerleaçılır” ve 9. maddesinin birinci fıkrasında(Değişik: 5/4/1990 - 3622/2 md.),“Çözümlenmesi Danıştayın, idare ve vergimahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adli ve askeri yargıyerlerine açılmış bulunan davaların görevnoktasından reddi halinde, bu husustaki kararlarınkesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içindegörevli mahkemede dava açılabilir. Görevsiz yargımerciine başvurma tarihi Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerinebaşvurma tarihi olarak kabul edilir" hükmü yer almıştır.
Olayda, adliyargı yerince yargı yolu bakımından görevsizlikkararı verilen dava dosyası davacı vekilinin istemi üzerineidari yargı yerine gönderilmiş ve bu yargı yerince, adliyargı yerine ait dava dosyası üzerinde inceleme yapılarakdavada adli yargının görevli olduğu gerekçesiyle2247 sayılı Yasanın 19. maddesi uyarınca görevuyuşmazlığının çözümüiçin dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesinekarar verilmiş olup, İdari Yargılama Usulü Kanununun 3 ve9. maddelerinde öngörülen şekilde usulüne uygun olarakidari yargı yerinde açılmış bir davabulunduğundan sözetmek mümkün değildir.
Durumböyle olmakla birlikte, İdari Yargılama UsulüKanunu’na göre yapılan usuleaykırılığın 2217 sayılı Kanunun 27. maddesikapsamında incelenemeyeceği, bu hususun UyuşmazlıkMahkemesi’nin görev ve yetkisi dışındakaldığı, Uyuşmazlık Mahkemesi’ninönüne gelmiş bulunan görevuyuşmazlığının varlığı kabul edilerekçözüme kavuşturulmasının dava ekonomisine veUyuşmazlık Mahkemesi’nin kuruluş amacına uygundüşeceği, bu nedenle görevuyuşmazlığının esası incelenerek görevliyargı yerinin belirlenmesi gerektiği düşüncesi ilesayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.15.2.2016
ÜYE
SüleymanHilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy