T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 54
KARAR NO : 2016 / 89
KARAR TR : 15.02.2016
ÖZET: 2918 sayılı Yasa’dan kaynaklanan sorumluluk davasının ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : İçişleriBakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Vekili :Av.H.A.S. Davalılar :1.M.A. (AdliYargıda) Vekili : Av.H.A. 2.Karayolları GenelMüdürlüğü (Adli ve İdari Yargıda) Vekili : Av. M.Ö. O L A Y : Davacı vekili, davadilekçesinde özetle; 09.10.2011 tarihinde polis memuru M. A.’ın 09 A 0553 plakalı emniyet aracını kullanırken İzmirkarayolunda otobana çıkan köpeğe çarpmasısonucunda hizmet aracında hasar meydana geldiğini, bu konudaAydın 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/259 Değişik İşsayılı tespit davası açıldığını,tespit davasında aldırılan bilirkişi raporunda;araçta meydana gelen hasarın giderilebilmesi için gerekenmiktar ve araç değer kaybı ile birlikte toplam hasar bedelinin9.989,50 TL olarak tespit edildiğini belirterek; kaza sonucu ortayaçıkan 9.989,50 TL zararın fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak şartıyla olay tarihinden itibaren işleyecekfaiziyle birlikte davalı Mehmet Aras ve Karayolları GenelMüdürlüğünden tahsili istemiyle adli yargıda davaaçmıştır. AYDIN2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 17.05.2013 gün ve E:2011/669 K:2013/373sayılı kararında; “…Davacı haksız fiile dayalı maddi tazminattalebinde bulunmuştur, davalılar davanın reddinisavunmuştur. Dosya içerisinde mevcut 28/01/2013 tarihlibilirkişiler Murat Vural ve arkadaşlarına ait rapordandavalı Mehmet Aras'a atfedilecek herhangi bir kusurunbulunmadığı, böylelikle meydana gelen zararda illiyetbağının bulunmadığı anlaşılmakla budavalı yönünden açılan davanın reddine,zararın meydana gelmesinde davalı Kara yollarının % 100kusurlu olduğu, böylelikle hukuka aykırı eylem, illiyet vezarardan dolayı davalı Kara yollarının sorumlu olduğu,davacının 8.200 TL tazminatını olay tarihinden itibarenyasal faizi ile birlikte isteyebileceği tespit gideri olan 447,20 TL'yi budavalıdan isteyebileceği anlaşılmakla davanınkısmen kabul ve kısmen reddine karar verilerekaşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.”şeklindeki gerekçe ile davanın kısmen kabulü ilekısmen reddine, davalı Mehmet Aras yönündenaçılan davanın reddine, davalı Karayolları aleyhineaçılan davanın kısmen kabulü ile 8.200 TL madditazminatın olay tarihi olan 09/10/2011 tarihinden itibaren işleyecekyasal faizi ile birlikte davalı Karayollarından alınarakdavacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine kararvermiş, verilen karar davacı vekili ile davalı KarayollarıGenel Müdürlüğü vekili tarafından temyizedilmiştir. YARGITAY17.HUKUK DAİRESİ: 03.12.2013 gün ve E: 2013/18298, K:2013/17087sayılı kararında: “…1.Dosya içerisindekibilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesindedayanılan delillerin tartışılıpdeğerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarakdüzenlenen uzman bilirkişi raporunda davalı sürücüMehmet Aras'a kusur izafe edilememesi ve bu raporun hükme esas alınmasındabir usulsüzlükbulunmamasına göre, davalı Mehmet Aras hakkındakidavanın kusur bulunmaması nedeniyle reddine dair kararı buyönüyle temyiz eden davacı vekilinin yerindegörülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2.Davalı KarayollarıGenel Müdürlüğü vekilinin temyizitirazlarının incelenmesinde; Dava, trafik kazasındankaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacıya ait sigortalıaracın, otoyol güvenliğinin davalı Karayolları GenelMüdürlüğü tarafından sağlanmamasısebebiyle, yola çıkan başıboşköpeğe çarpması sonucunda meydana gelen kaza nedeniylehasarlandığı iddiasıyla Karayolları GenelMüdürlüğü aleyhine açılan davadamahkemece; işin esasına girilerek davalı idare aleyhinehüküm kurulmuştur. Ancak Karayolları GenelMüdürlüğü, kamu tüzel kişisi olup, kamuhizmeti görmekle yükümlü bulunmaları nedeniyle kamuhizmetleri sırasında verdikleri iddia olunan zararlardan dolayıoluşan sorumlulukları özel hukuk hükümlerine tabideğildir. Kamu tüzel kişilerinin yasalar tarafındankendilerine verilen görev ve yetkilerin kullanılmasısırasında oluşan zararlar niteliği itibariyle hizmetkusurundan kaynaklanan zararlar olup, bu zararların tazmini amacıylaanılan idarelere karşı hizmet kusurlarına dayalıolarak İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun'un 2. maddesihükmü uyarınca idari yargı yerinde tam yargıdavası ikame edilmesi gerekmektedir. O halde mahkemece, hizmet kusurunadayanılarak davalı Karayolları GenelMüdürlüğü aleyhine açılan bu davadamahkemenin, yargı yolu bakımından görevsiz bulunmasınedeniyle davalı Karayolları Genel Müdürlüğüyönünden dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddinehükmedilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde kararverilmesi yerinde görülmemiştir. 3.Bozma nedenine göredavacı vekili ile davalı Karayolları Genel Müdürlüğüvekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerekgörülmemiştir.” şeklindeki gerekçesi ile (1)numaralı bentte açıklanan nedenlerledavacı vekilinin davalı Mehmet Aras hakkındaki kararayönelik temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentteaçıklanan nedenlerle davalı Karayolları GenelMüdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarınınkabulü ile hükmün bozulmasına, (3) numaralı bentteaçıklanan nedenlerle davacı ile davalı KarayollarıGenel Müdürlüğü vekillerinin sair temyizitirazlarının incelenmesine yer olmadığına kararvermiş, hüküm Mehmet Aras yönünden 02.05.2014tarihinde kesinleşmiştir. AYDIN 2.ASLİYE HUKUKMAHKEMESİ: 07.11.2014 gün ve E:2014/613, K:2014/957 sayılıkararında bozma ilamına uyarak ve bozma ilamında belirtilengerekçelerle davalı Karayolları GenelMüdürlüğü aleyhine açılan davanınAdli Yargı yolu şartı yokluğu nedeniyle usuldenreddine karar vermiş ve verilen karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Davacı vekili bu kezaynı istemle Karayolları Genel Müdürlüğüaleyhine idari yargı yerinde dava açmıştır. AYDIN 1. İDAREMAHKEMESİ: 04.01.2016 gün ve E:2015/40 sayılıgönderme kararında; “…2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun 19.maddesinde; adli, idari, askeri yargımerciilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine kendisine gelen bir davayı incelemeyebaşlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğu kanısınavarırsa, gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesine başvuracağı veelindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteleyeceği, Yargı merciince, öncekigörevsizlik kararma ilişkin dava dosyası da temin edilerek,gerekçeli başvuru kararı ile birlikte davadosyalarının Uyuşmazlık Mhakemesine gönderileceğihüküm altına alınmıştır. 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanununun Görevli ve yetkili Mahkemebaşlıklı 110.maddesinde : " (Değişik:11/1/2011-6099/14 md.)İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil,bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür,"hükmü yer almaktadır. Dava dosyasınınincelenmesinden; 09.10.2011 tarihinde Aydın EmniyetMüdürlüğü Bölge Trafik Denetleme ŞubeMüdürlüğü hizmetlerinde kullanılan vesürücülüğünü Polis Memuru M.A.’ınyaptığı 09 A 0553 plakalı 2009 model Renault Megane markaaraç İzmir-Aydın otobanı 20.km de otobanaçıkan köpeğe çarpması neticesinde meydanagelen maddi zararın tazmini talebiyle Aydın 2.Asliye HukukMahkemesi'nin 2011/669 esas sayılı dosyası ile KarayollarıGenel Müdürlüğü ve Polis Memuru M.A. aleyhine tazminatdavası açıldığı, Mahkemenin 2013/373 kararsayılı kararı ile davanın Polis Memuru M.A.yönünden reddine, Karayolları GenelMüdürlüğü yönünden ise kısmenkabul-kısmen reddine karar verildiği, bu kararın temyiz edilmesiüzerine Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2013/18298 esas ve 2013/17087karar sayılı kararı ile Mahkeme kararının Polis MemuruM.A. yönünden onandığı, Karayolları GenelMüdürlüğü yönünden ise davanıngörüm ve çözümünün İdare Mahkemesineait olduğu gerekçesiyle görev yönündenbozulduğu,bozma kararı üzerine Aydın 2.Asliye HukukMahkemesi'nin 2014/613 esas,2014/957 karar sayılı kararı ile"Adli Yargı yolu şartı yokluğu nedeniyle usuldenreddine" karar verildiği,bu görevsizlik kararının08.01.2015 tarihinde kesinleşmesi üzerine bakılmakta olandavanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanununun 110.maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren konularda alınacakönlemleri kapsadığı, dolayısıyla karayollarındaoluşan trafik kazası nedeniyle açılacak tazminatdavalarının görevli ve yetkili Adli Yargı Merciilerinceçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.” şeklindeki gerekçe ile,davanın adli yargının görev alanına girdiğisonucuna varıldığından, 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesiuyarınca davadosyasının adli yargı dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine, dosyanınincelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilene kadarertelenmesine karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve FikretERES’in katılımlarıyla yapılan 15.02.2016günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdareMahkemesince anılan Yasa’nın 19. maddesindeöngörülen usul ve yönteme uygun biçimdebaşvuruda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Usuleilişkin herhangi bir noksanlık görülmediğinden esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN’un adli yargı,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazasınedeniyle meydana gelen maddi zararın tazmini istemiyleaçılmış tazminat davasına ilişkindir. 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacınınkarayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tümkonularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun,“Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde;“ Karayolları Genel Müdürlüğününbu Kanunla ilgili görev ve yetkileri şunlardır: a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak, b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek, c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.) d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak, e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek, f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak, g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek, h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak, i) (Mülga:3/5/2006 – 5495/4 md.) j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek, k) Bu Kanunla vebu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır. (Son fıkra Mülga :28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araçkazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Davadosyalarında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; 09.10.2011tarihinde Emniyet Müdürlüğü hizmetlerindekullanılan ve sürücülüğünü polis memuruM.A.’ın yaptığı 09 A 0553 plakalı aracın, otobana çıkan köpeğe çarpmasıneticesinde meydana gelen trafik kazası sonucundauğranıldığı iddia olunan zararın davalıdantazmini istemiyle davanın açılmış olduğuanlaşılmaktadır. 2918 sayılı Kanunun 110uncu maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılanitiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi,şu gerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir:“… Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimikararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığın çözümündeadli yargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlakbir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklıdeğildir. Ancak, idari yargının denetimine bağlıolması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargı kollarındagörülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanantüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesinin hızlandırıldığı,bu suretle kısa sürede sonuç alınmasınınolanaklı kılındığı ve bunun söz konusudavaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilendüzenlemenin kamu yararına yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılıKanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araçtrafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özel hukuk alanınagirdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdaretarafından kamu gücünden kaynaklanan bir yetkininkullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynıkarayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden, bunedenle aynı tür risk üreten araçlar arasındaözel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren birneden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kuralAnayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir…” (Any. Mah.nin26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G.27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın 158 incimaddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle, AnayasaMahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesinin kararı esas alınır.” denilmektedir. AnayasaMahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilen kararı,yasa koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adliyargının görevine verebileceğine, dolayısiyle 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanarak trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,Aydın 1.İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Aydın2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.11.2014 gün ve E:2014/613, K:2014/957sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Aydın1.İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Aydın2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.11.2014 gün ve E:2014/613, K:2014/957sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,15.02.2016 gününde, Üye Süleyman Hilmi AYDIN’ınKARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Fikret ERES KARŞI OY UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/580 K:2015/592sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 15.02.2016 ÜYE Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy