T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 914
KARAR NO : 2016 / 49
KARAR TR : 15.02.2016
ÖZET: 2918 sayılı Yasa’dan kaynaklanan sorumluluk davasının ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :E. Sigorta A.Ş. Vekili :Av.Z.Ş. Davalı :Arnavutköy Belediye Başkanlığı Vekili : Av.D.Y. (Ö.) (AdliYargıda) Av.Ü.A. (İdari Yargıda) Adli Yargıda İhbar Olunan: Ç. İnşaat– M.Ö.Ç. BirleşenDosya İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin E:2012/28 K:2012/8 Davacı :E. Sigorta A.Ş. Vekili :Av.Z. Ş. Davalı :İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Vekili :Av.B.M. O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafındansigortalı 34 GV 8599 plaka sayılı aracın Yeniköy ileKaraburun köyü arasında sahil şeridinde 30.km hızlaseyir halinde iken, belediyenin taşeron firması tarafındankazılmış çukura düşmesi sonucu maddihasarlı kaza meydana geldiğini, davacı şirket tarafındanyaptırılan ekspertiz incelemesi neticesinde araçta 19.073,90TL hasar meydana geldiğini, sigortalı araçta meydana gelenhasar dolayısı ile davacı şirketçesigortalısına 12.388,00 TL ödeme yaptığınıbelirterek; TTK’nun 1301. maddesi gereğince halefiyet yetkisine haizsigorta bedelini ödeyen davacı şirketin ödediği bubedelin ödeme tarihi olan 30.04.2010 tarihinden itibaren avans faizi ilebirlikte tahsili istemiyle, Arnavutköy BelediyeBaşkanlığı aleyhine adli yargı yerinde davaaçmıştır. Davacı vekiliyine aynı istemle İstanbul Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı aleyhine adli yargı yerinde davaaçarak her iki davanın birleştirilmesini talep etmiştir. İstanbul 7. Asliye TicaretMahkemesi: 15.02.2012 tarih ve E:2012/28 K:2012/8 sayılı kararıile İstanbul 39. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/442 Esassayılı dosya ile eldeki dosyada, dava konusu ve tarafbakımından hukuki ve fiili irtibat olduğu gerekçesi ileHMK nun 45. maddesi uyarınca birleştirme kararı vermiştir. İSTANBUL39. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ: 18.02.2013 gün ve E:2011/442K:2013/30 sayılı kararında; “…davanın ticaribir dava olmadığı haksız fiile dayalı tazminatdavası olduğu ve davanın Asliye Hukuk Mahkemesindegörülmesi gerektiği mahkememizin görevliolmadığı…” şeklindeki gerekçe ile dava dilekçesiningörev yönünden reddi ile mahkemenin görevsizliğinekarar vermiş ve verilen bu kararı davacı vekili temyizetmiştir. YARGITAY 17.HUKUK DAİRESİ:16.09.2013 gün ve E:2013/12557 K:2013/12259sayılı kararında; “…Kamu hizmeti görmekleyükümlü olan belediyeler, kamu hizmeti sırasındaverdikleri zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabideğildirler. Kamu tüzel kişilerinin yasalar tarafındankendilerine verilen görev ve yetkilerin kullanılmasısırasında oluşan zararlar niteliği itibariyle hizmet kusurundankaynaklanan zararlar olup, bu zararların tazmini amacıyla hizmetkusurlarına dayalı olarak İdari Yargılama UsulüHakkındaki Kanun'un 2. maddesi hükmü uyarınca idariyargı yerinde tam yargı davası ikame edilmesi gerekmektedir.Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemecekendiliğinden (re'sen) dikkate alınması zorunludur. 0 haldemahkemece, adli yargının yargı yolu bakımındangörevsiz bulunması nedeniyle dava dilekçesinin görevsizliknedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği…” şeklindeki gerekçeile hükmün bozulmasına karar vermiştir. İSTANBUL39. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ:14.04.2014 gün ve E:2014/13K:2014/81 sayılı kararında özetle; Yargıtay 17. HukukDairesi Başkanlığının yasaya uygun bozma ilamınauyulmasına karar verilerek, gerek asıl dava gerekse birleşendava yönünden davanın konusu itibariyle idari yargıgörevli olmakla, dava dilekçesinin görev yönündenreddine ve mahkememizin görevsizliğine karar verilmesi gerektiği…”şeklindeki gerekçe ile dava dilekçesinin görev yönündenreddine karar vermiş ve verilen karar kesinleşmiştir. İstanbul39. Asliye Hukuk Mahkemesi, Başkanlığımızcadosyanın kesinleşip kesinleşmediğine ilişkinyazımıza verilen cevabında dosyanınkesinleşmediğini bildirmesi üzerine mahallinden istenen dosyaüzerinde yapılan incelemede; 14.04.2014 gün ve E:2014/13K:2014/81 sayılı kararın taraflara tebliğ edildiği vetemyiz süresi içerisinde temyiz edilmediğinden kararın kesinleştiğitespit edilmiştir. Davacıvekili bu kez aynı istemle idari yargıda davaaçmıştır. İSTANBUL9. İDARE MAHKEMESİ:12.12.2014 gün ve E:2014/933 K:2014/2347sayılı kararında; “…2576 sayılıyasanın 6.cı maddesinde "Vergi Mahkemeleri; a)Genelbütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait,vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunlarınzam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davaları, b) (a)bendindeki konularda 6183 sayılı Amme Alacaklarının TahsiliUsulü Hakkındaki Kanunun uygulamasına ilişkindavaları, c) Diğerkanunla verilen işleri, çözümler"hükmü yer almaktadır. Aynıyasanın 5.nci maddesinin l.nci fıkrasında da İdareMahkemelerinin, Vergi Mahkemelerinin görevine giren davalar ileDanıştay da çözümlenecek olanlardışındaki iptal davaları ile tam yargı davalarını,tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinin birinin yürütülmesi için yapılanidari sözleşmelerden dolayı taraflar arasındaçıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar ve kanunlarlaverilen diğer işleri çözümleyeceği hükmebağlanmıştır. Davadilekçesi ve eklerinin incelenmesinden, dava konusu işlemin VergiMahkemesinin görevine giren vergi, resim, harç ve benzeri maliyükümler ile bunların zam ve cezaları ile tarifelereilişkin bulunmadığı gibi idare mahkemesinin görevinegiren iptal veya tam yargı davasına konu bir işlem ile ilkderecede Danıştayca çözümlenecek bir işlemdeolmadığı, özel hukuk ilişkisinden doğan ve adliyargının konusuna giren bir işlem olduğuanlaşılmaktadır. Kaldı ki;sigorta şirketleri tarafından sigortalılarınaödedikleri hasar giderinin tazmini amacıyla ilgili idarelerekarşı açılan davalarda. UyuşmazlıkMahkemesi'nin yerleşik içtihatlarında dava konusutazminatların adli yargının görev alanınagirdiğine ilişkin kararları mevcuttur. UyuşmazlıkMahkemesinin 24.12.2012 tarihli, E:2012/628, K:2012/498 sayılı benzerkararında da görevli yargı kolunun adli yargı olduğunakarar vermiştir…” şeklindeki gerekçe iledavanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının15/1-a maddesi hükmü uyarınca görev yönündenreddine karar vermiş ve verilen bu karara davacı vekilince itirazedilmiş; İstanbul Bölge İdare MahkemesiDördüncü Kurulun 09.04.2015 gün ve E:2015/5522 K:2015/6238sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilmiş,taraflarca yapılan karar düzeltme talebi de yine İstanbulBölge İdare Mahkemesi Dördüncü Kurulunun 23.10.2015gün ve E:2015/806 K:2015/173 sayılı kararı ile reddinekarar verilmesiyle idari yargıda verilen görevsizlik kararıkesinleşmiştir. Davacıvekili idari ve adli yargı yerlerince verilmiş olan görevsizlikkararları nedeniyle oluştuğunu ileri sürdüğüolumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesiistemiyle başvuruda bulunmuştur. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve FikretERES’in katılımlarıyla yapılan 15.02.2016günlü toplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacının istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderildiği veusule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN’un adli yargı,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava,sigortalı aracın uğradığı hasarı ödeyensigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi isteminden ibaretbulunan bir rücuen tazminat davasıdır. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 1. maddesinde,Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları,hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasınıve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev,yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir. Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Davadosyalarında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; davacısigorta şirketine sigortalı 34 GV 8599 plakalı aracın,26.03.2010 tarihinde Yeniköy ile Karaburun Köyü arasındaSalih şeridinde seyir halindeyken belediyenin taşeron firmasıtarafından açılan çukura düşmesi neticesindeoluşan 12.388,00 TL maddi zararın araç sahibine ödendiğitarih olan 30.04.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ilebirlikte ödenmesi istemiyle davanınaçıldığı anlaşılmaktadır. 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü, haklıneden ve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucutarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memurolmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesinin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısiyle 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında,can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenininsağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, İstanbul 39. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.04.2014 günve E:2014/13, K:2014/81 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle İstanbul 39. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.04.2014 gün veE:2014/13, K:2014/81 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 15.02.2016 gününde, Üye Süleyman HilmiAYDIN’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Fikret ERES KARŞI OY UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.9.2015 gün ve E:2015/670, K:2015/671sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum.15.02.2016 ÜYE SüleymanHilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy