T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 926
KARAR NO : 2016 / 50
KARAR TR : 15.02.2016
ÖZET : Yurt dışından ithal edilen aracın kaçak olduğunun tespiti ve araca bu nedenle el konulması üzerine uğranıldığı ileri sürülen zararın yasal faiziyle birlikte tazmini istemi ile 23.12.2011 tarihinde açılan ve 2918 sayılı Kanun’un 5, 20, 22. Maddeleri ve 2918 sayılı Kanun’un uygulanmasına yönelik Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 29, 30 ve 31.maddeleri gereğince inceleme ve değerlendirme yapılması gereken davanın; 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. Maddesi gereğince ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :R.B.
Vekili :Av. H.A.K.
Davalılar :1. İçişleri Bakanlığı
2.Bakanlık Gümrük Müsteşarlığı
Vekili :Av. N.K.
İhbar Edilenler :1. H.A.
Vekilleri :Av.M.E. & Av.H.M.M. A.
2- S.Ş.
Vekili :Av.H. M.M. A.
3- S.Y. 4- M.N.B.
5- M.C.B. 6- R.K.
7- Y.D. 8-H.K.
9- İ.B. 10-Y. A.
11- Y.E. 12-Ö.B.A.
13- S.G.
O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davacının 34….. plaka sayılı Mercedes marka E 270 CDItip 61296130016046 motor no WDB2100161B071811 Şasi No'lu 200 modelaracı Akşehir 1. Noterliği’nin 3.3.2005 tarihli 1994 YevmiyeNo'lu kat'i taşıt satış senedi ile satınaldığını; daha sonra bu aracı kendi adınaönce 42….. plaka sayı ile tescil ettirdiğini ve bellizamanda kullandıktan sonra İ.M.A.'a Aliağa 1.Noterliği’nin13340 yevmiye ve 16.12.2005 tarihli noter kat'i taşıt senedi ile sattığını,yeni alıcının bu aracı 35….. plaka sayı ile adınatescil ettirdiğini,
Ancak söz konusu araca; Körfezİlçesinde gerçekleştirilen operasyon sonucunda KörfezCumhuriyet Başsavcılığının 2006/851 E. sayılıgümrük kaçakçılığısoruşturması dosyasındaki 12.06.2006 tarihli yazıyaistinaden, Kocaeli Emniyet Müdürlüğünün13.06.2006 tarihli B.05.1.EGM.4.41.00.16/08 2006/suç no 203sayılı yazısı nedeni ile Aliaağa/İzmirİlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından4926 yasa gereğince "gümrük kaçağı” olduğugerekçesi ile 11.07.2006 tarihinde el konulduğunu;
Bu olay nedeni ile, araç elinde iken el konulan İ.M.A.tarafından davacı aleyhine Aliağa İcra Müdürlüğü’nün2006/1519 E sayılı dosyası üzerinden takipbaşlatıldığını, takibin iptali istemi ileaçılan davada Alaiağa Asliye Hukuk Hakimliği’nin 2006/287E.- 2009/115 K. sayılı kararı ile davanın kısmenkabulüne ve 82614,50 TL üzerinden başlatılan takibindevamına, fazlaya ilişkin kısım yönünden talebinreddine karar verildiğini, kararın kesinleşmesi üzerinedavacıdan toplam 184.087,40 TL’nin tahsil edildiğini; oysameydana gelen olayda davacının kusurununbulunmadığını; davaya konu aracın kaçakyollardan yurda sokulup ilk defa Kocaeli Körfez İlçesindesırasıyla ilk önce 41….. plaka sayısı vedaha sonra 34….. plaka ile tescil edilmiş olduğunu; kendisinin de resmi tescil belgelerine itimat ederek davaya konu aracısatın aldığını ve 42….. plaka ileadına tescil ettirdiğini, oysa davaya konu aracın 41…..plaka sayısı ile tescili sırasında sahte belgelerinkullanılmış olduğunun tespit edildiğini;
İçişleri Bakanlığı EmniyetGenel Müdürlüğünce 29.4.2004 tarih ve 4813 -85744sayı ile bütün il emniyet müdürlüklerinegönderilen ve yine Maliye Bakanlığına gönderilenyazılarda, tescil için trafik tescil büro amirliklerine ibrazedilen trafik şahadetnamelerinin veya faturalarının tescilişlemelerinden önce satışı yapan bölgemüdürlüklerinden sahte olup olmadıklarının teyitettirilmesi gerektiğinin duyurulmuş olduğunu ancak idaregörevli polis memurunun bahsi geçen genelgeye uygun hareketetmeyerek görevini ihmal ettiğini ve bu şekilde meydana gelenolayda davalı idarenin hizmet kusuru nedeni ile davacının zararauğradığını, davaya konu olay nedeni ile ilgilimemurlar hakkında da soruşturmabaşlatıldığını;
Davacının uğramış olduğu zararıntazmini istemi ile davalı idarelere 2. Noterliği’nin 5.1.2011tarih 110 yevmiye No'lu ihtarnamesinin gönderildiğini, ihtarnameyekarşılık olarak GümrükMüsteşarlığı’nın 24.2.2011 tarihli veB.02.1.GÜM.1.12.13.00.641.3296 sayılı yazısı ileverilen cevapta, sürece ilişkin bilgi verildiğini ve talebeilişkin olumlu ya da olumsuz bir cevap verilmediğini belirterek;
Davalı idarelerin hizmet kusurlarından dolayı davacınınAliağa İcra Müdürlüğü 2006/ 1519 Esayılı dosyasında yürütülen takipsırasında Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/287 E.-2009/115 K sayılı dosyasında verilen karara istinadenödenmek zorunda kalınan 184.000,00 TL’nin davalıidarelerden 13.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ilebirlikte müştereken ve müteselsilen tahsili istemi ile23.12.2011 tarihinde idari yargı yerinde davaaçmıştır.
Kocaeli 1. İdare Mahkemesi: 29.12.2011 gün ve 2011/1410Esas, 2011/1618 Karar sayılı kararı ile aynen; “Hükümveren Kocaeli 1. İdare Mahkemesi'nce dosya 2577 sayılıyasanın 14.cü maddesi yönünden incelenerek işingereği görüşüldü:
Trafik Kanunun 5.maddesinde Emniyet GenelMüdürlüğünün Merkez, Bölge, II veİlçe trafik kuruluşlarının görev ve yetkilerimaddeler halinde sayılmış (b) bendinde"araçların tescil işlemlerini yaparak belge veplakalarını vermek" görevi de trafik tescil şubesiningörevleri arasında gösterilmiştir. Aynı Yasanın20/a bendinde araç sahipleri tescili zorunlu ve ilk tesciliyapılacak olan araçların satın alma veyagümrükten çekme tarihinden itibaren üç ayiçinde tescili için .... ilgili trafik tescil kuruluşunabaşvuruları hükmüne yer verilmiş, 21.maddesinde detescil edilen araçların trafik belge ve tescil plakası almadankarayoluna çıkamayacağı da kural altınaalınmıştır. Diğer yandan, Görevli ve YetkiliMahkeme başlıklı 110.maddesinde ise, işleteni veya sahibiDevlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanlar dahil bu kanundandoğan sorumluluk davaları adli yargıda görüleceğiyeni Aynı Yasanın geçici 21.maddesinde de, Bu kanunun110.maddesinin birinci fıkrasının göreve ilişkinhükmü yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalarca uygulanmayacağıhüküm altına alınmıştır.
Bakılan davada; davacının 3.3.2005 tarihlitaşıt satış senedi ile aldığı 34…..plakalı araç daha sonra kendi adına 42….. plakasayı ile tescil ettirdiği ve 16.12.2005 tarihinde de başka birşahsa sattığı, Körfez ilçesindegerçekleştirilen adli soruşturma neticesinde söz konusuaracının gümrük kaçağı olduğundanbahisle 11.7.2006 tarihinde (araç en son elinde bulunduran İ. M.A.elinde iken) İzmir ili Aliağa ilçesi EmniyetMüdürlüğü tarafından araca el konularak muhafazaaltına alındığı bunun üzerine İ.M.A.tarafından davacı aleyhine Aliağa icraMüdürlüğünde ve Aliağa Asliye HukukHakimliğinde tazminat davası açıldığı davayürürken ilk tescili yapan idarenin gerekli gözetim vedenetimini yerine getirmediğinden bahisle zararın doğduğunuiddia edildiği ve içişleri Bakanlığınadavanın da ihbarı yapıldığı ancak davayabakanlığın katılmadığı yapılanyargılama sonucunda ise tazminatın kabul edilerek kesinleşenyargı kararı sonucunda davacıdan toplam 184.087,40.-TL tahsiledildiği, davacının bunun üzerine sözkonusu Budurumda, ortada 2577 sayılı Yasanın 2/1-b maddesinde belirtilenidari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları kapsamında zarar gören tarafındanaçılmış bir dava bulunmadığıaçık olup; tam yargı davası niteliğitaşımayan ve konusu kamu alacağı olmayan yargıkararıyla ödediği zararın rucuen tazminine ilişkinolan uyuşmazlığın Borçlar Kanununa göre adliyargı yerine çözümleneceği sonucunavarılmıştır.
Nitekim Uyuşmazlık Mahkemesinin 2.2.2009 tarih veE:2008/397 K:2009/28 nolu kararı da bu yöndedir.”şeklindeki gerekçesi ile davanın görev nedeni ile reddinekarar vermiş, verilen karar 17.02.2012 tarihinde kesinleşmiş vekarara bu şekilde şerh edilmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemlerle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Ankara21.Asliye Hukuk Mahkemesi: 10.04.2014 gün ve 2012/129 Esas, 2014/229Karar sayılı kararı ile; “…Olayımızda idarenin üzerine düşendikkat ve özeni göstermeyerek sahte belgelere istinaden araçtescili yaptığı, sonrasında satışişlemlerinin gerçekleştirildiği görülmektedir. Edward Bedrosyan adına yurda girişyapan ve yurtdışı yapılmayan, hepsinin sahte olduğuanlaşılan belgelerle İstanbul Tasiş BölgeMüdürlüğünce N.Ç. adına satışyapılmış gibi gösterilen aracın, yine sahtevekaletnameye istinaden trafik tescili yapılmıştır.Tüm bu hususlar dikkate alındığında davaya konu olanolayda davalı GümrükMüsteşarlığının %60 ve İçişleriBakanlığı'nın ise %40 oranında hizmet kusurubulunmaktadır. Buna göre davacı Aliağa İcraMüdürlüğünün 2006/1519 sayılı takipdosyasına ödemek zorunda kaldığı 180 950,00 TL'yikusurları oranında davalılardan talep edebilir.
Yukarıda açıklanannedenlerle ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmenkabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hükümfıkrası kurulmuştur.”şeklindeki gerekçesi iledavanın kısmen kabulü ile, 108 570,00 TL alacağındavalı Gümrük Müsteşarlığından, 72380,00 TL alacağın davalı İçişleriBakanlığı'ndan olmak üzere toplam 180 950,00 TLalacağın ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiziyle birliktedavalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkinistemin reddine karar vermiş, verilen karar davalılar vekilitarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 4.Hukuk Dairesi: 10.11.2014 günve 2014/10997 Esas, 2014/14948 Karar sayılı kararı ile:“Davalı İçişleri Bakanlığı ileGümrük ve Ticaret Bakanlığı birer kamu tüzelkişiliği olup; kural olarak, işlem ve eylemleri kamusal niteliktaşır. Somut olayda, bu davalıların yasa ile kendilerineverilmiş bulunan görevleri gereği gibi yerine getirmedikleriileri sürülmüştür. Görevin hiç veyagereği gibi yerine getirilmemesi hizmet kusuru niteliğindedir.İdare’nin hizmet kusurundan doğan zararlardan dolayı,İdari Yargılama Usulü Yasası’nın 2/1-b maddesigereğince İdare’ye karşı idari yargı yerinde tamyargı davası açılması gerekir. Görev sorunu,açıkça veya hiç ileri sürülmese dekendiliğinden (re’sen) dikkate alınır.
Mahkemece, yargı yolubakımından görevsizlik kararı verilmesi yerine işinesasının çözümlenmesi usul ve yasaya mutlakaykırılık oluşturmaktadır. Hüküm,açıklanan nedenle yerinde görülmemiş ve bu yönbozmayı gerektirmiştir.” şeklindeki gerekçesi ilekararın bozulmasına hükmetmiş, davacı vekilinin karardüzeltme talebi de aynı dairenin 15.04.2015 gün ve 2015/1284Esas, 2015/4806 Karar sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesi: 02.07.2015 günve 2015/261 Esas, 2015/384 Karar sayılı kararı ile; “Davacıvekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin 34 KNR 71 plakasayılı aracı Akşehir I. Noterliğince düzenlenen03/01/2005 tarih ve 1994 yevmiye numaralı kati satış senedi ilesatın aldığını, aracı kendi adına önce06 RB 5353 daha sonra ise 42 D 88X8 plaka sayısı ile kayıt vetescil ettirdiğini, belli bir süre geçtikten sonra 16/12/2005tarihinde dava dışı İ.M.A.'a sattığını,aracın adı geçen kişi adına tescil olunduğunu,ancak Körfez ilçesinde gerçekleştirilen operasyonsonucunda 4926 sayılı Kanun gereğince aracın gümrükkaçağı olduğu gerekçesiyle alıcısıelinden alınarak muhafaza altına konulduğunu, müvekkilininaracı yasal prosedüre uygun olarak satın alıp trafiktetescil yaptırdığını, aracı sattığıkişinin aleyhine dava açarak araç bedelini talepettiğini. Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/287 esassayılı ilamı ile müvekkilinden toplam 184.084,40 TL tahsilatyapıldığını, aracın sahte belgelerlegümrükten geçirilmesinde gözetim ve denetim göreviniyerine getirmeyen davalı idarelerin sorumlu olduklarını veidarenin hizmet kusurunun bulunduğunu belirterek, müvekkilininödemek zorunda kaldığı 184.000.00 TL'nin davalılardantahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle,dava konusu aracın üçüncü şahıslarca sahtebelgeler düzenlenmek suretiyle satınalındığını, bu itibarla hizmet kusurundan yadakusursuz sorumluluktan söz edilemeyeceğini, davacınınaracı satın alırken gerekli incelemeyiyapmadığını, uğradığı zararda kendikusurunun da bulunduğunu, idari işlem ile zarar arasında illiyetbağı bulunmadığını belirterek davanınreddini savunmuştur.
Dava gümrük kaçağı araçnedeniyle davacının uğradığı zararın tahsiliistemine ilişkindir.
Mahkememizce davanın kısmen kabulüne kararverilmiştir. Mahkememiz kararı Yargıtay 4. Hukuk DairesiBaşkanlığı tarafından bozulmuştur. Bozmayauyularak yargılamaya devam edilmiştir.
Dava konusu olayda, davacının, noter yoluylasatın alıp üçüncü şahsasattığı araca kaçak olduğundan bahisle elkonduğu, bunun üzerine üçüncü şahıstarafından davacı aleyhine açılan davada satışbedelinin tahsiline karar verildiği, davalıların denetim vegözetim görevini yerine getirmediklerinden dolayıdavacının üçüncü şahsa ödeme yapmakzorunda kaldığı, bu şekilde zarargördüğü ileri sürülmüştür.
Davalı İçişleriBakanlığı ile Gümrük ve TicaretBakanlığı birer kamu tüzel kişiliği olup, kuralolarak, işlem ve eylemleri kamusal nitelik taşır.Olayımızda, bu davalıların yasa ile kendilerineverilmiş bulunan görevleri gereği gibi yerine getirmedikleriileri sürülmüştür. Görevin hiç veyagereği gibi yerine getirilmemesi hizmet kusuru niteliğindedir.İdare'nin hizmet kusurundan doğan zararlardan dolayı İdariYargılama Usulü Yasası'nın 2/1-b maddesi gereğinceİdare'ye karşı idari yargı yerinde tam yargıdavası açılması gerekir. Görev sorunu,açıkça veya hiç ileri sürülmese dekendiliğinden (re'sen) dikkate alınır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle ve tümdosya kapsamına göre yargı yolu bakımındanmahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş veaşağıdaki hüküm fıkrası kurulmuştur.”şeklindeki gerekçesi ile davanın görev yönündenreddine karar vermiş, verilen karar, karara da şerh edildiğiüzere yasal yollara başvurulmaksızın 05.11.2015 tarihindekesinleşmiştir.
Davacı vekili, adlive idari yargı yerlerince verilen görevsizlik kararlarınedeniyle oluşan olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvurudabulunmuştur.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve FikretERES’in katılımlarıyla yapılan 15.02.2016günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; Adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargı dosyalarının15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak davacının istemiüzerine son görevsizlik kararını veren mahkemeceUyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderildiği ve usule ilişkinişlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi
Dosyakapsamında yapılan inceleme neticesinde, davada ihbar edilensıfatı ile bulunan gerçek kişilerin, sadece Ankara 21.Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen dava sırasındadavaya dahil edildikleri, idari yargı dosyasında tarafsıfatı ile yer almadıkları, bu nedenle görevuyuşmazlığının adli ve idari yargı davadosyalarında ortak şekilde davalı sıfatı ile yer alanİçişleri Bakanlığı ve BakanlıkGümrük Müsteşarlığı yönündenoluştuğu sonucuna varılmakla, görevuyuşmazlığı bu davalılar yönü ile elealınmıştır.
II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Birgül YİĞİT’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı UğurtanALTUN’un adli yargının, Danıştay SavcısıYakup BAL’ın idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, yurtdışından ithal edilen aracın kaçak olduğununtespiti ve el konulması üzerine uğranıldığıöne sürülen 184.000,00 TL zararın yasal faiziyle birliktetazmini istemiyle açılmıştır.
a)Davaya konuolaylar
Dosyakapsamında bulunan Körfez CumhuriyetBaşsavcılığı’nın 19.06.2009 gün ve 2009/2207soruşturma ve 2009/790 Esas sayılı iddianamesindeözetle; dava dışı şüpheliler hakkında dava konusu aracı da içine alır şekildegerçekleştirilen kaçakçılık suçunedeni ile kamu davası açıldığı vedosyanın Körfez 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/248esasına kaydedildiği, adı geçen iddianamede dava konusuaraca ilişkin olarak aynen ;
“Aracın2000 model Mercedes E270 CDİ marka otomobil olduğu.
05.10.2004tarihli A.Ç. ve H.E. imzalı satış kağıdıile İstanbul Tasiş şube Müdürlüğünce N.Ç. adına satışı yapılan, 2000 model aracailişkin 14.10.2004 tarihli satış faturasınındüzenlendiği, aracın trafik şahadetnamesinin 26.10.2004tarihli olduğu, Ö.K. imzası ile tasdikli muayene-kontrol ve karayolu uygunluk belgesinin bulunduğu, Kadıköy 8. Noterliğincedüzenlenen 18.11.2004 tarihli vekaletname ile N.Ç. kendisine aitaraca ilişkin her türlü işlemi yapmak için Y.D., Y.D.ve Ö.D.’ e vekalet verdiği, aracın Körfez TrafikTescil Büro Amirliğinde 23.11.2004 tarihinde 41….. plakaya N.Ç.adına tescil edildiği, aracın 34….. plaka ile 07.12.2004 tarihindeN.Ç., önceki plakası 42….. iken 35 ….. plaka ile16.12.2005 tarihinde İrfan Medet Akpınar adına tesciledildiği,
NizamettinÇakırlar adına düzenlenen ve noterliğe ibraz edilennüfus cüzdanındaki kayıtlı TC Kimliknumarasının gerçek olmadığı, ayrıcavekaletname çıkartılırken NizamettinÇakırlar'a ait olduğu belirtilen ikametgah adresinindoğru olmadığı,
Trafik TescilBüro Amirliğinin posta zimmet defterinin gönderilen evrakıngünü-sayısı bölümünde 02.12.2004 tarihlikayıtlar arasında Tasişe gönderilen evraka ait herhangi birkaydın bulunmadığı,
Tasişİstanbul bölge müdürlüğününyazısına göre aracın trafik tescil dosyasında bulunantrafik şahadetnamesi, fatura, özel tüketim vergi ödemebelgesi ve sayman mutemet alındısının İstanbulişletme şube müdürlüğüncedüzenlenmediğinin, trafik şahadetnamesinde imzası bulunanpersonelin imzasının sahte olduğu,
MercedesTürk A.Ş. Tarafından söz konusu aracın ithaledilmediği,
KapıkuleYolcu Salonu Gümrük Müdürlüğünce 324790320pasaport numaralı Eduard Bedrosyan adına düzenlenen 26.11.2004tarihli taşıt giriş çıkış formu ilegirişi yapılan aracın yurtta kalış süresi sonu11.12.2004 olmasına rağmen aracın yurt dışı edilmediği,pasaport kayıtlarından Eduard Bedrosyan adlı şahsın26.11.2004 tarihinde Türkiye'ye giriş 27.11.2004 tarihindeTürkiye'den yurt dışına çıkışkaydının bulunduğu.
İrfanMedet Akpınar'dan alınan 2000 model E270 CDİ tipi Mercedes marka35 NAN 75 plakalı aracın İzmir Tasfiye İşletmeBölge Müdürlüğünün Gaziemir Ambar ve otosundurma servisine 20.07.2006 tarihinde teslim edildiği.” şeklindebilgilere yer verildiği, bu suretle aracın kaçak yollarlaülkeye sokulduğu ve sahte şahadetnameler ile tescillerininsağlandığı hususlarındaki tespitlerin ortayakonulduğu anlaşılmıştır.
Yine dosyakapsamında bulunan Körfez CumhuriyetBaşsavcılığı’nın 27.01.2010 gün ve 2009/2207soruşturma ve 2009/790 Esas numaralı iddianamesinde dava konusu aracailişkin olarak aynen; “Tasiş tarafından satılanaraçların trafiğe tescilinde gerekli olan trafikşahadetnamesi, fatura, özel tüketim vergi ödeme belgesi vesayman mutemet alındılarının sahte olarak şüpheliÖ.B.A. tarafından temin edildiği ve şüpheli S.Y.'atrafiğe kayıt yapılabilmesi için verildiği ve buşüphelinin de evrakların sahteliğini bilerek evraklarıaracı trafik tescile kayıt ettirecek olan şüpheli YasinDükmen'e verdiği ve onun evrakların kontrolünüyaptıktan sonra sahteliğini bilerek Trafik Tescil görevlisi olanşüpheli İ.B.'a verdiği ve bu şüphelinin iseEmniyet Genel Müdürlüğünün 29/04/2004 tarih veB.05.1.EGM.0.85.02.02.2362-64001/1 -a/04-4813-85744 sayılıgenelgesine göre Trafik Şahadetnamesinin Tasiş'ten teyidiniyapmayarak ve Tasiş'e satış yapıldıktan sonrasatış evraklarını bildirmeyerek sahteliğin ortayaçıkmasına engel olduğu.
Sahtearacın trafiğe N.Ç. adına 23.11.2004 tarihindeKörfez Trafik Tescil Büro Amirliğinde kaydınınyapıldığı ve 41….. plakasınıaldığı aracın 07.12.2004 tarihinde 34….. plaka ile N.Ç.adına tescil edildiği.16.11.2005 tarihinde İ.M.A. aracınsuç eşyası niteliği bilinerek satınalındığı ve 35….. plakaya tescil edildiği.
Aracınilk tescilinin yapıldığı N.Ç. ve N.Ç. isimlikişilerin ise önceki iddianame anlatımı tahtında sahtekişilik olduğu ve TC kimlik numaralarının kayıtlıolmadığı,
Sahtearaçların birden fazla olması dikkatealındığında şüpheli Ö.B.A.yönetimindeki suç örgütünün üyeleri S.Y.,Y.D., İ.B.'ın yukarda belirtilen katkıları ile sahtearacın trafiğe kaydının yapılarak sahte evrakkullanıldığı ve bu suretler Kamu Kurumu aleyhinedolandırıcılık suçunun beraberceişlendiği, Şüpheli İ.M.A.'ın ise suçeşyası niteliğini bilerek bu aracı satınaldığı, aracın yakalandığı ve İzmirTasiş Gaziemir ambar Oto servisine teslim edildiği, Tasişİstanbul Şube Müdürlüğü yazısı,Adlitıp raporu,şüpheli ifadeleri, Mercedez Türk Aş. yazısıve Başbakanlık Teftiş raporundananlaşıldığı,
Ö.B. A. 765TCK'nun 313/1-4,5,504/7-son,5237 TCK nun 204/1,53/1,63,
S.A., 765TCK'nun 313/l-4,5,65/son,504/7-son,5237 TCK nun ,204/1,53/1,63,
Y.D. 765TCK'nun 313/1-4,5,504/7-son,5237 TCK nun 204/1,53/1,63,
İ.B. 765TCK'nun 313/1 -4.5,65/son,504/7-son,63
İ.M.A. 5237TCK nun 165/1,53/1,54/1” denilmek sureti ile, davaya konu aracın daiçinde bulunduğu kaçak araçların trafiğetescili için gerekli olan belgelerin sahte olarak düzenlendiğive polis memuru İbrahim Babacan tarafından bu durumun saklanmasısureti ile aracın trafiğe kaydının sağlanmasınakatkıda bulunulduğu hususları açıkça ortayakonulmuştur.
KörfezCumhuriyet Başsavcılığı’nın 05.03.2007gün ve 2006/3008 Soruşturma, 2007/247 Esas sayılıiddianamesi ile, suç tarihini de için alır şekildeKörfez Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil DenetlemeBüro Amirliği’nde görevli polis memuru İ.B.hakkında, Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 29/B-Cmaddeleri ile 30/3. Maddesine aykırı şekilde araç tescilişlemlerini gerçekleştirdiği gerekçesi ile görevikötüye kullanmak suçundan davaaçıldığı, aynı yerde büro amiriolarak görev yapan diğer şüpheliler Y.E. ve M.N.B.hakkında ise aynı maddeler gereğincegörevlerinin gerektirdiği özen ve dikkati göstermeyerek hukukaaykırı tescil belgelerini onaylamak sureti ile suçunişlenmesine neden oldukları gerekçesi ile görevi ihmalsuçundan cezalandırılmaları istemi ile davaaçıldığı anlaşılmıştır.
İddianameve Ek İddianame üzerine davaya bakan Körfez 1. Asliye CezaMahkemesi, 17.02.2010 gün ve 2009/248 Esas, 2010/86 Karar sayılıkararı ile görevsizlik karar vermiş ve dosyanıngörevli Kocaeli Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi’negönderilmesine karar vermiş, karar taraflarca temyiz edilmeksizin 15.08.2010tarihinde kesinleşmiştir. Bunun üzerine dosya Kocaeli 1.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2010/469 Esasına kaydedilmişve bu esas üzerinden yargılama neticesinde verilen 19.02.2015gün ve 2010/469 Esas, 2015/50 Karar sayılı kararı ile sanıklardandava konusu yerde Trafik Tescil görevlisi olarak görev yapan İ.B.'ınresmi evrakta sahtecilik suçunu işlediğinden bahislehakkında neticede 4 yıl 2 ay hapis cezası ilecezalandırılmasına hükmedildiği, kamu görevlisiolan diğer sanıklar Y.E. ve M.N.B.’nun ise beraatlerinekarar verildiği anlaşılmıştır.
Tümdosya kapsamında incelenene bilgi ve belgelerden hareketle; dava konuaracın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunuhükümleri çerçevesinde trafiğe tescillerininyapılması gerekirken, kaçak yollardan ülkeyesokuldukları ve sahte trafik şahadetnamesi, fatura, özeltüketim vergi ödeme belgesi ve sayman mutemet alındısıdüzenlemek sureti ile trafiğe kayıtlarınınyapıldığı anlaşılmakla, görevli yargıyerinin belirlenmesi açısından 2918 sayılı Kanunhükümleri çerçevesinde değerlendirmeyapılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
b)GörevliYargı Kolunun Belirlenmesi
İdariyargı dosyasının yapılan incelemesi neticesinde,davacı vekilinin ilk önce Ankara 8. İdare Mahkemesi’nde05.05.2011 tarihinde dava açtığı, davadilekçesinin Ankara 8. İdare Mahkemesi’nin 07.10.2011gün ve 2011/928 Esas, 2011/1590 Karar sayılı kararı ilereddedildiği, davacı vekilinin kararda belirtilen eksikliklerigidermek sureti ile Ankara 8. İdare Mahkemesi’nde 28.10.2011tarihinde tekrar dava açtığı, Ankara 8. İdareMahkemesi’nin 03.11.2011 gün ve 2011/2332 Esas, 2011/1743 Kararsayılı kararı ile dava dosyasının yetkili Kocaeliİdare Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verdiği vedosyanın 23.12.2011 tarihinde Kocaeli 1. İdare Mahkemesi’nin2011/1410 Esas sayılı ve mahkememizde görev uyuşmazlığınakonu edilen dosyasına kaydedildiği tespit edilmiştir. Bu durumdagöreve ilişkin değerlendirmeye esas kanun maddelerinindeğerlendirilmesi sırasında davacının idari yargıyerinde ilk davayı açtığı 05.05.2011 tarihinin esasalınması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.Nitekim söz konusu tarihte, Karayolları Trafik Kanunu’ndadeğişiklik 6111 sayılı Kanun hükümleriyürürlükte ve fakat Karayolları TrafikYönetmeliği’nde değişiklik yapan 9/9/2011 tarih ve28049 sayılı yönetmelik henüzyürürlükte değildir. Görevli yargı yerininbelirlenmesine ilişkin değerlendirmelerde bu tespitler dikkatealınarak yasal mevzuata yer verilecektir.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Emniyet GenelMüdürlüğünün, merkez, bölge, il veilçe trafik kuruluşları, görev ve yetkileri”başlıklı 5. Maddesinin ‘kuruluş’başlıkla a alt bendinde; “(Değişik:17/10/1996 - 4199/3 md.) Bu Kanunla, Emniyet GenelMüdürlüğüne verilen görevler, Emniyet GenelMüdürlüğüne bağlı olarak kurulan TrafikHizmetleri Başkanlığınca yürütülür.Trafik Hizmetleri Başkanlığı, Emniyet Genel MüdürYardımcısı tarafından yürütülür.Emniyet Genel Müdürlüğünün merkez bölge, ilve ilçe trafik zabıta kuruluşları Trafik HizmetleriBaşkanlığına bağlı olarakçalışır.
Araçlarave sürücülere ait işlemleri yapmak, plaka ve belgelerinivermek ve bu amaca yönelik hizmetleri yürütmek üzere herilde ve gerekli görülen ilçelerde tescil şube veyabüroları kurulur.
Tescilşube veya bürolarında emniyet hizmetleri sınıfıpersonelinden ayrı olarak teşkilat ve kadrolarındagösterilen sayıda genel idare ve teknik hizmetlersınıfında personel ile sözleşmeli personelçalıştırılabilir.” denilmek sureti ile araçlarave sürücülere ilişkin işlemleri yapmak, plaka vebelgelerini vermek ve bu amaca yönelik hizmetleri yürütmeküzere her ilde ve gerekli görülen ilçelerde tescilşube veya büroları kurulacağı belirtilmiş;
Aynımaddenin ‘ görev ve yetkiler ‘ alt başlıklı bbendinin 7. fıkrasında “Araçların tescilişlemlerini yaparak belge ve plakalarını vermek”, 8.Fıkrasında “ (Değişik: 25/6/2010-6001/35 md.)Ülke çapında taşıtların vesürücülerin sicillerini tutmak, bunlara ilişkin teknik vehukukî değişiklikleri işlemek, işlettirmek,istatistiksel bilgileri toplamak ve değerlendirmek” görevlerioluşturulacak bu şube ve bürolarabırakılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun “Araçlarınsatış, devir ve tescili ile bu işlemlerle ilgili yetki vesorumluluk” başlıklı 20.maddesinde,
“Tescilsüreleri, satış ve devirler, noterlerin sorumluluğu ileilgili esaslar şunlardır:
a)Araç sahipleri,
1.(Değişik: 13/2/2011-6111/55 md.) Tescili zorunlu ve ilk tesciliyapılacak olan araçların satın alma veyagümrükten çekme tarihinden itibaren üç ayiçinde tescili için; bunların hurda durumuna gelmesihâlinde ise bir ay içinde tescilin silinmesi için ilgilitrafik tescil kuruluşuna veya Emniyet GenelMüdürlüğünün belirleyeceği kamu kurum veyakuruluşları ile gerçek veya özel hukuk tüzelkişilerine başvurmak,
2.(Değişik: 2/4/1998 - 4358/3 md.) Tescilin yapılması veyasilinmesi için vergi kimlik numarası ile yönetmeliktebelirtilen bilgi ve belgeleri sağlamak,
Zorundadırlar.
b)Araçların giriş işlemlerini yapan gümrükidareleri bu durumu 15 gün içinde araç sahiplerinin beyanettikleri tescil kuruluşuna bildirmekle yükümlüdürler.
c) Tescilbelgesi, aracın başkasına satış veya devrine, hurdayaçıkarılmasına veya araçta, yönetmeliktebelirtilen niteliklerin değişmesine kadar geçerlisayılır.
d )(Değişik: 24/12/2009-5942/1 md.) Tescil edilmişaraçların her çeşit satış ve devirleri,satış ve devri yapılacak araçtan dolayı motorlutaşıtlar vergisi, gecikme faizi, gecikme zammı, vergicezası ve trafik idari para cezası borcubulunmadığının tespit edilmesi ve taşıtüzerinde satış ve/veya devri kısıtlayıcıherhangi bir tedbir veya kayıt bulunmaması halinde, araçsahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi veya trafik tescilkayıtları esas alınarak noterler tarafındanyapılır. Noterler tarafından yapılmayan herçeşit satış ve devirler geçersizdir.
Satışve devir işlemi, siciline işlenmek üzere üçişgünü içerisinde ilgili trafik tescil kuruluşu ilevergi dairesine bildirilir. Bu bildirimle birlikte alıcı adınatrafik tescil işlemi gerçekleşmiş sayılır.Satış ve devir tarihi itibariyle, 197 sayılı Motorlu TaşıtlarVergisi Kanunu hükümleri uyarınca eski malikin vergimükellefiyeti sona erer, yeni malikin vergi mükellefiyetibaşlar.
Yapılansatış ve devir işlemi üzerine noterler tarafından yenimalik adına bir ay süreyle geçerli tescile ilişkingeçici belge düzenlenir.
197sayılı Kanunun 13 üncü maddesinde yer alan sorumlulukhükümleri saklı kalmak kaydıyla, anılan maddede ve bubentte yer alan isteme ve bildirmeleri elektronik ortamda yaptırmaya ve bukonuda yükümlülük getirmeye, elektronik bildirmelereilişkin usul ve esasları belirlemeye Gelir İdaresiBaşkanlığı ve Emniyet GenelMüdürlüğü yetkili olup, bu kurumlar satış,devir ve tescile ilişkin işlemlerin gerçekleştirilmesiiçin gerekli elektronik veri akışını sağlarlar.Satış ve devir işlemlerini yapanlar, bu işlemlersırasında edindikleri bilgileri ifşa ettikleri takdirdeTürk Ceza Kanununun 239 uncu maddesi uyarıncacezalandırılırlar. (1)
Satışve devir işlemlerinin bildiriminden itibaren bir aylık süreiçerisinde ilgili trafik tescil kuruluşu veya Emniyet GenelMüdürlüğünün uygun gördüğükamu kurum veya kuruluşları tarafından yeni malik adınatescil belgesi düzenlenerek elden veya postaaracılığıyla teslim edilir. Tescil belgesinin bir ayiçerisinde teslim edilememesi halinde yeni malike sorumlulukyüklenemez.
Bu benttedüzenlenen satış ve devir işlemleri her türlüharçtan, bu işlemlere ilişkin düzenlenenkağıtlar damga vergisi ve değerli kağıt bedellerindenistisnadır. Trafik tescil kuruluşunda yeni malik adınayapılacak tescil nedeniyle düzenlenmesi gereken değerlikağıtların bedelleri, satış ve devir esnasındanoterler tarafından tahsil edilir ve 1512 sayılı NoterlikKanununun 119 uncu maddesi uyarınca beyan edilerek ödenir. Bu bentteyer alan işlemler sebebiyle noterlere herhangi bir pay veya aidatödenmez.
1512sayılı Kanunun 112 nci maddesi uyarınca belirlenen ücretuygulanmaksızın satış ve devre ilişkin hertürlü işlem karşılığında toplam 20Türk Lirası maktu ücret alınır. Söz konusuücret, her takvim yılı başından geçerli olmaküzere önceki yılda uygulanan ücret tutarının oyıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarıncatespit ve ilan olunan yeniden değerleme oranındaartırılması suretiyle hesaplanır.
Haciz,müsadere, zapt, buluntu, trafikten men gibi nedenlerle; icramüdürlükleri, vergi dairesi müdürlükleri, milliemlak müdürlükleri ile diğer yetkili kamu kurum ve kuruluşlarıtarafından satışı yapılan araçlarınsatış tutanağının bir örneği aracınkayıtlı olduğu trafik tescil kuruluşlarınaüç işgünü içerisinde gönderilir.Aracı satın alanlar gerekli bilgi ve belgeleri sağlayarak ilgilitrafik tescil kuruluşundan bir ay içerisinde adlarına tescilbelgesi almak zorundadırlar. Alıcıların tescil belgesialmak için süresinde başvurmamaları halinde buaraçları alıcıları adına re’sen kayıtve tescil ettirmeye Emniyet Genel Müdürlüğüyetkilidir.
Bu bendinuygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeyeİçişleri ve Maliye Bakanlıkları yetkilidir.
e)(Değişik: 24/12/2009-5942/1 md.) Araç satın alıp, bumaddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı altbendine uymayanlar ile (d) bendinin sekizinci paragrafıhükümlerine göre bir ay içerisinde tescil belgesi almayanalıcılara 130 Türk Lirası, (d) bendi hükümlerineuymayan noterlere ise her bir işlem için 1.000 TürkLirası idari para cezası verilir. Tescil yapılmadan trafiğeçıkarılan araçlar, tescil yapılıncaya kadartrafikten men edilir.” denilmek sureti ile ülkeye gümrükkanalı ile giriş yapan araçların ilk tescilişlemlerinin araç sahiplerinin gümrüktengeçişi yapılan araçların tescili içingümrükten çekme tarihinden itibaren üç ayiçinde tescili için; ilgili trafik tescil kuruluşuna veyaEmniyet Genel Müdürlüğünün belirleyeceğikamu kurum veya kuruluşları ile gerçek veya özel hukuktüzel kişilerine başvurmaları gerektiği, bu sıradaaraçların giriş işlemlerini yapan gümrükidarelerinin bu durumu 15 gün içinde araç sahiplerinin beyanettikleri tescil kuruluşuna bildirmekle yükümlüoldukları, tescil edilmiş araçların her çeşitsatış ve devirlerinin, satış ve devri yapılacakaraçtan dolayı motorlu taşıtlar vergisinin, gecikme faizinin,gecikme zammının, vergi cezası ve trafik idari para cezasıborcu bulunmadığının tespit edilmesi ve taşıtüzerinde satış ve/veya devri kısıtlayıcıherhangi bir tedbir veya kayıt bulunmaması halinde, araçsahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi veya trafik tescilkayıtları esas alınarak noterler tarafından yapılacağıve araç satın alıp, bu maddenin birincifıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendine uymayanlarile (d) bendinin sekizinci paragrafı hükümlerine göre biray içerisinde tescil belgesi almayan alıcılara 130 TürkLirası, (d) bendi hükümlerine uymayan noterlere ise her birişlem için 1.000 Türk Lirası idari para cezası verileceğive tescil yapılmadan trafiğe çıkarılanaraçların tescil yapılıncaya kadar trafikten men edileceğihükme bağlanmıştır.
AynıKanunun “Belge ve plaka vermeye yetkili kuruluşlar:”başlıklı 22. Maddesinde; “(Değişik:18/1/1985 - KHK 245/8 md.; Aynen kabul: 28/3/1985 - 3176/8 md.)
Yönetmeliktegösterilen esaslara göre :
a) Askerimaksatlarla kullanılan Türk Silahlı Kuvvetlerine aitbütün araçlar ile çesitli anlaşmalara göreaskeri amaçla yurdumuzda bulunan kuruluşlara aitaraçların tescilleri Türk Silahlı Kuvvetlerince,
b) Raylısistemle çalışan araçların tescilleri,kullanıldığı yerlere göre ait olduğukuruluşlarca,
c)İş makinesi türünden araçların tescilleri;
1. Kamukuruluşlarına ait olanlar ilgili kuruluşlarınca,
2.(Değişik: 17/10/1996 - 4199/10 md.) Özel veyatüzelkişilere ait olanlardan; tarım kesiminde kullanılanlarziraat odalarınca, tarım kesiminde kullanılanlarındışında kalan ve sanayi, bayındırlık vediğer kesimlerde kullanılanların tescilleri, üyesioldukları ticaret, sanayi veya ticaret ve sanayi odalarınca,
6060-1
d) Tarımkesiminde kullanılanlar hariç.İl Trafik Komisyonlarındankarar alınmak şartı ile motorsuz taşıtlardan gerekligörülenlerin tescilleri belediyelerce,
e)(Mülga: 13/2/2011-6111/57 md.)
Yapılır,belge ve plakaları verilir.
(Ekfıkra: 13/2/2011-6111/57 md.) Birinci fıkrada sayılanlardışında kalan bütün araçların tescilleri,araca ait belgelerin düzenlenmesi, kişiselleştirilmesi,kişiselleştirilen belgelerin basımı ve ilgililerine eldenveya posta aracılığı ile teslimi işlemleri EmniyetGenel Müdürlüğü veya bağlı trafik tescilkuruluşlarınca yapılır. Emniyet GenelMüdürlüğü; ilk tescili yapılacakaraçların tesciline esas teşkil edecek işlemlerielektronik ortamda bilgi paylaşımı yoluyla yapmak üzere,elektronik ortamda oluşturduğu bir ay süre ile geçerlitescile ilişkin geçici belgeyi basmak ve araç sahibinevermek üzere kamu kurum veya kuruluşları ile gerçek veyaözel hukuk tüzel kişilerini yetkilendirebilir. Yetkilendirilenbu gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri,yapacakları işlemleri aralarında düzenleyecekleri protokolçerçevesinde başka gerçek veya özel hukuktüzel kişilerine de yaptırabilirler. Araca aitkişiselleştirilen belgelerin basımı ve ilgililerine eldenveya posta yoluyla teslimi, Emniyet Genel Müdürlüğütarafından belirlenen kamu kurum veya kuruluşları ile özelhukuk tüzel kişilerine de yaptırılabilir. Buişlemlerin yapılmasına dair usûl ve esaslaryönetmelikte belirlenir.
(Ekfıkra: 13/2/2011-6111/57 md.) Tescil belgesinin bir ay içindeteslim edilememesi hâlinde, buna ilişkin olarak araç sahibinesorumluluk yüklenemez.
(Ekfıkra: 13/2/2011-6111/57 md.) Genel hükümlerden kaynaklanansorumlulukları saklı kalmak üzere, ikinci fıkrahükmüne göre yetkilendirilmiş gerçek veya özelhukuk tüzel kişilerine, belirlenen usûl ve esaslaraaykırı hareket etmeleri halinde tespitinyapıldığı yerin mülki amiri veya bu konu ile ilgiliolarak yetkilendireceği trafik tescil birim amiri tarafından on binTürk Lirası idarî para cezası verilir.
(Ekfıkra: 13/2/2011-6111/57 md.) Tescile ilişkin geçici belge,5237 sayılı Türk Ceza Kanununun uygulanmasında resmîbelge sayılır” denilmek sureti 1. Fıkrada bentler halindesayılan istisnalar haricinde kalan araçlara ilişkintescile yönelik işlemlerin Emniyet GenelMüdürlüğü veya bağlı trafik tescilkuruluşlarınca yapılacağı, Emniyet GenelMüdürlüğünün ilk tescili yapılacakaraçların tesciline esas teşkil edecek işlemlerielektronik ortamda bilgi paylaşımı yoluyla yapacağı düzenlenmiştir.
Davanınaçıldığı 05.05.2011 tarihindeyürürlükte bulunan hali ile 18.07.1997 tarih ve 23053sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğegiren Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin “TescileYetkili Kuruluşlar, Tescil için Müracaat Etme ve BildirmeMecburiyeti ile Süreleri” başlıklı 29. Maddesinde;
“ BuYönetmelikte belirtilen esas ve usullere göre;
A) Tescileyetkili kuruluşlar,
a) Askeriaraçlar, iş makineleri ve raylı sistemleçalışanlar dışındaki bütün motorlu araçlarile tescile tabi motorlu araçlara takılarak kullanılacakyapıda ve yüklü ağırlığı 750kg.'ın üstünde olan römork ve yarırömorkların tescilleri trafik tescil kuruluşlarınca,
b) Askeriaraçlar ile çeşitli anlaşmalara göre askeriamaçla ülkemizde bulunan kuruluşlara ait araçlarıntescilleri Türk Silahlı Kuvvetlerince,
c) Raylısistemde çalışan araçların tescilleri,kullanıldığı yerlere göre ait olduğu kuruluşlarca,
d)İş makinesi türünden araçların tescilleri;
1)Kamu kuruluşlarına ait olanlar ilgili kuruluşlarca,
2)Özel ve tüzel kişilere ait olanlardan; Tarım kesimindekullanılanlar ziraat odalarınca, tarım kesimindekullanılanların dışında kalan ve sanayi,bayındırlık ve diğer kesimlerde kullanılanlarıntescilleri üyesi oldukları ticaret, sanayi veya ticaret sanayiodalarınca
e) Tarımkesiminde kullanılanlar hariç il trafik komisyonlarından kararalınmak şartı ile motorsuz taşıtlardan gerekligörülenlerin tescilleri belediyelerce,
yapılır.
B) İlkdefa tescili yapılacak ve hurdaya çıkacak araçlarlailgili olarak;
a)Araç sahipleri, satın alma veya gümrükten çekmetarihinden itibaren 3 ay içinde tescil yaptırmak üzere,hurdaya çıkarma halinde de çıkarılıştarihinden itibaren t ay içinde yetkili tescil kuruluşuna tescilinsilinmesi için gerekli bilgi ve belgelerle yazılı olarakmüracaat etmek zorundadırlar
b)Araçların giriş işlemini yapan gümrükidareleri, tescil işlemlerine esas olmak üzere düzenlediğiGümrük Trafik Şahadetnamesinin bir örneğini detescilin yapılacağı beyan edilen tescil kuruluşuna,gümrük işleminin tamamlandığı tarihten itibaren15 gün içinde göndermeye mecburdur.
c)(Değişik:RG-18/7/2008-26940) (4) Bu araçların tesciliniyapan tescil kuruluşları, tescil işlemini takip eden onbeşiş günü içerisinde, Gümrük TrafikŞahadetnamesini tanzim eden gümrük idaresine ve ilgili vergidairesine yazılı olarak veya elektronik ortamda tescilinyapıldığına dair bilgi verir. “ denilmek sureti ileilk defa tescili yapılacak araçlar sahiplerinin gümrüktençekme tarihinden itibaren 3 ay içinde tescil yaptırmakzorunda oldukları, araç giriş işlemini yapangümrük idarelerinin de hazırlayacakları GümrükTrafik Şahadetnamesinin bir örneğini tescilinyapılacağı beyan edilen tescil kuruluşuna göndermekleyükümlü oldukları, tescil işleminigerçekleştirecek kuruluşların da tescilin tescilhakkında şahadetnameyi düzenleyen gümrük idaresinebilgi vermekle yükümlü olduğu açıkçadüzenleme altında alınmıştır.
Davanınaçıldığı 05.05.2011 tarihindeyürürlükte bulunan 01.05.2010 gün ve 27568 sayılıresmi gazetede yayınlanan yönetmelikle değişik 18.07.1997tarih ve 23053 sayılı resmi gazetede yayınlanarakyürürlüğe giren Karayolları TrafikYönetmeliği’nin “Tescil İşlemleriMüşterek Hükümleri” başlıklı 30.Maddesinde;
Tescilişlemlerinin yapılmasında aşağıdaki usul veesaslar uygulanır;
a) Araçların tescilleri, araçsahiplerinin, kanuni temsilcilerinin, vekillerinin veya kamu kurum vekuruluşları ile tüzel kişiliklerce yetkilendirilenkişilerin ibrazı zorunlu belgelerle birlikte Kanunda belirtilenmercilere müracaat etmeleri suretiyle yapılır.
b)Bu Yönetmeliğin ekinde yer alan (Ek-3)'teki “Araç TescilBelgesi” ile (Ek-4)’teki Motorlu Araç Trafik Belgesi trafiktescil kuruluşlarınca düzenlenir. Belgelerin “Onaylayan” bölümleri yetkili personel tarafındansicil numarası yazılmak suretiyle imzalanır. Belgelerde yer alanbütün bilgiler silinti ve kazıntı olmaksızınbilgisayar ortamında doldurulur. Araç Tescil Belgesi ile MotorluAraç Trafik Belgesi Emniyet Genel Müdürlüğünceelektronik sistemle gönderilen bilgiler esas alınarak Darphane veDamga Matbaası Genel Müdürlüğü’ncekişiselleştirilebilir. Düzenleme sırasında herhangibir nedenle iptali gereken belgeler, iptal gerekçesi ve serinumarası belirtilerek bir tutanakla tespit edilir ve ilgili muhasebebirimine teslim edilir. Buna dair usul ve esaslar MaliyeBakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü veDarphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğüarasında yapılacak protokolle belirlenir.
c)İlk defa tescili yapılan her araca bir tescil plakası tahsisedilir. Satış, devir veya diğer işlemlerde plakanumarası değiştirilmez, daha önce düzenlenerek birönceki araç sahibine verilmiş olan motorlu araç trafikbelgesi ile tescil plakaları yeni sahibine devredilir. Can ve malgüvenliğinin gerekli kıldığı hallerde mülki amirintalebi ve İçişleri Bakanlığının onayıile tescil plaka numarası değiştirilebilir.
Diplomatikve konsüler muafiyeti bulunan kişilere ait araçlar ileçeşitli nedenlerle ülkemizde bulunan yabancıkişilere ait araçların vatandaşlarımızasatış veya devir yapılması, ayrıca UlaşımKoordinasyon Merkezleri, İl veya İlçe TrafikKomisyonlarınca karar alınmak suretiyle belirlenen harfgruplarının tahsis edildiği tescil plakası ile ticari amaçlaçalışan araçların kullanım amacınındeğişmesi halinde, bu araçlara varsa eski tescil plakanumarası yoksa bu Yönetmeliğin 56/b ve 57/a maddelerihükümleri doğrultusunda tescil plaka numarası tahsisedilir. Buna dair usul ve esaslar Emniyet GenelMüdürlüğünce belirlenir.
ç)Emniyet Genel Müdürlüğünce araçlara aitbilgiler, manyetik veya elektronik sistemle Milli SavunmaBakanlığı Seferberlik Dairesi Başkanlığınagönderilir.
d)Tescili yapılarak bu Yönetmeliğin ekinde yer alan (Ek –4)'teki Motorlu Araç Trafik Belgesi verilen ve müracaat formubilgisi Milli Savunma Bakanlığı Seferberlik DairesiBaşkanlığına gönderilen araçlardan, TürkSilahlı Kuvvetlerinin ihtiyacına elverişli olanlara sefergörev emri verilir. Sefer görev emri verilen araçlaraTürk Silahlı Kuvvetleri Motorlu Kara Nakil Araçları SeferGörev Emri (ARAÇ SEF. 3) (Ek – 5) 4 suret olarak MilliSavunma Bakanlığınca tanzim edilir. Milli MüdafaaMükellefiyeti Komisyon kararı alınmak ve araç sahiplerinetebliğ edilmek üzere mülki makamlara gönderilir. Mülkiidare makamlarınca da sefer görev emirleri araç sahiplerine tebliğedilmek üzere trafik tescil şube ve bürolarınagönderilir. Sefer görev emirleri için 2941 sayılıSeferberlik ve Savaş Hali Kanunu ile 24/5/1990 tarihli ve 90/500sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğekonulan Seferberlik ve Savaş Hali Tüzüğü ve ilgilidiğer mevzuat hükümlerine göre işlemyapılır.
e)Sefer görev emirlerine tabi araçlara, trafik tescil şube veyabürolarınca yapılacak işlemler bu Yönetmeliğinekinde yer alan (Ek – 5)'teki talimata göre yapılır.
f)Tescili yapılan araçlar ve sahiplerine ilişkin bilgiler ilesonradan araç üzerinde yapılan her türlü işlemve değişiklikler trafik tescil kuruluşlarınca derhalbilgisayar ortamına aktarılır. Ayrıca, yapılanişlem ve değişikliğe dair bilgi ve belgelerden EmniyetGenel Müdürlüğünce gerekli görülenler tescildosyasına konulmak üzere aracın kaydınınbulunduğu trafik tescil kuruluşuna postayla veya elektronik sistemlegönderilir.
g)Tescil edilen araçlara ve sahiplerine ilişkin bilgiler ile sonradanaraç üzerinde yapılan her türlü işlem vedeğişiklikler elektronik sistemle Gelir İdaresiBaşkanlığına, bunun mümkün olmaması halindeise en geç onbeş iş günü içindeyazılı olarak ilgili vergi dairesine bildirilir
ğ)Tescil plakalarında, işlemi yapan tescil kuruluşu ile plakabasım işlemini gerçekleştiren kuruluşunmühürleri bulunur.
h)Tüzel kişiler veya yabancılar adına yapılacakaraç tescillerinde istenilecek bilgi ve belgeler ile diğer hususlarEmniyet Genel Müdürlüğünce belirlenir.
ı)Ambulans ve acil sağlık araçlarının tescillerinde ilsağlık müdürlüğünün ambulans/acilsağlık aracı uygunluk yazısının ibraz edilmesizorunludur.
i)Ülkemizde belirli bir süre kullanıldıktan sonra tekrar yurtdışına çıkarılmak üzere geçiciithal yoluyla getirilenler ile iş amacına göre üzerineçeşitli ekipmanlar monte edilmiş ve karayolunda insan, hayvanve yük taşımasında kullanılamayan araçlarhariç olmak üzere, direksiyonu sağda olanaraçların tescili yapılmaz.
j)Araçlar üzerinde Araçların İmal, Tadil veMontajı Hakkındaki Yönetmelikte belirtilen şekillerde değişiklikyapılmış olması halinde, aracın muayenesinin yenidenyaptırılması zorunludur. Sürücülereait bilgilerde meydana gelebilecek değişiklikler ve araçlarüzerinde meydana gelebilecek teknik veya hukuki değişikliklerile haciz, rehin, ihtiyati tedbir gibi kısıtlayıcışerhlerin konulmasına veya kaldırılmasına ilişkinbildirimler ile bu bildirimlere ilişkin cevaplar elektronik sistemleyapılabilir.
Sürücübelgesi ve tescil işlemlerine esas teşkil edecek bilgiler, EmniyetGenel Müdürlüğü tarafından ilgili kamu kurum veyakuruluşları ile özel hukuk tüzel kişilerindenelektronik sistemle temin edilebilir ve elektronik sistemle verigüvenliği, kurumların istediği bilgi ve faaliyetalanları da gözetilerek kanunlardaki istisnalar hariç olmaküzere bu amaçla sınırlı olarakpaylaşılabilir.
Haciz,rehin, ihtiyati tedbir gibi kısıtlayıcı şerhlerin,aracın elektronik ortamda tutulan sicili üzerine işlenememesihalinde, şerhler bildirimi alan trafik tescil kuruluşunca aracınbilgisayar kayıtlarına işlenir, buna dair belgearşivlenerek muhafaza edilir. Araç tescil belgesine buşerhlere ilişkin kayıt konulmaz.
Araçlarıntesciline ilişkin bilgilerin elektronik sistemle aktarılmasınave paylaşılmasına dair usul ve esaslar ile diğer hususlarEmniyet Genel Müdürlüğünce belirlenir.
Verasetyoluyla intikaller ile 4760 sayılı Özel Tüketim VergisiKanununun 7 nci maddesinin 2 numaralı bendiyle düzenlenen istisnadanyararlanılarak iktisap edilip, istisnadan yararlananlar tarafındanbeş yıldan fazla kullanılmış olanlar hariç olmaküzere, ilk iktisabında özel tüketim vergisi istisnasıuygulanmış olan araçların istisnadan yararlananlardışındakilerce iktisabı halinde veya ilk iktisabıyapılan araçların ilk iktisap tarihinden itibaren beş yıliçinde Özel Tüketim Vergisi Kanununun 15 inci maddesininikinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki araçlaradönüştürülmesi durumunda, vergi dairesincedüzenlenen Özel Tüketim Vergisi Ödeme Belgesi ibrazedilir.” denilmek sureti ile, araçların tescilinde izlenecek usuliprosedür belirlenmiş ve 2918 sayılı Kanun’un 5.Maddesine atıf yaparak, bu maddede belirtilen usullere ilişkinişlemlerin, ilgililerince trafik tescil şube ve bürolarınamüracaatları sureti ile gerçekleştirileceğibelirtilmiştir.
Davanınaçıldığı 05.05.2011 tarihindeyürürlükte bulunan 01.05.2010 gün ve 27568 sayılıresmi gazetede yayınlanan yönetmelikle değişik 18.07.1997tarih ve 23053 sayılı resmi gazetede yayınlanarakyürürlüğe giren Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin“Yeni Kayıt” başlıklı 31. Maddesinde;
İlkdefa tescili yapılacak araçların tescil işlemi,sahiplerinin Nüfus ve Vatandaşlık İşleri GenelMüdürlüğü Adres Kayıt Sisteminde belirtilenyerleşim yerinin bulunduğu yerdeki trafik tescil şube veyabürosunda yapılır. Kamu kurum veya kuruluşlarıncafinansal kiralama yoluyla kiralanan ve ilk defa tescili yapılacakaraçlar, kiracının bulunduğu yerin trafik tescilkuruluşunda da tescil ettirilebilir.
Araçlarınilk tescilleri, araç sahiplerinin, kanuni temsilcilerinin, vekillerininveya kamu kurum veya kuruluşları ile tüzel kişiliklerceyetkilendirilen kişilerin ibrazı mecburi belgeleri gösterereküzerindeki bilgiler tam, okunaklı, örneğine uygun olarakdoldurulmuş, bu Yönetmeliğin ekinde yer alan "AraçTrafik Tescil Müracaat ve İşlem Formu” (Ek-1)’nuveya işlemi yapan trafik tescil kuruluşunca elektronik ortamdadüzenlenen “Araç Tescil İşlem Formu”(Ek-43/A, Ek-43/B)’nu trafik tescil şube veya bürolarındayetkili memurun önünde imzalaması suretiyle yapılır.
Trafiktescil kuruluşlarına müracaat sırasında sahiplikbelgesi, uygunluk belgesi, zorunlu mali sorumluluk sigortasıpoliçesi ile özel tüketim vergisi ödeme belgesininaslının ibraz edilmesi zorunludur. Ancak, bu belgelere ait bilgilerintrafik tescil kuruluşlarınca, ilgili kamu kurum veyakuruluşları ile gerçek veya diğer tüzelkişilerinden elektronik sistemle alınabilmesi halinde, ibrazzorunluluğu aranmaz.
Araçsahibince beyan edilen bilgilerden araca ait olanlar ibraz edilen belgelerle,kişiye ait olanlar ise nüfus hüviyet cüzdanı veNüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel MüdürlüğüMerkezi Nüfus İdaresi Sistemi kayıtlarındankarşılaştırılarak yetkili memurca tasdik edilir.
Aracaait ibraz edilen belgelere "............... plakaya tescilyapılmıştır" kaşesi vurulur ve bu belgelermuhafaza edilmek üzere araç sahibine iade edilir.
Yaşıitibariyle Araç Muayene İstasyonlarınınAçılması, İşletilmesi ve Araç MuayenesiHakkında Yönetmelikte belirtilen ilk muayene süresinigeçirmiş araçların muayenesininyaptırılması zorunludur.
AraçTescil Belgesi ile Motorlu Araç Trafik Belgesi araç sahibine veyakanuni vekiline veya kamu kurum veya kuruluşları ile tüzelkişiliklerce yetkilendirilen kişiye elden teslim edilir.
AraçTescil Belgesinin Emniyet Genel Müdürlüğünceelektronik sistemle gönderilen bilgiler esas alınarak Darphane veDamga Matbaası Genel Müdürlüğüncedüzenlenmesi halinde, belge gerçek kişiler içinaraç sahibinin Nüfus ve Vatandaşlık İşleriGenel Müdürlüğü Adres Kayıt Sisteminde belirtilenyerleşim yeri adresine, tüzel kişiler için ticaret sicilgazetesi, tüzük veya diğer resmi kayıt belgelerindebelirtilen adreslerine posta aracılığı ile teslim edilir.Yabancılar için ise belgelerin gönderileceği adreseilişkin hususlar Emniyet Genel Müdürlüğünce belirlenirve Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğünebildirilir.
Aracave tesciline dair bilgiler Emniyet Genel Müdürlüğünceelektronik ortamda tutulur. Ayrıca, tescile dair müracaatformları (Ek-1, Ek-43/A, Ek-43/B) ve gerekli diğer belgelerinsaklanacağı dosya oluşturularak, tescil plaka numarasınagöre arşivlenir.
Tesciliyapılan araçların tescille birlikte aynı anda trafiktençekilmesi talebinde bulunulması halinde, öncelikle tescilişlemi yapılır, ancak motorlu araç trafik belgesidüzenlenmez ve tescil plakası bastırılmaz. Tescilişlemini takiben 41 inci madde hükümleri doğrultusundatrafikten çekme işlemi yapılır.” denilmek suretiile, ilk kaydı yapılacak araçlara ilişkin usuliprosedür ayrıca düzenlenmiş, bu maddede de tescilişlemlerinin 2918 sayılı Kanun’un 5. Maddesigereğince oluşturulacak trafik tescil şube ve bürolarıaracılığıyla gerçekleştirileceği bir kezdaha ortaya konulmuştur.
Tüm buyasal mevzuat ve yargı kararları kapsamında dava konusu olay elealındığında, davaya konu ve ilk kezkayıtları yapılacak araçların, kaçak yollarlaülkeye sokuldukları, trafiğe tescilleri için gerekli işlemlerin2918 sayılı Kanun’un 5, 20, 22 ve bu kanunun uygulanmasınayönelik Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 29, 30 ve31. Maddelerine aykırı şekilde Körfez EmniyetMüdürlüğü Trafik Tescil Denetleme BüroAmirliği’nde görevli polis memuru İbrahim Babacan tarafından düzenlendiği ve yine aynı yerde büro amiriolarak görev yapan diğer görevliler Y.E. ve M.N.B. tarafından onaylandıkları, dava dışı bukişilerin hukuka aykırı işlemleri nedeni ile, hukukaaykırı şekilde trafiğe tescil edilen dava konusu araca kaçakçılıklamücadele kapsamında başlatılan soruşturmasırasında el konulduğu, söz konusu aracı alan veüçüncü kişiye satan davacının bu nedenlearacı sattığı kişinin zararını ödemekzorunda kaldığı ve ödediği bu miktarın olayda kusurubulunan davalı idareden rucuen tazmin etmek için eldekidavayı açtığı tespit edilmiştir. Buaçıklamalar ışığında, kanunun veyönetmeliğin emredici hükümlerine aykırışekilde gerçekleştirilen işlemler nedeni ileuğranıldığı ileri sürülen zararın tazminiistemi ile açılan davada, yine aynı kanunun göreveilişkin düzenlemesinin dikkate alınması ve görevliyargı yerinin bu kapsamda belirlenmesi gerekmektedir.
Nitekim 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmek sureti ile 2918 sayılı Kanun’un uygulanmasındankaynaklanan zararların tazmini istemi ile açılacak sorumlulukdavalarında adli yargı yerlerinin görevli olacağıayrıca ve açıkça belirtilmiştir.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilenkararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin 2918sayılı Kanun’un uygulanmasından kaynaklanan sorumlulukdavalarını kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla 2918 sayılı Kanun’un uygulanmasındandoğan sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Her ne kadar,dava konusu olayda davacının zararına sebebiyet veren eylemler, KörfezEmniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Denetleme BüroAmirliği’nde görevli polis memuru İ.B. tarafındanaraç tescil işlemlerinin hukuka aykırı şekildegerçekleştirilmesi ve yine aynı yerde büro amiri olarakgörev yapan Y.E. ve M.N.B. tarafından da hukuka aykırışekilde onaylanmalarına dayanması sebebiyle, idareajanlarının kusurundan kaynaklanan ve idari hizmetin kötüişlemesi kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte eylemler isede; davaya konu zarardan doğan sorumluluğun 2918sayılı Kanun’un 5, 20, 22 ve bu kanunun uygulanmasınayönelik Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 29, 30 ve31. Maddelerinde düzenlenen araçların tesciline ilişkinhükümlere aykırı hareket edilmesindenkaynaklandığı, 2918 sayılı Kanun’un 110. Maddesindede, madde ayrımı yapılmaksızın 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan sorumluluk davalarının adli yargıyerinde çözümleneceğinin açıkçabelirtildiği; bu düzenlemenin, genel idare esaslarınailişkin sorumluluk hükümlerini düzenleyen diğer kanunlaranazaran özel nitelikte olduğu ve bu nedenle idareajanlarının eylemlerinden kaynaklansa dahi davaya konuuyuşmazlıkta öncelikli olarak uygulanması gerektiğikanaatine ulaşılmıştır.
Ayrıca herne kadar davaya konu araca ilişkin olarak 2918 sayılı Kanunaaykırı şekilde yapılan ve suç teşkil eden sahtetrafik şahadetnamesi düzenlenmesi ve bu durumun tespitinisağlayacak idari mekanizmaların işletilmemesi şeklindekieylemlerin gerçekleştirildiği 2004, 2005 ve 2006 tarihlerinde 2918sayılı Kanun’un 110.maddesi yürürlüktedeğil ise de; görev kuralları kamu düzenine ilişkinolduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesephak doğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise, (davanınaçıldığı anda görevli olan ve fakat yeni yasayagöre görevsiz hale gelen) mahkemenin görevsizlik kararıvermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadaki görev kuralının,değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonraaçılacak davalarda uygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır.
Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir.
Açıklanannedenlerle, Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 02.07.2015 gün ve2015/261 Esas, 2015/384 Karar sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİ YARGININgörevli olduğuna, bu nedenle Ankara 21. Asliye HukukMahkemesi’nin 02.07.2015 gün ve 2015/261 Esas, 2015/384 Kararsayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,15.02.2016 gününde, Üye Süleyman Hilmi AYDIN’ınKARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Mehmet
AKBULUT
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Fikret
ERES
KARŞI OY
Uyuşmazlık, davacının noteryoluyla satın alıp üçüncü şahsasattığı araca, gümrük mevzuatına aykırıolarak yurda sokulduğundan bahisle emniyet yetkililerince elkonulması üzerine uğranıldığı ilerisürülen 184.000 TL maddi zararın 13.01.2011 tarihinden itibarenhesaplanacak yasal faizi ile birlikte tazmini isteminden doğmuştur.
Adli ve İdari yargı yerlerince verilen görevsizlikkararları nedeniyle oluşan olumsuz görevuyuşmazlığı üzerine sayın çoğunlukgörüşü doğrultusunda “Uyuşmazlığınçözümünün 2918 sayılı yasanın 110.maddesi gereğince adli yargının görev alanındabulunduğu” gerekçesiyle adli yargının görevliolduğuna karar verilmiştir. 2918 sayılı Karayolları TrafikKanununun 110. maddesine 6099 sayılı Kanunla eklenen 1. fıkraile "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır." hükmü getirilmiştir. Sayın çoğunlukgörüşünün aksine eldeki uyuşmazlıkanılan yasa hükmü kapsamında kalmamaktadır. Zira, 2918 sayılıKanunun 85. maddesinde açıkça belirtildiği üzereyasa motorlu araçların işletilmesinden doğan zararlarnedeniyle araç işleteninin hukuki sorumluluğunudüzenlemektedir. Oysa ki somut uyuşmazlıkta davacı, noteryoluyla satın alıp üçüncü şahsasattığı araca gümrük mevzuatına aykırıolarak yurda sokulduğundan bahisle emniyet yetkililerince elkonulduğunu; üçüncü şahsınaçmış olduğu alacak davası sonucunda, aracakarşılık 184.000 TL ödeme yapmak zorundabırakıldığını, aracın ilk defa trafiktescilini yapan Körfez Emniyet Müdürlüğü TrafikTescil Denetleme Büro Amirliği’nde görevli polis memurununresmi evrakta sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle 4yıl 2 ay hapis cezası ilecezalandırıldığını, idareninüzerine düşen dikkat ve özeni göstermeyerek sahtebelgelere istinaden araç tescili yaptığını,dolayısıyla idarenin hizmet kusuru sonucundazarara uğratıldığını ileri sürmektedir. Anayasanın 125. maddesinde; idarenin hertürlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolununaçık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında,idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlü olduğu kurala bağlanmıştır. İdare kural olarakyürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağıkurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylemve/veya işlemlerden doğan zararlar İdare Hukuku kurallarıçerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerigereği tazmin edilmektedir. İdarenin yürütmekle görevliolduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veyaişleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veyaboşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötüişlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesihallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazminyükümlülüğünün doğmasına yolaçmaktadır. Davalıİçişleri Bakanlığı ile Gümrük veTicaret Bakanlığı birer kamu tüzel kişiliği olup;kural olarak, işlem ve eylemleri idari nitelik taşır. Somutolayda, bu davalıların yasa ile kendilerine verilmiş bulunangörevleri gereği gibi yerine getirmedikleri ilerisürülmüştür. Görevin hiç veya gereğigibi yerine getirilmemesi hizmet kusuru niteliğindedir.İdare’nin hizmet kusurundan doğan zararlardan dolayı,İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2/1-b maddesigereğince İdare’ye karşı idari yargı yerinde tamyargı davası açılması gerekir. Trafik tescil ve büro amirliği tarafındanaraç tesciline ilişkin olarak yapılan işlemlerin idarinitelikte olup hiç yapılmaması, geç yapılmasıyada gereği gibi yapılıp yapılmadığıhususunun idari yargı yerinin denetimine tabi bulunmasına göre2577 sayılı İ.Y.U.K 2/1- b maddesinde sayılan davaçeşitlerinden olan eldeki tam yargı davasındauyuşmazlığın çözümünde idariyargı görevlidir. Uyuşmazlıkta Adli Yargıyı görevli kabuleden sayın çoğunluğun görüşünekatılamıyorum. Üye Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy