T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 29
KARAR NO : 2016 / 65
KARAR TR : 15.02.2016
ÖZET: 2918 sayılı Yasa’dan kaynaklanan sorumluluk davasının ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : G.Ç. Vekili :Av. Y.U.Ç. Davalı :Torbalı BelediyeBaşkanlığı Vekili : Av. T.K.D. (AdliYargıda) O L A Y : Davacı vekili, davadilekçesinde özetle; 24.11.2012 tarihinde TorbalıAyrancılar’da davacının ağır yaralanması ilesonuçlanan trafik kazası meydana geldiğini, karayolunun yanyolu olarak kullanılan ve servis yolu olarak tabir edilen yolüzerinde bulunan yolcu indirme bindirme amaçlı yolcudurağında minibüsün durmasından sonra indiğini,minibüs hareket ettikten sonra davacının minibüsünarkasından ve yaya geçiş şeridinden karşıyageçmek üzere baktığını ve güvenlikoşulu saptayarak yürüdüğünü,davacının 10 metrelik yolun 9.30 metrelik kısmınıgeçtiği esnada Torbalı istikametinden İzmir istikametinedoğru gitmekte olan 35 TKN 10 plakalı kamyonşoförünün ağır kusurlu hareketi sonucudavacıya çarptığını ve davacınınağır şekilde yaralanmasına neden olduğunu, araçsürücüsü M.Ü.’ın yola ters yöndengirerek kazada ağır kusurlu olduğunu, davalısürücünün normal seyir hızından dahahızlı olduğunu, davalı belediye açısındankusurun hizmet kusuru olduğunu, servis yolu olarak adlandırılanyan yolun olay yerine yakın olan hiçbir yerinde tek yöntabelasının veya girilmez işaretininbulunmadığını, ayrıca azami hıztabelasının da bulunmadığını, davalıbelediyenin bu şekilde işaretlendirme yapmayarak muhtemel bir kazayasebebiyet verdiğini, olay sonrası tutulan trafik kazası tespittutanağındaki kusur tespitinin hatalı ve hukuka aykırıolduğunu, kaza nedeniyle davacının iki bacağı ve birkolunun kırıldığını, yatağa bağımlıkaldığını, yaklaşık olarak 10 ameliyatolduğunu, davacının kazadan önce aylık gelirinin yaklaşık1.200,00 TL dolayında olduğunu, kaza nedeniylemaaşının 2/3’lük kısmınınödendiğini, gelir kaybının 4.400,00 TL olduğunu,tedavi giderleri olarak 2.600,00 TL zararının olduğunu vekazanın davacıya büyük azap verdiğini, halen sakatkalma ihtimalinin olduğunu belirterek 100.000,00 TL manevi tazminat ve7.000 TL maddi tazminatın ödenmesi istemiyle M.Ü., O.O. veTorbalı Belediye Başkanlığı aleyhine adli yargıdadava açmıştır. Torbalı1. Asliye Hukuk Mahkemesi 20.03.2014 gün ve E:2013/750 esassayılı kararı ile davalı Torbalı BelediyeBaşkanlığı yönünden tefrik kararıverilmiş ve Torbalı Belediye Başkanlığıhakkındaki dava Torbalı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin E:2014/58esasına kaydedilmiştir. TORBALI1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 09.04.2014 gün ve E:2014/58K:2014/138 sayılı kararında; “… Davalınınişlem ve eylemleri kamusal niteliktedir. Dava konusu olayda, davalıTorbalı Belediyesine husumet yöneltilerek, kazanın meydanageldiği yola tabela ve işaret koyulması gerekirken bu hususunyapılmadığı ileri sürülmüştür.Görevin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi hizmetkusuru niteliğindedir. İdarenin hizmet kusurundan doğan zararlardandolayı İdari Yargılama Usulü Yasası’nın2/1-b maddesi gereğince ilgili idareye karşı idari yargıyerinde tam yargı davası açılması gerekir.Belirtilen nedenle, İdare Mahkemeleri’nin görevliolmasından dolayı yargı yolu bakımından mahkemeningörevsizliğine…” şeklindeki gerekçesi ile verilengörevsizlik kararı temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Davacı vekili bu kezaynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır. İZMİR 6. İDAREMAHKEMESİ: 02.12.2015 gün ve E:2015/364 K:2015/90 sayılıkararında; “…2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 14.maddesinin 3/a bendinde; dava dilekçeleriningörev ve yetki yönünden inceleneceği, 15.maddesinin l/abendinde ise; adli ve askeri yargının görevli olduğukonularda açılan davaların reddine karar verileceğikurala bağlanmıştır. 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacınınkarayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tümkonularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu;“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri bunların uygulamasını vedenetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetkive sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yollan trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacakdurumda bulundurmanın, gerekli görülen kavşaklara veyerlere trafik ışıklı işaretleri, işaretlevhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafikbirimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir. Öte yandan, 2918sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğailişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yermahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vukubulduğu yer mahkemesinde de açılabilir”; Geçici 2.maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde;açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir. Dosyanın incelenmesinden,davacının İzmir’den Torbalıya giden bir minibüsile Ayrancılar Kasabasına geldiği, kasabanın içindengeçen ve servis yolu olarak tabir edilen yol üzerindeki yolcudurağında inip yaya geçiş şeridindenkarşıya geçerken 35 TKN 10 plakalı aracın kendisineçarptığı ve çarpma sonucu ağıryaralandığı, servis yolu olarak adlandırılan yolunhiçbir yerinde tek yön ve azami hız tabelası ile girilmezişareti bulunmadığı gibi yaya geçişini düzenleyenişaret, ışık ve levhaların dabulunmadığı, dolayısıyla yaralanmasına sebep olanolayda idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle 7.000,00 TL maddi,100.000,00 TL manevi tazminatın tazmini istemiyle bakılandavanın açıldığıanlaşılmaktadır. 2918 sayılıYasanın 110. maddesinin 1. fıkrasının birinci ve ikincicümlelerinin Anayasaya aykırı olduğu iddiasıyla veiptali istemiyle idare mahkemelerince yapılan başvuruyu inceleyenAnayasa Mahkemesi, 08.12.2011 gün ve E:2011/124, K:2011/160 sayı ile08.11.2012 gün ve E:2012/118, K:2012/170 sayılı kararlarıile; “2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 110.maddesinin birinci fıkrasında, bu Kanundan doğan sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiöngörülmektedir. İtiraz başvurusunda bulunan mahkemeise idare mahkemesi olup davaya bakmakta görevli ve yetkili mahkemedeğildir. Başvurunun Mahkeme’nin yetkisizliği nedeniylereddi gerekir.” kararına varmıştır. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan kararları vekonuya ilişkin Uyuşmazlık Mahkemesi kararları gözönünde bulundurulduğunda, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, olayda; davacının yaralanmasına sebepolan kazanın karayolundaki eksikliklerden (tek yön, azami hıztabelası ile girilmez işaretinin bulunmamasından ve yayageçişini düzenleyen işaret, ışık velevhaların bulunmamasından) kaynaklandığı ve budurumun trafik güvenliği ve denetimi kapsamında bulunduğuanlaşıldığından, davasının görümve çözümünde adli vargının görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim UyuşmazlıkMahkemesi'nin 01.07.2013 tarih ve E:2013/987, K: 2013/1148 sayılıkararı da bu yöndedir. Ayrıca, 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi'nin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun'un 15. maddesinde "Olumsuzgörev uyuşmazlıklarında dava dosyaları, songörevsizlik kararını veren yargı merciince, bu kararınkesinleşmesinden sonra, ceza davalarında doğrudan doğruyadiğer davalarda ise taraflardan birinin istemi üzerine, ilkgörevsizlik kararını veren yargı merciine ait davadosyası da temin edilerek Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilirve görevli yargı merciinin belirlenmesi istenir."hükmüne yer verildiğinden ve Torbalı Asliye HukukMahkemesi’nin 2014/585 Esas sayılı dava dosyasında idariyargının görevli olduğu gerekçesiyle verdiğigörevsizliğe ilişkin ret kararından sonra Mahkememiziniş bu kararıyla da görevsizlik kararı verildiğinden,tarafların Mahkememiz kararının kesinleşmesinden sonragörevli yargı merciinin belirlenmesi istemiyle dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesini isteyebileceklerindeduraksamaya yer bulunmamaktadır…” şeklindekigerekçe ile davanın, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Yasasının 15/1-a maddesi hükmüuyarınca görev yönünden reddine karar vermiş veverilen karar kesinleşmiştir. Davacı vekili idari ve adliyargı yerlerince verilmiş olan görevsizlik kararlarınedeniyle oluştuğunu ileri sürdüğü olumsuzgörev uyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvurudabulunmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ünBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, YusufZiyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, SüleymanHilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Fikret ERES’inkatılımlarıyla yapılan 15.02.2016 günlütoplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacının istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderildiği veusule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN’un adli yargı,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazasınedeniyle meydana gelen maddi ve manevi zararın tazmini istemiyleaçılmış tazminat davasına ilişkindir 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarında uygulanacağı;10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumlu olduğu yollarıtrafik düzeni ve güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmanın gerekli görülen kavşaklara ve yerlere trafikışıklı işaretleri, işaret levhaları koymakve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafik birimleriningörev ve yetkileri arasında olduğu belirtilmiştir. Öte yandan 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araçkazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Dava dosyalarında mevcutbilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; davacınınİzmir’den Torbalıya giden bir minibüs ile AyrancılarKasabasına geldiği, kasabanın içinden geçen veservis yolu olarak tabir edilen yol üzerindeki yolcu durağındainip yaya geçiş şeridinden karşıya geçerken35 TKN 10 plakalı aracın kendisine çarptığı veçarpma sonucu ağır yaralandığı, servis yoluolarak adlandırılan yolun hiçbir yerinde tek yön ve azamihız tabelası ile girilmez işareti bulunmadığı gibiyaya geçişini düzenleyen işaret, ışık velevhaların da bulunmadığı, dolayısıylayaralanmasına sebep olan olayda idarenin hizmet kusuru bulunduğundanbahisle 7.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın tazminiistemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. 2918 sayılı Kanunun 110uncu maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılanitiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi,şu gerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir:“… Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimikararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralelolarak Anayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü, haklıneden ve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucutarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memurolmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın 158 incimaddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle, AnayasaMahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesinin kararı esas alınır.” denilmektedir. AnayasaMahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilen kararı,yasa koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adliyargının görevine verebileceğine, dolayısiyle 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılı Yasanın19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ileAnayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,Torbalı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.04.2014 gün ve E:2014/58K:2014/138 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Torbalı 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.04.2014 gün ve E:2014/58 K:2014/138sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,15.02.2016 gününde, Üye Süleyman Hilmi AYDIN’ınKARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Fikret ERES KARŞI OY UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.9.2015 gün ve E:2015/670, K:2015/671sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum.15.02.2016 ÜYE Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy