T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2016 / 64 KARAR NO : 2016 / 99 KARAR TR : 15.2.2016 ÖZET: 2918 sayılı Yasadan kaynaklanan sorumluluk davasının ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : G.Sigorta A.Ş. Vekili :Av. M.D. Davalı :Karayolları Genel Müdürlüğü Vekilleri : Av. İ.K. & Av. G.D. (AdliYargıda) O L A Y : Davacıvekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkettarafından sigortalanmış olup, mülkiyeti L.B.'a ait olan veolay günü S.H.'nın yönetimindeki 05 ...... plakalıaracın 05/07/2012 tarihinde Kahramanmaraş - Kayseri Devlet Karayoluüzerinde seyir halinde iken Hyundai Plaza önündeki yolüzerindeki dubaya (trafik konisine) çarpması sonucu maddihasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, bu kazanedeniyle Kahramanmaraş CumhuriyetBaşsavcılığınınyürüttüğü 2012/9593 soruşturma sayılıdosyasında kazanın oluşumunda davalı kurumun % 75oranında asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini,ağır hasara uğrayan sigortalı 05 ........ plakalıaracın Pert - total işlemine tabi tutulduğunu, müvekkilisigorta şirketinin oluşan kaza nedeniyle maddi zarara uğrayansigortalısına kasko poliçesi kapsamında toplam 21.500,00TL tazminatı 06/26676 sayılı hasar dosyası ile 13/11/2012günü ödendiğini, kaza sonrasında pert olan aracınhurdasının 3.750,00 TL ye satıldığını,bakiye alacaklarının 17.750,00 TL nin(21.500,00-3.750,00=17.750,00TL) davalının kazadaki kusur nispetidikkate alınarak (%75) 13.312,50 TL’lik kısmınınkanuni rücu işlemine tabi tutulduğunu, bu nedenle 13.312,50 TLalacağın 13/11/2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari avansfaizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödemesinekarar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır. Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi: 17.06.2014gün ve E:2013/58, K:2014/443 sayı ile özetle; davanınkabulüne karar vermiştir. İşbu karara karşıyapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesi25.12.2014 gün ve E:2014/23294, K:2014/19456 sayılı ilamıile özetle; “Somut olayda, davacıya kasko sigortalıaracın yol içinde bulunan dubalara çarpması ve bununetkisiyle direksiyon hakimiyetini kaybederek savrulması sonucu banketedüşerek ön kısımlarıyla H.Plaza’ya aitistinat duvarına daha sonra arka kısımlarıyla menfezduvarına ve ön kısmıyla orta refüj bariyerlerineçarparak hasarlanması sebebiyle, gerekli önlemleri almayanKarayolları Genel Müdürlüğü aleyhine hizmetkusuruna dayanılarak dava açıldığından,mahkemece, adli yargının yargı yolu bakımındangörevsiz bulunması nedeniyle dava dilekçesinin reddinekararı verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esasıincelenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasıdoğru görülmemiştir.” demek suretiylehükmün bozulmasına karar vermiştir. Kahramanmaraş2. Asliye Hukuk Mahkemesi: Yargıtay’ın bozma ilamındansonra 18.06.2015 gün ve E:2015/314, K:2015/350 sayılıkararı ile özetle; davanın idari yargı yerindegörülmesi gerektiğinden bahisle davanın görev yönündenreddine karar vermiş, tarafların kararı temyiz etmemesiüzerine karar kesinleşmiştir. Davacı vekili aynı istemle bukez idari yargı yerinde dava açmıştır. Kahramanmaraş İdare Mahkemesi: 26.10.2015gün ve E:2015/935, K:2015/988 sayılı kararı ileözetle; davada adli yargı yerinin görevli olduğundanbahisle davanın görev yönünden reddine karar vermiş vekarar kesinleşmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve FikretERES’in katılımlarıyla yapılan 15.2.2016günlü toplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; 2918 sayılıYasa’dan kaynaklanan sorumluluk davasında adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14.maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, davacı vekilinin istemiüzerine, idari yargı dosyasının son görevsizlikkararını veren mahkemece, adli yargı dosyası da teminedilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Selim Şamil KAYNAK’ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN’un davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada genelidari yargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davanın, trafik kazasınedeniyle araçta meydana gelen zararın rücuen tazminiistemiyle açıldığı anlaşılmaktadır. 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninisağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir. Öte yandan 2918 sayılıYasanın 19.01.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundandoğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür.Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. 2918 sayılı Kanunun 110 uncumaddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3. AsliyeHukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şugerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir:“… Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimikararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargı ayrımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıkların çözümündeidare ve vergi mahkemeleriyle Danıştay yetkilikılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukukualanına giren konularda idari yargı, özel hukuk alanınagiren konularda adli yargı görevli olacaktır. Bu durumda, idariyargının görev alanına giren biruyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesinin hızlandırıldığı,bu suretle kısa sürede sonuç alınmasınınolanaklı kılındığı ve bunun söz konusudavaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilendüzenlemenin kamu yararına yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılıKanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araçtrafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özel hukuk alanınagirdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdaretarafından kamu gücünden kaynaklanan bir yetkininkullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynıkarayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden, bunedenle aynı tür risk üreten araçlar arasındaözel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren birneden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kuralAnayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir…” (Any. Mah.nin26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G.27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın 158 incimaddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle, AnayasaMahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla meydana gelen zararıntazmini istemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerledavanın görüm ve çözümü adli yargıyerinin görevine girdiğinden, Kahramanmaraş 2.Asliye HukukMahkemesi’nce verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. SONUÇ: Davanınçözümünde ADLİ YARGI YERİNİN görevliolduğuna, bu nedenle Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesinceverilen 18.06.2015 gün ve E:2015/314, K:2015/350 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 15.2.2016gününde Üye Süleyman Hilmi AYDIN’ın KARŞIOYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Fikret ERES KARŞI OY UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/670, K:2015/671sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılmıyorum. ÜYE SüleymanHilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy