T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2015 / 983 KARAR NO : 2016 / 54 KARAR TR : 15.2.2016 ÖZET: Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı Meslek Lisesinde usta öğretici olarak görev yapan davacının, haksız olarak görevine son verilmesi nedeniyle talep ettiği kıdem ve ihbar tazminatının ödenmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :N.S. Vekilleri :Av. C.G. & Av. İ.K. & Av. M.A. Davalı :Milli Eğitim Bakanlığı (Üsküdar HalkEğitim Müdürlüğü) Vekilleri : Av. Ü.S. (AdliYargıda) Huk. Müş. S.K. (İdariYargıda) O L A Y : Davacı vekili davadilekçesinde; “Müvekkilim, 25.10.2004 tarihinden itibarenT.C. Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlıÜsküdar Halk Eğitim Müdürlüğüunvanlı işyerinde öğretmen olarak iştençıkarıldığı tarihe kadar aralıksızolarak çalışmıştır. Müvekkilimin işakdi herhangi bir neden gösterilmeden 12.04.2012 tarihindefeshedilmiştir. Yapılan fesih usul ve yasayaaykırı olup, birçok yönüyle hukukaaykırılık taşımaktadır. Müvekkilin işakdi feshi yazılı olarak yapılmamış, yalnızca birdaha işe gelmemesi yönünde sözlü olaraksöylenmiştir. Davalı tarafından müvekkilin sigortakaydı, 12.04.2012 tarihinde sonlandırılmıştır.Dolayısıyla İş Kanunu’nda yer alan yazılıfesih bildirimi usulüne riayet edilmemiştir. Bu sebeple de işakdinin fesih sebebi bilinmemektedir. İş Kanunu 19/1 maddesinde‘‘İşveren fesih bildirimini yazılı olarakyapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmekzorundadır” hükmü yer almaktadır. Fesih işleminebakıldığında ortada yazılı bir neden ve uygulamaolmadan işlem sonuçlandırılmıştır. 4857 sayılıİş Kanunu’nun 19/2 maddesi “Hakkındaki iddialarakarşı savunmasını almadan bir işçinin belirsizsüreli iş sözleşmesi, o işçinindavranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez ”şeklindedir. Müvekkilin iş akdi bu madde kapsamındaherhangi bir nedene dayandırılmış ise savunmasıalınmadan yapılan fesih işlemi yine usul ve yasayaaykırılık oluşturmaktadır. Müvekkilimin SSK SicilNumarası 3407199810971 olup, çalıştığıişyerindeki ücreti bir ayda girmiş olduğu ders saatinegöre belirlenmektedir. Müvekkilin çalışmışolduğu dönemdeki ders ve ek ders ücretleri tarafınaödenmiş olup, aylık ücreti ve o ay için hakedişiolan ek ders ücreti Garanti Bankası-Ahmediye (Üsküdar)Şubesi’nin TR670006200074000006637502 Iban numaralıhesabına yatırılmıştır. Müvekkilindavalı işyerinde aylık hesaplanan ders saatleri,Üsküdar Milli Eğitim Müdürlüğütarafından da onaylanmaktadır. Müdürlükkayıtlarından da bu durum açıkça ortayaçıkacaktır. Müvekkil iş akdininhaksız ve geçersiz olarak feshi nedeniyle, Türkiyeİş Kurumu Genel Müdürlüğü’neşikayette bulunmuş ve davalı işyerinin kayıt vebelgeleri üzerinde yapılan incelemede, işveren tarafındanmüvekkile 3 ay 11 günlük giydirilmiş brüt ücretitutarında kıdem tazminatı; 8 haftalık giydirilmişbrüt ücreti tutarında ihbar tazminatı ve 42 günlükyıllık ücretli izin alacağının ödenmesisonucuna varılmıştır. Söz konusu alacak kalemlerininödenmesi için müvekkil tarafından işverenebaşvurulmuşsa da, kendisine herhangi bir ödemeyapılmamıştır. Yukarıda izah edilennedenlerle müvekkilin iş akdinin haklı ve geçerli birnedene dayanmaksızın ve usulüne aykırı birşekilde feshedilmiş olduğu aşikardır. Tamamenkötü niyetli ve haksız fesih kapsamında müvekkile haketmiş olduğu aşikar olan kıdem-ihbar tazminatı,resmi-dini bayram, hafta tatili ve yıllık ücretli izin alacaklarıödenmediğinden iş bu davayı açma zarureti hasılolmuştur. KIDEM-İHBAR TAZMİNATIALACAĞI: Müvekkilin iş akdi,davalı tarafça herhangi bir neden olmaksızın 12.04.2012tarihinde tek taraflı fesih edilmiştir. 25.10.2004 tarihindenitibaren davalı müdürlük nezdinde fesih tarihine kadarkesintisiz olarak çalışmış olan müvekkilin 8yıllık kıdemi bulunmakla beraber İş Kanunu 17. maddesiuyarınca çalışma süresi dikkatealındığında 8 haftalık (56 günlük) ihbartazminatı alacağı bulunmaktadır. RESMİ-DİNİBAYRAMLAR VE HAFTA İZİNLERİNDEKİ ÇALIŞMAALACAĞI: Müvekkil davalıMüdürlük bünyesinde öğretmen olarak görevyapıyor olması sebebi ile nöbet sistemine göreçalışmış olup, nöbet günleriçalışma günleri aşar şekilde çalıştırılmışve bu çalışması işverenin talimatları ile resmidini bayramlarda ile hafta sonlarında da devam etmiştir. Müvekkilinson dönemlerde insanın fiziki sınırlarınızorlayan bu çalışma temposuna bedelsiz olarak dayanmasıimkânsız hale gelmiştir. Müvekkilimçalıştığı süre içerisindebelirtilen çalışma temposunda yıllarcaçalıştırılmış, birçok defa kendimesai arkadaşları da dâhil buçalışmaların karşılığı talepedilmiş ancak her defasında bazı gerekçelerlebunların karşılığı ödenmemiştir. YILLIK ÜCRETLİİZİN ALACAĞI: Müvekkilimçalışmaya başladığı 2004 senesinden buyana yıllık ücretli izinlerikullandırılmamış olup, müvekkilin hak kazanıp dakullanamadığı izin sürelerine ait bedelin de tespiti iletahsiline karar verilmesi gerekir. Davaya konu, davacımüvekkil işçinin yıllık izin alacaklarınınmüvekkili daha fazla zarurete ve mağduriyete uğratmadantarafına faizleriyle birlikte tediye edilmesi gerektiği 4857 s.İş Kanununun 59. maddesi gereği mutlaktır. Şöyleki; “İş Sözleşmesinin, herhangi bir nedenle sonaermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığıyıllık izin sürelerine ait ücreti, sözleşmeninsona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya haksahiplerine ödenir.” Nitekim Yargıtay zikredeceğimiz emsalkararın benzeri kararlarda da bu durumu ve is sözleşmesininzayıf tarafı olan isçinin işçilikhaklarını koruma altına almıştır. (Bkz. 9.HD’si E. 2006/9 K. 2006/5112 s. 28/02/2006 tarihli karar; “Somutdava, işçilik alacaklarının tahsili talebineilişkindir. İşçinin hak kazanıp dakullanmadığı izin sürelerine ait ücreti iş sözleşmesininfeshinde son ücret üzerinden ödenmelidir. Kullanılmayan sonücret üzerinden alacağa dönüşmesi kanundankaynaklanan bir durumdur.” Yargıtay kararları ile de sabitolduğu üzere bu hususta ispatyükümlülüğü işverene aittir. NitekimYargıtay’ın yeni tarihli şu emsal kararı da;“Ücret alacağının ödendiğinin ispatıişverene aittir.” (9. HD’si E. 2003/15873 K.2004/4757 s.T.11/03/2004) davacı müvekkilin alacaklarının ödenmesiborcu olduğu gibi ödendiği ispatının da işverendeolduğunu izaha kavuşturmaktadır. NETİCE VE TALEP:Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle fazla ilişkin dava, talep veıslah haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik; a- 300,00-TL Resmi ve Dini Bayramçalışma alacağının, b- 500,00-TLyıllık ücretli İzin alacağının, c-1.500,00-TL kıdem tazminatı bakiyesinin, d- 500,00-TL ihbartazminatı bakiyesinin, Kıdem ve ihbar tazminatıalacakları için iş akdinin feshi tarihi olan 12.04.2012tarihinden, diğer tüm alacaklar için dava tarihinden itibarenen yüksek banka mevduat faizi yürütülmesine, yargılamagiderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline kararverilmesini bilvekale arz ve talep ederim.” demek suretiyle adliyargı yerinde dava açmıştır. İstanbul Anadolu 10.İş Mahkemesi:30.4.2014 gün ve E:2013/74, K:2014/170 sayılı kararı ileözetle; davada idari yargı yerinin görevli olduğundanbahisle davanın görev yönünden reddine karar vermiş,tarafların kararı temyiz etmemesi üzerine kararkesinleşmiştir. Davacı vekili aynıistemle bu kez idari yargı yerinde dava açmıştır. İstanbul 2. İdareMahkemesi: 18.7.2014gün ve E:2014/1386, K:2014/1394 sayılı kararı ileözetle; “Kamu görevlilerinin parasal haklarınınbelirli dönemler içerisinde periyodik olarak ödendiği,ücret ödeme tarihinde, ödenen ücretlerin hangi kalemlerdenoluştuğu ve ödenmeyen parasal hakların neler olduğununilgililerin bilgisi dahiline girdiği, davacı tarafından birçok kalemden oluşan parasal haklar dava konusu edilmekle birlikte,Üsküdar Halk Eğitim Merkezi'nde usta öğretici olarakgörev yapan davacının sözleşmesinin 12.04.2012 tarihiitibariyle feshedildiği, bu tarih itibariyle davacının davakonusu etmiş olduğu parasal haklarının davalı idarecetazmin edilmeyeceği bilgisini öğrenmiş olduğu, engeç bu tarihten itibaren 60 günlük yasal süresiiçerisinde dava açılması gerekirken bu süregeçirilerek 12.02.2013 tarihinde açılan iş budavanın süre aşımı nedeniyle esasınıinceleme olanağı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerlesüre aşımı yönünden davanın reddine”şeklinde karar vermiştir. İşbu kararakarşı yapılan itiraz başvurusu üzerine İstanbulBölge İdare Mahkemesi Dördüncü Kurulu 24.12.2014gün ve E:2014/24369, K:2014/26672 sayılı ilamı ileözetle; “davacının 506 sayılı Kanununyürürlükteki iken mülki amirin tasarrufu ileçalışmaya başladığı, böylece davalıidareyle arasında hizmet ilişkisi kurulduğu, talep edilenücretli izin alacakları ile ihbar ve kıdem tazminatının,statü hukukundan değil, İş Kanunundan kaynaklanan haklardanolduğu dikkate alındığında,uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerinegörev görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Bu durumda İdareMahkemesince, görevli yargı yerinin belirlenmesi için 2247sayılı Kanunun 19.maddesi uyarınca UyuşmazlıkMahkemesine başvurulması veya davanın görevyönünden reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığınkamu görevlilerine statü hukukuna dayanan parasal hakkınödenmemesinden kaynaklandığından hareketle ve bu parasalhakkın ödenmediğinin en geç bunların ödenmesigereken tarihte ödenildiği gerekçesiyle davanın süreaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde isabet yoktur. Açıklanan nedenlerle,davacının itirazının kabulüne, İstanbul 2.İdare Mahkemesi Hakimliği’nin kararın bozulmasına,dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere Mahkemesinegönderilmesine” şeklinde karar vermiş, davalıvekilinin karar düzeltme istemi üzerine aynı yer 10.09.2015gün ve E:2015/16430, K:2015/15606 sayılı ilamı iledavalı idare vekilinin karar düzeltme isteminin reddine kararvermiş ve karar kesinleşmiştir. Bu aşamadan sonra dosyayeniden bir karar verilmek üzere İstanbul 2. İdare Mahkemesinin2015/1990 Esas sırasına kaydedilmiştir. İstanbul 2. İdareMahkemesi:20.10.2015 gün ve E:2015/1990 sayı ile özetle; uyuşmazlığınözel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerindegörülmesi gerektiğini belirterek, 2247 sayılı Kanunun19.maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesinekarar vermiştir. Davacı vekili aynızamanda 16.10.2015 tarihli dilekçe ile İstanbul Anadolu 10.İş Mahkemesi ile İstanbul 2. İdare Mahkemesi kararlarıarasında ortaya çıkan olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesi talebinde bulunmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve FikretERES’in katılımlarıyla yapılan 15.2.2016günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; olaykısmında belirtildiği üzere, tarafları, konusuve sebebi aynı olan davada; adli yargı yerince idari yargıyerinin görevli olduğu gerekçesiyle verilmiş vekesinleşmiş bir görevsizlik kararı bulunmakta olup, bununüzerine kendine gelen davayı inceleyen idari yargı yerinin sahipolduğu seçenekler ile verdiği karar bakımından birdeğerlendirme yapılması gerekmektedir. 1-2247sayılı Yasa’nın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuzgörev uyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargımercilerinden en az ikisinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olandavada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdiklerikararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir. Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıca ilgili makamlarca ilerisürülebilir” hükmüne göre, idare mahkemesininkesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine adli yargıyerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bu kararınkesinleşmesi halinde, olumsuz görev uyuşmazlığıdoğmuş olacak; hukuk alanında doğmuş bulunan buuyuşmazlığın giderilmesi istemi ise, ancak davanıntaraflarınca ileri sürülebilecektir. 2- 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesindeki “Adli, idari,askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendine gelen bir davayı incelemeyebaşlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler.” hükmüne göre ise, adliyargı yeri, davaya bakma görevinin daha önce görevsizlikkararı veren idari yargı yerine ait olduğunu belirten gerekçelibir karar ile doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesi’nebaşvurma olanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvuru kararının, görev konusunda UyuşmazlıkMahkemesi’nce karar verilmesine değin işin incelenmesininertelenmesi hususunu da ihtiva etmesi gerekir. Yasa koyucu,14. maddeye göre hukuk alanında olumsuz görevuyuşmazlığı doğması halinde her iki yargımerciince işten el çekilmiş olduğundan başvurmairadesini davanın taraflarına bırakmış iken, buyönteme nazaran daha kısa zamanda çözüme ulaşılmasınıamaçladığı 19. madde ile, daha önce görevsizlikkararı veren yargı merciinden sonra davayı inceleyen yargımerciine, işten el çekmeden doğrudan UyuşmazlıkMahkemesi’ne başvurma olanağınıtanımıştır. Olayda,idari yargı yerince, davanın adli yargı yerindegörülmesi gerektiğinden bahisle görevsizlik kararıverilmekle birlikte, davacı vekilinin talebi üzerine İstanbul 2.İdare Mahkemesi 2247 sayılı Yasa’nın 19. Maddesigereğince görevli merciin belirtilmesi için dosyanınre’sen Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine kararverilmiştir. Bu haliyle, her nekadar 2247 sayılı Yasa’da öngörülen yöntemeuymamakta ise de, İstanbul 2. İdare Mahkemesi’nce yapılanbaşvurunun 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesikapsamında olduğunun kabulü ile UyuşmazlıkMahkemesi’nin önüne gelmiş bulunan görev uyuşmazlığınınçözüme kavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerekseUyuşmazlık Mahkemesi’nin kuruluş amacına uygunolacağından ve sonuçta usule ilişkin başka birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim İsmail SARI’nın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, MilliEğitim Bakanlığına bağlı Üsküdar HalkEğitim Müdürlüğünde usta öğreticiolarak görev yapan davacının, haksız olarak görevineson verilmesi nedeniyle talep ettiği kıdem tazminatı, resmi vedini bayram çalışma alacağı, yıllık izinücreti ve ihbar tazminatının tahsiline karar verilmesi istemiyleaçılmıştır. 506 Sayılı SosyalSigortalar Kanunu’nun 2. Maddesinde “Bir hizmet akdine dayanarakbir veya birkaç işveren tarafındançalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalısayılırlar…” denilmiş, aynı Yasanın“Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri”Başlıklı 134. maddesinde, “Bu kanunun uygulanmasındandoğan uyuşmazlıklar, yetkili iş mahkemelerinde veya budavalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür”hükmüne yer verilmiş; 506 sayılı yasahükümleri 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanununun 106. maddesi ile yürürlüktenkaldırılmıştır. 5510 sayılı Kanunun3.maddesinde; kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kollarıbakımından adına prim ödenmesi gereken veya kendiadına prim ödemesi gereken kişi sigortalı olaraktanımlanmış; 79.madde ile başlayan DördüncüKısmında, primlere ilişkin hükümlere yerverilmiş; 101. maddesinde “Bu kanunda aksine hükümbulunmayan hallerde, bu kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgiliortaya çıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür” denilmiştir. Öte yandan, 4857sayılı İş Kanununun 1.maddesinde, Kanununamacının, işverenler ile bir işsözleşmesine dayanarak çalıştırılanişçilerin çalışma şartları veçalışma ortamına ilişkin hak vesorumluluklarını düzenlemek olduğu belirtilmiş;aynı zamanda, bakılan davanın da konusunu oluşturan“İş Sözleşmesi, Türleri ve Feshi” hususunaKanunun 8.maddesi ve devamında, kıdem tazminatı, ücretliizin, bildirim süresinden kaynaklanan yükümlülük vehaklara ilişkin hususlara ise Kanunun değişik maddelerinde yerverilmiştir. Diğer taraftan; 5521sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1. maddesinde,“İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle(o kanunun değiştirilen ikinci maddesinin Ç, D ve Efıkralarında istisna edilen işlerde çalışanlarhariç) işveren veya işveren vekilleri arasında işakdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hakiddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarınınçözülmesi ile görevli olarak lüzum görülenyerlerde iş mahkemeleri kurulur. Bu mahkemeler: A) (Mülga:18/10/2012-6356/81 md.) B) İşçiSigortaları Kurumu ile sigortalılar veya yerine kaim olan haksahipleri arasındaki uyuşmazlıklardan doğan itiraz vedavalara da bakarlar. İş mahkemesikurulmamış olan yerlerdeki bu davalara o yerde görevlendirilecekmahkeme tarafından, temsilci üyeler alınmaksızın, bukanundaki esas ve usullere göre bakılır. Fiili ve hukukiimkânsızlıklar dolayısıyla iş mahkemesinin topluolarak görevini yapamadığı hallerde de yukarıdakifıkra hükmü uygulanır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/39md.) Birden fazla iş mahkemesi bulunan yerlerde, sosyal güvenlikhukukundan kaynaklanan davaların görüleceği işmahkemeleri, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafındanbelirlenebilir.” denilmiştir. Dosya kapsamındayapılan incelemede; davacı Nuray Sezgin’in 25.10.2004-12.04.2012tarihleri arasında Üsküdar Halk Eğitim Müdürlüğü’ndeusta öğretici olarak çalıştığı, 12.04.2012tarihinde işine son verildiği belirerek, kıdem, resmi ve dinibayram çalışma alacağı, yıllık izinücreti ve ihbar tazminatının tahsiline karar verilmesi istemiyleaçıldığı anlaşılmıştır. Davacının, 657Sayılı Kanun hükümleri uyarınca kamu görevlisiolarak değil, 506, 4857 ve 5510 sayılı Kanunlara tabi sigortalıstatüsüyle mahalli mülki amirin tasarrufu ileçalıştığı, idareyle arasında bir hizmetilişkisi kurulduğu, talep edilen kıdem, resmi ve dini bayramçalışma alacağı, yıllık izin ücretive ihbar tazminatının iş kanunundan kaynaklanan haklardanolduğu dikkate alındığında,uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,İstanbul 2.İdare Mahkemesi’nin başvurusunun kabulüile İstanbul Anadolu 10. İş Mahkemesince verilengörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. SONUÇ: Davanınçözümünde ADLİ YARGI YERİNİN görevliolduğuna, bu nedenle İstanbul 2. İdare MahkemesininBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 10. İş Mahkemesinceverilen 30.4.2014 gün ve E:2013/74, K:2014/170 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 15.2.2016gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Fikret ERES
Full & Egal Universal Law Academy