T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 55
KARAR NO : 2016 / 90
KARAR TR : 15.2.2016
ÖZET : Davacı şirkete ait aracın karayolunda seyir halindeyken, yolun çökmesi sonucu uğranıldığı ileri sürülen maddi zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI yerinde görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : T. L. Hizm.ve Ulus. Nak.Tic.Ltd.Şti.
Vekili : Av. S.D.
Davalılar : 1-Kemalpaşa BelediyeBaşkanlığı
Vekili :Av.Ö.E. A.
(Yalnızca Adli Yargıda)2- K. Organize SanayiBölgesi
Vekili :Av.S.Ş.
O L A Y :Davacı vekili; 15.10.2010 tarihinde müvekkil şirket adınakayıtlı Ö. Ç. yönetimindeki 35 … 334 plakasayılı aracın İ. Organize Sanayi A.K.Depolarıyanında 13. sokakta seyir halinde iken yolun çökmesi nedeniile aracın sağ tekerlek, sağ ön çamurluk, frentertibatı, süspansiyon sistemi, ön dingil, ön düzen -alt takım elemanlarının v.b. farklı derecelerde hasargördüğünü; müvekkilinin araçta oluşanhasar nedeni ile maddi zarara uğramasının yanında,aracın nakliye işinde kullanılamaması ve uzun süreçalışmaması nedeniyle de maddi kayıpoluştuğunu; davalı Belediye'nin hizmet kusuru sonucu meydanagelen zarardan dolayı tazminat sorumluluğu bulunduğunu;müvekkili şirketin 3.828,00 TL araç hasarı ve 1.400,00 TLkazanç kaybı olmak üzere toplam 5.228,00 TL maddizararının oluştuğunu ifade ederek; 5.228,00-TL zararınticari faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle KemalpaşaBelediye Başkanlığına karşı idari yargıyerinde dava açmıştır.
İzmir1.İdare Mahkemesi: 15.11.2012 gün ve E:2011/353, K:2012/2102sayı ile, “(…) 2576 sayılı Bölgeİdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi MahkemelerininKuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun İdare mahkemeleriningörevlerini belirleyen 5. maddesinin 1. fıkrasında, idaremahkemelerinin; Vergi mahkemelerinin görevine giren davalarla ilk derecedeDanıştay’da çözümlenecek olanlardışındaki iptal davalarını, tam yargıdavalarını, genel hizmetlerden birinin yürütülmesiiçin yapılan idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkindavaları ve diğer kanunlarla verilen işleriçözümleyeceği hükmüne yer verilmiştir.
2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15/1-amaddesinde adli yargının görevli olduğu konulardadavanın reddine karar verileceği hükmüne yer verilmektedir.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanunun 19.01.2011 günlü ve27820 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasa iledeğişik 110. maddesinde, “işleteni veya sahibi Devlet vediğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyetverdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundandoğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür.Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır...”, yine 2918 sayılı Yasaya6099 sayılı Yasayla eklenen “Geçici Madde 21’de,“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz.”hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden, davacıya ait 35 … 334 plakalı aracın15.10.2010 tarihinde İ. O. Sanayi A.K. Depoları yanında 13.Sokakta seyir halinde iken yolun çökmesi nedeniyle aracınsağ tekerlek, sağ ön çamurluk ve fren tertibatısüspansiyon sistemi, ön dingil, ön düzen-alt takımelemanlarının zarar görmesi nedeniyleuğranıldığı öne sürülen 5.228,00-TLzararın ticari faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle22.02.2011 tarihinde bakılmakta olan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda,davalı idarenin Karayolları Trafik Kanunu ile verilen görevlerigereği gibi ifa etmeyerek hizmet kusuru işlediğinden bahisleuğranıldığı öne sürülen zararıntazimini istemine ilişkin bu uyuşmazlığınınçözümünde 2918 sayılı Yasanın 110. maddesiuyarınca adli yargının görevli olduğu sonucunavarılmaktadır.
Açıklanannedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanununun 15. maddesinin l/a bendi uyarınca davanın görevyönünden reddine…” karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle, Kemalpaşa BelediyeBaşkanlığı ile Kemalpaşa Organize SanayiBölgesine karşı, adli yargı yerinde davaaçmıştır.
İzmir10. Asliye Ticaret Mahkemesi; 10.5.2013 gün ve E: 2013/14, K: 2013/128sayı ile, hizmet kusurundan kaynaklanan alacak davası olup, mutlakticari dava niteliğinde olmadığından bu çeşitdavalara Asliye Hukuk Mahkemelerinin bakmakla görevli, mahkemeleriningörevsiz olması nedeniyle dava dilekçesinin reddine,dosyanın görevli Kemalpaşa Asliye Hukuk Mahkemesinegönderilmesine karar vermiş; bu karar temyiz edilmeksizinkesinleşmiştir.
Kemalpaşa2. Asliye Hukuk Mahkemesi; 28.5.2014 gün ve E: 2013/616, K: 2014/366sayı ile; uyuşmazlığın esasını inceleyerek,hasar bedelinin 3.927.25 TL., kazanç kaybının ise 1.260,00-TL. toplam zararın 5.187,25-TL. olduğu, hasarındavalılardan Kemalpaşa BelediyeBaşkanlığı'nın sorumluluğunda olan yolunbakım ve tamirini yaptırmamasından meydana geldiğininanlaşıldığı, taleple bağlılık ilkesigereği hasar bedeli olarak 3.828,00-TL., kazanç kaybı olarakise bilirkişi raporu yerinde görülerek 1.260,00-TL. olmaküzere toplam 5.088,00-TL.nin hasar tarihinden itibaren yasal faizi iledavalı Belediye'den tahsiline, diğer davalının yolbakım ve onarımında sorumluluğu bulunmadığıkanaatine varılarak hakkındaki davanın reddine kararvermiştir.
YARGITAY 17.Hukuk Dairesi; 25.12.2014 gün ve E:2014/23191, K: 2014/19517 sayıile, “(…) Dava, idarenin kamu hizmeti kusuruna dayanılarakaçılmıştır. Hizmet kusuruna dayalı olarakaçılan davaların idari Yargılama UsulüHakkındaki Kanunu'nun 2.maddesi uyarınca idari yargı yerindeaçılması gerektiği halde, Belediye bakımından davanınesasına girilerek sonuçlandırılması isabetlideğildir. Görev, kamu düzenine ilişkin olup, re'sen dikkatealınmalıdır. Açıklanan nedenlerle hükmünbozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı KemalpaşaBelediye Başkanlığı vekilinin temyizitirazlarının kabulü ile hükmün davalıyararına BOZULMASINA…” karar vermiştir.
KEMALPAŞA2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 6.5.2015 gün ve E:2015/142,K:2015/220 sayı ile, davanın bütünaşamalarının geniş bir özetine yer verdikten sonra;“(…)Tüm dosya kapsamı birliktedeğerlendirildiğinde; yapılan keşif neticesinde alınanraporlara göre davacının aracında meydana gelen hasarbedelinin 3.927,25 TL. kazanç kaybının ise 1.260,00 -TL.toplam zararının 5.187,25-TL. olduğu, hasarındavalılardan Kemalpaşa BelediyeBaşkanlığı'nın sorumluluğunda olan yolunbakım ve tamirini yaptırmamasından meydana geldiğianlaşılmakla taleple bağlılık ilkesi gereği hasarbedeli olarak 3.828,00-TL. , kazanç kaybı olarak ise bilirkişiraporu yerinde görülerek 1.260,00-TL. olmak üzere toplam5.088,00-TL.nin hasar tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıBelediye'den tahsiline, diğer davalının yol bakım veonarımında sorumluluğu bulunmadığı kanaatinevarılarak hakkındaki davanın reddine dair verilen karar temyizedilmekle Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2014/23191 esas 19517 kararsayılı ilam ile; "Dava, idarenin kamu hizmeti kusurunadayanılarak açılmıştır. Hizmet kusurunadayalı olarak açılan davaların İdari YargılamaUsulü Hakkındaki Kanunu'nun 2.maddesi uyarınca idari yargıyerinde açılması gerektiği halde, Belediyebakımından davanın esasına girilereksonuçlandırılması isabetli değildir. Görev,kamu düzenine ilişkin olup, re'sen dikkatealınmalıdır." gerekçesi ile bozulmuştur. Bozmasonrası yapılan açık yargılama sonucunda bozmailamına uyulmakla dava idarenin kamu hizmet kusurundankaynaklandığından davanın İdari Yargı yerindegörülmesi gerekmekle Mahkememizin yargı yolu nedenigörevsiz olduğu anlaşılmış olupaşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi açıklandığı üzere,
Davanın yargıyolu nedeni ile REDDİNE…” karar vermiş, bu karar temyizedilmeksizin kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez, aynı somut olaydan dolayı 5.187,25-TL maddi tazminatistemiyle Kemalpaşa Belediye Başkanlığınakarşı, idari yargı yerinde dava açmıştır.
İZMİR6. İDARE MAHKEMESİ; 23.12.2015gün ve E: 2015/632 sayı ile, “(…) 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesinde;“Adli, idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler.
Mahkemeningerekçeli kararı, dava dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesine gönderilir.” hükmü yeralmaktadır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri bunlarınuygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları vebunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapımve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu belirtilmiştir.
Öteyandan, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden, davacı şirkete ait 35 … 334 plaklıaracın İ. Organize Sanayi A. K.Depolan yanında 13.Sokakta seyirhalinde iken yolun çökmesi nedeniyle aracın hasargördüğü, dolayısıyla aracınhasarlanmasına sebep olan olayda idarenin hizmet kusuru bulunduğundanbahisle 5.187,25-TL. maddi tazminat istemiyle bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
2918sayılı Yasanın 110. maddesinin 1. fıkrasınınbirinci ve ikinci cümlelerinin Anayasaya aykırı olduğuiddiasıyla ve iptali istemiyle idare mahkemelerince yapılanbaşvuruyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, 08.12.2011 gün ve E:2011/124,K:2011/160 sayı ile 08.11.2012 gün ve E:2012/118, K2012/170sayılı kararlan ile; “2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 110. maddesinin birinci fıkrasında, bu Kanundandoğan sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceği öngörülmektedir. İtirazbaşvurusunda bulunan mahkeme ise idare mahkemesi olup davaya bakmaktagörevli ve yetkili mahkeme değildir. BaşvurununMahkeme’nin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.” kararınavarmıştır.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesininyukarıda anılan kararları ve konuya ilişkinUyuşmazlık Mahkemesi kararları göz önündebulundurulduğunda, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında,can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenininsağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşlar ve bunların görev yetki vesorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, olayda; davacının aracınınhasarlanmasına sebep olan kazanın karayolundaki eksikliklerdenkaynaklandığı ve bu durumun trafik güvenliği vedenetimi kapsamında bulunduğuanlaşıldığından, davanın görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
NitekimUyuşmazlık Mahkemesi'nin 01.07.2013 tarih ve E:2013/987, K: 2013/1148sayılı kararı da bu yöndedir.
Ayrıca,Kemalpaşa 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin E:2015/142 sayılıdava dosyasında 06.05.2015 tarih ve K: 2015/220 sayılıkararı ile idari yargının görevli olduğugerekçesiyle görevsizliğe ilişkin ret kararıverdiği anlaşıldığından görevli yargımerciinin belirlenmesi için dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesi gerekmektedir.
Açıklanannedenlerle, 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun 19.maddesiuyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için davadosyasının Uyuşmazlık Mahkemesine Gönderilmesine,Uyuşmazlık Mahkemesinin vereceği karara kadaryargılamanın ertelenmesine…” karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve FikretERES’in katılımlarıyla yapılan 15.2.2016günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasanın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, olaykısmında belirtildiği üzere, tarafları, konusu venedeni aynı olan davada; adli ve idari yargı yerlerince verilmişkarşılıklı görevsizlik kararı bulunmaktaolup; bunun üzerine kendisine ikinci kez gelen davayı inceleyenidari yargı yerinin sahip olduğu seçenekler ile verdiğikarar bakımından bir değerlendirme yapılmasıgerekmektedir.
1-2247sayılı Yasanın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuzgörev uyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargımercilerinden en az ikisinin tarafları konusu ve sebebi aynı olandavada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdiklerikararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir.
Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıca ilgili makamlarcaileri sürülebilir.” hükmüne göre, idariyargı yerinin kesinleşmiş görevsizlik kararıüzerine adli yargı yerince de görevsizlik kararı verilmesive bu kararın kesinleşmesi halinde, olumsuz görev uyuşmazlığıdoğmuş olacak; hukuk alanında doğmuş bulunan buuyuşmazlığın giderilmesi istemi ise, ancak davanıntaraflarınca ileri sürülebilecektir.
2-2247sayılı Yasanın 19. maddesindeki “Adli, idari, askeriyargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler.” hükmüne göre ise, ikinciyargı yeri, davaya bakma görevinin daha önce görevsizlikkararı veren yargı yerine ait olduğunu belirten gerekçelibir karar ile doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvurukararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu daiçermesi gerekir.
Yasakoyucu,14. maddeye göre olumsuz görev uyuşmazlığıdoğması durumunda her iki yargı merciince işten elçekilmiş olduğundan başvurma istencini davanıntaraflarına bırakmış iken, bu yönteme oranla dahakısa zamanda çözüme ulaşılmasınıamaçladığı 19. madde ile, daha önce görevsizlikkararı veren yargı merciinden sonra davayı inceleyen yargımerciine, işten el çekmeden doğrudan UyuşmazlıkMahkemesine başvurma olanağınıtanımıştır.
Olayda, idarive adli yargı yerince, karşılıklı görevsizlikkararı verildikten sonra, yeniden idari yargı yerinde davaaçılmış; bunun üzerine, Mahkemece 2247sayılı Yasanın 19. maddesi kapsamında Mahkememizebaşvurulduğu görülmüştür.
Bu haliyle,her ne kadar olumsuz görev uyuşmazlığınıngiderilmesi istemiyle yapılan başvuru 2247 sayılıYasa’da öngörülen yönteme uymamakta ise de,davanın taraflarınca başvuruda bulunulmadığıgözetilerek, İzmir 6.İdare Mahkemesi’nce yapılanbaşvurunun 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesikapsamında olduğunun kabulü ile UyuşmazlıkMahkemesi’nin önüne gelmiş bulunan görevuyuşmazlığının çözümekavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerekse UyuşmazlıkMahkemesi’nin kuruluş amacına uygun olacaktır.
Sonuçta,İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19.maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idariyargı dosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyasıile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği,Yasa’nın 14. maddesine göre olumsuz görevuyuşmazlığı bulunduğunun ileri sürülebilmesiiçin davanın “tarafları, konusu ve sebebininaynı” olması koşulunun öngörülmüşbulunması karşısında, adli ve idari yargı yerleriarasında her iki yargı yerinde ortak taraf olan “ KemalpaşaBelediye Başkanlığı” yönünden olumsuzgörev uyuşmazlığı doğduğu ve usuleilişkin başka bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN’un davada adliyargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,davacı şirkete ait aracın karayolunda seyir halindeyken, yolunçökmesi sonucu uğranıldığı ilerisürülen maddi zararın tazmini istemiyleaçılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapımve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu belirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; davacı şirkete ait 35 … 334 plakalıaracın 15.10.2010 tarihinde İ. Organize Sanayi A. K.Depolarıyanında 13. Sokakta seyir halinde iken yolun çökmesi nedeniylearacın sağ tekerlek, sağ ön çamurluk ve frentertibatı süspansiyon sistemi, ön dingil, ön düzen-alttakım elemanlarının zarar gördüğü ve araçtahasar oluştuğu, kazanın oluşumunda davalı idareninsorumluluğu bulunduğu ileri sürülerek;uğranıldığı ileri sürülen maddi zararınfaiziyle birlikte tazmini istemiyle dava açıldığıanlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine, dolayısıyla2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, İzmir 6.İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulüile Kemalpaşa 2.Asliye Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İzmir 6.İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Kemalpaşa 2.Asliye HukukMahkemesinin 6.5.2015 gün ve E:2015/142, K:2015/220 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 15.2.2016 gününde, Üye Süleyman Hilmi AYDIN’ın KARŞIOYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Fikret ERES KARŞI OY UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/670 K:2015/671sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 15.2.2016 ÜYE Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy