T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 37
KARAR NO : 2016 / 73
KARARA TR : 15.02.2016
ÖZET : Yolda meydana gelen kaza nedeniyle oluştuğu öne sürülen zararın giderilmesi istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacılar: K.İ.
N.İ.
M.İ.
Vekili
: Av. A. B.
Davalı : Gıda Tarım ve HayvancılıkBakanlığı
O L A Y : Davacılar Müminİnan, N.İ. ve K.İ.vekili tarafından, Bursa İli,Nilüfer İlçesi, Gıda Tarım ve HayvancılıkMüdürlüğü'nde veteriner sağlık teknisyeniolarak görev yapan murisleri Beyazıt İnan'ın görevigereği tahsis edilen ve şoför olmadığıiçin kendisi tarafından kullanılan 34 GR 7493 plakalıaracın, 24/05/2013 tarihinde görev dönüşünde kazayapması sonucu hayatını kaybettiğinden mesleki risksebebine dayalı kusursuz sorumluluk uyarıncauğranıldığı belirtilen her bir davacı içinayrı ayrı 60.000,00 TL manevi zarar ile davacılardan K.İ.için1.000,00 TL maddi zarar olmak üzere toplamda 181.000,00 TL zararınyasal faiziyle birlikte davalı idareden tazmini istemiyle idari yargıyerinde dava açılmıştır.
Bursa 1.İdare Mahkemesi: 26.7.2013 gün ve E:2013/885, K:2013/680sayı ile, 2918 sayılı Kanunun işletenin hukukisorumluluğuna ilişkin hükümlerinin uygulanacağıve bu araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, 2918 sayılı Kanundan doğan sorumlulukdavalarının, adli yargıda görüleceği, zarargörenin kamu görevlisi olmasının da, bu hükmünuygulanmasını önlemeyeceği sabit olduğundan, işbu davanın görüm ve çözümünün adliyargı yerine ait olduğu sonuç ve kanaatinevarıldığı gerekçesiyle davanın 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının15/1-a. maddesi hükmü uyarınca görev yönündenreddine karar vermiş, bu karar davacılar vekilince temyizedilmiştir.
DanıştayOnuncu Daire : 23.5.2014 gün ve 2013/7950, K:2014/3344 sayı ile, Davanınözel hukuktaki araç işletenin hukuki sorumluluğundandeğil, kamu görevlisi olan davacılar yakınının, yürüttüğükamu hizmetinin neden ve etkisiyle yaşamını yitirmesi sonucunda,davacıların uğradığı özel veolağandışı zarardan, davalı idarenin kusursuz sorumlulukilkesi uyarınca sorumlu olduğu iddiasından kaynaklanmakta olduğugerekçesiyle, davanın görüm veçözümünün idare mahkemelerinin görevindeolduğu, davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirkengörev yönünden reddi yolunda verilen kararda hukuki isabetbulunmadığından temyiz isteminin kabulü ile kararınbozulmasına karar vermiştir.
GıdaTarım ve Hayvancılık Bakanlığı vekilisüresinde verdiği cevap dilekçesinde; davanın adliyargının görev alanına girdiğini öne sürerekgörev itirazında bulunmuştur.
BURSA 1.İDARE MAHKEMESİ : 6.4.2015 gün ve E:2014/1339 sayı ile,Kamu kurumuna ait motorlu araçların kamu hizmetininyürütülmesi amacıyla işletilmesi sırasındabir kamu görevlisinin yaralanması ya da ölmesi nedeniyleuğranılan zararlardan dolayı, idareye karşı, idareninhizmet kusuru ya da kusursuz sorumluluk esaslarıçerçevesinde açılan tam yargıdavalarının görüm ve çözümünün idariyargının görev alanına girdiği, özel hukuktakiaraç işletenin hukuki sorumluluğundan değil, kamugörevlisi olan davacılar yakınının,yürüttüğü kamu hizmetinin neden ve etkisiyleyaşamını yitirmesi sonucunda davacılarınuğradığı özel ve olağandışızarardan, davalı idarenin kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca sorumluolduğu iddiasından kaynaklanmakta olduğu gerekçesiyledavanın görüm ve çözümü idaremahkemelerinin görevine girdiğinden davalı idarenin görevitirazının reddine karar vermiştir.
Davalı vekili tarafından, süresiiçinde verilen dilekçe ile olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılması istemiylebaşvuruda bulunulması üzerine dilekçe, dava dosyasıile birlikte Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı’na gönderilmiştir. YARGITAYCUMHURİYET BAŞSAVCISI: “Bilindiği gibi, 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesinin birincifıkrasında, "Bir motorlu aracın işletilmesi birkimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyinzarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın birteşebbüsün unvanı veya işletme adı altındaveya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesihalinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğuteşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken vemüteselsilen sorumlu olurlar" hükmüne, beşincifıkrasında ise "İşleten ve araç işleticisiteşebbüsün sahibi, aracınsürücüsünün veya aracın kullanılmasınayardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur"hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun 106. maddesinde ise"Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeliidarelere, il özel idarelerine ve belediyelere, kamu iktisaditeşebbüslerine ve kamu kuruluşlarına ait motorluaraçların sebep oldukları zararlardan dolayı, bu Kanununişletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümleriuygulanır" hükmü getirilmiştir.. Öteyandan, 2918 sayılı Kanunun 6099 sayılı Kanunun 14maddesiyle değişik 110. maddesinde, “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruhi^an olan araçların sebebiyetverdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundandoğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür.Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafık kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. / Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir” hükmübulunmaktadır. UyuşmazlıkMahkemesinin başta 02/03/2015 tarih ve 2014/834 Esas ve 2015/79 Kararsayılı, 02/02/2015 tarih ve 2015/1 Esas 2015/43 Kararsayılı, 29/12/2014 tarih ve 2014/1141 Esas ve 2014/1182 Kararsayılı kararlarında da "2918 sayılı Yasanın19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ileAnayasa Mahkemesi'nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla meydana gelen zararın tazmini istemiyleaçılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği"vurgulanmıştır. Yukarıdakiaçıklamalara göre, 2918 sayılı Kanunun 110.maddesinde yapılan değişiklikle, karayollarında meydanagelen trafik kazalarından doğan sorumluluk davalarındaaraç işletenin bir kamu kuruluşu olması halinde biledavaya adli yargı yerinde bakılması gerekeceğinden, somutolaya ilişkin davanın da özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerinde görülmesi gerektiğidüşünülmektedir. KARAR :Yukarıda açıklanan nedenlerle 2247 sayılı Kanunun10. ve 13. maddeleri gereğince, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına,dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığına gönderilmesine…”kararvermiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ünBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, YusufZiyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, SüleymanHilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Fikret ERES’inkatılımlarıyla yapılan 15.02.2016 günlütoplantısında: l-İLKİNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; davalı vekilininanılan Yasanın 10/2 maddesinde öngörülen yöntemeuygun olarak yaptığı görev itirazınınreddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süre içinde başvurudabulunması üzerine Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı’nca 10. maddede öngörülenbiçimde olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır.Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından,görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN’ın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN’un davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, meydana gelen trafik kazasınedeniyle oluştuğu önesürülen zararın tazminedilmesi istemiyle açılmıştır. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları,hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasınıve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev,yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir. Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, davacılarınyakınının, davalı idareye ait araçla seyirhalindeyken trafik kazası yaptığı, bu kaza neticesinde oluştuğuönesürülen zararın tazmini talebiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılan kuralıAnayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.) Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığınadair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmiş bir karardırve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilennedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınbaşvurusunun kabulü ile Bursa 1. İdare Mahkemesince 6.4.2015gün ve E:2014/1339 sayılı görevlilik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİ YARGININgörevli olduğuna, bu nedenle Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı’nın BAŞVURUSUNUN KABULÜ ileBursa 1. İdare Mahkemesinin 6.4.2015 gün ve E:2014/1339sayılı GÖREVLİLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 15.02.2016gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Fikret ERES
Full & Egal Universal Law Academy