T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 46
KARAR NO : 2016 / 81
KARAR TR : 15.2.2016
ÖZET :Davacının karayolunda seyir halindeyken, kasisin olağandışı yüksekliği sebebiyle aracının savrularak park yeri döşeme taşlarına çarpması sonucu uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI yerinde görülmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı : A.K. Vekili : Av. S.K. Davalı : Selçuklu BelediyeBaşkanlığı Vekili :Av.H.Y. O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin aracının24.01.2015 tarihinde Fırat Caddesi istikametinden Ahmet Hamdi Hoca Caddesiistikametine doğru seyir halinde olan, Adil Karaağaç Lisesiyakınında kasisin olağan dışıyüksekliği nedeniyle savrulduğunu, yolun sağındabulunan, park yeri döşeme taşlarına da çarparak pertolduğunu; uzman görüşüne göre, döşemetaşlarının gerekenden çok yüksek olduğunu, oldukçageniş yapıldığını; İdarenin, burayıçizgi ile belli edebilecekken, yüksek taşlardöşemesinin sürücülerin güvenliğinitehlikeye attığını; 80.000,00-TL değerinde olan aracabilirkişice 65.000,00-TL değer biçildiğini; kazanınoluşumunda kusurlu olan davalıdan, şimdilik 4.500,00-TL maddihasar ve 5.500,00-TL manevi tazminat talep ettiklerini ifade ederek; toplam10.000,00 TL. maddi ve manevi tazminatın davalıdan kaza tarihindenitibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesiistemiyle 23.2.2015 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır. KONYA5.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 6.10.2015 gün ve E:2015/162,K:2015/470 sayı ile, dava ve cevap dilekçesini özetlediktensonra; “(…) Taraflar arasındaki uyuşmazlığın24/01/2015 tarihinde davacının karışmışolduğu tek taraflı kazada davalı belediyenin park yeridöşeme taşlarını hatalı yaptığıiddiasıyla maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğuanlaşıldı. Mahkememizcetoplanan delillerin ele alınarak yapılan değerlendirilmesinde;davacının sevk ve idaresindeki 06 … 066 plakalı aracıile Konya ili, Selçuklu İlçesi, Fırat Caddesiİstikametinden Elmalı Hamdi Hoca Caddesi istikametine doğruseyir halinde iken yol üzerindeki kasis nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybederekmaddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, hasar ve kusuruzmanı makine mühendisi Ahmet Koyuncu tarafından hazırlananmütalaa raporunda; davacının % 90 oranında ve davalıidarenin de % 10 oranında kusurlu olduğu kanaatinevardığını bildirmiştir. Davacınıntek taraflı olarak kaza yapmış olduğu, kazanın meydanageldiği mahaldeki park yeri döşeme taşlarınınhatalı döşenmesinden dolayı davalı idareye kusur izafeedildiği, bu haliyle meydana gelen kazanın idarenin hizmet kusurundankaynaklandığı anlaşılmakla davaya bakmaklagörevli mahkemenin İdare Mahkemesi olduğundan görevsizlikkararı vermek gerekmiş, yapılan yargılama, toplanandelillere göre aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenler ile; Uyuşmazlıkhizmet kusurundan kaynaklandığından davaya bakmakla görevlimahkemenin İdare Mahkemesi olduğu anlaşılmakla davanınusulden REDDİNE…” karar vermiş; bu karar temyizedilmeksizin kesinleşmiştir. Davacıvekili bu defa, aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır. KONYA2.İDARE MAHKEMESİ: 4.1.2016 gün ve E:2015/1298 sayı ile,2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun'un 19. ve 2576 sayılıBölge İdare, İdare ve Vergi Mahkemelerinin GörevleriHakkında Kanun'un 5. maddelerine yer verdikten sonra; “(…)2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarında uygulanacağıbelirtilmiş, 3. maddesinde karayolu: trafik için, kamununyararlanmasına açık olan arazi şeridi, köprülerve alanlar olarak tanımlanmıştır. Öteyandan 2918 sayılı Kanun'un 19.01.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıKanun'un 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğailişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yermahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vukubulduğu yer mahkemesinde de açılabilir”; Geçici21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz”hükmü yer almıştır. Diğertaraftan, görev kuralları kamu düzenine ilişkinolduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesephak doğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Hatta,davanın açıldığı andaki kurallara göregörevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmişise, (davanın açıldığı anda görevli olanve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği açıktır.Ancak yeni yasadaki görev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyecektir. Davadosyası ile Konya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 06.10.2015günlü E:2015/162, K:2015/470 sayılı kararının vekesinleşme şerhinin birlikte incelenmesinden, davacınınkendi sevk ve idaresindeki aracıyla 24.01.2015 tarihinde Konya İli,Selçuklu İlçesi, Fırat Caddesi istikametinden AhmetHamdi Hoca Caddesi istikametine doğru seyir ederken, aracınınAdil Karaağaç Lisesi geçirdiği trafik kazasınedeniyle kasisin olağan dışı yüksekliğinedeniyle savrularak yoğun sağında bulunan park yeridöşeme taşlarına çarparak aracının pertolduğundan ve taşların yüksek olması nedeniyleidarenin kusurlu olduğundan bahisle maddi ve Selçuklu Belediyesialeyhine Konya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin E:2015/162 esassayılı dosyasında maddi ve manevi tazminat davasıaçıldığı, Konya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin06.10.2015 günlü E:2015/162 K2015/470 sayılıkararıyla, uyuşmazlığın hizmet kusurundankaynaklandığından bahisle davaya bakmakla görevlimahkemenin İdare Mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanıngörev yönünden reddedildiği, tarafların bu kararıtemyiz etmemesi sonucunda, 03.12.2015 tarihinde kesinleşmesi üzerinesüresinde bakılan davanın açıldığıanlaşılmaktadır. Karayolundameydana gelen trafik kazası nedeniyle İdare Mahkemesindeaçılan tam yargı davasında, İdare Mahkemesi 2918sayılı Kanun'un 110. maddesinin 1. fıkrasının birincive ikinci cümlelerinin Anayasaya aykırı olduğukanısına varmış, İdare Mahkemesinin bu ikicümlenin iptali istemiyle yaptığı başvuruyu inceleyenAnayasa Mahkemesi 08.12.2011 gün ve E:2011/124, K:2011/160 sayı ve08.11.2012 gün ve E:2012/l 18, K:2012/170 sayılı aynıiçerikli iki kararı ile; “2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesinin birincifıkrasında, bu Kanun’dan doğan sorumluluk davalarınınadli yargıda görüleceği öngörülmektedir.İtiraz başvurusunda bulunan mahkeme ise idare mahkemesi olup davayabakmakta görevli ve yetkili mahkeme değildir. Başvurunun Mahkeme’ninyetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.” kararınavarmıştır. Bu durumda,2918 sayılı Kanun'un 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin benzer bir konuda İdare Mahkemesi’nin davayabakmakla görevli bulunmadığı yolundaki kararlarıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirenkonularda alınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun,trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla karayollarında oluşantrafik kazaları nedeniyle açılacak sorumluluk davalarınıngörüm ve çözümünde adli yargınıngörevli olduğu dikkate alındığında, karayolununbakım ve işletmesinden sorumlu olan idarenin hukukisorumluluğuna ilişkin işbu davanın da adli yargıyerinde çözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır. Nitekim,Uyuşmazlık Mahkemesi'nin (Hukuk Bölümü) 13.05.2013tarih ve E:2013/748, K:2013/848 sayılı kararı da buyöndedir. Sonuçolarak; Konya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi ile Mahkememiz arasındaoluşan görev uyuşmazlığının giderilmesiiçin 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesiuyarınca Uyuşmazlık Mahkemesine başvurma zaruretihasıl olmuştur. Açıklanannedenlerle; Konya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 06.10.2015günlü E:2015/162, K:2015/470 sayılı kararıylagörevsizlik kararı üzerine açılan işbu davadaMahkememizce davanın görüm veçözümünün adli yargı yerinin görevinegirdiği sonucuna varıldığından, Konya 5. Asliye HukukMahkemesi’nin E:2015/162 esas sayılı dava dosyasınınbir örneğinin istenilmesine, görevli merciin belirtilmesiiçin 2247 sayılı Kanunun 19. maddesi uyarıncaUyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasına, davadosyasının ve işbu karar üzerine getirtilecek Konya 5.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin E:2015/162 esas sayılı davadosyasının Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine,dosyanın incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesi'nin karar vermesinedeğin ertelenmesine…” karar verilmiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve FikretERES’in katılımlarıyla yapılan 15.2.2016günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının onaylı örneğinin Mahkemece, ekinde adliyargı dosyasının bir örneği ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN’un davadaadli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava,davacının karayolunda seyir halindeyken, kasisinolağandışı yüksekliği sebebiylearacının savrularak park yeri döşeme taşlarınaçarpması sonucu uğranıldığı ilerisürülen maddi ve manevi zararın tazmini istemiyleaçılmıştır. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri, işaretlevhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafikbirimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir. Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Dosyanınincelenmesinden; davacının kendi sevk ve idaresindeki aracıyla24.01.2015 tarihinde Konya İli, Selçuklu İlçesi,Fırat Caddesi istikametinden Ahmet Hamdi Hoca Caddesi istikametinedoğru seyir halindeyken, aracının Adil KaraağaçLisesi yakınında bulunan kasisin olağan dışıyüksekliği nedeniyle savrularak yolun sağında bulunan parkyeri döşeme taşlarına çarptığı; kazasonucunda araçta önemli hasar oluştuğu, kazanınoluşumunda davalı idarenin sorumluluğu bulunduğu ilerisürülerek; uğranıldığı ilerisürülen maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle davaaçıldığı anlaşılmıştır. 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargının denetiminebağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargıkollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dankaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.) Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Konya 2.İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile Konya5.Asliye Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Konya 2.İdare MahkemesininBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Konya 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 6.10.2015 gün ve E:2015/162, K:2015/470 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 15.2.2016 gününde, Üye Süleyman Hilmi AYDIN’ın KARŞIOYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Fikret ERES KARŞI OY UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/670 K:2015/671sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 15.2.2016 ÜYE Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy