T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2015 / 963 KARAR NO : 2016 / 11 KARAR TR : 25.01.2016 ÖZET: 2918 sayılı Yasa’dan kaynaklanan sorumluluk davasının ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : A.SigortaA.Ş. Vekili :Av. A.A. Davalı :Karayolları Genel Müdürlüğü Vekili :Av. M.A.K. (Adli Yargıda) Adli Yargıda İhbar Olunanlar: 1-K.İnş. Tur. San. Tic. A.Ş. Vekili :Av. R.B. 2- M.G..İnş. Tic.ve San.Ltd.Şti. 3-C. İnş. Tic. A.Ş.İş Ortaklığı O LA Y : Davacı vekili, davadilekçesinde özetle; davacı sigorta şirketine 542320018nolu maksimum kasko sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan İ.Mühendislikİnşaat Taahhüt ve Ticaret Ltd Şti’ne ait 42 BH 633plakalı aracın M.G.’in sevk ve idaresindeyken CumhuriyetBulvarı’nı takiben Faik Şahenk kavşağındanİmam Hatip Meydanı istikametine gitmek istediği esnada yoldakiçalışmadan kaynaklanan 5.5 cm derinliğinde 180 cmgenişliğinde çukura düşüp geriçıkması ve aracın ön sağ lastik, ön tamponve alt kısımlarının hasar görmesi neticesinde maddihasarlı trafik kazası meydana geldiğini; 02.07.2012 tarihlimaddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında kazanınoluşumunda yolun yapım, bakım ve onarımından sorumlukurumun gerekli işaretlemeleri yapmadığından kusurluolduğu, sürücü M.G.’in ise herhangi bir kusurununolmadığının belirtildiği, kazanın ardındandavacı sigorta şirketince alınan 04.07.2012 tarihli ekspertizraporunda da kaza mahallindeki yolun bakım ve onarımındankarayollarının sorumlu olduğu, gerekli işaretlemeleriyapmadığından dolayı da tam kusurlu olduğununbelirtildiği, sigortalıya iş bu kaza neticesinde aracındameydana gelen hasar nedeniyle 13.08.2012 tarihinde 1.085,00 TL ve 27.08.2012tarihinde 15.927,00 TL olmak üzere toplam 17.012,00 TL hasartazminatı ödendiğini belirterek, toplam 17.012,00 TL hasartazminatının 27.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek reeskontfaizi ile birlikte davalı idareden tahsili istemiyle idari yargıyerinde dava açmıştır. AKSARAY İDARE MAHKEMESİ:31.12.2012gün ve E:2012/1588 K:2012/1319 sayılı kararında;“…2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun,2. maddesinde, bu kanunun karayollarında uygulanacağıbelirtilmiş, 11.01.2011 tarih ve 6099 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik 110. maddesinde ise, “işleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları,adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleriuygulanır.” hükmü düzenlenmiştir. Yukarıda yer verilen 2918sayılı Kanun’un 110. maddesinde 11.01.2011 tarihindeyapılan değişiklikle, karayolunda gerçekleşen trafikkazaları nedeniyle açılacak sorumluluk davalarınınadli yargıda görüleceğine ilişkin kural uyarınca,anılan tarihten itibaren karayolu trafik kazası nedeniyleaçılacak olan tazminat davalarının idariyargının görevine girmediği açıktır. Dava dilekçesininincelenmesinden, davacı sigorta şirketi vekili tarafından,sigorta poliçe sahibi şirkete ait 42 BH 633 plakalıaracın karayolunda çukura düşerek oluşan kazadagördüğü hasar nedeniyle poliçe sahibi şirketeödenen bedelin karşılığı olarak, yolun bakımve onarımından sorumlu olan Karayolları GenelMüdürlüğü’nden fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak üzere 17.012,00 TL alacağın ödeme tarihiolan 27.08.2012 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte tahsiliistemiyle bakılan davanın açıldığıanlaşılmaktadır. 2918 sayılı Kanun’un110. maddesi uyarınca karayolunda gerçekleşen trafikkazası nedeniyle açılan tazminat davası adliyargının görevine girdiğinden, işbu davada Mahkememizgörevsiz bulunmaktadır…” şeklindeki gerekçeile davanın görev yönünden reddine karar vermiş ve bukarara davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, Konya Bölgeİdare Mahkemesinin 04.04.2013 gün ve E:2013/696 K:2013/727sayılı onama kararının ardından idare mahkemesinceverilen görevsizlik kararı kesinleşmiştir. Davacıvekili bu kez aynı istemle adli yargıda davaaçmıştır. NİĞDE 2.ASLİYE HUKUKMAHKEMESİ:25.09.2014 gün ve E:2013/512 K:2014/750 sayılıkararında; “…Davalı Karayolları GenelMüdürlüğü, kamu tüzel kişisi olup,görmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetlerisırasında verdiği iddia olunan zararlardan dolayısorumluluğu özel hukuk hükümlerine tabi değildir. Kamutüzel kişilerinin, yasalar tarafından kendilerine verilengörev ve yetkileri kullanırken oluşan zararlar niteliğiitibariyle hizmet kusurundan kaynaklanmakta olup, bu zararların tazminiamacıyla anılan idarelere karşı hizmet kusurlarınadayanılarak İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanunu’nun2. maddesi hükmü uyarınca, idari yargı yerinde tamyargı davası ikame edilmesi gerekmektedir. Bir kamu hizmeti görmekleyükümlü davalı idareye 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun 7/a maddesinde karayollarında canve mal güvenliği yönünden gerekli düzenlemeleri yaparakönlemleri almak ve aldırmak görevleri verilmişbulunmaktadır. Bu görevin 2918 sayılı Yasa’daverilmiş olması bunun ihlali nedeniyle oluşacak zarardandolayı idarenin özel hukuk hükümlerine tabiolacağı sonucu çıkarılamaz. Esasen 2918sayılı Yasa’nın hukuki sorumluluğa ilişkin 85.ve onu izleyen maddelerinde araç işletenin sorumluluğudüzenlenmiş olup, idarenin hizmet kusurundan kaynaklanansorumluluğu bu yasa kapsamı dışında tutulmuştur. Yargı yolu, davaşartlarından olup mahkemece davanın her safhasında res'engözetilmesi gerekir. Eldeki dava, davalı idarenin hizmet kusurunadayanılarak açılmıştır. O halde, mahkemecedavalı Karayolları Genel Müdürlüğüyönünden dava dilekçesinin yargı yolu (görev) bakımındanreddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekildehüküm kurulmuştur…” şeklindeki gerekçeile görevsizlik kararı vermiş ve verilen bu karar temyizedilmeksizin kesinleşmiştir. Davacıvekili idari ve adli yargı yerlerince verilmiş olan görevsizlikkararları nedeniyle oluştuğunu ileri sürdüğüolumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesiistemiyle başvuruda bulunmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan25.01.2016 günlü toplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacının istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği veusule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Abdullah ER’in adli yargı, DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın ise davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, sigortalı aracınuğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin,zararın idarece giderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuentazminat davasıdır. 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninisağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun,“Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde;“ Karayolları Genel Müdürlüğününbu Kanunla ilgili görev ve yetkileri şunlardır: a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak, b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek, c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.) d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak, e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek, f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak, g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek, h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önünde bulundurularakönerilen gerekli önlemleri almak veyaaldırmak, i) (Mülga:3/5/2006 – 5495/4 md.) j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek, k) Bu Kanunla vebu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır. (Son fıkra Mülga : 28/3/1985 -3176/16 md.)” hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanlarıdahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıdagörülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bufıkra hükmünün uygulanmasını önlemez.Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Dosyaların incelenmesinden;davacı şirket tarafından sigortalanan 42 BH 633 plakalı aracın, karayolunda çukura düşmesi sonucuoluşan maddi hasarlı kazanın davalı idarenin hizmetkusurundan kaynaklandığın bahisle 17.012,00 TL rücuentazminatın 27.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizliile birlikte ödenmesi istemiyle davanın açılmışolduğu anlaşılmaktadır. 2918 sayılı Kanunun 110 uncumaddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.AsliyeHukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şugerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir:“… Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimikararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargının denetiminebağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargıkollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dankaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın 158 incimaddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle, AnayasaMahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilen kararı,yasa koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adliyargının görevine verebileceğine, dolayısiyle 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,davanın görüm ve çözümünde adli yargıgörevli olduğundan Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.09.2014gün ve E:2013/512 K:2014/750 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.09.2014 gün veE:2013/512 K:2014/750 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 25.01.2016 gününde, Üye Süleyman HilmiAYDIN’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN KARŞI OY UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/580 K:2015/592sayılı kararında belirtmiş olduğum düşüncedoğrultusunda sayın çoğunluğungörüşüne katılamıyorum. 30.11.2015 ÜYE Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy