T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2015 / 915 KARAR NO : 2016 / 4 KARAR TR : 25.01.2016 ÖZET : Türk Telekomünikasyon A.Ş.’de çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle başka kuruma nakledilen davacının, maaş nakil ilmuhaberinin düzeltilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :İ.Ö. Vekili :Av.A.B. Davalı :TürkTelekomünikasyon A.Ş. Vekili :Av.M.K. O L A Y : Davacı vekili davadilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kurum nezdindeçalışmakta iken; kurumun özelleştirilmesi nedeniyle406 sayılı yasanın ek 29.maddesi gereğince öncedavalı ile iş yasası kapsamında iş akdiimzalayıp, daha sonra hizmet sözleşmesi sona erdirilerek 4046sayılı yasanın 22.maddesi ve 406 sayılı yasanınek 29.maddesi gereğince memur olarak bir kurumaatandığını, müvekkilinin 375 sayılıKHK’ya 5473 sayılı yasa ile getirilen Ek 3.madde gereğinceödenen ek ödeme artışlarındanfaydalandırılmadığını, anılan yasa ilegetirilen ek ödemenin kamu görevlilerine yapılacakartışlar kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinibelirterek; davacıya 5473 sayılı yasadan kaynaklanan eködemenin hesaplanmaması nedeniyle, alamadığı parasalhaklarına ilişkin olarak fazlaya ilişkin hakları saklıkalmak kaydıyla 1.500,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecekyasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemi ileadli yargıda dava açmıştır. Ankara 13.İşMahkemesi:09.07.2015gün ve 2012/283 Esas, 2015/752 Karar sayılı kararındaaynen; “Taraflarınsunduğu deliller toplanmış, Ankara 8.İş Mahkemesininbenzer mahiyetteki 2015/13 Esas sayılı dava dosyası delil olarakgösterilmiş olup işyeri kayıtları ve sigortakayıtları getirtilmiş olup, her ne kadar dosyada toplanandelillere göre bilirkişi incelemesi yaptırılmışise de ancak daha sonra dosyamız arasına giren Ankara 8.İşMahkemesinin benzer mahiyetteki 2015/13 sayılı dava dosyasıincelenmiş olup bu dosyada Mahkemece 22.8.2014 tarihinde verilen kararlatalep edilen alacakla ilgili olarak dava dilekçesi ıslahdilekçesi dikkate alınarak davanın kısmen kabulünekarar verilmiş, fazlaya ilişkin istek reddedilmiş, ancak vakitemyiz üzerine karar Yargıtay 22.Hukuk Dairesi tarafındanbozulmuş Mahkemece bozmaya uyularak yeniden karar verilmiş ve bukararda İdari Yargının yetkili ve görevli olduğubelirtilerek yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın HMK115/2 maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiştir. Ankara 8.İş Mahkemesi dosyasındaki Yargıtaykararı da dikkate alındığında özelleştirmedenönce statü hükümlerine tabi davacı niteliğindekipersonel, özelleştirme sonrası belirli bir süreliğinedavalı ile özel hukuk hükümlerine tabi işsözleşmesi kapsamındaçalıştırılmakta, nakledildiğinde tekrarstatü hukuku kapsamına girmektedir. Davacının işsözleşmesi ile çalıştığı dönemdedavalı şirkete davacının ücreti konusundaartış oranının kamudaki memur maaş artışoranında olacağı yönündeyükümlülük getirildiği gibi, 406 sayılıKanun hükümleri uyarınca davalı şirkete hak sahibipersoneli Devlet Personel Başkanlığına bildirmesi, bildirimile beraber personelin nakledileceği kamu kurumundayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaşnakil ilmuhaberi düzenlemesi ve personelin ilişiğinin kesilmesigibi işlemlerin yapıldığı dikkate alınarakyapılan işlemlerin idari işlem olduğu ve bu idariişlemlerle ilgili uyuşmazlığın Adli Yargıdaçözümlenmesinin mümkün olmadığıdikkate alınarak konunun İdari Yargıda ele alınıpçözümlenmesi gerektiğianlaşıldığında Ankara 8. İşMahkemesinin benzer mahiyetteki Yargıtay incelemesinden geçen davadosyası dikkate alınarak bu durumda Mahkememizde açılandavanın 6100 sayılı HMK’nın 114/1-b maddesiuyarınca yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle aynı Kanunun115/2 maddesi uyarınca usulden reddine….” denilmek suretiyle yargıyolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine kararvermiş, verilen karar davacı vekiline 05.08.2015 tarihinde,davalı vekiline 03.08.2015 tarihinde tebliğ edilmiş olup,tarafların kararı temyiz etmemesi üzerine 14.08.2015 tarihindekesinleşmiş, karara bu şekilde şerh edilmiştir. . Davacıvekili bu kez; aynı taleple idari yargıda davaaçmıştır. Ankara13.İdare Mahkemesi: 14.10.2015 gün ve 2015/2681 Esas, 2015/1420Karar sayılı kararında özetle; uyuşmazlıkta,davalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliği taşımayanTürk Telekomünikasyon GenelMüdürlüğü’nün olması karşısında,idari yargı yetkisi kapsamında açılmış biridari dava bulunduğundan söz edilemeyeceğinden;uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğunu, nitekim UyuşmazlıkMahkemesi’nin 11.11.2013 gün ve E:2013/1149, K:2013/1550sayılı kararının da bu yönde olduğunugerekçe göstererek; davanın 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu’nun 15/1-a maddesi uyarıncadavanın görev yönünden reddine karar vermiş, verilenkarar davacı vekiline 26.10.2015 tarihinde, davalı vekiline 27.10.2015tarihinde tebliğ edilmiş olup, yasal süresi içinde kanunyoluna başvurulmaksızın kesinleşmiştir. Davacıvekili, idari ve adli yargı yerlerince verilen görevsizlikkararları nedeniyle oluşan olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvurudabulunmuştur. İNCELEME VEGEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan25.01.2016 günlü toplantısında: l-İLK İNCELEME:DavalıTürk Telekom A.Ş. yönünden dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; idari ve adli yargı yerleri arasında 2247sayılı yasa’nın 14.maddesinde öngörülenbiçimde olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu,idari ve adli yargı dosyalarının 15.maddede belirtilenyönteme uygun olarak davacının istemi üzerine songörevsizlik kararını veren mahkemece UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği, usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Birgül YİĞİT’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Abdullah ER ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, TürkTelekom A.Ş.'nde çalışmakta iken kurumunözelleştirilmesi nedeni ile başka kuruma atanandavacının, 5473 sayılı yasadan kaynaklanan ek ödemeninhesaplanmaması nedeniyle, alamadığı parasalhaklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziylebirlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyleaçılmıştır. 1953tarih ve 6145 sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta,Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta vetelgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Postaİşletmesi Genel Müdürlüğü’nce(P.İ), telekomünikasyon hizmetleri ise, “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Şirket)” tarafındanyürütülecek şekilde yenidenyapılandırılmıştır. 27.1.2000 tarih ve 4502 sayılıYasa’nın 1. maddesi ile, 406 sayılı Yasa’nın 1.maddesine eklenen dokuzuncu fıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun veözel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamuİktisadi Teşebbüslerinin kuruluş, teşkilât vefaaliyetleri ile ilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece,Türkiye Büyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987tarihli ve 3346 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısındanfazlası kamuda kaldığı sürece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır.16.7.1965 tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamudüzeniyle sıkıyönetim ve seferberlik hallerindetelekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkinözel kanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarakkadrolu veya sözleşmeli personel statüsünde çalışanlarve kapsam dışı personel, kamu görevlerinden yüzseksengün aylıksız izinli sayılır…”denilmiştir. Öte yandan;406 sayılı Yasa’nın 4502 sayılı Yasa iledeğişik 2. maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birincicümlesinde, “Türk Telekom; telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanunve görev sözleşmesi çerçevesinde tekel olarakyürütür” denildikten sonra, anılan (c) bendininbirinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenenüçüncü cümlede, “Ancak, TürkTelekom’daki kamu payı %50’nin altınadüştüğünde, Türk Telekom’un tüm tekelhakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmışolur” denilmiş; 4502 sayılı Yasa’nınGeçici 3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)” bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır. Budüzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde,telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal veuluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihinekadar “tekel” olarak yürütmekle görevlikılınan ve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunanTürk Telekom’un, tekel kapsamında kamu hizmetiyürüten, ancak kuruluş yasasındaki son düzenlemelerile kendine özgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamu payı%50’nin altına düşünceye kadar kamu kuruluşuniteliğini taşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır. Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’dekitamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, BakanlarKurulu’nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi (TürkTelekom)’nin % 55 Oranındaki Hissesinin Blok OlarakSatışına İlişkin Nihai Devir İşlemlerineDair Kararın Yürürlüğe Konulması HakkındaKarar”ı uyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse SatışSözleşmesi ile (6.550.000.000 USD. bedelle) OjerTelekomünikasyon A.Ş.’ne satılmıştır. Bu süreceparalel olarak Türk Telekom personelinin durumu incelendiğinde: TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğegirdiği dikkate alındığında, 29.1.2000 tarihiitibariyle 233 sayılı KHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan 4502sayılı Yasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılıYasa’ya eklenen Ek 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelinstatüsü: Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği aslive sürekli görevler telekomünikasyon alanında sekizyıl tecrübeye sahip ve en az dört yıllık yükseköğrenim görmüş bir genel müdür ile kadro,unvan, derece ve sayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksengün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenenkadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bu personel hakkında bu Kanunda öngörülenhükümler saklı kalmak üzere 399 sayılı KanunHükmünde Kararname hükümleri uygulanır. Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur” hükmüne yer verilmiş; bu benthükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarla yapılandeğişiklikler sonucunda; “a) Personelin statüsü: (Ekibare: 12.5.2001-4673/6. md.) Türk Telekomdaki kamu payı%50’nin altına düşünceye kadar, Türk TelekomYönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğunaatanabilme genel şartlarına sahip olma ve en az dörtyıllık yüksek öğrenim görme şartlarıaranır. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle:16.6.2004-5189/12 md.) Bunların dışında kalan personeliş mevzuatı uyarınca istihdam edilir. İşmevzuatına göre istihdam edilenlere ilişkin kayıt veşartlar Yönetim Kurulu tarafından tayin olunur”hükmünü almış; aynı maddenin (b) bendinin ikinciparagrafında da iş mevzuatına tabi olan Türk Telekomçalışanlarının aylık ücretlerininkendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafından tespitolunacağı kurala bağlanmıştır. 406sayılı Yasa’nın anılan Ek 22. maddesi uyarınca,Türk Telekom A.Ş. Genel Müdürlüğü’neait asli ve sürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010(Mükerrer) sayılı R.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve2000/331 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan listede:merkez teşkilatı için 100 ve taşra teşkilatı için100 (6 Bölge Müdürü, 12 Bölge MüdürYardımcısı ve 82 İl Telekom Müdürü) kadroihdas edilmiş; öte yandan, aynı Yasa maddesinin verdiğiyetkiye dayanılarak hazırlanan “Türk TelekomünikasyonA.Ş. Kapsam Dışı Personel Yönetmeliği”adı altındaki düzenleme, Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarihve 407 sayılı kararıyla kabul edilmek suretiyleyürürlüğe konulmuştur. Kanunla, Kurumdagörev yapan personelden asli ve sürekli görev yapacakolanları kadro unvanı itibariyle belirlemek konusunda BakanlarKurulu'na yetki verildiği açıktır. Bu yetki 4502sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği29.1.2000 tarihi ile 5189 sayılı Kanun’unyürürlüğe girdiği 2.7.2004 tarihleri arasındageçerli olmuştur. Anayasa’nın128. maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler,memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür”denilmiştir. 406sayılı Yasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398 sayılıKanun’la değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen asli ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasakoyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. Olayda,davalının hisse devir (14.11.2005) tarihinde davalı kurumnezdinde çalışmakta iken, 406 sayılı Yasa'nınEk-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesine göreadı Devlet Personel Başkanlığı’na bildirilen vesonrasında başka bir kamu kurumu emrine atanan davacıtarafından, 5473 sayılı yasadan kaynaklanan ek ödemeninhesaplanmaması nedeniyle almaktan mahrum kaldığı eködenekler nedeni ile uğradığı zararın tazminiistemiyle; Ankara 13.İş Mahkemesi’ne davaaçıldığı; Ankara 13.İş Mahkemesi’nin09.07.2015 gün ve 2012/283 Esas, 2015/752 Karar sayılıkararı ile görevsizlik kararı verildiği, kararıntarafların temyiz etmemesi üzerine kesinleştiği, bununüzerine İdare Mahkemesi’nde davaaçıldığı, Ankara 13.İdare Mahkemesi’nin 14.10.2015gün ve 2015/2681 Esas, 2015/1420 Karar sayılı kararı iledavada adli yargının görevli olduğu gerekçesi ilegörevsizlik kararı verildiği ve kararın taraflarca temyizedilmeyerek kesinleştiği, davacının 2247 sayılıYasa’nın 14.maddesi uyarınca oluşan olumsuz görev uyuşmazlığınedeni ile görevli mahkemenin belirlenmesi için mahkememizemüracaat ettiği anlaşılmıştır. Mahkememizceyapılan değerlendirme neticesinde; 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik: 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemler hakkındayetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Buna göre,iptali istenilen işlemin tesis edildiği ve davaaçıldığı tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz etmek olanaksız olduğundan; uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilennedenlerle, Ankara 13.İş Mahkemesi’nin 09.07.2015 gün ve2012/283 Esas, 2015/752 Karar sayılı görevsizlikkararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. S O N UÇ : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Ankara 13.İş Mahkemesi’nin 09.07.2015 gün ve2012/283 Esas, 2015/752 Karar sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 25.01.2016 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy