T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 964
KARAR NO : 2016 / 12
KARAR TR : 25.01.2016
ÖZET: Türk Telekomünikasyon A.Ş.’de çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle başka kuruma nakledilen davacının, maaş nakil bildiriminin ilgili mevzuata uygun düzenlenmemesi nedeniyle uğradığı parasal kaybın giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R
Davacı : S.K.
Vekili : Av.A.B.
Davalı : Türk Telekom A.Ş.
Vekili :Av. M.K. (Adli Yargıda)
OL A Y : Davacı vekili, davadilekçesinde özetle; Türk Telekom’daçalışmakta iken Türk Telekom’unözelleşmesi nedeniyle 406 sayılı Yasa’nın Ek 29.maddesi gereğince önce davalı ile İş Yasasıkapsamında iş akdi imzalayan, daha sonra hizmet sözleşmesisona erdirilerek 4046 sayılı Yasa’nın 22. maddesi ve 406sayılı Yasa’nın Ek 29.maddesi gereğince memur olarakbir kuruma atanan davacının, 375 sayılı KHK’ya 5473sayılı Yasa ile getirilen Ek 3. madde gereğince ödenen eködeme artışlarından yararlandırılmadığınıbelirterek; davacının, Türk Telekom’daçalıştığı dönemde ücretödenmesinde 5473 sayılı Yasa’dan kaynaklanan eködemelerin hesaplanmaması nedeniyle alamadığı parasalhaklara ilişkin olarak fazlaya ilişkin haklar saklı tutularakşimdilik 1.500,00TL’ nin yasal faiziyle birlikte davalıkurumdan tahsili istemiyle adli yargıda davaaçmıştır,
ANKARA 13.İŞ MAHKEMESİ: 09.07.2015 gün ve E:2012/289 K:2015/758sayılı kararında; “…özelleştirmedenönce statü hükümlerine tabi davacı niteliğindekipersonel, özelleştirme sonrası belirli bir süreliğinedavalı ile özel hukuk hükümlerine tabi işsözleşmesi kapsamındaçalıştırılmakta, nakledildiğinde tekrarstatü hukuku kapsamına girmektedir. Davacının işsözleşmesi ile çalıştığı dönemdedavalı şirkete davacının ücreti konusundaartış oranının kamudaki memur maaş artışoranında olacağı yönündeyükümlülük getirildiği gibi, 406 sayılıKanun hükümleri uyarınca davalı şirkete hak sahibipersoneli Devlet Personel Başkanlığına bildirmesi, bildirimile beraber personelin nakledileceği kamu kurumundayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaşnakil ilmuhaberi düzenlemesi ve personelin ilişiğinin kesilmesigibi işlemlerin yapıldığı dikkate alınarakyapılan işlemlerin idari işlem olduğu ve bu idariişlemlerle ilgili uyuşmazlığın Adli Yargıdaçözümlenmesinin mümkün olmadığıdikkate alınarak konunun İdari Yargıda ele alınıpçözümlenmesi gerektiğianlaşıldığında Ankara 8. İşMahkemesinin benzer mahiyetteki Yargıtay incelemesinden geçen davadosyası dikkate alınarak bu durumda Mahkememizde açılandavanın 6100 sayılı HMK’nın 114/1-b maddesiuyarınca yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle aynı Kanunun115/2 maddesi uyarınca usulden reddine….” şeklindekigerekçe ile dava konusu uyuşmazlığınçözümünde İdari Yargının yetkili vegörevli olduğu dikkate alınarak yargı yolunun caizolmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar vermiş veverilen bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ANKARA 2.İDARE MAHKEMESİ : 13.10.2015 gün E:2015/2589 K:2015/1187 sayılıkararında; “…2576 sayılı Bölge İdareMahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu veGörevleri Hakkında Kanunun 5. maddesinde, idare mahkemelerinin, vergimahkemelerinin görevine giren davalarla ilk derecede Danıştaydaçözümlenecek olanlar dışındaki, iptaldavalarını, tam yargı davalarını, tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanidari sözleşmelerden dolayı taraflar arasındaçıkan uyuşmazlıklara ilişkin davaları vediğer kanunlarla verilen işleri çözümleyeceğihükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nu 2. maddesinin 1.fıkrasında, idari dava türlerinin idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden bir ilehukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları,idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları ve tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerinden taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar olduğu hükmebağlamıştır.
Buhükümlere göre bir uyuşmazlığın idaremahkemesince görülebilmesi içinuyuşmazlığın taraflarından birinin idare olması,ayrıca bu idare tarafından olumlu yada olumsuz bir idari işlemtesis edilmesi veya bir eylemde bulunulması veya idarenin idari birsözleşmenin tarafı olması gerekmektedir.
Öteyandan, 2577 sayılı Yasanın 15/1 -a maddesinde, 14. maddenin 3/abendine göre adli ve askeri yargının görevli olduğukonularda açılan davaların reddine karar verileceğihükme bağlamıştır.
Dosyanınincelenmesinden, Türk Telekom A.Ş.'nin yapılanözelleştirilmesi sonucunda 14.11.2005 tarihinden itibaren TürkTicaret Kanunu hükümlerine tabi özel hukuk tüzelkişiliği haline geldiği ve bu özel hukuk tüzelkişiliğince davacıya ek ödemelerinyapılmadığı, davacı tarafından buzararının tazmininin istenildiği anlaşılmıştır.
Yukarıdahükümlerine yer verilen mevzuat uyarınca, idari bir kurum veyakuruluş niteliğini haiz olmayan Türk Telekom A.Ş. özelhukuk tüzelkişiliğince, özel hukuk hükümlerinegöre tesis edilen işlemden kaynaklanan zararın tazminineilişkin uyuşmazlığın görüm veçözüm yerinin idari yargının görev alanınadeğil, adli yargının görev alanına girdiğinden,davanın görev yönünden reddi gerektiği sonucunaulaşılmıştır…” şeklindekigerekçe ile 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu’nun 15/1-a maddesi uyarınca davanın görev yönündenreddine karar vermiş ve verilen karar kesinleşmiştir.
Davacıvekili idari ve adli yargı yerlerince verilmiş olan görevsizlikkararları nedeniyle oluştuğunu ileri sürdüğüolumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesiistemiyle başvuruda bulunmuştur.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan25.01.2016 günlü toplantısında:
İLK İNCELEME:Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarıncayapılan incelemeye göre; adli ve idari yargı yerleriarasında 2247 sayılı Yasa'nın 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacının istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderildiği veusule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Abdullah ER ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,davacının, davalı şirketteçalıştığı dönemde ücretödemesinde 5473 sayılı Yasa’dan kaynaklanan eködemenin hesaplanmaması nedeniyle alamadığı parasal haklarındavalıdan tahsiline ilişkindir.
1953 tarih ve 6145 sayılı Yasa ile, Türkiye CumhuriyetiPosta, Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta vetelgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Postaİşletmesi Genel Müdürlüğü’nce(P.İ), telekomünikasyon hizmetleri ise, “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Şirket)” tarafındanyürütülecek şekilde yenidenyapılandırılmıştır.
27.1.2000 tarih ve 4502 sayılıYasa’nın 1. maddesi ile, 406 sayılı Yasa’nın 1.maddesine eklenen dokuzuncu fıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun veözel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamuİktisadi Teşebbüslerinin kuruluş, teşkilât vefaaliyetleri ile ilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece,Türkiye Büyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987tarihli ve 3346 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısındanfazlası kamuda kaldığı sürece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır.16.7.1965 tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamudüzeniyle sıkıyönetim ve seferberlik hallerindetelekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkinözel kanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarakkadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir.
Öteyandan; 406 sayılı Yasa’nın 4502 sayılı Yasa iledeğişik 2. maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birincicümlesinde, “Türk Telekom; telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletiminiihtiva eden telefon hizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanun vegörev sözleşmesi çerçevesinde tekel olarakyürütür” denildikten sonra, anılan (c) bendininbirinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenenüçüncü cümlede, “Ancak, TürkTelekom’daki kamu payı %50’nin altınadüştüğünde, Türk Telekom’un tüm tekelhakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmışolur” denilmiş; 4502 sayılı Yasa’nınGeçici 3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)” bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır.
Budüzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde,telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal veuluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003tarihine kadar “tekel” olarak yürütmekle görevlikılınan ve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunanTürk Telekom’un, tekel kapsamında kamu hizmetiyürüten, ancak kuruluş yasasındaki son düzenlemelerile kendine özgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamupayı %50’nin altına düşünceye kadar kamukuruluşu niteliğini taşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır.
Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’dekitamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, BakanlarKurulu’nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi (TürkTelekom)’nin % 55 Oranındaki Hissesinin Blok OlarakSatışına İlişkin Nihai Devir İşlemlerineDair Kararın Yürürlüğe Konulması HakkındaKarar”ı uyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse SatışSözleşmesi ile (6.550.000.000 USD. bedelle) OjerTelekomünikasyon A.Ş.’ne satılmıştır.
Bu süreceparalel olarak Türk Telekom personelinin durumu incelendiğinde:
TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233sayılı KHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan4502 sayılı Yasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılıYasa’ya eklenen Ek 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelinstatüsü: Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği aslive sürekli görevler telekomünikasyon alanında sekizyıl tecrübeye sahip ve en az dört yıllık yükseköğrenim görmüş bir genel müdür ile kadro,unvan, derece ve sayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksengün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenenkadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bu personel hakkında bu Kanunda öngörülenhükümler saklı kalmak üzere 399 sayılı KanunHükmünde Kararname hükümleri uygulanır. Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur” hükmüne yer verilmiş; bu benthükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarla yapılandeğişiklikler sonucunda; “a) Personelin statüsü: (Ekibare: 12.5.2001-4673/6. md.) Türk Telekomdaki kamu payı%50’nin altına düşünceye kadar, Türk TelekomYönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğunaatanabilme genel şartlarına sahip olma ve en az dörtyıllık yüksek öğrenim görme şartlarıaranır. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle:16.6.2004-5189/12 md.) Bunların dışında kalan personeliş mevzuatı uyarınca istihdam edilir. İşmevzuatına göre istihdam edilenlere ilişkin kayıt veşartlar Yönetim Kurulu tarafından tayin olunur”hükmünü almış; aynı maddenin (b) bendinin ikinciparagrafında da iş mevzuatına tabi olan Türk Telekomçalışanlarının aylık ücretlerininkendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafından tespitolunacağı kurala bağlanmıştır. 406sayılı Yasa’nın anılan Ek 22. maddesi uyarınca,Türk Telekom A.Ş. Genel Müdürlüğü’neait asli ve sürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010(Mükerrer) sayılı R.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve2000/331 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan listede:merkez teşkilatı için 100 ve taşra teşkilatıiçin 100 (6 Bölge Müdürü, 12 BölgeMüdür Yardımcısı ve 82 İl TelekomMüdürü) kadro ihdas edilmiş; öte yandan, aynıYasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan“Türk Telekomünikasyon A.Ş. Kapsam DışıPersonel Yönetmeliği” adı altındaki düzenleme,Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407 sayılı kararıylakabul edilmek suretiyle yürürlüğe konulmuştur. Kanunla,Kurumda görev yapan personelden asli ve sürekli görev yapacakolanları kadro unvanı itibariyle belirlemek konusunda BakanlarKurulu'na yetki verildiği açıktır. Bu yetki 4502sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği29.1.2000 tarihi ile 5189 sayılı Kanun’unyürürlüğe girdiği 2.7.2004 tarihleri arasındageçerli olmuştur. Anayasa’nın128. maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler,memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörülür” denilmiştir. 406sayılı Yasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398sayılı Kanun’la değişik birinci fıkrasında,“Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamu payınınyüzde ellinin altına düşmesi durumunda; Türk Telekom daek 22 nci maddenin (a) bendinin bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri uyarınca belirlenen asli vesürekli görevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabiolarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekom da çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihindennakli için Devlet Personel Başkanlığınabildirildikleri tarihe kadarki aylık ücret, harcırah,sağlık giderleri, cenaze giderleri ve ölümyardımı ile diğer mali ve özlük hakları TürkTelekom tarafından karşılanır…” denilerek, yasakoyucu tarafından Türk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olaraksözleşmeli personel statüsünde çalışanlarile kapsam dışı personel, kamu personelisayılmıştır. Olayda,davalının hisse devir (14.11.2005) tarihinde davalı kurumda görevyapmakta iken, 406 sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046sayılı Yasa'nın 22. maddesine göre diğer kamu kurum vekuruluşlarına naklinin yapılması için adıDevlet Personel Başkanlığına bildirilen davacı vekilitarafından, davalı kurumda çalıştığıdöneme ilişkin 5473 sayılı Yasa uyarınca hak edilen eködemelerin ödenmesine karar verilmesi istemiyle davaaçılmıştır. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Bunagöre, iptali istenilen işlemin tesis edildiği ve davaaçıldığı tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz etmek olanaksız olduğundan;uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle Ankara 13. İş Mahkemesinin 09.07.2015 gün ve E:2012/289K:2015/758 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Ankara 13. İş Mahkemesinin 09.07.2015 gün ve E:2012/289K:2015/758 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 25.01.2016 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy