T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 979
KARAR NO : 2016 / 26
KARAR TR : 25.1.2016
ÖZET: Karayolunda meydana gelen tek taraflı trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi istemiyle açtığı rücuen tazminat davasının, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : H. Sigorta A.Ş.
Vekili : Av. H.T.
Davalı : Kırıkkaleİl Özel İdaresi
Vekilleri : Av. E. K., Av.S. E.
O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde;71 … 648 plakalı aracın müvekkili şirkete ticarikasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu; 27.06.2011tarihinde saat 20.00’de Keskin ilçesi yönünde tektaraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, maddihasarlı trafik tespit tutanağında belirtildiği üzere; aracın,yol yapımı için yol üzerine bırakılanyaklaşık 1 metre yüksekliğinde mucuryığınına çarptığını, davalının, Karayolları Trafik Kanununun 14. maddesi gereği kusurlu olduğunu, yol üzerinde herhangi bir işaretleme ve ikazbulunmadığının da belirtildiğini, araçsürücüsünün ise herhangi bir kusurunun bulunmadığını;kaza sonucunda sigortalının zararının giderilmesiiçin Kesin Ekspertiz Raporuna binaen 9.168.00 TL ödeme yapıldığını;yol yapımı sırasında gerekli önemleri almayan vegerekli işaretlemeleri yapmayan davalının, kazanınmeydana gelmesi ve maddi hasar oluşmasında tam kusurlu olduğunuve TTK uyarınca yapılan ödemeyi rücu haklarınınbulunduğunu; Uyuşmazlık Mahkemesince, karayollarındameydana gelen motorlu araç trafik kazalarında adliyargının görevli olduğuna karar verildiğini ifadeederek; fazlaya dair her türlü yasal talep ve hakları saklıkalmak kaydıyla; hak sahiplerine ödenen 9.168,00 TL tazminatın,ödeme tarihi olan 25.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek avansfaizi ile birlikte tahsili istemiyle 7.6.2013 tarihinde adli yargı yerindedava açmıştır.
Kırıkkale1.Asliye Hukuk Mahkemesi; 2.7.2014 gün ve E:2013/640, K:2014/1389sayı ile, uyuşmazlığın esasını inceleyerek,davanın kısmen kabulü ile 6.876,00 TL'nin ödeme tarihi olan25/08/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birliktedavalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkintalebin reddine karar vermiş; temyiz edilmesi üzerine YARGITAY17.HUKUK DAİRESİ; 13.11.2014 gün ve E:2014/18935,K:2014/15900 sayı ile, “(…) Dava, kasko sigortapoliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
1-Bir kamukuruluşu tarafından, kamu yasaları uyarınca tesis yapma,yapılmış olan tesislere bakma ve o tesisleri kullanmayükümlülüğü yine kamu yasalarındankaynaklanan bir yükümlülüktür. O halde, anılannitelikteki bir kamu tesisinin gerek yapılmasındaki, gereksekullanılması veya muhafazasındaki kusurdan doğan zararlar,idari karar ve eylemlerden doğan zararlar niteliğindebulunduğundan zararın ödetilmesi istekleri 11.02.1959günlü ve 17/15 sayılı Yargıtayİçtihadı Birleştirme kararının 2. bendihükmünce tam yargı davasının konusunu oluşturur.Bu davaların ise 2577 Sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu’nun 2/1-b maddesi hükmünce idari yargıyerinde açılması gerekir. Yargı yolu davaşartlarından olup kamu düzenine ilişkin bulunduğundanaçıkça veya hiç ileri sürülmese bileyargılamanın her aşamasında mahkemelerce kendiliğindengözetilmelidir.
Kaldı kisomut olayda davalı il özel idaresi vekili, idari yargımahkemelerinin görevli olduğunu, davada hizmet kusurunadayanıldığını bildirmiştir.
Bu durumdamahkemece, yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizolması nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesigerekirken, işin esasına girilerek, yazılı şekildehüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Bozmasebebine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarınınşimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerledavalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ilehükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanannedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarınınşimdilik incelenmesine yer olmadığına…” kararvermiştir.
KIRIKKALE1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 24.6.2015 gün ve E:2015/128,K:2015/366 sayı ile, davanın safahatına geniş olarak yerverdikten sonra; “(…) Usul ve yasaya uygun bozma ilamınauyulmak suretiyle yapılan yargılama neticesinde, bir kamukuruluşu tarafından, kamu yasaları uyarınca tesis yapma,yapılmış olan tesislere bakma ve o tesisleri kullanmayükümlülüğü yine kamu yasalarındankaynaklanan bir yükümlülüktür. O halde, anılannitelikteki bir kamu tesisinin gerek yapılmasındaki, gereksekullanılması veya muhafazasındaki kusurdan doğan zararlar,idari karar ve eylemlerden doğan zararlar niteliğindebulunduğundan zararın ödetilmesi istekleri 11.02.1959günlü ve 17/15 sayılı Yargıtayİçtihadı Birleştirme kararının 2. bendihükmünce tam yargı davasının konusunu oluşturur.Bu davaların ise 2577 Sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 2/1-b maddesi hükmünce idari yargı yerindeaçılması gerekir. Yargı yolu dava şartlarındanolup kamu düzenine ilişkin bulunduğundanaçıkça veya hiç ileri sürülmese bileyargılamanın her aşamasında mahkemelerce kendiliğindengözetilmelidir.
Bu durumdaaçılan davanın, yargı yolu bakımındanmahkememizin görevsiz olması nedeniyle reddine dairaşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığıüzere.
Davacınınaçmış olduğu davasının yargı yoluyönünden mahkememizin görevsiz olması nedeni ileREDDİNE…” karar vermiş, bu karar temyizedilmeksizin kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu defa, aynı somut olaydan dolayı 6.876,00 TL’nintazmini istemiyle 14.7.2015 tarihinde idari yargı yerinde davaaçmıştır.
KIRIKKALEİDARE MAHKEMESİ; 22.7.2015 gün ve E:2015/477, K: 2015/401sayı ile, “(…) 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 2. maddesinde, idari işlemler hakkında yetki,şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı açılan iptaldavaları; İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları ile tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç olmak üzere kamu hizmetlerden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar idari dava türleriarasında sayılmıştır. Yani İdare hukukununuygulanmasından doğan uyuşmazlıklar idari yargınıngörev alanını oluşturmaktadır.
2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15/1-amaddesinde adli yargının görevli olduğu konulardadavanın reddine karar verileceği hükmüne yer verilmektedir.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafik güvenliğiniilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri belirlemekolduğu; "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde, buKanunun trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyürümlülükleri bunların uygulamasını vedenetlemesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetkive sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiştir.
Öteyandan, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçittemeydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleriuygulanır. Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir.", hükmüne, aynı Kanunungeçici 21. maddesinde ise "Bu Kanunun 110. maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz."hükmüne yer verilmiştir.
Olayda,davalı idareye atfedilecek muhtemel sorumluluğun 2918sayılı Yasa'dan doğduğuanlaşıldığından, bu Yasanın yukarıdabahsedilen 110. maddesi hükmü uyarıncauyuşmazlığın görüm veçözümünün adli yargının görevinegirdiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
NitekimUyuşmazlık Mahkemesi'nin 4.2.2013 tarih ve E:2012/578, K:2013/179sayılı kararı da bu yöndedir.
Açıklanannedenlerle davanın 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Yasasının 15/1-a. maddesi hükmü uyarıncagörev yönünden reddine…” karar vermiş; itirazedilmesi üzerine Kırıkkale Bölge İdare Mahkemesince,17.11.2015 gün ve E:2015/672, K:2015/696 sayı ile onanan kararkesinleşmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan25.1.2016 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Abdullah ER’in davada adliyargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ınise davada idari yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, sigortalı aracınuğradığı hasar bedelini ödeyen sigortaşirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi isteminden ibaretbulunan bir rücuen tazminat davasıdır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşlarıve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı belirtilmiş; aynıKanunun 7.maddesinde, Karayolları GenelMüdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev veyetkilerine; 8.maddesinde Millî Eğitim Bakanlığı,Sağlık Bakanlığı ve Ulaştırma, Denizcilik veHaberleşme Bakanlığının; 9.maddesinde TarımOrman ve Köyişleri Bakanlığının; 10.maddesindebelediye trafik birimlerinin; 12. maddesinde il ve ilçe trafikkomisyonlarının görev ve yetkilerine yer verilmiş;aynı Kanunun 13.maddesinde, karayolunun yapımı,bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütünkuruluşların, karayolu yapısını, trafikgüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmaklayükümlü oldukları belirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; davacı şirket tarafından sigortalanan 71 …648 plaka sayılı aracın, 27.06.2011 tarihinde saat20.00’de, yol yapımı için yol üzerinebırakılan yaklaşık 1 metre yüksekliğinde mucuryığınına çarpması sonucuhasarlandığı; hasar bedelinin davacı şirkettarafından sigortalıya ödendiği; yol yapımısırasında gerekli önemleri almayan ve gerekliişaretlemeleri yapmayan davalı idarenin, kazanın meydanagelmesi ve maddi hasar oluşmasında tam kusurlu olduğundanbahisle; hak sahiplerine ödenen tazminatın, ödeme tarihindenitibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili istemiyle davaaçıldığı anlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığın çözümündeadli yargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlakbir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklıdeğildir. Ancak, idari yargının denetimine bağlıolması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargıkollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dankaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini,ilgili kuruluşları ve bunların görev yetki vesorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Kırıkkale 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Kırıkkale 1.AsliyeHukuk Mahkemesinin 24.6.2015 gün ve E:2015/128, K:2015/366sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,25.1.2016 gününde, Üye Süleyman HilmiAYDIN’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN KARŞI OY UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/580 K:2015/592sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 25.1.2016 ÜYE Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy