T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 876
KARAR NO : 2016 / 2
KARAR TR : 25.01.2016
ÖZET : Davacının, Emekli Sandığı iştirakçisi iken, belediye başkanı olarak görev yaptığı Şubat, Mart 2009 dönemi maaş alacağının yasal faizi ile birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istemiyle açtığı davanın İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı : İ.U. Vekili : Av. S.Y. Adli Yargıda Davalı : 1-Gölpazarı Belediye Başkanlığı Vekili : Av. A.Ç.K. 2-SosyalGüvenlik Kurumu Başkanlığı Vekili : Av. M. Z.Ö. İdari Yargıda Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı O L A Y : Davacı vekili davadilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin 29/03/2009tarihine kadar davalı kurum Gölpazarı BelediyeBaşkanlığında görevde bulunduğunu,müvekkilinin Belediye Başkanı olmadan önce emeklisandığına bağlı olarak bir kamu kurumunda memur olarakçalıştığını, BelediyeBaşkanlığı görevine devam ederken 22/05/2006 tarihindeemekli olduğundan görev yaptığı dönemeilişkin olarak 15/04/2004 -14/06/2006 tarihleri arasına davalı kurumunemekli sandığına 10.609,74 TL kesenek borcu, kurumkarşılığı toplamı ve gecikme faizininbiriktiğini, müvekkilinin kurum borçlarından dolayısorumluluğu kapsamında bu miktarın emekli ikramiyesindenkesildiğini, bu borcun müvekkilinin kurum üst yöneticisiolması kapsamında doğduğunu, bu sorumluluğun BelediyeBaşkanlığından ayrılmasından sonra ortadankalktığını, kurumun borcu müvekkilinin emekliikramiyesinden kesilerek müvekkili tarafındanödendiğinden müvekkilinin davalı kuruma karşırücu hakkı doğduğunu, yinemüvekkilinin Şubat 2009 - Mart 2009 aylarına ilişkinmaaşının bir kısmını da alamadığını,bu nedenlerle 15/04/2004 - 14/06/2006 dönemlerine ilişkin emeklisandığı kesenek borcu, kurum karşılığıtoplamı ve faiz tutarı olan 10.609,74 TL kesintininyapıldığı tarihten itibaren yasal faizi ileödenmesine, yine şubat - mart dönemine ilişkinödenmeyen 1.000,00 TL maaş alacağının yasal faizi iledavalıdan tahsiline karar verilmesini talep ederek adli yargı yerindedava açmıştır. Gölpazarı Asliye HukukMahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) : 30.4.2013 gün ve E:2010/46,K:2013/23 sayı ile, davacı davalı belediyeden 15/04/2004 -14/06/2006 tarihleri arasında kurum karşılığıödenmeyen kesenek alacağı isteminde bulunmuş olup,Gölpazarı Belediyesi de 28/06/2011 yazısındaGölpazarı belediyesi olarak 2004 yılı toplam borçmeblağı olan 7.086,65 TL'de mütabık olduklarınıve borcu kabul ettiklerini beyan etmiş olup bu miktar 21/02/2013 tarihlibilirkişi Uygar Ergin'in raporunda 8.384,19 TL olarakhesaplanmış olup bu nedenle 8.384,19 TL'nin davacıyaödenmesine karar verildiği, ancak davadaçözümlenmesi gereken hususun bu meblağdanGölpazarı Belediyesinin mi yoksa SGK'nın mı sorumluolacağı olduğu; somut davanın davalıGölpazarı Belediyesine karşı açılmışbir dava olduğu, davalı Gölpazarı Belediyesinindavanın SGK'ya ihbarını talep etmesi üzerine SGK’yaihbar olunan dahili davalı konumuna düştüğü, usulhükümleri uyarınca davalı ihbar olunan adınahüküm kurulması mümkün olmayıp zorunlu davaarkadaşlığı hariç ihbar olunan aleyhine veya lehinebir hüküm verilemeyeceğinden davalı belediyenindavacının tüm kurum karşılığı kesenekborcundan sorumluluğuna karar vermek gerektiği ve SGKyönünden davanın reddine karar vermek gerektiğigerekçesiyle açılan davanın kısmen kabulüne,kısmen reddine karar vermiş, bu karar davalı GölpazarıBelediye Başkanlığı vekilince temyiz edilmiştir. Yargıtay 22 Hukuk Dairesi : 26.5.2014 gün ve2014/14220, K:2014/14427 sayı ile, Dosya içeriğine göre,davacının 2009 yılı Şubat ve Mart aylarınailişkin ödenmeyen maaş alacağı ile davalıbelediye tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna ödenmesigerektiği halde emekli ikramiyesinden kesilen kurumkarşılığı emekli keseneğinin davalıdantahsili istemi ile dava açtığı,Uyuşmazlığa konu dönemde davacının, 657sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında davalıGölpazarı Belediyesinin Belediye Başkanlığıgörevini yaptığı, bu durumda davaya bakma görevininidari yargıya ait olduğu; 6100 sayılı Hukuk MuhakemeleriKanunu'nun 114/1-b ve 115/2. maddeleri gereğince yargı yolunun caizolmaması sebebi ile dava şartı yokluğundan davanınusulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ilekısmen kabulünün hatalı olduğu gerekçesiylehükmün bozulmasına karar vermiştir. GÖLPAZARI ASLİYE HUKUKMAHKEMESİ: 18.12.2014 gün ve E:2014/64, K:2014/45 sayı ile,bozma kararına uyarak, davalı Sosyal Güvenlik Kurumunakarşı açılan alacak davasının HMK'nun 114/c ve115/2. Maddesi uyarınca mahkemelerinin görevsiz olması nedeniyledava şartı yokluğundan davanın usulden reddine kararvermiş, bu karar kesinleşmiştir. Davacı vekili bu kez fazlayailişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, 8.384,19 TL kurumkarşılığı kesenek alacağı ve faizininkesintinin yapıldığı tarihten itibaren yasal faizi iletahsili ile, 4.083,31 TL Şubat, Mart 2009 dönemine ilişkinmaaş alacağının yasal faiziyle davalıdan tahsiliistemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır. Eskişehir 1 İdareMahkemesi : 10.7.2015 gün ve E:2015/802, K:2015/977 sayı ile, bakılandavada, davacı tarafından 8.384,19 TL kurumkarşılığı kesenek alacağı ile 4.048,31 TLŞubat Mart 2009 dönemine ilişkin maaşalacağının yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesinekarar verilmesi istemiyle tek dilekçeyle davaaçılmış ise de, farklı usullere tabi işlemlerarasında 2577 sayılı Yasanın 5/1. maddesindebelirtildiği şekilde maddi veya hukuki yöndenbağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisiolmadığı ve hukuki irdelemenin her bir işlemaçısından ayrı ayrı yapılmasıgerektiğinden, anılan işlemlere karşı ayrıayrı dilekçelerle dava açılması gerekirkenbelirtilen hususa aykırı olarak tanzim edilen davadilekçesinin bu haliyle incelenme olanağıbulunmadığı gerekçesiyle 2577 sayılıYasanın 15.maddesinin 1.fıkrası (d) bendi gereğince bukararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (30) güniçinde yukarıda belirtilen hususlar gözetilerek dava konusuedilen her bir işlem yönünden ayrı ayrıdüzenlenecek dilekçelerle yeniden dava açılmaktaserbest olmak üzere, aynı Yasa'nın 5/1. maddesihükmüne uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddine kararvermiştir. Davacı vekili bu kez davadilekçesini yenileyerek, davacının belediye başkanıolarak görev yaptığı Şubat, Mart 2009 dönemimaaş alacağına dair 4.048,31 TL'nin yasal faizi birliktetarafına ödenmesine karar verilmesi istemiyle Sosyal GüvenlikKurumu Başkanlığı'na karşı davaaçmıştır. ESKİŞEHİR 1İDARE MAHKEMESİ : 19.11.2015 gün ve E:2015/1094 sayı ile, Davacınıngörev yaptığı Şubat, Mart 2009 dönemineilişkin maaş alacağına dair 4.048,31-TL'nin yasal faizibirlikte tarafına ödenmesine karar verilmesine dair dava konusuuyuşmazlığın çözümünde öncelikle,davanın idari yargıda görülüpgörülemeyeceğinin tespiti gerektiği, 5510 sayılıKanun'dan kaynaklanan uyuşmazlıklarda kural olarak işmahkemesinin genel görevli mahkeme olduğu, ancak sadece 102. maddedebelirtilen idari para cezalarına karşı açılacakdavalarda istisnai olarak idare mahkemelerinin görevliolduklarının anlaşılması gerektiği, bu durumda;davacının 4.048,31-TL'lik maaş alacağının idaripara cezası niteliğinde olmadığıanlaşılmakta olup, davacının görevyaptığı Şubat, Mart 2009 dönemine ilişkinmaaş alacağına dair 4.048,31-TL'nin yasal faiziyle birliktetarafına ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılandavanın görüm ve çözümünün,adlî yargı mercilerinin görev alanında bulunduğugerekçesiyle, uyuşmazlığın görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu sonucuna ulaşılan dava dosyasının 2247sayılı Yasanın 19. maddesi uyarınca görevli yargımerciinin belirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderilmesine karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Zafer TURANLI, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan25.01.2016 günlü toplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece,ekinde adli yargı dosyası ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği, davacının maaşalacağının yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesiyolundaki başvurusu yönünden usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN’ın,davanın çözümünde idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Abdullah ER ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacınınbelediye başkanı olarak görev yaptığı Şubat,Mart 2009 dönemi maaş alacağının yasal faizi ile birliktetarafına ödenmesine karar verilmesi istemiyle Sosyal GüvenlikKurumu Başkanlığı'na karşı dava açılmıştır. 5434 sayılı T.C.EmekliSandığı Kanununun, 5510 sayılı Kanunun 106. maddesi ile ilga edilen 12.maddesinde; “Bukanunla tanınan haklardan aşağıda (I) işaretlifıkrada yazılı yerlerde çalışanlardan,Türk uyruğunda olmak ve 18 yaşını bitirmişbulunmak şartıyla, (II) işaretli fıkrada gösterilenlerfaydalanırlar” denildikten sonra, maddenin (II) işaretlifıkrasının (e) bendinde, “İller daimi komisyonüyeleri ile seçilmiş veya tayin edilmiş belediyebaşkanları (Emeklilik hakkı tanınan bir vazifede evvelcebulunmuş olmaları şartıyla)” hükmüne; aynı maddeye 1.3.1971 tarih 1377 sayılı kanun ileeklenen fıkranın (n) bendinde; “MADDE 1. - 5434sayılı T. C. Emekli Sandığı Kanununun«sandıktan faydalanacaklar» hakkındaki 12 nci maddesineaşağıdaki (n) bendi eklenmiştir : n) Emekliliğe tabigörevlerde bulunmadan illerin daimî komisyon üyeliğineseçilenlerle, emeklilikle veya Sosyal Sigortalarla ilgilenmeden belediyebaşkanlığına veya T. B. M. M. üyeliğineseçilenler, seçimlerden itibaren 6 ay içinde yazı ilesandığa müracaat ederek emeklilikle ilgilenmelerini istediklerive emekli keseneklerini ödedikleri takdirde, kesenekkarşılıkları da ilgili kurumlardan alınmaksuretiyle” 5434 sayılı Kanuna tabi alacaklarıhükmüne yer verilmiş; anılan (n) bendinde daha sonrayapılan değişiklik ile; “(Ek: 1/3/1971-1377/1 md.;Değişik: 3/7/2005-5393/85 md.) Sosyal güvenlikkuruluşlarına tâbi görevlerde bulunmadan veya bukuruluşlara tâbi olarak çalışmakta iken illerindaimi komisyon üyeliğine veya belediyebaşkanlığına seçilen ve atananlar ile Sandıktanveya diğer sosyal güvenlik kuruluşlarından emekli,yaşlılık veya malûllük aylığı almaktaiken belediye başkanlığına seçilen ve atananlar,istekleri üzerine istek dilekçelerinin Sandıkkayıtlarına geçtiği tarihi takip eden aybaşından itibaren emekli kesenekleri kendilerince,karşılıkları kurumlarca ödenmek ve emekliaylıkları Sandıkla ilgilendirildikleri tarihten itibarenkesilmek suretiyle,” Sandıkla ilgilendirme konusunda düzenlemeyapılmıştır. Anılan Yasal düzenlemeleregöre; seçilmiş veya tayin edilmiş belediyebaşkanlarının emeklilik hakkı tanınan bir görevdeönceden bulunmuş olmaları koşuluyla isteklerinebakılmaksızın iştirakçi olarak 5434 sayılıkanuna tabi olacakları; emekliliğe tabi görevlerde bulunmadan,emeklilikle veya Sosyal Sigortalarla ilgilenmeden BelediyeBaşkanlığına seçilenlerin, Kanununyürürlük tarihinden önce seçilmiş ise, Kanununyürürlük tarihinden itibaren (6) ay içinde, sonraseçilmişlerse, seçildikleri tarihten itibaren (6) ayiçinde yazı ile müracaat etmeleri halinde 5434sayılı kanuna tabi olacaklarıöngörülmüş; daha sonra, bu süreiçinde müracaat etmemiş olanlar 2012 sayılıKanunla, Kanunun yürürlük tarihinden itibaren (6)aylık bir müracaat süresi daha tanınmış; 2161sayılı kanun ile de müracaat süresi kaldırılarakgörevde iken müracaat edenlerin 5434 S.K.a tabi olmalarıimkanının getirildiği; yukarıda alıntısıyapılan 5393 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikile de, Sandıkla ilgilendirme konusundaki düzenlemeye son halininverildiği görülmüştür. Öte yandan, 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanununun, 5434 sayılı Kanuna ilişkin geçişhükümlerini düzenleyen Geçici 4. maddesinde, “(…)Bu Kanunun yürürlüğe girdiğitarihten önce iştirakçiliği sona erenlerden tahsis talebindebulunacaklar ile bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihtenönce 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsistalebinde bulunanlardan işlemleri devam edenler hakkında, bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlemyapılır. (…)Bu Kanunda aksine bir hükümbulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanununyürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendikapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanunhükümlerine tabi olarak çalışmış olup buKanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c)bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ilebunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlemyapılır. (Ek cümle: 11/10/2011-KHK-666/5 md.) Bufıkra kapsamına girenlerden 375 sayılı KanunHükmünde Kararnamenin ek 10 uncu maddesi kapsamındabulunanların emekli kesenekleri ile kurumkarşılıklarının hesabında, işgal ettiklerikadrolar için ilgili mevzuatında belirlenen unsurlar esasalınır. (…)Bu madde kapsamınagirenlerin aylıklarının bağlanması,artırılması, azaltılması, kesilmesi, yenidenbağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya veborçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ileemeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddeninuygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleriayrıca dikkate alınır.(…) düzenlemesine yerverilmiştir. Dosyanınincelenmesinden, davacınındavalı Gölpazarı Belediye Başkanlığında29.03.2009 tarihine kadar belediye başkanlığı göreviniyaptığını, belediye başkanı olmadan önce başkabir kamu kurumunda (Bağ-Kur İl Müdürlüğünde)emekli sandığına tabi olarakçalıştığını, 2006 yılında emekliolduğunu ancak 2004 ve 2006 yılları arasında belediyebaşkanlığı görevini yaptığı sıradadavalı belediye tarafından Sosyal Güvenlik Kurumunaödenmesi gereken kurum karşılığı emeklikeseneğinin ödenmediğinin bildirildiğini ve anılankesintinin emekli ikramiyesinden yapıldığınıbelirterek sözkonusu kesintiler toplamının belediyedentahsilini, ödenmeyen 2009 yılı Şubat ve Mart aylarımaaş alacağının hüküm altınaalınmasını talep ettiği anlaşılmıştır. 31.5.2006 tarih ve5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlarkapsamındaki hizmet akdine göre ücretleçalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendi hesabınaçalışanlar (Bağ-Kur’lular), tarımda kendiadına ve hesabına çalışanlar (TarımBağ-Kur’luları), tarım işlerinde ücretleçalışanlar, (Tarım sigortalıları), devletmemurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabitutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hakve hükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarakgörev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerinidiğer sigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta4/c maddesi) hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonrakabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510sayılı Kanunda düzenlemeler yapılmış veanılan Kanuna eklenen Geçici 1 nci ve Geçici 4 ncü maddelerle,5754 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 1 Ekim2008 tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4 ncü maddesininbirinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olanlar (memurlarile diğer kamu görevlileri) ile bunların dul ve yetimlerihakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerinegöre işlem yapılacağı hüküm altınaalınmıştır. 5754 sayılı Kanunun kimi hükümlerininiptali istemiyle açılan dava Anayasa Mahkemesi’nin 30.3.2011tarih ve E: 2008/56, K:2011/58 sayılı kararı ilereddedilmiştir. 5510sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yer alan “…bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E:2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı:28184) davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlileri olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devamedecektir… Bu bakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde iş mahkemeleriningörevlendirilmesinde Anayasa’ya aykırılıkgörülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır…” Yukarıdasözü edilen mevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesikararının birlikte değerlendirilmesinden, 5510 sayılıKanunun yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önceolduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esasların uygulanacağıdolayısıyla ihtilafların da adli yargı yerindeçözümleneceği açıktır. Kaldıki; T.C. Anayasası’nın 158.maddesindeki“…diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındakigörev uyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’ninkararı esas alınır ” hükmü uyarınca AnayasaMahkemesi kararının bu uyuşmazlığınçözümünde esas alınacağıtartışmasızdır. Bu durumda, 5510 sayılı Kanun'unyürürlüğe girmesinden önce iştirakçisıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğerkamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılıKanuna göre emekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar veayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ilerideemekliliğe hak kazanacaklar yönünden Sosyal GüvenlikKurumunca tesis edilen işlem ve yapacağı muamelelerin“idari işlem” ve “idari eylem” niteliğinikorumaya devam edeceği, dolayısıyla, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilenidari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları kapsamında bulunan, 5754sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihtenönce Emekli Sandığına tabi personel olan davacınınbelediye başkanı olarak görev yaptığıŞubat-Mart 2009 dönemi maaş alacağının yasalfaiziyle birlikte tarafına ödenmesini istemiş olması vebelediye başkanı olmadan önce Bağ-Kur İlMüdürlüğünde 657 sayılı Yasaya tabi memurolarak çalışmış olması, bu uyuşmazlığınise 5434 sayılı Kanun hükümleri bağlamındaçözümleneceği gözetildiğinde, açılandavanın görüm ve çözümünde, idariyargının görevli olduğu sonucunavarılmıştır. Açıklanannedenlerle, Eskişehir 1 İdare Mahkemesi’nin başvurusununreddi gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Eskişehir 1. İdareMahkemesi’ninBAŞVURUSUNUN REDDİNE, 25.01.2016 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Zafer TURANLI Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy