T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 980
KARAR NO : 2016 / 27
KARAR TR : 25.01.2016 ÖZET : 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun uyarınca verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : I……A.Ş. Vekili : Av. M.D. Davalı : Radyo ve TelevizyonÜst Kurulu OLAY : Radyo ve Televizyon ÜstKurulunun 16.8.2012 gün ve 11 sayılı kararı ile,davacı yayın kuruluşunda 16.7.2012 tarihinde yayınlanan“K……..” isimli dizide, sigaragörüntülerinin yer aldığı sahnelerde her ne kadarsigara yanmıyor ve içilmiyorsa da, bu görüntülerdeherhangi bir kapatma, maskeleme, montajlama yönteminebaşvurulmadığı ve sigara görüntülerininolduğu gibi açık bir şekildeyayınlandığının tespit edildiğinden bahisle, 4207sayılı Tütün Ürünlerinin ZararlarınınÖnlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun’un 3. maddesininaltıncı fıkrasına aykırı yayınyapıldığı nedeniyle, davacı adına aynıKanun’un 5. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca67.962 TL idari para cezası verilmiştir. Davacı vekili,idari para cezasının iptali istemiyle adli yargı yerine itirazdabulunmuştur. ANKARA1. SULH CEZA MAHKEMESİ: 11.2.2013 gün ve D. İş:2012/1078sayı ile, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu kararlarınakarşı 6112 sayılı Radyo ve TelevizyonlarınKuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un 32/9.maddesinde, bu Kanun hükümlerine göre verilen idariyaptırım kararlarına karşı 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanun hükümlerine göreyargı yoluna başvurulabileceği belirtildiğinden davanınçözümünün idari yargı yerine ait olduğugerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, yapılanitiraz Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesince kesin olarak reddedilmiştir. Davacıvekili, bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır. Ankara15. İdare Mahkemesi, davanın esasını inceleyerekdavanın reddine karar vermiş, kararın temyiz edilmesiüzerine, Danıştay 10. Dairesi, 22.6.2015 gün veE:2014/4405, K:2015/3163 sayılı kararı ile, dava konusu paracezasının verilmesine dayanak teşkil eden 4207 sayılıYasa’da bu Kanun hükümlerine göre verilen idari paracezasına karşı başvuru yolu gösterilmediğindenKabahatler Kanunu’nun 27/1. maddesi uyarınca davanınçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına kararvermiştir. ANKARA 15. İDARE MAHKEMESİ: 29.9.2015 gün veE:2015/2491, K:2015/1082 sayı ile, dava konusu para cezasınınverilmesine dayanak teşkil eden 4207 sayılı Yasa’da buKanun hükümlerine göre verilen idari para cezasınakarşı başvuru yolu gösterilmediğinden KabahatlerKanunu’nun 27/1. maddesi uyarınca davanınçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu gerekçesiyle davanın görevyönünden reddine karar vermiş, verilen karar itiraz edilmedenkesinleşmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan25.01.2016 günlü toplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; Uyuşmazlık MahkemesiGenel Kurulunun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılıİlke Kararında, “2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanununbütünüyle incelenip değerlendirilmesinden, bu Kanununuygulanması yönünden 2 nci maddesinin ikincifıkrasında yer alan, ‘ceza uyuşmazlıkları’ibaresinden, savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adliceza mahkemeleri arasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlara bırakılancezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlar hakkındayapılan itirazlar ya da açılan davalar ‘cezadavası’ olarak nitelendirilemezler. İdari niteliklerindendolayı bu davalara ilişkin görev ve hükümuyuşmazlıklarının Uyuşmazlık Mahkemesinin HukukBölümünde incelenip çözümlenmesigerektiği…” açıkça belirtilmiştir. Budurum göz önüne alındığında, olaybölümünde yazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. Adlive idari yargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak,davacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece, adli yargı dosyası da teminedilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderildiği veusule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasınınincelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Abdullah ER ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 4207 sayılıTütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi veKontrolü Hakkında Kanun’un 5. maddesinindördüncü fıkrası uyarınca verilen idari paracezasının iptali istemiyle açılmıştır. 4207 sayılıKanun’un “Ceza hükümleri”başlığı altında düzenlenen 5. maddesinindördüncü fıkrasında,“3 üncü maddeninaltıncı fıkrasındaki yasağın görselyayın yoluyla ihlal edilmesi halinde; yerel yayın yapankuruluşlar, bin Türk Lirasından beşbin TürkLirasına kadar, bölgesel yayın yapan kuruluşlar,beşbin Türk Lirasından onbin Türk Lirasına kadar,ulusal yayın yapan kuruluşlar, ellibin Türk Lirasındanyüzbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası ilecezalandırılır. Bu cezaya karar vermeye Radyo ve TelevizyonÜst Kurulu yetkilidir” denilmiş; “Diğer koruyucuönlemler” başlığı altında düzenlenen3. maddesinin altıncı fıkrasında ise, “Televizyondayayınlanan programlarda, filmlerde, dizilerde, müzik kliplerinde,reklam ve tanıtım filmlerinde tütün ürünlerikullanılamaz, görüntülerine yer verilemez”hükmü yer almıştır. Somut olayda, dava 4207sayılı Tütün Ürünlerinin ZararlarınınÖnlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun uyarınca verilen idaripara cezasının iptali istemiyle açılmış olup,4207 sayılı Kanun’da, idari para cezasına karşıkanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir. 30.3.2005 gün ve 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun 6.12.2006 gün ve 5560sayılı Yasa’nın 31. maddesiyle değiştirilen 3.maddesinde, " (1) Bu Kanunun; a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır"; Kanunun “Başvuru yolu”başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise"idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesineilişkin idari yaptırım kararına karşı,kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeşgün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halindeidari yaptırım kararı kesinleşir" düzenlemeleriyer almıştır. Bu düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer Kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır. Görev kuralları kamu düzenineilişkin olduğundan, görev konusunda taraflar için birmüktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasaylakabul edilen görev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanın açıldığıandaki kurallara göre görevli olan mahkeme, yeni bir yasa ilegörevsiz hale gelmiş ise, (davanınaçıldığı anda görevli olan ve fakat yeni yasayagöre görevsiz hale gelen) mahkemenin görevsizlik kararıvermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadaki görev kuralının,değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonraaçılacak davalarda uygulanacağına dair intikalhükümlerinin varlığı halinde, mahkemecegörevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, davagörevsiz mahkemede açılmış, bu sıradayapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme odava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme, artıkgörevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli halegeldiği için) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen idari para cezasının5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırımtürlerinden biri olduğu, 4207 sayılı TütünÜrünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve KontrolüHakkında Kanun’da da bu para cezasına itiraz konusundagörevli mahkemenin gösterilmediğianlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesindebelirtildiği üzere, idari yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağınedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanunhükümleri dikkate alınacağından, idari paracezasına karşı açılan davanın görümve çözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesince verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 11.2.2013gün ve D. İş:2012/1078 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 25.01.2016gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy