T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 16
KARAR NO : 2016 / 44
KARAR TR : 25.01.2016
ÖZET: Türk Telekomünikasyon A.Ş.’de çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle başka kuruma nakledilen davacının, Türk Telekom A.Ş.’ de kapsam dışı personel olarak görev yaptığı dönem için kıdem tazminatının iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren mevduata uygulanacak en yüksek faiz ile birlikte ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile kıdem tazminatının ödenmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :M.M. Vekilleri :Av.B.S.& Av. F.K. Davalılar :1-Başbakanlık Özelleştirme İdaresiBaşkanlığı Vekili : Av. C. D. 2-Türk Telekom A.Ş. Genel Müdürlüğü Vekilleri : Av. C.E.B. & Av. F.T. O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının13.01.1993 tarihinde Türk Telekom A.Ş.’ de kapsamdışı personel olarak görevebaşladığını, Türk Telekomunözelleştirilmesi nedeniyle 4046 sayılı Yasanın 22.maddesi uyarınca Adana Orman Bölge Müdürlüğüne15.06.2007 tarihinde 657 sayılı Yasaya tabi memur olarakyerleştirildiğini, işçi statüsündençıkarılarak memur statüsünegeçirildiğini, davacı tarafından, kapsamdışı personel olarak görev yaptığıdönem için kıdem tazminatının işsözleşmesinin sona erdiği 15.06.2007 tarihinden itibarenmevduata uygulanacak en yüksek faiz ile birlikte ödenmesi istemiyleyaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptaliile kıdem tazminatının ödenmesi istemiyle idariyargıda dava açılmıştır. Adana 2. İdare Mahkemesinin 13.05.2015gün ve E:2015/867 sayılı ara kararı ile, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 15. maddesinin1/c bendi uyarınca Başbakanlık Özelleştirmeİdaresi Başkanlığı yanında TürkTelekomünikasyon A.Ş.’nin de hasım mevkiinealınmasına karar vermiştir. Davalı TürkTelekomünikasyon A.Ş.’nin vekili cevap dilekçesinde,davanın adli yargının görev alanına girdiğiöne sürülerek görev itirazında bulunmuştur. ADANA 2. İDARE MAHKEMESİ: 24.06.2015 gün ve E:2015/867 sayılı görevlilikkararında “…Özelleştirilmesinden önce davalıkuruluş ile kapsam dışı personeli arasındaçıkan uyuşmazlıkların çözümügörevinin idari yargıya ait olduğu konusunda tartışmabulunmamaktadır. Hisselerin fiilen devredildiği veTelekomünikasyon Kurumu ile Türk Telekom arasında imzalanan“Telekomünikasyon Hizmetlerinin Yürütülmesineİlişkin İmtiyaz Sözleşmesi”nin imzalandığı14/11/2005 tarihinden sonra ise, hisselerinin yüzde elliden fazlasıözel hukuk tüzel kişisine geçen Türk Telekom kamukuruluşu niteliğini kaybetmiştir. Belirtilen tarihten sonra, kural olarak, Türk Telekompersonelinin kamu personeli ve işlemlerinin idari işlemsayılamayacağı, bir özel hukuk tüzel kişisi olanTürk Telekom'a karşı idari yargıda davaaçılamayacağı açıktır. Ancak, 406 sayılı Yasa'nın Ek 29.maddesinin, 5398 sayılı Kanun’un 14. maddesi iledeğişik birinci fıkrasında, özelleştirme tarihiitibarıyla Türk Telekom'da çalışmakta olanpersonelin haklarının korunması amacıyla, hukukistatülerini ve kamu kurumlarına nakil olanaklarınıbelirleyen bazı özel düzenlemelere yer verilmiş; bukapsamda davalı kuruluşa da memur olarak nakledilecek personeleilişkin bazı görevler yüklenmiştir. Bu görevlerkapsamında 406 sayılı Yasa hükümleri uyarıncadavalı şirket tarafından, hak sahibi personelinin devletpersonel başkanlığına bildirmesi, bildirim ile beraberpersonelin nakledileceği kamu kurumunda yararlanacağı parasalhaklara esas olmak üzere memur maaş nakil ilmühaberidüzenlenmesi, personelin ilişiğinin kesilmesi gibi işlemlerbulunmaktadır. Anılan madde, kıdem tazminatına ilişkindüzenlemelerde içermektedir. 406 sayılı Yasa'nın Ek 29. maddesigereğince davalı kuruluş tarafındanyürütülecek işlemler, idare hukuku alanında hukuki sonuçlardoğurmakta ve ilgili personelin nakledilecekleri kurumdakistatülerini, özlük ve parasal haklarını belirlemekteesas alınmaktadır. Aynı Yasa hükmünden doğanparasal hak talepleri de nakle tabi personelin, kamu görevlisistatüleriyle çalıştıkları dönemeilişkin olan ve bu statülerine bağlı ödemelerdir. Söz konusu işlemler veödemelerden kaynaklanan uyuşmazlıklar, içerikleriitibarıyla idare hukukunun uygulanmasından doğmuş olmaklaberaber, bir özel hukuk tüzel kişisi olan davalı şirketçetesis edilmiş veya ödenecek olmaları nedeniyle idariyargının görevinde olup olmadığı ayrıcadeğerlendirilmelidir. Yukarıda değinilen Yasa hükmügereğince, davalı şirkete, nakle tabi personelin nakilsüreci ve bu nakil sürecinde hak ettikleri parasal hakları ileilgili olarak bazı kamusal görev ve yetkiler verildiğiaçıktır. Bu görev ve yetkiler nedeniyle davalışirketin, herhangi bir özel hukuk tüzel kişisindenfarklı bir hukuki statü içinde bulunduğuanlaşılmaktadır. Benzer durumdaki özel hukuk tüzel kişileriile ilgili olarak Danıştay tarafından verilen kararlarda,kamusal ayrıcalıklar ve yükümlülüklerledonatılan veya kamu kesimi ile, diğer özel hukuk tüzelkişilerinden farklı bir ilişkisi bulunan tüzelkişilerin bazı işlemlerinin, nitelikleri esas alınmaksuretiyle idari işlem olarak kabul edildiği ve idari yargıdadava konusu edilmesinin olanaklı olduğunun belirtildiğigörülmektedir. Örneğin, davalı kuruluş gibiözelleştirilen ve özelleştirilmesinden sonra da, nakle tabipersonele ilişkin olarak bazı görevleri ve yetkileri bulunanPetrol Ofisi A.Ş.'de sözleşmeli personel olarakçalışmakta iken nakle tabi personel statüsünegirenlerin, iş sonu tazminatlarının yasal faiziyle birlikteödenmesine karar verilmesi istemiyle, özelleştirmeden sonraaçtıkları davalar idari yargıda incelenmiş ve kararabağlanmıştır. (Örneğin, Danıştayİdari Dava Daireleri Kurulunun 24/05/2007 günlü, E:2005/2031,K:2007/1038 sayılı kararı bu konuya ilişkindir.)Özelleştirilen ve nakle tabi personeli ile arasında kıdemtazminatı ödenmesi konusunda uyuşmazlıklar yaşayanTÜPRAŞ'a karşı özelleştirilmesinin ardındanaçılan davalarda da, idari yargı görevligörülmüştür. (Örneğin, Danıştayİdari Dava Daireleri Kurulunun 30/01/2013 günlü, E:2010/2881,K:2013/262 sayılı kararı bu yöndedir.) Bu durumda, kamu kurumlarına nakil hakkı bulunanpersonel ile ilgili olarak bazı kamusal görevler yüklenen veyetkileri bulunan davalı şirketin, belirtilen görevlerikapsamında tesis ettiği işlemler ve yapacağıödemelerden kaynaklanan uyuşmazlıkların idariyargının görevinde bulunduğu sonucuna varılmakta olup,bu nedenle davalı idarenin görev itirazı yerindegörülmemiştir…” gerekçesiyle davalı idareningörev itirazının reddi ile görevlilik kararıvermiştir. DavalıTürk Telekomünikasyon A.Ş. vekilince süresi içindeverilen dilekçe ile olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılması istemiyle başvuruda bulunulmasıüzerine; dilekçe dava dosyası ile birlikte YargıtayCumhuriyet Başsavcılığı’nagönderilmiştir. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCISI; “…Telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar"tekel" olarak yürütmekle görevli kılınan veçoğunluk hisseleri kamuya ait bulunan Türk Telekom'un, tekelkapsamında kamu hizmeti yürüten, ancak kuruluş yasasındakison düzenlemeler ile kendine özgü statüye sahip olan vesermayesindeki kamu payı %50' nin altına düşünceyekadar kamu kuruluşu niteliğini taşıyan bir kuruluşolduğu tartışmasızdır. Özelleştirme kapsamında bulunan TürkTelekomünikasyon A.Ş.'deki tamamı Hazineye ait bulunanhisselerden % 55'i, Bakanlar Kurulu'nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146sayılı Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi (TürkTelekom)’nin % 55 oranındaki Hissesinin Blok OlarakSatışına İlişkin Nihai Devir İşlemlerineDair Kararın Yürürlüğe Konulması HakkındaKarar"ı uyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse SatışSözleşmesi ile Ojer Telekomünikasyon A.Ş.'nesatılmıştır. Anayasa'nın 128. maddesinde, "Devletin, kamuiktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişileriningenel idare esaslarına göre yürütmekleyükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslive sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlilerieliyle görülür" hükmü yer almaktadır. 406 sayılı Yasa'nın Ek 29. maddesinin3.7.2005 tarih ve 5398 sayılı Kanunla değişik birincifıkrasında, "Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamupayının yüzde ellinin altına düşmesi durumunda;Türk Telekomda ek 22 nci maddenin (a) bendinin bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleriuyarınca belirlenen asli ve sürekli görevlerdeçalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadrolu veyasözleşmeli personel statüsünde çalışanlarve kapsam dışı personel, kamu görevlerinden yüzseksengün aylıksız izinli sayılır. Bu personel belirtilensüre içinde Türk Telekomda çalışmaya devameder ve hisse devir tarihinden nakli için Devlet PersonelBaşkanlığına bildirildikleri tarihe kadarki aylıkücret, harcırah, sağlık giderleri, cenaze giderleri veölüm yardımı ile diğer mali ve özlükhakları Türk Telekom tarafındankarşılanır..." hükmü yer almaktadır. Olayda, davalının hisse devir (14.11.2005)tarihinde çalışmakta iken 406 sayılıYasa’nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılıYasa’nın 22. maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilen ve sonrasında kamu kurumu emrine atanan davacıtarafından; kapsam dışı personel olarak görevyaptığı dönem için kıdem tazminatınıniş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren mevduatauygulanacak en yüksek faiz ile birlikte ödenmesi istemiyle davaaçılmıştır. Öte yandan, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun "İdari Dava Türleri veİdari Yargı Yetkisinin Sınırı"başlıklı 2. maddesinin değişik 1 numaralıbendinde: "a) İdari işlemler hakkında yetki,şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları, b) İdari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları, c) Tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklarailişkin davalar." İdari dava türleri olaraksayıldığı, kural olarak, idari dava türlerisayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancak Devlete vekamu tüzel kişilerine karşı açılan davalarabakılabilir. Dolayısıyla, davanınaçıldığı tarihte davalılardan Türk TelekomA.Ş.’nin özel hukuk tüzel kişisi olmasıkarşısında, ortada idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan sözedilemeyeceğinden, daha önce davalı şirkette görevyapmış olan davacı ile özelleştirilen kuruluşarasındaki uyuşmazlık konusu davanın, Türk TelekomA.Ş. yönünden özel hukuk hükümlerine göregörüm ve çözümünde, adli yargı yeriningörevli olduğu…” gerekçesiyle 2247sayılı Kanun'un 10 ve 13. maddeleri gereğince, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına,dosyanın Uyuşmazlık MahkemesiBaşkanlığı’na gönderilmesine kararvermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan25.01.2016 günlü toplantısında: İLKİNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; davalılardan TürkTelekom A.Ş. vekilinin anılan Yasanın 10/2 maddesindeöngörülen yönteme uygun olarak yaptığıgörev itirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilensüre içinde başvuruda bulunması üzerineYargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nca, 10. maddedeöngörülen biçimde olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Abdullah ER ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davalı şirkettegörev yapmakta iken, 406 sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesine göre adı DevletPersonel Başkanlığına bildirilen, sonrasında KamuKurumu emrine atanan davacı tarafından; Türk TelekomA.Ş.’ de kapsam dışı personel olarak görevyaptığı dönem için kıdem tazminatınıniş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren mevduatauygulanacak en yüksek faiz ile birlikte ödenmesi istemiyle yaptığıbaşvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile kıdemtazminatının ödenmesi istemiyleaçılmıştır. 1953tarih ve 6145 sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta,Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta vetelgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Postaİşletmesi Genel Müdürlüğü’nce(P.İ), telekomünikasyon hizmetleri ise, “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Şirket)” tarafındanyürütülecek şekilde yenidenyapılandırılmıştır. 27.1.2000 tarih ve 4502 sayılıYasa’nın 1. maddesi ile, 406 sayılı Yasa’nın 1.maddesine eklenen dokuzuncu fıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun veözel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamuİktisadi Teşebbüslerinin kuruluş, teşkilât vefaaliyetleri ile ilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece,Türkiye Büyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987tarihli ve 3346 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısındanfazlası kamuda kaldığı sürece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır.16.7.1965 tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamudüzeniyle sıkıyönetim ve seferberlik hallerindetelekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkinözel kanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleriuyarınca belirlenen aslî ve sürekli görevlerdeçalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir. Öte yandan; 406sayılı Yasa’nın 4502 sayılı Yasa iledeğişik 2. maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birincicümlesinde, “Türk Telekom; telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanunve görev sözleşmesi çerçevesinde tekel olarakyürütür” denildikten sonra, anılan (c) bendininbirinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenenüçüncü cümlede, “Ancak, TürkTelekom’daki kamu payı %50’nin altınadüştüğünde, Türk Telekom’un tüm tekelhakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmışolur” denilmiş; 4502 sayılı Yasa’nınGeçici 3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)” bölümünde yer alan kuruluşlarlistesinden çıkarılmıştır. Bu düzenlemeler birliktedeğerlendirildiğinde, telekomünikasyon şebekeleriüzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva edentelefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar “tekel” olarak yürütmeklegörevli kılınan ve çoğunluk hisseleri kamuya aitbulunan Türk Telekom’un, tekel kapsamında kamu hizmetiyürüten, ancak kuruluş yasasındaki son düzenlemelerile kendine özgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamupayı %50’nin altına düşünceye kadar kamukuruluşu niteliğini taşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır. Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’dekitamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, BakanlarKurulu’nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi (TürkTelekom)’nin % 55 Oranındaki Hissesinin Blok OlarakSatışına İlişkin Nihai Devir İşlemlerineDair Kararın Yürürlüğe Konulması HakkındaKarar”ı uyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse SatışSözleşmesi ile (6.550.000.000 USD. bedelle) Ojer TelekomünikasyonA.Ş.’ne satılmıştır. Bu sürece paralel olarakTürk Telekom personelinin durumu incelendiğinde: TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233sayılı KHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan 4502 sayılıYasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılı Yasa’ya eklenenEk 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelin statüsü:Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekligörevler telekomünikasyon alanında sekiz yıl tecrübeyesahip ve en az dört yıllık yüksek öğrenimgörmüş bir genel müdür ile kadro, unvan, derece vesayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksengün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenenkadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bupersonel hakkında bu Kanunda öngörülen hükümlersaklı kalmak üzere 399 sayılı Kanun HükmündeKararname hükümleri uygulanır. Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlere ilişkinkayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafından tayinolunur” hükmüne yer verilmiş; bu bent hükmü,4673 ve 5189 sayılı Yasalarla yapılan değişikliklersonucunda; “a) Personelin statüsü: (Ek ibare: 12.5.2001-4673/6.md.) Türk Telekomdaki kamu payı %50’nin altınadüşünceye kadar, Türk Telekom Yönetim Kuruluüyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğuna atanabilme genelşartlarına sahip olma ve en az dört yıllık yükseköğrenim görme şartları aranır. (Mülga ikincive üçüncü cümle: 16.6.2004-5189/12 md.) Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur” hükmünü almış; aynı maddenin(b) bendinin ikinci paragrafında da iş mevzuatına tabi olan TürkTelekom çalışanlarının aylık ücretlerininkendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafından tespitolunacağı kurala bağlanmıştır. 406 sayılıYasa’nın anılan Ek 22. maddesi uyarınca, Türk TelekomA.Ş. Genel Müdürlüğü’ne ait asli vesürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010 (Mükerrer)sayılı R.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve 2000/331sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan listede: merkezteşkilatı için 100 ve taşra teşkilatıiçin 100 (6 Bölge Müdürü, 12 BölgeMüdür Yardımcısı ve 82 İl TelekomMüdürü) kadro ihdas edilmiş; öte yandan, aynıYasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan“Türk Telekomünikasyon A.Ş. Kapsam DışıPersonel Yönetmeliği” adı altındaki düzenleme,Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407 sayılı kararıylakabul edilmek suretiyle yürürlüğe konulmuştur. Kanunla, Kurumda görev yapanpersonelden asli ve sürekli görev yapacak olanları kadrounvanı itibariyle belirlemek konusunda Bakanlar Kurulu'na yetkiverildiği açıktır. Bu yetki 4502 sayılı Kanun’unyürürlüğe girdiği 29.1.2000 tarihi ile 5189sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği2.7.2004 tarihleri arasında geçerli olmuştur. Anayasa’nın 128.maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler,memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörülür” denilmiştir. 406 sayılıYasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398 sayılıKanun’la değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen asli ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasakoyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. Olayda,davalının hisse devir (14.11.2005) tarihinde bu kuruluştaçalışmakta iken 406 sayılı Yasa'nın Ek-29.maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesine göreadı Devlet Personel Başkanlığına bildirilen vesonrasında kamu kurumu emrine atanan davacı tarafından; kapsamdışı personel olarak görev yaptığıdönem için kıdem tazminatının faiziyle birlikteödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddineilişkin işlemin iptali ve talep ettiği kıdemtazminatının ödenmesi istemiyle davaaçıldığı anlaşılmaktadır. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Buna göre, iptaliistenilen işlemin tesis edildiği tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansözetmek olanaksız olduğundan; uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen nedenlerle,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının başvurusununkabulü ile Adana 2. İdare Mahkemesinin 24.06.2015 gün ve E:2015/867sayılı görevlilik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle YargıtayCumhuriyet Başsavcısının BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile,davalılardan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’ningörev itirazının reddine ilişkin Adana 2. İdareMahkemesinin 24.06.2015 gün ve E:2015/867 sayılıGÖREVLİLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 25.01.2016gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy