T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 18
KARAR NO : 2016 / 46
KARAR TR : 25.01.2016
ÖZET : Türk Telekomünikasyon A.Ş.’de çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle başka kuruma nakledilen davacının, hak ettiğini ileri sürdüğü kıdem tazminatının ödenmesi isteminin reddine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı :İ.S.Ç. Vekilleri : Av.B.S.-Av. F.K. Davalılar :1-Başbakanlık Özelleştirme İdaresiBaşkanlığı Vekili :Av. C.D. 2-Türk Telekom A.Ş. Genel Müdürlüğü Vekili : Av. C.E.B. & Av. F.T. OL A Y :Davacı vekilidilekçesinde; müvekkilinin,05.09.1977 tarihinden Türk Telekomözeleştirilinceye kadar “İş Mevzuatına tabikapsamdışı personel” olarakçalıştığını; Kurumunözelleştirilmesi nedeniyle 4046 sayılı Yasanın 22.Maddesi uyarınca Adana İl SağlıkMüdürlüğü’ne 25.05.2006 tarihinde 657sayılı Yasaya tabi memur olarak yerleştirildiğini; müvekkilininTürk Telekom ile olan hizmet ilişkisi, 4046 sayılı yasagereği zorunlu olarak son bulduğu için, TürkTelekom’da çalıştığı süreyi kapsayankıdem tazminatına hak kazanmış bulunduğunu; bunagöre Türk Telekom’da işe başladığı 05.09.1977tarihinden, kamu kurumuna yerleştirildiği 25.05.2006 tarihine kadar 28yıl, 8 ay, 21 gün çalışmasınakarşılık hak ettiği kıdem tazminatının 50.859,64-TL olduğunu; kıdem tazminatının ödenmesi talebiyleBaşbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınayaptıkları 10.03.2015 tarihli başvurunun; anılanİdarenin 17.03.2015 tarihli ve 40353213-201.02/1622 sayılıişlemi ile reddedildiğini ifade ederek; fazlaya dair haklarısaklı kalmak kaydıyla, kıdem tazminatı olan 50.859,64- TL’nin,iş sözleşmesinin sona erdirildiği 25.05.2006 tarihindenitibaren mevduata uygulanacak en yüksek mevduat faizi ile ödenmesi taleplerininreddine dair Başbakanlık Özelleştirme İdaresiBaşkanlığı’nın 17.03.2015 tarihli ve40353213-201.02/1622 sayılı işlemin iptaline karar verilmesiistemiyle 08.05.2015 tarihinde idari yargı yerinde davaaçılmıştır. Adana 2. İdare Mahkemesi,14.05.2015 gün ve 2015/870 Esas sayılı ara kararı ile, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 15. maddesinin1/c bendi uyarınca Başbakanlık Özelleştirmeİdaresi Başkanlığı yanında TürkTelekomünikasyon A.Ş.’nin de hasım mevkiinealınmasına karar vermiştir. Davalılardan TürkTelekomünikasyon A.Ş.’nin vekili, süresindeverdiği cevap dilekçesinde; davanın adliyargının görev alanına girdiğini öne sürerekgörev itirazında bulunmuştur. Adana 2.İdare Mahkemesi: 24.06.2015 gün ve 2015/870Esas sayılı kararı ile;“(...)Özelleştirilmesinden önce davalı kuruluşile kapsam dışı personeli arasında çıkanuyuşmazlıkların çözümü görevininidari yargıya ait olduğu konusunda tartışmabulunmamaktadır. Hisselerin fiilendevredildiği ve Telekomünikasyon Kurumu ile Türk Telekomarasında imzalanan ‘‘Telekomünikasyon HizmetlerininYürütülmesine İlişkin İmtiyazSözleşmesinin imzalandığı 14/11/2005 tarihinden sonraise, hisselerinin yüzde elliden fazlası özel hukuk tüzelkişisine geçen Türk Telekom kamu kuruluşu niteliğinikaybetmiştir. Belirtilen tarihten sonra, kuralolarak, Türk Telekom personelinin kamu personeli ve işlemlerininidari işlem sayılamayacağı, bir özel hukuk tüzelkişisi olan Türk Telekom'a karşı idari yargıda davaaçılamayacağı açıktır. Ancak, 406 sayılıYasa'nın Ek 29. maddesinin, 5398 sayılı Kanun'un 14. maddesi iledeğişik birinci fıkrasında, özelleştirme tarihiitibarıyla Türk Telekom'da çalışmakta olan personelinhaklarının korunması amacıyla, hukuki statülerini vekamu kurumlarına nakil olanaklarını belirleyen bazıözel düzenlemelere yer verilmiş; bu kapsamda davalıkuruluşa da memur olarak nakledilecek personele ilişkin bazıgörevler yüklenmiştir. Bu görevler kapsamında 406sayılı Yasa hükümleri uyarınca davalı şirkettarafından, hak sahibi personelinin devlet personelbaşkanlığına bildirmesi, bildirim ile beraber personelinnakledileceği kamu kurumunda yararlanacağı parasal haklara esasolmak üzere memur maaş nakil ilmühaberi düzenlenmesi,personelin ilişiğinin kesilmesi gibi işlemlerbulunmaktadır. Anılan madde, kıdem tazminatına ilişkindüzenlemeler de içermektedir. 406 sayılıYasa'nın Ek 29. maddesi gereğince davalı kuruluştarafından yürütülecek işlemler, idare hukukualanında hukuki sonuçlar doğurmakta ve ilgili personelinnakledilecekleri kurumdaki statülerini, özlük ve parasalhaklarını belirlemekte esas alınmaktadır, Aynı Yasahükmünden doğan parasal hak talepleri de, nakle tabi personelin,kamu görevlisi statüleriyle çalıştıklarıdöneme ilişkin olan ve bu statülerine bağlıödemelerdir. Söz konusu işlemler veödemelerden kaynaklanan uyuşmazlıklar, içerikleriitibarıyla idare hukukunun uygulanmasından doğmuş olmaklaberaber, bir özel hukuk tüzel kişisi olan davalışirketçe tesis edilmiş veya ödenecek olmalarınedeniyle idari yargının görevinde olup olmadığıayrıca değerlendirilmelidir. Yukarıda değinilen Yasahükmü gereğince, davalı şirkete, nakle tabi personelinnakil süreci ve bu nakil sürecinde hak ettikleri parasal haklarıile ilgili olarak bazı kamusal görev ve yetkiler verildiğiaçıktır. Bu görev ve yetkiler nedeniyle davalışirketin, herhangi bir özel hukuk tüzel kişisinden farklıbir hukuki statü içinde bulunduğuanlaşılmaktadır. Benzer durumdaki özel hukuktüzel kişileri ile ilgili olarak Danıştay tarafındanverilen kararlarda, kamusal ayrıcalıklar veyükümlülüklerle donatılan veya kamu kesimi ile,diğer özel hukuk tüzel kişilerinden farklı birilişkisi bulunan tüzel kişilerin bazı işlemlerinin,nitelikleri esas alınmak suretiyle idari işlem olarak kabuledildiği ve idari yargıda dava konusu edilmesinin olanaklıolduğunun belirtildiği görülmektedir. Örneğin,davalı kuruluş gibi özelleştirilen veözelleştirilmesinden sonra da, nakle tabi personele ilişkinolarak bazı görevleri ve yetkileri bulunan Petrol Ofisi A.Ş.'desözleşmeli personel olarak çalışmakta iken nakletabi personel statüsüne girenlerin, iş sonutazminatlarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine kararverilmesi istemiyle, özelleştirmeden sonra açtıklarıdavalar idari yargıda incelenmiş ve kararabağlanmıştır. (Örneğin, Danıştayİdari Dava Daireleri Kurulunun 24/05/2007 günlü, E:2005/2031,K:2007/1038 sayılı kararı bu konuya ilişkindir.)Özelleştirilen ve nakle tabi personeli ile arasında kıdemtazminatı ödenmesi konusunda uyuşmazlıklar yaşayanTÜPRAŞ'a karşı özelleştirilmesinin ardındanaçılan davalarda da, idari yargı görevligörülmüştür. (Örneğin, Danıştayİdari Dava Daireleri Kurulunun 30/01/2013 günlü, E:2010/2881,K:2013/262 sayılı kararı bu yöndedir.) Bu durumda, kamu kurumlarınanakil hakkı bulunan personel ile ilgili olarak bazı kamusalgörevler yüklenen ve yetkileri bulunan davalı şirketin,belirtilen görevleri kapsamında tesis ettiği işlemler veyapacağı ödemelerden kaynaklanan uyuşmazlıklarınidari yargının görevinde bulunduğu sonucuna varılmaktaolup, bu nedenle davalı idarenin görev itirazı yerindegörülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı idareningörev itirazının reddine, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun 12. maddesi uyarınca kararın tebliğindenitibaren 15 gün içinde, uyuşmazlıkçıkarılmasını istemeye yetkili YargıtayCumhuriyet Başsavcılığına sunulmak üzerehazırlanacak iki nüsha dilekçenin MahkememizBaşkanlığına verilebileceğinin tebliğine…”şeklindekigerekçesi ile davalı Türk Telekom A.Ş. vekiliningörev itirazının reddine karar vermiştir. Davalılardan Türk TelekomünikasyonA.Ş.’nin vekili tarafından, süresi içindeverilen dilekçe ile olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılması istemiyle başvuruda bulunulmasıüzerine dilekçe, dava dosyası ile birlikte YargıtayCumhuriyet Başsavcılığı’nagönderilmiştir. Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı;23.11.2015 gün ve 2015/346109 sayılı yazısında aynen: “(…)Bilindiğigibi, telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal veuluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31/12/2003tarihine kadar "tekel" olarak yürütmekle görevlikılınan ve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunan TürkTelekom'un, tekel kapsamında kamu hizmeti yürüten, ancakkuruluş yasasındaki son düzenlemeler ile kendine özgüstatüye sahip olan ve sermayesindeki kamu payı %50'nin altınadüşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır. Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.'dekitamamı Hâzineye ait bulunan hisselerden %55'i, Bakanlar Kurulu'nun25/07/2005 tarih ve 2005/9146 sayılı "TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Türk Telekom)'nin. %55oranındaki Hissesinin Blok Olarak Satışınaİlişkin Nihai Devir İşlemlerine Dair KararınYürürlüğe Konulması Hakkında Karar"ıuyarınca, 14/11/2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesiile Ojer Telekomünikasyon A.Ş.'ne satılmıştır. Anayasa'nın 128. maddesinde,"Devletin, kamu İktisadî teşebbüsleri ve diğerkamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göreyürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetleriningerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar vediğer kamu görevlileri eliyle görülür" hükmüyer almaktadır. 406 sayılıYasa'nın Ek 29. maddesinin 03.07.2005 tarih ve 5398 sayılıKanunla değişik birinci fıkrasında, "Türk Telekomhisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellinin altınadüşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin (a)bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen asli ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22/01/1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır..." hükmü yer almaktadır. Olayda, davalının hissedevir (14.11.2005) tarihinde çalışmakta iken 406sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılıYasa'nın 22. maddesine göre adı Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilen ve sonrasında kamu kurumuemrine atanan davacı tarafından; iş akdininözelleştirilme nedeniyle feshedilmiş olmasından dolayıhak etmiş olduğu kıdem tazminatının ödenmesiistemiyle dava açılmıştır. Öte yandan, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun"İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı" başlıklı 2. maddesinindeğişik (1) numaralı bendinde: "a) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, b) İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel haklan doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları, c) Tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkindavalar." idari dava türleri olarak sayılmış olup;kural olarak, idari yargıda ancak Devlete ve kamu tüzelkişilerine karşı açılan davalara bakılabilir. Dolayısıyla,davanın açıldığı tarihte davalılardanTürk Telekom A.Ş.'nin özel hukuk tüzel kişisiolması karşısında, ortada idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz edilemeyeceğinden, daha önce davalı şirkettegörev yapmış olan davacı ile özelleştirilenkuruluş arasındaki uyuşmazlık konusu davanın,Türk Telekom A.Ş. yönünden özel hukukhükümlerine göre görüm veçözümünde, adli yargı yerinin görevliolduğu düşünülmektedir.” Şeklindekigerekçesi ile olumlu görev uyuşmazlığıçıkartılmasına ve dosyanın görevuyuşmazlığının giderilmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan25.01.2016 günlü toplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarıncayapılan incelemeye göre; davalılardan TürkTelekomünikasyon A.Ş.’nin vekilinin anılan Yasanın10/2 maddesinde öngörülen yönteme uygun olarakyaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1.maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunması üzerineYargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nca, Türk TelekomA.Ş. yönünden 10. maddede öngörülenbiçimde olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır.Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından,görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim BirgülYİĞİT’in, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Abdullah ER ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davalı şirkettegörev yapmakta iken, 406 sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesine göre adı DevletPersonel Başkanlığına bildirilen, sonrasında KamuKurumu emrine atanan davacı tarafından; hak ettiğini ilerisürdüğü 50.859,64 TL kıdem tazminatının,iş sözleşmesinin sona erdirildiği 25.05.2006 tarihindenitibaren mevduata uygulanacak en yüksek mevduat faizi ile ödenmesiisteminin reddine ilişkin Başbakanlık Özelleştirmeİdaresi Başkanlığı’nın 17.03.2015 tarihlive 40353213-201.02/1622 sayılı işlemin iptaline karar verilmesiistemiyle açılmıştır. 1953tarih ve 6145 sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta,Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta vetelgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Postaİşletmesi Genel Müdürlüğü’nce(P.İ), telekomünikasyon hizmetleri ise, “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Şirket)” tarafındanyürütülecek şekilde yenidenyapılandırılmıştır. 27.1.2000 tarih ve 4502 sayılıYasa’nın 1. maddesi ile, 406 sayılı Yasa’nın 1.maddesine eklenen dokuzuncu fıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun veözel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamuİktisadi Teşebbüslerinin kuruluş, teşkilât vefaaliyetleri ile ilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece,Türkiye Büyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987tarihli ve 3346 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısındanfazlası kamuda kaldığı sürece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır.16.7.1965 tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamudüzeniyle sıkıyönetim ve seferberlik hallerindetelekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkinözel kanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarakkadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir. Öte yandan; 406sayılı Yasa’nın 4502 sayılı Yasa iledeğişik 2. maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birincicümlesinde, “Türk Telekom; telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanunve görev sözleşmesi çerçevesinde tekel olarakyürütür” denildikten sonra, anılan (c) bendininbirinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenenüçüncü cümlede, “Ancak, TürkTelekom’daki kamu payı %50’nin altınadüştüğünde, Türk Telekom’un tüm tekelhakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmışolur” denilmiş; 4502 sayılı Yasa’nınGeçici 3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)” bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır. Bu düzenlemeler birliktedeğerlendirildiğinde, telekomünikasyon şebekeleriüzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva edentelefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar “tekel” olarakyürütmekle görevli kılınan ve çoğunlukhisseleri kamuya ait bulunan Türk Telekom’un, tekel kapsamında kamuhizmeti yürüten, ancak kuruluş yasasındaki sondüzenlemeler ile kendine özgü statüye sahip olan vesermayesindeki kamu payı %50’nin altınadüşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır. Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’dekitamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, BakanlarKurulu’nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi (TürkTelekom)’nin % 55 Oranındaki Hissesinin Blok OlarakSatışına İlişkin Nihai Devir İşlemlerineDair Kararın Yürürlüğe Konulması HakkındaKarar”ı uyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse SatışSözleşmesi ile (6.550.000.000 USD. bedelle) Ojer TelekomünikasyonA.Ş.’ne satılmıştır. Bu sürece paralel olarakTürk Telekom personelinin durumu incelendiğinde: TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233sayılı KHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan 4502 sayılıYasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılı Yasa’ya eklenenEk 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelin statüsü:Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekligörevler telekomünikasyon alanında sekiz yıl tecrübeyesahip ve en az dört yıllık yüksek öğrenimgörmüş bir genel müdür ile kadro, unvan, derece vesayıları Yönetim Kurulunun önerisi ve Bakanlığınteklifi üzerine bu Kanunun yürürlüğe girdiğitarihten itibaren yüzseksen gün içerisinde Bakanlar KuruluKararı ile belirlenen kadrolarda istihdam edilen personel eliyleyürütülür. Bu personel hakkında bu Kanundaöngörülen hükümler saklı kalmak üzere 399sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleriuygulanır. Bunların dışında kalan personel işmevzuatı uyarınca istihdam edilir. İş mevzuatınagöre istihdam edilenlere ilişkin kayıt ve şartlarYönetim Kurulu tarafından tayin olunur” hükmüne yerverilmiş; bu bent hükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarlayapılan değişiklikler sonucunda; “a) Personelinstatüsü: (Ek ibare: 12.5.2001-4673/6. md.) Türk Telekomdaki kamupayı %50’nin altına düşünceye kadar, TürkTelekom Yönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devletmemurluğuna atanabilme genel şartlarına sahip olma ve en azdört yıllık yüksek öğrenim görmeşartları aranır. (Mülga ikinci veüçüncü cümle: 16.6.2004-5189/12 md.) Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur” hükmünü almış; aynı maddenin(b) bendinin ikinci paragrafında da iş mevzuatına tabi olan TürkTelekom çalışanlarının aylık ücretlerininkendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafından tespitolunacağı kurala bağlanmıştır. 406 sayılıYasa’nın anılan Ek 22. maddesi uyarınca, Türk TelekomA.Ş. Genel Müdürlüğü’ne ait asli vesürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010 (Mükerrer) sayılıR.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve 2000/331 sayılı BakanlarKurulu Kararı ekinde yer alan listede: merkez teşkilatıiçin 100 ve taşra teşkilatı için 100 (6 BölgeMüdürü, 12 Bölge Müdür Yardımcısıve 82 İl Telekom Müdürü) kadro ihdas edilmiş; öteyandan, aynı Yasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarakhazırlanan “Türk Telekomünikasyon A.Ş. KapsamDışı Personel Yönetmeliği” adıaltındaki düzenleme, Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407 sayılıkararıyla kabul edilmek suretiyle yürürlüğekonulmuştur. Kanunla, Kurumda görev yapanpersonelden asli ve sürekli görev yapacak olanları kadrounvanı itibariyle belirlemek konusunda Bakanlar Kurulu'na yetkiverildiği açıktır. Bu yetki 4502 sayılıKanun’un yürürlüğe girdiği 29.1.2000 tarihi ile5189 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği2.7.2004 tarihleri arasında geçerli olmuştur. Anayasa’nın 128.maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlarve diğer kamu görevlileri eliyle görülür”denilmiştir. 406 sayılıYasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398 sayılıKanun’la değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen asli ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasakoyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. Olayda, davalının hisse devir (14.11.2005)tarihinde bu kuruluşta çalışmakta iken 406sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılıYasa'nın 22. maddesine göre adı Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilen ve sonrasında kamu kurumuemrine atanan davacı tarafından; hak ettiğini ilerisürdüğü kıdem tazminatının ödenmesiistemiyle yapılan başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptalive ödenmeyen kıdem tazminatının ödenmesi istemiyle 08.05.2015tarihinde dava açıldığı; idare mahkemesince husumetmevkiine alınan davalılardan Türk TelekomünikasyonA.Ş. yönünden olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerdendolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklarailişkin davalar” idari dava türleri olaraksayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancak Devlete vekamu tüzel kişilerine karşı açılan davalarabakılabilir. Buna göre, iptaliistenilen işlemin tesis edildiği ve davaaçıldığı tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında, davalı Türk Telekom A.Ş. yönündenaçılmış bir idari dava bulunduğundan sözetmekolanaksız olduğundan; uyuşmazlığın,özel hukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen nedenlerle,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınbaşvurusunun kabulü ile Adana 2. İdare Mahkemesince,davalılardan Türk Telekomünikasyon A.Ş. yönündenverilen 24.06.2015 gün ve 2015/870 Esas sayılı görevlilik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle YargıtayCumhuriyet Başsavcısı’nın BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile Adana 2. İdare Mahkemesi’nce, davalılardanTürk Telekomünikasyon A.Ş. yönünden verilen 24.06.2015gün ve 2015/870 Esas sayılı GÖREVLİLİK KARARININKALDIRILMASINA, 25.01.2016 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy