T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 8
KARAR NO : 2016 / 38
KARAR TR : 25.01.2016
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : R.Sigorta A.Ş
Vekili
:Av. Y.Y. H.
Davalı : Kocaeli Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı
Vekili : Av. K.Y.
O L A Y : Davacı vekili dilekçesindeözetle; davacı şirketçe kasko poliçesi ilesigortalı 41 NY 210 plakalı aracın 18.1.2011 tarihinde GazanferBilge Yokuşu’nu takiben seyir halinde iken alt yakıt deposu vearka tekerlek kısımlarını yolda dik duran su tahliyeızgara demirlerine çarpması sonucu zarargördüğünü ileri sürerek, davalı idareninhizmet kusuru bulunduğundan sigortalıya ödenen 5.311,00TL’nin ödeme tarihi olan 23.2.2011 gününden itibaren işleyecekavans faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemiyle idari yargıyerinde dava açmıştır.
KOCAELİ2. İDARE MAHKEMESİ: 30.12.2011 gün ve E:2011/835, K:2011/1634sayı ile, tazminat davasına konu uyuşmazlığın2918 Sayılı Kanun ile davalı idareye yüklenengörevlerin gereği gibi yerine getirilmediği iddiasından,başka bir ifadeyle, 2918 Sayılı Kanunun uygulanmasındankaynaklandığının görüldüğü, budurumda, davalı idarenin gerekli tedbirleri almadığıiddiasından kaynaklanan uyuşmazlığın görümve çözümünün 2918 Sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 110. maddesi hükmü uyarınca adliyargının görev alanına girdiği sonucunavarıldığı gerekçesiyle, davanın 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15/1-amaddesi hükmü uyarınca görev nedeniyle reddine kararvermiş, bu karara davacı vekilince itiraz edilmiştir.
SakaryaBölge İdare Mahkemesi : 16.5.2012 gün ve E:2012/313,K:2012/467 sayı ile, itiraz istemine ilişkin dilekçede ilerisürülen iddialar sözü geçen kararınbozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından,itiraz isteminin reddine ve kararın onanmasına karar vermiş, bukarar kesinleşmiştir.
Davacıvekili aynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Kocaeli 3.Asliye Hukuk Mahkemesi : 11.6.2013 gün ve E:2012/428, K:2013/471sayı ile, kaza mahallinde tutulan kaza tespit tutanağına vemahkemelerince temin edilen, bilimsel metotlarına uygun ve takdireşayan görülen bilirkişi raporuna ve tüm dosyakapsamına göre, 18/01/2011 günü saat 20:20 sularındadavacı şirkete sigortalı dava dışı GörkemBora Taner'in maliki ve sürücüsü olduğu 41 NY 210plaka sayılı aracı ile İzmit Gazanfer Bilge Yokuşunutakiben seyri sırasında İmalat Sokakkavşağını geçtikten sonra aracının altyakıt deposu ve arka tekerlek kısmını burada bulunan ve dikolarak duran su tahliye ızgara demirine (rögar kapağına)çarpması sonucu hasarlandığı, trafiksürüş emniyeti için tehlike yaratan ve yoldaçıkık vaziyette bulunan rögor kapağı ile ilgiligerekli kontrolleri yapmaması nedeniyle davalı KocaeliBüyükşehir Belediyesinin olayda %70 oranında kusurluolduğu, davacıya sigortalı 41 NY 210 plaka sayılıaraç sürücüsünün ise hızını farhuzmelerinin sağladığı görüşe göreayarlamaması, yola gereken dikkatini vermemesi nedeniyle olayda %30oranında kusurlu olduğu, davacı sigorta şirketine07/05/2010 başlangıç, 07/05/2011 bitiş tarihli, 31853187poliçe no ile Görkem Bora Taner adına kasko sigortalı 41NY 210 plaka sayılı araçta 5.311,83-TL (kusur oranınagöre 3.718,28-TL) zarar meydana geldiği, sigortalısı davadışı Görkem Bora Taner'in zararını 10111100235dosya nolu ibranameye göre ödeyen davacı sigorta şirketininhalefiyet prensibine göre onun haklarına halef olduğu ve davaaçmakta haklı olduğu anlaşılmakla, davanınkısmen kabul ve kısmen reddi ile, 3.718,28-TL alacağınödeme tarihi olan 23/02/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziile birlikte anılan davalıdan tahsili ile davacıyaödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerektiğisonuç ve kanısına varıldığıgerekçesiyle; davanın kısmen kabul ve kısmen reddinekarar vermiş, bu karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay17. Hukuk Dairesi : 9.12.2013 gün ve E:2013/17422, K:2013/17378sayı ile, idarenin kamu hizmeti kusuruna dayanılarakaçılan davada; hizmet kusuruna dayalı olarakaçılan davaların İdari Yargılama Usulü HakkındakiKanunu'nun 2.maddesi uyarınca idari yargı yerindeaçılması gerektiği halde, davanın esasınagirilerek sonuçlandırılmasının isabetli olmadığıgerekçesiyle görevin kamu düzenine ilişkin olduğuresen dikkate alındığında davalı vekilinin temyizitirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına kararvermiştir.
KOCAELİ3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ : 26.6.2014 gün ve E:2014/350,K:2014/461 sayı ile, bozma kararına uyarak, idare aleyhinde hertürlü eylem ve işlemlere veya hizmet kusurundan dolayıaçılacak davalara bakmaya İdare Mahkemeleri görevliolduğundan, Mahkemelerince idarenin kusur durumunu inceleyerek bir kararvermeye görevli olmadığından, mahkemeleriningörevsizliğine, dava dilekçesinin yargı yolu nedeniylereddine karar vermiş, bu karar davacı vekilince temyizedilmiştir.
Yargıtay17. Hukuk Dairesi : 30.4.2015 gün ve E:2015/4649, K:2015/6244sayı ile, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılandelillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul veyasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacıvekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarınınreddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün onanmasına kararvermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacıvekili, adli ve idari yargı yerlerince verilmiş olan görevsizlikkararları nedeniyle oluştuğu öne sürülen olumsuzgörev uyuşmazlığının giderilmesi istemiylebaşvuruda bulunmuştur.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan25.01.2016 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli ve idari yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacının istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderildiği veusule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülşen AKARPEHLİVAN’ın, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Abdullah ER davada adliyargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,sigortalı aracın uğradığı hasarı ödeyensigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi isteminden ibaretbulunan bir rücuen tazminat davasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden,dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda;Şirkete sigortalı vasıtanın geçirdiği trafikkazası neticesinde hasarlandığı, bahis konusu olayneticesinde vasıtada maddi hasarın meydana geldiği; tespitedilen hasar bedelinin sigortalı vasıta sahibine ödendiği,olayın meydana gelişinde davalı idarenin yol kusurunun tespitedildiği, meydana gelen hasar nedeniyle sigortalısına tazminatödeyen şirketin kusur nispetine göre avans faiziyle birliktedavalıdan tahsili istemiyle davanın açılmışolduğu anlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesinin hızlandırıldığı,bu suretle kısa sürede sonuç alınmasınınolanaklı kılındığı ve bunun söz konusudavaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilendüzenlemenin kamu yararına yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılıKanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araçtrafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özel hukuk alanınagirdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdaretarafından kamu gücünden kaynaklanan bir yetkininkullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynıkarayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden, bunedenle aynı tür risk üreten araçlar arasındaözel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren birneden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kuralAnayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir…” (Any. Mah.nin26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G.27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Kocaeli 3. Asliye HukukMahkemesinin 26.6.2014 gün ve E:2014/350, K:2014/461 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 25.01.2016gününde Üye Süleyman Hilmi AYDIN’ın KARŞIOYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN KARŞI OY UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.9.2015 gün ve E:2015/670, K:2015/671sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşüne katılamıyorum.25.01.2016 ÜYE Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy