T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 959
KARAR NO : 2016 / 9
KARAR TR : 25.1.2016
ÖZET : İdari para cezasından kaynaklanan ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davanın, 5510 sayılı Yasa’nın 88. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :N.Y.
Vekili :Av. İ.E.A.
Davalı :Sosyal Güvenlik Kurumu
Vekili :Av. P.T.
O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde; “Davalı kurumcausule ilişkin hükümler göz ardı edilmiştir.Nitekim müvekkile gönderilen ödeme emrine dayanak olarakbelirtilen İdari Para Cezası (İPC)’nın ne olduğubilinmemektedir. İşbu idari para cezası kararı asılborçlu şirket olan Y.Petrol San ve Tic. A.Ş.'ne vemüvekkile tebliğ edilmemiş olup, çıkarılantebligat da dava dışı Ö. PetrolÜrün.San.Tic.Ltd.Şti.' ne gönderilmiş, usulsüzolduğundan zaten iade edilmiştir. Bu bağlamda tahakkuk ettirilenidari para cezasına ilişkin ödeme emri gönderilmesinin ilkkoşulu idari para cezasının öncelikle muhatabınausulüne uygun olarak tebliğ edilmesidir. Nitekim bu şekilde birtebliğ yapılması durumunda ilgili şirket bu kararakarşı itiraz edebilecek, yasal haklarım kullanabilecektir. Ancakdavalı kurumca buna uyulmayarak 19 yıl sonra bir ödeme emrigönderilmiş ve asıl borçlu Y. A.Ş.’nin vemüvekkilin yasal haklarını kullanması engellenmiştir.Sırf bu sebeple dahi işbu ödeme emrinin usulsüz olmasıkarşısında iptali gerekmektedir.
Ayrıca iptaliistenen ödeme emri asıl muhatap Y.Petrol San. ve Tic.A.Ş.’ne gönderilmemiştir. Asıl muhataparanmaksızın, herhangi bir tebligat yapılmaksızınmüvekkil yönetim kurulu başkanı olduğu şirketinborcundan dolayı sorumlu tutulmayaçalışılmıştır. Nitekim usul uyarıncaöncelikle asıl borçluya tebligat yapılmalı, tahsilatınmümkün olmadığının anlaşılmasıüzerine şirket sorumlularına müracaat edilmelidir.Davalı kurumca Usule ilişkin mevzuattaki düzenlemelere tamanlamıyla aykırı davranılmıştır.
Sosyal SigortalarKurumu Eskişehir Sosyal Sigorta İl MüdürlüğüSivrihisar Sosyal Güvenlik MerkezMüdürlüğü’nce müvekkile gönderilen veiçeriğinden hiçbir şey anlaşılmayanödeme emri ve içeriği mevzuata aykırı olup, ödemeemrinin iptali ile müvekkilin borçlubulunmadığının tespiti gerekir. Şöyle ki;
Dilekçemizekinde fotokopisini sunduğumuz ödeme emrinde Tür olarak İPCTahakkuk Şekli M.Raporu yazılarak 1993 yılınınçeşitli aylarına ilişkin bir takım meblağlar vegecikme zamları belirtilmiş, afaki bir toplam bulunarakmüvekkile gönderilmiştir. Ancak bu ödeme emrinde belirtilenmeblağların nereden kaynaklandığı, M.Raporunun neolduğu, içeriğinde neyi barındırdığı,1993 yılına ait belirtilen ayların neye istinadenyazıldığı, bu meblağlara ne zamandan itibaren gecikmezammı işletildiği, işletilen bu zam oranının neolduğu, borcun neden kaynaklandığına dair hiçbiraçıklama bulunmamaktadır. Davalı kurumca ya tutarsamantığıyla dayanaksız ve usule tamamen aykırı birödeme emri hazırlanmış ve tebliğ edilmiştir.
İdaripara cezasına ilişkin kararın, hem yargısal denetiminyapılmasına olanak verecek kapsamda uygulama vedayanaklarının duraksamaya yol açmayacak biçim veaçıklıkta olması hem de gönderilen şahsınaçıkça anlayabileceği şekilde olması gerekir.Bu bağlamda alınan kararda ve müvekkile gönderilenödeme emrinde maddi ve hukuki nedenler, kanuna aykırılıkteşkil eden fiiller tek tek belirtilmeli, her bir döneme aitgösterilen miktarların neye dayanarak yazıldığıgösterilmeli, zam hesaplamasında hangi oranın kullanıldığıve hangi tarihin temel alındığı belirtilmeli, kısacaiddia edilen hususun ne olduğu hakkında bilgi verilmelidir. Ancaksöz konusu ödeme emri incelendiğinde normal şartlaraltında bir vatandaşın anlamasının mümkünolmaması bir yana bu konularda uzman bir şahsın elinegeçmesi halinde dahi bilgiedinilmesinin/anlaşılmasının imkanıbulunmamaktadır. Kısaca hazırlanan bu ödeme emri yasayaaykırı olu şekli olarak iptali gerekmektedir.
HAKKINKÖTÜYE KULLANILMASINA İLİŞKİN BEYANLARIMIZ:
Müvekkilegönderilen ve içeriğinden hiçbir hususanlaşılamayan bu cezanın ne ile ilgili olduğu kurumundosyasında tarafımızca yapılan inceleme sonucundaanlaşılabilmiştir. Cezanın dayanağı 1993yılında müvekkilin yönetim kurulu başkam olduğu Y,PetrolSan. ve Tic. A.Ş.’nin gerekli işçi prim bildirimindebulunmaması sebebiyle olduğu, üstelik bu iddianın da kurummüfettişinin 07/05/2002 tarihli raporunda tespit edildiğiningörülmüştür. Yapılan bu tespit de asılborçlu olduğu iddia edilen Y,Petrol San. Ve Tic. A.Ş.adına değil, dava dışı Ö,PetrolÜrün.San.Tic.Ltd.Şti. adına gönderilmiş vehaklı olarak işbu şirket tarafından tebligatlarusulsüz olduğundan gönderilen yazı davalı kuruma iadeedilmiştir.
Olaya kabacabakmak gerekirse, davalı kurum 1993 yılında ortayaçıkan bir borç için 2002 yılına kadar tekbir işlem yapmamış, 2002 yılında bir andamüfettiş raporu alarak müvekkilin yönetim kurulubaşkanı olduğu şirketiborçlandırmıştır. Daha sonra iseyaptığı usulsüz tebligatlar neticesinde tebligatlarkendisine iade edildiği halde işlem yapmamış, borcun ortayaçıktığı tarihten 19 yıl sonra icra takibinegirişmiştir.
Her ne kadardavalı kurumun zamanaşımı sınırlarıiçerisinde tahakkuk yapması mümkün ise de bu yetkisinibaşkasına zarar verecek şekilde kullanması mümkündeğildir. Nitekim 1993 yılında ortayaçıktığı iddia edilen borç ile ilgili 9yıl bekledikten sonra tahakkuk yapılması, usulsüz olarakyazı çıkarılması, iade edilen tebligatlar nedeniyletekrar işlem yapılmaması göz önünealındığında geçirilen sürenin makul ve kabuledilebilir bir süre olmadığı aşikardır.
Buaçıklamalarımızın sebebi sudur; 1993 yılındaortaya çıkan borca ilişkin tahakkukunun 2002 yılındayapılması dikkate alınarak, bu dönem içerisinde yasakoyucu kuruma ceza/borç ödemesi bulunanşahıslara/kurumlara birçok af getirdiği bilinmektedir.Nitekim 16/05/1997 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 4247 Sayılı Kanun’un1.maddesi aynen şu şekildedir;
“ Madde1 -17/07/1964 tarihli 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa göreprim, idari para cezası, gecikme zammı ve faiz borcu bulunanişverenler He topluluk sigortasına ve isteğe bağlısigortaya devam edenlerin, 31 Aralık 1996 tarihine kadar tahakkuketmiş olan prim borçlarının tamamını, idaripara cezalarının %50’sini ve bunların bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihe kadarki gecikme zammı vefaizlerinin %58'ini,
506sayılı Kanunun Ek 24 üncü maddesine göre sosyalyardım zammı borçları bulunan ve 2 nci maddedışında kalan diğer kuruluşlar, sosyal yardımzammı borçlarının tamamını ve bunların buKanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadarki gecikmezammı ve faizlerinin %58'ini,
Bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihi takip edenaybaşından itibaren on ay içinde eşit taksitler halindeödedikleri takdirde, söz konusu Kurum alacaklarından her birineait bakiye gecikme zammı ve faizleri ile idari para cezasınınbakiyesi terkin edilir. Bu fıkra hükmüne uygun olarak ödemeyapanların 31 Aralık 1996 tarihine kadar tahakkuk etmiş prim vesosyal yardım zammı borçlarına ve idari paracezalarının %50'sine ödeme dönemi içinde ayrıcagecikme zammı ve faiz uygulanmaz. Bu madde hükmünden yararlanmaküzere başvuranlardan taksitlerini süresi içindeödemeyenlerin süresinde ödenmeyen her bir taksidi için buKanunun uygulanma süresinde rızaen tecil faizi ile birlikteödemeleri halinde bu Kanundan yararlanma hakları saklıdır."
Görüleceğiüzere davalı kurum tarafından tam 9 sene beklenmeyerek, makul vekabul edilebilir bir sürede tahakkuk işlemi yapılmışolsa idi müvekkil söz konusu af kanunundan yararlanabilecekti. Ancaktahakkuk işlemi makul ve kabul edilebilir bir sürede yapılmadığındanmüvekkilin bu kanundan yararlanmasının önünegeçilmiştir. Medeni Kanun’un 2.Maddesinde ifadesini bulan‘‘Bir hakkın açıkça kötüyekullanılmasını hukuk düzeni korumaz ” hükmükarşısında davalı kurumca tahakkuk ettirilen cezanınve 19 yıl sonra da giriştiği icra takibinin buaçıklamalarımız ışığındahukuksuz olduğu açıkça görülmektedir. Busebeple dahi davamızın kabulü gerektiği kanaatindeyiz.
Dilekçemizekinde sunduğumuz Yargıtay Hukuk Genel Kurulumun 2001/21-639 Esas,2011/661 Karar sayılı kararı olayımızla birebirörtüşmektedir. (EK-2) Hatta işbu kararda kurumun 2 yılboyunca tahakkuk işlemi yapmaması dahi hakkın kötüyekullanımı olarak nitelendirilmiş ve idari paracezasının iptaline karar verilmiştir. Karar incelendiğitakdirde görülecektir ki olayımızla tarihler veyukarıda bahsedilen yasa maddeleri aynıdır.
Diğertaraftan 1993 yılından 2012 yılma kadar primborçları/idari para cezalarına ilişkin birçok AFKANUNU yürürlüğe girmiş, ancak davalı kurumun 19yıl boyunca neredeyse hiçbir işlem yapmaması vehakkım kötüye kullanması sebebiyle müvekkilinyönetim kurulu başkanı olduğu şirket bukanunların hiçbirisinden yararlanamamıştır. Tümbunlara rağmen müvekkilin/şirketin sorumluluğundanbahsedilmesi hakkaniyetle bağdaşmayacaktır.
Yukarıdakiaçıklamalarımızdan ayrı olarak borcu kabul etmemeklebirlikte iddia edilen işbu idari para cezasızamanaşımına uğramıştır. İlk olarak;
506 SayılıSosyal Sigortalar Kanunu’nun zamanaşımı ile ilgili 140.Maddesinin son fıkrası şu şekildedir;
“Fiilinişlendiği günden itibaren beş yıl içindetebliğ edilemeyen İdarî para cezalarızamanaşımına uğrar. İdarî para cezalarıhakkında, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 30.3.2005 tarihlive 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri uygulanır."
Davalıkurumca isnat edilen fiiller 1993 yılının 5,7.8,9,10,11,12.Aylarına ilişkindir. Dava konusu olaya ilişkin dosyada ilktespit 2002 yılında yapılmış ve bir yazı ilebirlikte tebliğe çıkarılmıştır.Yukarıda bahsettiğimiz üzere bu yazılar da müvekkilinyönetim kurulu başkanı olduğu şirkete değilbaşka bir şirket adına gönderilmiş olup yasauyarınca usulsüzdür. Zaten bu yazılar da davadışı şirket tarafından ilgilisiolunmadığından bahisle kuruma iade edilmiştir. Kaldıki bu tebligatların usulüne uysun olduğu kabul edilse dahifiilin gerçekleştiği 1993 yılından tam yıl sonra gönderilmiştir. Yukarıda belirttiğimiz yasauyarınca zaten belirlenen süreye riayet edilmediğinden idarinara cezasının zamanaşımınauğradığı açık şekilde ortadadır.
Kısaca506 Sayılı Kanunun yürürlükte olduğudönemde, yani 30/09/2008 veya öncesi tarihlerde işlenmişfiillerle için uygulanacak idari para cezalarında 5(Beş)yıllık zamanaşımı süresi dikkatealınacaktır. Bizim olayımız da 2008 öncesineilişkin olduğundan idari para cezasınınzamanaşımına uğradığı sabittir.
İkinci olarak;dava konusu olayın gerçekleştiği dönemdeyürürlükte bulunan Sosyal Sigorta İşlemleriYönetmeliği’nin 16. Ve 17. Maddesi kapsamında ayrıca506 sayılı yasanın 80.maddesi uyarınca aylık sigortaprimlerinin en geç ait olduğu ayı izleyen ayın sonunakadar kuruma ödemekle yükümlü bulunduğubelirtilmektedir. Bu bağlamda müvekkile gönderilen ödemeemrinde belirtilen ve 1l.ay ödemesi olan 2.669,01 TL meblağın vegecikme zammının vadesi 1993 yılının12.ayının son günüdür.
Buaşamada dikkat edilmesi gereken husus sudur; 08/12/1993 tarihinde yürürlüğegiren 3917 Sayılı “506 Sayılı Sosyal SigortalarKanunu 4792 Sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu Ve 6570Sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun İle 190 SayılıGenel Kadro Ve Usulü Hakkında KHK'nin Eki CetvellerdeDeğişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ileyapılan değişiklik uyarınca, davalı kurumunsüresi içinde ödenmeyen prim ve diğeralacaklarının tahsilinde 6183 sayılı kanununhükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. 6183sayılı yasanın 102.maddesi aynen şu şekildedir;
“ Tahsilzamanaşımı
Madde 102 -Amme alacağı, vadesinin rastladığı takvimiyılını takib eden takvim yılı başındanitibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımınauğrar. Para cezalarına ait hususi kanunlarındakizamanaşımı hükümleri mahfuzdur.
Zamanaşımındansonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabulolunur."
Yukarıdabahsettiğimiz üzere 2.669,01-TL meblağ ve gecikme zammıbakımından vade 3971 sayılı kanunun yürürlüktarihinden sonra gerçekleşmiştir. Yinezamanaşımı başlangıç tarihi de01/01/1994’tür. İlgili kanun ile tahsilzamanaşımının 5 yıl olduğu dikkatealındığında zamanaşımının 01/01/1999yılında dolduğu ve işbu amme alacağınınzamanaşımına uğradığıaçıktır.
Üçüncüolarak; 5510 Sayılı Kanun’un 93.maddesi gözönüne alındığında ilgili düzenlemenin“Kurumun prim ve diğer alacakları; mahkeme karan sonucudoğmuş ise mahkeme kararının kesinleşme tarihinden,kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılantespitlerden doğmuş ise rapor tarihinden itibaren,zamanaşımı on yıl olarak uygulanır.”Şeklinde olduğu görülmektedir. Müvekkilin yönetimkurulu başkanı olduğu şirkete ilişkin tahakkukettirilen cezaya sebep olan müfettiş rapor tarihi 07/05/2002tarihlidir. İcra takibi ise kurum tarafından 14/11/2012 tarihindebaşlatılmış olup bundan önce müvekkil/şirkethakkında hiçbir icra takibi yapılmamıştır.Üstelik 2002 yılında gönderilmiş olan yazılar dausulsüz tebligat neticesi kuruma iade edilmiştir. Müvekkilegönderilen ve iptalini istediğimiz tebligat ise 23/11/2012 tarihindetebliğ alınmıştır. Dolayısıylabelirttiğimiz işbu düzenleme gereğince dahi07/05/2002—23/11/2012 tarihleri arasında 10 yıllıksüre fazlasıyla geçmiştir. Söz konusu cezanınbu bakımdan da zamanaşımına uğradığısabittir.
Dördüncü veson olarak; 1993 yılında ortaya çıkan borçsebebiyle tüm kalemler bakımından Borçlar kanununun genelzamanaşımı olan 10 yıllık süre de zatendolmuştur. Davalı kurumun 2002 yılında müfettişraporu aldığı ve bunu da bir yazı ile yanlışmuhataba yolladığı, dolayısıyla usulsüz tebligatyaptığı, tebligatların geçersiz olduğu vehüküm ifade etmediği de kurumdan ilgili dosya getirtildiğitakdirde görülecektir. Davalı kurum 19 yıl sonra icratakibine girişmiş olduğu göz önünealındığında işbu alacağın 9 yılönce zamanaşımına uğradığıgörülmektedir.
Diğertaraftan Y, Petrol A.Ş.’nin Eskişehir 1.Asliye HukukMahkemesi'nin 15/04/1998 tarih 1997/291 Esas, 1998/213 Sayılıkararı ile iflasına karar verildiği de davalı kurumcaöğrenilmiş, ancak ne iflas masasının kurulupkurulmadığı araştırılmış, ne de bunailişkin bir yasal yol izlenmiştir. Nitekim Y, Petrol A.Ş.hakkında iflas masası bulunmakta olup, alacak kaydı dahiyapılmamıştır.
Davalıkurumca tanzim edilerek müvekkile gönderilen ödeme emri vebelirtilen para cezası mevzuata ve hakkaniyete tam anlamıylaaykırılığın simgesidir. Tüm bu bahsettiğimizsebeplerle müvekkile gönderilen ödeme emrinin iptali ile davalıkuruma borçlu olmadığımızın tespiti içinmahkemenize başvurmak zorunda kalmış bulunuyoruz.
SONUÇVE TALEP: Yukarıda belirtilen hususlarınışığı altında, Sosyal Sigortalar KurumuEskişehir Sosyal Sigorta İl MüdürlüğüSivrihisar Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğü’ncegönderilen B.13.2.SGK.4.26.10.02/300-59490.026 Sayılı, 2012/1Takip Nolu ve 23/11/2012 tarihinde tebliğ edilen 2 adet ödemeemirlerinin iptaline, ödeme emrinde belirtilen toplam 17.172,49-TL vetüm feriler bakımından müvekkilin borcuolmadığının tespitine, yargılama giderleri ileücreti vekaletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesinisaygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz.” demeksuretiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.
SivrihisarAsliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla): 19.12.2013gün ve E:2012/244, K:2013/229 sayılı kararı ile özetle;
“…Davacıtarafından mahkememize açılan davada davalı kurumtarafından müfettiş raporuna dayandırılarak tahakkukettirilen idari para cezalarının iptali talep edilmiştir. 5510sayılı sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortasıkanunun 6. kısmında İdari Para Cezaları ve FeshiHükümleri başlığı altında 102. maddesinde" idari para cezalan ilgiliye tebliği ile tahakkuk eder. Tebliğtarihinden itibaren 15 gün içerisinde kuruma ya da kurumun ilgilihesaplarına yatırdır veya aynı süre içindekuruma itiraz edilebilir, itiraz takibi durdurur. Kurumca itirazıreddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren 30gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurabilirler. Busüre içinde başvurunun yapılmamış olmasıhalinde, idari para cezası kesinleşir. " şeklindehüküm altına alınmıştır. 6100sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-b maddesinde yargıyolunun bir dava şartı olduğu, adli yargıda birdavanın görülebilmesi için talebin bu yargı kolundaçözülebilecek bir uyuşmazlık olması gerekir.Her mahkeme ancak kendi yargı koluna giren dava ve işlere bakabilir.Bu sebeple davaya konu idari para cezalarının iptaline yönelikdavacı isteminin idari yargı yerinde açılmasıgerektiği anlaşılmakla yargı yolu yanlışınedeniyle dinlenmesi mümkün bulunmayan idari para cezasınıniptaline dair davacının isteminin reddine karar verilmesigerekmiş görevli yargı kolunun idari yargı olduğu,davaya bakmaya görevli mahkemenin Eskişehir idare Mahkemesiolduğu anlaşılmakla mahkememiz tarafından görevsizlikkararı vermek gerekmiştir.” şeklindeki gerekçesiyledavanın görev yönünden reddine karar vermiştir.
İş bukarara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerineYargıtay 10. Hukuk Dairesi 14.04.2015 gün ve E:2014/25841,K:2015/7346 sayılı ilamı ile özetle; hükmünonanmasına karar vermiş ve karar kesinleşmiştir.
Davacıvekili aynı istemle bu kez idari yargı yerinde davaaçmıştır.
Eskişehir2. İdare Mahkemesi: 10.11.2015 gün ve E:2015/1300 sayı ile özetle;davanın adli yargı yerinde görülmesi gerektiğinibelirterek, 2247 sayılı Kanunun 19.maddesi uyarınca görevliyargı yerinin belirlenmesi için dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan25.1.2016 günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı yasa’nın 19.maddesindeöngörülen biçimde görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının, son görevsizlik kararını veren mahkemece,adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyle UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Selim Şamil KAYNAK’ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Abdullah ER ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, mülga 506sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu uyarınca verilen 17.172,49 TLidari para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen 16.11.2012tarih ve 26 (20048648) sayılı ödeme emri ile 17.172,49 TL idaripara cezasının tahsili amacıyla düzenlenen aynıgün ve 26 (20049042) sayılı ödeme emrinin iptali istemiyleaçılmıştır.
506sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 140. maddesinin 9.5.2007gün ve 5655 sayılı Kanun’un 2. maddesi iledeğişik 4. fıkrasında, “İdarî paracezaları ilgiliye tebliğ edilmekle tahakkuk eder ve tebliğ tarihindenitibaren onbeş gün içinde Kuruma ödenir veya aynısüre içinde Kurumun ilgili ünitesine itiraz edilebilir.İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazı reddedilenler, kararınkendilerine tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yetkiliidare mahkemesine başvurabilirler. Bu süre içindebaşvurunun yapılmamış olması halinde idarî paracezası kesinleşir. Mahkemeye başvurulması cezanıntakip ve tahsilini durdurmaz. Tebliğ tarihinden itibaren onbeşgün içinde Kuruma ödenmeyen idarî para cezaları, buKanunun 80 inci maddesi hükmü gereğince hesaplanacak gecikmecezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir. İdarîpara cezalarının, Kuruma itiraz ve yargı yolunabaşvurulmaksızın tebliğ tarihinden itibaren onbeşgün içinde ödenmesi halinde, bunun dörtteüçü tahsil edilir. Peşin ödeme, idarî paracezalarına karşı Kuruma itiraz etme veya yargı yolunabaşvurma hakkını etkilemez. Ancak, Kurumca itirazınreddedilmesi veya mahkemece Kurum lehine karar verilmesi halinde, dahaönce tahsil edilmemiş olan dörtte birlik ceza tutarı, 80inci madde hükmü de dikkate alınarak tahsil edilir”denilmiş; 80. maddesinin yedinci fıkrasında ise, "Kurumalacaklarının tahsilinde 21.7.1953 tarih ve 6183 sayılıKanunun uygulanmasından doğacak uyuşmazlıklarınçözümlenmesinde, alacaklı SigortaMüdürlüğünün bulunduğu yer İşMahkemesi yetkilidir" hükmüne yer verilmiştir.
Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü,bu düzenlemelere göre, idarî para cezalarınınilgiliye tebliğ edilmekle tahakkuk edeceği ve tebliğ tarihindenitibaren onbeş gün içinde Kuruma ödeneceği veyaaynı süre içinde Kurumun ilgili ünitesine itirazedilebileceği, itirazın takibi durduracağı, Kurumcaitirazı reddedilenlerin, kararın kendilerine tebliğ tarihindenitibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesinebaşvurabilecekleri nedeniyle tahakkukaşamasında idare mahkemelerinin görevli oldukları, kurumalacaklarının tahsilinde ise, 6183 sayılı Yasahükümleri uygulanmak suretiyle düzenlenecek ödeme emrinekarşı açılacak davalara bakma görevinin, 80.maddenin yedinci fıkrasında açıkçabelirtildiği gibi Sigorta Müdürlüğününbulunduğu yer iş mahkemesine ait olduğu sonucunavarmıştır.
Ancak, 506sayılı Kanun’un yukarıda sözü edilen maddeleri 31.5.2006gün ve 5510 sayılı SosyalSigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 106.maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinde,“(…)İdarî para cezaları ilgiliye tebliğile tahakkuk eder. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş güniçinde Kuruma ya da Kurumun ilgili hesaplarınayatırılır veya aynı süre içinde Kuruma itirazedilebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazı reddedilenler,kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren otuz güniçinde yetkili idare mahkemesine başvurabilirler. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halinde,idari para cezası kesinleşir.
İdarîpara cezalarının, Kuruma itiraz edilmeden veya yargı yolunabaşvurulmadan önce tebliğ tarihinden itibaren onbeşgün içinde peşin ödenmesi halinde, bunun dörtteüçü tahsil edilir. Peşin ödeme idari paracezasına karşı yargı yoluna başvurma hakkınıetkilemez. (İptal üçüncü cümle: AnayasaMahkemesi’nin 28/11/2013 tarihli ve E.: 2013/40, K.: 2013/139sayılı Kararı ile.) (…)
Mahkemeyebaşvurulması idari para cezasının takip ve tahsilinidurdurmaz. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içindeödenmeyen idari para cezaları, 89 uncu madde hükmügereğince hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı ilebirlikte tahsil edilir.(…)”denilmiş; 88. maddesinde ise, “(…)Kurumun süresiiçinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarınıntahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının TahsilUsûlü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncımaddeleri hariç, diğer maddeleri uygulanır. Kurum, 6183sayılı Kanunun uygulanmasında Maliye Bakanlığıile diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilenyetkileri kullanır.
Kurum, 6183 sayılı Kanun kapsamında takipedilen alacakları hariç olmak üzere her türlüalacağın teminatını teşkil etmek üzere YeniTürk Lirası ve/veya yabancı para birimi üzerinden ticariişletme, taşınır ve/veya taşınmaz rehni dahilolmak üzere her türlü teminat almaya yetkilidir.
Kurumun 6183 sayılı Kanun kapsamında takipedilen prim ve diğer alacakları amme alacağıniteliğinde olup, imtiyazlı alacaktır. Kurumun taraf olduğuher türlü dava ve icra takiplerinin kısmen veya tamamen aleyheneticelenmesi halinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunundayazılı tazminat ve cezalar Kurum hakkında uygulanmaz.
Kurumun prim ve diğer alacaklarınıntahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının TahsilUsûlü Hakkında Kanunun uygulamasından doğacakuyuşmazlıkların çözümlenmesinde Kurumunalacaklı biriminin bulunduğu yer iş mahkemesi yetkilidir.Yetkili iş mahkemesine başvurulması alacakların takip vetahsilini durdurmaz(…)”hükmüyer almıştır.
Öte yandan, 5502 sayılı SosyalGüvenlik Kurumu Kanunu’nun 37. maddesininüçüncü fıkrasında, “Süresiiçinde ödenmeyen sosyal sigorta ve genel sağlıksigortası primleri, işsizlik sigortası primleri, idarîpara cezaları, gecikme zamları, katılım payları Kurumalacağına dönüşür ve bu alacaklarıntahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının TahsilUsulü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddelerihariç diğer maddeleri uygulanır” denilmiştir.
Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görevkonusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilen görevkurallarının, geçmişe de etkili olacağı,bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır.
Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir.
Dosyakapsamında yapılan incelemede, Sosyal Sigortalar KurumuBaşkanlığı Sigorta Teftiş KuruluBaşkanlığı’nca GETA İnşaat Sanayi LimitedŞirketi hakkında tanzim edilmiş olan 18.05.2001 tarihliKısmi Denetim Raporunda, söz konusu işyerinde 01.07.1993 –21.11.1993 döneminde çalıştırılmışolan 6 sigortalının işe giriş bildirgeleri ile, aylıksigorta primleri bildirgelerinin ve dört aylık sigorta primleribordrolarının Kuruma verilmemiş olması ayrıcaişveren durumundaki Y.Petrol Ürünleri ve Otomotiv Sanayi AŞne ait yasal kayıt ve belgelerin ibraz edilmemiş olmasınedenlerine dayanılarak 506 sayıl yasanın 3910 sayılıyasa ile değişik 140.maddesinin b, c, d fıkralarıuyarınca idari para cezası uygulanmasının uygun olacağınadair görüş belirtildiğianlaşılmıştır. Bu rapora istinaden SosyalGüvenlik Kurumu Başkanlığı Eskişehir SosyalGüvenlik İl Müdürlüğü Sivrihisar SosyalGüvenlik Merkezi, Eskişehir Sosyal Güvenlik İlMüdürlüğü Yunusemre Sosyal GüvenlikMerkezi’ne hitaben yazmış olduğu 23.10.2012günlü yazı ile Y.Petrol Ürünleri ve Otomotiv SanayiTicaret AŞ ye ait işyeri ile ilgili olarak süresindeödenmeyen toplam 17.172,49 TL tutarındaki alacağın 6183sayılı Kanun gereğince tahsilinin sağlanmasıistenilmiş olup, bu borcun tahsili amacıyla düzenlenen16.11.2012 tarih ve 26 (20048648) sayılı ödeme emri ile aynıgün ve 26 (20049042) sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle uyuşmalığakonu dava açılmıştır.
Bu durumda, söz konusuödeme emirlerine karşı açılan davada, 5510sayılı Yasa’nın 88. maddesi gözetildiğindeİş Mahkemesinin görevli olduğu kuşkusuzdur.
Açıklanannedenlerle, Eskişehir 2.İdare Mahkemesinin başvurusununkabulü ile, Sivrihisar Asliye Hukuk Mahkemesince verilen (İşMahkemesi Sıfatıyla) 19.12.2013 gün ve E:2012/244, K:2013/229sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir.
SONUÇ:Davanın çözümünde ADLİ YARGI YERİNİNgörevli olduğuna, bu nedenle Eskişehir 2.İdare MahkemesininBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Sivrihisar Asliye Hukuk Mahkemesince verilen(İş Mahkemesi Sıfatıyla) 19.12.2013 gün ve E:2012/244,K:2013/229 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA25.1.2016 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Mehmet
AKBULUT
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Yüksel
DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy